44 Yorum

Korkunç çemberi nasıl kıracağız?

Sabah gazetesi yazarı Haşmet Babaoğlu, dünkü “Çocuklarımıza karşı fedakarlık, başkalarına karşı hoyratlık!” yazısında birçok anne-babanın derdini anlatmış:

Bir arkadaşım kızını özel bir anaokuluna yazdırmaya kalktı.
Hem kendisinin hem de kocasının aylık gelirleri gayet iyi olmasına karşın istenen ücretleri görünce şaşkınlıktan küçük dilini yuttu.
Çünkü bazı okullar bir otomobil parası istiyorlardı. En ucuzları bile hiç “ucuz” değildi.
Hemen hepsine ön kayıt yaptırmak için dahi binlerce lira yatırmak gerekiyordu.
Hani özel mözel, nihayetinde bildiğimiz kreş ortamına “vallahi, billahi burada eğitim yapılıyor” havası katılmış yerlerden söz ediyoruz!

***

Başka bir arkadaşımın da oğlu geçen yıl devlet okulunda ilköğretime başlamıştı.
Fakat o okuldaki öğretmenler “Çocuğunuzun öğrenme problemleri var; ne yalan söyleyeyim, bir özel okulda onunla daha iyi ilgilenirler!” deyince işin rengi değişiverdi.
Anne baba gerekirse taş yer, para pul evlada harcanırdı ya, bizimki de derhal özel okula kayıt yaptırdı.
Çok “sıradan” bir okul için 15 bin TL ödeyecek her yıl. Geceleri uykusu kaçıyor arkadaşımın. Öyle ya, bunun gelecek yılları, lisesi, şusu, busu var daha…

***

Bazılarınız diyecek ki, “Bu çocuklar analarının karnından özel okullu mu doğuyor? Devlet okullarına gitsinler!”
Doğru ama…
Zurnanın zırt dediği yer de tam orada!
Çocuklar özel okullu doğmuyor elbette. Ama her çocuk anne babasının gözünde “özel!”
Gayet mütevazı gelirleri olan anne babaları
hem popüler kültür hem de sistem özel okullara yönlendiriyor.
İyi eğitim” kisvesi altında girilen yoldan çıkan sonuç ne peki?
Bu yazıyı işte o yalın ve çırılçıplak gerçek üzerine küçük bir not düşmek için yazıyorum.

***

Yeter ki, çocuklar iyi olsun!
Tamam ama…
Bunun bedeli şu mu? Artık taksite bağlanmış ve mali kriz endişesine kurban gitmiş bir hayatın aktörleri olarak anne baba!
Çocuklarına karşı müşfikler! Ama artık başka herkese ve her şeye karşı hoyratlar!
Korkuyorlar çünkü…
Ya “onca darlık içinde yatırım yaptığımız hedefe ulaşamazsak” diye korkuyorlar!
Benciller artık.
Kendi çocuklarını “Einstein“, öteki çocukları ya “aptal“, ya “numaracı” sanıyorlar.
Diğer anne babalarla çocukları üzerinden rekabet ediyorlar; başarılı yoksul çocuklara duydukları öfkeyi sahte gülümsemelerinin ardında zor saklıyorlar.
Yani…
Hepsi iyi anne baba ama “iyi insan” olmaları gitgide güçleşiyor!
Son sözüm şu…
Bu korkunç çemberi bir yerinden kırmalıyız!
Nasıl?
Bilen var mı?

Benim önerim: Çocuklarımızı devlet okuluna göndermeliyiz.

Bilmiyorum ben yapabilecek miyim, yoksa zamanı geldiğinde ben de sisteme karşı ezilip, çocuğuma kıyamayarak onu “gücümün yettiğince” bir özel okula mı göndereceğim?

Ama Babaoğlu’nun bahsettiği çemberi ancak birlikte hareket ederek kırarız gibi geliyor. Ah, bir organize olabilsek…

44 yorum

  1. oyumu kesinlikle devlet okulundan yana kullanıyorum.Özel okullarda yarış atı gibi yetiştiriliyorlar. Tamam, çok iyi bir eğitim veriliyor olabilir devlet okuluyla kıyaslandığında ama mesele öğrencinin kendisinde. Ben de devlet okulunda 55 kişilik sınıfta okudum. ortaokul yıllarına geldiğimizde branş öğretmeni kıtlığından matematik hocası trafik dersine, coğrafyacı müzik dersine girerdi. Ama bu Türkiye’nin en iyi üniversitesinden mezun olmama engel olmadı. Bunun yanında özel okullarda okuyup da hiçbir yere giremeyen öğrenci de mevcut. İş öğrenci-veli işbirliğinde bence.

  2. Ne yazık ki ben de o kısır döngünün içine giren annelerdenim. Daha 8 aylıktı okula ön kayıt yaptırdığımda! Şimdi anaokula gidiyor. Bazen düşünüyorum lise bitinceye kadar yapacağımız ödemeleri bir kenara koysak ve hayata atıldığında bir sermayesi olsa daha mı iyi diye. Okul hayatının sonuna kadar nerdeyse iki ev parası ödeyeceğiz. Onun yerine iki ev alsak ve kiraları ile hayatını kursa belkide daha hayırlısı olacak. Peki bunun sonrası ne olacak? Oğlumda mı çocuğunu okutmak için aynı kısır döngünün içine girecek.
    Uluslararası bir şirkette yönetici olarak çalışıyorum ve işe eleman alırken ne mezun olduğu okula bakıyorum ne de nerede oturduğuna (ne yazık ki bunu yapan yöneticiler var). Önemli olan kendini ifade etmesi, sorulan soruya cevap vermesi, stresi yönetebilmesi ve yaratıcı olması. Peki bu gönderdiğimiz özel okulların hepsi çocuklarımıza bu yetileri verebilecekler mi? Ya da devlet okullarında bu yetiler öğretiliyor mu? Bunun cevabını öğrendiğim zaman sanırım rahat uyku uyuyacağım.
    Sabah sabah Güzin Abla’ya yazar gibi yazdım 🙂 Sağolan Elif’cim. Bu konuda içimi dökmeye ihtiyacım varmış 🙂

  3. Ortayi ozelde okudum ve lisede devlete gectim:) Ikisi arasindaki farki cok iyi gordum. Olay her ikisinde de ogretmende bitiyor. Elif, sana katiliyorum. Sevgiler.

  4. Ben de mesai saatleri uzun olan her anne gibi özel kreş ve anaokuluna göndermek zorunda kaldım oğlumu. Gerçekten sağılacak inek gibi görülüyordum okul yönetimi tarafından, zaten çok pahalı olan okulun yan ödemelerini hiç söylemeyeceğim bile. Sadece haftada 1 saat santranç dersine 250 tl verdiğimi söyleyeyim gerisini siz anlayın….
    Tabiki anne baba olunca herşey çocuğum için diyorsunuz, yeri geliyor kendini harcamalarınızı kısıyor ama o mutlu olsun, iyi eğitim alsın diyorsunuz. Ama bu öyle bir çember ki; gerçekten kırması çok zor. Takılıp kalıyorsunuz bu çarka……….

  5. Bu yazıda beni çok üzen bir cümle var:”Çocuğunuzda öğrenme problemleri var,bir özel okulda onunla dahi iyi ilgilenirler” Şimdi bu cümle ne anlama geliyor? Bie eğitim kurumu ne çeşit bir yetersizlik içinde olabilir ki ,böyle bir cümle sarfedebilir?
    Aslına bakarsanız biraz problemi olan çocuklara bütün kurumların kapıları kapalı.Yaklaşım, onu kazanmaya yönelik olmaktan çok uzak. Ergenlik problemleri nedeniyle ve biraz da bu süreci şiddetli yaşayan arkadaşımın oğlunu,adını çokça duyduğumuz,o pırıltılı özel okullardan biri resmen attı.
    Peki ya anaokulları: Yine o pırıltılı okulların tanıtım broşürlerinde “fiziksel ,gelişimsel ve ruhsal hhb. sağlık sorunu bulunmayan bütün çocuklara hizmet vermekteyiz” yazılı.
    Böyle şeyleri duydukça içim acıyor.O anne babaların içinde bulundukları durumu ben de derinden hissediyorum.

  6. Açıkçası bende devlet okuluna göndermeyi istiyorum iki çocuğumu da. Şu an oğlum eşimin çalıştığı kurumun kreşine gidiyor. çok da memnunum. özel okulların kreşini düşünmedim bile. Ben ve kardeşim devlet okullarından mezunuz. Yaşadığımız şehirlerde özel okullar vardı. Ama ailemiz bizim için buraları bir alternatif olarak düşünmedi. İlkokul sonrası Anadolu Lisesini kazandık. Kazanamasaydık da yine de devlet okuluna gideceğimize eminim.
    Açıkçası çevremdeki özel okul mezunu arkadaşlarımdan devlet üniversitesini kazananların sayısı o kadar az ki. Zaten üniversitede de özele gidecekse, taaa en başından niye o kadar para harcayayım? her ay okul parasının yarısını kenara koysam üniversite zamanı yurtdışında bile okuturum çocuğumu. Sadece eğitim açısından değil, hayatta her şarttan insanla tanışmasını istiyorum çocuklarımın. Varlığı, yokuluğu; kendilerinden çok daha iyi durumda olanı da, daha zor durumda olanı da tanısınlar istiyorum. X marka cep telefonu için bana mızmızlanmadan önce, cep telefonunun kendisi için hayal olan çocukları da görmesini istiyorum. Sınıfındaki ekonomik sıkıntı çeken arkadaşlarına yardım etme bilinci oluşsun istiyorum. Biz ilkokuldayken annesi ölmüş, babası da gündelik işler yapan bir çocuk vardı. Harçlıklarımızı biriktirip ona doğum günü yapıp, güzel bir kıyafet almıştık mesela. bunun gibi çokça yardımlaşma olmuştu. Çünkü ihtiyaç sahibi çocuklarda vardı aramızda. Ama özel okullarda en zor durumdaki aile bile asla yardıma muhtaç durumda olmayacak. Çocuklarımın dünyasının markalar, telefonlar, arabalar içinde varolmasını istemiyorum. Bu nedenle de özel okula karşıyım.

  7. ne bekliyoruz bi grup kuralım bide kısa sıkmayan bildirgemiz olsun buda ortak öneri ve tezlerimizden oluşsun.neden devlet okulları daha iyileşmesin neden biz bunun için üstümüze düşeni yapmayalım ki paraysa para emekse emek veremezmiyiz ben veririm.gücüm yettiğince. milli eğitim bakanının ilgilenmeyeceğini sanmıyorum yada öyle düşünmek istiyorum.yaptık yada denendikde olmadı deriz en kötü ihtimalle..

    • kesinlikle destekliyorum.

    • sonuna kadar size katılıyorum . tek çocuğum var ben mühendisim , babası finans sektöründe maddi durumumuzda fena değil . ama ilerde ilkokuldan itibaren özel okula göndermek düşüncesi bizi daha yıllar öncesinden korkutuyor.

    • Mezun olduğum Anadolu Lisesi’nde 3-4 yıl kayıt işlemlerinde yer aldım. O özel okullara milyarlar ödeyen insanlar devlet lisesine 5 kuruş vermek istemiyorlardı. Ben okulun mezunuyum, dernek üyesiyim (sene boyunca beni her an bulabilirler), okulun gelir gider defterini önlerine koyuyorum “Bana ne, devlet ödemek zorunda” diyorlar. İnsanlarda bu anlayış, bizde de bu nüfuz varken devlet okulları toparlanamaz.

  8. Biz de eşimle senin gibi düşünüyoruz.. Ama daha doğmadı bile bıdığımız.. inşallah doğup da büyüdüğünde okul takıntılı, özel okul diye direten bir çift olmayız..

  9. “Terspabuçlar” ‘ a katılıyorum. Hatta diyorum ki örgütlenirken de semtlere göre ayrılalım. En azından herkes yakınlarındaki anneleri / babaları tanıyor olsun, bir kısım o semt veya yakınlarındaki devlet okullarını araştırırken, bir kısım da durumu iyileştirme, gerekirse bakanlıkla ihtiyaçlar doğrultusunda yazışma, gerekirse medya ayağını kullanma veya veliler ile hemfikir olunan konularda okul aile birliği / yönetimi ile görüşmeye gitsin. Şu anda fikren desteklemesem de; devletimizde iktidarda olan partinin yıllardır ” mahallelerdeki örgütlenme ” ve ” mahallelerdeki ihtiyaç sahiplerini ancak o mahallelerdeki sakinler bilir ve belirler ” felsefesini benimseyerek ne kadar büyüdüğünü ve yadsınamaz başarılar elde ettiğini düşünürsek bence bu işin yolu da budur. İşte o zaman devlet okullarında hatrı sayılır bir ilerleme kaydedilir. ( hem müfredat, hem öğretmen kalitesi, hem de okulun teknik özellikleri açısından ) Çünkü velilerin eli okulun üzerinde olur…

    • Elif Ece Yürük Göksu

      Sedacım, 🙂
      Benim çocuklarımı göndermeyi “kafama taktığım” devlet okuluna bir arkadaşım kızını gönderiyor. Sınıfın fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak için maddi katkı yapabilen veliler birlik olup para toplayıp gerekli düzenlemeleri yapıyorlarmış. Örneğin çocuklar 1. sınıfta iken para toplayıp yeni sıralar almışlar. “Nasıl olsa 5 sene aynı sınıftalar, kullanırlar temiz temiz” diyerek. Bu sene sınıf öğretmenine bir laptop almışlar, sınıfta sunum vs yapabilmesi için…Bir diğer sınıf dolap yaptırmış misal…”Ama bunlar için verdiğimiz para bir sene için 400-500 TL’yi geçmedi.” dedi. Bunu bir okul yapabiliyorsa neden her okul yapamasın? Bana hiç de mantıksız gelmiyor. Kaldı ki aynı arkadaşımın kızı anasınıfını çoook bilindik bir özel okulda okudu; “Kızım kesinlikle şuan daha iyi bir eğitim alıyor.” diyor. Buyur burdan yak… 🙂
      “Yes we caaannn!” diye bağırasım geldi vallahi billahi!!! 🙂
      Ece

  10. Mesela Anakara/Eryaman’da bir ilköğreteim okulu var. Arkadaşım orada öğretmenlik yapıyor. Velilerin ilgisind eo kadar çok memnunlar ki. Okula bir teknoloji sınıfı yaptırmış veliler. Para toplayıp sıraları değiştrimişler. Dışarıdan farkı dallarda öğretmen getiriyorlarmış. Çocuklar hem spor hem müzik alanında farklı faaliyelerde bulunuyorlarmış. (ritmik jimnastik, keman, piyano gibi) Demek ki bunu başarabilen veliler ve okullar var. Kesinlike böyle bir platform oluşturulmalı.

    • Merhaba Eryamanda hangi okul acaba bahsettiginiz benim oglum su anda ozel bir anasınıfında ama seneye devlet okuluna gondermek istiyorum.Esim ozel okuldan yana ama ben oglumun boyle fiziki sartlarını velilerin destekleyebilecegi bir devlet okulunun okumasını daha cok istiyorum….

  11. irem eryüksel

    Ceren 13 aylık ama ben şimdiden kreş,okul ,nasıl olacak diye strese girdim.Geçen gün bir oyun grubunun 45 dklık deneme dersi için 50 tl istediler.Bilemiyorum..Karamsar olmak istemiyorum ama iyimser de bakamıyorum açıkçası

  12. Elif Ece Yürük Göksu

    Sevgili Elif,
    Daha ilk bebeğim ana rahmine düşmeden eşimin en çok tasalandığı konuydu bu!”Çocuğu hangi okula vereceğiz?” Bütün özel okullara bakıldı, fiyatlar incelendi, benim “Ben çocuğumu özel okula göndermeyeceğim!” diye üstüne basa basa söylememe rağmen! Elbette yavrularımız hepimiz için biricik, elbette çok değerliler; ama şunu bil ki devlet okuluna giden çocuklar anne babalarının gözünde özel okulda okuyan çocukların anne babalarının verdiği değerden daha az bir değere sahip değiller!
    Daha geçen hafta arkadaşlarla sohbet ederken, bir çift dedi ki; “Biz para biriktirmeye başladık. Hesapladık yaklaşık 80.000 TL’ye ihtiyacımız var.” Bu söyledikleri mebla bir senelik, anaokulu…Çünkü çocuğu göndermeyi kafalarına koydukları okulun ücreti, bu rakamın yarısı!!! Servismiş, yemekmiş, ihtiyaçlarmış, kaba bir hesapla bu meblaya ulaşmışlar. Vallahi kulaklarıma inanamadım. Ya bende bir gariplik var, ya da karşımdaki insanlarda! Çalıştığım kurumdaki insanların %50’si o koleje gönderiyor çocuklarını…,Ordan mezun olanların %90’ı da güzel ülkemin güzide özel üniversitelerine girip okuyorlar. E mantık neresinde bu işin???
    Daha önce söylenildiği gibi, alırım bu parayı koyarım bankaya, devlet üniversitelerine giremezse, gider bi özel üniversiteye kaydını yaptırırım. Bu kadar…
    Ohh yazdım rahatladım!!!
    Ece

  13. Can alıcı cümle şuydu benim için: “Hepsi iyi anne baba ama “iyi insan” olmaları gitgide güçleşiyor!”. Gerçekten öyle. Kendimize bir bakalım, çocuğumuz için “herşeyi” yaparım, önemli olan “benim çocuğum” durumu hepimizin içinde var maalesef. En iyi eğitimi o alsın, en fazla dili o bilsin, en erken o konuşsun, en iyi o keman çalsın. Okul meselesindeki motivasyonumuzun kaynağı da bu gibi geliyor. Haşmet Babaoğlu çok güzel bir noktaya değinmiş. Kafamda bir ampul yanmış gibi oldu :). Farkında olup, çemberi kıralım. Organize olmadan önce, kendimize bir bakalım derim.

  14. Ömer doğmadan önce bile sürekli düşünüp üzüldüğüm, ne yapacağımı bilemediğim bir konu bu. Gerçi üzülmeme de pek gerek yok, çünkü kesinlikle senede 40-50 Bin TL verebilecek bir durumum yok. Ben de devlet okullarında okudum, ilkokuldan sonra iyi bir anadol lisesinde okudum, ilkokuldan başlayarak hiç bir ınıfım 35 kişiyi geçmedi, hiç 3 kişi bir sırada okumadım, ama şimdi devlet okullarında sırf öğrenci sayılarını duyduğumda bile içime bir karamsarlık basıyor.

    Ancak ücretler gerçekten de astronomik, yani bir Robert’e veya Üsküdar Amerikan için herşeyinden kesip ojkutabilir, yıllarca sıkıntı çekebilirsin gibi geliyor, ama o çok bilindik zincir okullarda ekstra aktiviteler dışında muhteşem bir eğitim verildiğine de inanmıyorum. Şu anki şartlarımda bu paraları vermem mümkün de değil, o yüzden çevremdeki bir devlet okuluna verip, sürekli ilgimi üzerinden ayırmadan, özel derslerle takviyeden başka çarem yok.

    Burda en fazla üzüleceğim nokta erken yaşta ingilizce öğrenememesi olur, çünkü ingilizcenin hafta sonu gidilen kurslarla öğrenilemeyeceğine inanıyorum. O konuda da, olmadı üniversiteden sonra 1-2 yıllığına yutdışına göndeririz diye düşünüyorum.

    Çekmeköy’de oturan biri olarak, en azından çevrede oturan ve devlet okuluna göndermek isteyen potansiyel velilerle görüşerek bilgilerimizi paylaşıp, okul zamanı başladığında da ortak çalışabilirsek, en azından elimizden geleni yapmış olabiliriz.

    Canan

  15. şöyle bi bakınca meseleye, üç tane konu muhattabı çıkıyor birincisi devlet ayağı ikincisi okul yönetimi üçüncüsü ise aile ve çocuklar.okul ve ailelerle bu konu ile ilgili şikayetleri nedir ,beklentileri nedir varsa çözüm önerileri nedir konuşup görüşüp maddeler halinde devlet ayağındaki muhattablara sıralanmalı.gözdenin dediği gibi kendimize bakalım gerçekten biz napıyoruz bu sistemi tıkıyormuyuz farkında olmadan,beklentilerimiz neler,neden burnumuzun ucundaki devlet okulunu tercih etmiyoruz da maddi manevi külfetlerine rağmen özel okullara çalışıyoruz.(bunun adı nedir başka bulamadım, sölenen rakamlara bakılınca tüm kazanılan bu okullara gidiyor sanırım)
    eğitim kalitesimi ,yetersiz ilgimi,hijyen kaygısı mı,yoksa etiket takıntısı mı nedir bizi devlet okullarından uzaklaştıran?

    ben bu yaz bi devlet okuluna girdim sınıfları görmedim müsamere salonunu ve vc kısmını gördüm.uyduruk bi kürsü kirli plastik sandalyeler hadi neyse dedim asıl süpriz vc deymiş.kırık musluklar ki sanırım yıpranmadan dolayı öyleler boşa aktıklarınamı yanayım lavabolar bükülmüş demirlerin üstüne duvara monte edilmiş sağlamlığı konusunda hiç ama hiç garanti veremem onamı yanayım,bide lavobolar griden siyaha yol almış üstünde tabakalaşmış bir ikinci katman vardı şöle altlarına doğru akmışta akmış:(
    tamam benim çocuğumun okulunda bilgisayarlar teknolojik aletler olmasın aramam ama o vc ye sokamam ben çocuğumu benim için en önce gelenlerden birisi hijyen

  16. kızım eylül ayından beri bir devlet ilkögretim okulunun anasınıfına gidiyor hiç memnun değilim ayda 20 lira veriyoruz özel okulların ücretini duyunca belki çok komik ama öğretmenimiz çok yetrsiz ve ilgisiz bazen yüksek ücretli bir okula gitse nasıl olurdu diye düşünüyorum kızımın öğretmeni sabahları çocuklara asla günaydın demiyor kızımın ismini halen sınıfta soruyormuş okula göndermediğim zamanlar asla aramaz ve birgün sonra neden gelmediğini sormaz

  17. Sanırım burada daha önce de konu edilmişti bu mesele. Çözümü de çok güzeldi. Bir veli bir senelik özel okul ücretiyle (çok kazık(!) bir okulsa yarısıyla) bile o tuvaletleri yeniletebilir, hatta daha fazla veli bir olup bütün eksikleri giderebilir, denmişti.

  18. Cevabım terspabuçlar’ın yorumuna idi, yanlışlıkla genele gitmiş.

    • ehe ters pabuçlar yazdı yazdı bağlantı sorunu oldu uçtu gitti…:(

      nihal tamam öyle bişey olacakta bu dediğin şeyler bi kanun bir yönetmelik ister.nihal 3versin ters pabuçlar 5 versin blogcu annede gitsi yaptırıversin demekle olmaz.bir para toplanacaksa miktarı ne adla toplanacağı belirlenmeli bu toplanan paranın nereye nasıl harcanacağı eksiklikleri belirleme işleri kimin idaresinde olcak belrlenmeli sonra nereye ne aktarılmış bu nun denetimni kim yapacak hepsi önceden ayarlanmalı işte tamda burda benim fikrimce etkin okul aile birlikleri olmalı herşey idarecilerin insiyatifine bırakılmamalı.

      güzel ülkemde hiçbirşeyin standardı olmasada şu okullarda bi standart olmalı lavaboların şekli muslukların markası kapıların malzemesi duvar boyalarının kimyasal kalitesi ısınma sistemleri, okulların yalıtımı.atıyorum şu metrekare bir okulda şu kadar elektrik masrafı olur,yada bi okuldaki musluğun 25 yıl ömrü vardır denilebilmeli.

  19. bu içinden çıkılmaz bir konu , benim fikrim devlet okullları yeterince kalabalık bari durumu olanlar göndermesinde sınıflar biraz ferahlasın diyenlerdenim çok lakayıt bir fikir gibi gelebilir hepinize ama zaten sizde biliyorsunuz ki ne siz elif hanım nede özele gödericek durumu olanlar zaten devlet okuluna gödnermiceksiniz biliyorum bunu hemde adım gibi …………………….

    • Ne yazik ki oyle olmuyor. Amerika’da bu konuda arastirmalar var. Hali vakti yerinde olanlarin kullanmadigi tum hizmetler (sehir suyu, devlet okulu, devlet hastanesi vs.) hizla kalitesini yitiriyor. Fakir ogrenciler, fakirlerle okuyor. Seviyeleri iyice dusuyor. Aileleri egitimsiz oldugu icin’ okula ve hocalara baski yapacak, yonlendirecek veliler olmuyor. Hepimiz icin en iyisi karisik okumak. Zaten zenginlerin cocuklari devlet okulunda okumak zorunda olsaydi, devlet okullari cok daha iyi durumda olurdu.

  20. bence de kesinlikle çocuk devlet okuluna gönderilmeli. Eğer maddi olanaklar çok iyiyse, evin bütçesini özel okul giderleri zaten zorlamayacaksa tabii ki özel okula da gönderilebilir. ama çözüm aslında okul türünde değil bence. ebeveynliği iyi yapmakta. bundan kastım; önce biz okuyup araştırıp bilgilenmeliyiz. Çocuklarımızla bizzat kendimiz ilgilenmeliyiz. öğretmenin yetmediği yerde devreye biz girmeliyiz. bir matematiği gözünüzde bu kadar büyütmeyin mesela 🙂 çevrenizde illa ki üniversiteye giden, azıcık fazladan harçlığını çıkarmaya çalışan tanıdıklarınız vardır. siz yapamıyorsanız onlardan rica edin. ya da sözel dersler… inanın hiç zor değil. benim 85 yaşındaki ananem bundan çok değil 10 yıl önce beni -kendi deyimiyle “güderdi” 🙂 yani alırdı mesela tarih kitabını eline, ben çalıştığım kadar yeri ona anlatırdım. bunu benim yaşlı başlı ananem yapabiliyorsa, siz neden yapamayasınız? biz neden yapamayalım? 🙂 demek istediğim, 7-18 yaş arası çocukların öğrendiği şeyleri, biz hayli hayli öğrenip; onlara yardımcı olabiliriz. kendimiz yetemediğimiz yerdeyse daha makul çözümler üretebiliriz. sonuçta özel okul bile olsa, aynı anda en az 10 çocukla ilgilenilen bir ortamda öğrenebileceğinden daha fazlasını sizinle başarabilir. hem biz çocuklarımızı öğretmenlerinden daha iyi tanıyoruz öyle değil mi? (en azından öyle olması gerekir) :)) herkese bol şans 🙂

  21. açıkçası özel okullardaki öğretmenler de “iyi öğretmen” olamıyor. özel okulda çalışan bir çok öğretmen arkadaşım var. öğrenciye bir şeyden ötürü kızsa hemen cevabını alıyor “senin paranı biz ödüyoruz” diye. çocuğun öğretmene öğretmenin de çocuğa güveni ve saygısı kalmıyor. okul gösterisi olsa çocuğu yan rol alsa anne kapıya dikiliyor benim çocuğum neden başrol değil para ödüyoruz bu okula diye. yöneticiler öğretmenlerden insan üstü performans bekliyor. arada sahte bir ilişki oluyor. herkes parasının karşılığını almak istiyor. ama eğitim böyle bir şey değil. kendi devlet okulunda okuyan anne baba çocuğunu özel okula gönderdiğinde kafasına bir çip takılıp öyle geri gelmesini istiyor, öğretmen sözünü dinletebileceği ve ona saygı duyan bir öğrenci istiyor bulamayınca da “iyi insan”lığından ödün veriyor, yönetici para gelsin diye bakıyor. bunun yanısıra da devlet okullarında da elinde cep telefonuyla öğretmenler öğrencilerin en zavallı hallerini çekip internete veriyor…türkiyedeki eğitim sorunu benden önce de ben varken de ve şimdi de var. eğitim kalitesizliği bir devlet politikası olarak yürütüldüğü sürece bu düzen değişmez……

  22. Asla özelleşmemesi gereken iki sektör:SAĞLIK ve EĞİTİM.. Ama ne yazık ki her ikisi için de gidişat ortada. Oysa özele akıtılan paralarla ne muazzam ,tam donanımlı okul ve hastaneler yapılır.

  23. Ben üniversiteye kadar hep devlet okulunda okudum. Ortalama bir Anadolu lisesinden mezun oldum. Üniversiteyi de burslu olarak önde gelen vakıf üniversitelerinden birinden okudum. Benim gözlemlediğim şu oldu arkadaşlarımın çoğu özel okullardan geliyorlardı ve üniversitede de paralı okuyorlardı ki senelik ücretin 30bin liranın üzerinde olduğunu belirtmek gerek. Sonuçta kimse size hangi anaokulunda ya da ilkokulda okuduğunuzu sormuyor. Benim önerim gerçekten devletin yetersiz kalacağını düşünüyorsanız , çocuğunuzun kapasitesinden endişe ediyorsanız paranızı lise ve üniversite için saklayın. Ki bunun dersanesiydi özel dersiydi olduğunu unutmayın. Ayrıca çocuklarını özel okullarda okutabilecek olan ama devlet okulunda okumasını tasvip eden ve devlet okullarındaki fiziksel şartları yetersiz bulan veliler, birleşip, -birleşmeyip de yapılabilir- okula bağışta bulunabilirler.Bir teknoloji sınıfı, teknik ekipman ya da sıra, tahta, kitap vs. bağışında bulunmak bir senelik o çok popüler ve kapsamlı eğitim sunan zincir okulların bir senelik ücreti kadar tutar belki daha az. Kendi çocuklarının gelecekleri hakkında bu kadar kaygılanan ebeveynlerin, böyle bir davranışta bulunarak kaç çocuğa yardım edebileceğini düşünün.

    Haşmet Babaoğlu’na katılıyorum. Kendi çocuklarımıza gelince dünyanın en cömert, en alçakgönüllü en titiz insanları oluyoruz. Ama ben anne-baba olunca yaşadığımız çevreye, insanlara karşı sorumluluklarımızın azalacağını düşünmüyorum. Aksine kendi çocuğunuz için şartları iyileştirebiliyorsanız bir başka çocuk için neden yapamayasınız? Ben de bu yüzden velilerin birleşmesinden ve karşılarına çıkan tüm olumsuzluklara karşı bir arada kalabilmelerinden yanayım. Bu sisteme ancak böyle çomak sokulur çünkü (:

  24. Bilmiyorum ben yapabilecek miyim, yoksa zamanı geldiğinde ben de sisteme karşı ezilip, çocuğuma kıyamayarak onu “gücümün yettiğince” bir özel okula mı göndereceğim?

    Elif hanım, “kıyamayarak” dediğiniz anda kararını vermişsiniz zaten, devlet okuluna göndermek sizin kafanızda çocuğua kıymaksa belli ki özel okula gidecek sizinkiler 🙂

    • Benim “özel okula gitmeyecekler” ya da “devlet okuluna göndereceğim” gibi bir iddiam olmayıp, tam tersi, kafam çok karışık olduğu için ortaya çıkıyor bu yazılar 🙂

      Belki de o cümlede tırnak işaretine almam gereken kelime “kıyamayarak” kelimesiydi. Vurgulamak istediğim kelime oydu çünkü. Birçok insan bana “yumurta kapıya dayandığında KIYAMIYORSUN” dedi, ona gönderme yapmaya çalışmıştım.

  25. Can henüz anaokuluna gidecek kadar bile büyük değil. Ama bu yazıları okudukça, ne yalan söyleyeyim, beni bir korku sarıyor. Okul çağı geldiğinde Türkiye’de olursam ne yapacağımı düşünüyorum. Belki de sırf bu yüzden Amerika’da kalmaya devam etmeli. Belki NewYork gibi büyük şehirlerde, kapısında kuyruk olan özel okullar olabilir, ama, bizim yaşadığımız yerde (Texas) herkes kendi semtindeki okula gönderiyor. Öyle özel okul peşinde koşan veliler görmedim… Sadece yaz ayları geldiğinde zamanı boş geçirmesin diye dans kursları, karate kursları, müzik kursları falan var. Dileyen onlara gönderiyor.

  26. Merhaba
    Özel okulamı devlet okulunamı göndermeliyimden ziyade , iyi bir devlet okulunu nerede nasıl bulabilirim diye araştırmalar yaparken rastlamıştım sitenize , sizinle aynı fikirdey(di)m.Öyle bir savaş verdim ki geçtiğimiz yaz , ancak ne mümkün! Benim tüm girişimlerim başarısızlıkla sonuçlandı , kendimle çatıştım çoğu kez ve nihayetinde özel okula başladı oğlum anaokulu için.Ancak içim hala rahat değil , hala acaba biryerlerde varmıdır o bizim zamanlarımızdaki mahalle okullarından diye çimden geçmiyor değil.
    Burada kabahati kendimde de görüyorum , aman özgüveni olsun diye özgürce büyüttüğüm oğlumu , güvenliği bile olmayan bir okula nasıl bırakabilecektim ki:(…vs gibi bir dolu sebep neden oldu özel okula göndermede.Ama dediğim gibi hala içim rahat değil , oğlum mutlumu derseniz elbette mutlu ama devlette olsaydı eminim yine de mutlu olurdu , sorun sanırım kendimde ancak bununla yüzleşemedim ve savaşı kapitalizm kazandı!mücadelem devam edecek , yazdıklarınızdan ilham almaya çalışıyorum.

    saygılar

  27. Merhaba
    Özel okulamı devlet okulunamı göndermeliyimden ziyade , iyi bir devlet okulunu nerede nasıl bulabilirim diye araştırmalar yaparken rastlamıştım sitenize , sizinle aynı fikirdey(di)m.Öyle bir savaş verdim ki geçtiğimiz yaz , ancak ne mümkün! Benim tüm girişimlerim başarısızlıkla sonuçlandı , kendimle çatıştım çoğu kez ve nihayetinde özel okula başladı oğlum anaokulu için.Ancak içim hala rahat değil , hala acaba biryerlerde varmıdır o bizim zamanlarımızdaki mahalle okullarından diye çimden geçmiyor değil.
    Burada kabahati kendimde de görüyorum , aman özgüveni olsun diye özgürce büyüttüğüm oğlumu , güvenliği bile olmayan bir okula nasıl bırakabilecektim ki:(…vs gibi bir dolu sebep neden oldu özel okula göndermede.Ama dediğim gibi hala içim rahat değil , oğlum mutlumu derseniz elbette mutlu ama devlette olsaydı eminim yine de mutlu olurdu , sorun sanırım kendimde ancak bununla yüzleşemedim ve savaşı kapitalizm kazandı!mücadelem devam edecek , yazdıklarınızdan ilham almaya çalışıyorum.

    sevgiler

  28. ben okulları özel-devlet olarak değil de, iyi ya da kötü eğitim veren olarak kategorize ediyorum. gayet kötü eğitim veren sıradan özel okullar ve oldukça donanımlı köklü devlet okulları var, tabi tam tersleri de mevcut. gönül ister devletimizin bütün okulları donanımlı kültürlü çocuklar yetiştirsin, bizler de çok fazla fiziksel şartlara ve diğer imkanlara takılmadan en temel vatandaşlık hakkımızı kullanıp, çocuklarımızı bu okullara gönderelim ama bence bu eğitim kalitesiyle mümkün değil. maalesef değil… varsa da ben çevremizde bulamadım.
    geriye kalan sıradan olmayan, iyi eğitim verebileceğine inandığımız özel okullara bakmak ki bence bunların da sayısı oldukça az. bakın ücret konusuna hiç girmiyorum bile.
    toparlayayım; şahsen ben, özele karşıyım illa devlet okulu olacak diye kötü eğitim veren bir okula yollamam çocuğumu.

  29. Erdi Yeşildal

    “Çocuğunuz öğrenme problemi var.”

    Anlamıyorum. Kimse kızmasın ama bunu söyleyen öğretmen, benim gözümde öğretmen değildir. Siz daha 7 yaşındaki bir çocuktan ne beklersiniz? Test çözmesini falan mı? Ben oyun oynamasını beklerim.

    Bu söylenilen şeyin aynısı geçen sene benim kuzenim için söylendi öğretmeni tarafından ve öğretmen baktı ki kuzenim hala sınıfında, kuzenime deli muamelesi yapmaya başladı. Şimdi yine devlet okulunda fakat yepyeni bir öğretmeni var ve öğretmenini çok seviyor, bunun sayesinde de derslerine çalışıyor.

    Özel okul ise hala öğrenci olan bana göre çok gereksiz ve saçma. Bir kere ne kadar iyi eğitim olursa olsun; ” Boğaziçi’ nden mezunum. ” diyen bir insan, bütün özel okulluların önüne geçer. Artık bir kurum iş için gelenlerden devlet üni. diploması istiyor.

    Siz benden yaşça büyük teyzelerim, amcalarım, abilerim, ablalarıma tavsiyem çocuğunuza iyilik yapmak istiyorsanız özel okula göndermeyin. Bu çocuğunuza zarar vermekten başka bir şey değildir. Herkes matematik yapamayabilir, herkes fen sevmeyebilir. Çocuklarınıza “Bunu öğrenmek zorundasın.” diye dayatmalarda bulunmayın, rica ediyorum.

  30. Ben tercihimi devlet okulundan yana yaparım diye düşünüyorum… Özel okula harcayabileceğim parayı da istediğim şekilde yettiği kadarı ile çocuğumun gelişimin de kullanmak yine benim elimde. Genelleme yapmak istemiyorum ama gördüğüm kadarı ile aileler, çocuklarını özel okula verince psikolojik bir rahatlama yaşıyorlar ve sorumluluğunun yarısını halletmiş gibi hissediyorlar… Çocuğuna yatırım yapma sözü rahatsız ediyor bu yüzden beni… Aslında gerçek böyle değil. Sorumluluğumuz çok daha büyük bir insanın hayatını şekillendirmek çok daha zor bir iş. Çocuklarımıza yapabilecek bir yatırımımız varsa bu da onlara gösterebileceğimiz koşulsuz sevgidir…
    Çocuklarımıza kendi ayakları üzerinde durabileceği özgüveni ve doğru donanımı verebilirsek bu işi gerçekten aile olarak iş edinebilirsek, sorumluluğu bir okul çatısında aramazsak, bu durumu hayatın geneli çerçevesinde düşünebilirsek bizde çocuğumuz da başarılı oluruz…
    Değer yargılarımızı maddiyat eksenli koyarsak hiç bir zaman sonuçtan memnun olma ihtimali göremiyorum… Bir insanı nasıl bir bütün olarak değerlendirmemiz gerekiyorsa çocuklarımız için de bunu yapabilmeliyiz…
    Hayat ve kader bizim elimizde değil, çocuğumuzun geleceğini göremeyiz. İleride çok başarılı da olabilir olmaya da bilir… Bunun bir kriteri de yok aslında belki çok başarılı, doğru ve iyi bir insan olur ama parası olmaz.. Yada çok para kazanır, başarılı da olur ama hayatında bir denge turtamaz mutsuz bir insan olur… Yada hiç biri olmaz yine mutsuz olur…
    Benim başkış açımda hep bu yönde çocuklarımız nasıl mutlu insan yaparız? Asıl soru bu bence…Nasıl bu hayatta karşısına çıkacak olan güçlüklere dayanma ve çözüm üretme özelliği kazandırabiliriz? İnanın bu soruların cevabını bir okul çatısında bulabileceğimize inanmıyorum…
    Çok uzattım belki kusura bakmayın ama Elif çok doğru söylemiş birleşmeliyiz. Halk olarak devletin çocuklarımıza vermekle yükümlü olduğu iyi eğitimi talep etmeliyiz… Biz, yani halk bunu talep etmezse bu iş rant yapmaya devam edecek, birileri de çocuklarımız üzerinden bu paraları kazanacak…

  31. Elif başarısı hiçde fena olmayan bir Anadolu lisesinde öğretmenim, maddi durumu çok iyi olup da özel okuldan gelmiş öğrencilerimde var,yokluk icinde savaşan öğrencilerimde var, 11 yıllık tecrubeme bakarak sunu söyleyebilirim ki olay ogrencide bitiyor, Samandıra’dan,Kurtköy’ün lüks sitelerinden değilde gercek koylerinden gelen,resmen baraka gibi yerlerde yaşayan ama pırıl pırıl, aZimli ve çok akilli öğrencilerim var. Yokluk cogu zaman bu yavruları kamciliyor, bazen durumu çok iyi olan anne babaların tavırlarına tahammül edemiyorum açıkcası. Cocuklarını birer deha Zannediyorlar ama gel gör ki durum hiçde öyle değil,yanlış Anlasilmak istemem,parası olan kötü olmayan iyi değil anlatmak istediğim ama sınıf icinde bizleri en çok yoran bu tarz ogrenciler, aileler kaprisli, 2 puan notu yükselsin diye kapıda bekliyorlar,dünyada en kıymetli cocuk kendilerininki gibi davranıyorlar ama her yavrunun kıymeti aynı sadece bazıları daha şanslı doğuyorlar.
    Kendime gelince kızım 2,5 yasında, çiftehavuzlarda normal bir anaokuluna gidiyor, bu okula bile yıllık 12000 lira gibi bir rakam ödüyoruz, açıkcası yorum yapan arkadaslardan birinin yazdığı gibi iyi bir devlet okulun gonderip okulu eğitsel materyaller,fiZiki donanim gibi konularda desteklemek daha mantıklı geliyor bana. Kendim ilkokul ve ortaokulda devlet okulunda,liseyi özel okulda okudum,esim anadolu lisesi mezunu,gercekten devlet okulunda iyi egitim aldigimizi dusunuyorum,tabii biz sansliymisiz ve iyi ogretmenlere denk gelmisiz,öğretmen de çok önemli bir faktör,utanarak soyluyorum m aalesef biri
    digerinden daha iyi öğretmenler var egitim camiasının icinde,araştıracaksın ve bulacaksın yani. Yatırımını da üniversite ve sonrası için yapacaksın.iyi öğretmen,aZimli cocuk birlesince sonuc çok tatminkar oluyor.düşüncene sonuna kadar katılıyorum,anneler ve babalar iyi birer anne baba olmak yolunda çok iyiler ama bahsettigin hoyratlikda gitgide yükselişte…bu nedenle birbirine karsı son derece acımasız,kendi menfaati ugruna kirmaktan,uzmekten hiç cekinmeyen bir nesil geliyor:(

  32. esinlikle etüdlü devlet okuluna göndermek düşüncesindeyim…

  33. Özel bir okuldan burs almama rağmen devlet okulu tercih edildi benim için.Açıkçası pek pişman değilim çünkü bir çocukta öğrenme isteği olunca 50 kişilik bir sınıfta da öğrenir,ayrıca bir devlet okulu öğrencisi azıcık takviyeyle özel okul öğrencisi kadar iyi bir duruma gelebilir.

  34. devlet okullarında iyi ingilizce eğitimi başlamadığı sürece bu sorunlar devam edecektir. çocuğunu özel okula gönderenlerin en önemli gerekçesi bu maalesef…ben de çocuklarımı devlet okulundan alıp özel okula verdim. ..yabancı dilin çok erken yaşlarda verilmesi gerektiğini düşünüyorum.