48 Yorum

Çocuğumla neden İngilizce konuşuyorum?

Yakın zamanda şöyle bir mail aldım:

Çocuklarla İngilizce konuştuğunuzu sanıyorum, doğru mu? Ben de oğlumun (adı Toprak ve 8,5 aylık) erken yaşta İngilizce öğrenmesini istediğim için onunla evde İngilizce konuşsam faydalı olur mu? Ne kadar küçükken başlarsa o kadar kolay olur diye düşünüyorum. Ancak, bir yandan da bazı yerlerde ana dilini öncelikle öğrenmesi ve bu temelin üzerine yeni dil öğrenmesi gerektiğini okudum. Kafam çok karıştı açıkçası. Sizin bu konudaki deneyiminiz nasıl? Ne düşünüyorsunuz?

Deniz iki aylıkken yaklaşık 10 sene yaşadığımız Amerika’dan Türkiye’ye geri dönüş yaptık.

Amerika’da yaşamaya devam ediyor olsaydık Deniz iki dilli büyüyecekti. Türkiye’ye döndüğümüz için onu iki dilli büyüme fırsatından mahrum etmek istemedik. Ben de, babası da, yabancı bir dilin önemli olduğuna hep inandık.

Deniz’e İngilizce öğretmek aklımda hep olan bir şeydi. Ancak sürekli İngilizce konuşmayı beceremiyordum bir türlü. Garip geliyordu bana. Etrafımdaki insanlar da tuhaf bakıyorlardı. Çekiniyordum. Amerika’dan dönerken bolca İngilizce kitap almıştım, onları okumakla yetiniyordum.

Deniz 13 aylık olduğunda Amerika’ya gittik. Orada kaldığımız birkaç hafta içinde Deniz birkaç tane İngilizce kelimeyi dağarcığına ekledi. Ne kadar hızlı öğrendiğini fark edince sürekli İngilizce konuşmaya karar verdim onunla. Etraftan gelen eleştirilere kulak tıkayarak, “Niye İngilizce konuşuyorsun, babası mı yabancı? gibi soruları geçiştirerek, yaklaşık 3 buçuk sene boyunca (Deniz tam zamanlı okula gitmeye başlayıncaya kadar) da devam ettim.

Deniz’in okulda geçirdiği saatler artınca, –her ne kadar “İngilizce konuşulan” bir okula gidiyorduysa da- arkadaşlarıyla Türkçe iletişim kurmaya başlayınca o da Türkçeye kaydı. Ve biz onunla İngilizce konuşmak istediğimizde o Türkçeyi tercih ettiğini söyledi. Hazırlıklıydım buna. Tam bu yaşlarda, evde hangi dili konuşursak konuşalım, çocuğun okulda, arkadaşları arasında konuşulan dile kayacağını biliyordum. Ben de İngilizcede ısrarcı olmadım.

Şimdilerde evde İngilizce-Türkçe arasında gidip geliyoruz. Derin’e de öğretmek istediğimizden İngilizceye ağırlık vermeye çalışıyoruz.

Benim çocuklarım olağanüstü yetenekleri olan çocuklar değiller. Her çocuk gibi öğrenmeye aç, etrafında olan bitene meraklı, onlara sunulanın fazla fazlasını kapmaya hevesli çocuklar sadece. Dolayısıyla da biz onlara İngilizce sunduğumuz zaman kapıveriyorlar. Başka bir dil biliyor olsak ve onu konuşuyor olsaydık onu da kaparlardı.

Çocuklarımla İngilizce konuşuyor olmam hakkında genellikle iki tür eleştiri alıyorum:

  1. Özenti misin? Kompleksli misin? Ne demeye çocuğuna İngilizce öğretiyorsun? – Hayır, özenti değilim. Evet, komplekslerim var. Topuklu ayakkabıyla koşar adım yürüyebilen kadınları çok kıskanırım mesela, ben ne zaman giysem ayaklarım su toplar, canım acır. Ama onun bu konuyla alakası yok. İngilizce bildiğim için İngilizce konuşuyorum. Arapça bilsem Arapça, eşeklik edip İtalyanca derslerini kurun ortasında bırakmasam İtalyanca konuşurdum. Bence bir lisan, bir insan. Keşke daha fazla dil bilseydim de onları da öğretseydim.
  2. Çocuğun, ana dilini öğrenmeden yabancı bir dil öğrenmesi sakıncalı, çocuğun iletişim kurma yetisini engelleyeceksin. – Bu tür eleştiriyi yapanlar genellikle çocuğun önce ana dilini öğrenmesi gerektiğine dair yapılan araştırmaları öne sürüyorlar. Bu bakış açısına saygı duyuyorum. Ancak ben öyle yapmadım, ve Deniz 5 yaş itibarıyla iletişim sorunu olan bir çocuk olmadığı gibi bence iletişim fazlası sebebiyle bazen baş ağrısı verebilecek bir konuşma kapasitesine sahip! Şu ana kadarki okul hayatı boyunca öğretmenlerinin söylediği ortak şey “Kendini çok iyi ifade ediyor” oldu. Demek ki çocuğumun iletişim kapasitesini baltalamamışım.

Ben bu işe bodoslamasına girmedim. Çocuğumla İngilizce konuşmaya başlamadan önce okudum, araştırdım, artılarını, eksilerini tarttım. Ve en çok da Multilingual Children’s Association adlı derneğin web sitesinden faydalandım.

Evet, İngilizcem çok iyidir. Ama ana dilim değildir. Ana dilin olmayan bir dilde –hele de çocukla- iletişim kurmak sanılandan daha zor. Bunu yapmaya başlamadan önce yanlış yapmadığımdan emin olmak istedim. Ona, eksik ya da yanlış bir şey öğretmek istemedim. İşte bu noktada şu yazı beni rahatlattı (tamamı ve orijinali burada)

Ana diliniz olmayan bir dilde çocuk yetiştirmek

Soru: Çocuğunuzla neden ana diliniz olmayan bir dilde konuşasınız? Cevap: Neden konuşmayasınız ki? Belki ona yabancı bir dil öğretmek için tek yolunuz bu. Belki o dili çok seviyorsunuz. Belki de eşiniz yabancı ve evde o dili ön plana çıkarmak istiyorsunuz. Bütün bunlar anlaşılır ve geçerli sebepler, ve işin doğrusu, hepsi de yeterince iyi. Çocuğunuzu çok dilli yetiştirmeyi neden istemeyesiniz ki?

Yabancı bir dili mükemmel konuşmuyor olmak ve zaman zaman doğru kelimeleri bulamamak hiç sorun değil. Çünkü:

  • Bebek küçükken kullanılan dil çok basit. Bebeğiniz büyüdükçe sizin yabancı diliniz de gelişecek, ve belki bu süre zarfında takviye alarak daha da geliştirebileceksiniz.
  • Ana dilin kullanıcıları da hata yaparlar, o yüzden hiç endişelenmeyin. Çocuğunuzun yabancı dile karşı geliştirdiği kulak dolgunluğu, sizin hatalarınızı geride bırakacak. Aynısı telaffuz için de geçerli. Herhangi bir dilin içinde kaç farklı lehçe olduğunu düşünün.
  • Kendi çabalarınızı desteklemek için o dili konuşan birilerini bulabilme imkanınız her zaman var. Belki zaman içinde o dilin konuşulduğu ülkeye ziyaret düzenleyebilir, hem siz, hem de çocuğunuzun gelişimini desteklersiniz.

Size garip mi geliyor?

Çocuklarıyla yabancı bir dilde konuşmaya çalışan anne-babalar genellikle ilk birkaç haftanın çok zor geçtiğini, fakat ondan sonra işlerin kolaylaştığını söylüyorlar.

“Ne kadar saçma!”

Çocuğunuzla yabancı bir dil konuşurken karşılaşacağınız bir başka problem ise çevrenizden gelen eleştiriler olacak. Tabii ki çocuğunuz için iyi bir şey yapıyor olmak, etrafınızdakileri memnun etmekten daha önemli; ancak bu tür eleştiriler bazen moral bozucu olabiliyor. Bunu çocuğunuzun iyiliği için yaptığınızı anlatmaktan başka yapabileceğiniz bir şey yok.

Özet olarak: cesur olun. Mükemmeliyetçiğin tuzağına düşmeyin. Çocuklarıyla ana dili olmayan bir dilde iletişim kuran bir sürü ebeveyn var, ve hem çocuklar, hem de anne-babalar bunun faydasını görüyorlar.

Kısacası ben de böyle yaptım. Ve şimdiye kadar çok faydasını gördük. İleride de faydasını göreceğimizden eminim.

İşte böyle… Ben:

  • Bir insanın yabancı dil öğrenmesinin onun ana dilini baltaladığını değil, tam tersi doğru kullanımını teşvik ettiğini düşünüyorum.
  • Yabancı dil öğrenmek için hiçbir yaşın erken (ya da geç) olmadığına inanıyorum.
  • Küçük yaşta öğrenilen yabancı dilin, gündelik hayatta kullanılmasa bile, ileride geri dönülmesi halinde mutlaka faydası olacağına inanıyorum. (Kulak dolgunluğu bu noktada devreye giriyor)
  • Anne-baba için önemli olanın çocuğa İngilizce (ya da başka bir yabancı dil) öğretmek değil, onunla iletişim kurmak olduğunu biliyorum. Ancak ebeveynin yabancı dili yeterli derecedeyse, ya da kendini rahat hissediyor ve iletişimde eksiklik hissetmiyorsa başka bir dilde konuşmanın sakıncası olduğunu düşünmüyorum.
  • Çocuğa yabancı dil öğretmenin belirli bir yöntemi yok. Anne konuşmasın, baba konuşsun (ya da tam tersi), günde şu kadar saat bilmem ne olsun gibi ayrıntılara takılmak lüzumsuz.Bildiğin kadar konuş, kitap oku, film seyrettir, her neyse. Çocuğun kulağına giren iki yabancı kelimenin -ileride kullanacağı bir dil olması koşuluyla- ona faydası olacağına inanıyorum.
  • Çocuklar sandığımızdan çok daha karmaşık ve aynı zamanda bir o kadar da basitler aslında. Olayları karmaşıklaştıranlar biz yetişkinleriz. Çocuğa neyi sunarsan onu alıyor. İngilizce öğret, öğreniyor. Türkçe öğret, onu da öğreniyor.
  • Yabancı dil bilmeyen ya da bilse de konuşmayan ebeveynlerin çocuklarına kötülük ettiklerini, o çocukların geri kaldıklarını düşünmüyorum. Bizim neslin büyük bir çoğunluğu (ben dahil) İngilizce öğrenmeye ortaokulda başladı. Devam eden ve kullananların yabancı dili de oldukça iyi.

Yukarıdakiler benim tecrübelerimle okuduklarımı karıştırarak vardığım şahsi izlenimlerim. Bana katılan olur, katılmayan olur, o herkesin kendi bileceği iş.

Ancak ben, bana “Çocuğunla neden İngilizce konuşuyorsun ki?” diye soranlara bir başka soruyla yanıt veriyorum: Neden konuşmayayım ki?

48 yorum

  1. Oğlum şu an da 15 aylık ama daha bebekken bile araba da eve işe giderken yolda hep ingilizce müzik cd’si çalıyorum ve kulağına aşina olduğunu düşünüyorum.Bazılarını söylüyorum ki bana eşlik etsin.Hatta o müzikleri duyunca ağlamaya kesip uykuya dalması da en güzeli..

  2. Elifcim bende sana bu konuyu danisacaktim. Yazman cok iyi olmus. Tesekkurler…

  3. Hi 😉

    bence kesininlikle konuşmalısın. Ben de Fransızca konuşuyorum Ata ile hata bazen diyorum ki birde İngilizce öğrense. İsviçre’de komşularımız 3 dil konuşuyordu ve çocuklar kiminle hangi dil konuşacağını bilirlerdi Anne Almanca Baba İtalyanca ve okul/dışarda Fransızca. Çocuklarımıza en güzel hediyeyi veriyoruz bence. Keep going and close your ears 😉

  4. bence de, why not?

  5. Elifcim benim de çok merak ettiğim bir konu bu. Benim ve eşimin ingilizce mükemmel olmasa da fena değil. Altuğ’a ne yapacağımı hep merak ediyordum. sen Derin’e ingilizce hikaye kitabını okurken ya da anlatırken ingilizce mi anlatıyor/okuyorsun?altuğ için ingilizce bir oyun grubu bulmuştuum. Fakat benim çalıtığım saatlerde . Bakıcımız da tabii ki ingilizce bilmiyor. Ebeveynli bir grup oolduğu için ebeveynin ingilizceyi az daha olsa bilmesi gerekmiş. O nedenle gönderemedim. bende ingilizce hikaye kitapları aldım. Ama bir türlü karar veremedim. Ne yapacağıma?

    • Kitabı İngilizce okuyorum Esra. Ama benim bir avantajım var: Deniz. Deniz’e okurken genelde Derin dinliyor oluyor. Derin henüz çok fazla oturup dinlemiyor kitabı.

      Sana tavsiyem bol resimli, az yazılı kitapları alıp sadece kelime de olsa göstermen. Kulak dolgunluğu geliştirir.

  6. Keşke benim annem ve babam İngilizce biliyor olsalardı. Orta okulda ingilizce öğrenmeye başladım üniversitede ingilzice hazırlık okudum ama hala benim için çok yetersiz ingilizcem. Boşuna dememişler ağaç yaş iken eğilir diye çok taktir ediyorum sizi Elif Hanım,
    Sevgiler

    • Çok teşekkür ederim. Benim annem de, babam da İngilizceyi çok sonradan öğrendiler. Sonra da öğreniliyor, hiç merak etmeyin. Azıcık pratik eskiden öğrendiklerinize çok şey katıyor.

  7. ben de düşünmüştüm birinci kızımda ama yapamam diye vazgeçtim. Şimdi kızım 4 yaşında anaokulunda tüm gün ingilizce türkçe görüyor. Ve güzel ingilizce öğrendi. Şimdi evde benimle de ingilizce konuşabiliyor. Küçük kızıma da arada ingilizce arada türkçe konuşuyorum… Umarım o da çabuk öğrenir.

  8. Elif’çiğim,çocuğum olmamasına rağmen senin siteni öyle keyifle talip ediyorum ki ve bir an önce anne olmak istiyorum 🙂
    Yazdığın bilgilerden ve deneyimlerinden çok şey öğreniyorum.Bu yabancı dil olayı benim de hep düşündüğüm bişeydir,ben de çocuğumla doğar doğmaz ingilizce konuşmayı istiyorum,severken bile ingilizce kelimelerle sevmeyi düşünüyorum çünkü kulak dolgunluğuna % 100 katılıyorum,umarım şansım olur da bir de ingiliz,amerikalı ya da bir avrupalı au-pair tutabilirim çoçuğuma 🙂 bu da doğmamış çocuğa mektup gibi oldu ama bunları düşünmeden edemiyorum 🙂
    Derin’li Deniz’i ve seni kocaman öperim 🙂

  9. Kesinlikle katılıyorum, soranlarada evet babası yabancı diyorum 🙂 Zaten sarı kafa olduğu için sıkıntı olmuyor 🙂 Bu yaşlarda ne kadar öğrenmeye açık oldukları zaten belli, bunda yayarlanmamız gerektiğini düşünüyorum.Umarım hepsi çok iyi bir insan, birçok yabancı dili bir arada konuşan çocuklar olurlar.
    Sevgiyle kalın.

  10. Iyiki Ingilizice konusuyorsunuz diyorum ben de…Dort yildir Ingiltere’de yasiyorum, burada yetisen Turk cocuklarin her iki dili birden kullandigini gormek cok guzel…Cocuklar kucukken gayet guzel bir sekilde her ikisini de ogreniyorlar, hem de aksansiz…Cok kucuk yasta ogrenmek en guzeli, kesinlikle zor degil…Iki degil, hatta 3-4 dil ogrenen cocuklar var…

    Size bu soruyu soranlar daha sonra cocuklarini kursa, yurt disina lisan ogrenmek icin gonderdiklerinde harcadiklari paraya ve zamanda yazik diyecekler eminim:)

  11. Ben de büyük ölçüde katılıyorum sana Elif ancak yazının sonunda söylediğin önemli bir nokta var, bunlar senin araştırma ve tecrübelerinle vardığın şahsi izlenimlerin. Söz konusu çocuk eğitimi olduğu zaman doğru ve yanlışlar oldukça karmaşık bir hal alıyor. Her çocuk farklı olduğu gibi, aynı davranışlara farklı tepkiler vermeleri de çok normaldir. Benim yakınımdaki bir örnekte çocuğun anne ve babasının dilleri farklı olduğu için(konuşma terapisti bu şekilde söylemiş) çocuk altı yaşında tam anlamıyla konuşmaya başladı. Ama tabi bu bir istisna olabilir. Benim ‘şahsi’ fikrim de çocukların erken yaşta ikinci hatta üçüncü bir dil öğrenmeye başlamaları yönünde lakin ben eğitmen olma konusunda biraz çekingenim, değil ingilizcemi yeterli bulmadığımdan, daha ziyade bu fikre alışamadığımdan. Bir de daha anne demeden ‘mum’ demesine gerek yok bence, anlatsın istiyorum ben derdini ana dilinde önce. Üç ya da dört yaş da ikinci dil eğitimi için yeterince erken bence. Ama yine çok faydalı bir yazı olmuş, güzel notlar aldım ben de kendimce. Sevgiler

    • Çocuklar hep bana ANNE dediler 🙂

      Ve evet, dediğim gibi, tamamen şahsi deneyimim, şahsi fikrim.

  12. Sevgili Elif;

    Sufi doğmadan önce biz de bu konu üzerinde çok konuştuk. Hatta eşimin sürekli ingilizce konuşması benim de türkçe konuşmam konusunda -anadili ya bozmayalım kuralı dedik- karar aldıydık. Ama Sufi doğunca işler değişti. İnsan sevgisini başka bir dilde yeterince dile getiremiyormuş gibi geliyor. Dile ne kadar hakim olursan ol böyle garip bir eksiklik var. Belki 1-2 sene yurtdışında yaşamış olsak bu duygu olmazdı. Neyse, bu arada da okuduğum bir yazıda bebekken 2. bil dilin sürekli konuşulmasının faydalı olduğundan bahsediliyordu. Tek önemli noktanın bebekle yabancı dili konuşan kişinin ilk 3 yıl hep o dille iletişim kurması gerekiyormuş. Yoksa hangi kelimenin nasıl kullanılacağı konusunda bebeğin kafasında karışıklık yaşanabiliyormuş. Buna dikkat edildiğinde en faydalı işlerden birisini yapmış olursunuz diyordu yazı. Acaba biz de ilk kararımıza geri mi dönsek?

    • İki dil arasında gidip gelmemenin önemli olduğunu ben de birçok yerde okudum. İstikrar çok önemli.

      Ve, evet, sevgini kendi dilinde göstermek daha kolay, ona da katılıyorum. İngilizce “kurban olayım” nasıl denir ki? 🙂

  13. Yıllardır yabancı bir misyonda çalışıp günümün 8 saatini başka bir dilde iletişim kurarak geçirdiğim halde evde kızımla İngilizce konuşma isteğim hoş karşılanmadı, bu yüzden çok istediğim halde yapamadım, cesaretiniz nedeniyle tebrik ederim..Ana dil kısmına gelince,gördüğüm en mükemmel örneği paylaşmalıyım, bir arkadaşım’ın eşi italyan, aralarında İngilizce konuşuyorlar, ikisinin de ilk evliliklerinden çocukları var ve şu o evde baba oğluyla italyanca, anne kızyla türkçe, eşler aralarında ingilizce konuşuyorlar…peki çocukların hangi dilde iletişim kurduğunu tahmin edin?? biri ikisi de değil, üç dili birden sular seller gibi konuşabiliyorlar ve hiç de birbirine karıştırmıyorlar 🙂

  14. Merhaba Elif hnm,

    Bende size tam bu konu hakkında geçen ay mail atmıştım Ben yabancı olduğum için oğlumla bazen rusça bazen türkçe bazen özbekçe konuşuyorum kendisi daha 8 aylık
    Şimdiden kulağı alışsın istiyorum ama bazen öyle yorumlar alıyorumkı şaşırıyorum bu yazı çok iyi oldu cesaretlendirdi beni 🙂

  15. bizde bu işi saçma bulan bizzat babamız olduğu için evde ingilizce konuşmak biraz zor 🙂

    ama 2 yaşından beri okulda ingilizce görüyor, evde kitap okuyorum ve şarkılar dinliyor, ingilizce çizgi filmler izliyoruz. bu kadarıyla bile ciddi anlamda ingilizceye adım attığında kolaylık sağlayacağına eminim.

  16. biz yurtdisindayiz, kizim burda krese gidiyor, yavas yavas iki dili ilerletiyor. Faydasi olur belki diye kresin tavsiyesini paylasmak istedim: bize evde icine baska dil karistirmadan Türkce konusmamizi söylediler, böylece iki dil arasinda net ayrim yapmasi, birinden öbürüne gecisi daha kolay oluyormus. Ama tabii pratikte uygulamak herzaman kolay olmuyor, arada bizden de yabanci kelimeler kaciyor, ya da onun daha iyi anladigini bildigimiz icin bazi seyleri Almanca söylüyrouz filan. Arada soruyorum krese, sizinle Türkce konusmaya calisiyor mu diye, kesinlikle hayir diyorlar. Benim anladigim bir dilde kominikasyon kurarken konusmanin icine öbür dilden kelimeler serpistirmeyeceksin, Türkilizce durumlarini önleyeceksin, ki cok kolay degil:).

  17. Merhaba,
    Suan bizim evimizde de 3 dil konusuluyor. Ben kizimla turkce konusuyorum, esim almanca (kendisi alman) ve aramizda + disarda ingilizce konusuyoruz. (avustralya da yasadigimiz icin..)
    Ada suan 17aylik ve 3 dilden de birkac kelime konusmaya basladi.. Ben almancayi ve ispanyolcayi , ingilizce gibi hep sonradan ogrendim. Simdi ise kizimin gelecekte en az 3 Dili akici konusmasini istiyorum ve esimle bunun icin bu yolu izliyoruz.. Burdaki egitmenler ailelere evlerinde cocuklariyla kendi Ana dilleriyle konusmalarini tavsiye ediyorlar..
    Bence de bir lisan, bir insan. Ilerde kizima faydali olacagina cok inaniyorum.

  18. Merhaba, size kesinlikle katiliyorum. bence gayet iyi yapiyorsunuz. tebrik ederim. Bizde durum biraz tersi sanki, ingilterede yasiyoruz ve esim Ingiliz. biz de oglumuzla sadece kendi dilimizde konusuyoruz. ben turkce, esim ingilizce konusuyor (esim turkce bilmediginden baska bir sansi yok zaten 🙂 ) Ben de arastirmistim bu konuyu, en uygununun boyle olduguna karar verdik. bana da soranlar oluyor, esin anlamiyor cocukla ne konustugunuzu bozulmuyor mu diye. Hayir bozulmuyor, aksine o da boylelikle Turkcesini gelistirmis oluyor 🙂 Kimsenin de ne dedigini de umursamiyorum acikcasi. ben oglumla anlasiyorum ya baskasi anlamasa da olur 🙂 ben de bu konuda bir yazi yazmistim hatta. sizinki kadar bilgilendirici olmasa da nacizane http://turkish-mum.com/2011/10/24/hello-or-merhaba/

  19. Biz de yurtdisinda yasiyoruz, oglum 14 aylik. Ve 3 dilli bir ortamdayiz. Ve biz 3 dili ayni anda karistiriyoruz. Ana dilimiz, Babamizin =ulkenin dil+ Ingilizce. Cigdem hanim gibi bize de Anaokulunda anadilinizi konusun biz burda zaten ulkenin dilini ogretecegiz. Onemli olan anadilde dilbilgisini cok iyi ogrensin diye onermislerdi. Ama hemen hemen butun sosyal olaylarimiz, arkadas cevremiz vs. bu 3 dille oluyor. Babasi da ben de bu 3 dili karisik bir sekilde kullaniyoruz, ortamimiza-etrafimizda ki arkadas gurubuna göre. Ve butun bu konusmalar mukemmel dilbilgisi kurallari icinde gerceklesemiyor. Ama oglumuzda hemen 3 dilde de herhangi bir 13-14 aylik bir bebek tek bir dilde ne kadar anlayip tepki/cevap verebilecekse o da o duzeyde cevap -tepki verdigine inaniyorum. OPOL diye bir model var, one parent one language. Ama bize oyle kati kurallar uymadi cunku biz hepimiz karsilikli karistiriyoruz:-))) Ve ben bunda da cok buyuk bir sakinca gormuyorum. Etrafimda 3 -4 dilli dogal kosullarinda otomatik olarak kullanan o kadar cocuk var ki, korkullcak birsey gibi gormuyorum. Ama Turkiye’de tanidigim bazi aileler SIK SIK yurtdisina gitmelerini sebep gosterip cocuklarina BBC-kids vs. DVD’lerden Ingilizce ogretmeye (yani TV’nin karsisinda) calistiklarinda cok basarili olamadiklarini ogrendim. Bunun sebebininde Dilin tek tarafli (birisinin MONOLOGUNU dinleyerek) ogrenilemeyecegini, ILETISIMLE dogal olarak ogrenilebilcegini dusunmeme sebep oldu. Bu yuzden bu 3 dili karistirmak cok ta riskli gelmiyor. Ama TVnin karsisinda kitlenmis bir cocuk iletisim kurmadan ABC yi 100 kez de EYBICI diye duysa agzindan cikmadigi surece faydali olmayacaktir diye dusunuyorum. Oglum cok komik bir sekilde Anneanneyi hep ANNannne olarak ogrendi ama beni MAMMMAMMAA diye ogrendi ama bunun Mother ile alakasi yok. Ben cunku ona surekli hadi mama yiycegiz oglum, come on come on, ac agzini mama geldi dedigim icin belki de bana mammma mammam diyordur:-))). Belki de bizim ki yanlis ama bizim boylesi hosumuza gidiyor.
    Elif, ben de ogluma “anne sana kurban olsun diye cok seviyordum” esimde bunu surekli olarak anne senin KURBAGAn olsun diye algiliyormus. Gel zaman git zaman taa ki Kurban bayrami geldi de konusu acildi, bizim ki de sordu da aydinlandi, ufku acildi. Yoksa benim VRAK VRAK gezmemi bekliyormus:-))) Sevgilerle

  20. Keşke bende konuşabilsem 🙂 Ben de neler yapabileceğimi araştırıyorum şu günlerde. Söylediğim her kelimeyi kapıyor çünkü. Akıcı bir şekilde konuşamadığım için o yolu tercih edemiyorum maalesef. Kitaplar, müziklerle kulak dolgunluğu sağlamakla yetiniyorum şimdilik.

  21. Ben de biraz bizim evdeki durumdan bahsedeyim. Bizde durum tam tersi. Yurtdisinda yasiyoruz, esim yabanci. Iki cocugumla da dogduklari gunden beri turkce konusuyorum ve hicbir istisna da bunu degistirmedi. Cocuk parkinda bile turkce konusuyorum, gerekirse diger cocuklara ceviri yapiyorum. Cocuklarin gunluk hayatinda cevrelerinde turkce konusan sadece ben varim. Buna ragmen oglum 2.5 yas civarinda konusmaya basladi. Ilk once sadece fransizca konusuyordu, benim turkce soyledigim kelimeleri tekrar ediyordu. Ne kadar turkce konussam da bana hep fransizca cevap veriyordu. Bir ara umutsuzluga dusup boslayacak oldum. O zaman da esim cok buyuk bir destek cikarak kesinlikle turkceye devam etmem icin tesfik etti. O donem annem istanbul’dan bize geldi ve iki hafta kaldi. Gunduz oglumla evdeydi ve ben de calisiyordum. Oglum ne zaman ki mecbur kaldi turkce iletisim kurmaya (annem fransizca bilmiyor) iste o zaman turkce konusmaya basladi. O zamandan beri de benimle hep turkce konusuyor. Cocuklardaki dil kapasitesi inanilmaz. Sofrada yemek yerken benimle turkce konusuyor sonra babasina donup kaldigi yerden fransizca devam ediyor. 1.5 yasindaki kizim ise abisinin her yaptigini taklit ettiginden ogluma kiyasla cok daha erken turkce konusmaya basladi, bana hep turkce anne dedi ve surekli yeni kelime ogreniyor.
    Cocuklar birden fazla dili ayni anda ogrenebiliyorlar. Puf noktasi bir kisi = bir lisan. Yani anne turkce konusuyorsa hep ama hep turkce konusacak. Araya yabanci kelime sokmak ya da cumleyi yari turkce yari baska dilde kurmak cok yok. Baba da kendi dilinde konusacak. Ilk baslarda zor oluyor ama sonra duzen cok guzel kuruluyor.

    • Hic yok yazacagima cok yok yazmisim. Elbette “Yani anne turkce konusuyorsa hep ama hep turkce konusacak. Araya yabanci kelime sokmak ya da cumleyi yari turkce yari baska dilde kurmak hic yok.” olacakti.

  22. Bende tam bu konuyu düşünüyordum. Süper olmuş. Ben evde ve dışarda doğduğu günden beri oğlum ile ingilizce konuşuyorum. Evde bakıcımızda ingilizce konuşuyor ,kitaplar ,dvd lerde ingilizce. Hal böyle olunca bizim paşa 2 yaşında be 500 kelimenin 480 tanesi ingilizce oldu. Şimde 2 sorum var.
    1. Seneye yuvaya gidicek. Sence İngilizce bir yuvamı? Örnek TEIS-BİPS vb
    yoksa türkçe bir yuvamı? Sonra herkez şakır şakır türkçe bizim ki hık huk ne olucak?
    2. Eğer ingilizce yuva olursa bu durumda türkçe yuva ne olur?
    3. bir de şahane bir fikir ile fransızca bir yuvaya mı versem 3 yaşında. süpeeerr olur dimi
    fikriniz nedir . çok merak ediyorum
    lale

    • Çocuğunuz Türkçe yuvaya da gitse, İngilizce yuvaya da gitse, eninde sonunda Türkçeye dönecek. İngilizce yuvada da arkadaşlarının büyük çoğunluğu Türkçe konuşuyor olacağı için o da zamanla onu tercih edecek. Türkçe yuvaya gönderseniz de bir, bilemediniz iki ay içinde o da Türkçe konuşmaya başlayacak. Bu durumda İngilizceyi ne kadar oturtmak istediğinize bağlı olarak verebilirsiniz kararınızı.

      Benim İsviçreli bir arkadaşım kızıyla sürekli Almanca konuşuyor. Baba Türkçe, evdeki bakıcıları İngilizce konuşuyor. Fransızca konuşulan bir yuvaya verdi. Çocuk henüz 5 yaşında olmadı ve 4 dile de hakim. Buyrun, kararı siz verin 🙂

  23. Merhabalar,

    Biz Amerika’da yasiyoruz. Evde ve disarida biz oglumuzla (2,5 yasinda) sadece Turkce konusuyoruz. O zaten haftada 2 gun gitmeye basladigi okulunda, storytime’larda, playdate’lerde ve cizgi filmlerde Ingilizce’yi fazlasiyla duyuyor. Okula baslamadan once yasina uygun cizgi filmler actigimizda Ingilizce ile hafiften hasir nesir olmaya baslamisti ve ufak tefek kelimeleri oralardan ogrendi. Son 1 aydir okula gitmeye baslamasiyla birlikte Ingilizce’yi ogrenme hizi fazlasiyla artti. Zaman zaman Ingilizce ve Turkce’yi karisik kullanarak cevaplar veriyor (ki sanmayin uzun cumleler kuruyor, 2 kelimelik cevaplar ve konusmalar bunlar) zaman zaman Turkce cevap veriyor. Biz bazen duzeltmeye yelteniyoruz ama o nasil kolayina geliyorsa o sekilde kullanmaya calisiyor her iki dili de. Biz de ustunde soyle konus boyle konus diye bir baski kurmamaya karar verdik. Cunku israrci olundugunda daha cok geri tepiyor, dogal surecine biraktik.

    Bir lisan bir insan lafina katiliyorum. Cift dilli (hatta daha fazlasi da olabilir) olmanin her zaman avantaji vardir. Ben simdi Ispanyolca ogrenmeye niyetlendim. En kisa zamanda baslayacagim 🙂

  24. 2 melegin annesi

    elifcim merabalar… ben 7 yildir norvecte yasiyorum. 2 cocugum var. buyuk kizim onumuzdeki yil ilkokula baslayacak insaallah. esim cocuklarimiz kendi ulkelerinde , kendi kulturleriyle okusunlar istiyor. bense isin maddi boyutundayim acikcasi. dønus yapsak kendi evimiz var ve, 2 milyar gelirimiz olacak. fakat 2 milyar turkiye sartlarinda neye yeter, burada rahatligimin kacta kacini turkiyede cocuklarimla yasabilicez bilemiyorum. sen nasil karar ve neden karar verdin turkiyeye? aylik ne kadar elimize gecerse, normal duzeyde sikinti cekmeden yasayabiliriz sence? fikirlerine cok ihtiyacim var, simdiden tesekkur ederim…

  25. henüz 6 aylık oğlum, ve evde yabancı dil konuşmuyoruz, bana garip geliyor açıkçası sizin yönteminiz, biz de yabancı diz çok izlenir, özellikle hamileliğimin son döneminde evde oldukça dizi izlemiştim, oğlumun ilk kelimeleri “previously on bla bla” olacak diye bekliyorum:)

  26. Ablam 10 sene ailesiyle Belçika’da yaşadı. Oraya gittiklerinde 9 aylık olan erkek yeğenim ve yaklaşık 2 sene sonra orada doğan kız yeğenim ile evde hep Türkçe konuşuldu. Tabi okulda Flamanca idi herşey. Ama çocukların Türkçesi de Flamancası da hep mükemmeldi. Türkiyeye gelince kendi aralarında Almanca konuşan gurbetçiler gibi hiç olmadılar. Hani çocuktur, arada unutup Flamanca kelime kaptırır diye düşünürsünüz ama hiç bir şekilde öyle olmadı. Erkek yeğenim 10 yaşında falan İngilizceyi kendi kendine öğrenmişti, eve gidip gelen çok uluslu arkadaşlar ve Belçika’daki alt yazılı ingilizce tv programlarının etkisi çoktu sanırım. 2 sene önce Amerika’ya yerleştiler ve biri 11, biri 8 yaşındaki yeğenlerim hiçbir şekilde dil problemi yaşamadan bu değişime çok kolay adapte oldular ve şuan gayet güzel Amerikan aksanıyla konuşuyorlar. Türkçeleri de hala çok çok düzgün. 17 aylık kızım için ben de yavaş yavaş ingilizce konuşmaya başlamayı düşünüyorum.

  27. Sevgili Anneler,
    Linkini verdigim bilimsel makale bizim gibi dusunen annelere “bilimsel” bir kanit olacaktir. Ne kadar cok dil konusulursa bebegin anne karnindayken bile buna o kadar cok olumlu tepki verdigini kanitlayan bir makale. Arastirma, hamilelikte bile iki dili kullanan annelerin fetuslarinin bu dillere verdigi tepkinin dogumdan itibaren basladigini anlatiyor. Deneyde bir grup sadece Ingilizce konusan anneler, bir grup da hem Ingilizce hem de Filipinlerde konusulan bir dil olan Tagalog konusan anneler arasindaki yenidogan bebeklerinin emme reflekslerine gore artan ilgileri baz alinarak gerceklestirilmis. Buna gore; ikidili konusan annelerin yenidogan bebeklerinin emme reflekslerinin tek dilli olan annelerinkinden daha fazla oldugu saptanmis. Sonuc olarak ne kadar cok dil konusulursa bebegin cevresinde, ilgisi yani dimagi o kadar cok acik oluyor.
    Bu nedenle de sevgili Deniz oglumuz ogretmenlerinin dedigi gibi kendisini cok net ifade edebiliyor. Bilgimizi kendimize saklamamaliyiz. Cevremiz de bundan mutalaka faydalanmali.
    “Bilingual Babies: The Roots of Bilingualism in Newborns.” from ScienceDaily (Feb. 16, 2010).
    http://www.sciencedaily.com/releases/2010/02/100216142330.htm

  28. Çocuk sahibi olmadan önce iki dil bilen bebekler yetiştirmek benim de hayalimdi ancak olmadı. Günışğı dört yaşında. Yazın, eski yardımcımla kızım heryeri çiş olan yorganını küvete koyup yıkamışlar. Akşam kızım babasına yorganı nasıl yıkadığını anlatıyor “babaaa biz bügün sevgi teyzemle yorganı küvete koyduk ondan sonra da depikliye depikliye yığadığ”. İstanbul türkçesi konusunda oldukça hassas olan eşimin yüzü görülmeye değerdi 🙂 Yeni bakıcımız safranboluluymuş. “geliveracağaz” gibi şeyler söylüyor galiba yabancı dil sevdamızdan vazgeçip türkçeyi güzel konuşması için dua edeceğiz sevgiler 🙂

  29. Gectigimiz 10 yil icinde 3 farkli ulkede yasadim. Su anda Kore’de yasiyoruz ve yakinda Avusturalya’ya tasinacagiz.. 2 yasindaki ogluma dogdugundan beri hem Ingilizce hem Turkce konustum. 16 aylikken 3-4 kelimelik Turkce cumleler kuruyordu simdide hem Ingilizce hem Turkce konusuyor. Ayrica etraftan duydugu Koreceyi de tek tuk kelimelerle kapiyor. Yakinda okula baslayacak ve Ingilizce okula gidecek. Su anda evde Turkce konusmayi tercih ediyor. Hedefim 1-2 sene icinde birlikte Fransizca ogrenmek. Hic ozenti laflarina falan kulak asmayin sadece kelimeler bile ogretseniz yeterli kesinlikle kulak dogunlugu olur. Bence de bir lisan bir insan. Bu devirde artik dunya vatandasi cocuklar yetistirmeye calismamiz lazim diye dusunuyorum.

  30. Maalesef butun yorumlari okuyamadim, tekrar olursa kusura bakmayin. 8 yasina kadar cocugun her ogrendigi dil anadil gibi islev gorur ve beyinsel gelisimde cok onemlidir. Ne kadar ogrendiginin onemi yoktur, onemli olan beynin stimule edilmesidir. Beyin genisler ogrendikce. Bu da ileriki donemler icin cocuga cok buyuk fayda saglayacaktir. Yani fransizca cdlerde dinletebilirsiniz, bilmeniz gerekmez. kizim 4 yasindayken Kanadaya yerlestik. Simdi anadili Ingilizce gibi davraniyor ki henuz 5.5 yasinda. Eylul ayinda da french immersion’a basliyor. Ne kadar iyi konusacagiyla ilgilenmiyorum. Sunger gibiler. Onemli olan ortami saglamak.

  31. Bir anne adayı olarak merak ettiğim bir konuda bana ışık tuttunuz resmen. Çok teşekkür ederim, bilgilendirici misyonunuzdan ötürü tebrik ederim..

  32. Neden mi? Because I can! 🙂

    Tebrik ediyorum, cok dilli cocuk yetistirmek gibisi yok gercekten.

    Biz de uc dille yetistiriyoruz bizimkileri. Turkce’nin yanina Japonca ve Ingilizce ekledik. Kizim 2 yasinda, ogulum 2 aylik. Esim Japon, dolayisiyla o Japonca konusuyor cocuklarla. Ingilizce ortak dilimiz, herkes biraraya geldiginde konusuluyor, ayni zamanda anaokulu da Ingilizce (Ingiltere’de yasiyoruz). Ben de Turkce’yi guncel tutmaya calisiyorum cocuklarla. Kizimin 3 dili de ana dil gibi, denilen herseyi anlayip o dilde cevap verebiliyor (hersey derken 2 yasindaki cocugun anlayacagi seyler).

    Gelecek, cok dil bilen cocuklarda!

  33. bebelerinize ogreteceginiz ingilizce bir derde deva olmaz. olsa olsa cocugun kendini hintli gibi hissetmesine yarar. yarin obur gun “anne sen bana bebeklikten beri ingilizce ogretiyorsan dedem Çanakkale’de ingilizlerle neden savasti?” diye de sorarsa apisip kalirsiniz. haa dogru her yurlu milliyetcilik okul mufredatindan cikarilacakti gegil mi?
    ben blogcuya sunu soruyorum: ” sen bu blogu yazmak icin Amerikan Buyukelciliginden veya Acik Toplum Enstitusunden para aliyor musun? Aliyorsan ne kadar aliyorsun?” insansan yuregin varsa buna cevap ver.

  34. Merhaba,
    yazınızı yeni okudum. 3 yaşındaki oğlum doğduğundan beri 3 dilli yetişiyor. babası alman ve sürekli almanca konuşuyor. biz babasıyla ingilizce konuştuğumuz için oğlumla da ingilizce konuşuyorum. diğer herkes Türkçe konuşuyor. şu anda kreşe gidiyor ve Türkçe konuşuyor. Ben ingilizce konuşunca benimle karşılığında Türkçe sohbet ediyor. dönüp babasına almancasını anlatıyor ve hatta birbirimize çeviri yapıyor. iletişim yeteneğine hayranız. 3 dilde de kendini çok rahat ifade ediyor. öyle cümleler kuruyor ki biz bile dile bu kadar hakim olduğuna şaşırıyoruz. üstün zekalı bir çocuk değil. belki de zeki bile değil ama ben her zaman dil öğrenmenin bir yetenek olduğunu savundum. gerektiği kadar dile maruz kalmazsa bu yetenek körelir diye düşünüyorum. bizim yaptığımız sadece her çocukta doğuştan gelen yeteneği kullanması için ortam sağlamak.

  35. Merhaba,
    Benim ailemdeki herkes almanca biliyor. Ve kimse benimle almanca konuşmadığı için hepsine çok kızıyorum. Neyse ki ingilizceyi küçkten başlayarak öğrendim, sorun yaşamıyorum. Ama yeterli donanımları varken bunu kullanmamış oldukları için hep içten içe bir öfke duydum.
    Çok iyi bir şey yapıyorsunuz bence.

  36. Kafamda uçuşan pek çok soruya tercüme oldu bu yazınız. Çok teşekkürler