36 Yorum

Anneler ikiye ayrılır

Anneler ikiye ayrılır:

  1. Soğuk havada, karda kışta, ne pahasına olursa olsun çocuğu dışarı çıkaranlar
  2. Çıkarmayanlar

İkinci grup da kendi içinde ikiye ayrılır:

  1. Çocuk soğukta üşütüp hasta olmasın diye çıkarmayanlar
  2. Çocuğu kat kat giydirmeye üşendiği için çıkarmayanlar.

Ben ikinciyim. Her ne kadar tekdüze mevsimlerden fenalık geçirsem, hava değişikliğini sevsem de, yazın cıbıl cıbıl ayaklarla gezdirdiğim çocukları kışın lahana gibi giydirmek zorunda kalmaktan hiç hoşlanmıyorum. Hoşlanmamanın da ötesinde, A-ŞI-RI üşeniyorum, hele de iki tane olunca. İşte bu yüzdendir ki normalde enerjilerini atsınlar diye onları da yanımda sürükleyecekken ekmek almaya tek başıma gidiyorum.

***

Anneler ikiye ayrılır.

  1. Çocukla çocuk olmayı becerip de onlarla kuduranlar
  2. Onlarla hoplayıp zıplamak yerine kitap okumayı, puzzle yapmayı, resim çizmeyi tercih ederek “sakin takılmaya” çalışanlar.

Ben ikinci gruba giriyorum. Dün Deniz bu resmi çizdi. Derin’le parkta oynuyorlarmış.

***

Anneler ikiye ayrılır:

  1. Çocuğuna kışın atlet giydirme ihtiyacı hissetmeyenler (ki imrendiğim grup budur)
  2. İçine atlet, uyanınca da üstüne yelek giydirenler.

Ben ikinci gruba dahilim.

Bakıyorum da, anne olarak uyguladıklarımın çoğu kendi annemden devşirme. Dün akşam, Doğan çocukları yıkarken, ben banyodan çıktıklarında sıcak sıcak giysinler diye pijamalarını kaloriferlerin üzerine dizerken buldum kendimi. Annem hep öyle yapardı, çok iyi hatırlıyorum. Bayılırdım o sıcak pijamaları üzerime geçirmeye.

Kışın, buz gibi yatağa girdiğimde annem ısıtırdı bizi. Elleriyle ovalardı vücudumuzu yorganın üzerinden, ısınıverirdik. Şimdi havalar soğudu ya, bir baktım ben de aynısını yapıyorum Deniz’e. Hatta geçen gün girer girmez “Anne, ayaklarımı ısıtır mısın?” dedi bana. Onu ısıtırken bir yandan da benim içim ısındı.

Evet, belki birçok konuda anneler ikiye -ya da beşe, ve hatta yirmi beşe!- ayrılır, ama sanırım hepimizi birleştiren bir şey var ki o da annelerimize ne çok benzediğimiz.

Çocuk yetiştirmenin en güzel yanlarından biri de bu sanırım. Bir yandan annelik yaparken, bir yandan da annemizin bize yaptıklarını hatırlayıp çocukluğumuza dönmek…

36 yorum

  1. Günaydın,
    Sıcacık yazını okudum şimdi çalışmaya başlayabilirim, sabah rutini oldu yazını okuduktan sonra işe koyulmak 🙂

  2. Biz de kışın banyodan sonra giyeceklerini kaloriferin üzerinde ısıtıyoruz 🙂

  3. neslihankocak

    Gercekten sıcacık bir yazı, cok güzel olmus. Ben de yelekcilerdenim, hatta anneme yenilerini örme siparisi verdim 🙂 Ama ilk maddede ilk gruptanım. Kötü hava yoktur, kötü kıyafet vardır 🙂 Hatta dün aksam 7.30’da rüzgar kıyamet yagmur demeden yeni aldıgımız yagmur cizmelerini giyip sularda oynasın diye 5 kat kıyafetin üstüne bahceye indik, neden atkı almadım diye hayıflandım tabi 🙂

  4. Ya da annemizin neden öyle yapıp-yapmadığını düşünüp hüzünlenmek… Çoğu zaman ve yazık ki kötü anne performansı sonrası dönüp selam veriyorum: ‘ merhaba … bey ve … hanım ‘ diye:( İyi bir model de almışımdır mutlaka ama yaptığım hatalar, verdiğim olumsuz tepkiler… İşte onlar için ne yapmalı bilemiyorum. Kötü haber tez ulaşır gibi kötü model de ciddi bir miras nesilden nesile geçen sanki:(

    • Öyle bir gerçek de var, ve fakat bu yazının romantizmini bozacağından hiç girmedim. Bilahare ele alacağım 🙂

      • Niyeyse pek sitemkârım bu ara:) Kusura bakma yazının içeriğinden uzak, bir cümleye odaklı bir paylaşım oldu benimkisi, romantizmi bozdu:) Soğuk havalarda – rüzgar yoksa! – gönderen ve lahana gibi giydirenler cinsinden, kaloriferde giyisilerini ısıtan ve imrendiğin o gruptan olmayan bir anneyim:) Fanila ve uyanınca üzerlerine bir yelek olmalı! Kudururum, kavga ederim ve sessizce oynanan oyunlarda da iyiyimdir:) Sevgiyle…

  5. Kaloriferin üzerindeki giysileri görünce ne çok güldüm:)) Ben de havalar soğur soğumaz giydireceğim ne varsa dolduruyorum kaloriferin üzerine.Atlet giydirmemeyi ise düşünemiyorum;hatta artık termalleri giydiryorum.Sokağa çıkmak konusunda ayrı düştük;mutlaka her gün ve de en soğuk havalarda bile.

    Anneme benziyor muyum bilemiyorum;ama geçmişe dönüp düşündüğümde ne kadar doğru şeyler yapıyorlarmış ve ben bunları anne olmadan önce görememişim diyorum.

  6. “Bir yandan annelik yaparken, bir yandan da annemizin bize yaptıklarını hatırlayıp çocukluğumuza dönmek…”
    Ben de aynı hisse kapılıyorum zaman zaman.Annem de böyle yapardı bana diyorum.
    Aslında küçükken annemizden gördüklerimiz biz farkında olmadan bizi anneliğe hazırlıyor,.Annemiz bizi büyütürken biz de bilinçaltımıza annelik birikimi yapıyoruz ,gözlemlerimizle ya da yaşadıklarımızla..

  7. irem eryüksel

    Ben de yelek ,hırka ne bulursa giydiren ve de üşütecek diye dışarı çıkarmayan tiplerdenim sanırım:)

  8. uyku sonrası mutlaka ama mutlaka yelek evet ama dışarı çıkmadan duramıyoruz biz 🙂

  9. Ben şu yelek olayını anlayamıyorum bir türlü. Ne kadar yelek geldiyse hepsini verdim birilerine. Eskiden evler sobalıymış o yüzden giydirilirmiş, ama şimdi evin her yeri aynı sıcaklıkta, zaten 23 dereceden aşağı düşmüyor. Gerçekten ne düşünerek giydiriyorsunuz merak ediyorum.

    • Ben kendimi düşünerek hareket ediyorum. Bütün gece sıcacık yorganın altında yattıktan sonra sabah yataktan çıktığımda illa ki üşürüm, üzerime bir şey almak isterim. O bir şey de genelde sabahlık olur, ama çocuklara sabahlık giydirmek pek pratik bir çözüm değil. Yelek illa ki üstlerinde kalıyor.

      Genellikle ev biraz daha ısınınca (gece kombinin ısısını da düşürüyoruz) çıkarıyorum. Ama kendim giyme ihtiyacı hissediyorsam -ve o an koşup oynamıyorlarsa- elleri, burunları soğuksa onlara da giydiriyorum.

      • Ben uyanınca üzerime bir şey giyme ihtiyacı hissetmem. Zaten bütün kışı kısa kollu t shirtle geçiririm. Evin içi 23-24 derecedir. Kombiyi en düşük ayarda gece gündüz yakarım. Kişi kendinden bilir işi durumu oluyor heralde 🙂

  10. 1)Hava ne olursa olsun dışarı çıkanlardanız tabii üşenmediğimiz sürece!!! Gerçekten çok sıkıcı lahana gibi giyinmek. Bir de giyinmekten nefret eden bir Defne’m var ki iyice işkence oluyor:(
    2)Ben oldum olası bütün çocuklarla kudurmuşumdur, sakin takıldığımızda oluyor ama nadiren…
    3)Uyanınca yelek giydiririm, çünkü kendime de aynısını yapıyorum. Kısacası kendime uygulamadıklarımı Defne’ye yapmıyorum, çocuktur üşür diye düşünmüyorum zira onlar bize göre çok daha kıpırdak…

    Anneyle ilgili eleştirilen eleştirilmeyen her şeyi, bir bir yaşıyor insan yaşını aldıkça. İnsanın suratına da tuhaf bir ufak gülücük oturuyor sanki:) Özellikle de zamanında eleştirilmiş şeyi yaparken…

    • çok ilginç benim defnem de giyinmekten nefret ediyor sanırım isim benzerliği bu olsa gerek:)))

  11. ben de ikinciyim 🙂

  12. Antalya’da yasamanın avantajıyla her kosulda ne olursa olsun dısarı diyorum…
    yorgun degilsem kuduran ama cogunlukla sakin aktiviteleri sevenim
    sabah asya izin verirse yelek ve corap giydiririm. Malum klimayla ısınıyoruz her oda aynı ısıda olmuyor .. ama cok da katı yelekci degilim…
    Asya kalın giymeyisevmiyor cok da terleyen bir cocuk …kısları cok nadir kazak giyiyoruz. Haa bu arada antalyanın kısı cok feci olur onu da söyleyeyim. Güneşe denize aldanmayalım…ama tabi kısa sürüyor 🙂
    sevgiler
    yine cok guzel yazmıssınız cok eglendim okurken

    • Aynen, Mersin de öyledir. Kışları Mersin’de İstanbul’dakinden daha çok üşüdüğümü bilirim, insanın içine işler nemli soğuğu.

  13. Hem annelerimiz, hem biz aşırı benziyoruz birbirimize..Memleketimin havasından, suyundan mı acaba?
    Aynılarını annem yapardı, şimdi de ben yapıyorum:)

  14. Bende de feci bir istek dogdu giysileri radyatorun uzerine koymak icin seni gorunce 🙂 Ama evimiz yerden isitmali ve radyator yok. Ayrica 26 derecenin altina dusmuyor ama ben de sicaga alisirsa disarda kesin usur diye cikaramiyorum bu sefer. Oysa kirmizi yanakli Alman cocuklari gibi buyutecektim ben cocugumu 🙁

    • 26 çok fazla değil mi Ayça? 18-22 arası ideal ısı diyorlar.

      • Sorma hem de cok sicak. Bir ayar yaparak 24e dusurduk ama gerisini bebegin olmadigi odalarda cam acarak halledecegiz sanirim tum kis 🙁 Kombili evlerde ozgurlugunuzun tadini cikarin…

  15. 🙂 Her türlü havaya alıştırmalı çocuğu diye düşünüyorum ve çıkarıyorum dışarı. Ezgiyi giydirmek sorun değilde kendim giyinmek istemiyorum nedense pek üşeniyorum :))
    Uyanınca yelek giydiriyorum. Evde kalorifer olduğu için heryer aynı olsada sıcacık battaniyenin veya yorganın altından çıkınca üşüyorum ve kızımda üşür diye giydiriyorum.
    Hala alttan çıtçıtlı body giydirdiğim için atlet giydiremiyorum tabi 🙂
    Kıyafetleri petek üzerine koyma fikri çok hoşuma gitti, bende deniycem.
    Teşekkürler Elif 🙂

  16. tuğba yıldız

    ”Yeleksiz kalkmam abi” .. Çıtçıtlı badi tercihim.bel acılması olmadıgı için. şu havalara bi türlü alışamadık.Birden değişiveriyor.HAsta olucak korkusu içimden çıkmıyor.ama yinede çıkıyoruz..

  17. Attaaa diye diye dış kapının önünde nöbet tutan 14 aylık oğlum anası gibi gezente oldu. hava şartları etkilemiyor, ana-oğul geziyoruz..
    Oyun konusunda kuduruk oğlumu babasına devrediyorum. : )
    Evimiz sobalı, her daim yeleklerimiz hazır. Eee ben de örgü örmeyi çok seviyorum. şimdilik halimizden memnunuz bakalım..
    Keyifli bir yazıydı gercekten..
    sevgiler.

  18. Elif Hanım, eşimle en büyük kavga nedenimize parmak bastınız. Aşırı derecede allerjik olan oğlum (geçen sene geçirdiği bütün hastalıklar bronşite çevirdi, 1 gece hastanede bile yattık, o derece sıkışmıştı) için bütün doktorlar çok giydirmeyin, uyuduğu ortam serin olsun, sıcak hava daha çok tıkar diyor.
    Gel gör ki, eşim de sıcak manyağı bir insan, çorapsız uyuyamaz, atletsiz yaşayamaz, o derece giyinir. Benim atlet, parmak arası terlikle çıktığım gezmeye uzun kollu bluz ve spor ayakkabı vb. giyer. Bir türlü doktorlara inanmıyor, ben üşüyorsan kesin minicik çocuk da üşüyordur diye açtıkça açıyor kaloriferi, kışın evi havalandırmıyor vb. En son dün akşam büyük tartışmalar sonucu kombiyi kısabildim, Ömer’in odasının derecesi ona rağmen 23’dü.
    Ben uyanınca yelek giydirmem, zaten üşümeyen bir çocuk hep yanıyor. Evimiz de yalıtımlı bir ev, çok soğuk olmuyor. Kendim çıplak ayak dolaştığım için, Ömer çorabını çıkarınca da endişelenmem. Gece uyku tulumu, battaniye vb.den nefret ettiği için sadece yün yelek giydiriyoruz, o da uyanınca hemen çıkıyor.
    Atlayıp zıplayan bir anne olmak içimde kalan bir arzu, maalesef yapım gereği maksimum kovalamaca oynuyoruz. Onu da babasıyla yapsın artık. 🙂

  19. sinem şamlı

    Elif hanım bu yazıyla bana nostalji yaşattınız.Ben küçükken annem benim ayaklarımı karnının içine sokup ısıtırdı.Geçenlerde ben de oğluma aynı şeyi yaparken buldum kendimi.

  20. Bende hep ikincilerdenim 🙂

  21. Ben ne olursa olsun dışarı çıkaranlardanım. Çok tepki de alıyorum bu konuda.
    http://plazadananne.blogspot.com/

  22. süper süper süper bir yazı olmuş ben de seninle aynı gruptayım aslında insanlar 1.çocukta daha hassas 2.de daha rahat davranıyor diye biliyorum bunu sana sormak lazım elif? ben henüz 1.yi büyütmekle meşgulüm….

  23. Tuba bozacioglu

    Cok guzel bir yazi olmus:) kendimi buldum:))

  24. Merakımı mazur görün; Erenim yarı sürünür yarı emekler vaziyette şu sıralar. Bütün bedeni yerlerde. SEvgili bakıcı teyzemiz bir alt bir de body giydirdikten sonra bir de tulum giydiriyor. Yani iki kat oluyor her şeyiyle çocuk. Bir de diyorki kilotlu çorap alırsam body ve onu giydirip üstüne giydirecekmiş, böylece alt kısmı topalanmayacakmış. Sizler nasıl giydirmiştiniz bu hallerde iken? Alt kısmı da mı iki kat gerekli cidden?

    • Ezgicim dışarı çıkarken bile saydığınız kadar çok giyinmiyor. Evin içinde gerek yok bence. Sobalı bir evde veya birinci katta oturuyorsanız ve alt katınız boşsa birşey diyemem tabi.

  25. sevdiklerinden cok uzakta...

    uzerlerini ka kat giydirmek, aman usur hasta olur diye disari cikaramamak ve saydiginiz daha bir dolu sey aslinda bunlar turk annelerinin genlerinde bulunan ve nerde olurlarsa olsun degismeyecek niteliklerinden biridir diye dusunuyorum:))))))

  26. Yazi cok guzel 🙂 ve kesinlikle bunlar Turk annelerinin genlerinde var. Iskocya`da yasayan biri olarak surekli cocuklara bakiyorum anneler inanilmaz rahatlar belki de oyle gordukleri icin; ozellikle cocuklari dogumdan hemen sonra disari cikardiklari dusunulurse boyle yapmalari dogal diyorum; tabicocuklu olanlarin en az uc ya da daha fazla cocugu oldugu dusunulurse… Acaba biz mi abartiyoruz diye dusunuyorum tabi ki kendimi degistiremiyorum. Hemen hergun ben de su an 16 aylik olan oglumu disari cikariyorum, bunda havanin cok temiz olmasi etken olsa da soguk olmasi nedeniyle kalin giydiriyorum, sonra bir bakiyorum cocuklar uzun kollu bir tshirtle geziyor ve inanamiyorum. Sanirim herseye cok bastan alistirmak gerekiyor ama insan gordugunu ve hissettigini uyguluyor yani kendi usuyorsa cocugunu da giydiriyor sonuc olarak annelerimize benziyoruz bunun guzel taraflari var ve istesek de degisemiyoruz….