3 Yorum

Bir babayla bir anne yanyana gelirlerse ne olur?

Ne olur cidden?

Bu soru, Tırtıl Kids Kitapevi ve Can Çocuk‘un dün düzenlediği “Halil Ergün çocuklara kitap okuyor” etkinliğinde, Ergün’ün okuduğu bir bilmece kitabından yönelttiği bir soruydu.

Ben aklımdan “bebek olur, çocuk olur” gibi hiç de şaşırtıcı olmayan fikirler geçirirken, ön sıradaki çocuklar hemen atladılar: BABAANNE!

Tabii ya… Bir BABA ve bir ANNE’yi yanyana koyarsan BABAANNE olur! O kadar basit!

İstinye Park Alışveriş Merkezi’ndeki Tırtıl Kids’in, çocuklara kitabı sevdirmek ve kitap okuma alışkanlığını kazandırmak adına düzenlediği etkinliklerin ikincisiymiş bu. Ben ilkine katılmadım ancak bundan sonrakileri kaçırmamaya çalışacağım.

Etkinlik Caffe Nero’nun önündeki ortak alanda gerçekleşti. Bunun hem avantajı, hem de dezavantajı vardı. Avantajı, oradan geçen ve normalde kalkıp gelmeyecek olan insanların da dahil olmasıydı. Dezavantajı ise etrafta yürüyen insanların, koşturan çocukların, ağlayan bebeklerin biz dinleyenlerin dikkatini dağıtmasıydı.

Tırtıl Kids’in sahipleriyle sohbet etme fırsatı bulduk etkinliğin öncesinde. Bu tür etkinliklerin Amerika’da sıkça yapıldığını, İngiltere’nin geriden geldiğini, Türkiye’de ise pek fazla düzenlenmediğini söyledi. Amerika’nın en büyük kitapçı zinciri Barnes & Noble gerçekten de bu konuda çok çok iyidir. (Ben de New York’ta katıldığım bir etkinliği burada anlatmıştım). Tabii orada “devlet kütüphanesi” kavramı da yerleşmiş olduğundan, sadece özel kitapçılarda değil, kütüphanelerde de bu tür etkinlikler sıkça düzenlenir. Türkiye’de devlet kütüphanesi kavramı maalesef çok yerleşmiş olmadığından iş böyle sorumluluk sahibi kitapevlerine düşüyor.

Açıkçası ben bu etkinliğe kendim için gittim. Halil Ergün’ü çok severim, Can Çocuk Yayınları’nın kitaplarına da bayılırım. Hal böyle olunca benim için kaçırılmaz bir etkinlikti. Derin’i götürmedim, iyi ki de götürmemişim. Deniz bile yer yer sıkıldı, nitekim etkinliğin süresi de, okunan kitaplar da daha çok ilkokul çocuklarına yönelikti.  Zaten Halil Ergün kitap okuma işini yer yer çocuklara devretti.

Darüşşafaka Eğitim Kurumları’ndan topluca gelen çocuklar bence etkinliğin yıldızıydı. En öne dizi dizi oturan çocuklar, özellikle de Halil Ergün’ün yönelttiği bilmecelere yanıt vermek için yarıştılar.

Etkinliğin bence çarpıcı bir yanı, dinleyicideki çocukların Halil Ergün’e yönelttiği sorulardı. Kitapların arasında mola verip biraz kendinden bahseden Halil Ergün, çocukların kendisine sorular yöneltmesi için fırsat tanıdı. Her nedense, çocukların en çok merak ettiği konular Ergün’ün hangi dizilerde oynadığı, kaç yaşında dizide oynamaya karar verdiği etrafında toplanıyordu. Üzüldüm. Halil Ergün, dizi oyuncusundan önce, dizi oyuncusu olmaktan çok bir sinema oyuncusuydu benim için. Fakat dizi kültürüyle büyüyen günümüz çocukları bunun böyle olduğunu bilmiyor maalesef. Dikkat çekici…

Biz etkinliğe SlingoMom İrem ve onun oğlu Koray’la birlikte gittik. Sonunda çocukları Halil Ergün’le çekmemek olmazdı.

Tırtıl Kids’in koyduğu fotoğrafları da Facebook albümünden görebilirsiniz.

Bu etkinlik, İstanbul’un belirli bir yerinde, o gün o saatte oraya ulaşabilen bir gruba hitap etmiş olsa da, Tırtıl Kids‘in bu girişimi dilerim başka kitapevlerine fikir verir, örnek olur. “Çocuk kitapçısı” kavramı, daha doğrusu “kitapçı” kavramı genel anlamda zor bir iş. Toplumumuzda pek yerleşmemiş olan kitap okuma alışkanlığının yeni nesle aşılanması için bağımsız kitapevlerinin bu şekilde sorumluluk alması ise sevindirici.

3 yorum

  1. babaanne olur hakikaten bu kadar basit harika.
    bizim burada da kucukler icin yapilanlarin yaninda buyukler icin yapilan okuma saatleri de var. Kitap tanitimi gibi bir nevi. Oturup kitabin bazi partlarini okuyorlar, daha once kitabi okumus olanlar yorum yapiyor ya da okumamis olanlar da o an okunan kisim hakkinda ne dusundukleri hakkinda konusuyor. Cogu zaman ingilizce olmadigindan katilamasak da ingilizce oldugunda bu etkinlikler gercekten keyifli oluyor. Dilerim artarak devam eder bu etkinlikler.

  2. Ahhhh keşke karşı tarafta otursaydım dedim ama yazarken bile bir fena oldum. Anadolu yakası iyidir.
    Burada ”iyi cüceler” var. Ama haftaarası dersleri hep iptal oluyor, haftasonuda çok kalabalık.
    Kader diyoruz biz kitapçılara gidip vakit geçiriyoruz ne yapalım.

    Kitapsever anne ve kızı Çiğdem

  3. En son fotoğrafta Deniz’ın muzur muzur alttan altan baktığı surat ifadesine bayıldım…