31 Yorum

İnternette yardım, ama nasıl?

Bundan birkaç ay önce, Nurturia üyelerinin organize ettiği bir üçüzlere yardım kampanyasını duyurmuş, yardım etmek isteyenler için hesap numarası vermiştim.

Nurturia’daki annelerin uzunca zamandır yardım ettiği, ailenin 15 senelik tedaviden sonra kavuştuğu ve bakmakta zorlandıkları üçüzlerin haberiydi bu.

Böyle bir yardım çağrısını iletmiş olduğum için, şimdi bu yazıyı yazmakla da yükümlüyüm. Nitekim benim yaptığım duyuru üzerine yardım edenler olduğunu biliyorum: O olayla ilgili ciddi dolandırıcılık şüpheleri var. Hatta şüphenin de ötesinde, itiraf var. Toplanan yardımların ailenin hesap numarasına yönlendiren kişinin, Nurturia da dahil olmak üzere birçok anne-çocuk sitesinin üyelerinden, miktarı belli olmamakla birlikte ciddi anlamda para (ve eşya) topladığı, ve ancak bu yardımı üçüzlerin ailesine ulaştırmadığı söyleniyor. Parayı topladığı hesabın kendi hesabı olduğu, hatta hesap numarasını sürekli değiştirdiği (ve yardım etmek isteyenlerin belki de bu sebeple sorun yaşadığı) iddia ediliyor.

Geçtiğimiz hafta sonu Nurturia bu olayla çalkalandı. Ben detayları takip etmekte zorlandım. Ancak dün akşam itibarıyla bu kişi topladığı paraların 5,000 TL’lik bir kısmını üçüzlerin ailesine teslim etmişti.

Konu çok karışık. Ve çok sinir bozucu. Yardımda bulunmuş ve şikayette bulunmak isteyen kişilerin ne yapması gerektiğini Nurturia üyelerinden bir avukat şöyle açıklıyor:

Mağdurların bulundukları semte bağlı olan savcılıklara yahut en yakin karakola gidip durumu anlatan bir dilekçe vermeleri gerekir. Dilekçe prosedüründen bilgisi olmayanların ise direkt semt karakollarına gidip şikâyette bulunmaları gerekir. Emniyet daha sonraki prosedürlerde ne yapılması gerektiğini anlatır. Emniyete verilen ifade dilekçelendirilir ve savcılığa yönlendirilir. Daha sonra da dava süreci başlar, gerekli ifadelere başvurulur, davalının meskeni tespit edilir ve mahkeme süreci başlar.

Bu üçüzler hakkında çok çarpıcı şeyler söylenmişti: büyüme geriliği vardı, aile evden kovulmuştu, en sonunda üçüzlerden biri ölmüştü, vesaire… Parayı toplayan kişinin, üçüzlere yardım etmek için kurulan dernekte görevli olduğu da söylentiler arasında. Şu an tek emin olduğum üçüzlerin üçünün de yaşadığı. Onun dışında, neyin, ne kadarı doğru, hiç bilmiyorum.

Benim -bu kampanyaya destek olmuş olan herkes gibi- buna acayip canım sıkıldı. Çok üzüldüm. Böyle bir şeye inanmış olduğum için üzüldüm. İnanmakla kalmayıp aracı olduğum için üzüldüm.

Ama en çok da bu ve bunun gibi insanlar yüzünden gerçek ihtiyaç sahiplerinin yardım çağrılarının yeterince duyulmuyor olmasına üzüldüm. Bu tür kampanyaların ne şekilde sonuçlanabildiğini gören birçok insan -ben dahil- bundan böyle yardım çağrılarına kulak verirken değil iki, beş kez düşünecek; belki de hiç vermeyecek.

Bu blogun yazarı olarak, arkasında sadece belirli sivil toplum kuruluşlarının olduğu kampanyaları duyurmak benim kendi adıma bulduğum bir çözüm. Münferit yardım kampanyalarını duyurmak isteyenleri kendi duyurularını yapmak üzere BlogcuAnne.com Forum‘a yönlendireceğim.

Yukarıdaki olay ne ilk, ne de son olacak. Bundan dersler çıkarmamız lazım, ve tabii ki kurunun yanında yaşı da yakmamamız, gerçekten yardıma ihtiyacı olanları duymazdan gelmememiz lazım. Aradaki denge nasıl kurulmalı, ben bilmiyorum. Bilen varsa beri gelsin.

31 yorum

  1. Pireye kızıp yorgan yakmak niye? İnsanlık oldukça kötü niyetli insanlarda elbette olacaktır. Sadece sivil toplum kuruluşlarının çağrılarıda kimi zaman yetmiyor. Onlarda da sıkıntılar olabiliyor. Benim tavsiyem annelerin annesi blogcu anne; sanal tanışma ve yazışmada kalmayıp bizzat şahit olduğun olayları, aileleri, yardıma muhtaç insanları duyurabilirsin yardım çağrısı olarak. Ya da referans kaynakların güçlü ise iyi referelerde yön verecektir. Ama bunlara kızıp yardım yapmayı kesmek, bence doğru olmaz. Ne demişler “Az sadaka, çok belayı önler.”

    • Gozle gormek bile yetmeyebiliyor zehra 🙁 Bu sahis, aileyi tanidigi, daha once onlara yardimda (!) bulundugu ve dernek yoneticisi oldugu icin ilk baslarda; gelin beraber gidelim, siz de gorun aileyi, tanisin vs diye yaklasiyormustu insanlara.. Bazen bu bile yetmiyor maalesef 🙁

      • Ama sonuçta kimseyi götürmemiş. hep atlatmış. kaytarmış. işin açığı “aracı” dolandırıcı olmuş 🙁

  2. Devesiyle birlikte çölde yürümekte olan bir bedevi, güçlükle yürüyen, susuzluktan dudakları kurumuş bir adama rastlamış. Adam, bedeviyi görünce su istemiş; bedevi de devesinden inip ona su vermiş. Suyu içen adam birden bedeviyi iterek deveye atladığı gibi kaçmaya başlamış.

    Bedevi arkasından bağırmış: “Tamam, deveyi al git ama senden bir ricam var: Sakın bu olayı kimseye anlatma!”

    Bu isteği tuhaf bulan hırsız, biraz duraklayıp nedenini sormuş. Bedevi şöyle yanıtlamış:

    “Eğer anlatırsan; bu olay, her yere yayılır ve insanlar bir daha çölde muhtaç birini görünce yardım etmezler…”

    • Bu kampanyanın duyurusunu yapmamış olsaydım, böyle bir yazıyı da yazmazdım. Ancak bu durum ortaya çıkmışken, birçok insanı yardım yapmaya sevk ettiğim bir kampanya hakkındaki bu gerçeği duyurmamak uygun olmazdı. Bir kişi bile kalkıp “Bundan haberin yok muydu?” diye soracak olsa verecek cevabım olmazdı. O yüzden bunu duyurmak zorundaydım.

      • Bence duyurman en doğrusu. Tabiki okurlar kötü de olsa bu gerçeği senden duymak isterler. ama yardım yapmaktan elimizi eteğimizi çekelim, “Bu tür kampanyaların ne şekilde sonuçlanabildiğini gören birçok insan -ben dahil- bundan böyle yardım çağrılarına kulak verirken değil iki, beş kez düşünecek; belki de hiç vermeyecek.” hiç kimseye hiçbirşey yapmayalım, gibi yönlendirmeler doğru olmayacaktır. ki zaten sen bunu asla yapmazsın.

      • yanlis anlamani istemem, sen sosyal sorumlulugunu yerine getirmissin. neticede iyi niyetli bir girisimin bu. yardim edenler de zaten Allah rizasi icin yollamislardir, Allah da kabul etsin. Dolandiricilarin da belasini versin o ayri.
        geri donup bu duyuruyu da yapman yine vazifen, iyi etmissin. fikrayi, seni incitmek icin yazmadim, bir anda aklima geldi, tam yeri acikcasi. Hasan Pulur, Bal Mahmut yabancimiz degil. .
        bu tur cibiliyetsizler yuzunden insanlar gercekten muhtac insanlara yardim eli uzatmaktan cekinir oldular.

        • Yanlış anlamadım, ama açıklaman için teşekkür ederim İpek. Ben de fıkrayı okuduğum zaman tam senin dediğin gibi düşündüm 🙁

  3. inanılmaz uzuldum bu olaya.
    zamanında o üç bebekten birinin öldüğü yazılınca içim sızlamıştı hepimiz gibi. neyse ki üç bebek de sapasağlammış. bence olaydaki tek guzellik bu.
    malum geçen sene ben de bir yardım kampanyası yapmıştım. 70 çocuğa mont ve ayakkabı yardımı gitmişti yardımseverler sayesinde.
    http://hulyanintunasi.blogspot.com/2010/12/dunyay-guzellik-kurtaracak-bir-cocuga.html

    kış yine kapıda ve yine bir kampanya yapmak istiyorum ama insanların artık internetten yardım kampanyalarına mesafeli olacağı gun gibi aşikar. İPEK AG buyrun işte. tam da sizin anlattıgınız oykunun canlı hali gibiyiz 🙁

    • Mukaddes Yeşilyurt

      Evet, Hülya Hanım, o yardımlardan nasiplenenlerden bir grup da bizim çocuklarımız olmuştu… Çocuklarımız sıcacık montlarının, sıcacık botlarının içinde neşe ile olkula gelmişlerdi…Hala ben de , çocuklar da size müteşekkiriz…

      • Mukaddes öğretmen selamlar
        Yardım eden bir suru annenin o fotograflkardan sonra gozlerinin nasıl doldugunu biliyorum. Yine de artık sanal dunyada yardım işine çoğu kişinin nasıl baktıgından emin olamıyorum ki haklılar.

  4. Şok oldum Elif! Ben de yardım yapmıştım. Ve 10larca insanın yardım yaptığına da eminim. Kafamdan aşağıya kaynar sular döküldü resmen. Üçüzlerin yaşamasına çok sevindim ama içimden bir şeyler koptu gitti…

  5. fazla iyi niyetliyiz… anneyle konuştuk sandık ama konuşmadık.. aslında ilk yapmamız gereken bu bebeklerin gerçekten canann diye birisini tanıyıp tanımadığını araştırmak olmalıydı. keşke ilk olarak haberi yapan bayanı arasaymışım diyorum ama artık keşkelere takılmıyoum:)
    ben bu zaman kadar çok anne bebek için yardım topladım ama hiç kimseden para almadım.. para olayına nasıl girdim nasıl yanıldım bu kadar anlayamıyorum:(
    gerçek anne ile konuştum ve parayı bırakın bir iğne dahi verilmemiş neredeyse 2010 yılından beri…
    neyse ben yardım etmeye devam edicem ama bundan sonra yardımlarda para asla olmayacak..

  6. Malesef bu bir gerçek isteyen beni ayıplayabilir ben hiç mi hiç böyle yardımlarda bulunmuyorum içime sinmiyor doğru yere gitsin istiyorum yardım, Somaliye de sms ile yardım etmedim örneğin. Kendi gözümle gördüğüm emin olduğum yardımlarda bulunuyorum ki bunlarda dile getirilmez tabii.
    Mesela bir çok kez kan ihtiyacı var için aradığım kişilerinde aslında talebi bile olmadığı ile karşılaştım. Zira şirketteki sinzir e-maillerinin %90’nın da doğru olmadığı ile karşılaştım.
    Velhasıl sen ve senin gibi bunu duyuranların hiçbir suçu yok Elif çok iyi niyet aslında doğru olup olmadığını da bilemeyiz elbette. Ama işte herşeyin önce iyi yanını görmeyi ilke edinen ben bu tip haberleri kafadan doğru değildir diye değerlendiriyorum ta ki kendi gözlerimle görene kadar

  7. Anne ve Bebişine de yazdım. Üçüzlerin haberi bloglarda çıktıgından beri onlar için gerçekten çok üzüldüğüm halde, aracı olan kurumlar-şahıslar arasında bilindik ve büyük/kurumsal bir yardı kuruluşu olmadıgı için yardım çabasında bulunmamıştım. Ben bu tür yardımların sadece Deniz Feneri-İHH-Cansuyu Derneği- Kimse Yok Mu Derneği- Kızılay aracılığıyla yada yardıma muhtaç kişinin şahsi hesap numarasını alarak yapılması taraftarıyım. Zira artık insanların gözünü para öyle bir bürümüş ki, her türlü vicdansızlığı yapabiliyorlar. Allah korkusu ve vicdan olmayınca, insanların dini ve ilahı para oluyor. O zaman da, üç-beş bebek ölmüş hiç umurlarında olmuyor. Umarım en kısa zamanda işer yoluna girer.

    • dernekler de şaibeli. baksanıza deniz feneri skandalı nerelere vardı? eski rtuk başkanına uzayan bir bağış skandalı sozkonusu. avrupada bu tarz buyuk derneklerin hesapları çok sıkı inceleniyor diye biliyorum. bizde de benzer bir sistem gelmediği surece ÇYDD dışında hiçbir kuruma guvenemiyorum ben

      • ingiltere’dekilerde bile ki oxfam en buyuk, en guclu, en guvenilirlerden bir tanesi, dolandiricilik vakalari ortaya cikti. insanin oldugu her yerde, bu ihtimal her zaman olacak.

  8. Maalesef ben tam da bu yuzden; yardimlarin yerine ulasmadigini dusundugumden hesap numaralarina para gondermiyorum. Ya bizzat kendim kisilere iletiyorum veya da uzulerek yardim yapmamayi seciyorum. Cok sinir bozucu bir durum ve haksizlik. Bu gibi durumlar beni gercekten sinirlendiriyor….!!!!!!!

  9. yapma yahu!
    oralarda da mı var duygu somurusunden para kazananlar? yardımlar yerine ulaşıyordur ama en azından. kalanını yiyorlardır 🙂 diye umut ediyorum. nurturia’daki vak’ada üçüzlere giden 1 lira bile yok. çok yazık çok…

    • Cok koklu ve guvenilir bir kurulus oxfam ama calisanlardan kendi hesabina para geciren olmustu.. tabi, en azindan %90 calisiyor sistem..

  10. Yazını bir okurun göndermiş, konuyla ilgili hukuki birsey var, bir bak Aylin demiş.bilgilendirme için teşekkürler Elif.Yazman en dogrusu ve ben de ilk fırsatta yazacağım.aracı oldum çünkü. Sorumluluk gereği bir açıklama yapmam şart. Ayrıca soyle bir dz vardır ” ne verirsen elinle, o gelir senin ile” yani gördüğümüz,bildigimiz yerlere bizzat yardım etmek en faydalısı diye düşünüyor, araya adı neolursa olsun birilerini katmanın iste burada yaşananda olduğu gibi “samimiyetsizlikler” dogabiliyor.

    İyi niyet taslarına basarak cehenneme ulaştık belki de ama yardım edenler olarak hepimiz “anneyiz”.

    Yüzlerce annenin vicdaniyla oynandı galiba.

  11. internet benim için asla yardım aracı olmadı, tam da bu yüzden. çevremdeki muhtaç insanları gözümle görüp yardım yapmayı tercih ediyorum, dolandırılmamanın yolunu böyle bulabildik.

    o yardım derneklerine tövbe kuruş yollamam, hiçbirine güvenmiyorum çünkü oralarda çalışan arkadaşlarım vardı ve neler döndüğünü anlatsam uçuklarsınız…

    en güzeli iyice emin olmak sanırım…

  12. Sehirlesmenin ve bunun getirdigi mekansal / kimliksel ayrismanin bedelini oduyoruz maalesef. Eskiden mahallelerde yasardik, bilmem hatirlar misiniz? Fakirle zenginin, ayni mahallede yasiyor olmaktan kaynaklanan bir hukuku vardi ve komsusu acken tok yatmak oyle herkesin goze alabilecegi bir vicdansizlik degildi. Ama simdi, o kadar uzak dustuk ki birbrimize. Yoksulluk icinde yasayanlar, luks sitelerimizin yuksek duvarlarinin hemen dibinde bile olsalar, hem gozumuzden hem de gonlumuzden iraklar artik. Bu durumdan vicdanen rahatsiz olan, ancak hayat tarzlarindan cok da fedakarlik yapmayi goze alamayanlarin imdadina ise, aracilar yetisti. Ve hayir yapmak da,diger hersey gibi, ekonomik bir sektore donustu. Bugun Avrupa ve ABD’deki hayir kuruluslarinin bilancolarini acin bakin. Topladiklari yardimin neredeyse %90’inin idari masraflara harcandigini hayretle gorursunuz. Harama tenezzul su veya bu sekilde her yerde var yani. Bunu engellemeye calismakla mukellefiz tabii ki. Ama keske, gonderdigimiz SMS’ler ve banka havalaleriyle ekonomik hatta ideolojik acidan semiren aracilari devre disi birakabilsek ve yoksullara goz hizasindan bakabilmeyi basarabilsek.

  13. burda niyet onemli yardim eden insanlar niyetleri dogrultusunda sevap aldilar..ama en guzeli dinimizde en yakinindakine yardim etmek..icten disa dogru olmali…bildigimiz tanidigimiz surece yardim etmeliyiz….veren el olmak kadar guzel bir sey olamaz….

  14. ben gerçekten çok üzüldüm.özellikle burda okuduktan hemen sonra hiç tereddut etmeden epey bir miktar gonderdiğim için.kaldı ki çok kazanan biri de değilim.Hem de zekat niyetine gondermiştim.Bunu yapanın kadın olması ayrıca çok üzdü.Para bir tarafa insanlığın bu kadar alçalması, yalancı dolandırıcıların etrafta kol gezmesi insanı sarsıyor.niyet önemli olsa da bu yolla yardım etmek benim gibiler açısından çok daha kolaydı ancak güvenim sarsıldı.

  15. Bu yaziyi yayinlamasini Elif’ten ben rica etmiştim ve kendisi de iyi niyet gösterip, hepimiz gibi, yayınlamıştı. Elif’e özürlerimi ilettim, bu kanalla inanıp yardım yapan herkesten de özür dilemek istiyorum..Hadi kendim yardım ettim, başkalarından bunu talep etmeden önce tam anlamıyla araştırmadığım için..

    • Derya, bu, Nurturia’da uzun zamandan beri süregelen, birçok insanın yardım etmek için seferber olduğu bir kampanyaydı. Birden fazla kişiden bunu duymak bana yetmişti. Ve eminim sen de aynı şekilde hareket ettin. Hepimizin ortak amacı yardıma ihtiyacı olan birilerine elimizden geldiğince destek olmaktı. Nereden bilebilirdik?

      Ben kendi adıma (hem Elif, hem Blogcu Anne olarak) ders çıkarmak için bir fırsat olarak görüyorum bu olayı. Olayın kendisi zaten çok çirkin ve üzücü, lütfen sen de kendini daha fazla üzme. Bilemezdin, bilemezdik.

  16. Ben de inanip yardim gondermistim ve sonra ucuzlerden birinin oldugunu duydugumda zamaninda yetisemedik diye cok uzulmustum..Insanligimizi bu kadar kaybettigimize,kucucuk cocuklarin uzerinden boyle seylerin yasanmasina inanamiyorum..Tek iyi yani ucuzlerin hayatta olmasi haberi.Bunu yapan o kadina da bizden topladigi paralari yemek nasil olmasin insallah ..

  17. üçününde hayatta olduğuna sevindim……