106 Yorum

İçimdeki 10 kaplan

“Kuzguna yavrusu anka görünür” misali, her anne gibi çocuklarıma bakmaya doyamam bazen. Benim çocuklarım çok güzeldir, en güzeldir bence. Her annenin kendi çocuklarının olduğu gibi.

Deniz oğlumun kaşlarını çok severim. Ne incedir, ne kalındır; tam olması gerektiği gibidir, şekli de çok güzeldir. Bakmaya doyamam bazen; o uyurken severim kaşlarını.

Deniz’in bir arkadaşının doğum günü partisinden eve dönüyoruz akşam. Arabayı park ettik, apartmana girdik. Bizim hemen önümüzde bir kadın yürüyor, sonradan öğrendim ki ikinci katta oturuyormuş. Kadının hemen arkasında Deniz. Kadın asansöre hızla girdi, belli ki bizim ona yetişmemizi istemiyor. Asansörde çoluk çocuk, tıkış pıkış çıkmak istemiyor, ki zaten ben de öyle düşündüğümden niyetim ona yol vermek. Düşüncem, asansörün  kapısını açacak, o sırada dönüp manidar bir bakış fırlatacak, ben de “Siz önden buyurun, biz kalabalığız, sonra çıkarız” diyeceğim.

Fakat düşündüğüm gibi olmadı. Kadın hışımla asansöre bindiği gibi, kapıyı tutmadı. Kapı, kadının arkasından girmeye çalışan Deniz’in kafasına girdi. Deniz ağlamaya başladı, ben kadına sinirlendim, ters ters baktım ama bir şey demedim, Deniz’e sarıldım, kadın bana baktı, “Ay pardon” gibi bir şeyler söyledi ama o sırada kapıyı kapadı ve hop! yukarı çıktı.

Deniz’in ağlayışından canının gerçekten yandığı belliydi. Baktım ki kaşı açılmış. Acayip panik oldum. Kesin dikiş gerekecek diye düşündüm. Deniz ağlar, kaşı kanar, diğer komşular kapıyı açar, hayırdır der, biz hışımla yukarı çıkarız. Neyse, biraz pansuman sonunda kanaması durdu, dikiş mikiş gerekmedi. Ama bayağı bir şişti kaştı.

O an öyle sinirlendim ki o kadına… Kapısına dayanıp “Kadıııın, kadın! İnsan biraz dikkat etmez mi?!” demek istedim. Diyecektim de, Doğan beni kendime getirdi. “Ne olacak Elif?” dedi. “Sen ona bağıracaksın, o sana çemkirecek, bütün apartman ayağa kalkacak, bunu mu istiyorsun?” “Yok,” dedim, “kavga etmeyeceğim. Sadece ne yaptığını bilsin isteyeceğim.” “Sence bilmiyor mu?” dedi Doğan. Haklıydı. Deniz daha asansörün kapısında ağlarken kadın bir üst kata çıkmış, kapısını açıyordu. Her şeyi duymuştu da, bir “İyi misiniz, bir şey oldu mu?” deme nezaketini göstermemişti. Bu adabı öğrenemeyen kadın ben “Haberiniz olsun, çocuğumun kaşını patlattınız da…” dediğimde özür mi dileyecekti? Hayır, muhtemelen “O da önüne baksaydı” diyecekti.

Kızdım kendime bir an. Ben ne zaman çocuğunun tırnağı kırıldı diye ortalığı birbirine katan “şımarık” annelerden olmuştum? Ne zaman mı? Muhtemelen bebeğimi kucağıma aldığım zaman… Benim bin bir emekle büyüttüğüm, her gece uyuttuktan sonra pürüzsüz tenini okşadığım çocuğumun keman kaşlarını düşüncesiz kadının teki asansör kapısını tutma adabını bile öğrenememiş diye yardırınca içimdeki 10 kaplan dışarı çıktı. O an karşımda olsaydı o kadına bağırır, çağırır, daha da kışkırtırsa vallahi tartaklayabilirdim. O anki sinirimle yapabilirdim.

Kadının görgüsüzlüğüne diyecek tek bir lafım var: Onun yaptığını bir erkek yapmazdı gibi geliyor bana. Kadınlar hemcinslerine (ve çocuklara) karşı çok daha anlayışsız, çok daha acımasız oluyorlar bazen. Kadını o resimden çıkarıyorum ve yerine onun yaşlarında bir adam koyuyorum, ı-ıh, olmuyor. Adam kapıyı tutuyor. Neyse, bu başka bir konu.

Çocuğunu sürekli kollayan, çocuk parkında oynarken kendi çocuğunun elinden oyuncağını aldı diye diğer çocuğu azarlayan annelerden hiç olmadım. Hatta yeri geliyor, çocuklarımın arkadaşları tarafından haksızlığa uğradıklarını gördüğümde bile kendimi tutuyorum. “Hayatta bunu da öğrenmeleri gerek” diyerek karışmıyorum. Hayat her zaman adil değil ki…

Ama Deniz’in o yumuşacık, keman kaşlarından kanlar süzülürken o kadın karşımda olsaydı… İçimdeki 10 kaplan ne yapardı, bilemiyorum.

Elimden kurtuldu diyorum sadece…

106 yorum

  1. Vallahi benimde başıma öyle olay gelirse o kadını herhalde parçalardım… sadece merak ettiğim o kadının çocuğu var mı acep bence yok olsa böyle davranmazdı Derin e çok ama çok geçmiş olsun

    • kesin cocugu da vardir.Cocugu buyumus kadinlar daha cok yapiyor benzer hareketleri.Tecrubeyle sabittir.Bu cocuk sahibi olmakla ilgili degil bence,mutsuz insan mutsuzluk sacar korunmak gerek.

  2. insanlari kadin erkek diye cinsiyete gore degil degil,terliksi hayvan kalpli,insan kalpli diye ayirmak gerek.oyle coklar ki bu modeller.Bizim apt dahil heryerde varlar sanirim:( gecmis olsun denize,opucukler bizden.

    • Evet, tabii ki kadın-erkek genellemesi yapmak (aşağıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi) çok doğru değil. Ancak benim gördüğüm bu tür “zalim” yaklaşanların genellikle kadın olduğu yönünde. Belki de kadınlarla daha fazla muhattap olduğumdan.

  3. burcu & can & cem

    yine ters bir bakıs atarak cok az bir sey yapmissiniz. kesinlikle isi cadiliga vurur, asansore binmis olsa bile arkasindan bagirir, hatta yukari cikar ogluma yaptiklarini anlatir, ve biraz daha usul, adab ogrenmesi gerektigini soyler, zaten sizi asansorde sıkıstırmayı biz de dusunmuyorduk ne vardi oyle kacar gibi gidiyordunuz der, eger oglumda kalıcı bir iz kalirsa bunun vebalini nasil tasiyacagini sorar, sizin gibi dusuncesiz komsu olmaz olsun der ve arkami doner giderdim. buna ragmen soguyacagimi hic sanmiyorum >:( bu arad cok gecmis olsun Deniz kuzusuna. insallah sisi biraz inmistir bugun..

  4. hani onun yaptığını erkek yapmazdı demişsin ya, senin yerinde çocuklarla kocan eve dönüyor olsaydı, kadın kapıyı öyle suratınıza geçirmezdi. yani bence. karşı cinse daha saygılıyız. yani bence

    • kesinlikle aynı fikirdeyim. bekleyip kapıyı tutacağından bile eminim.

    • Kocam vardı, arkadan geliyordu. Ama bence yine yapardı. Onunkinin genel bir tahammülsüzlük ve saygısızlık olduğunu düşünüyorum.

  5. Hatice Öktem Kılıçaslan

    Elifcim benzer bir olayda dün Merve’nin başına (gerçekten başına) geldi. Arkadaşım ve kızıyla Alışveriş merkezinde bir süre vakit geçirdikten sonra eve gitmek üzereyken hadi dedim bir tuvalete girsinler yolda sorun yaşamayalım. İşimiz bitti çocuklar kapıya yöneldi. Kadını birinin dışarıdan kapıyı hışımla açmasıyla kızların ikisine de çarptı kapı. Ben aman birşey oldu mu diyorum çocuklara.
    Kadının cevabı: Ne işleri var kapının arkasında.
    Dedim işleri bitti çıkıyorlardı normal olarak ve yürüdüm.
    Kadın hala söylenmeye devam ediyor çabuk olsalarmış da nerden bilsinmiş arkasında biri oldugunu da vs.
    E kapının arkasında birinin olması olasılık dahilinde değil mi? Sadece ben mi böyle düşünüyorum.
    Bir gün o kadınlardan birinden bana yansıyan çirkeflik duygusunu bastıramayacağımdan korkuyorum.

    • Bence bu ve bunun gibi durumlar insanlık halidir, dikkatsizliktir, düşüncesizliktir vs.. Ama bu çemkirme hali nedir? İnsan özür diler ve verdiği bir zarar var mı diye sorar. Ama tabi kendini bilen insan..

    • Sana da çok geçmiş olsun Hatice. İşte eminim bu kadın da bana aynı şeyi söyleyecekti ve ben daha çok delirecektim.

  6. Zor gelmeyecekse en yakın sağlık kuruluşundan bir rapor alıp, Savcılığa başvurarak şikayetçi olabilirsiniz. Savcılığa gitmenize dahi gerek yok en yakın polis karakoluna başvurabilirsiniz. Raporu aldıktan sonra altı ay gibi bir sürede istediğiniz zaman da sikayetçi olabilirsiniz. Elbette komşuluk ilişkileri önemli ancak oturup kalkıp yürürken kimseye zarar vermemek daha önemli bence. En azından taksirle birisini yaraladığını ve bunun suç olduğunu anlar. Malesef çevremize karşı duyarsız bir toplumuz. Bunu en iyi trafikte anlıyorum. Trafik kuralları olmasa bile bence nezaket vicdan gibi kavramlar var. İnsan hayatının hiçe sayılarak, katil olma ihtimali dahi göe alınarak kaba ve kuralsız bir şekilde hareket etmelerini anlamak imkansız. Yeriniz de olsaydım gidip şikayetçi olabilirmiydim. Kızgınlığıma bağlı. Gerçi pek bir cezası yok ama ders olur.

    • Evet, en doğru yaklaşım bu olur gerçekten. Bunu yapmam lazım, “vatandaşlık görevi” olarak. Yapacak mıyım? Sanırım geciktim bile, şişliği bayağı indi.

  7. Cok guzel bir yazi BlogcuAnne…
    Biz anneler en cok da diger annelerden | veya anne olmayan disilerden cekiyoruz.
    Nasil oluyor da cocuk dogurmak icin tasarlanan vucutlarda boylesine anlayissiz, sevgisiz ruhlar barinabiliyor? “Modern”lesme madalyonun kara yuzu …

    Ben de “polis anne” diye adlandirdigim annelerden muzdaribim… Kendi cocuguna bakmaktan aciz, sokaga cikti mi da ‘en anne’ pozlarinda, baskalarinin ‘yaramaz’ cocuklarini ayakustu egitivermeye kalkan, iki dakikada egitebilecegini sanan “parttime” anneler…

  8. onun da kaşını patlatmadan bırakmazdım sanırım. nezaket falan sallamam ben böyle durumlarda…

    • Nezaket değildi benimkisi. Nezaketi gerektiren bir durum yoktu ortada. Daha çok karambol diyebilirim sanırım. Ama yine olsa n’aparım? Sanırım aynı şeyi… O kadar uğraşmaya değmez bir durumdu ki…

  9. Geçen gün bir iş arkadaşım Alp için, “Kuzguna yavrusu anka görünür, sence dünyanın en güzelidir ama oğlun çirkin Ece..Ama üzülme büyüyünce güzelleşir!” dedi diye, sildim kitabımdan…Bunu diyen torun torba sahibi olabilecek yaşta bir hanım…
    Geçen ay da ailece yemeğe gittiğimizde ben Alp’i arabadan indirmeye çalışırken eşimin elinden kurtulan Ceren’e bir araba çarpıyordu parkederken-Allah’tan ben o sahneyi görmedim!- Arabadan yaşını başını almış bir çift indi. Adamcağız Ceren’e şöyle bir baktı geçti. Hanım, “Anneler de azıcık sahip çıkacak çocuğuna caaanım…Öyle uluorta bırakmayacak!!!” gibisinden söylene söylene gitti.
    Her iki durumda da hemcinslerim gösterdi ki bana; “İnsan insanın kurdurur!” değilmiş Elifcim o; “Kadın kadının kurdudur!” olmuş. Hemcinslerimiz sağolsunlar hiç halden anlamıyorlar, ya da bilmiyorum…Çok mu çabuk unutluyor bir çocuk yetiştirmenin zorluğu???Çok yaralıyorlar, “dilleriyle” hem de!!! Söyledikleri veya bazen “söylemedikleriyle”!!!
    Çok geçmiş olsun Deniz’e…Eminim yaralı hali bilr çok yakışıklıdır. 🙂
    Ece

    • Ece Hanım, böyle bir cümlyi nasıl bir insan kurar, inanın anlayamıyorum. Tabi ki, herkese yavrusu kuzgun gözükür, ne demek senin oğlun çirkin. Oturduğum yerde acaip sinirlendim.

    • herhangi bir çocuğu çirkin görebilmek için kalbin kör olması, bu fikrini o çocuğun annesine söylemesi ise kalpsiz olduğu anlamına geliyor.

      kendisi çok mu güzelmiş acaba? Allahım ne gerizekalılar var ya!

    • Gerçekten Alp için söylenen söz çok gereksiz olmuş.
      Bütün çocuklar güzeldir!

    • Ben güldüm geçtim. “Kötü söz sahibine aittir.” hesabı… 🙂
      Ama şu var: ben ağzımı açmasam bile etrafta oğlumu gören,tanıyan tanımayan herkes ne kadar güzel bir bebek olduğunu söylüyor. 🙂 Kuzgunum, yavrum da kuzu valla…Dünyada ondan ve Ablasından güzeli de yok hani! 😉

  10. Ben olsam bağırırdım apartmanın içinde çocuğun kaşını yardın kanıyor ne biçim insansın sen diye.Sonrada hızımı alamaz kapısına giderdim.Bu bence şımarıklık değil.Çocuğa zarar veren çocuk değil ki kocaman kadın.Sen iyi dayanmışsın.Benim eşimde sanırım beni tutardı kapısına gitsen ne olacak diye.Ama işte bu ne olacak diyenlerden dolayı bu kadınlar bu kadar umursamaz.Ben o kadına çok sinirlendim şu an.Kadına yapabileceklerimi hayal ediyorum.

    • Yok, ben bu kadına verilebilecek en güzel cezanın Halime’nin yukarıdaki önerisi olduğunu düşünüyorum. Biliyorum ki ben 5 çemkirsem o 10 çemkirecekti, hiçbir işe yaramayacaktı.

  11. Çok sinirlendim ben de okudukça, küçücük bir minik söz konusu, insanın hiç mi içi sızlamaz 🙁
    Ama muhattap olmadığınız daha iyi olmuş bence, onu anlayabilecek bir kadın değildir büyük ihtimal.
    Ya da belki evlenememiş bir bayandır, çocuk sahibi olamamış bir bayandır. Komplo teorisi oldu ama bu şekilde yaşayan insanlar daha tepkili ve çocuklu ailelere daha kin dolu olabiliyorlar.. Maalesef..

  12. çok geçmiş olsun Elif hanım.

  13. Şu densiz asansör vakaları beni benden alıyor zaten, özellikle de avmlerde !!

    Çok geçmiş olsun..

  14. “Özür dilerim”
    Bize çok basit görünen bu iki kelimeyi kaçımız kullanabiliyoruz? Çok çok azımız başarabiliyoruz. Çocuğumuza kızdığımızda istemeden de olsa sesimiz yükseldiğinde veya onun canını yaktığımızda (kapıyı açarken çarpmak gibi) onun boyuna inip gözüne bakarak “özür dilerim” demek bakınca çok kolay gözüken ama sokaktaki insanların %80 gibi büyük bir kısmının kullanmamaya özen gösterdiği iki kelime.
    Nasıl çoğu insan selam vermeyi bile bilmiyorsa -belki de bilinçaltında özgüven sorunu varsa ve bunu aşamayıp- göz temasından kaçıp sözle de temas mümkünse minimum kalsın diye düşünüyorsa böyle şeyler yaşanacak.
    Sorunlarını çözemeyen hemen herkeste benzer davranışlar var keşke farkına varabilseler ve keşke birilerinden yardım alsalar çünkü onlar bunu çok normal zannediyor ve asıl endişe edilmesi gereken kısım bu bence

  15. ve size de çok geçmiş olsun Elifciğim o kadar yazıp bunu unuttuğumu henüz fark ettim 🙂

  16. sinem şamlı

    Yontulmak kelimesi bu türler için yaratılmış ve güzel Türkçemize girmiş bence.Bu kadın yontulmamışgillerden.Çok özür dilerim argo mu oldu?Bence ”Özür Dilerim” iki kelime sadece fakat pek çok şeyi telafi edebilir.Niye özür dilemiyor insanlar?Ne olur inciler mi dökülür gurur mu incinir nedir yani?Çocuğumun bebek arabasını iterken bazen kaldırımdan çıkaramıyorum.Yanımdan bir sürü kadın öylece geçip giderken sadece yaşlı amcalar ve gerçekten beyefendiler yardımcı oluyor arabayı kaldırıma çıkarmama. Size katılıyorum beyler hanımlara daha anlayışlı davranıyor.Size çok geçmiş olsun diyorum.

  17. cok gecmis olsun ,ama sanirim bende bir sekilde cocugumun kasinin kanadigini ve yaptigini gormesini saglardim ,kendini tutabildigin icin tebrik ederim .dedigin gibi biz gozumuzde sakınırken kadinin teki gelip bebegimin canini yakacak..ne sorumsuz insanlar var nasil gonul rahatligi ile cekip gitmis pesss

  18. okurken bile yaşıyormuşum gibi oldum çok sinirlendim kuzucuğa çok geçmiş olsun dünyada böyle insanların olması beni üzüyor

  19. Çok geçmiş olsun deniz’e. inşallah şimdi daha iyidir..

  20. Geçmiş olsun keman kaşlına:(
    Keşke çemkirseydin.O şahıs o dilden anlıyorsa yapacak birşey yok.
    Bazen insanların anladığı dilden konuşmak gerekiyor..
    İnsanlar yaptığı hataların cezasını gün içerisinde bir şekilde ödüyor diye düşünüyorum.Eminin o kadın yolda yürürken bir taşa takılıp sendelemiştir 😉

  21. Çok çok geçmiş olsun Elif. Canının nasıl yandığını ve nasıl sinirlendiğini çok iyi anlıyorum. Umarım Deniz’in yarası hiç iz bırakmadan en kısa sürede iyileşir.

    • Teşekkürler Şafak. İyileşiyor, iz kalacak gibi görünmüyor çok şükür.

  22. Deniz’in yarılmış kaşını düşününce gözlerim doldu. Yıllar önce Deniz kadarken yiğenimin başına atılan taşla kafasının yarılması ve ellerimin kanla dolmasıyla ne yapacağımı şaşırmam geldi akılma. Onu acile götürdüğümde o beni teselli ediyordu ağlamamam için. Annelik gerçekten çok zor. Dilerim yarası kapanmıştır şimdi Deniz’in.

  23. Walla ne yalan söyleyim eşiniz Doğan Bey’e pek bi sinirlendim. Çünkü aynı durum olsa benim eşim de aynı şeyleri söylerdi. Olayı yaşamış gibi kızdım. Keşke gidip saçını başını yolsaydınız. Ne varmış herkes kapıya çıksın, evet gürültü kopsun. Galiba benim içimdeki bütün kaplanlar, kurtlar hortladı 🙂

    • +1 diyorum, ben de Doğan beye (eminim eşimde aynı cümleleri kurardı) sinirlendim keşke öyle konuşmasaymış seninle de bir soluk yukarı çıkıp içini dökebilseymişsin.. Ay kıyamam ya Denizin yerine Emreyi ağlayasım geldi valla içimden.

    • 🙂

  24. Cook gecmis olsun yahu. Cok uzuldum. Insanlar ne gamsiz ne sorumsuz. Dedigin gibi sonradan soylesen adam mi olacak ama sen rahatlardin.

    • Buraya yazdım ya… Bayağı rahatladım.

      Ama bitmedi. Karşılaşırsam mutlaka söyleyeceğim yaptığını.

  25. gecmis olsun. erkekler de her zaman bu kibarligi gostermeyebiliyorlar. lara henuz bebekken bir kolumda o diger elimde canta, mont vs gitmeye calisirken onumdeki adam da girdikten sonra kapiyi tutmamisti. ve ben tutacagindan o kadar emindim ki bebekle beraber bodoslama giriyorduk kapiya az daha. zar zor kapiyi ittirip laf etmistim arkasindan, donup bakmamisti bile. okuzluk insanin icinde olunca cinsiyet pek fark etmiyor.

  26. Geçmiş olsun öncelikle ama bence kadın-erkek fark etmezdi…
    Ben de kucağımda oğlum uyurken, geldiğimizi gördüğü halde dış kapıyı daannn diye kapatan ve biz girdikten sonra önümüzde asansörü bekleyip yol vermeyen bir adamla aynı apartmanda yaşıyorum maalesef… ben de gıkımı çıkaramadım… belki de oğlum uyuduğu ve onu uyandırmak istemediğim için olabilir ama uyanık olsaydı da o adama insan olduğunu sinirlenmeden hangi cümle ile anlatabilirdim bilemiyorum…

  27. söylicek o kadar çok şey var ki…neyse..
    geçmiş olsun kuzucuğa:-(

  28. Çok geçmiş olsun Deniz’e. Malesef bende senin kadar kibar olamazdım sanırım. Ve malesef benim eşimde kesinlikle senin eşin gibi tepki verirdi. Bence içimizdeki kaplanları bazen dışarı çıkarmak lazım ki yaptıkları düşüncesizlikleri anlasınlar (her ne kadar anlamasalar da en azından tepki alacaklarını da bilsinler). İki çocuk arasında olsa, ya da yanlışlıkla olsa hayatta takılmam böyle şeylere. Fakat göz göre göre yapılıyorsa kayıtsız kalamam sanırım. Çünkü söylenecek iki kelime ‘Özür Dilerim’ yeterli. Fakat söylenmiyorsa bende söylenmeden duramam…

  29. Çok geçmiş olsun Elif. Bazı insanlar o kadar empati ve anlayıştan yoksunlar ki, tahammül edemiyorum. Yazını okurken bile sinirlendim. Biraz farklı bir konuya girecek belki ama, İstanbul git gide kötüleşiyor gibi geliyor bana. Bir senedir İstanbul dışında küçük bir şehirde yaşıyorum ve o kadar farklı ki burası. Önceleri insanların ”iyiliği” karşısında şüpheye düşüyordum; komşuluklar, çarşıda pazardaki insanların, esnafın tutumları… Bizler büyükşehirlerde iyice güvensiz olmuşuz, komşuluğu unutmuşuz. Burada ise kapım her gün en az bir komşum tarafından çalınıyor, sadece sesimi duymak için bile olsa.
    İstanbul’da ne kadar da ”meşguldük”. En önemli işler bizimkilerdi. Yolda yürürken önümüzde kimse bizi bekletmemeliydi. Otobüse, minibüse binince kimseden yer beklenmezdi, ” o kadarcık çocukla” ne işimiz vardı sokakta. Pazarda bebek arabasıyla gezilmezdi, arkandaki teyze bekleyemezdi seni, önündekine çarparsan kıyamet kopardı.
    Ben bu tip şeyleri İstanbul’dan ayrıldıktan sonra unutuverdim, bir daha da hiç hatırlamak istemiyorum.

    • Özge, bunlar çok doğru tespitler. Büyük şehir insanı sabırsız yapıyor maalesef. Etrafındakilerden uzaklaştırıyor. Ama bu da insanlığı unutmak için mazeret olmamalı. Annemin bana ilk öğrettiği şeylerden biriydi başkalarına kapıyı tutmak. Bu unutulur mu? Hayır, hiç öğrenilmemiş bence.

  30. Bence o kadına gereken tepkiyi gerçekten göstermeliydiniz. Bir daha yapmaması için, başka bir çocuğunda bir yerine zarar vermemesi için.

    “Ben söylesem ne olacak” mantığı, o insanların başka insanlara da zarar vermesine sebebiyet verebilir.
    Sakin olmak iyidir ama gerektiğinde haklı tepki verme hakkımız da olmalı.

    • “Ben söylesem ne olacak” gibi bir boşverme değildi benimkisi. “Ben söylesem daha kötü olacak”tı. Çok belliydi üste çıkacağı, “Siz de çocuğunuza sahip çıksaydınız” ya da “çocuğunuz da önüne baksaydı” diyeceği.

      Ama karşılaşırsak mutlaka söyleyeceğim.

  31. Cok gecmis olsun 🙁 ben bu kadar sabirli olabilir miydim bilemiyorum. Gecen gun Ikeada bebek arabasina carpip arkasina bile bakmadan dozer gibi gecen kadinlara yuksek sesle cik cik cik dedim ama tinmadilar bile. Sinir oldum. Bebek uyansaydi icimdeki cazgir kadini ortaya cikarabilirdim herhalde. Bazi insanlar icin bebek, agac, direk hepsi bir. Carparim gecerim mantigi…

    • “Bazi insanlar icin bebek, agac, direk hepsi bir.” Ne kadar doğru bir tespit.

      Odun gibi insanlar, duygusuz.

  32. Biz Turkler hep ne kadar misafirperveriz, ne kadar yardimseveriz, ne kadar dusunceliyiz vb. tanimlamalarla ovunur dururuz. Yurtdisinda yasamaya basladigimdan beri pek cok seyin ne kadar farkli oldugunu gordum, goruyorum ve uzuluyorum cunku kendimizi tanimladigimiz o sifatlarin pek cogunu tasiyamadigimizi farkediyorum. Hep laflarda kaliyor. Muhakkak ki istisnalar vardir ama o kadar az ki…Uzucu…

    Gecmis olsun.

    • Amerika’da yaşarken ilgimi çeken bir şey birbirini tanısın tanımasın, göz göze gelen herkesin birbirine selam vermesiydi. Yolda yürürken sürekli birileriyle selamlaşırsınız orada.

      Burada tam tersi, insanlar kafalarını çeviriyorlar.

  33. Öncelikle minik Deniz’e geçmiş olsun.

    Sen de böyle densiz bir yaklaşıma karşı seviyeni koruduğun için tebrikler Elif. Belli ki için acımış ama iyi ki kendini tutmuşsun. Doğan’ın de dediği gibi iyi ki aynı tuzağa düşüp, sen de o kadın gibi kaba davranmamışsın. O kadın o gece kafasını yastığa koyduğunda güzel bir uyku çekebilecek mi acaba? Deniz’in ağladığını mutlaka duymuştur.

    Kabalıkların kol gezmeye başladığı, “teşekkür ederim”, “özür dilerim” gibi kelimelerin giderek az sarf edildiği bir toplumda yaşıyoruz maalesef. Terbiye de ailede başlıyor. O kadının yetiştirdiği çocukları düşünemiyorum bile.

    Bir daha geçmiş olsun.

  34. çok geçmiş olsun.böylelerinden uzak durmak en iyisi.

  35. Terbiyesiz ve vicdansız! Allah böylelerinden korusun yavruları. . .
    Çok çok geçmiş olsun güzel kaşlı Deniz’e. . . 🙁

  36. Elif gecmis olsun, cok uzuldum bu duruma.. Umarim Deniz’in acisi dinmis, yarasi iyilesiyordur. Eger bu hatunla tekrar karsilasirsan; sakin bir sekilde Deniz’e ne yaptigini anlat derim. Yanina kar kalmasin, baska minnoslarin cani yanmasin. Belki biraz utanir, yaptigi kabahatin farkina varir. Hem boyle belki bir nebze icin de rahatlamis olur. Sevgiler.

  37. Deniz kuzuma geçmiş olsun. Çok ucuz atlatmış.
    Karnım burnumda taksi bulamadığım ve eve dönmek için bindiğim minibüste kimse yer vermediğinden ayakta kaldığım, minibüsten indiğim an suyum geldiği ve doğuma gittiğim günü hatırladığım her an sonrası bu tarz davranışların beni hiç şaşırtmadığını farkediyorum:(

    Biz bir üniversiteye yakın bir sitede oturuyoruz. Ve 10 daireli apartmanımızın 3 dairesinde üniversite öğrencileri var. Geçen gün küçük oğlumla ( 1 yaşında ve o an henüz yürümüyordu) marketten geldik. Alt katımızda oturan erkek öğrencilerden biri ile aynı anda arabayı parkettik. Ben poşetleri aldım. Oğlumu kucakladım. Öğrenci önümden apartmana girdi ve benim elim kolum dolu arkasından geldiğimi gördüğü halde apartmanın kapısını yüzüme kapattı. 🙂 Gülsem, ağlasam, söylensem ne olacak? Ne değişecek? Herşeyi bıraktım, anahtarı buldum, kapıyı açtım, içeri girdim. Haa zaten kimseyle karşılaşmasak da aynı şekilde girecektim içeri ama gene de insan suratına kapı kapatılınca biraz bozuluyormuş:)
    BEnim eşim de muhtemelen eşinle aynı tepkiyi verirdi ama ben senin kadar sakin davranabilirmiydim bilmiyorum. Belki biraz sakinleştikten sonra karşılaştığında o gün yaptığının nelere yol açtığını uygun!!! bir dille anlatmak içini biraz rahatlatır.
    Sevgiler,

  38. çok çok geçmiş olsun sevgili deniz 🙁

  39. merhaba,
    7-8 aylık hamileyken bana doğumunuz ne zaman diye sorup hastaneden Asya’yla eve gelişimden en fazla bir hafta sonra üst katımda evin duvarları yerleri sökülerek tadilata başlayan (1.5 ay süren), gece bebiş yüzünden uyuyamayan bana gündüz Asya’nın uyuduğu saatlerde de uyuma hakkı tanımayan, yaklasık 20 günlük uykusuz halimle üst kata çıkıp bugün hangi odalarda tadilat yapılacak ona göre kızı yatıracagım dedigimde dogru düzgün yanıt vermedigi icin ama biraz anlayışlı olabilirsiniz dedigimde “Tadilat yapmak icin kızınızın evlenmesini mi bekleyecegiz “diyen iki cocuklu (9-10 yaslarında) komşumu hatırlattı bana yazdıklarınız nedense, belki o vurdumduymaz yukarı çıkış ve kapıyı kapatış yüzünden.
    O günü her hatırladıgımda iyi ki post partum sıkıntılar yüzünden antidepresanlıydım derim … yoksa hicbir güç bana “öylemi ? ama bu tavrınız cok yanlış diyerek sakince merdivenleri geri indirtemezdi” , Hayatta unutamadığım anlardan biridir. hele birde öncesinde dogum ne zaman diye sormaları yok mu… Sabrınız için cok ama cok tebrik ediyorum.

  40. cok gecmis olsun umarım artık hersey yolundadır. Şişi inmiş acısı dinmiştir insallah.
    Sevgiler

    • Şişi büyük ölçüde indi. Bu sabah sorduğumda hala “acıyor” diyordu, ama azaldı. Çok teşekkür ederim.

  41. çok geçmiş olsun Elif 🙁 kesinlikle kadınlar daha görgüsüz, fesat,anlaşılmaz hemcinslerine karşı. öyle bir durumda yapması gereken kalabalık ve çocuklu olduğun için sana öncelik tanımaktı bence, veya sığıyorsanuz birlikte çıkabilirdiniz. hadi en kötü biraz bekleyeceksiniz ama deyip kibarca önce çıkacağını söyle çık işte. ayyy sinir oldum çok feci kadına.

    • Ben öyle yaparım. Çocuklu ailenin önce gitmesine izin verir, kendim ya bekler, ya da merdivenle çıkarım. Ama onu yapmak zorunda değil. Çocuğumu kafasına kapıyı kakmasın, yeterli. Bak yine sinirlendim.

  42. Bir de anneymiş , yazıklar olsun o kadına..Çok geçmişolsun Elif’cim , iyi dayanmışsın vallahi..

  43. çok üzüldüm geçmiş olsun inşallah izi kalmaz…”beraber yaşayabilme özürlü”lerle ortak yaşam gerçekten berbat bir durum. “Günaydın, iyi günler, özür dilerim, teşekkür ederim” bunları söylebilmek çok zor onlar için…Sizin yerinizde ben de olsam aynı şeyleri hissederdim ama eşimi dinler miydim bilemiyorum? Tekrar karşılaşırsanız tepkinizi bir şekilde lütfen gösterin, hak edene hak ettiğini vermek lazım. Tekrar çok geçmiş olsun Deniz’e…

  44. inanamadim. gercekten okurken inanamadim.
    kadin-erkek, cocuklu- cocuksuz, genc – yasli…kim yapsarsa yapsin boyle bir seyi adi terbiyesizlik gercekten.
    Hadi diyelim farketmedin, hadi diyelim kapi yanlislikla kapandi, hadi diyelim o an acamadi otomatik kapiyi falan (ki bunlarin da hic biri yok) insan kosa kosa merdivenlerden iner de yine bakar bir sey oldu mu diye. Ah Deniz ya. hem kasi acilmis hem bir ozur bile dilenmemis kucuk adamdan.
    gecmis olsun hepinize!

  45. Ayşe Nihal Şeker

    Asansöre hızla ilerleme işi yalnız bizim sitede mi var acaba diye düşünüyordum. Değilmiş:( Çok tuhaf bir durum bence. Ne zaman insan (çocuk/büyük ) sevmez olduk?

  46. Hay Allah nasıl sinir oldum şimdi ben resimlerine bakmaya doyamazken denizciğin kadının yaptığına bak anladığım kadarıyla farketmedi olayı değil bu sonuçta çocuk bu adı üzerinde kaldı ki anne olan herkes (yanımda ki benim çocuğum olmasa dahi ) dikkat eder.İnanın şu an tek hissettiğim parmağınızın ucuyla o kadını gösterin sorgusuz sualsiz ağzını burnunu kırayım o kadar yani…
    Benim yerime o güzel kaşlarından öpün lütfen çook geçmiş olsun.

  47. Aslında senin yaptığın gayet insalcıl bir affetme..peki o zaman benim kafam karıştı..çocuklarımıza haklarını aramayı,canlarına yeten insanlara karşı müdahaleyi nasıl öğreteceğiz..yani bende sen gibi susar içimden küfürler savururdum herhalde ama yapılması gereken acaba bu mu..sen hakkını aramadın ve çocugunda hakkını aramayan annesini gördü ve susmayı öğrendi…takıldım ben
    git yol ya saçını başınııı

  48. miniğin annesi

    kapı tutma olayına kafayı takmış durumdayım.özellikle bebek arabasıyla bir yere girmeye veya bir yerden çıkmaya çalışırken kapıyı tutan kişi benim için “melek” dir 🙂 o anda acayip bir minnet duygusu hissediyorum.kapıyı pat diye arabaya veya suratımıza bırakanlar için de tam tersi söz konusu.Geçmiş olsun

  49. Geçmiş olsun deniz’e..inşallah iz kalmaz ..Ben okurken kendimi tutamadım vallahi.. bilmiyorum anlamayacağını bile bile onu apartmana rezil etmek mi doğru sineye çekmek mi? Ama bir laf var ya aptalla asla münakaşaya girmeyin karşıdan bakan hanginizin aptal olduğunu anlamaz diye..

  50. Elif, öncelikle geçmiş olsun diyorum ve mutlaka şikayette bulunmak gerektiğini düşünüyorum bende. İnsanlarımız meydanı boş buldukça, istedikleri gibi at koşturabilceğini düşünür oldu, bir de bizim gibiler, kibarlığı elden bırakmayınca iyice “yaptım – oldu, ne olmuş” tavrını benimsediler.

    Yazı ile ilgili tek bir eleştirim olacak o da; “Kızdım kendime bir an. Ben ne zaman çocuğunun tırnağı kırıldı diye ortalığı birbirine katan “şımarık” annelerden olmuştum?” cümlesine.
    Eğer yaşadıklarınızla beraber kadın dönüp, hem Denizden hem senden özür dilemiş olsa ya da gerçekten bir hata sonucu istemeden bu durum oluşmuş olsa ve sen buna karşılık, verMEmiş olduğun sesli tepkiyi vermiş olsan, bu yazdığın cümle haklı bir durum sorusu olabilirdi ama bence bu durumda değil. Nacizane fikrimdir.

    Selamlar,

    Begüm

  51. İnsanın sap! bı tokat atmak geldi içimden! Off saygisiz…

  52. 32 aylık oğlum bile en ufak bir şeyde “özür dilerim” dediğinde çok mutlu oluyorum.. oysaki bizim ailemizdede kolay kolay özür dilenmez, hatta eşimden hiç duymadım dersem yeridir… bu çocuk bunu yetiştirilme tarzından öğreniyor… sanki özür dilesek bir yerimizden bişeyler mi eksilecek… özür dilemeyi bilmeyen o kadar çok insan varki etrafımızda…
    geçmiş olsun elifcim…

  53. Bayramda tıklım tıkış bir mağazada kızım birden 3metre ötede duran bir kız çocuğunun elinde tuttuğu saçsız bebeği farketti (bizim Ayşe bebeğin tıpkısının aynısı) ve beniiiim diye bağırarak atağa geçti. O sırada tehlikeyi farkeden annesi elini şöyle bir sineği kovalar gibi sallayarak kızımı zank diye geri püskürttü ve kocaman sesiyle “Hayır, herşey senin mi zannediyorsun, ayıp ama aaaa” diye resmen bağırdı. Ne hakla? Ve de neden? Ben en sinir olduğum anlarda bile dişimi sıkıp ruhunu incitmemek için kendi kendimi yerken,ona kıyamazken,kadının teki kızımı resmen ve bilerek kocaman elleriyle savurmuştu.Evet resmen bi eşya gibi. Saniyeler içinde kalbimin sıkıstığını hissettim. Dilim tutulup kaldı,kızım ağlarken kendi kızının kolundan çekiştirerek “Yürüü” diye azarladı,koşar adım izaklaştılar. Bendeki kaplanlar sağa sola dağıldılar. yere oturduk,sarıldık..Kızımı sakinleştirirken gözümden akan 2 damlayı tutamadım.Kadın ne onların farkındaydı,ne kızımın Ayşe bebeğinin,ne çocuk olmanın doğallığının,ne de kızını sürüklerken kızın bebeğini yere düşürdüğünün.Ondan başka herkes farkında görünüyordu. Benim stres anında dağılan kaplanları biraz eğitmem gerekecek,günümüz şartlarının elzem bir donanımı kanımca