8 Yorum

Bilge ve Aras’ın Hikâyesi

Aşağıdaki Pozitif Doğum Hikâyesi, İngiltere’den.

Türkiye’de Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum (SSVD) hikâyelerine çok az rastlanıyor (bkz. Doris ve Noah’nın hikâyesi). Ancak Bilge ve Aras’ın bu hikâyesi SSVD’nin doğru şartlar sağlandığında imkansız olmadığının da kanıtı…

~~

Bilge ve Aras’ın Hikâyesi
17 Ağustos 2011, Manchester – İngiltere

Ben Bilge Vickers. Adana’da doğdum. Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olup eşimin yanına, Manchester’a yerleştim. (“Yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim” demek geldi içimden birden!)

İngiltere de Avrupa’nın geri kalanı gibi normal doğum yanlısı. Keyfi sezaryen yapılmıyor; sadece gerek görülürse. Ben de her zaman “Her şeyin doğalı makbuldür” düşüncesiyle normal doğum istemiştim. Fakat bebeğimiz ters olduğu, ve ‘External cephalic version’ denen döndürme operasyonu başarısız olduğu için Haziran 2009’da Riley Sarp adında dünyalar yakışıklısı oğlum sezaryenle dünyaya geldi. Rahat geçti sezaryenim, sonrasında hareketim pek kısıtlı değildi. Eve geldiğimde de hiç yatmadım zaten, malum burada öyle 40 gün lohusalık falan yok… Eve geldim hastaneden, bulaşık yıkadım, o derece… Tek zorlandığım nokta emzirmek oldu. Göğüs uçlarım yara olmuştu, her bebek gibi benim oğlum da sürekli emmek istiyordu, ama çok şükür üstesinden geldik ve 11 ay boyunca anne sütü aldı oğlum, hiç mama takviyesine gerek kalmadan…

İkinci çocuk hep istiyorduk, ama benim niyetim Riley Sarp okula başladıktan sonra idi. (Burada 3 yaşında başlıyor çocuklar okula). Fakat Kasım 2010’da ikinci bebeğimizi beklediğimizi öğrendik. Benim istediğimden bir yıl erken de olsa, aradaki yaş farkının az olacak olması hoşumuza gidiyordu. Hem hamilelik, hem 1,5 yaşındaki Riley Sarp, hem iş, hem ev bayağı zorluyordu ama bir şekilde başa çıktım. Bebeğimiz 20 haftalıkken bir oğlumuz daha olacağını öğrendik. Burada gerek olmadıkça sadece iki kere ultrasona giriyor hamileler: bir 12 haftada, bir de 20. haftada. Onun dışında 2-3 haftada bir ebeyle görüşüyoruz sadece, kontrolleri ebeler yapıyor el yordamıyla ve kalp atışını dinleyen, “doppler” denilen cihazlarla. Ebe kontrollerinde 32. haftaya kadar bebeğin ters olduğunu söylemişlerdi, ki ben de öyle hissediyordum. Kontrole gittiğim tüm ebeler “İlk bebeğin tersse öbürleri de ters olur, görürsün bak; deneyim konuşuyor” gibisinden konuştular hep benimle…

Türkiye’de malum, bir kere sezaryen olduğunda arkası da hep sezaryen oluyor. Hamileliğim süresince iki kere Türkiye’ye gitmiştim ve oradaki kontrol olduğum bütün doktorlar da sezaryen olmamdan yanalardı, ilk sezaryenin üstünden henüz 2 yıl bile geçmemiş olduğu için. Bu bebiş de ters olduğu için kendimi sezaryen fikrine alıştırmaya başlamıştım ki bir sabah uyandığımda karnımın şekli de, bebeğin pozisyonu da farklıydı: bebeğim dönmüştü! Kontrolde ebe de döndüğünü onayladı ve “N’olur tekrar dönmesin” diye dualara başladık.

Kansızlık ve hamilelik şekerinden dolayı birkaç sorun yaşadık ama onlara girmeyeceğim. 38 haftalıkken doğum planı için hastanedeki danışman doktorumuzla görüşmeye gittiğimizde, bana eğer çok istersem sezaryen seçeneğini vereceklerini, fakat doğumun SSVD (Sezaryen Sonrası Normal Doğum –VBAC: vaginal birth after c-section) olmaması için hiçbir neden olmadığını, ve hangi kararı verirsem vereyim beni sonuna kadar destekleyeceklerini söylediler. Normal doğuma karar verdik ve beklemeye başladık. Haftalarca düzenli sancım oldu ama belli bir süre sonra ya hafifledi ya da durdu.

40 haftamızın bittiği beklenen doğum tarihi 15 Ağustos geldi geçti, bizde hala tık yoktu. 16 Ağustos günü bütün gün yine düzenli denilebilecek sancılarım oldu ama yine geçer kesin diye ne kimseye söyledim, ne de üstünde durdum. O gün gece saat 10’da 8-9 dakikada bir sancılar başladı. Biraz uyumaya çalıştım ama pek uyuyamadım sancılardan. 5 dakikada bir sancı gelmeye başladığında hastaneyi aradım ve sancılar dayanılmaz olmaya başladığında gitmemizi söylediler. Gece saat 3’te artık sancılar 2-3 dakikada bir geliyordu ve paracetamol dışında bir ağrı kesici istiyordum. Hastaneyi aradık ve yola çıktığımızı söyledik.

Hastaneye vardığımızda muayene oldum. Açıklık üç santim idi. Bizi yürüyüşe gönderdiler. Gecenin 3 buçuğunda eşim ve ben hastanenin etrafında yürüyorduk. Tabii iki dakikada bir durup sancıyı geçiriyorduk. Yürüyüşe gidip gelip, doğumhaneye de merdivenlerden çıktıktan sonra açıklık dört santim idi ve artık bizi doğumhaneye alacaklarını söylediler. İlk doğum sezaryen olduğundan ameliyat yarasının yırtılma riskine karşı sürekli monitöre bağlı kalmam gerektiğini söylediler. Bu arada sancılar da bayağı bağırtır hale gelmişti. Ebe oksijen vermişti; her sancıda ondan çekiyordum. 17 Ağustos olmuştu artık ve sabah saat 10 olmuştu ama o kadar sancıya karşın hala açıklık beş santim idi ve suyum da henüz gelmemişti. Ebe su kesemi patlattı ve sancılar daha bir sıklaştı ondan sonra.

Ben sürekli gözlerim kapalı ağlıyordum, neden bilmiyorum. Artık saat 12 olmuştu ve açıklığımız hala beş santimdi. Pitocin denilen bir seruma bağladılar, sanıyorum suni sancı dedikleri şey. Saat 1 gibi bende bir ıkınma isteği başladı. Ebeye söylediğimde vücudun sana ne diyorsa onu yap dediler ve sadece vücudumu dinledim; ki zaten o an 10 santim olmuşuz. Saat 1’de ıkınmaya başladım sanırım her gelen sancıyla ve 3-4 itmeden sonra bebeğim kollarımdaydı… 3,865 gram doğdu. İnanılmaz yoğun duyguların yaşandığı mükemmel bir deneyimdi. Anında emzirdim bebeğimi, sonra babasına verdim giydirsin diye, ve ben kalktım duşumu aldım. Saat 1’i 20 gece oğluşum doğmuştu ve biz akşam 8’de evdeydik. Her şey çok rahattı, emzirme, benim uykum, bebeğin uykusu…

Riley Sarp ve Aras Adrian

Adını Aras Adrian koyduk küçük oğlumuzun. Bu yazıyı yazdığım an itibarıyla Aras altı haftalık ve ikimiz de çok iyiyiz.

Erkek annesi olmak gerçekten çok güzelmiş. Endişelendiğim tek nokta, bir üç yıl sonra falan hepsi tuvaleti kullanır hale geldiğinde, klozetteki izleri hayal bile edemiyorum!

***

Pozitif doğum hikayeleri, kadının bedenine ve tercihlerine saygı duyan, doğumun doğallığını ve mahremiyetini dikkate alan, tıbbi müdahelelerin minimum kullanıldığı ya da gerekmedikçe kullanılmadığı doğumların paylaşıldığı hikayelerdir. Pozitif Doğum Hikayeleri hakkında buradan daha fazla bilgi alabilir, diğer hikayeleri buradan okuyabilir, paylaşmak istediğiniz bir hikayeniz varsa buradan bilgi alabilirsiniz.

8 yorum

  1. yazının sonuna güldüm=)
    ben de kızımı çeşitli sebeplerden dolayı sezartyenle doğurdum,çok ıstıyorudm normal doğumu.aslında ssvd de kafama yatıyor,ama türkıye dekı doktorlara zerre kadar güvenım yok=( normal doğum yaparken bıle en son anneyı düşünüyorlar ki,ssvd yı düşünemıyorum bıle..karşıam süper bı doktor ve hastane cıkarsa ssvd düşünürüm yoksa ııh=(
    bebegınızı güle güle büyütün=) tek derdınız klozetdekı lekeler olsun=)

  2. bende şu an ikinci oğlum bekleyen 20 haftalık bir gebeyim.benimde bazı sebeplerden dolayı sezeryan olmuştu birincisi.
    ve acaip umutlandım normal doğurmak için.olurmu ki..?
    harika görünüyor yavrularınız.güle güle büyütün inşallah:)

  3. Çok duygulandım, ağladım bile 🙁 Allah bütün annelere çocuklarını sağ salım ellerine almayı nasip etsin. Bende sezaryen oldum hatırladıkça öyle çok üzüluyorum ki 🙁 ama allahdan oğlum sağlıklı buna çok şükrediyorum Oğlum doğum kanalına inmemişti son ana kadar bekledik ama olmadı ne yazık kı Doğum hikayenizi okudukdan sonra inş 2ciye normal doğum olur die dua ettim

  4. Çok güzel bir doğum hikayesi, yüreklendirici de… 🙂 Allah bağışlasın…
    Ben kızımı 4,5 sene önce sezaryen ile dünyaya getirdim. Normal doğum için oldukça kararlıydım, sağolsun doktorum da öyleydi. Bekledik biz de…Küçük hanım 40+2’de gelmeye karar verdi. Gece başlayan sancılarımı dinledim ve “Daha değil!” diyerek sabahı ettim. Saat 05:30 gibi hastaneye gittiğimizde 6-7 dk.da bir sancım vardı. Ve sancılar arasındaki süre hızla kısalıyordu. Saat 08:30 gibi son doktor muayenemde 2 dk.da bir sancım olmasına rağmen 0,5 cm açılma olmuştu. Doktorum istersem bekleyebileceğini, ama bir teslik sezdiğini sezaryeni düşünmem gerektiğini söyledi. O odadan çıkınca Eşim “Lütfen inat etme, gel sezaryen olsun.” dedi. Kabul ettim, iyi ki de etmişim. Operasyon sırasında doktorların. “Çok istese de doğum normal olamayacaktı.” dediklerini duydum. Kızımın başı yan duruyormuş, ve bir türlü doğum kanalına girememiş. 🙁 Ben de bebeğim de çok yorulmuştuk. Zaten ben kendimi normal doğum yapacağım diye çok şartlandırdığım ve küçük bir sinir krizi geçirdiğim için, doğum olup bittikten sonra bana sakinleştirici verip uyuttular.
    Sezaryen sonrası da hiç de öyle ayaklanmam zaman almadı. Aynen ben de eve döndüğümde etrafımda fır dönen Annem ve Kayınvalideme rağmen misafirlerime pasta börek yaptım. Hiç kendimi bırakıp da yatmadım. Çok da kolay iyileştim. 🙂
    İkinci bebeğimde, sezaryen sonrası normal doğum olayını araştırdım, ama sağlık problemleri nedeniyle 9 ayı yatarak tamamladığım için, oğlum da sezaryenle dünyaya geldi. Bundan pişman mıyım? Kesinlikle hayır…
    Ha ben böyleyim ama tanıdığım hamilelere hep normal doğum tavsiye ettim, çünkü bence o sancılar dayanılmayacak sancılar değil. Annelerimiz bizi nasıl dünyaya getirmişler??? Bu şekilde moral verdiğim kuzenim – ki hamileliğin daha başından itibaren “Kesinlikle normal doğum yapmayacağım!” demesine rağmen – normal doğumla 4,200 gr bir oğlancık dünyaya getirdi.
    Herşeyin normali makbul evet ama normal olamıyorsa Sezaryene de dünyanın sonu diye bakmamak lazım. Ben aynen bu haleti ruhiyeyle ilk doğumuma girerken kriz geçirdim, kızımın doğumunu doğru dürüst hatırlamıyorum bile… 🙁
    Önemli olan annenin de bebeğin de sağlıklı olması…
    Offf çok yazdım…Kusuruma bakmayın… 🙂
    Ece

  5. merhaba. doğal doğumu sununa dek savunan ve ilk doğumunu olabildiğince müdahalesiz normal doğum yapmış çok şanslı bir anne ve bir hypnobirthing eğitmeni olarak diyebilirmki defalarca şahit olduğum bir durum SSVD. umuyorum dileyen herkes hayal ettiği doğumlarla meleklerine kavuşur. bu konuda size sonuan dek destek vereceğine emn olduğum 2 isim vericem araştırısınız dilerseniz. istanbulda DR. HAKAN ÇOKER. ankarada DR. EBRU SARAÇ.sevgiyle kalın. burcu

  6. Ben de oğlumu normal doğum ile kucağıma aldım ve herkese tavsiye ediyorum. Harika bir duyguydu 🙂 Oğullarınız muhteşem görünüyorlar , Allah nazarlarsan saklasın,ikisi de çok tatlı..Sevgiler..

  7. Yazınızı çok ilgi ile okudum ve bu yazıyı yazdığınız için teşekkür ederim. Bana çok ümit verdi. Ben de ilk doğumumu makat geliş nedeniyle sezeryanla yapmak zorunda kaldım. İkincide normal doğumu yaşayabilmeyi çok arzu ediyorum. Yazınızı okurken ağladım. Çok teşekkür ederim. Ayrıca Bende normal doğum yapmak isteyen herkese kursuna gitmiş olduğum Dr Hakan Çoker’i tavsiye ederim. Kendisi İstanbul Doğum Adasemisi’nde doğumla ilgili kurslar düzenliyor ve geçen hafta bu kursun sitesinde ‘Ters gelen bebek- kendi öyküsünü yarattı.’ başlılı bir yazı okudum. Ondan beri kendime gelemiyorum. İlgilenenler oradaki doğum hikayelerine bir göz atabilir. Makat gelişe ilk doğumda normal doğum yaptırmış, bu yakınlarda. Makat gelişler de normal doğurabilir demiyorum çünkü yazıda göreceksiniz, hızlı ve kolay ilerleyen bir rahim açılması olduğundan bahsedilmiş, ama en azından rahimin açılma durumu kontrol edilmiş. Ben de bebek dönmediği için sezeryan olacağım kesin olduğu halde, doğumun kendiliğinden başlamasını bekledim. Ameliyata inerken 5 dakika aralıklı kasılmalarım vardı. O zamana kadar bebeği döndürmek için herşeyi denedim ve bu beni çok rahatlatıyordu. Her şeyi denedim olmadı diye kendimi teselli edebiliyordum ama o yzaıyı okuyunca anladım ki herşeyi denememişim Bu da beni çok üzdü. Allah hepimize önce bebeğimizi sağlıkla kucağımıza almayı nasip etsin, sonra mümkünse normal doğumun mucizesini yaşamayı. Biraz uzun bir yorum olmuş. Afedersiniz.

  8. Çok heyecanla okudum hikayenizi. Normal doğum o kadar güzel bir olay ki anneyi resmen rahatlatıyor. Rabbim’in verdiği güzel bir nimet normal doğum. Bende maalesef kızımı sezeryanla dünyaya getirdim. 41 . haftadaydım ne sancı ne bir şey vardı dr bebek aşağıya inmiyor kemiğe takılmış sezeryanla almamız gerekiyor dedii ama ben inatla normal doğum için suni sancı verilmesini istedim.2 gün boyunca suni sancı verildi bana 2. günde sancılarım başladıı akşam 8’den sonra sıklaştıı sancılar uzadı ilk başta ara ara kısa süreli geliyordu. direndim direndim 6 cm oldu daha da dayanamadım dr. dedikleri geldi aklıma ‘doğuramazsın kemiğe takılmış’ biranda korktum beni sezeryana alın dedim ama hemşirelerde direniyor birz daha dayan diyorlar beni oyalıyorlar ama bir kere korktum hemşire sankinleştirmeye çalıştırıyor beni o zaman edipural yapı dedim ama bu seferde epidural yapacak anestizi uzmanı yokmuş. ve ben daha fazla dayanamadım ve 11:29 da bebeğimi sezeryan ile dünyaya getirdim. sezeryan yapan dr dede ki boşuna sancı çekmişsin çocuğu kemikten aldık takılmış oraya normal doğmazdı’ dedi.(sezeryanımı yapan dr benim dr’um değildi ) sezeryandan sonra her hangi bi sıkıntı yaşamadım evimde işlerimi kendim yaptım kızıma rahatlıkla baktım ama sezeryan olmak beni üzmüştü. nasip olursa bende sizin gibi 2. bebeğimi normal doğumla dünyaya ghetirmek istiyorum şuanda kızım 7 aylık ikincisi için baya zaman var ama türkiyede doğum yapacağım için şimdiden araştırmalara başladım ssvd yapan bi dr bulmak için. Allah hepimize yardımcı olsun annecikler…