21 Yorum

İstiklal Demirören’in mesajı

Bu sabahki yazının ardından evden çıktım. Bütün gün, dışarıdaydım. Az önce eve geldim.

11 buçuk gibi cep telefonum çaldı bu sabah. Arayan İstiklal Demirören’in Pazarlama Müdürü Gaye Şahin’di. Şikayetimi aldıklarını, doldurduğum formu okuduklarını, birkaç gündür ilgili personelle soruşturma yaptıklarını ve nihayetinde beni arayabildiklerini söyledi. Orada yaşanan “tatsızlığın” iki personel (mağaza görevlisi ve temizlik görevlisi) arasındaki gereksiz samimiyetten kaynaklandığını, her iki personelin de uyarıldığını söyledi. Temizlik işini yapan taşeron firmaya da, mağaza personelinin çalıştığı mağazaya da durumu iletmişler.

Ben de Gaye Hanım’a orada mağaza personeliyle aramızda geçen olayın engelli tuvaletinin kilitli olmasından bağımsız olduğunu söyledim. Ki öyleydi de… Sabahki yazımda da dediğim gibi, o genç arkadaşın duyarsız yaklaşımı kendi adına talihsizlikten başka bir şey değildi. Onun annesinin yerinde olmak, öyle bir çocuk yetiştirmiş olmak istemezdim. Ancak bu AVM’nin engelli tuvaletinin kilitli tutulduğu ve kimseye herhangi bir yönlendirme yapılmadığı gerçeğini değiştirmiyordu. Sultan’la aramızda o tartışma geçmemiş olsaydı ben muhtemelen 10-15 dakika orada bekledikten sonra çekip gidecektim. İyi ki böyle bir şey yaşandı ki olay ortaya çıktı.

Gaye Hanım bu “tatsız” olayın bu konudaki eksikliğe dikkat çektiğini, kapıyı kilitsiz bıraktıkları durumlarda herkes tarafından kullanıldığı için engellilerin sorun yaşadığını, o sebeple kilitlediklerini, ancak bundan böyle engelli tuvaletinin kullanımı konusunda çok dikkatli davranacaklarını söyledi. Engelli tuvaletini özellikle ayrı yapmışlarmış. Birçok AVM’de engelli tuvaletleri diğer tuvaletlerle aynı yerde olurmuş (ki doğru). İstiklal Demirören ayrı bir tuvalet olarak yapmış. Kapısını tekerlekli sandalyenin geçebileceği genişlikte, içerideki tüm düzeneği de tekerlekli sandalyedeki birinin kullanabileceği şekilde, örneğin lavaboyu ona göre düzenlemişler (Allah için, bu da doğru, gerçekten olması gerektiği gibi bir tuvalet). Hatta bu engelli tuvaleti çok beğeni toplamış, bir köşe yazarı köşesinde yazıp tebrik etmiş, kim bilmiyorum. O yüzden bu talihsiz olaya daha da fazla üzülmüşler. Bunun tekrar etmemesi olarak ellerinden geleni yapacaklar, bu konuda çok dikkatli davranacaklarmış.

İstiklal Demirören’in bu mesajını buradan iletmek de bana düştü. Elçiye zeval olmaz.

İstiklal Demirören’in Pazarlama Müdürü’nün ağzından “Bu konuda çok dikkatli olacağız. Bir daha böyle bir şey yaşanmaması için uğraşacağız” sözlerini duydum. “Lütfen tekrar ziyaretimize gelin, kahvemizi için” dedi. Kahveyi denk getirebilir miyim bilemem, ama kendini dedektif zanneden bir şahıs olarak Beyoğlu’na gittiğimde gidip de o tuvaletleri denetlemezsem bana da Blogcu Anne demesinler. Sizden de ricam, aranızda yolu düşen olursa, siz de bir bakıverin, gerçekten amacına uygun kullanılıyor mu o tuvaletler. Kapıda herhangi bir yönlendirme var mı, yoksa yine kapı duvar mı?

Umarım Gaye Hanım’ın dediği gibi olur. Umarım benim orada yaşadığım dumur hayırlara vesile olur, bundan böyle en azından bir tane AVM’nin engelli tuvaleti doğru amaçlı kullanılır. Bir tane deniz yıldızını kurtarmış oluruz belki… Herkes bir yerden tutsa, yaşadığı haksızlıkların peşini bırakmasa, şikayet etse, olayı geçiştirmese sıra bozuk kaldırımlara, silinen yaya geçitlerine, emzirme odalarına, her-mahalleye-bir-çocuk-parkı’na gelir, belli mi olur?

Benim bu olaydan çıkardığım mesaj en azından kurumsal ayağı olan olaylara tepkisiz kalmamak oldu. Yolda önümüze kıran şoföre bir şey yapamıyoruz belki, ama işin içine markalar, firmalar girdiği zaman peşini bırakmamalı. Artık laf çok çabuk yayılıyor. Sosyal medya devrimi yaşanıyor. Firmanın ismi dokuza çıktı mı sekize çok zor iniyor, markalar tüketicileri karşılarına almak istemiyorlar. İsimlerinin karalanmaması için çaba sarf ediyor, bu esnada da -ama az, ama çok- bir şeyler yapıyorlar.

Tüketici olarak gücümüzü hafife almamalıyız aslında… Bu lafım en çok da kendime. Ama işte, insanda sinir, sabır kalmıyor bazen…

21 yorum

  1. ya, aslında avm nere hastane nere diyeceksin belki ama.. benim de milyon kere her şekilde şikayetimi ilettiğim halde hiiç ama hiç cevap alamadığım ve artık gitmekten vazgeçtiğim bir yer var: Yakacık Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi.

    Bir keresinde Defne her zamanki gibi bir yere bodoslama dalmış ve alnının ortası saniyeler içinde açılıvermişti. Tabii acil bir durum olduğundan her zaman gittiğimiz özel hastaneye gitmeyip evimizin 2 dk. ötesindeki bu devlet hastanesine gittik. Acil olmasına rağmen 15 dk. bekledik “kırmızı oda”nın kapısında. Sonra içeride doktor demeye bin şahit isteyen bir kızcağızla bir temizlik görevlisi vardı. Doktor önlüklü şahıs Defne’nin açılmış alnına bakıp “Şikayetiniz nedir?” diye sorunca yanlış yerde olduğumuzu anladım zaten. Biz düştüğünü, kafasıı çarptığını, yaklaşık 10 dk. önce olduğunu vs. söyledik, sorulmadan. Sonra kız Defne’yi hiç ellemeden, hiç bakıp ilk müdahaleyi dahi yapmadan (ki alnı açılmıştı en azından bir pansuman yapmalıydı) yanındaki temizlikçiye dönüp “Ne yapıyoruz?” diye sordu! Temizlikçi de “Eğitim Araştırma bakacak buna” dedi. “Çocuğuma müdahele etmediniz, bildiğim kadarıyla da röntgen makineniz var, yolda çocuğuma bir şey olursa sorumluluk alacak mısınız?” dedim. Kocam da bunun sırası değil diye tuttu çıkardı. Zaman kaybettik, yarık derinleşti bu arada. Özele gittik. Paramızı ödedik, çıktık. Şükür ki Defne iyiydi, durum ciddi değildi ama olabilirdi.

    Defalarca maille, telefonla şikayet ettim. Cevap yok. Döneceğiz diyor, dönmüyorlar. Direkt hastaneye gittim, biz burdan ilgilenmiyoruz diyorlar. Muhattap bulamıyorum. Bu olay olalı 1 sene dolmak üzere. Bir daha o hastaneye gitmedik. Zaten pislik içinde ama bildiğiniz pislik yani. döşemeler kalkmış, içerisi insan dışkısı ve idrar kokuyor, yerler çamurlu, herkes her yerde. Doktorlarda önlük, eldiven yok. Giriş kapısından içeri sigara dumanı yığılıyor. Tuvaletleri kullanmak imkansız. Emzirme odası denilen yerde kakalı bezler açık bir şekilde duruyor, pencerede perde yok, girişe bakıyor. Pislik=bu hastane resmen.

    Şimdi bilen eden varsa bana da yol gösterin de ben de şikayet edeyim.Evimin dibinde, tam teçhizatlı bir hastane ve biz 20 dakikalık yola gidiyoruz acil durumlarda bu çok korkunç bir şey. İnanın özelde olmayan her alet edevat var bu hastanede ama kullanmak imkansız. Evet, insanlar da çok pisler. İğrençler hatta, bilinçsizler çünkü bu bölgedeki taşraya en yakın hastane bu. Ama bu bahane olmamalı değil mi?

    Ne yapayım ben?

    • Bence peşini bırakmayın bu işin. Ben de Nisa hastanesiyle ilgili hamileyken sıkıntı yaşadım ancak hamile olduğum zamanlar bebeğime zarar gelir endişesiyle erteledim zira çok sinirleniyordum. sustukça tepemize çıkıyorlar

    • http://www.engelsizdunyam.org/t811/ Bildigim kadariyla, son donemlerde saglik bakanligina yapilan sikayetler ciddiyetle inceleniyormus, denediniz mi acaba?

    • Bu kadar pis bir hastanede kiziniza pansuman yapmamalari pek de kotu olmamis bence. Pansuman malzemelerinin hijyenine de guven olmaz onlarin simdi, mikrop falan kapardi belki cocugun kafasi.

    • zannımca aksaklıkların düzeltilmesi için bağlı bulundukları kuruma yani sağlık bakanlığına ulaştırmanız daha doğru olur şikayetlerinizi. dikkate alınırsa düzelebileceğini umuyorum ki dediğniz gibiyse düzeltilmelide acilen.sağlık hizmeti herkese eşit ve kaliteli sunulmalı

    • bence bu kadar olumsuluğa şahit olduysanız yapmanız gereken tek şey 184 ü aramanız ve hepsini tek tek iletip, sonrasında soruşturmayı ve denetlemeyi sağlık bakanlığına bırakıp, ama şikayetinizin herdaim arkasında durmanız…

  2. Bravo Elif,
    Aslında genelde Avm yönetimleri bu tip konularda duyarlı davranmaya çalışıyorlar. En azından geri dönüp bilgi veriyorlar. Ama mühim olan verilen sözleri yerine getirip getirmedikleri.

  3. metrocity’de de ayrı engelli tuvaleti. üstelik hiç de herkes kullanmıyor. engelliler ve pusetli tek anneler kullanıyor mis gibi.

  4. mehtap söylediğin her söz buradaki devlete bağlı kadın doğum için de geçerli,farklı şehirde olmasak burada ki hastaneyi anlatıyorsun sanıcam,ewet devlet hastaneleri için (özellikle kadın doğum) acilen bişeyler yapılmalı ACİLEN…

  5. Ben de bu aralar Kadir Has AVM’ye takmış durumdayım. Çocuk ve bebek üzerinde olan bir yerde nasıl olur da emzirme odası olmaz hayret ediyorum doğrusu. Daha da hayret ettiğim bugüne kdr nasıl olur da oraya giden müşteriler tepkisiz kalmışlar. Yoksa çoktan düzelirdi diye düşünüyorum. He bu arada orada emzirme odası adıyla geçen klübe gibi bişey var ama bence oraya köpek bağlasanız durmaz onun için emzirme odası yokmuş gibi kabul ediyorum. Ben de kullanmadım zaten Allahtan emzirme önlüğüm vardı da bebeğimi emzirebildim. Sizi tebrik ve taktir ediyorum. Duyarlılığınız için de çok teşekkür ediyorum sizi çok seviyorum. Ben de bir blog hazırlıyorum orada sizden bol bol bahsedeceğim. Çünkü bence siz var olmalısınız.

  6. Bildigim kadariyla Avrupa ulkelerinde genelde boyle bir duzenleme var. Benim calistigim yerde de engelliler icin ayrilan tuvalet hep kilitlidir. Ancak her engelli tuvaletinin anahtari aynidir ve engellilerin %80ninde bu anahtar mevcuttur. Eger anahtari yoksa calisanlardan biri o anahtari temin etmek zorundadir. Engelliler, bebekli anneler, hamileler istedikleri zaman bu tuvaletleri kullanirlar. Hatta belediyenin yaptigi rutin kontrollerde bu anahtarin yerini ve nerde muhafaza edildigini gorevliye gosterme zorunlulugu vardir.
    Galiba adi gecen AVM engelli tuvaletini avrupa standartina gore yapmis ama calisanina bunu ogretememis..

  7. ben de şunu gözlemledim; ankarada emzirme odaları hakkında şu ana kadar avm’lerde bir sorun yaşamaıdm,yalnız istanbul’da gittiğimiz iki avm’de de çok zorluk çektim.Birincisi acity,diğeri de kanyon.acity’nin iki tanecik ve içleri küçücük emzirme odası var.birinin kapısı içeride kimse olmamasına rağmen kilitliydi,diğerine başka bir kadınla ben ayakta emzirmek suretiyle zor sığıştık.Ama daha fenası kanyon’unki.sözüm ona çok ciks bir yer yapmışlar,-1. katta,tamam içi büyük ferah,ama içinde bir kız duruyor,bebek arabasını içeri aldırtmıyor! bebek arabasız nasıl gireyim oraya tek başıma,dışarıda mı bırakayım.ayrıca anne için klozet yok,ki bu bebeği ile yalnız gezen bir anne için çok önemli,bebeği güvenle içerde tutabilip tuvalet itiyacımızı giderebilmemiz için.ve emzirme odası koca avm de sadece bir tane!! ve burası kanyon! bilmiyorum başka sinir olan oldu mu,ama istanbuldaki iki alışveriş merkezi de beni hayal kırıklığına uğrattı!!

  8. İstinye Park’taki görevliler bizi engelli tuvaletine yönlendirmişti, daha rahat edersiniz diye. Tuvaletin icinde konumlanmisti ama tasarımı doğru, kapısı da kilitsiz idi. Aynı sekilde Tepe Nautilus da da engelli wcyi kullandık kolayca. Şimdi aklıma geldi. :))

  9. İste budur, supersin yine.

  10. Yazının yayınlanmasının ardından aramaları bana pek manidar geldi. Elbette dedikleri gibi şikayet formuna istinaden de geri dönmüş olabilirler fakat sayısız okurdan herhangi biri tarafından da durum iletilmiş olabilir. Demek ki neymiş, şikayetler blogcuanne’ye gönderilecekmiş 🙂

  11. Hadi engelli tuvaletlere çözüm geldi diyelim, peki şu asansörü 2 bacağı üstünde durabilen, gücü kuvveti yerinde olan ya da en azından eli kolu boş olup da, ne bir engeli ne de çoluk çocuğu olanve merdiveni çıkabilecek durumda olup da yine de asansörü kullanmakta ısrar edenlere ne demeli!?!?! Bir de yanlarında pusetle olan aileleri görüp gene de biniyorlar o asansöre, ne öncelik ne bişey. Israrla biniyorlar. Sinir oluyorm ya çok sinir oluyorum…

    • Aynen ben de asansör konusuna çoooooook sinir oluyorum.

    • Üstelik sadece ama sadece “1 kat” çıkıyor ya, o zaman işte ben huysuz kadın oluyorum ve çok pis söyleniyorum. Şahsen ben, 1-2 kat için hatta öyle havasız bir yere girmem, giremem.

  12. Benim de avmlere gittiğimde sıkıntı yaşadığım 2 konu var. Biri tuvalet ki ben de 2 çocukla genllikle engelli tuvaletini kullanıyorum, ikincisi asansör…Ve bu asansör konusuna çıldırıyorum, geçen sene de blogumda yazmıştım. http://arastirmacianne.blogspot.com/2010/11/dertliyim-dertli.html