22 Yorum

Sedef ve İpek’in hikayesi

BlogcuAnne.com takipçilerinden Sedef, bana aşağıdaki doğum hikayesini gönderdiğinde hamileliğinin 38. haftasında bebeğinin preeklampsi nedeniyle planlı ama normal bir şekilde doğduğunu söylemiş, doğumun normal olmasına rağmen planlanmış olması sebebiyle Pozitif Doğum Hikayeleri’nde yayınlamak isteyip istemediğimden emin olamadığını eklemişti. Ben de ona tam tersi, planlı olmayı gerektiren fakat yine de normal gerçekleştirilen bir doğumun tam da pozitif bir hikaye olduğunu söylemiş ve seve seve yer vereceğimi belirtmiştim.

İşte, Sedef ve henüz 6 haftalık olan İpek kızının hikayesi:

10 Ağustos 2011

21 Aralık Salı günüydü bir tam, bir de silik çıkan çizgiyi gördüğümde. Evet, planlıydı fakat bu kadar çabuk geleceğini düşünmemiştik. “Acaba gerçek mi?” derken kendimi kan verirken buldum. Sonuç: 4,5 haftalık hamileydim. Yüzümde garip bir gülümseme, şaşkınlık… Eşime akşam yemeğinde söyledim. İnanılmaz şaşırdı ve mutlu oldu. Hemen o akşam en yakın hastanenin nöbetçi kadın doğum doktoruna muayene olmaya gittik kesin emin olmak için. Evet, kese görünmüştü fakat kalp atışları yoktu.

Kalp atışları duyulan zamana kadar iki doktor değiştirmiştim ve ikisi de kalp atışlarının olmadığından dolayı gebeliğimin boş gebelik olabilirliğinden, kürtaja kadar giden cümlelerden bahsettiler. 10 gün kadar beklemem gerektiğini söylediler; hatta bebek varsa tutunması için ilaç verdiler. O doktorlardan çıktıktan sonra bir daha gitmeme kararı aldım ama o 10 günlük sürede başka doktora gitmedim. Kendi kendime pozitif telkinlerde bulundum, olumsuz düşünmedim, en azından düşünmemeye çalıştım. 10 günün sonunda bebeğim 7. hafta başında bize o güzel kalbinin sesini duyurdu. O anki mutluluğumu hiçbir şekilde anlatamam. Gözyaşlarıma engel olamıyordum. O pirinç tanesi kadar bile olmayan bebeğim bize ilk kez merhaba demişti. O günden sonra doğumumu gerçekleştiren doktorumla tanışmış oldum.

Hamileliğim çok rahat bir şekilde geçiyordu. Hiç midem bulanmadı. Aşermedim, yorulmadım. Hareketliliğimden ve iştahımdan hiçbir şey kaybetmedim, ve 5. aya kadar hiç kilo almadım. 16. haftada kızımızın olacağını öğrendik. Bir kız çocuğuna sahip olacağımız için eşimle inanılmaz mutlu olduk, en başından beri kız hayali kurmuştuk çünkü. 17 haftada bebeğimin bana ilk kez varlığını hissettirmesi benim için her şeyi değiştirdi. O ilk kıpırtısından sonra hamileliğim başka bir boyut kazandı benim için. Bunu nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum. O ilk kıpırtı, içimde bir kelebeğin kanat çırpışı gibi veya mısır patlaması gibi, kendimi ‘anne’ gibi hissetmemin başlangıcıdır. İlk günden itibaren eşimle kızımızla hep konuştuk. İçimdeki hareketleri bizi duymaya başladığı zamanlar daha da fazlalaştı. Bizim sesimize tepkiler vermesi inanılmazdı. O günlerden itibaren kızımın babasına ayrı bir düşkün olacağını tahmin etmiştim.

Hareketlerim kısıtlanmaya başladığı zamanlar işimden izin alarak evde dinlenmeye çekildim. Kızımızın odasını hazırladık, gerekli tüm eşyalarını aldık. 32. haftada kızımızın her şeyi hazırdı, geriye sadece onu beklemek kalmıştı. Son ayda büyüyen karnım bazı hareketlerimi kısıtlamıştı. Üstüne de sıcaklar eklenince yorulduğumu anlıyordum. Kızımızın kilosu da boyu da normal seyrinde büyüyordu.

37. hafta kontrolümde tansiyonum biraz yüksek çıkmıştı ve fazlasıyla baş ağrım vardı. Doktorum o gün benden idrar tahlili istedi ve sonucu hemen görmek istediğini söyledi. Sonucu alıp doktoruma gösterdiğimde preeklampsi başlangıcı olduğunu, fazla beklenmesi ve ilerlemesi halinde anneye ve bebeğe zarar vereceğini, bebeğin alınması gerektiğini belirtti. 5 gün sonraya doğum randevusu verdi ve böylece hastaneden ayrıldık.  Günlerden 5 Ağustos idi. Randevu günümüz, kızımızın aramıza katılacağı gün ise 10 Ağustos Çarşamba idi. Bu günü öğrendiğim an gözümden yaşlar akmasına engel olamadım; sanki hep hamile kalacakmışım gibi, sanki o doğum anına daha zaman varmış gibi hissettim ve kızıma kavuşacağım günün belli olması, onu artık karnımda değil de yanı başımda seveceğim, artık onu görebileceğim, kokusunu duyabileceğim, hayatımızın değişeceği o gün belli olmuştu.

Son 5 gün doya doya karnımda vakit geçirdim onunla, hislerimi anlattım. Hamileliğim çok güzel geçmişti, kızım beni hiç üzmemişti. Son gece gözyaşım gözümün ucunda gezdim, hem onu artık kollarımda istiyordum, doya doya koklamak istiyordum; hem de hamileliğimi, onun içimde olmasını, hep benimle olmasını çok özleyecektim.

Hamileliğimin en başından beri normal doğum yapmak istiyordum. Herhangi bir cerrahi müdahale beni inanılmaz derecede korkutuyordu. Doktorum da her zaman normal doğum yanlısı olduğundan beni o zamana kadar inanılmaz motive etti. Bunu bilen doktorum planlı doğumumu normal yolla başlatacağını, açılma durumuna göre de gidişata karar vereceğini belirtti.

Sabah doktorum belirttiği saatte ben, eşim, kardeşim, ailem, eşimin ailesi hep beraber hastanedeydik. Saat 08.45’te herkesle vedalaşıp doğumhaneye girdim, tahmin ettiğim gibi sulu göz bir vedalaşma olmasına fırsat vermeden. Yapılan muayene sonrası 1 santim açılmam varmış. Açılmanın devam etmesi için ilaç verildi ve 3 saat beklemem gerektiği söylendi. Sancı odasına geçtiğimde hemen yanıma kız kardeşimi çağırdım. Kasılmalarım başlamıştı; sürekli hareket etmemi ve yürümemi söylüyorlardı hemşireler. NST cihazında da kasılmalarımın şiddetlendiği görülüyordu.

3 saat sonunda saat 12.30’da açılmanın 3 santim olduğu ve suni sancı serumunun verileceği söylendi. Serum verildikçe sancılar başladı. Yavaş yavaş acı hissetmeye başlamıştım. 1 saat içinde sancılar sıklaştı ve açılmam 5 santim oldu. Ben bu sırada eşimle ve dışarıdakilerle telefonda konuşuyorum sürekli. Kardeşim herkesi an be an her şeyden haberdar ediyor. Doktorum sık sık kontrole geliyor. Epidural isteyip istemediğimi sordular -tam sırasıymış. Hemşirelere “Bu sancılar daha şiddetli olacak mı?” diye sordum, cevapları ise “Daha şiddetli olmayacak ama daha da sık olacak”tı. “O zaman epidurale gerek yok, dayanırım” dedim. Sonrasında beni doğumhaneye götürdüler. Dedikleri gibi çok sık gelmeye başladı sancılar; kardeşim hala yanımda, elimi tutuyor, sıkıyorum elini, kolunu; dayanmaya çalışıyorum. Bağırıyorum, çok bağırıyorum. Hamileliğimde nefes egzersizi çalışmadığım için doğru nefes alamıyorum gibi geliyor, Nefes almaktan yoruluyorum, ne zaman ki ıkınma hissim geliyor doktorumu çağırıyorlar. Doktorum geldiğinde rahatlıyorum sanki. Ona çok güveniyorum, görmem yeterli oluyor.

Ben bağırırken “doğum başlıyor” dendiğini duyuyorum. Birden yanımda eşimi buluyorum. Kardeşim çıkmış, eşim gelmiş, ama inanın eşimin gelmesi bile o an gözünde olmuyor insanın. Sancılar geliyor, gidiyor, çok sıklaşıyor. O sırada “Sedef, 10 dakika sonra kızın bizimle!” diye duyuyorum doktorumdan. O zamana kadar kalmayan gücüm yerine geliyor. Kendimde o gücü hissediyorum, yaklaşık 6 -7 dakika sonra “Sedef, son kez ıkın!” diye duyuyorum. Yapıyorum olmuyor, “yoruldum!” diye bağırıyorum, “yapamıyorum” diyorum. O sırada eşimin bana “hadi hadi!” demesini duyuyorum. Derken son kez gücümü topluyorum. Her şeyi bir kenara bırakıp ıkınıyorum, itiyorum ve kızımın ağlama sesini duyuyorum. Saat 14.55. Babası göbek bağını kesiyor ve kucağıma veriyorlar. İşte o an her şey bitiyor. Ne acı, ne sancı hiçbir şey kalmıyor. O an hayatımdaki her şeye değer an. Bense ağlıyorum, kızımda ilk gördüğüm ise kıpkırmızı dudakları ve çekik gözleri idi. Herkesin aynı anda “Sana ne kadar benziyor” dediğini duydum. Kızımı bakım odasına götürüyorlar, beni ise odama götürmek için hazırlıyorlar. Odama giderken kendimi o kadar iyi, o kadar enerjik hissediyorum ki, son 3 saattir “Yoruldum, yoruldum!” diye bağıran ben değilmişim gibi.

Her saniyesini unutmayacağım, bağıra bağıra, her sancıyı hissederek gayet normal bir doğum yapmıştım. O kadar iyi hissediyordum ki… Anne olmanın kutsallığını yaşıyordum. Kendimle gurur duyuyordum normal doğum yaptığım için, kendim pek acıya dayanan biri değildim çünkü. Eşimle ikimizin bir parçasını dünyaya getirdiğim için çok gururluydum.

Bana normal doğum yapmam konusunda desteği olan herkese, en sancılı zamanımda yanımda olan kardeşime, her şey için eşime ve tüm bu duyguları bana yaşattırdığı için kızıma teşekkür ederim.

Tüm normal doğuma yapabilecek ama korkuları olan anne adaylarına söylemek isterim ki tüm o sancılara rağmen her şeye değer. Bir daha doğum yapsam hiç tereddüt etmeden yine normal doğum yaparım. Sonrasında hatırda kalan sancılar değil; o  yaşanan büyük gurur ve mutluluk.

***

Pozitif doğum hikayeleri, kadının bedenine ve tercihlerine saygı duyan, doğumun doğallığını ve mahremiyetini dikkate alan, tıbbi müdahelelerin minimum kullanıldığı ya da gerekmedikçe kullanılmadığı doğumların paylaşıldığı hikayelerdir. Pozitif Doğum Hikayeleri hakkında buradan daha fazla bilgi alabilir, diğer hikayeleri buradan okuyabilir, paylaşmak istediğiniz bir hikayeniz varsa buradan bilgi alabilirsiniz.

22 yorum

  1. Planli sezeryan oldugu gibi planli ‘normal dogum’ da olabildigini gormus oluyoruz boylece. Tesekkurler guzel hikayenizi paylastiginiz icin. Insallah bebeginizi saglikla buyutursunuz.
    36 haftalik bi hamis 🙂

  2. İyi ki yayınlamışsın Elif. Bütün hikayeler çok değerli ama bunun gibi örnekler daha da değerli. Planlı sezaryen sebeplerini insanların tekrardan gözden geçirmesini sağlayacak bence. Taze anne ve bebeğine de bol sütlü günler… Paylaştığınız için teşekkürler. Hikayenin sonunda dedim ki, “Kadınlar gerçekten çok güçlü varlıklar”. Kendimize inanırsak yapamayacağımız şey yok.

  3. Bebisini saglikla gule gule buyut 🙂

  4. okurken gözlerimden yaşlar süzüldü umarım benimde doğumum normal olur bir aksilik çıkmasın diye çok dua ediyorum bebeğimi hissederek doğurmak en büyük isteğim

  5. Merhaba, blogunuzu yeni keşfedenlerdenim.14 haftalık hamileyim, yeni bir şehre taşındık( Çanakkale ) sürekli internetin başında blogları araştıyorum.Bu şehirde kadın doğumcu arıyorum..Tabii bu arada normal doğum yapmayı düşünenlerdenim..Bende korkuyorum ama adı üstünde normal olmasını istiyorum.Sedef hanımın yazısını çok beyendim..Çok duygulandım..Ve ağladım..Ben daha bebeğimin kalp atışlarını hiç duymadım..Sadece kalp atışını görmek yeterli demişti doktor..Bir şey diyemedim..Kusura bakmayın lütfen çok dağınık yazdım, sanırım heyecandan..

    • Merhaba Özlem,

      Bende Özlem.İstanbulda yaşıyorum ama Çanakkaleliyim.Çanakkalede normal doğumu destekleyen doktor bulmak biraz zor genel yaklaşımları sezeryan yönünde ama kuzenimin doktoru vardı.O memnundu ve normal doğum yapmıştı.İstersen ismini öğrenir iletirim sana.

  6. Bende preeklampsi yasayanlardanim. Hamileligim cok zor gecti bu yuzden ve preeklampsi yuzunden cok istedigim normal dogum olmadi yada bilmiyorum belki olacakti ama drum korktu simdi okuyunca icim ciz etti resmen. Keske bende normal olarak kizimi koklayabilseydim gozumu ameliyat masasinda acip nasil iyimi ? Kime benziyor ? Diye hemsirelere sormasaydim kendim gorseydim lohusaligi daha cabuk atlatip kizima 40 gun sonra degilde hemen o an sicacik sarilabilseydim ama kismet 2. Cocugu cok istememe ragmen yine korkutuyor preeklampsi ama boyle hikayeler duyuncada umitleniyorum. Kizlarin dogumuda yakin birbirine benim kizimda 19 agustosta geldi yani basima.

  7. Hepinize teşekküre ederim güzel dilekleriniz için
    Küçük kız,nur ve bebeği ve özlem sizlere de bebişlerinizi sağlıkla kucaklarınıza almanızı dilerim,

  8. Merhaba Özlem,

    Eğer öğrenir buraya yazarsan çok memnun olurum.Sezeryan olayını baskılı bir şekilde söylerse bana ne yaparım bilmiyorum.Korkuyorum zaten..Eşim bir doktor bulmuş, ismi Serhat Çeliker.Normal devlet hastanesinde görev yapıyormuş.Özel hastanede bir tek Anadolu H. var Çanakkalede.Anlayacağın çok kararsızım…Şimdiden yardımın için çok teşekkür ederim..

    • Galiba Serhat beyin kendisi de girmiyor doğumlara eşi var Fatma Çeliker o giriyor diye biliyorum o da sezeryan olursa normal doğumlarda devlet hastanesinde ebeler giriyor doğuma.Dolayısıyla Anadolu hastanesi tercih ediliyor genelde.Doktorun adını öğrenince haber veririm yine.

  9. Canim Sedef’im, hikayeni bir kez de burdan okumak cok guzel. Hamileligimde bana en cok destek olan arkadasim, insallah benim dogum hikayem de seninki kadar guzel olur. Ipek bocegine kocaman opucukler, cok uzaklardaki Semra teyze 🙂

    • Uzakta olman hiçbirşey değiştirmiyor,ben senin desteğini hep yanıbaşımda hissettim,umarım sen de hissediyorsundur,bebişinin sağlıkla doğması için dualarım hep seninle,ipek ve benden size çoookk öpücüklerr

  10. Serhat bey ile ilgili bildiğim tek şey yazdıklarım. Bakalım neler olacak.Haber bekliyorum..İlgin için teşekkür ederim Özlem.

  11. sedefçim o kadar güzel yazmışsın ki okurken gözyaşlarıma engel olamadım.. Senin heyecanını, mutluluğunu hissetmek ve ipek bebeği görmek hatta onu yıkayışını seyretmek kucağıma almak hepsii inanılmaz güzel benim için.. Hala okuduklarımın etkisinde gözlerim dolu güzel bir tebessümle yaşadıklarını hissederek hoşgeldi İpek Bebeğimiz ve iyi ki geldi diyebiliyorum sadece..

  12. ben de aynı sebepten dolayı 39.hafta da sezaryen olmak zorunda kaldım. sedef hanım bebeğiniz kaç kg doğdu? benim ki yalnızca 2000gr dı ve çok küçük olduğu için suni sancıyı kaldıramayacağı söylenmişti:((

    • Öncelikle sizi tebrik ederim bebeğinizi kucağınıza aldığınız anne olduğunuz için.
      Bebeğim 2860 kg doğdu ve doğum öncesinde de herhangi bir problem gelişmemişti.
      Umarım bebeğinizde bir problem yoktur ve sağlığı yerindedir.

  13. merhabaa sedefcim.biliyomusun boğazım düğümlendi okurken.şuan şirketteyım ve ağladım ağlıcam oldum yani:) cok gusel ifade etmişsin duygularını.ben cok korkarım aslında normal doğumdan ama hakkaten cesaret alıyorum bole yakınlarımdan duydukca.inşlah bende o duyguları yasarım vaktı gelınce..kocaman sevgilerimi iletiyorum öpüyorum ipeğide senıde:)sağlıkla huzurl vegüle oynaya büyütün cnm bebeğinizi….

  14. her okudugum yaziyi soluksuz okuyorum ve herzaman da bi ikinma hisi geliyo:) sanki yeniden doguryomusum gibi,bende normal dogum yaptim ki cok korkuyodum korktugum kadar diilmis zaten bi sancilar yoruyor.kizim 10aylik oldu bile:) 38 haftalikti galiba benimde tansiyonum yuksek cikti idrar tahlili yaptirdi doktorum ve hastanede bigece kaldim gunboyunca tansiyonumu olctuler falan fistan derken doktorumda gelip gidiyodu sonra duzeldim bi sorun olmadigini soyleyip eve geldik,eger devametseymis tansiyonum ozaman bebegi alacaklardi yani normal yapamicaktim.Allah a sukur kizim sapasaglam 40haftalikkken dogurdum.herkese Allah saglik sihat versin,guc kuvvet versin:)

  15. hatice yildiz

    bende izin verirseniz. pozitif doğum hikayemi paylaşmak istiyorum.

  16. Sezen, İpeğin Teyzesi :)

    İpeğin teyzesi olarak , o küçük varlığı hayatımıza soktuğun ve bu tarif edemediğim muhtesem duyguyu bana yaşattığın için esas ben sana teşekkür ederim, İkinize cok seviyorum.

  17. ayyy ne kadar gusel anlatmıssınız gozlerım dolarak okudum heycanlandımm ınsallah ALLAHım banada bole bı dogum nasıp eder
    35 haftalık hamıs ;))

  18. Merhaba Sedef Hanım öncelikle tebrik ediyorum sizi.çok duygulandım okurken.
    Bir mahsuru yoksa bana hastanenizin ve doktorunuzun adını verebilirmisiniz.?Normal dogum yanlısı bir doktor arayışı içerisindeyim..