14 Yorum

Deniz’in Gebelik Günlüğü, 32. Hafta

Deniz’in Gebelik Günlüğü devam ediyor.

Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz.

***

Herkese Merhaba!

Artık 8 aylık hamileyim, bunu yazarken kendim bile inanamıyorum hamileliğimin sonlarına yaklaştığıma! Bir yandan insan ömründe 40 hafta nedir ki tadını çıkar son haftaların diyorum kendime, bir yandan da bebeğimi görmek ve kucağıma alabilmek için o kadar sabırsızlanıyorum ki bir an önce ona kavuşayım istiyorum. Aslında 9 ay (yani 10 ay) oldukça uzun bir zaman, dedikleri doğruymuş, bu son haftalar daha bir zor geçiyor. Kocaman bir göbekle yürümek, dolaşmak, nefes bile almak zorlaşıyor yeri geldiğinde, üstüne bir de dayanılmaz sırt ve ayak ağrıları ve sık sık tuvalete gitme zorunluluğu. Ayakkabılarımı bağlamak için bile eğilemez oldum. İnsan eski ince halini ve normal kıyafetlerini de özlemeye başlıyor ne yalan söyleyeyim.

Ama doğa her şeyi öyle güzel ayarlamış ki, bu son haftalar ayni zamanda içimdeki annelik duygusunun daha bir ortaya çıktığı, bebeğime kendimi çok daha yakın hissettiğim ve onunla daha çok iletişim kurabildiğim zamanlar. Oğlumun hareketleri o kadar belirginleşti ki, özellikle akşamları otururken karnımın yamuluşunu ve belime doğru attığı tekmeleri izledikçe, içimden onu çıkarıp ellerimle sevmek istiyorum. İçeride neler yapıyor, ne hissediyor çok merak ediyorum. Her saniye benimle olmasına o kadar alıştım ki, eminim ki doğduktan sonra yan odada bile olsa onu özleyeceğim.

Annem gelir gelmez hiç vakit kaybetmeden ev işlerine dört elle sarıldı. Haftalardır benim elimi sürmediğim elektrik süpürgesi, sık sık kullanılır oldu. Toz alındı, camlar silindi, yemekler yapılıyor. Ben her şeyi kendim yapmaya o kadar alışmışım ki, ilk günler evdeki düzenim değişiyor diye rahatsız bile oldum; yine mutfağa ben gireyim, her şeyi kendi düzenime göre yerleştireyim istedim. Hatta bu yüzden ufak çaplı klasik ana-kız tartışmaları yasadık bile. Bu huyumdan vazgeçirmeye çalışıyorum kendimi, çünkü biliyorum, bebek gelince eski düzenden eser kalmayacak evin içinde!

Bir diğer tartışma konumuz da bebeğin kıyafetlerini ne zaman yıkamaya başlayacağımız oldu. Annem gelirken koca bir valiz dolusu kıyafet getirdi. Herkes demişti, bebek kıyafeti alışverişini sona sakla nasılsa çokça hediye geliyor diye ama açıkçası, biz uzakta olduğumuzdan, bizim bebişe pek kıyafet hediye gelmez diye duşunmuş, ve önceki aylarda her dolaşmaya çıktığımızda eşimle BabyGap’e uğramış ve dayanamayıp bolca o sevimli tulumlarından almıştık. Ancak benim sandığımın aksine, tüm akrabalar, özellikle teyzem ve halam bir koli dolusu kıyafet yollamışlar. E zaten annemin kendisinin ve kayınvalidemin de önceden dayanamayıp aldıklarıyla bizimkiler de birleşince, ikiz doğursam yetecek kadar giysi stokumuz oldu. O kadar da şirin şeyler ki hepsi, umarım oğlum büyümeden giydirecek zaman olur her birini.

Neyse, yıkama konusuna gelince… Annem bir an önce yıkayıp, ütülemek ve hepsini düzenli bir şekilde kaldırmak istiyor valize. Bense, daha erken olduğunu söyleyip, yılbaşından sonra başlarız yıkamaya, sonra da ütüleyip direkt şifonyerine yerleştiririz diye ısrar ediyorum. Sanırım kendimce erken doğum ihtimalini kafamdan ertelemeye çalışıyorum, annem de tam tersine artik her an her şey olabilir hazırlıklı olmalıyız diye düşünüyor. Siz ne zaman başladınız/başlayacaksınız bu yıkama, ütüleme işlerine? Ben boş yere kapris mi yapıyorum acaba?

Gelelim bu haftaki doğum kursunda öğrendiklerimize: İlk olarak dersin başında, evdeki kasılmalarla başlayarak hastanede bebeğin doğumuna kadar geçen süreyi detaylarıyla gösteren bir normal doğum videosunu izlerken gözyaşlarımı tutamadım. Baktım annemin de ayni şekilde gözleri dolmuş, o da izlerken beni doğurduğu günü, çektiği sancıları hatırlamış. Videodaki annenin sancılar sıklaştıkça ve doğum ani yaklaştıkça çektiği sıkıntılar yüzüne öyle bir yansıyor ki, ister istemez üzülüyorsunuz haline, ama bebek dışarı çıkıp da annenin göğsüne konulduğu anda tüm o sıkıntılar unutuluyor ve işte o an gerçekten bir mucize olduğunu anlıyorsunuz doğum olayının! Öyle ki, birinci doğumunda oldukça sıkıntılı bir süreçten geçmiş ve simdi ikinci doğuma hazırlanan kurstaki annelerden biri, “Bebeğimi kucağıma aldıktan 10 dakika sonra hemşire hadi baştan başlıyoruz dese, o an hazırdım” dedi.

Videodan sonra doğumun evreleri hakkında bilgi edindik. Özetle; birinci evreyi, yani “oncu doğum” denilen ilk kasılmaların başladığı sureci, 4 santim açıklığa ulaşıncaya kadar evde geçirmeye çalışmak daha doğruymuş. Bu ilk sancıların arası uzun ve süresi kısa olduğundan, anne adayı mümkün olduğunca evinde dinlenmeli, hatta uyumalı, yiyip-içmeli, yürüyüş yapmalı ve enerjisini toplamalıymış. Bu süreçte evdekilerin desteği çok önemli. Sancıların acısını unutturmak için anneyi oyalamalı, mesela neşeli bir film izletmeli, yahut dışarıda yürüyüşe çıkarmalı veya sırtına ve beline masaj yaparak rahatlamasını sağlamalıymış sevdikleri.

Hastaneye gitme zamanının geldiğini 5-1-1 kuralı ile anlayacakmışız. Yani, sancılar 5 dakika ara ile 1 dakika boyunca sürüyor ve bu durum 1 saat boyunca devam ediyorsa doğruca hastaneye. Bu süreçte, yani “aktif doğum” evresi, sancılar sıklaştığı ve şiddetlendiği için anne adayının daha çok desteğe ihtiyacı oluyormuş. Kurs eğitmeni, hastaneye giderken, yanımızda beş duyumuza hitap eden ve bizi rahatlatan objeler götürmemizin iyi geleceğini söyledi. Mesela, sevdiğimiz şarkılardan oluşan bir mp3 listesi, yahut hoş aromalı masaj yağları, veya favori atıştırmalıklarımız ya da güzel bir manzara resmi. Bu süre boyunca, anne adayı rahatlamak için mümkün olduğunca pozisyon değiştirmeli, varsa sıcak duşa girmeli, beline ve sırtına masaj yaptırmalı ve moralini sağlam tutacak güzel sözler işitmeliymiş. Baba adaylarına duyurulur!

Bundan sonra da sancıların en şiddetli olduğu ve çoğu anne adayının pes ederek epidurali istediği “geçiş” evresi var. Doğumun en zor ama neyse ki en kısa suren, ve 10 santim açıklığa kavuşulan kısım. Ikınma ve bebeğin doğduğu son evreden de haftaya bahsedeceğim.

Sağlıklı ve mutlu kalın!

Deniz

14 yorum

  1. gebeliğinin 8. ayı hayırlı olsun:) ben şimdi 38. haftamdayım ama bana söyledikleri gibi son zamanlar geçmiyormuş gibi gelmiyor bana nedense fişek hızıyla bitiyor:)ben bebişin kıyafetlerini 35. haftada hazırlamıştım çünkü odayı o dönem ayarladık.tüm kıyafetleri yıkayıp ütüleyip dolabına yerleştirdim. ve yerleştirdikten sonra da hergün 1 saati o odada geçirip sadece kıyafetlere bakıyorum:) hazırlık sürecinin keyifli olması dileğiyle…..

  2. ben de 32. haftamdayım…biz de annemle kıyafetlerimizi yıkayıp ütüledik…hastaneye gidecekleri ayırdık…ikimiz de biraz tez canlıyız galiba…
    kendime çamaşır ve gecelik almadım henüz….

  3. Tum hamileleri simdiden tebrik ederim. Bir arkadasim 33 haftada dogum yaptigindan dolayi cevremdeki tum hamilelere 30 haftada valizi hazir etmesini tavsiye ediyordum bende. Ama ben kendim hazirlamayi erteledikce erteliyordum bir haftasonu cuma cumartesi(burada haftasonu) son alisverislerimi tamamlayip cumartesi bebegimin camasirlarini yikayip asmistim pazar gunu de valizimi hazirlamayi planliyordum ama cumartesi gecesi suyum gelmeye basladi ve esim paldir kuldur askilikda eline ne gectiyse bavula atmak zorunda kaldi:) Boylece ben bavul hazirlama konusunda ahkam keserken 34 haftada acilen erken dogum yaptim ve bebegim hastanedeki en renkli bebek unvanini aldi:) cunku bi elinde farkli renk digerinde farkli renk eldivenler bi ayagi farkli digeri farkli coraplari vardi ustundekileri saymiyorum bile:) O yuzden ne olur ne olmaz siz yinede erkenden hazirlayin bavulunuzu… Gerci hazir olmasada merak etmeyin hizlica son andada hazirlanabiliyormus:)

  4. Şimdiden hayırlı doğumlar, ne güzel anılar biriktirdiniz bebişe…

  5. Merhaba, ben de hamileligimin 26. Haftasindayim. Amerikada ailemden uzakta oldugumdan ve annemlerin 40. Haftada gelmeyi planlamasindan dolayi, cok buyumeden rahat rahat bebishin odasini hazirlamaya basladik esimle. O yuzden ben aldigimiz kiyafetlerin bir kismini yikayip utuledim bile 🙂 ilerleyen haftalarda karnim iyice buyuyup yapamazsam diye 6. ayimin enerjisini mumkun oldugunca degerlendirmeye calisiyorum. Biraz da tez canliyim sanirim.
    Eger her halukarda yikanip kaldirilacaksa neden beklensin ki 🙂

  6. Ben de sizin gibi aceleye gerek yok diye düşünüyordum (çok da hasta olduğum için epey halsizdim). Annemin İstanbul’a gelmesini beklerken 36.haftamda baktım gelmiyor, bir güzel yıkadım hepsini. Ancak eşimin de evde olmaması nedeniyle, bir body asıp 10 dakika dinlenme şeklinde 3 saatte asmıştım kıyafetleri. O yüzden şimdi herkese erkenden yıkayıp ütülemelerini ve de bavulu hazırlamalarını öneriyorum:) Şimdiden hayırlı doğumlar…

  7. Karnının şeklini çok beğendim Deniz, çok sevimli duruyor bence. Ben daha 25. haftamdayım ama eşyalarını yıkamak yerleştirmek konusunda çok sabırsızım nedense, sevip okşamak istiyorum sürekli. Sanırım yine de 30. haftaya kadar beklemeye çalışacağım. Zaten mobilyalarını da almadık henüz.

    • Cok tesekkurler! Sevip oksama kismini ben yaptim bol bol yikama faslina gecmeden once. Tavsiye ederim:)

  8. Bende 32.haftadayım denizcim ama hala eşyaları ütüleyip hazırlamadım,odası da bu hafta gelecek zaten ama çalışmaya devam ettiğim için akşamları pek çamaşır falan yıkayacak halim kalmıyor işallah odası gelsin belki o zaman harekete geçerim bende umarım oğlum acelecilik yapmaz:)Birde hazır yeri gelmişken bende acayip ya erken gelirse erken doğarsa diye stres başladı hamilelikte böyle şeyler yaşayan olmuşmuydu acaba benden başka:)

    • Ya erken dogarsa stresini, cevredekiler tetikliyor bence. Her an her sey olabilir durumu var tabi son iki ay kala. Ama ben burda, ozellikle ilk kez yapanlarda, eger her sey normal gidiyorsa, hic 40 haftadan once dogum yapan duymadim daha..hatta cogununki bir-iki hafta gecikiyor ama tabii annenin sakin olmasi da onemli bir faktor.

      • Deniz, sakın ola kendini 40 haftaya şartlamayasın. O, tahmini bir rakam. 37’den sonra her an gelebilirmiş gibi düşün, ama öyle bir düşün ki, niye gelmedi diye de stres olma. Biliyorum, kolay değil 🙂

  9. 34. hafta bitti. Diğer eşyaların çoğunu ısmarladık, yoldalar; ama yıkayıp, ütülemeyi bırak, daha bir tane bebek kıyafeti almadık. Herhalde çıplak kalmaz diye düşünüyorum. Birkaç tane hediye geldi bile. İzne çıktığımda alışverişe çıkarız diye düşünüyorum. Ama alışveriş bana genellikle fenalık geçirttiğinden, erteleyip duruyorum. Umarım o zamana kadar, eskiler, hediyeler geçer elimize de, ben de alışveriş derdinden tamamen kurtulurum.

  10. Bende Amerika da , ailemden cok uzakta yaşıyorum .Bu yüzden gücüm yettiği zaanda hazırlanmaya başladım.Eşim cok yardımcı bu konuda sağolsun.Ben 31+4 haftalık hamileyim ve herşeyimiz hazır.Allah hepimize normal ve sağlıklı doğum nasip etsin .