38 Yorum

Eski eşyalara yeni anlamlar

Mutlu haftalar Blogcu Anne okuru…

Sen bu satırları okurken ben evde geçen hafta yaptığımız kutuları açmaya devam ediyorum.

Evet, Cuma günü itibarıyla yeni bir eve taşındık. Bana çok iyi geldi bu taşınma. Buna çok ihtiyacım varmış. O kadar dağılmış, evi de, kendimi de o kadar dağıtmıştım ki, toparlanmanın tek yolu taşınmaktı. Evin kontrolünü tamamen yitirmiştim. Dahası, evle uğraşma isteğimi yitirmiştim. Sanırım en az üç senedir süregelen bir “evsel depresyon” yaşıyordum. “Belki de evimin kadınını kaybetmemin sebebi buydu” diye düşünmeye başladım. Elbette yeni evle birlikte sahip olmadığım yetenekler geliştirip, mantı açıp börek yapmaya başlamak gibi bir beklentim yok. Ama kendimi yenilenmiş ve silkelenip kendine gelmiş hissediyorum. Dolayısıyla mantı olmasa bile fırında makarna olabilir…

Hesapladım da… Evlenip Amerika’ya taşındığımız 1999 senesinden beri ikisi kıtalar arası, biri şehirlerarası olmak üzere toplam altı kere taşınmışız. Haliyle bu işin uzmanı olmam gerekirdi. Ama yine da bir vazo, bir kaseyi kırılmaktan kurtaramadım. Hoş, onların ikisini de ben paketlememiştim ya, neyse…

Geçtiğimiz Bayram haftasını eşyaları ayırarak, atarak, saklayarak, kolileyerek geçirdik. Bir günlük aile ziyareti dışında pek bir şey anlamadık bayramdan. Çok yorucuydu, ama bir o kadar da keyifliydi benim için. Bir kere, ailecek uzun zamandır bu kadar süre evden çıkmadan birlikte olmamışız, onu fark ettim. Ve tabii ki eski eşyaları ayıklarken bulduklarımla gerek kendi başıma, gerekse neredeyse 20 senedir hayatımı paylaştığım adamla geriye dönüp dönüp durduk. Neler bulmadık ki… Düğün davetiyemiz. Barbie’li hatıra defterim. Oyuncaklarım. Resimlerim… Birbirimize yazdığımız mektuplar. Eski kasetler… Hepsiyle farklı zamanlara döndüm, döndük.

Eşyaları kolilerden bazı şeyleri ne kadar gereksiz aldığımızı fark ettik. Ben eşya atmayı sevmem, eski eşyalarımdan da kolay kolay vazgeçemem, ama bu sefer çoğu şeye acımadım. İki şeyi tutmadım: (1) Bir kulpu çıkmış tencereler, ayrılmaya yüz tutmuş resim çerçeveleri gibi kırık, dökük eşyalar; ve (2) Yıllaaaar yıllar önce alıp, bulup, bir şekilde ele geçirip “Bir gün işime yararsa” diye tuttuğum, ancak varlığını bile unuttuğum şeyler.

Eşyaları ayırdıkça hafifledim, kağıtları attıkça rahatladım. Öyle iyi geldi ki… Tavsiye ederim.

Çocuklarla taşınmak kolay olmadı tabii. Deniz’i yine bir derece idare edebildik. Koşuşturma eğlenceli geldi ona. Kendince yardım etti bazı şeylere… Ama Derin’le çok zor oluyordu. Ve onun yaşındaki bir çocuk için aslında oldukça tehlikeli bir ortam vardı evin içinde. Her tarafta kırılabilecek, düşebilecek eşyalar. Makaslar. Bayramın üçüncü günüydü sanırım, verimimiz iyice düşünce Doğan çocukları babaanneye götürmeyi teklif etti. Gidiş o gidiş. Deniz’in okulu başlayacak diye ertesi gün geri aldık, ama Derin’in orada kalması onun için de, bizim toparlanmamız açısından da daha iyi olacak gibi geldi. Ve üç gece orada kaldı Derin’ciğim. Nasıl özledim, nasıl özledim. O da çok özlemiş, yemek yememiş resmen. Gecenin ortasında uyanıp “Anne nedde? Baba nedde? Dede (Deniz) nedde?” diye sormuş. Üç günün sonunda kavuştuğumuzda çok dokunaklı bir sahne yaşandığını söylememe gerek yok sanırım.

Ve derken Cuma günü taşındık. Aşırı yorucuydu. İnanılmaz yorucuydu. Uzun zamandır bu kadar yorulduğumu hatırlamıyorum.

Kutu yaparken yorgunluk kahvesi iyi geldi.

Hafta sonunu da yerleşmeye çalışmakla geçirdik. Annem de aynı zamanda ev taşıdığından ne onun bana, ne onun bana hayrı dokunamadı. Ama sağ olsun kayınvalidem sakat beline rağmen gelip bize birkaç günlük yemek yaptı da hayatımızı kurtardı.

Taşınmanın en güzel yanlarından biri atmaya kıyamadığınız eşyaları yeniden değerlendirmek olsa gerek. Eski eşyalara yeni anlamlar yükleniyor yeni evde. Örneğin aşağıdaki kitaplığı -aslında ben çoktaaan gözden çıkarmıştım ama Doğan attırmadı- Doğan Amerika’ya ilk gittiğinde, 1998 senesinde, ikinci el olarak bir arkadaşından almıştı. O zamandan beri bizimle her eve geldi bu kitaplık. Ve çok kahrımızı çekti, ancak son beş senedir bir köşeye atılmış, toz tutmakla meşguldu. Meğer çocukların odasına gideceği günü bekliyormuş.

Sanırım hayalini kurduğum çocuk kitapçısını farkında olmadan açmışım.

Hala yapacak çok iş var. Zaten nereden baksan yeni bir eve yerleşmek, “duvara son çerçeveyi asmak” altı ayı bulur derler. Ama ben dün akşam itibarıyla yerleşmişim meğer. Kafamda yani. Bunu mumları yakınca fark ettim.

Ben evde hep mum yakardım eskiden. Hemen her akşam, lambalar yandıktan sonra, ışıkları loş tutar, üç beş mum yakardım sağda solda. Ancak bırakmıştım son zamanlarda. Son zamanlarda dediğim, nereden baksan en az dört senedir –çocukların doğum günü partilerinin dışında- mum yanmamıştı bizim evde. Dün akşama kadar.

Dün akşamüzeri mumlukları çıkardım kutularından. Üzerinde biriken tozları temizledim. Ve hava karardıktan sonra mum yaktım evde. Seneler sonra, ilk kez.

Ve dedim: “Oh, kendime geldim.”

38 yorum

  1. Hayırlı , uğurlu olsun ..Güle güle oturun , bu yorgunlukları unutturacak kadar güzel günler geçirin inşallah yeni evinizde ..

  2. Gecmis olsun ve gule gule oturun yeni evinizde. Insallah biran evvel yerlesir evinizin tadini cikarirsiniz. Ayni Barbie defterinden bende de var ve annemlerin evinde duruyor hala daha.

  3. güle güle oturun..

  4. hayırlı olsun. yeni ev yeni heyecanlar, güzellikler ve uğur getirsin.

  5. bana yerleşmesi dahada zor gelir hep (hep dediysem 1 kere taşındım :)) ) güle güle oturun

  6. Kolay gelsin güle güle oturun.Gerçekten ev değiştirmek yerleşmek bir silkelenmek ve gereksiz şeylerin atılması oluyor.İnsan rahatlıyor

  7. sağlıkla, mutlulukla, huzurla oturun yeni evinizde inşallah!:)

  8. Hayırlı olsun, kolay gelsin 🙂
    Eviniz her daim neşe dolsun!

  9. Tebdil-i mekanda ferahlık varmış 🙂

  10. Hayırlı olsun yeni ev.. Keyifle oturun inşaallah… Darısı başıma, bir ara görüşseydik keşke de bir el verseydin bana da:)

    demişsin ya: “toparlanmanın tek yolu taşınmaktı. Evin kontrolünü tamamen yitirmiştim” tam böyleyim şu anda. Nasılsa taşınırım diye diye 2 seneyi bu kokuşmuşlukla geçirdim, geçiriyorum. Bir de bizim yurt dışına taşınma olasılığımız var ki, o tam bir muamma.. neyse öyle işte..

    Sevgiler:)

    • Eminim çok zor bir karar, ama bana sorarsan çok cazip. Ben böyle şeyleri hayat tecrübesi edinmek adına çok önemli fırsatlar olarak görüyorum.

      Hakkınızda hayırlısı Deli’cim.

  11. İyi günlerde , güle güle oturun evinizde Elif Hanım.
    Yeni evinizde yeni mutluluklar sizi bekliyor, en kısa zamanda onlarla karşılaşmanızı dilerim..

  12. sen anlattikca rahatladim resmen, canim cok fena tasinmak istedi. güle güle oturun.

  13. Güle güle oturun yeni evinizde.

  14. Güle güle sağlıkla oturun
    taşınırken gereksizleri atmak kadar hafifletici bir şey daha bilmiyorum. bende geçen sene taşınmıştım ve ne kadar gereksiz eşyayı evimde tutup kalabalık yaptığımı ozaman farketmiştim. Şimdilerde hiç tutmuyorum bile.

  15. güle güle oturun çocuklarla hatta kimbilir belki de torunlarla:)))gülmeyin zaman hızla akıyor

  16. Hayırlısı olsun canım süper olmuş bu değişim darısı başıma:)Bu arada o kasetleri atabildin mi bizde de aynı görüntüden var kıyamıyoruz:))

  17. yenilenmek güzeldir 🙂

  18. söylemeden geçemeyeceğim, kitaplık süper olmuş!

  19. Ben de taşınmak istiyorum zira doğum yaptığımdan beri(17 aydır) evi apart otel gibi kullanıyorum. Her fırsatta birşeyler atıyorum ama yine de dolapların hiç mi hiç rahatlamadığını gördükçe deli oluyorum. Taşınırken fazlalıkları atmak yerine, herhalde kullanacaklarımı alacağım sadece. Güle güle oturun, darısı tüm isteyenlere 🙂

  20. Güle güle mutlulukla oturun hayırlı olsun:)

  21. Güle güle oturun.. Yeni evinizde yüreğinizden huzur hiç eksik olmasın.. Mum fikrine bayıldım ben de çok severim mumları ama hiç evde öylesine yakmayı düşünmemiştim.. 🙂

  22. Düğün davetiyenize bayıldım bayıldım bayıldım 🙂
    Canım taşınmak istedi feci halde..
    ve tabi iyi günlerde oturun 🙂

  23. Güle güle oturun Blog’cum! Belki Şubat tatilinde bir sürpriz çıkarma yaparım sizin oralara 😉
    Kocaman sevgiler ve güzel yerleşmeler diliyorum
    PS: Ben neden post’larımıza gelen cevapları okuyamıyorum? Ne yapmam gerekiyor bilmiyorum? Senin sayfalar yenilendiğinden beri bu böyle 🙁

  24. Eliiif inan ki taşınasım geldi! Ben ferahladım okudukça, sen nasıl ferahlamışsındır belli değil =) Keyifle, güle güle oturun, ailecek neşeniz, huzurunuz hep yerinde olsun canım. Öptüm!

  25. çoğu bitmiş azı kalmış, geçmiş olsun 🙂

    güle güle oturun…

  26. Hayırlı olsun, güle güle oturun yeni evinizde. Sevgiler,

  27. bir evi toplamaya baslayinca evin tutabildigi esya kapasitesini gormek beni dehsete dusuruyor. neresine sigiyor onca esya o evlerin analmiyorum 🙂 Yeni ev aslinda unutulmus ama cok kiymetliu esyalarin da ikinci sansi kesinlikle. Gule gule oturun. Insallah guzel anilarla dolu olur bu evdeki gunler.

  28. Güle gule, mutlu mutlu , sağlıklı günleri yeni evinizde yasamaniz dileğiyle…

  29. Gule gule oturun :). Seninle ayni zamanlarda tasinmisiz, ben de halen kutu acip yerlestirmek ile mesgulum.

  30. Oh, oh harika! Eski eşyalara yeni bir gözle bakmanın keyfine diyecek yoktur. Yeni evinizde mutluluklar!

  31. güle güle oturun insallah, sağlıkla, keyifle..
    evde olabildiğince kullanmadığım birşey tutmuyorum ben de. sade olacak baktığım her yer.. tabii Kuzeyin oyuncaklarından yer kalırsa..
    sevgiler…

  32. Güle güle oturun. 2 ay önce tasınmıs biri olarak sizi çoook iyi anlıyorum 🙂

  33. Yeni eviniz hayırlı uğurlu olsun.Sağlıkla mutlulukla oturun:)

  34. Annenin yardimini alamamak icine oturmus herhalde 🙂 : “Annem de aynı zamanda ev taşıdığından ne onun bana, ne onun bana hayrı dokunamadı.” Bana ya banaaaaa! diyor Elifcim 🙂 Nasil yakaladim ama!

    • 😀 Bak bak, nasıl da atlamamışsın. Ve ben de nasıl yazmışım hakikaten 🙂

  35. Yeni ev yeni düzenlenmiş eşyalar…yenilik ferahlık… ne güzel.. hayırlı olsun