55 Yorum

Çok bilinmeyenli okul denklemi

En son nerede kaldık, önce bir bakalım:

Önce Küçüklerin büyüğü mü, büyüklerin küçüğü mü? diye sorduk. (Kendi adımıza) küçüklerin büyüğü olmasına karar verdik, ve (2006 doğumlu çocuklar anasınıfına giderken) Deniz’e bu sene yuvayı tekrar etmeye karar verdik.

Sonra Devlet okulu mu, özel okul mu? diye sorduk. Hiçbir karar vermedik.

Ardından, Çocuklarımızı devlet okuluna göndermeliyiz dedik, orada da kaldık.

Bana var ya, fenalık geldi. Daha doğrusu gelmek üzereydi. Ancak son zamanlarda bir aydınlanma yaşadım. Şöyle ki:

Komşum geldi geçen gün. Onun kızı, zincir özel okullardan birinin bizim burada yeni açılan şubesine gidiyor. İlk duyduğumda çok şaşırmış, hatta üzülmüş, ve hatta kahrolmuştum. Neden mi? Çünkü o da benim gibi düşünen, devlet okulu konusunda oldukça ısrarcı olan, ve çocuğunu civardaki devlet okullarından birine göndermeyi kafasına koymuş bir anneydi. Ve işte o da yumurta-kapıya-dayanınca-o-adımı-atamayan ve çocuğunu en nihayetinde “herhangi bir” özel okula gönderen velilerden biri olmuştu. Bu, benim “devlet okulu” konusundaki şansımı otomatikman düşürüyordu. O yapamadıysa ben yapabilir miydim?

Konuştuk, ettik. Bana aslında devlet okulunu kafasına taktığını, ve neredeyse de göndereceğini, ancak kocasının istemediğini anlattı. Ve ayrıca yaşadığımız bölgedeki devlet okullarının profillerinin maalesef çok da iyi olmadığını, bunu her iki okula da birden fazla kere, yine kendi gibi arkadaşlarıyla ziyaretler yaparak anladığını söyledi. (O bahsettiği arkadaşlarıyla daha önce ben de konuşmuş ve benzer şeyleri duymuştum.)

Ve bana dedi ki:

Elif, ben rahat bir anneyim. Hatta biraz fazla rahat bir anneyim; bu konuda beni örnek almak istemeyebilirsin. Ben, [kocam] razı olsaydı [yukarıda saydıklarıma rağmen] devlet okuluna gönderecektim. O ayak direyince ısrarcı olamadım. Fakat şimdi gittiği okulda da hiç kasmadım. Aman şu öğretmene düşsün, bu sınıfa denk gelsin diye uğraşmadım. Ben çocuğuma belli bir temel verdiğimi düşünüyorum. Evet, elbette öğretmen çok önemli, ancak ilkokul söz konusu olduğunda olayın anne-baba ve genel olarak ailede bittiğini düşünüyorum.

Kelimesi kelimesine olmasa da, bu anlama gelen şeyler söyledi.

Ayrıca şunları da ekledi: “Evet, tabii ki çocuğumuz iyi bir okula gitsin istiyoruz. Ama bence tek kriter okul olmamalı. Nasıl bir yerde yaşıyorsun, nasıl bir hayat sürmek istiyorsun, bunları da düşünmelisin. Örneğin çocuğunu göndermek istediğin (devlet) okulu şu anda taşınmanı gerektirecekse bunu istiyor musun? Okul söz konusu olduğunda başka kriterler de devreye giriyor. Örneğin, bence eve yakın olması çok önemli bir faktör…” gibi şeyler söyledi.

Okul konusunu hayatının merkezi yapmamış biriyle daha karşılaşmış olmak beni çok rahatlattı. Etrafımda, çocuğunu hangi okula göndereceği en az 2 senedir belli olmayan nadir annelerden biriyim. Bu konuda bir yandan yanlış mı yapıyorum? duygusunun önüne geçemesem de, hayatta 4 yaşındaki çocuğumu hangi okula yazdıracağımdan daha önemli konular olduğunu düşünüyorum. Bu benim naçizane düşüncem, yanlış da olabilir.

Bu durumda, ne yapacağıma karar vermiş değilim. Sanırım önümüzdeki seneye kadar da karar veremeyeceğim. Bahsettiği devlet okullarını ben de gidip göreceğim, bakalım benim izlenimlerim ne olacak. Bu arada, bu vesileyle gerek özel, gerekse devlet okulları hakkında duyumlar almaya başlıyorum, onları da Forum’daki Okul/Eğitim bölümünde paylaşacağım.

Ancak bu noktada bu okul konusunu hayat-memat, ölüm-kalım meselesi haline getiren sisteme kendimi ezdirmemeye karar vermiş bulunuyorum.

Çocuklarını-doğar-doğmaz-ve-hatta-daha-doğmadan-falanca-anaokulunun-bekleme-listesine-kaydettiren anneler, çocuğu-daha-iki-yaşındayken-okul-avına-çıkan-ebeveynler biliyorum. Ben onlardan biri olmadım, olamadım. Belki doğru, belki yanlış. Ancak geldiğim nokta budur.

Evet, elbette çocuğumun iyi bir eğitim almasını, iyi bir öğretmeni olmasını, okulu sevmesini istiyorum. Okulda bir şeyler öğrenmesini, mümkünse yürüyerek gidip gelmesini, ama en çok da genel anlamda mutlu bir çocuk olmasını istiyorum.

Bu istekler bizi nereye götürecek, onu da ilerleyen zamanlarda göreceğiz…

55 yorum

  1. Ben de bir öğretmenim (Edebiyat öğretmeni) Mesleğini yapmasına izin verilmeyen bir öğretmen…Ben “Çocuklarımızı devlet okuluna göndermeliyiz” başlıklı yazıyı henüz okudum ve facebookta paylaştım. Bence en az emzirme reformu kadar önemli bir konu ve insanların bu konuda da bilinçlenmeye ve bilinçlendirilmeye ihtiyaçları var. Dershane öğretmenlerinin içler acısı bir durumda olduğunu söylesem ve sisteme karşı çıkan, düşünen bir öğretmen olduğum için çalıştığım kurumdan atıldığımı söylesem… Bence bu konuyu dershaneler başlığıyla da ele almak lazım. Çünkü o noktada işler daha bir karmaşık 🙂

  2. Ben de şimdiden kasmayanlardanım ama zamanı geldiğinde devlet okulunda iyi bir ögretmene düşmesi için elimden geleni yapacagım. Çünkü iyi bir anasınıfı-ilkokul ogretmeni çocugun bütün egitim hayatının seyrini degiştiriyor bence. Egitim hayatını bir şekilde düzene soksa bile o ogretmenin o çocugun ruhunda actıgı yaralar cogu zaman kaybolmuyor.

  3. Belirli bir yaşam standartına sahip olduğunuz için gönderemezsiniz devlet okuluna. Siz bu durumu aşmış olsanız bile çevrenizin baskısı ile yapamayacaksınızdır devlet okulunda. açıkcası sizin gibi bilinçli ve belli yaşam standartlarına sahip veli ile devlet okulunun öğretmenleri de başedemeyecektir. Ancak özel okulun “yıllık sözleşmeleri yenilenen” öğretmenleri size hep evet derler, bu da bir gerçek: Kimse müşterisini kaybetmek istemez.

    • Ben “baş edilmesi gereken” bir veli değilim, olmayacağım da. Ben öğretmenin çocuğumu insan olduğu için, birey olduğu için sevmesini ve saymasını beklerim, o kadar. Onun dışında bir beklentim yoktur.

      • “baş etmek=gücü yetmek, yeterli olmak.” anlamında söylemiştim.

        • “çocuğumu insan birey olduğu için sevmesini ve saymasını beklerim” Bu bile öğretmen için bir beklenti ve beklentili veliler öğretmenler tarafından direk Burası özel okul deği yorumu ile geri püskürtülür:)
          İradenin sağlamlığı önemli devlet okulunda! Bir şeyler yapabilme faydalı olmaya çalışmada farklı yorumlamalarada gider….
          Ama yinede Çocuğun yürüyerek bir okula gidebilmesi ve öğle yemeği saatinde vine yürüyerek gelebilmesi ve sonrasında yüreyerek öğleden sonraki derslerine gidebilmesinin güzelliği çocuk açısından faydası hepsini solda sıfır bırakıyor!

          • Esra, bu sadece öğretmen için değil, herkes için bir beklenti. Toplumdaki herkes, sadece insan olduğu için saygı görmeyi hak ediyor. Benim çocuğum da, senin çocuğun da, ben de, sen de, okul müdürü de, öğretmen de… Herkes.

            • Evet ama adı üstünde “beklenti” alt başlığı içine girdiğinde bu algıda farklı boyut oluşturuyor maalesef ki:( İnsan olduğu için saygı sevgi görmesi gerektiği toplum da bunların olmadığı kısmına hiiç giremiyorum…
              Ama bir kısım veli kendi çocuğuna insan olduğu saygı ve sevgisini vermezken-veremezken – öğretmeninde insani boyutları başka yönlerde değişiyor zorunluktan:(

              • Evet, “beklenti” biraz itici bir kelime, haklısın.

              • devlet okulunda işler zor her biri ilçesine göre değişmekte uygulamaları (bu ilçeye göre değişme siyasi profille de çook alakalı) bir devlet okulunda gördüğünüz çok güzel bir uygulamanın sizde neden olamadığını sorgulayamıyorsunuz ….Ama yinede güzel şeyler yapılıyor yapılabiliyor bugün cocugumilköğretim grubunda ankara dan bir veli sını ile yaptıklarını yapacaklarını öyle güzel paylaşmışki hemen notlarıma aldım ve NEDEN benim okulumda birazını yapma konsuunda sıkıntı yaşıyorum sorgulması peşinden geliyor ….

    • katılıyorum zehracım , blogcu anne elifi bende takip ediyorum bu okul konusunu defalarca dile getirdi onuda okuyorum ama bende aynen senin gibi düşünüyorum , elifçim kızma ama sende paşa paşa gidip özel bir okula kaydını yaprıcaksın denizin…

      • Özlem, neden kızayım? Devlet okuluna göndereceğim diye kesin bir iddiam hiç olmadı. Kendi adıma en doğru olanı bulmaya çalışıyor, bu süreci de buradan paylaşıyorum. Sonucun ne olacağını göreceğiz.

  4. Elif,bu konuda da sana katılıyorum. Bne de oğlumun iyi bir eğitim almasını, iy bir insan ve meslek sahibi olmasını tabii ki istiyorum. Fakat şimdiler varolan o kaosun içinde olmak niyetinde de değilim. Önümüzde bir süre daha var. Kısmet göreceğim, neler olacağını. bu konudaki yazılarını ve yorumlarını da takip edeceğim..
    sevgiler

  5. Okul meselesi sorun etsekde sacımızı basımızı yolsak da çaresiz kaldığımız konu.Biz İzmir’e 1 sene oldu tasinali su an gönderdiğim bağımsız anaokulundan öğretmen ve idarecilerinden çok memnunum.Yakinimizdaki ilkokul nasıl orayı mı göndersek,ay başka iyi bir okul bulalım derken başka yerden ev aldık ve Ocak ayı itibariyle taşınacağım ve oradaki okul içler acısı her yonden…buradaki okulu begenmezken …ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.es dost yok ki güvendiğim biri su okul iyi desin yollayayım Haziran’da kayıtlar o zamana kadar okul bulmam lazım

  6. Gerçekten içine sinen ve eğer göndermezsen aklının kalacağı bir devlet okulu bulursan ilk sene oraya yazdırsan ve memnun kalmazsan 2. sınıfta özel okula göndersen nasıl olur? Kuzenim bazı sebeplerden ilk 5 seneyi 4 ayrı okulda okudu, ailenin desteği ve çocuğun yapısıyla doğru orantılı olarak hiçbir problem yaşamadı. Onlar bizim sandığımızdan daha çabuk şartlara adapte oluyorlar. Hem Deniz İngilizce de biliyor, bu anlamda sıkıntı da yaşamaz ki bir diğer kuzenim de ilk 3 sene devlette okuyup sonra özele geçmişti, ilk başlarda ingilizce dersinde problem oldu ama bizim yardımlarımızla onu da düzeltti. Sonuç olarak çocuklar 8 sene aynı okulda okumalı diye bir kaide yok o yüzden “her iki okulu da denemeli ” diyorum ben.

    • Evet, doğru, çocuklar “8 sene aynı okulda okuyacak” diye bir kural yok gerçekten.

  7. Önemli olan kararın içe sinmesi. Karasızlık kalmak da bir karar ne de olsa. Yeterisz bilgiyi seziyor demek bünyeniz. Bilgiler toparlandıkça her şey netleşecektir. Öyle bir an gelir ki, tereddütler zihni terkeder, “işte bu” denir, içe siner okul (da diğer her şey gibi).

    Öte yandan “Okuyan her yerde okur” düsturunu benimsemiş bir aileye sahip bir kişi olarak özel okulların da devlet okulları kadar sorgulanabilir tarafları olduğu kanısındayım. Verilen paraya değip değmeyeceği sorgusu zaten gücünü bunun için zorlayan çoğu ailenin sürekli zihninde. Memnuniyetsizlik her an kapıyı çalabilir durumda. Hal böyle iken, devlet okulununun iyi (dersi derte dinleyip, tenefüste çok eğlenebilen) sınıfına düşen çocuk isterse başarılı olabilir zaten. Çocuğun başarısı; ailenin elinden gelenin en iyisini yapmasının akabinde azıcıkta kendi sorumluluğunda olmalı. En iyi şartlarda başarılı olmanın çok da meziyet olmadığı öğretilmeli-ayırt edilmeli belki de.

    Çocuğun başarısı ya da mutluluğu tamamen ailenin sorumluluğunda değil, birazcık da kendi sorumluluğunda. Bizlerin çoğunlukla unuttuğu-gözardı ettiği husus bence budur.
    Sevgiler~

    Bu sadece okul için değil, bakıcıyla yaşamak zorunda olan bebeğim için de geçerli. Şuen elimizden gelenin en iyisi bu; mutlu olabilmek biraz da onun elinde olmalı.

  8. merhaba
    bu okul konusu gerçekten karışık. Kızım 2006 mart doğumlu bu sene anasınıfında 2.5 yaşından beri okullarla tanışıyor önce oyun grubu sonra anaokulu. Bu civarın en iyi devlet okuluna başka bir nedenle bir kaç kere uğradım eğitim bir kenara size tuvaletlerinde gördüğüm manzarayı anlatamam bırakın girmeyi içeri bakmayı içiniz kaldırmıyor. Bu arada okul izmir in en nezih yerlerinden birinde yani kenarda kıyıda bir devlet okulu değil. Benim tek kriterlm vardı severek gidip gelmesi. O kadar uzun bir süreç ki bu sevgisiz tamamlanması bana eziyet gibi geliyor. Eger severse de diğer herşeyin çorap söküğü gibi geleceğini düşünüyorum. Bence devlet okulu ile özel okulu ayıran en büyük fark da bu eğtimi keyifli hala getirmek. Kızımı eve de yakın bir özel okula verdim parası da korkunç meblaglarda değil. Sevgi ve sosyal yanı ağır basan bir okul. Şimdilik iyi gidiyor gibi bakalım zaman ne gösterecek inşallah böyle devam eder. Herkese kolay gelsin ve çocuklar için başarılı, mutlu,keyifli bir eğitim hayatı dilerim.

  9. Çocuklarını 8. sınıfta rahat rahat sınava hazırlansınlar; ödev, sınav baskısı olmadan 8’i bitirip güzel bir liseye girsinler diye devlet okuluna yazdıran annelerin olduğu bir dershanede öğretmenim. Bulunduğum yerde çoğunluk, özel okullara gidiyor. Öğretim verdiğimiz öğrenciler belli bir seviye testinden geçerek öğrencimiz oluyorlar buna rağmen devlet okullarına giden öğrencilerimin, özel okula gidenlerden farkı aşikar. Sadece yabancı dil değil eksiklik, genel kültür olarak da epey gerideler. Ghandi, Shakespeare, Bill Gates, Aristotales bilen özel okul öğrencileri; “Onlar da ne?” diyen, devlet okuluna giden zeka küpü diğerleri… Zeka küpü derken kinaye yapmıyorum; gerçekten çok zekiler, Galatasaray’ı, İstanbul Erkek’i zorlayacaklar ama özel okula giden çocuktan eksik eğitim alıyorlar.
    Devlet okulu öğretmenleri midir eksik olan, devlet okulunun gittiği müfredat mısır hatalı yoksa kalabalık sınıf mevcudu mudur suçlu bilemem, gözlemlerimi aktardım.

    • Ben bundan anlıyorum ki, bu karar tamamıyla kişisel şartlar göz önünde bulundurularak verilecek bir karar. Çok önemli bir tespit sizinki, ve fakat tam tersini söyleyen (daha önceki yazılara yorum bırakan) öğretmenler de oluyor. Demek ki okuldan okula değişiyor eğitimin ve öğretimin kalitesi. Sadece devlet okulu-özel okul olarak değil, devlet okulundan devlet okuluna da değişiyor.

      • çağla ile çiğdem

        kesinlikle bu durum okuldan okula ve hatta veliden veliye ve bulunduğu konuma göre de değişebilir. illa okul verecek değil bazı eğitimleri öğretimleri. anne-baba-büyükler de genel kültürü artırabilir. katılmıyorum genel kültürü sadece okullara bağlanmasına. ama şu da bir gerçekki öğretmen var öğretmen var yani. ne yazıkki herkes aynı düzeyde olamıyor. nasıl bizler olamıyosak öğretmenler de olamıyprlar. çok çeşitli eğitim fakülteleri var, bir de kendini geliştirenler var, sadece aldığı eğitimi çocuklara aktaranlar var…

  10. çağla ile çiğdem

    oturduğunuz semtte iyi bir devlet okulu yok mu gerçekten? ya da çocuğunuz için iyi bir devlet okulu/öğretmen araştıracak, bulacak/ona denk getirmek için uğraşacak, belki de bayaa bir vakit harcayacak zamanınız yok mu elif? Ne yazıkki Tr de işler bu şekilde ilerliyor. Veli olarak uğraşmamız gerekiyor. Bir arkadaşım çocuğunu yeni okula yazdırdı bu sene. Bikaç arkadaş bileştiler ve araştırdılar, okulu öğretmeni buldular ve toplanıp oraya göndermek için çocuklarını uğraştılar. Şu an çok memnunlar. Bence çocukları daha ilkokuldayken özele vermenin anlamı olduğunu düşünmüyorum. benim kız şimdi 17 aylık belki çok değişecek fikrim 7 senede, ama şu an için böyle düşünüyorum. En azından şu an 7 yaşında bir çocuğum olsaydı öyle yapardım sanıyorum. karı-koca çalışıyoruz, durumumuz iyi. Ama özel okullara parayı gömecek kadar da zengin değiliz. Ya da boşuna para harcamak istemiyoruz…

    • Valla ne desem yalan. Yukarıda yazdıklarım, benim gibi düşünen, devlet okulundan beklentisi benimle paralel olan velilerin görüşleri. Ama kendim görmeden kesin bir şey söylemem doğru olmaz. O da işte bu sene içinde olacak bakalım.

    • Asıl çocuklarımız küçükken özel okula göndermek gerekir. Daha çok ilgi, daha çok özen, daha insani yaklaşım vb…. Büyüdükçe akılları erer ve kendilerini korurlar. Ama küçükken ?

  11. Oğlum 1,sınıfa başladı .Doğa kolejine göndermeyi çok isterdim ama hesaplarımızı bir türlü tutturamadık. özel sektör olduğu için işsiz kalma ihtimalini düşünerekden veremedik. Şanslıyım ki evimin yanında etüt eğitimli bir devlet okulu var şuan oğlum iyi bir eğitim verdiğini düşündüğüm öğretmene sahip.

  12. Ben öğretmen değilim ama özel bir okulda öğrtmenlik yapan yakın bir arkadaşım çocukların üzerinde okadar çok duruluyor ki vakti zamanında bana aynı ilgi gösterilse idi tıp okurdum diyor . Devlet okulunda ise işiniz tamamen şansa ve aile ilgisine kalmış . Karar vermesi zor ama ben aslında kendi adıma kararımı biliyorum . Bütçe ayırabiliyorsak neden bu riske gireyim ki diye düşünenlerdenim ama durum tersi olsaydı devlet okulunda iyi bir öğretmen arayışına girer evdede destekleyerek arayı kapatmaya çalışırdım.

  13. Devlet okuluna göndermeyi isteyen bir anneyim ben de. Her zaman eşimle diyoruz ki özel okula verilen para ile ben çocuğuma neler yaparım neler…Ama bir kaç konu var karar vermemizi zorlaştıran. İlki; ben çocuğum SBS gibi sınavlara hazırlansın, erken yaşta kurslara gitsin istemiyorum. eğer iyi bir özel okula verirsem aynı okulun lisesinde sınava girmeden devam edebilecek. İkincisi ise; geçen cuma izinliydim, dışarıdayken bizim mahallenin okulunun öğle arasına denk geldim, bütün çocuklar dışarda , okulun karşısındaki çarşının orada. kendi aralarında da konuşuyorlar; daha kart sistemine geçmedik onun için herkes dışarı çıkabiliyor diye. o öğlen gördüğüm ortam kendi çocuğumun içinde olmasını kesinlikle istemediğim bir ortamdı. bunları düşününce devlet okulu fikrinden uzaklaşmaya başlıyorum…

  14. Coook iyi niyetli ve idealistsin elif etrafimda bu tantana cok oldu ben bir universitenin vakif okuluna verdim (bizim burada (ankara)iyi okul oldugu bilinir parali devlet okulu havasinda okul biraz salas ama doga icinde evime yakin egitim kadrosu surekli universiteden destekli egitim aliyorlar ogretmenler entellektuel acidan da iyi ve bence cok onemli bir konuda ozellikle ilkokul 3-4e kadar okul kucuk .ucretsiz izindeyim bu nedenle sik sik okuldayim kucuk cocuk kucuk okul iyi takip iyi ogretmenler sart ve olmazsa olmaz .eve yakinlik bizim ankara gibi en uzak yerleri arasi bile 45dakika olan bir sehirde bu kadar onemliyse siz de durum daha da ciddi.ama tabiki imkan meselesi bir ozel okula ayiracak butcem olmasaydi devletde en iyisini bulmaya calisir gerekirse de evimi tasirdim.bu arada nilufers in yorumlari acayip gercekci geldi.sevgiler

    • okulunuzun adını çok merak ettim,ben de ankarada yaşıyorum ve gelecek yıl okula başlayacak olan oğlum için araştırmalardayım..

  15. Sizleri bilmem ama benim ailem çocuk ve eğitim konusunda o kadar bilinçli ebeveynler değillerdi. Ha şansımız varmış o yıllar için memleketimin iyi okullarından birinin bulunduğu mahallede oturuyorduk. O zamanlar devlet okulunun iyisine gitmek şans işi idi. Şimdilerde durum farklı tabi. Son yıllardaki yeni düzenlemelerle okul işine homojenlik getirilmeye çalışılıyor. uzun zamandır herkes kendi bölgesindeki okula gitmek zorunda, bu böyle de olmalı. Çocuğun okulu evine yakın olmalı. Neyse ama veli bölgesindeki okulu beğenmeyip başka smetlerdeki okula göndermek için türlü yollara başvuruyor, burda da veli haklı. Milli eğitimin amacı iyi okullarda iyi öğrenci yığılmasını önlemek zayıf okulu güçlendirmek. Ama öyle olamıyor. Öyle olamayınca da herkes için aynı olan müfredatın hızı ve kapsamı öğrencisinin öğrenme hızına göre ilerliyor. Bence de çocuk dediğin devlet okuluna gitmeli. Ama her devlet okuluna değil diyen bir anneyim. benzeri bir tartışma üyesi olduğum bir grupta da tartışılmıştı hatta devam ediyor da olabilir, nasıl sonuçlandı bilmiyorum. Öğretmen mi okul mu? diye. Bence her ikisi de paralel olmalı ama öğretmen ağır basmalı. Ne yazık ki bunu söylemek zorundayım, okulun önemi -şusu busu alet edevatı var- dan öte öğrencilerinden dolayı önemli. Öğrenci düzeyi ( burda kasdettiğim öğrenme hızındaki kalite, yaşam şeklindeki kalite) ne kadar iyi olursa okulun gücü bir o kadar artar. Tüm bu yazdıklarım için söz meclisten dışarı diyerek bitireyim, sevgiyle kalın….

  16. katiliyorum, ailede bitiyor bir cok sey. kolay degil karar almak gercekten

  17. Yalnız değilsin, benzer hislerle 4 yaşındaki kızım için çevramdeki herkes okul yarışması yaparken sessiz sedasız izliyor, bildiğimi okuyorum…
    Su cumlen öyle güzel özetliyor ki ” daha önemli konularım var” 🙂

  18. Merhaba…
    2006 Ağustos, doğumlu oğlum bu sene 6 yaş grubuna gidiyor. Geçen yıl yine aynı okulun 5 yaş grubuna gitmişti … İzmir de bir kolej bahsettiğim okul. İyi bir semtte oturuyoruz. Bu senenin başında eşimle konuştuk acaba devlet okuluna mı göndersek diye, içimiz elvermedi, yapamadık. Devlet okulları rezalet durumda, temizlik hakgetire. Tuvaletleri değil çocuk, biz bile zor kullanırız pislikten 🙁 müdür ile konuştum , açıklaması görevli yok ödenek yok oldu… O da çaresiz tabiki, ama çocukların vakit geçirdiği – eğitim konusuna daha gelemedim- bir ortam öncelikle temiz olmalı.
    Diyeceği o ki, imkanlar elveriyorsa özel okula göndermeli çocukları. Küçük oğlum 3.5 yaşında onu da seneye abisinin gittiği koleje göndereceğiz.
    Eğitim apayrı bir konu, benim fikrim herhangi bir özel okul bile devlet okulundan daha iyi .

  19. Ne kadar acı geldi parana göre eğitimin kalitesinin artması

  20. mrhb.Oğlum şuan özel bir anaokulunda kısmetse seneye ilkokula başlıycak bende çalışan bir anneyim.
    Oğlumu devlet okulunda düşünüyorum ya etüdlü bir yer bulucam yada ikili eğitim veren bir yere yazdırıcam.Fakat ben işteyken oğlumu kim karşılayacak,belli dönemlerde kurslara gitmesi gerektiğinde kim götürüp getirecek.Bir sürü problem.Gönlüm özel okuldan yana fakat kocaman kampüsleri olan , bir sürü şubesi olan ticarethane gibi kollejlerden yana değil fikrim.Daha mütevazı butik okullar düüşncem.Tüm öğretmenlerin tüm çocukları tanıdığı,sıcak temiz etüdü kendi içinde olan birebir eğitim veren(birebirden kastım çocuk konuyu öğrenemediğinde asla geçmeyen birebir öğretmen eşliğinde öğreninceye kadar anlatılan) bir okul istiyorum.sosyallik adı altında hergün okurstan okursa giden bir çocuğum olsun istemiyorum.Şimdilerde moda hani malum hepimizin evinin başköşesinde bir piyano olduğundan, piyano kursuna giden çocuklarımız,ordan çıkıp at binen sonra yüzmeye giden … liste uzayıp gidiyor arada ne zaman dinlenip nezaman eğlenecek,nezaman çocuk olacaklar hiç bilemiyorum.Elbet spor yapsın yada müzikle uğraşsın fakat gerçekten kendi isteğiyle mecburiyetten değil içinden gelerek seçtiği tek bir şeyle uğraşarak büyüsün,koşup oynamaya vakti olsun istiyorumİnşallah gönlüme göre bir okul bulurum ve çocuğum severk, eğlenerek mutlu olarak büyür.

  21. elifcim,umarım gönlüne göre bir devlet okula gönderebilirsin.ya da en azından “ticarethane”mantığıyla işlemeyen,mantar gibi her yerde bitmeyen tarzda bir butik-özel okul bulabilirsin..benim akrabalarım içinde her iki tarzda okullara giden çocuklar var,aralarındaki farka inanamazsın(hem eğitim,hem de sosyal anlamda söylüyorum)işte sana naçizane bir tavsiye,evine biraz uzak ama şartlar ayarlanabilir belki:www.itugvo.k12.tr/ilkogretim/

  22. beklenti kişiye göre değişiyor, biz oğlumuzu internetten adrese dayalı e-okul da hangi okul ve sınıf çıktıysa ona gönderdik ve 5 yıl önce ilk defa uygulanan sistemi kullanmış olduk. Önce hayırlısı olsun dedik. 5 yıl aynı öğretmenin olması ve ilk gittiğimiz gün bize bu öğretmeni nasıl buldunuz, çok iyidir sözlerini duymamız büyük bir şanstı sanırım. Ama bize göre iyi olan öğretmen diğer velilerin düşüncelerine göre farklıydı. Hiç onaylamadığımız yönler olmadı mı, oldu tabi. bunlar da çok önemli değildi. Çocuğun gelişiminde bunlar da gerekliydi.Yeri geldi bize de kızdı, neden bu kadar paniksiniz veya bırakın siz o yapar diye, çocuğun kendi kişiliğinin gelişmesi için bu da önemliydi. okul ve çevre ortamı önemli ama ilköğretimde ilk etapta öğretmen önemli, tek bir öğretmen olduğu için, o da biraz şansa kalmış. sonuç ;oğlum maşallah her yıl sınıf 1.si oldu ve okul da da derece aldı. şimdi öğretmeninin de tavsiyesiyle özel okul sınavlarına girdi ve kazandıklarının içinden en yüksek oranlı olan %75 bursla özel bir okula gidiyor. Şimdi bir çok öğretmeni var. Neleri nasıl değerlendireceğinin farkında, ilkokuldayken olmayan imkanların şimdi önünde olması ona neyi kazandığının ve nasıl devam ettirmesi gerektiğinin bilincini sağladı. Tabii hijyen ve nezih bir ortam olarak özel okul imkan varsa daha iyi ama öğretmen 4 duvar arasında çocuğunuzla, o yüzden okul iyi diye öğretmen de iyi olacak diye birşey yok. özel okulda çevre iyi ve varlıklı kişiler var diye iyi olacak diye de bir şey yok, bu sefer farklı sorunlar ve özentiler oluyor diye duyuyoruz. eğer oradaki kişilerin ve çocuğunuzun kişiliği iyi ise her yer iyi olur o zaman. biraz uzun oldu ama tecrübemi paylaşmak istedim. Hepimiz için daha doğrusu çocuklarımız için Allah’tan hayırlısı olsun inşallah…

  23. sevdiklerinden cok uzakta...

    benim tercihimde devlet okullari yonunde olurdu herhalde turkiyede yasiyor olsaydim. bizde devlet okullarinda okuduk ne eksigimiz var ozel okulda okuyanlardan. onlarin eksigi var bizim fazlamiz diyorum kendimce ve kiziminda devlet okulunda okumasi icin elimden geleni yapardim. eger dil diyorsaniz bizde dil egitimi orta 1 de baslamisti. ogrendik mi ogrendik yabanci dili, universiyeyede gittik mi gittik cok sukur yuksek lisansida yaptik mi yaptik eee ne farkli kaldi ozel okulda okuyanla devlet okulunda okuyan arasinda. okumak kendini gelistirmek isteyen bir evlada ozelmis devletmis hic farketmez. once ozguven sahibi kisilikli bireyler yetismek anne-baba icin onemli olmali gerisi bos….

  24. kızım 29 Kasım 2006 dogumlu. 1 ay ile 2006 lı sayılıyor. imkan olabilseydi 2007 li nufusa kayıdı yapılsın isterdim (eskiden yapılıyormus). bu sene basından beri sınıfın kucugu mu yoksa buyugu mu olacak tartısması yasıyoruz. gecen yıl kres bu sene de aynı okulun 6 yas sınıfına basladı. sınıfı 2 ye ayırmıslar hazıran oncesı ve sonrası dogumlular olarak. seneye coook buyuk ihtimalle okula baslamayacak. ama sene sonunda karar veririz diyoruz.
    okul konusu ise ayrı bir muamma. kucuk bir sehirde yasamamıza ragmen uygun bir anaokulu-kres bulmakta bile zorlanmısken ilkokul hangisi olacak-olmalı henuz dusunemiyorum bile.
    11 sene once İngiltere’ye au-pair olarak gitmiştim. orada kucuk bir KOYDE yasadım 3 ay kadar. bakmakta oldugum kızların koydeki okuluna yarım gun hem dil pratiği hemde ogretmene yardımcı olmak için gidiyordum. KOYDEKI Devlet okulundaki 11 sene oncesinin sartları su an yasadıgım sehirdeki ozel okullarda bile yok maalesef.
    En cok ta buna kızıyorum. neden boyle secim yapmak zorunda bırakılıyoruz. Devlete az mı vergi veriyoruz. okul-yol -vs olarak bize geri donsun diye değil mi!!! birde ustune ozel okul parası saka gibi geliyor. ama ne yazıkki oyle.

  25. bu ikilemde sadece maddi durumu iyi olan kişiler kalıyor benim gözlemlerime göre. benim çocuğumu istediğim özel okula gönderme imkanım şimdilik yok. özel okula gönderebilirim, bu mümkün, Doğa koleji, Balkanlar Koleji vs. harcıalem ticarethaneler var etrafımda, asla paramı gömmeye değmeyen. ama imkanım adı sanı duyulmuş, başarısı, öğretmenleriyle, mezunlarıyla kendini ispat etmiş bir okula göndermem imkansız. dolayısıyla hiç devlet mi-özel mi diye ikilemde kalmıyorum.

    çocuğuma sosyal faaliyet ve dil konusunda destek olacağım, iyi bir öğretmene denk getirmeye çalışacağım hepsi bu.

    benim çevremde özele giden birkaç arkadaş çocuğu var. 1-2 tanesini değil devlet okuluna giden bir çocuktan, bir bebekten bile ayırdedemezsiniz, o derece geri durumdalar ama aileleri milyarları sayıyor o okula, yazık. özel okulun tek avantajının dil olduğu kanısındayım ben.

    devlet okullarının tuvaleti bizim zamanımızda da pisti. biz de sabunumuzu yanımızda götürürdük, selpaksız tuvalete girmezdik. ölmedik, gayet de güzel okuduk. 65 kişiydi sınıfımız, benim arkadaşlarımın en kötü olanı benim belki, ben de 2 üni. mezunuyum. 🙂

    ve rica ediyorum şunu yapmayın, devlete giden, özele gidenden daha geri demeyin. üniversite sınavında birinci olan bir çobanımız varken, SBS’de en iyi derece yapan okul bizim semtimizde bir devlet okuluyken, özele giden çocuğa bugün ne yaptın diye sorduğumda eee-öööö-eaaauuuuu diye anlamsız sesler çıkartıp kendini ps3’e gömüyorken bunu lütfen söylemeyin.

    aile çocuğunu desteklerse, aileler okulla işbirliği içinde olursa, biraz da çocuğun içinde varsa her şey mümkün hale gelir.

    benim özele gönderme imkanım olmayacak, çocuğumu (çok şanslıyız ki) bölgenin en iyi pilot okuluna göndereceğim ve param yetse de o aptal Doğa kolejine falan çocuğumu göndermeyeceğim, bu yüzden söyledikleriniz insanı biraz rencide ediyor açıkçası. devlet okuluna giden her çocuk geri kalıyormuş gibi bir genelleme yapıyorsunuz. özele giden her çocuk da mükemmel yetişemiyor maalesef. iyi ingilizce de her kapıyı açmıyor.

    • Mehtap, kendi adıma devlete giden her çocuğun geri kaldığı ya da özele giden her çocuğun mükemmel yetiştiği gibi bir iddiam olmadığını söyleyebilirim. Şahsen her devlet okulunun “kötü” olduğuna ne kadar inanmıyorsam, onun en az iki katı kadar da her özel okulun “iyi” olduğuna inanmıyorum.

      Bahsettiğin okullardan biri açıldı bizim buraya yakın zamanda. Ve komşumun kızı da oraya gidiyor. İlginçtir ki, bu okulların çoğu -ticari kaygılarla açıldığından olsa gerek- franchise şeklinde işletildiği için birbirine göre farklılık gösteriyor.

      Bence çocuklarımız özel okula da gitse, devlet okuluna da gitse bu tartışmayı yapmalıyız. Devlet okulları geriye itildikçe itiliyor. Bunun önüne geçmeye çalışmayı, en azından sorunu tespit etmeyi herkes için bir vatandaşlık görevi olarak görüyorum, çocuğu özel okulda da okusa, devlet okuluna da gitse.

      Ve fakat ben işin nihai olarak ailede bittiğine inanıyorum. Özel okula gidip sosyal sorumluluk sahibi olan gençler de var, devlet okuluna gidip bir baltaya sap olamayanlar da (tam tersi olduğu gibi).

      • devlet okulları için hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız bence. nasılolsa param var bana ne ayşenin oğlundan dersek biteriz. herkes imkanlarını devlet okulları için seferber etse, bence mis gibi olur durum. böylece özel okula imkanı olmayıp zekası kötü bir devlet okulunda hiö olan çocuğu da kazanmak mümkün olur.

        buradaki okulu veliler çiçek gibi yapmışlar inanın. velilerin hepsi neredeyse aktif olarak uğraşmış, herkes kendi imkanınca çabalayınca sonuç süper olmuş. 2 mahalle ötedeki okul ise içler acısı. çünkü o okulun hemen yanında 2 tane kolej var.

        bu çok kötü bir şey, sonucu çok zararlı olan bir tür adaletsizlik. çocuklarımızı devlet okullarına göndermeliyiz adlı yazına sonuna dek katılmıştım. benim düşünceler,m o yazına birebir uyuyor.

        • kısacası mantar gibi orda burda biten özel ticarethanelerin büyüsüne kapılan, okul konusunda buradaki birçok bilinçli anne gibi sorgulamadan “çok para veriyorsam çocuğum için iyidir” fikrine sahip veliler yüzünden devlet okulları da kan kaybetmeye devam edecek. imkanı olmayan da kötü eğitime muhtaç olacak, ne yazık ki.

          • Dogru, ilk paragrafiniza ben de katiliyorum, ama benim deneyimimde bu sadece wishful thinking olarak kaldi. Umarim daha da buyuk bir cogunluk sizin bahsettiginiz gibi cocuklar yetistirir.

  26. Cocugunuza okul secerken sadece iyi bir egitim alacagi kurumu degil, ayni zamanda gelecekte beraber olacagi arkadaslarini, onlarin ailelerini ve okulun statusuyle birlikte gelen sosyal kapitali ne kadar alacaginiza karar veriyorsunuz. Sadece egitim diye dusunmeyin, okul konusu bir butundur. Istanbul’da devlet okullarindan GS Ilkogretim okulu haric tum bunlarin hepsini cocugunuza odediginiz vergilerle geri verebilecek baska bir kurum yok, oraya da girmek tamamen sans isi. Diger devlet okullari bu uc avantaji birden saglayacak birikime sahip degil. Ben devlet okulu taraftari degilim, cunku sosyal cevre ve sosyal sermaye saglamasi acisindan cok zayiflar. Her devlet okuluna giden esitlikci adaletci olup da cikmiyor ustelik. Zaten cocuk sinif ayrimini devlet okulunda da ozel okulda da deneyimleyecek. Koklu ve deneyimli bir vakif tarafindan yonetilen ozel bir okula giderse hem akademik, hem sosyal egitiminin iyi olma olasiligi yuksek. Buna okulun cocuga verecegi etiketi de ekleyin. Ileride ne olmak isterse istesin daha basarili olma sansi olacagi muhakkak. Okul isini sadece akademik basari (SBS performansi) ya da sosyal aktivite (spor, sanat vb.) gibi dusunmeyin. Bu ikisi sandiginiz imkanlari cocugunuza sadece kismen sunar. Benim zamanimda boyle miydi de demek anlamsiz. Devir baska devir. Yari kapali ekonomi devrinde yerli mali haftasi kutlayarak buyumuyor bu cocuklar. Iyi dusunmek gerek.

    • çocuklarımıza küçükken bulunduğu sınıfı öğretelim diyorsunuz yani 🙂 etiketin başarıyı arttırdığı konusunda haklısınız ama çocukların doğacakları sosyal sınıfı seçme şanslarının olmadığını da unutmamak gerek.

      bahsettiğiniz köklü vakıf kurumlarına birçok kişinin gücü yetmiyor ki zaten…

      bence herkes için eğitim şartlarını eşitleyecek bir şeyler yapmak için çabalamak lazım.

      • Cocuklar zaten bulunduklari sinifi erkenden idrak edip ona gore gruplasiyorlar. Bu devlet okulunda da boyle, ozel okullarda da boyle, Devlet okullari eskiden farkli siniflari meritokrasi uzerinden bir nebze esitlerken, bugun bunun boyle olmadiginin cogu insan farkinda. Cocuklarin bulunduklari sinifi ne kadar erken idrak ederlerse, bununla basa cikmalari o kadar kolay oluyor. Sosyal sinif yokmus gibi davranmak olani biteni anlamalarina pek de yardimci olmuyor. Ileride “hani hepimiz esittik?” diye duvara carpinca canlari daha cok aciyabiliyor.

        Bu okullarin ucretleri genelde cok ucuz degil ama orta-ust sinif bir aile icin imkansiz da degil. Benim onceliklerim farkli, bu kadar para veremem derseniz, bu bir tercih meselesi. Bu okullar ayni zamanda kanunla belirlenen bir kontenjana burs da vermek zorundadir. Yani gelir seviyesi belki de cok yuksek olmayan ama basarili bir cocuk bu okullarda okumaya hak kazanabilir. Belki cok zor olmakla beraber, bunun o kadar da imkansiz olmadigini dusunuyorum.

        Egitim sartlari maalesef hic bir yerde esit degil, keske olsa. Cunku insanlar esit degil. Almanya gibi gelismis bir ulkede bile cocuklar siniflarina gore okullara ayiriliyor. Paranin yapmadigini orada devlet yapiyor mesela.

        • yine de, her şeye rağmen çocuğumun sınıfını belleyip buna göre davranmasındansa, sınıf farklılıklarını fark ettiği halde fark yokmuş gibi davranmasını yeğlerim.

          ayrıca ne yazık ki orta-üst sınıfta değiliz. bahsettiğiniz çabaları çocuklarıma destek olarak lise döneminde göstermeyi planlıyorum. ilköğretim çağıdaki bir çocuğa eğitime harcanan masrafın aileyi ne derecede etkilediğini anlatmak çok zor maalesef. diğerlerinden daha fazla çalışmak zorunda kalacağı bir gerçek tabii ki.

          • Dogru, ilk paragrafiniza ben de katiliyorum, ama benim deneyimimde bu sadece wishful thinking olarak kaldi. Umarim daha da buyuk bir cogunluk sizin bahsettiginiz gibi cocuklar yetistirir…

  27. merhaba benimde 2007 doğumlu oğlum var devletin anaokuluna vermek istiyorum normalde seneye anaokulu mecburi olacak 1 sene fazladan gitmesi sıkarmı yada eğitimini pekiştirimi karar veremedim kendi çok gitmek istiyor kendi yaşıtlaryla özel bir okula verme imkanım yok evde kalıp rahat rahat çocuklunumu yaşasın bilmiyorum sizce neyapmalıyım yardımcı olursanız bilgili anneler sevinrim.

  28. İpek AG Çocuklarımızı devlet okuluna göndermeliyiz adlı konuda çok güzel bir yorum yapmış, tekrar paylaşmak gerek diye düşündüm…

    Yükselen sular bütün gemileri kaldırır.

    Sonuna kadar katılıyorum bu yoruma…

  29. bende çocuğumu bu sene devlet okuluna gönderdim bakıcaz ve görücez özele gönderme imkanım yok çoğu insan gibi

  30. Henüz anne değilim, her ne kadar çok samimi bir şekilde olmayı düşünüyor olsam da. Fakat kardeşlerimin eğitimleriyle ailenin büyüğü ve ‘okumuşu’ olarak hep yakından ilgilendim. Aileme özel mi devlet mi çelişkisinde çok net tavsiyelerde bulundum. Kendim anadolu lisesi ve sonra devlet üniversitesi mezunuyum. Doktora sonrası şimdi üniversitede ders vermeye başladım. Sistemi yakından biliyorum yani. Hoş sistem sürekli değişiyor bu güzide ülkemizde. Devlet okulları da özel okullar da aynı kalmıyor. İyi bir devlet okulu beş sene sonra hocalarının özele göçmesiyle kötüleşebiliyor. Aslında alternatif değil rakipler bunu görmek lazım eğer sadece bir çocuk için seçenekleri değerlendirmiyorsak, Elif Hanımın yazılarından çıkardığım üzere devlet okullarını nasıl daha iyi yapabiliriz diye düşünüyorsak… O zaman görmek lazım ki özel okullar devlet okullarının kalitesini düşürüyor. Yorumlarda bir anne bahsetmiş yanında iki kolej olan devlet okulunun hali daha kötü diye. İleride üniversite düzeyinde de bunu göreceksiniz ve gittikçe hızlanan bir süreç. İyi hocalar oraya gidiyor, devlet özel okullara teşvik, arazi bilumum imkan veriyor, vs. Yani tavrımızı göstermek gerekli gerçekten. İlla devlette çalışacağım diyerek ben kendi adıma tavrımı göstermeye çalışıyorum ama kişisel tercihlerin ötesinde bu konuda bir kampanya çok iyi olurdu 🙂

    Sınıfsal ayrışmayla ilgili olarak ise şunu hatırlatmak isterim: hiçbir okul sınıfsal ayrışmayı yok edemez, zira hayatın her alanında var. işe girince de devam edecek, arkadaş çevresinde belli olacak vs. fakat değiştirebilecek tek şey buna dair çocuğun farkındalığı ve tavrıdır. Bu da temelde siyasi tercihlerimizle ilgili. Devlet ile özel okulların bu konuda farklı seçenekler sunabileceklerini sanmıyorum. Kendi sınıfımızla ilgili duruşu bize en çok kendi ailemiz verir, zira onlarla paylaştığımız, onlarla ortaklaştığımız, onların kaynaklık ettiği bir mesele bu.

    Bir anne aday adayı olarak bu bloğu çok sevdiğimi, sık takip ettiğimi, bu tartışmalardan çok şey öğrendiğimi, ve açıkçası anne olmaya tüm paylaşılan sıkıntılarıyla da beraber çok heveslendiğimi söylemeyi de borç bilirim. Elinize sağlık Elif Hanım. Bence çok cesur ve verimli tartışmalar bunlar. Teşekkür ederiz.

  31. Elif Hanim
    Keşke bu tartışmaları daha önce okuyup deneyimlerimi paylaşma imkanı bulsaymışım. Okul konusunda aynı sorgulamaları, gidiş gelişleri biz de yaşadık, hala yaşıyoruz. Öncelikle çocuğunuzun diğerlerinden farklı bir eğitim ihtiyacı olmadığı için çok şanslısınız, çünkü iş özel gereksinimlere geldiğinde bizim eğitim sistemimiz tamamen tıkanıyor. 2003 doğumlu oğlumda sözel olmayan öğrenme güçlüğü var, uzun süre terapi gördü, artık terapiye devam etmiyor ama arkadaşlarından “farklı”, herhalde hep de öyle kalacak. Birinci sınıfa başlama yaşı geldiğinde (ana sınıfına yurtdışında gitmişti, dili de tam anlamadığı için turist gibi geldi, gitti ama sorun yaşamaması bizi okul için umutlandırmıştı) evime en yakın devlet okuluna yazdırdım, öğretmen de seçmedim. Tek bildiğim okulun iyi bir müdürü olduğu ve sınıf mevcutlarının az olması, ayrıca etüd olmasıydı. Devlet okulunu tercih etmemizin birinci nedeni evimize çok yakın olmasıydı ve ikinci neden ise o güne kadar terapist uzmanların bizi somut olarak yönlendirip içleri rahat biçimde tavsiye edebilecekleri tek bir özel okul bile olmamasıydı. Sonuç olarak öğretmenimiz çok iyi çıktı, o kadar ki yeri geldiğinde özel eğitimci gibi uğraşıyor oğlumuzla, öğrenme güçlüklerini çözmek için araştırıyor, uzman tanıdıklarına danışıyor. Böyle böyle, düşe kalka 3. sınıfa geldik. Şu an sözel derslerde sınıf ortalamasının üzerinde, matematikte sorun yaşayan ama gayet meraklı ve sosyal konularda araştırma hevesi olan bir öğrenci oldu oğlumuz. Doğrusu birkaç yıl önce bu kadarını umut bile edemezdik. Ama çok iyi biliyorum ki yan sınıfın öğretmenine düşseydi birinci haftanın sonunda ya o oğlumu kapıya koymuştu, ya da biz onu sınıftan almak zorunda kalmıştık. Peki bu şans nereye kadar gidecek? Önümüzdeki yıl branş dersleri başlıyor, hele ki 6. sınıftan itibaren sınavsız yürümeyen bu sistemin içinde oğlumuzun şansı sıfır. Biz ne yaptık? Okuyanlar açısından çok karamsar görülebilecek bir karar aldık ve yurtdışına bir ülkeye göçmen olarak müracaat ettik. Oğlumuz 5. sınıfı bitirdiğinde tası tarağı toplayıp, buradaki kurulu düzeni ve işimizi bırakıp Türkiye’den ayrılacağız. Çünkü gideceğimiz ülkede çocuklar için daha bireysel gereksinimlere göre şekillendirilmiş bir eğitim sistemi var ve “farklı” çocuklara eğitim vermek anne babaların değil, devletin sorumluluğu ve uzmanlığı.
    Bu arada siz çok sağlıklı bir perspektife kavuşmuşsunuz bence. Çocuğun eğitimi değil hayatımızın merkezine koymamız gereken şey, onunla dizdize geçireceğimiz, ona koşulsuz sevilmenin ve iyi bir insan olmanın ne olduğunu öğretebileceğimiz şu üçbeş yıl.

    • Çok teşekkür ederim. An itibarıyla yakınımızdaki devlet okulunda karar kılmış bulunuyoruz. Nasıl olacak, zaman gösterecek.