6 Yorum

Sosyal medya “CAN”dır.

Ben böyle bir şey görmedim.

Aslına bakarsanız, herhalde kimse görmedi. Sosyal medya hayatımızın bir parçası geldiğinden beri yaşadığımız ilk ciddi doğal afet sanırım bu.

Dün Twitter’da AKUT’un, enkaz altından kurtardığı ilk üç kişiye Twitter sayesinde ulaştığını okudum. Bu da “Sosyal medya candır” sözüne yeni bir boyut katıyor.

Twitter kaynıyor. Facebook aynı şekilde. Hem iyi, hem kötü kaynamalar bunlar. Ancak ağırlıklı olarak iyi gidiyor sanırım. Ya da bana iyileri denk geliyor. Saat geçmiyor ki bir firma daha “Tırlarımız yola çıktı” diye yazmasın.

Şu ana kadar benim yakalayabildiklerim şöyle (linklere tıklayarak ayrıntılı bilgi alabilirsiniz):

  • Prima’nın üreticisi Procter & Gamble, bebek bezi, hijyenik ped, pil ve çamaşır suyu gönderiyor.
  • Milupa’nın üreticisi Numil, mama yardımını Kızılay üzerinden, doktorlarla koordine ederek yapıyormuş.
  • Yurtiçi Kargo, deprem bölgesine gönderimleri ücretsiz yapıyor.
  • Teknosa 1000 adet ısıtıcı gönderiyor.
  • Garanti Bankası, deprem felaketi yaşayan müşterilerinin kredi kartlarının ekstreleri ve kredi borçlarını 3 ay boyunca ertelediğini duyurdu. Deprem bölgesine yapılacak havalelerden de havale ücreti alınmayacakmış. İş Bankası’nın da benzeri bir uygulaması olduğunu duydum.
  • Deprem bölgesindeki hayvanları da unutmayan Pedigree 1 ton köpek maması, Whiskas 3 ton kedi maması gönderiyor.
  • Ülker, Filli Boya, Huggies, Kotex, HepsiBurada.com, Migros ve Koçtaş da yardım gönderen firmalar arasında.
  • Bunlar benim gözüme ilk etapta takılanlar. Sanırım çok daha fazlası var.

Bazı belediyeler gerçekten müthiş organize çalışıyor. Bunların başında İstanbul Şişli Belediyesi geliyor. Dün öğlen arkadaşım Yeşim Mutlu yardım paketimi Şişli Belediyesi’ne bıraktıktan 1 saat 15 dakika sonra Mustafa Sarıgül imzalı bir teşekkür SMS’i geldi telefonuma. Belli ki bu duruma çok önceden hazırlanmışlar. Afet masası lafta kalmamış.

Beni şu an en çok endişelendiren konu, oraya adeta akan (ya da öyle olduğu görünen) bu yardımın nasıl dağıtılacağı. Bu sabahki Twitter haberlerine göre yardımlar ulaşmaya başlamış, ancak dağıtımda keşmekeş söz konusuymuş.

Pazar günü depremden kısa bir süre sonra Kızılay’ı aramış, ne gibi yardım malzemelerine ihtiyaçları olduğunu sormuştum. O anda tespit listesi yapmakta olduklarını, daha sonra beni arayacaklarını söylemişlerdi. Dün akşam aradılar. İhtiyaç listesini şöyle verdiler:

  • Battaniye
  • Çocuk bezi
  • Bebek maması
  • Kadın pedi
  • Kuru gıda
  • Biberon
  • Hijyen seti: deterjan, sabun, diş macunu, diş fırçası, vesaire… (Bence buna tıraş köpüğü, tıraş bıçağı da eklenebilir)
  • Tabii ki nakdi bağış: Kızılay web sitesi

Aşağıdaki şu not dün sosyal medyada paylaşıldı. Levent Egemen adlı, Marmara depremini yaşamış olan bir vatandaşın imzasını taşıyor. Bence çok önemli:

Gıda deyince deprem bölgesinde pişirilmesi gerekmeyen, bayatlamayacak şeyler olmalı. Paketli ve bozulmayacak gıda, gazsız tek kullanımlık içecekler, bebek maması ve süt. En çok ihtiyaç duyulan ise kullanılmamış iç çamaşırı, çorap, battaniye ve en önemlisi hijyenik ped ve bebek bezi.!!! Lütfen atacaklarınızı değil, gerçekten işe yarayacakları yardım olarak iletin.

Dikkatimi çeken birkaç konuya değineyim:

  • İç çamaşırı çok gerekli olsa gerek. Herkes kışlık kıyafet yardımı yapıyor, çoğunluk da evinden gönderiyor. Eh, haliyle kimse iç çamaşırı göndermiyor ve bu alan eksik kalıyor diye düşünüyorum. Mevsime uygun iç çamaşırı ve çorap, şimdi yıkama imkanları da olmayacak, işlerini görür.
  • Yardım paketlerini nasıl hazırlamak lazım diye sordu birisi. Koliye koyacaksanız üzerine içeriğini yazmak çok yardımcı oluyormuş: Mama, kuru gıda, vesaire… Ancak bizde koli yoktu, temiz çöp torbasına koydum. Sanırım birçok kişi öyle yapıyor.
  • “Hangi boy bebek bezi göndersem?” diye sordu kuzenim. Ben 4 numara gönderdim, ancak sanırım çoğunluk orta boy gönderiyordur. Yenidoğanları da unutmamalı. 3 günlük bebekler varmış, hastanenin bahçesinde doğum yapıldığı iddiaları geliyor.
  • Anne kaynaklı şu öneri de çok güzel: Eşya gönderirken mümkünse oyuncak, boya kitabı, boya kalemine de yer verelim. Çocukların travmayı atlatmalarına yardımcı olalım.”
  • HaberTürk gazetesi yazarı Rahşan Gülşan depremden sonra Erciş’teydi. Şu yazısı durumu anlatıyor.

O kadar çok şey dönüyor, öyle çok şey söyleniyor ki… Bilgi kirliliği insanı yoruyor bazen. Bence akılda tutulması gereken en önemli nokta yardımda Kızılay ve AKUT’tan şaşmamak. Birçok belediye örgütleniyor; kimi malzemeleri evden alıyor. Bazı kargo şirketleri ücretsiz gönderimlerine birkaç gün sonra son verecekler. Bence bu konularda en önemli şey: TEYİT. Belediyelere malzemeleri bırakmadan, kargo şirketine eşya götürmeden, en önemlisi de yardım telefonlarını PAYLAŞMADAN önce mutlaka arayıp teyit edilmemeli. Hem emekleri boşa çıkarmamak, hem de insanları yanlış yönlendirmemek için.

Dün Kızılay görevlisiyle telefonda konuşurken “Asıl iş bundan sonra başlıyor” dedi. Doğru. İlk günlerin heyecanıyla herkes bir şeyler yapmak, bir şeyler göndermek istiyor. Şimdi acılar çok taze, henüz enkaz altında insanlar var. Fakat asıl iş cenazeler kalktıktan, yıkıntılar kenara çekildikten sonra başlayacak. Yapılması gereken evler, binalar, okullar olacak. Bu günlerdeki desteğimizi asıl o zaman sürdürmeli, uzun vadeli yardımımızı eksik etmemeliyiz.

Türkiye, deprem konusunda sosyal medyadaki örgütlenmesiyle dünya basınında yer etti. Time dergisi sosyal medyadaki yardım akışına yer verdi: Turkey’s Earthquake: Social Media to the Rescue. Birçok yerde “Devletin yapamadığını sosyal medya yaptı” deniyor. Hakikaten de örgütlenmeyi kolaylaştırması ve hızlandırması açısından çok önemli oldu sosyal medyanın etkinliği.

Şimdi bizlere düşen iki şey var: (1) Bu yardım akışını ilk günlerin heyecanı geçtikten sonra da devam ettirmek, ve (2) Olayın bu noktaya gelmemesi için bir şeyler yapmak. İşe, Kandilli Rasathanesinin hazırladığı şu Deprem El Kitabı’nı paylaşarak başlayabiliriz: DepremElKitabi

Ne zaman ki sosyal medyada depremden sonraki örgütlenmemizi öncesinde gösterir ve bir şeyleri değiştiririz, işte o zaman devrim yapmış oluruz.

6 yorum

  1. Aklıma jeneratör geldi Rahşan’ın yazısını okurken. Elektrik sıkıntısı var diyordu…

  2. Evet Elif, benim de 2 gündür aklımda aynı şey var; şu anda acılar çok taze. Yardımlar yağıyor resmen oraya. Ama asıl mesele 2-3 hafta sonra kış bastırdığında, gündem değiştiğinde, acılar tazeliğini yitirdiğinde oradaki yardıma muhtaç insanlara deva olmak…Ben enerjimi sonrasına saklıyorum, asıl örgütlenmeyi o zaman yeniden canlandırmalıyız. Türkiye herşeyi unutmaya ve sineye çekmeye çok alıştı, bari biz anneler birbirimize yaşananları yeniden hatırlatalım. Orada yaşayan öğrenci bir arkadaşımız var; irtibat bilgileri bende ve durumu sıcağı sıcağına oradan takip edip bize bilgi verebiliyor. 2-3 hafta sonra durum ile ilgili bize bilgi verecek, gerekirse yeniden bir gönderim için harekete geçeceğiz.

    • Aynı şekilde düşünüyorum. Bayağı bir yardım yağmış oraya. Ben şimdilik maddi yardımda bulundum. Olay soğuduktan sonra, şunlar şunlar lazım dendiği zaman harekete geçmeyi düşünüyorum. Yani gündem değişip, bu haberler manşetlerden indikten, insanların ilgisi geçtikten sonra… Buradan kimler ne yardımı yapmış ne kadar yapmış bakabilirsiniz. http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/10/25/turkiye-tek-yurek

  3. halen daha yardımların ulaşmamış olduğu bölgelerden , hemşire ve öğretmen arkadaşlarımızdan telefonlar alıyoruz ve kendi imkanlarımızla van merkeze 30 adet koliyi ulaştırmak için sabahtan beri alternatifler arıyoruz.sonunda bulduk, 2 saate kadar yola çıkacak…nereye- kime ulaşacağını ve nasıl dağıtılacağını bildiğimizden gönlümüz rahat olacak.
    ufak bir şaşal suyun 5 tl ye satıldığını duyunca içim cız etti, nasıl bir insanlıktır anlamadım, halen daha rant kapısı olarak gören insanı, insanlığı ne yağmalı acaba?…
    Ücretsiz olarak kargo firmaları erzurum merkeze, nakliye dağıtım ana bölgelerine ulaştırabiliyorlarmış sadece ve oradanda vandan gelen kriz merkezi araçları-tırlarına yükleme yapılıyor ve dağıtım kriz merkezi aracılığıyla dağıtım yapılabiliyormuş.
    sonrasındada elimizden geldiğince yardımlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

  4. Elif, ben bugun Sisli Belediyesindeydim, gercekten cok yogun bir yardim akisi vardi. Arabalar arka arkaya gelip koli, poset birakiyorlardi. Belediye de organize bir sekilde, daha insanlar arabalarindan inmeden esyalari almaya yardim ediyorlardi. Gercekten umut verici bunlar fakat dedigin gibi ilk gunler/hafta gectikten sonra unutulmamasi gerekiyor. O insanlar daha ne kadar cadirlarda yasayacak kim bilir, destek olmaya devam etmeliyiz. Yukaridaki listeye emzik, islak mendil, ve cocuklar icin cikolata da eklenebir. Sevgiler.

  5. televizyonda yağmalanan yardım kamyonlarını gördükçe içim acıdı…ihtiyacı olanlara ulaşabildimi gerçekten diye düşünmeden edemedim.