27 Yorum

Allah’ın işi

Rahmetli anneannemin bir sözü vardı: “Allah’ın işine karışma” derdi.

Ben ne zaman olmayacak bir şey istesem, ne bileyim, ertesi gün bir yere gideceksem ve yağmur yağmasını istemiyorsam, “Ya uf, yağmasın işte yağmur!” diye isyan etsem bana kızardı: “Allah’ın işine karışılmaz kızım!”

İster Allah’ın işi de… İster kader-kısmet de… İstersen tabiat ana de… Bir düzen, bir nizam var.

Yarın, Türkiye’de (ve dünyanın birçok ülkesinde) birçok bebek, bırakılsalar birkaç saat, belki birkaç gün, ve hatta birkaç hafta daha annelerin karınlarında kalacakları halde, ameliyatla çıkarılıp alınacaklar. Haftalar öncesinden verilen randevularla, yapılan ayarlamalarla ameliyathaneden bir anne çıkacak, bir diğeri girecek.

Sebep? Bebeklerin doğum tarihleri 11.11.11 olsun.

Malice diye bir film vardı; Alec Baldwin ve Nicole Kidman’ın oynadığı. Öyle ahım şahım, Oscar’lık bir film değildi, ve benim için tek özelliği, üniversitedeyken kız arkadaşlarımla gittiğim ilk film olmasıydı. Neyse işte, Alec Baldwin bir doktoru oynuyordu orada. ve Nicole Kidman’la – gizlice anlaşarak- onun yumurtalıklarını alıyordu. Çünkü bu ikisi gizliden gizliye sevgiliydi ve önceden anlaşmışlardı: Alec Baldwin (aslında başka biriyle evli olan fakat Alec’e yanık olan) Nicole Kidman’ın yumurtalıklarını alacak, Nicole Kidman hastaneye dava açacak, dava sonucunda hastanenin ödeyeceği tazminatı ikişi kırışacak, Nicole kocayı boşayacak, bizimkiler mutlu, mesut ve zengin yaşayacaklardı.

Gereksiz uzattım, filmi seyretmeyenlerin kafasını karıştırmış olabilirim. Bir sahnede, Nicole Kidman’ın avukatı, Alec Baldwin’i “Tanrı kompleksi”ne sahip olmakla suçluyor, Nicole’un yumurtalığını gereksiz yere alarak kendini aşan bir şey yaptığını söylüyordu. Alec Baldwin ise doğru karar verdiğini, öyle bir kompleksi olmadığını, ameliyathaneye girdiği zaman zaten kendisinin Tanrı olduğunu anlatıyordu. Aşağıdaki sahneden bahsediyorum. (Maalesef Türkçe altyazısı yok, ama özetle Alec Baldwin Harvard’dan mezun olan ve tıp diplomasına sahip olan bir doktor olarak “sıradan” bir insanın, örneğin bir avukatın, onun bu kararını sorgulama yetkisi olmadığını anlatıyor.)

Sözüm meclisten dışarı. Tıp diplomasına sahip bütün doktorların bu megalomaniyle hareket ettiklerini söylemiyorum. Ve tabii ki tek sorumlu doktorlar değil. Sırf çocuğunun doğum günü süslü bir tarih olsun diye haftalar öncesinden sezaryen planlayan ailelerin de bilinçlenmesi lazım.

Ancak şu bir gerçek ki yarın, 2011 yılının 11. ayının 11. gününde, birçok doktor “Allah’ın işine karışacak” ve henüz doğmaya hazır olmayan bebekleri doğurtacak.

Anneannem olsa çok kızardı.

27 yorum

  1. Buna benzer bir durumu şarkıcı Elif Karlı anlatmıştı.O da böyle bir plan yapıp bebeğine erken kavuşanlardanmış.Sebep ise bebeğin burcu(!) Sırf ikizler burcu olmasın diye..Ama sonra çok pişman olmuş çünkü bebeğin tırnakları tam gelişmemiş.Kendisi anlatmıştı bir tv programında..
    “Allah’ın işine karışılmaz” çok doğru bir laf..Allah akıl fikir versin cahil insanlara..Bu resmen cahillik başka birşey değil.

  2. Planlı sezaryene şiddetle karşı olanlardanım ben de. Değil sadece doktorlar hemşireler dahi kendilerini Tanrı sanıyor ellerine bir hasta düştüğünde. Alıştıklarından unutuyorlar karşılarında bir can olduğunu her seferinde. Ama elbet ailelerin de katkısı var bu işte. ’38 haftalık bir bebeğin gelişimi tamamlanmıştır’ diyor sezaryen gönüllüsü anneler, oysa bu haftadan sonra da bebeğin vücudu doğum sonrasında ısısını koruyabilmek için yağ depolamayı sürdürüyor. Akciğerler de 38. haftada dışarıda yaşayabilecek olsa da gelişmeye devam ediyor. Sezaryende normal doğuma göre anestezi, cerrahi, trombo-emboli(büyük damarların pıhtı ile tıkanması) ve enfeksiyon açısından risk çok daha fazla. Konuyla ilgili benim en beğendiğim yazılardan biridir Perihan Mağden’in 2005’de Radikal’de söyledikleri. İlgili bağlantı http://www.turkcebilgi.com/kose-yazisi/44816/zamanli-dogum

    • perihan magden linki icin cok tesekkurler. zevkle okudum hic bilmiyordum bu konuda yazisi oldugunu.

  3. Kesinlikle katılıyorum, bebeğin işine de karışmış oluyoruz bir yandan. Bebek gelmek istemiyor, biraz daha zaman ihtiyacı var ama sen onu zorla çekip çıkarıyorsun, sonra da hazır olmadan karşılaştığı travmalarla boğuşması var..

  4. Kimse kusura bakmasın, gayet sapıkça buluyorum bu tutumu. Manyakça, delice hatta! Normalde birilerini yermekten uzak dururum ama bunu okuduğumda deli damarım kabardı işte:)

  5. çok bencilce ve çok vahim bir durum.
    benim hamileliğimin son 2 ayında her türlü çabaya rağmen tansiyonum düşmeyince 36 haftalıkken sezaryenle bebeğim dünyaya geldi, her ne kadar burada sağlık durumundan doğan bir zorunluluk olsa da bu erken “doğum” oğlumda bazı sıkıntılara yol açtı. Doktorumun her şeyi inceleyip “gelişimi tamamlanmış doğmaya hazır” demesine rağmenoğlum aslında pek o kadar da hazır değilmiş, devasa 2 hidroseli olarak doğdu, şimdi ameliyat olmayı bekliyoruz. Allah daha ciddi problemler yaşatmasın diyerek buna şükrediyorum ama oğlumun biraz daha tabiatına uygun bir zamanda gelişimini tamamlayarak doğabilmiş olmasını isterdim.
    Bilerek ve isteyerek ve şımarıklık derecesine gelip “tarih seçerek” bir insan bunu (erkenden ana rahminden koparıp almayı) nasıl kendi evladına yapabilir anlayamıyorum.

  6. Bunu kabul eden -koskoca tıp fakültesini okumuş, bir de ihtisas yaapmış- doktora mı kızarsın, yoksa bunu talep eden cahil anneye mi, yoksa bunu mümkün kılan ülkemizin sağlık sistemine mi? ! Böyle birşeyi gelişmiş bir ülkede telaffuz bile edemezsiniz.
    Tartışılması gereken bir başka mesele de ülkemizde sezaryanin bu kadar normalleşmesi ve doğal doğumun pabucunun külliyen dama atılması !

  7. Allah akıl fikir versin diyorum, başka da bir şey demiyorum!

  8. Yasli insanlarin sozune kulak vermek lazim.Allah’in isine karismamak lazim .Ayrica bebegim o afilli tarihte dogarsa madalya mi takacaklar :p

  9. Doğumun nasıl başladığını hala bilmiyoruz. Bebek hazır olunca bir hormon salgılayıp anneyi uyarıyor deniyor. Ama nasıl ve ne zaman hazır oluyor bilmiyoruz. Lütfen bebeğinize saygı gösterin, ve onun hazır olmasını bekleyin. 38. haftada doğurmak istediğiniz bebek belki de 42. haftada hazır olacaktı. Belki de bir ay erken doğmasına sebep olacaksınız, belki akciğerleri yeterince gelişmemiş olacak. İsteğe bağlı sezaryen değil ama planlı sezaryen (tıbbi gerekçesi yoksa) yasaklanmalı.

    • yazıyı okuduğumda ben de ilk bunu düşündüm. ben 43+3’te doğum yaptım. düşünebiliyor musunuz benim planlı sezaryen olduğumu?? cidden Allah’ın işine karışılmaz…

    • Gözde – “İsteğe bağlı sezaryen değil ama planlı sezaryen (tıbbi gerekçesi yoksa) yasaklanmalı.” ben bunu tam anlayamadım, açıklayabilir misin? İsteğe bağlı sezaryen ile planlı sezaryeni farklı mı değerlendirdin?

  10. bundan 7 ay önce oğluşumu 41+4’te dünyaya getirdim ve hiçbir zaman sezaryen olasılığını aklımın ucundan bile geçirmedim olası durumlar dışında. (Herkesin beni her gördüğünde sen daha doğuramadın mı, galiba ilkokul çağına geldiğinde çıkacak senin oğlan şeklindeki alaycı konuşmalarına hiiiçç kulak asmadan.) Çünkü ben emindim ki, bebeğim kendini tam anlamıyla hazır hissettiğinde aramıza katılacak. O yüzden şu isteğe bağlı ya da daha da saçması planlı sezaryen olayını aklım bir türlü almıyor. Allah bu olayı gerçekleştirecek olan o annelere akıl fikir ve onlara yardımcı olacak doktorlara ise içlerinde bulunan para hırsı kadar vicdan versin.. Umarım o zavallı bebişlerin sağlıkları yerinde olur öyle bir anneye rağmen.. (Bu arada çok güldüm Elif “Anneannem olsa çok kızardı.”) 🙂

  11. ah elif ah…ben pek üzülüyorum bu keyfi sezaryen bebeklerine…sıcacık uyurken karanlıkta, boynundan çeke çeke alıveriyorlar oracıktan…ne şok! bu doktorların ve velilerin (!) en tatlı uykularında ödlerini patlata patlata uyandırmak, dürterek yataktan çekiştirip yere düşürüvermek var…

  12. Buradan tüm anne adaylarına sesleniyorum.Planlı sezeryan yaptırmasınlar.Benim yaptığım hatayı yapmasınlar diyorum.Doktorum 34.haftada suyumun azaldığını söyledi.35.haftada akciğerler için iğne oldum.37.haftada ” ya çocuğuma bir şey olursa ya ölürse diye paranoyakça davranıp çocuğu 37. haftada aldırdık.Doğurdum demiyorum hanımlar dikkatinizi çekerim aldırdım.Malesefffffffff 🙁 Sezeryan sonrası 3 kilo doğacak diye beklediğim çocuğum 2,5 kilo doğdu.5 gün küvezde kaldı.45 gün sarılık sürdü bu esnada göbek bağı düşmedi.45 günün sonunda düştükten sonra çocuğu yıkayabildik.Doktoruma inandım doğru ya da yanlış su azalması bilemiyorum yani.Fakat beni doğru yönlendirmediğine üzüldüm.Suyum sadece sınırın biraz latına inmiş.Çocuk yaşayabilirdi normal doğuma kadar.Benim de cahilliğime geldi.Bu konuda tecrübesizdim fakat iyi bir şekilde araştırmalıydım diye çok üzüldüm sonradan.Başka anneler de üzülmesin benimle aynı hataya düşmesinler diye paylaşmak istedim.

  13. Her iş kontrolüm altında olsun diye düşünen bazı insanlar var. Bazı şeyler olmuyor işte ne kadar istesek de bizim elimizde olmadan yürüyor. Bırakalım bazı şeyler müdehalesiz olsun, sürpriz olsun!

  14. bu sahneyi, bu konuşmayı arada bir hatırlarım, belki tekrar izlerim demiştim. yıllar sonra izlemek çok hoşuma gitti, teşekkürler.
    evet, ben tanrıyım.

  15. Evlilik için süslü tarihleri seçenleri anlamaya çalışıyorum ki bu bile bana cok saçma gelir. Her bebek kendi istediği zaman dünyaya gelmeli, anne karnında huzurla büyümeye devam eden yavrunun süslü bir dogum tarihi olsun diye alinivermesinin mantıklı bir açıklaması olamaz. Babaannen cok haklı Elif, Allah’ın isine karisilmaz…

  16. aynen katılıyorum ama ben doktordan çok anneye kızıyorum! anne karnında geçen 1 saatin dünya koşullarında 1 güne eşit olduğunu bile bile bebeğini nasıl bu güzel nizamdan -kendi kararıyla- erken ayırabiyor??? benim çevremde 3 kişi aynı doktorun tatil zamanına denk geliyor diye erkenden sezeryan oldu.bu nasıl mantıktır?

  17. saçmalık

  18. Ben de annanen gibi diycem bu durum karşısında.
    Burcu ‘şu’ olsun diye, doğum tarihi fiyakalı olsun diye, tatile denk gelmesin diye ya da bilmem ne diye planlı sezaryen esasen Allahın kurduğu düzeni bozmaya çalışmak.
    Bıçak altına yatmaktan hiç mi korkmuyorlar bilmiyorum. Doğum 1000lerce yıldır yapılan doğal bir şey. Doğumdan korkuyorlar ameliyattan korkmuyorlar. Allah akıl fikir versin.

  19. Bir de burcunu yukselenini bilmemnesini en super secmek icin sezaryen tarihini astrologla belirleyenler var. Saka degil, Bizzat tanidim…

  20. Normal doğum yapmış biri olarak planlı sezaryana çok karşıyım. Hele de böyle saçma bir sebepten ötürü bebeklere bunun yapılmasını hiç anlamıyorum. Keşke bir aksilik olmadıkça kimse korkmasa ve normal doğumla doğsa bütün bebekler.

    Sevgiler

    http://nils-mum.blogspot.com/

  21. Eşimin 21yaşındaki kuzeni hastaneye kontrole gidiyor; doktor bu tarihi kendisine bir güzel pazarlıyor (gelişimini tamamladı. 3,600 civarı doğacak tosun bir bebek, nasılsa kist var sezeryan olacaksın, alalım bugün, gitma, bu tarihte doğmuş olsun vb.) Sonuç: anne karnındaki bebek şapadanak anne kucağında. 38 hafta 6 günlükken. 3 kilo 200 gram ağırlığında. Duyunca şok oluyoruz; neyse ki süt gelmiş, emmiş, sıkıntı yokmuş (!!!!). Çok acıdım bebeğimize. Hoş mu geldi karar veremedim. İçim acıdı, biton sözvdüm doktora.

    Alahın işine karışılmaz düsturunun doğaya dost bakış açısına hayran kalmamak elde değil. “Çağdaş” (!) dünya bunu gerektiriyor.