20 Yorum

Çocuğun var mı…

Çocuk sahibi olmakla ilgili sevmediğim iki söz vardır. Aslında daha çok vardır belki ama ilk etapta aklıma ikisi geliyor:

Birincisi, “Allah hayırlı evlat versin”dir. Bencilce gelir bana bu söz. “Benim çocuğumun bana hayırlı olması gibi bir beklentim yok ki, kendine hayrı dokunsun, bana yeter” değil midir? Çocuğum sağlıklı olsun, mutlu olsun, bundan iyisi Şam’da kayısıdır.

İkincisi de “Çocuğun var mı derdin var”dır. Çocuk sahibi olmak, sadece dert sahibi olmaktan ibaren değildir, ama bu sözde doğruluk payı da vardır aslında. Çocuk sahibi olmak, önceden var olduğunu bilmediğin duyguları, endişeleri, sorumlulukları beraberinde getiriyor ne de olsa. Ama bunu sadece dertle ifade etmek haksızlık gibi geliyor bana.

Facebook’taki BlogcuAnne.com takipçilerine sordum. Dedim ki,

“Boşluğu doldurun: Çocuğun var mı … var”

Bakın neler dediler:

Çocuğun var mı …

  • Huzurun var
  • İş yerinde kusmuklu pantolonun var!
  • Kırık bir gözlüğün var.
  • Servetin var, altın topun var.
  • Eşyaları bulunamayacak yerlere saklama becerin var
  • Tırnaklarının arasında oyun hamuru var
  • Kaygıların var
  • Her şeyin var!
  • En şık çantandan bile oyuncak, emzik, çorap teki, bebek bezi çıkma ihtimali var
  • Her gün yılmadan seni sinirden çıldırtıp arkasından mutluluktan deli eden birileri var
  • Hayatının anlamı var
  • Taşıman gereken kocaman bir çantan var
  • Masallar, hikayeler uydurabilmen için geniş bir hayal dünyan var
  • Hele de iki çocuğun varsa kafanda en güzelinden bir HUNİ var!
  • Buzdolabının rafında oyuncak araba bulma ihtimalin var
  • Yoğun bir sorumluluk duygusunun yanında tarif edilemez, karşılıksız bir sevgi ve huzur var
  • Sağlıklı olmak ve yaşamak için çok geçerli bir sebebin var
  • Onun gözlerine bakıp hayatı unutma şansın var
  • Uykun var, uykun!
  • Gerçek aşkın var
  • Gelecek nesle katkıda bulunmanın gururu var
  • Karı-koca kavgası var
  • Kocaman memelerin var!
  • Hayatın tadı var, tuzu var
  • Pencerelerde, camlarda, aynalarda minik parmak izleri var
  • Geleceğe dair umudun var
  • Çantanda cezve var
  • Çokluğuna senin de şaştığın sonsuz sabrın var
  • Üstüne sinmiş mis gibi cennet kokusu var
  • Kocaman bir yüreğin ve hemencecik akan gözyaşların var
  • Bu hayatta kimsenin tattıramayacağı ANNELİK değerin var
  • Çocuktan önce farkında varmadığın yaratıcılığın var
  • Bağrışmalarını dinleyen komşuların var
  • Yetişemiyorum kaygın var
  • İnanılmaz bir sorumluluğun var
  • Dağınık bir evin var
  • Dağınık saçların, altında her daim eşofmanın var
  • İşin var
  • Şansın var
  • Blogun var
  • Onu bu dünyada yalnız bırakmamak için korkuların, kimseye bahsedilmemiş duaların var.
  • Fena halde gıcık aldığın akrabaların var
  • Hele de ikizlerse, evde her daim stand up show var.
  • Sürekli ondan bahsedesin var
  • Hiç toplanmayan bir evin, her gün çalışan bir çamaşır makinen var.
  • Sürekli kopan kolyelerin, başta topuklu ayakkabıların olmak üzere her türlü süslü eşyana davet beklemeden ortak olacak birileri var.
  • Oyuncak olmuş tencere tavan var
  • Bir saniye önce romantikken aniden sahne değiştirip korku filmine dönüşen, sonra yine sen hangi ara olduğunu anlayamadan komediyle devam eden ve hayatın boyu sürecek bir senaryon var.
  • Oyuncak olmuş tencere tavan var.
  • Evin değişik yerlerine yapıştırılmış türlü türlü çıkartmaların var
  • “İlk görüşte aşk”a inanasın var.

Ve uzaaar, gider…

(Katkılarından dolayı Facebook takipçilerime teşekkürler…)

20 yorum

  1. Elif gunaydin twitterda yokum ama seni ordan da takip ediyorum ama bu normal dogumu savunurken -tabiki ben de bir doktor olarak sana katiliyorum – gercekten sezaryen dogumu cesitli sebeplerden yapanlara biraz sert kaciyor yorumlar yani kolayina kaciyorlar gibi anlasiliyor,cogu zaman ben de kendimi kotu hissediyorum ve hatta yazinin sonunu okumadan biraktigim oluyor .YOrumu dogru yere yazmadim belki ama yazmadan gecemedim Yenievinde de mutluluklar ailenle bu arada o kutuphaneyi gordunm ve bir hisim oglumun odasina daldim duzelttim cok faydalisin ccoook.Sevgiler

    • Feryal, yazılarımı yazarken sezaryenle dogum yapmış anneleri incitmemeye özen gösteriyorum. Ancak konu cok hassas, ve maalesef üzülenler olabiliyor.

      Eğer dün akşam Twitter’da yazdığımdan bahsediyorsan, orada yanlış anlaşılmaya müsait bir ifade olduğunu fark ettigimde iş işten geçmişti. Az önce bir özür mesajı yazdım, ama buradan da söyleyeyim: seni de kırdıysam özür dilerim.

  2. Tüm annelerde benzer şeylerin olması insanı rahatlatıyor, kaygılarını azaltıyor.

  3. günaydın elif
    hayırlı evlatta ne anladığımıza bağlı bence ; ben anne baba kardeş akraba sevgisi saygısı duyarlılığı olan vefalı vijdanlı bir evlat anlıyorum hayırlıdan . Böylesi evlatlar yetiştirebilirsek zaten önce kendisen hayrı dokunan evlatlar olacağını bu meziyetlere sahip olabildiği içinde hem vatanına milletine hem anasına babasına hayrı dokunan evlat olacağı inancındayım . Tek başına kendine hayır olan bencil evlatlarıız olmasın inş. Bu isteğim bir anne olarak bencil olduğum değil tam akisne evladığımı düşündüğüm içindir.Benim nacizene fikrim bu hayırlı günler

  4. Hepsine canı gönülden katılıyorum. Ama en iyisi ‘hayatın tadı var tuzu var’, işte evlat sahibi olmak bu kadar.
    Hayırlı evlat kısmına gelince, bakın nasıl anlıyor halkımız hayırlı evlat denince: http://www.ntvmsnbc.com/id/25297284
    Önemli olan sağlıklı, mutlu ve iyi bir insan olması, benim başka dileğim yok bundna gayrı..

  5. zeynebin annesi

    aslında çocuğun var derdin var lafı bazen hoş da gelebiliyor kulağa.çocuk hakkaten sorumluluk sevgi aşk anlam ne dersen ama bunları kendine dert edinirsen var olur.ya da düşünsenize çocuğu umursamayan annelerin derdi çocuk mudur.dert her zaman kötü anlamda düşünülmezse bence böyle de yorumanabilir.mısr-ı niyazi derman arardım derdime derdim bana derman imiş demiş.yani derdin neyse onu dert edinip onunla meşgul olmak

    sevgiler….

  6. yine çok anlamlı ve bir o kadar da duygusal bir yazı hayatımın anlamı kuzum iyi ki varsın defnem…

  7. “Her gün yılmadan seni sinirden çıldırtıp arkasından mutluluktan deli eden birileri var”
    işte bu benim oğlan 😀

  8. Elif çok zarifsin seviyorum seni

  9. Yazının içeriğinde gülümsedim ve çoğuna evet kesinlikle dedim ama başlangıca katılamayacağım ne yazık ki. Hayırsız evladın hiç de öyle mutlu olsun ne olursa olsun denilecek kadar umursanmayacak birşey olduğunu sanmıyorum. Her zaman dileğim evladım hayırlı olacaksa olsun yoksa olmasın olmuştur ve bence en zor sınavlardan biri de hayırsız evlatla sınanmaktır. Hele ki bir annenin en zor sınavıdır bence.

    • ben de katılıyorum. Hayırlı evlat olmasının bence de bencilce bir tarafı yok. Bu “kendine hayrı dokunsun” fikrine kapılırsak, mesela zengin bir iş adamı olacak, kariyer sahibi olacak, kendine maddi anlamda hayrı dokunacak derken, diğer insanların üstüne basarak basamakları tırmanacaksa kendine de hayrı dokunmasın demek lazım.
      Sanırım biraz daha farklı pencerelerden bakıyoruz olaya. Yoksa, senin de bu açıdan bizim gibi düşündüğüne eminim. Hayırlı evlat, anne-babaya yararı olsun anlamında değil, iyi olsun, anlamında. Hayır-iyilik gözetmektir özünde.

  10. Evet, evet. Ben “hayırlı evlat” olayına daha dar bir pencereden bakıyormuşum. Söylemek istediğim iyi bir insan olmasıydı.

  11. kesinlikle hepsi doğru ama benim favorilerimi gözlerim dolu dolu yazıyorum
    •Kocaman bir yüreğin ve hemencecik akan gözyaşların var
    ve herzaman her dakika insanları bezdirene kadar •Sürekli ondan bahsedesim var. bu ikisi tam benlik :)

  12. Hayirli evlat deyince, kendisine, ailesine, cevresine, insanliga “hayirli” olan diye algiliyorum ben mesela.. Yani, hangimiz bir Hitler dogurup buyutmek ister ki..

  13. oğlum var, yüzümde her daim kocaman gülümseme var..
    iyi ki onlar var hayatımızda..

  14. Herkes harika şeyler yazmış ama ben en çok “Tırnaklarının arasında oyun hamuru var” saptamasına bayıldım. Tırnak uzatmayı sevmiyorum, kısa tırnaklardan da çıkmak bilmiyor o meretler :)

  15. Hepsinin altına imza atarım. Gözlerim dolu dolu okudum. Eleyeceklerimi düşündüm

    ” Her daim onunla gurur duyasım var.!”
    “Yapılması gereken bir ton işin varken oturup onunla oynasın var!”
    “Dünya yansa, o iyi olsa edecek şükrün var!”
    ” Doktora tezinin sayfalarına çizilmiş araba resimlerin var!”
    ” İş yerinde arkadaşların arasında çantanda bir şeyler araken kirli/temiz bebek bezi bulma ihtimalin var!”
    “Cinnet geçiresin var!”
    ” Avaz avaz bağırasın var!”
    ” İş evraklarının arasında kayu boyama sayfalarını bulma ihtimalin var!”
    Çocuğun var mı “herşeyin” var! :)

  16. tüm yorumlar beni gözlerim yaşlı bir şekilde gülümsetti heleki sabah işe geldiğimde boya kalemlerini çantamda bulmuşken ve gecenin bi vakti yatağımıza zıplayıp babasınıda benide perşan etmiş bir prensesi koklayıp işe gelmişken ve bana her daim kendimi özel hissettirmişken:)
    buarada benimde hayırlı evlattan anladığım bana hayırlı olsun değildir düzgün bir birey olsun kendi ayakları üzerinde durabilsin falan filandır yani daha çok kendine hayrı olsun gibi yorumlarım bunu ama belki benimki farklı bir bakış açısıdır.çocuğun var derdin var kısmında sana katılıyorum….

  17. 28 yaşında, çocuk sahibi olmak istemeyen bir kadın olarak bloğunuzda kayboldum bir saattir, ne güzel bir yer burası, objektif yorumlardan ziyade objektif annelere hayran kaldım. Komplekssiz, abartısız her şey konuşulmuş ne kadar anlamlı ve hoş.
    Bu güzel blog için tebrikler :)