41 Yorum

Anne Sütü Olanlar, Olmayanları Bulsunlar

MarkaAnne blogunun yazarı Derya Taşdiken’le internet üzerinden tanıştık. 11 aylık Eren’in annesi olan Derya, birçok anne gibi emzirme sorunları yaşamış, ve bu sorunlar onu aslında kültürümüzde var olan ama unutulmaya yüz tutmuş bir çözüm bulmaya itmiş: Sütanne.

Bu girişimini şöyle anlatıyor Derya:

Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar – ASOOB

Bu hareket; bebeğini doğurur doğurmaz göğsüne koyduğunda sütü gelmeyen, ne yaptıysa sütü gelmeyen, pompayla yetinmeyip, elleriyle memelerini, bir ineği sağarcasına sağsa da sütü gelmeyen; ilk başlarda gelen 50-60 cc sütü, biberon-mama ikilisinin cazibesine yenik düşerek azalan; gelen sütle bebeğini doyuramayan; sırf anne sütüyle beslemeyi kafaya koyduğu için, tüm ek gıdalara sırt çevirip, emziren ama sütünü yetiştiremeyen, hatta bu sebeple bebeğinin böbreği susuz kalmış, alt bezinde, sıvısızlıktan ürat kristalleri birikmiş böbreğin artığı pembe lekelerle karşılaşan bir annenin, mamadan önce çözüm önerisidir.

Bendeniz, yukarıda saydıklarımı bizzat kendim uyguladım.

Göğüslerim zedelendi. Varsın zedelensin, lakin süt gelsindi ama gelmedi, gelen de yetmedi.

O dönem gittiğimiz doktorcuk mama verdi. “Aaaaa ama sakın moralini bozma, olan da gider…” dedi.

Olllldu, olan da gitti.

Mecbur mamaya başladık, çocuk gazdan çatladı, kaka desen haftada bir duyar olduk kokusunu.

Çıkan kaka, salonunuza biblo niyetine koyacağınız katılıkta, küçük bir heykelcik kıvamında. O çıkana kadar 4 kişi birlikte ıkındık zaman zaman.

Tabiatını bozdu mama çocuğumun, sonra anne sütüne en yakın süt keçi sütü diye, keçi sütü mamasına geçtik, idare etti Eren’i ama annesini, ııh ıııh.

Bir türlü razı olmadı gönlüm mama vermeye.

Doktorumuz “Bulabilirseniz anne sütü, emzirtin.” dedi.

Onu demeden zaten arkadaşımın ablası, teklif etmişti bana ve bir kere emzirmişti. En yakın süt anne oydu, ancak bizim Beyoğlu’nda, Süt Anne Ahu’nun da Maslak’ta oturduğunu düşünürsek, hayli zor olacaktı.

Sağıp süt verme konusunu düşündük ama o kadar da yoktu sütü, kendi bebeğine yetiyordu, ancak görüştükçe emzirebilecekti.

Hep duyuyordum, “Öyle sütüm vardı ki, göğsümü açar açmaz fışkırıyordu, hep lavaboya döktüm” hikâyelerini, “Allah’ım Eren’e de bir süt anne…” diye dua ettim hep.

Sonra bir telefon, Eren’in doktoru aradı, “Çok sütü olan bir anne var, sağıp sağıp saklamış, paylaşabileceğini söyledi” dedi.

Zıpladım, evde zıplaya zıplaya gezdim.

Poşetlerce, yüzlerce süt aldık, Süt Anne Ülger’den.

Sonra Ayten çıktı karşımıza bir türlü, yüzlerce poşet de ondan aldık. Oğlumun 3. Süt annesi oldu Ayten.

Eren böylelikle neredeyse 7 aylık olana kadar anne sütü içti. Gazı, kakası düzene girdi, gelişimi fark yaratarak arttı, küçük bir tosuncuk oldu.

O günlerde “Sütü bol olan anneler, sütü olmayan bebekleri besleseler ne iyi olur” diye düşündüm.

Sütü olmayan anne, nedense, sütü olan anneye “Bebeğimi emzirir misin, ona süt verir misin?” diyemiyor. Sanki diğer bebeğin sütüne göz dikmiş gibi mi hissediyor kendini ya da öyle düşünülmesinden mi korkuyor nedir? Olmuyor işte.

Sebebi budur “Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar” dememin.

Tabi karşılıklı onay gerektiren bir durum, çünkü bazen de sütü olan anne teklif ediyor ama karşı taraf burun büküyor. Olabilir, saygı duymak gerekir, ne de olsa o da annedir.

Yani bir arz-talep meselesi…

“Uyuşturucu kullanmadığı takdirde, herhangi bir annenin sütü, her türlü mamadan iyidir, sterildir, sağlıklıdır…”

Haşa, ben doktor falan değilim ama çok güvendiğim doktorumuzun, Hülya Sonugür’ün  sözüdür bu yukarıdaki.

Booooool sütü olan anneler, artık süt sağıp saklamaktan buzluklarınızda yer kalmadıysa, içiniz yana yana lavaboya dökeceğinize sütlerinizi… Anne sütü alamayan bebekler sağlıkla lıkırdatsın sütlerinizi.

Bu, kesinlikle bir gönüllülük projesidir.

Kar amacı asla ve asla yoktur, ancak biliyoruz ki süt sağma poşetleri masraflı…

Sizin bebeğiniz için süt sağacak annelere süt sağma poşetlerini götürürseniz, belki zor şartlarda sütünü sağan anneye makul şartları sağlamış olursunuz.

Ayrıca, 3 süt anneyle, çocuğunu, 7 aylık olana kadar, yaklaşık 700 poşet anne sütüyle beslemiş bir anne olarak, diyebilirim ki; süt sağma poşetleri çok masraflı olacaksa, minik kavanozlar neden kullanılmasın ki? (Bu benim çok geç aklıma gelmiş olsa da)

“Sağılan sütü nasıl saklarım?” kaygısındaysanız Sağılan Süt Nasıl Saklanmalı? linkini okuyun.

Haydi anneler “Anne Sütü”yle besleyin bebekleri.

Bebeğine anne sütü veremeyen ama mama da vermek istemeyen “Ahh keşke bir süt anne olsa da, bebeğimi beslesem sütüyle…” diyen anneler, sevgili kaderdaşlarım, sizler de www.markaanne.com’da formumuz oluşturulana kadar, yani en azından şimdilik;

Adınız Soyadınız:
Yaşadığınız İl/İlçe:
Bebeğinizin Doğum Tarihi:
E-Posta Adresiniz:
Telefon Numaranız:

Yukarıdaki bilgileri doldurup, markaanne@gmail.com ve derya@markaanne.com adreslerinin her ikisine de e-posta göndermenizi rica ediyorum ki booooooool sütü olan ve sütünü vermek isteyen anneleri, sizlere yönlendirebilelim.

İmece usulü, siz de yayın çevrenize, süte ihtiyacı olanı süt vermek isteyeni bilelim, görelim, tanışıp kaynaşmalarına vesile olalım, bebekler anne sütüyle beslensin.

Bu hareket, henüz çok bebek… Aynı bizim bebeklerimiz gibi, onu ilk kucağımıza aldığımızda ellerimiz nasıl da acemiydi?

Bu “Acemilik” sizi ürkütmesin, ben fazlasıyla tecrübe ettim süreci, sorusu olana verecek tecrübeli cevaplarım var ama benim başıma hiç gelmemiş bir durum sizin başınıza gelebilir, olabilir… Bunun için söyleyeceğim şey ise; “ÇÖZERİZ-ÇÖZERSİNİZ” merak etmeyin.

Deneyerek tecrübe etmek her zaman daha az baş ağrıtmıştır.

Memelere boolllll süt diler, bebelerinizi öperim.

diyor Derya.

Derya bu girişimi Twitter üzerinden de devam ettiriyor. İlgilenenler #AnneSutuOlanlarOlmayanlariBulsunlar linkinden takip edebilir.

41 yorum

  1. markaanne ye bravo bu girisim icin.yaklasik 2 sene once tam tamina 370 torba sutu cope atmis ,sayisini unuttugum kadar sagip lavobaya dokmus bir anne olarak hala hala icim sizliyor ne ki o kadar cok sutum vardi ki,koyacak yer kalmamasinin yani sira saklama sureleri de doluyordu.o zaman ne benim aklima boyle birsey yapilabilecegi gelmisti ne de doktorumun:( Dilerim cig gibi yayilsin ve butun bebekler anne sutu ile buyusun.sevgiler

    • ya doğanın adaleti tamam da adaletsizliğinde bu kadarı sizde 370 torba+sütler bizde de 60cc bulursan öp başına koy… maşallah valla yazık olmuş sütlere…

    • DERYA HANIM IN DÜŞÜNCESİNİ VE BU GÜZEL PAYLAŞIMINI TEBRİK EDİYORUM AMA HER ANNENİN UNUTMAMASINI KESİNLİKLE ÖNERECEĞİM BİR KONU VAR Kİ LÜTFEN DİKKATE ALINSIN..ELBETTE HİÇ BİRİMİZ BEBEĞİMİZİN ANNE SÜTÜ GİBİ MUCİZEVİ Bİ GIDA VARKEN MAMALARLA BÜYÜMESİNİ İSTEMEYİZ.ŞİMDİ ÜÇ YAŞINDA OLAN KIZIM YAĞMUR NEHİR E KENDİ SÜTÜMÜN YETMEDİĞİ ZAMANLARDA KIZ KARDEŞİM VE GELİNİMİZİN SÜTÜNÜ TAKVİYE ETMİŞ Bİ ANNE OLARAK SİZEELBETTE KATILIYORUM.AMA LÜTFEN UNUTMAYALIM Kİ BİR ÇOK BULAŞICI HASTALIK İNSANLARA VİCUT SIVILARI VE KAN YOLU İLE GEÇİYOR.HEPATİT AİDS KAN HASTALIKLARI VS.EMZİREN KİŞİNİN BELKİDE KENDİSİNİN BİLE BİLMEDİĞİ BİR RAHATSIZLIĞI VAR İSE ÜTÜNDEN VEYA GÖĞÜS ÇATLAĞINDAN BAĞIŞIKLIĞI GELİŞMEMİŞ BEBEĞİMİZE GEÇME OLASILIĞINI GÖZ ARDI ETMEMEMİZ GEREKİYOR.SADECE SİZ ANNELERE HATIRLATMAK İSTEDİM..

  2. Çok güzel bir hareket, umarım bir çok bebeğin anne sütüne kavusmasını saglar. Keşke herkes sizin gibi düşünse. Bir çok anne kendi sütü olmadıgı için kendini yetersiz hissediyor, kendine yapılan emzirme tekliflerini de onun anneliğine yapılmıs bir hakaret gibi algılıyor, kabul etmiyor. Ben açıkçası hastanede emzirme odasında bir kaç kişiyle karsılastım ama teklif edemedim nasıl karsılanacagını bilemedigim için. Bence bu talep bebegin annesinden gelmeli. Bir de işin dini boyutu var. Süt kardeşlerin evlenemeyecegini düşünüyorlar ve eğer bir gün olur da karsılasırlarsa hayatta diye korkuyorlar.

  3. Oğlum 3 aylık olduğunda işe başladım ve emmeyi bıraktı, sanırım bana verdiği bir tepkiydi. Makina aldım, biberondan içirdim sütümü. Fazla olduğu için dolaba da koydum. Dediğiniz gibi yer kalmadığı günlerde arkadaşım doğum yaptı ve sütü gelmedi. Küçük Melih benim süt oğlum oldu, ben de “süt annesi”..

  4. Derya nın yaşadıklarını bende yaşadı Milda doğduğunda. Normal doğum başlamışken,saatlerce sancı çektikten sonra kalp atışları yavaşladığı için spinal sezeryanla doğdı Milda. Hemen memeye dayadık az da olsa emiyordu.Göğüs ucumun biri içe dönüktü,yardımcı aparatlar kullandım fakat ememedi.Birini emdi diğerini sağdım.sütüm gittikçe azaldı,ağlıyarak sağdım 2 saatte bir.saatleri kuruyordum her 2 saatte bir sağıyımde sütüm artsın gitmesin diye.Çünkü emdikçe artar dediler,kimisi sağmak daha çok sütü azaltır dediler,zaten lohusayım,kafama takıyordum süt konusunu,ama dedilerde dediler:( Ve sütüm38.günde tamamen gitti resmen kan sağıyordum:( göğüs uçlarım zaten savaştan çıkmışçasına yarıklar ve yaralar içindeydi,zonkluyordu.Doymadığı için günde 1kez verdiğimiz 30ml lik mama artık tüm gün Milda yı doyurur oldu.Kabız oldu,Aptamil Comformil ve zeytinyağı bizi kurtardı. Sürekli aç olan “mama mama” diyen,uykusundan gözleri açar açmaz “anne mama?” (anne mama yokmu dercesine bir ifadeyle) diyen kuzum 16 aylık oldu.keşke benim çevremde de süt anne olabilecek anneler olsaydı,yada keşke böyle bir girişim olsaydı.Öncü olanları,destek olanları,bunu herkesin duymasını sağlayanları tebrik ediyorum. Gazsız,bol sütlü,deliksiz uykulu geceler,ve sağlıklı günler diliyorum.

  5. Çok anlamlı, çok…Sağol Elif, duyurduğun için…
    Bir arkadaşım benden 3 ay kadar sonra premature doğum yaptı, haliyle anne sütü gelmedi. Ziyaretine gittiğimde bana yarı buruk gözlerle “Bebeğim minicik…” deyişini duyduğum an bir an bile düşünmeden “Ben evde süt sağıp yollarım sana, sakın üzülme!” dedim. Yaptım da, sağdım, poşetledim hazırladım. Ama arkadaşım inat etti, çabaladı, kendi bebeğini emzirebildi. Benim süt annelik maceram da başlamadan bitti. 🙂 Şimdi durumum yok, ama olsaydı da hiç tereddüt etmezdim.
    Destek olmalı, bunu yaymalı mutlaka… 🙂
    Ece

  6. ne kadar doğru bilmiyorum, vaktim olduğunda araştıracağım ama süt kardeşlerin evlenmemesi konusunun sadece dinle sınırlı kalmayıp bilimsel olarak da açıklandığını hatırlıyorum. o makaleyi bulursam paylaşacağım mutlaka.

    bunun dışında kesinlikle çok güzel bir fikir olduğu kanısındayım. ben de çok duydum sütü fışkıran, lavaboya döken vs. ihtiyacı olan bebeklerle paylaşılsa ve hatta bir süt bankası gibi bir şey olsa ne güzel olurdu…

  7. çok önemli ve bir o kadar da anlamlı bir konu. İnsanın başına gelmeyince anlaması mümkün olmuyor ne yazık ki. rabbim anneliği nasip etmişse o yavrucuğa niye süt vermesin, iş kadında annede bitiyor derdim hep. Ne kadar yanılıyormuşum çevremde o kadar çok duyuyyorum ki sütüm gelmedi, yetmedi diyen kadınları. bence de kesinlikle yaygınlaşmalı bu konu. Anne sütü gibisi var mı, mamayla kilolu değil annesütü ile daha sağlıklı daha zeki nesillere ihtiyacımız var, sevgiyle kalın…

  8. Gerçekten de çok güzel bir fikir, yaklaşık 9 ay kadar (günde 1 biberon Aptamil desteğiyle) emzirebildim, ancak hiç bir zaman çok sütü olan bir anne olmadım, olanları da kıskandım doğruyu söylemek gerekirse. Biz kabızlık, anne sütünü istememe gibi problemler yaşamadık ama fikir çok süper, sonuçta güzelim anne sütleri boşa gitmesin.

  9. Benim sütüm hamileliğimde başlayan ve ilaç içemediğim için çok acı veren ülserlerim yüzümden artamadı, 9 aylık hamilelik ve 9 aylık emzirme süresince tedavi olamadım, bu yüzden Ömer’im ancak 3 kilo doğabildi. Sonuçta bu tip problemler yaşayan bir sürü anne var, herkesin sütü artamayabiliyor. =(

  10. Ben işin dini boyutunu bilmezken giriştim bu anne sütü arayışına, ilk önceleri “Aaaaa bu çocuklar evlenemez” diyerek şakalaştılar benimle, “O da nesi?” dedim, şaka sandım, evet, işin dini boyutu bu şekilde. Ancak ben, o an, sadece bebeğimin sağlıklı beslenmesini düşünüyordum, öğrendikten sonra da süt annelerimiz oldu. Süt kardeşleri, kardeş gibi büyütmeye özen gösteriyoruz, elimizden geldiğince görüştürüyoruz onları, insan kardeşine duygusal gözle bakmaz sonuçta. Ha oldu da aşık oldular, çocuğuma “Evlenemezsin” diyemem, günahı benim boynuma. Mehtap, bilimsel araştırmaların olduğunu söyledi, umarım bizimle paylaşabilir, öyle bir durum varsa daha dikkatli olurum tabi.

  11. bulamadım. emziren anneler grubunda okumuştum ama grupta da bulamadım beceriksizliğime verin.

    mantığı şuydu yanlış hatırlamıyorsam; anne sütü dna içeriyor, dolayısıyla sütle dna aktarımı olabiliyor demişti yazan kişi. yani genetik olarak da kardeş oluyor süt kardeşler. o yüzden evlenmeleri dinimizce haramdır demişti. Kuran’da yazan her şeyin bilimsel açıklaması var, dolayısıyla bu bana çok inandırıcı gelmişti. tabii bu konuda bilgili ya da uzman arkadaşlar varsa açıklık getirebilirler. ben yazıyı bulamadım, bununla ilgili bir kaynak da bulamadım ama saçma da gelmedi bana…

    ama bu süt anneliğe asla engel olmamalı. bu zaten kültürümüzde de var, yaygınlaşması mükemmel olurdu…

    • Sevgili Mehtap Hanım, bir genetik mühendisi olarak diyebilirim ki, anne sütünde DNA olabilir, ama bunun -bozunmadan- sindirim sisteminin duvarlarını, yani mide-bağırsak çeperlerini aşarak bebeğin hücre çekirdeğine ulaşması ve onun DNA yapısını değiştirmesi imkansızdır. Nasıl yediğimiz her sebze, meyve ve etin içinde bulunan DNA molekülleri bizim genetik yapımızı değiştiremiyorsa, anne sütü de içindeki DNA yüzünden değiştirmez.

      Ancak bu çok iyi niyetli girişimde takıldığım bir nokta var, ‘uyuşturucu kullanmadığı sürece herhangi bir annenin sütü sağlıklıdır,’ açıklamasını her daim doğru kabul edemiyorum maalesef. Uyuşturucu kadar uç bir kavrama gerek yok, ya süt anne adayı hepatit B, C veya -biliyorum çok düşük bir risk ama- HIV taşıyıcısı ise ve bunun farkında değilse? Bu virüsler hiçbir semptoma yol açmadan yıllarca vücutta barınabiliyorlar ve anne sütünden bebeğe geçebiliyorlar. Bu virüsleri de illa cinsel yolla değil, düzgünce sterilize edilmemiş tıbbi malzemelerle, kan nakli ile hatta kuaförlerdeki manikür-pedikür aletleriyleö cımbızla kapmak da maalesef mümkün olabiliyor. Bu durumda süt anne olmasını isteyeceğimiz kişiden e bir de tahlil yaptır diye rica edemeyeceğimize göre, içimiz nasıl rahat edecek?

      İşte sırf bu yüzden, kuaföre giderken kendi cımbızını götürecek kadar pimpirikli biri olarak, ailemden ya da çok yakınımdan olmadığı sürece kimseden süt kabul edebileceğimi sanmıyorum. Kendi sütümle beslerken böyle bir soruna yol açmanın vicdan azabı birken, böyle bir durumda on olur benim için zira.

      Kusura bakmayın, bu kadar iyiniyeyli, sevgi dolu bir mevzuda içinizi kararttım belki ama bu hususun da gözönünde bulundurulması gerektiğine inanıyorum.

  12. :)) Teşekkürler Mehtap, evet, ben de Kuran’daki her şeyin mantıklı bir açıklaması olduğunu düşünüyorum. Dediğin gibi, süt anneliğe engel değil.

  13. Valla ne yalan soyleyeyim acikcasi bebegimi baska bir anne emzirse bebegimi kiskanirim . kendimi yetersiz hissetmemde cabasi . biberonla icmesinde hic bir sakinca yok tabi :p

    boyle dusunen bir tek ben miyim ? 🙂

  14. Bence de çok iyi niyetli ve anlamlı bir girişim fakat Seda’ya katılmak durumundayım. Bende nadir görülen bir enfeksiyon rahatsızlığı var. Doktoruma bu enfeksiyonun sütüm yoluyla bebeğime geçip geçmeyeceğini sorduğumda, Rüzgar’ın anne karnındayken virüse karşı direnç geliştirdiğini, dolayısıyla bir sorun olmayacağını ancak başka bir bebeğin benim sütümü içmesi durumunda (özellikle de yenidoğan veya zayıf bünyeli bir bebekse) onu etkileyebileceğini söylemişti. Ben bunu bilmiyor olsaydım, gayet iyi niyetle sağdığım sütlerden, arkadaşımın bebeğine vermeye falan kalkabilirdim. Anne sütleri yurtdışında, başka bebeklere verilmeden önce test ediliyor. Türkiye’de böyle bir sistem var mı onu araştırmak lazım.

  15. Türkiye’de böyle bir sistem duymadım @ruzgarligunlervegeceler ve evet ben de Seda’nın söylediklerini dikkate alıyorum, araştırılması gereken bir konu kesinlikle. Seda, ayrıca yazan “Uyuşturucu kullanmadığı takdirde, herhangi bir annenin sütü, HER TÜRLÜ MAMADAN, sterildir, sağlıklıdır…”

    ‘Uyuşturucu kullanmadığı sürece herhangi bir annenin sütü sağlıklıdır,’ değil.

    Yoksa sigara içen bir annenin sütünden ziyade, içmeyen bir anneyi tercih edebiliyorsak neden olmasın ama sigara içen bir annenin sütü mü, mama mı? Anne sütü…

    Doktorumuzun söylemek istediği buydu.

    Diğer konular, dediğim gibi mutlaka araştırılmalı, ancak çok titizlenen doktorumuz Hülya Sonugür’ün bu konuyu atlamayacağını düşünüyorum. Aklımıza gelmeyen her türlü konuda kendisi özellikle bilgilendirdi bizi.

    Bu konuya değinmediyse bir bildiği vardır düşüncesiyle hepatit B, C, HIV veya aklımıza gelmeyen diğer hastalıklar üzerinde araştıralım ve paylaşalım tabi ve lütfen.

    • Derya elbette gördüm cümlenin tam olarak ne şekilde olduğunu, ama o kadar uzun yazmaya üşendim sadece, ama ne şekilde yazılırsa yazılsın, argümanımın arkasındayım. Kaldı ki cümlenin uzun hali, benim yazdığım halinden daha da yanlış bana göre:

      “Uyuşturucu kullanmadığı takdirde, herhangi bir annenin sütü, HER TÜRLÜ MAMADAN, sterildir, sağlıklıdır…”
      O zaman örneğin kronik enfeksiyon durumunda siroz, karaciğer kanseri vb. riskini önemli ölçüde artıran Hepatit C taşıyıcısı olan bir annenin sütü de her türlü mamadan daha sağlıklıdır, dememiz lazım ve beni buna hiçbir doktor ikna edemez, bebeğime HCV bulaşma riskini göze alamam. Kimse mama vermek zorunda kalmasın çocuğuna, herkesin sütü bol olsun elbette, ama olmuyorsa mama vermek de zehir vermekle eşdeğer değil bence. Bunu devam sütünün gerekliliğine dair reklamları vb. tam bir aldatmaca ve pazarlama stratejisi olarak gören biri olarak söylüyorum.

      Gerçi benim için viral enfeksiyona da gerek yok, zira ben ihtiyaç halinde, mamayı sigara içen bir annenin sütüne de tercih ederim.

      Herkese bol sütlü günler dilerim.

  16. Cok guzel bir girisim, ama bu sutannelik isinin guvenli bir sekilde yapilabilmesi icin sadece iki secenek var:
    1) Yakininiz, tanidiginiz ve guvendiginiz bir anneden sutunu almak
    2) Tanimadiginiz bir annenin sutuyse anneyi ve/veya sutu gerekli tahlillerden gecirmek
    Bu ikisinin arasi olursa her zaman bir risk var.

    Amerika’da anne sutu bankalari var, ama sutu kabul etmeden once anneyle ilgili bir suru soru soruyorlar ve tahlil istiyorlar.
    Oteki alternatif de cevrenizdeki tanidigniz kisilerle dayanismak. Benim de oglum -sagolsun!- emmedigi icin sutumu sagip biberonla besledim, yaklasik bir sene. Cok sukur cok sutum vardi ve artani posetleyip dondurduk. Birkac poseti isyerimdem bir arkadasin kizi icin verdim. Gercekten cok guzel bir duygu, baska bir anneye yardim edebiliyor olmak. Ama bir suru poseti de sonunda cope atmak zorunda kaldim maalesef. Annesutu bankalarina veremedim, cunku daha once Amerika disinda yasamis olanlardan almiyorlar.
    Ingilizce bilenler icin bir ornek:
    http://www.nationalmilkbank.org/donor-information/getting-started.html

  17. Seda, “Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar” açıklamaya da gerek görülmeyecek kadar standart şartlardaki kişileri bir araya getirmeyi amaç edinir. Her anne adayı, hamileliği süresince birçok testten geçiyor, bunların içinde, tam kan sayımı, idrar tahlili, idrar kültürü de var. Hayati boyutta tehlike arz eden bir durum söz konusu olduğunda Süt Anne Ülger’in de söylediği gibi doğum şartları da ona göre düzenlenecektir ve anne adayı, taşıdığı bir virüs varsa, o güne kadar hiç rahatsızlığını hissetmemiş bile olsa bu süreçte öğrenecektir. Ülger, Eren’in 2. süt annesi, onun yorumunu da paylaşmak isterim ki; “bir anne, kanında hayati önem taşıyan bir risk barındırıyorsa -ve bunun bebeğe, anne sütünden geçerek zarar vereceğini biliyorsa- ancak bebeğin canına kast etmiş olmalı ki bu durumu gizlesin.”

    “Uyuşturucu kullanmadığı taktirde” denmesinin nedeni, dışarıdan, bilinçli alınan zararı vurgulamak içindir.

    Hepatit, HIV…vs. kimsenin kendisine isteyerek bulaştıracağı bir hastalık değil. Adı üstünde hastalık.

    Biz burada zaten, bulaşıcı hastalığı olmayan, sağlıklı kişilerden söz ediyoruz; dışarıdan, bilinçli olarak aldığı zarar, uyuşturucu olmadığı taktirde de sütü, her türlü mamadan iyidir diyoruz.

    Aksi halde ben de sayabilirim aklımıza gelmeyecek bir sürü hastalık.

    …ve herkese, her fikre saygım sonsuz, eksik bir anlatımla bu şekilde düşünmene sebep olduysam affola.

    … bense, kendimi bir anneye; bir ineğe, bir keçiye hissettiğimden daha yakın hissediyorum, insan olmamız, anne olmamız ortak münasebetiyle olsa gerek ve makul koşullarda; hangi iğneyi vurulduğunu, nasıl beslendiğini bilmediğim bir ineğin ya da keçinin, içinde ne olduğunu bilmediğim mamalarını yedireceğime çocuğuma, ne yediğini bilmediğim annenin sütünü içiririm. Öyle de yaptım.

    • Derya, ben virüs taşıyıcısı bir annenin bilerek bir başkasına süt vermesi ihtimalini başından beri aklımdan bile geçirmedim. Daha ilk yorumumda, ya taşıyıcılığının farkında değilse, dedim. Anne adayları elbetteki testlerden geçiyor, bir sorun varsa da muhtemelen fark ediliyordur, ama bunu ‘verili’ olarak kabul edemeyiz ki. Türkiye’deki her anne adayı eşit derecede detaylı bir incelemeden geçiyor, demek mümkün mü? Dolayısı ile bu tıbbi risk, gözönüne alınmak zorunda bence.

      Bu girişimini olumsuz, gereksiz vb. bulmuyorum kesinlikle, çok faydalı olabileceğine de inanıyorum, iyi niyetine de şapka çıkarıyorum. Ancak, sadece gönüllülük esasına dayanırsa bu girişim, Neşe’nin ABD’de olduğunu belirttiği ‘zorunlu bir denetim mekanizması’ndan yoksun olarak ilerlerse, riskli olabileceğini düşünüyorum. Bir an için anne sütünün masumiyetinden soyutlayıp kendimizi, süt yerine ‘kan’ olduğunu düşünelim , ne olur. Kızılay’ın testlerinden geçmeyen bir kanın nakledilmesini kabul eder miyiz?

      İçtenlikle bol şans dilerim sana ve tüm destekçilere.

      • Evet süt yerine kan dersek eğer, test edilmeden kan bağışını kabul etmeyiz ancak kan yoluyla bulaşan onca hastalığı bilirken, anne sütü yoluyla bulaşan bir hastalık var mı? Varsa bunlar hangileri? Nasıl önlenebilir? Bunları da araştırmamızı sağlayacak bu diyalog. Seda, her türlü eleştirin için, burada bu konuya hassasiyet gösterdiğin için, kaygılarını paylaştığın için çok teşekkürler

  18. Merhabalar,

    Her ne kadar anne sütünü paylaşmak iyi niyetli bir girişim gibi düşünülse de sağlık açısından pek çok zararı var. Önem sırasına göre verirsem:

    – Anne sütünden HIV (AIDS) bulaşıyor.
    – Hepatit B’nin sütten bulaşıp bulaşmadığı tartışmalı ama donör annenin göğüs ucunda çatlak var ise ve sütün içine bir damla bile olsa kan karışmışsa Hepatit B de bulaşıyor.
    – Frengi ve herpes gibi hastalıklar göğüs ucunda yara varsa anne sütüne bulaşıyor.
    – Donör annenin göğsünde yerleşen tüberkülozun beslenme direkt donör annenin memesinden yapılır ve beslenme sırasında donör anne bebepe doğru öksürüp aksırırsa bebeğe bulaşma ihtimali var
    – Uyuşturucu kullanan donör annenin sütü bebeğe kesinlikle zararlı
    – Bazı ilaçlar anne sütünden bebeğe geçtiği için bu tür ilaçları kullananlar donör olmamalı
    – Büyük ölçülerde alkol alan donör annenin sütü ile beslenen bebekte uyuma ve beslenme sorunları gözüküyor.
    – Büyük ölçülerde kahve tüketen donör annenin sütü ile beslenen bebek aşırı miktarda kafein yüklemesinden dolayı huzursuz /uykusuz oluyor.

    Yukarıdaki yorumlarda bazı arkadaşlar “ancak tanıdığım birinden alırsam olabilir” şeklinde yorum yapmışlar. Uzmanlar bunun oldukça hatalı bir yaklaşım olduğunu söylüyor. Her ne kadar bir insanın yaşam tarzını bilseniz ve ona güvenseniz bile bazı hastalıklar donör annenin bilgisi dışında gelişebilir. Kendisi bile bilmeden bu hastalıkları taşıyıp, istemeden bebeğinize bulaştırabilir.

    Yurtdışında örnekleri görülen süt bankaları nispeten güvenilidir. Buraya bağış yapan anneler testten geçiriliyor, süt ayrıca test ediliyor ve süt pastörize ediliyor.

    Herkesin aynı kültür ve eğitim seviyesinde olduğunu varsaymak fazlasıyla iyimser bir yaklaşım olduğundan kişisel süt paylaşımını önermek doğru değildir. Babaannelerimizin, annelerimizin dönemindeki süt anne kavramı belki pek çok bebeğin sağlıkla beslenmesini sağlamış ama bir o kadar bebeğe de bilinmeden hastalık bulaştırılmasına yol açmıştır. Bu nedenle kişisel süt paylaşımlarını desteklemek yerine süt bankaları gibi kurumsal paylaşımları desteklemek toplum sağlığı açısından daha faydalıdır.

    Kaynaklar
    http://massbreastfeeding.org/index.php/2005/is-it-safe-to-share-breastmilk/
    http://scienceblogs.com/aetiology/2007/04/would_you_give_your_baby_someo.php
    http://www.llli.org/release/milksharing.html

    • İlk kaynakta, HIV virüsünün ısıda etkisiz hale geldiğini söylemiş. Ev pastorizasyonunu önermiş. Sigara içen annenin sütünün yine de mamadan iyi olduğunu söylemiş. Formül mamaların veya inek sütünün de ne kadar sağlıklı olduğu, nelere maruz kaldığı belirsiz demiş. Benim fikrimce, evet riskleri var ama bu yapılmasına engel olmamalı. Ayrıca süt bağışlayan annelerin kendi bebeklerini de emzirdiğini varsayıp, bir hastalık durumu varsa zaten kendi bebeğinde de çıkar diye düşünüyorum. Yanlış mıyım?

      • Merhaba Gözde,

        Evet. Linkini verdiğim kimi makalelerde süt paylaşımının bazı olumsuz sonuçlarının önlem alınarak engellenebileceği tartışılmış. Ancak dikkat ederseniz ben “yapılmasın” demiyorum. Sadece kişisel olarak paylaşım yapılmasının sağlık açısından zararlı sonuçlar doğurabileceğini, kurumsal olarak, yani, süt bankaları gibi ciddi ve denetlenen kurumlar aracılığı ile süt paylaşımı yapılmasının daha uygun olacağını söylüyorum.

        – Toplumumuzdaki eğitimsiz kesim göz önüne alındığında ev koşullarında pastörize edilmenin ne derece sağlıklı olduğu tartışılır.
        – Sizce kişisel süt paylaşımından önce kaç kişi süt alacağı anneye “haydi gidelim de önce test yaptıralım” der. Çoğu eğitimsiz ve bilinçsiz kesim “o kişiyi tanıyorum ve yaşam tarzını biliyorum.bize birşey olmaz. ” mantığı ile yaklaşmaktadır.
        – Evet, süt bağışlayan annelerin kendi bebeklerinde de bu hastalıklar olacaktır. Hatta HIV gibi hastalıklar insan vücuduna girdikten sonra belirtilerini göstermeden senelerce yaşayabilir ve bu arada süt anne bu hastalığı kendi çocuğunun yanısıra süt paylaşılan bebeğe de bilmeden/istemeden bulaştırabilir.

        Anne sütünün önemini ve hazır mamalara kıyasla tartışılmaz üstünlüğünü biliyoruz. Bebeklerimizi mümkün olduğunca uzun süre anne sütü ile beslemeye çalışıyoruz. Aslında anatomik hatalardan ya da başka rahatsızlıklardan dolayı hiç süt veremeyecek durumda olan anne sayısı gerçekten az. Bu arada okuduğum kadarı ile Derya arkadaşımın eğitimli bir arkadaş olduğu ve süt vermek için kendi çabaları ile elinden geleni yaptığını anlıyorum. Ancak “sütüm gelmiyor, süt verirken acıyor” şeklinde düşünen annelerin çoğunun yanlış şekilde emzirmekten dolayı bu sorunları yaşadığı biliniyor. Öncelikle bu problemler eğitimle halledilmeli. Ben de doğumdan önce emzirme kursuna gidip teorik bilgileri öğrenmeme rağmen, Can’ı doğurduğumda nasıl emzireceğimi bilememiştim. Ancak hastanede emzirme danışmanı yarım saatte doğru tutuşu ve emzirmeyi gösterdi. Daha sonra da ara ara sorun yaşadıkça ofisini ziyaret edip sorular sorduk. (Mesela sütümün az geldiğini düşündüğüm bir dönem şu yazıyı yazmışım: http://www.bebekveben.com/2011/05/13/doktor-ve-emzirme-uzmani/)

        Bence süt anne konusundan önce
        1- “Doğru emzirme” konusu devlet politikası olarak benimsenmeli ve kampanyalarla desteklenmeli.
        2- Yurtdışında yaygın olan, bizde ancak duyduğum kadarı ile birkaç özel hastanede uygulanan “lactation consultant – emzirme danışmanı” müessesi hayata geçirilmeli
        3- Ciddi olarak işletilen ve denetlenen süt bankaları kurulmalı

        Derya arkadaşımın girişimi oldukça iyi niyetli. Ancak koşulları düzenlenmeden ve toplumun her kesiminin eğitim ve kültür düzeyi düşünülmeden başlatılan girişimler üzücü sonuçlar verebilir.Bu anlamda belki “Anne Sütü Olanlar Olmayanları – Bireysel Olarak- Bulsunlar” ın yerine, yönümüzü “Türkiyede denetimli süt bankaları kurulsun” gibi bir kampanyaya çevirmek daha sağlıklı olabilir. Bu konuda girişim yapacak arkadaşlara destek vermeye hazırım.

        Bol anne sütlü günler ve sevgiler!

    • Tanla, açıkçası benim İngilizce’m çok zayıf ne yazık ki, verdiğin linkleri çevirip okuyacağım. Anladığım kadarıyla yukarıda paylaştığın bilgiler, bu kaynaklardan, doğru mu?

  19. Mehtap in degindigi konuya bir kez de ben deginmek istiyorum. 3 adet asil 6 adet sut kardesi olan bir insan olarak sut kardesliginin harika guzel birsey oldugunu soyleyebilirim. Sadece emzirilen cocuklar degil onlarin kendilerinden sonra dogan kardesleri de diger cocuklarla kardes oluyor. Ben simdi 31 yasindayim. Aklim basima geldiginden beri annem bana sut kardeslerim oldugunu ve onlari cok iyi tanimam gerektigini soyler. Ben hepsinin adini soyadini nerde yasadigini bilirim. Cunku dinen bu kisilerle evlilik yasaklanmis. Kuranda pek cok seyin hikmeti arastirmalarla sonradan ortaya ciktigi gibi su anda sebebini bilmesek de bu evlilik yasaginin cok onemli oldugu yarin obur gun tibben de anlasilabilir. Dolayisiyla sutunu vermek isteyen anneler ve emzirtmek isteyen anneler kim kimi emzirmis ve kac tane sut kardesi olmus bilmelidir. En azindan ilerisi icin bir referans ve guzel kardesliklerin baslangici icin.

    • Kuran’da emzirmekten bahsediliyor. Peki sütü sağıp verince de bu durum geçerli midir? Acaba kastedilen sütten kana geçen şeyler mi, yoksa ahlaki yönden mi? Bilgisi olan var mı?

      • Aa guzel soru…. Bir arastirayim…

      • Gözde, bu konu benim de kafamı kurcalamıştı ancak Kuran’da okuduğumu anladığım kadarıyla, süt annenin sütünü içmesi yeterli, ister emerek, ister başka şartla. Ben bunu anladım ama yanlış yorumluyor da olabilirim.

  20. bu süt meselesi çok ciddi bir konu1 tane süt annesi güzel. ama tanıdığınız birileri olmalı veya tanışmalısınız, çocuklar kendilerini kardeş olarak bilmeli. bu yapılabilicekse emzirilmeli yoksa kesinlikle yapılmamalı.çocuklar evlenirse günahı benim boynuma demek dinimizce hoş olmayan bir durum. birde şu mesele varki tıbbi olarak uygun değil denirse kabul görüyor ama dinen uygun değil denirse düşünülüyor bence dinimizin emri tıbbında önündedir ki{ her emrinde bir hikmet vardır] bu bir nevi itikad zayıflığımızı gösteriyor….

  21. Derya, sana kocaman bir tebrikler! Oglunu anne sutuyle beslemek icin bu kadar ugrasmis olmandan dolayi sana inanilmaz saygi duyuyorum! Eren eminim simdiden o sutun faydalarini goruyordur, ve hayati boyunca da gormeye devam edecektir. Anne sutunun altindan degerli oldugunu bildigimden, ve Turkiye’de doktorlarimizin mamaya cok cabuk dondugunu de dusundugumden senin bu caban beni ayrica sevindirdi. Sisteme yenilmemissin, zorluklari goze almis, ogluna sut aramis bulmussun – sarilmak istiyorum sana!

    Ikinci araba dolusu tebrik de bu girisimin icin! Ne muthis bir is yapmaya koyulmussun. Ben 11 aylik oglumu hala emziriyorum ve o birakana kadar devam edecegim. Cok degil, yeni dogum yaptigimdaki gunlerden kalan iki torba sutu bile derin dondurucudan cikarmaya kiyamiyorum, lavaboya dokenlerin ruh halini tahmin bile edemiyorum.

    Isin saglik boyutuna gelince senin doktoruna katiliyorum. Sut paylasimi kisa bir arastirma sonucunda gorulecegi gibi Amerika’da da anneden anneye yapilmaya baslaniyor artik. Bazi yorumlarda bahsedilen sut bankalari teoride iyi olsalar da pratikte herkesin ulasabilecegi cozumler degiller. ABD’deki sut bankalarinda 30 ml sut ortalama 3 dolara satiliyor. Ortalama bir bebek yasadigi ilk bir ayda tahmini olarak 1500 ml sut tuketiyor. Bu tuketim 1 ayliktan 6 ayliga kadar gunde 750 ml olarak seyrediyor. Yani paraya doktugumuzde ilk ayda 1500ml/30mlx3 dolardan 150 dolar bankadan alinan anne sutu. 1. aydan itibaren de gunde 750 ml/30mlx3 dolardan 75 dolarlik sut istiyor bebekler. 75 dolar x 30 gun bize aylik maliyetini 2250 dolara cikariyor anne sutunun. Bunu da 5’le carpinca 11250 dolara ulasiyoruz. Yani sut bankasindan bebeginizi beslemeye kalktiginizda 150 dolar arti 11250 dolardan, 11400 dolari harcamak lazim ilk alti ayda. Diyelim burasi Turkiye, bizde daha ucuz olur, onu da tl’ye cevirelim, kusuratini atalim, 10 bin TL olsun masraf. Bu fiyat cok da yanina yaklasilir gibi durmuyor bana.

    Sutum olmasaydi ben de Derya gibi arar bir sut anne bulurdum ogluma. Sut anneyi tanidigimda da onun saglikli olduguna guvenim tam degilse bir kac dizi tahlil sonrasi, ki buna baskasinin cocugunu emzirmek isteyen bir annenin karsi cikabilecegini dusunmuyorum, annenin saglikli olduguna inanabilirdim. Bunun boyle denetim falan tarzi laflarla korkulacak birsey haline gelmesi beni sinirlendiriyor acikcasi. Iki anne arasinda karsilikli konusularak, iletisim kurularak yapilacak bir yardim iliskisi bu.

    Evet lutfen, sutu olan olmayani, olmayan olani bulsun, ne olur bebeklerimiz anne sutu alsin.

    • Sima merhaba,

      – Öncelikle süt bankalarının ücreti konusudaki bilgiler için teşekkürler. Haklısın, süt bankasından sütler para ile satın alınırsa, bunun maliyeti ülkemiz koşullarında ekonomik açıdan çok sarsıcı bir tutar.

      – Ben “annenin sağlığına güvenmezsem birkaç dizi tahlil yaptırım, donör anne de karşı çıkmaz herhalde” demişsin. Bu tahlilleri bireysel olarak yaptırmanın da mutlaka bir maliyeti olacak…Bunun ne kadar olacağı da araştırılmalı…

      – Süt anne kavramının geniş çaplı bir kampanya ile topluma hatırlatıldığını düşünelim. Eğitimli ve araştıran kesim muhtemelen hangi tahlilerin yapılması gerektiğini araştırıp bulabilir. Ancak herkes aynı hassasiyetle bireysel araştırmasını yapıp, hangi tahlillerin yapılması gerektiğini öğrenecek mi? Keşke herkesin bilinçli bir şekilde donör anne ile beraber tahlile gideceğinden emin olabilsek. Kimileri “o benim eltim, yengem, en iyi arkadaşım, birşey olmaz” diye düşünerek tahlil olmayı atlayacaktır. Süt anne uygulaması zaten yüzyıllardır var. Bilinçsiz bir şekilde yapıldığında maalesef çeşitli hastalıklar bebeklere bulaşıyor. Hastalığın süt paylaşmaktan bulaştığı fark edilmiyor bile.

      – Hastalıkların yaşayan bir süreç olduğu gözden kaçmamalı. Biz anlaştığımız bir donör anne ile bugün tahlile gidip temiz raporu alabiliriz. Süt paylaşmanın 3-5 aya yayılan bir süreç olduğu düşünülürse, donör annenin yarın hastalık kapmayacağını nereden biliyoruz? Her defasında tahlile mi gidilecek? Süt bankalarında ise her alınan süt pastörize ediliyor ve test ediliyor. (http://www.hmbana.org/processing)

      – Sağlık konusunda kurumsal çözümler üretmek, bireysel çözümler üretmekten daha çok efor gerektiriyor. Bu konu ile ilgilenen kurumların bulunması, sponsor bulunması, altyapı yatırımlarının yapılması sermaye ve zaman alıyor. Bu bir gerçek. Ama bunu korkulacak / sinirlenilecek birşey gibi görmekten çok nasıl çözümler üretebileceğimizi düşünmeli.

      Çözüm Önerisi
      – Süt bankalarının özel kurumlar değilde vakıflar olarak hayata geçirilmesi ya da devlet tarafından işletilmesi, sütün ücretsiz olması
      – Süt alışının sigorta kapsamına alınması (ücretsiz)
      – Sütü fazla olan annelerin süt bankalarına bağış yapmasının özendirilmesi

      Sevgiler

  22. Merhabalar,
    Ben, Eren’in süt annesiyim. Kendim için “donör anne” yerine “süt anne” tanımını kullanmayı tercih ediyorum:)
    Doğumdan sonra kızım Ekin için gerekebileceğini düşünerek, düzenli olarak, sütümü sağıp sakladım. İlerleyen aylarda da emzirmeyle ilgili bir sorunum olmadığı için, biriktirdiğim sütlere gereksinim duymadık. Biriktirdiğim süt paketleri nedeniyle dondurucumda yer kalmamıştı.
    Süt sağma ve depolama süreçlerinde gösterdiğim hassasiyet, emek ve zaman düşünüldüğünde, dondurucudaki sütlerin miadı dolmadan değerlendirilmesi şart olmuştu. Bu süt paketlerini nasıl değerlendirebileceğimizi Ekin’in doktoru Hülya Hanıma sordum. Doktorumuz anne sütüne ihtiyacı olan minik Eren ve annesi Derya Hanımdan sözederek onlarla aramızda çok güzel bir dostluğa vesile oldu.

    Donör anneden bebeğe geçebilecek hastalıklar konusundaki hassasiyeti anlayabiliyorum. Ancak, hamilelik ve doğum aşamalarında, anne adayının geçtiği tıbbi kontroller ile HIV, hepatit frengi ya da anne sütünden bebeğe geçebilecek bir başka hastalık mutlaka teşhisedilecektir.
    Anne sütü paylaşımı “GÖNÜLLÜLÜK ESASINA DAYALI” iken, madde bağımlısı ya da çatlak göğüs uçlu ya da hastalıklı bir annenin kendi sağlık sorunları ve bebeğinin hassasiyetini bir yana bırakıp bir başka bebeğe süt verme ile uğraşacağını sanmıyorum.
    Dolayısıyla donör annenin sütünden bebeğe geçebilecek hastalıklar konusundaki kaygıları yersiz buluyorum.

    • Ülger merhaba

      Yukarıda da yazdığım gibi, belki tekrar tekrar aynı şeyi söylüyor olacağım ama, toplumun her kesimini kendimiz gibi düşünmek doğru olmaz. Hamileliği boyunca bir kez bile doktora gitmemiş ve evde doğum yapan pekçok anne de var.

      Kaldı ki hastalıklar yaşayan bir süreç. Bugün yaptırdığınız test sonucunda sağlıklı olmanız yarın yeni bir hastalık kapmayacağınız anlamına gelmiyor. Her süt alışımızda, sürekli, donör anneyi tahlile mi götüreceğiz? Bu hem maddi açıdan hem de zaman açısından mantıklı olmaz.

      Öte yandan sana katılıyorum. Ben de hiçbir annenin kendisinin hasta olduğunu bile bile bir bebeği tehlikeye atacağını düşünmüyorum. Ancak sorun, zaten bir rahatsızlığın kendinde olduğunu bilmeden sütü veriyor olmaktan kaynaklanıyor.

      Tekrar edeyim. Anne sütünün önemini biliyoruz. Fazla sütü olan bir annenin de muthaç olan diğer bebekleri düşünerek bunu bağışlıyor olması çok takdir edilecek bir durum. Ancak toplumda eğitimli/eğitimsiz her çeşit insan olduğunu düşünerek, bunun kişisel değil kurumsal ve kontrollü olarak yapılması genel toplum sağlığı açısından daha uygun gibi geliyor.

      Sevgiler

  23. arkadaşlar, bana bir başkası aktarmıştı o da bir doktordan duymuş. kaynağım yok ama sonra aynı bilgiyi başkalarından da duydum. süt kardeşler evlendiğinde çocukların sakat doğma ihtimali oluyormuş. akraba evililiklerinden sakat doğum olduğu bilinir aslında. işin aslı aynı geniş kalabalık ailede yaşayıp birbirinin çocuklarını emziren eltiler, gelin görümcelerin vs. çocukları evlendiğinde, süt kardeş oldukları için bebekler sakat doğuyormuş. akraba evliliğinde sakat doğum değil de süt kardeş evliliğinde sakat doğummuş yani. belki doğrulanması zor bir bilgi ama bu riski göze almaya değmez. zaten dinimizin yasakladığı birşeyde mutlaka hikmet vardır. içki gibi. başta sağlığa zarar, insanların aklını başından alıyor, tecavüz, cinayet, kadına şiddet gibi olayların büyük kısmı içkili insanlar tarafından yapılıyor. neyse başka konuya geçmiş bulundum.

    yukarıdaki yorumların da sanırım çoğundan çıkan ortak sonuç, süt kardeşini çocuk mutlaka bilmeli ve kardeşi gibi bilmeli, onunla evlenemeyeceğini bilmeli olmuş. bence de öyle.. sevgiler.

  24. Gozlerim dolu dolu okudum yaziyi. Sutlerimi atmamak icin kimsesiz cocuklar yurtlarini, hastaneleri, bebegi olan arkadaslarimi aradim. Kimseye veremedim atmak zorunda kaldim. Bebegim 1 yasinda az da olsa tadimlik emiyor geceleri. Dilegim sut vermek isteyen tum annelere Allahin bolbol sut vermesi. Ama icinizi rahat tutun. Olsa da olmasa da buyuyorlar. Sevgiler

  25. Oğlum doğduktan sonra sütüm çok fazlaydı. İlk 2 ay boyunca günde yaklaşık 1litre fazladan süt sağmıştım. Dondurucum tamamen dolduktan sonra sağdığım sütleri bitkilere dökmeye başladım. 4 ay geçtikten sonra bir arayışa geçtim, sütü olmayan birilerini bulabilir miyim diye. Ama kimseyi bulamadığım emek zahmet-biberon yıka, sterilize et, sağ, sakla, tekrar biberon yıka, sterilize et, sağ, sakla,…- biriktirdiğim tüm sütlerimi ATTIM!!! Bu konuda girişimde bulunanlara sonsuz takdirimi iletiyorum…