72 Yorum

Çalışan anneler, n’apıyorsunuz?

Çalışan annelere bir sorum var:

Diyelim iştesiniz. Evde bakıcınız var ya da yok, çok önemli değil. Çocuğunuz hastalanıyor, ateşli. Ama işten çıkamıyorsunuz. Ne yapıyorsunuz?

Ya da çocuğunuz geceyi ateşli geçirdi. Ve bakıcınız yok, işten izin almanız da söz konusu değil. (Öyle bir düzen tutturmuşsunuz ki, siz işteyken çocuğunuz okulda olduğu için bakıcıya gerek yok) Peki, hastalık durumunda ne yapıyorsunuz?

Amerika’da çalışanların “hastalık izni” (sick leave) denilen bir uygulaması vardır. Şirketten şirkete, kurumdan kuruma değişmekle birlikte, çalışan, çalıştığı sürece nasıl yıllık izne sahip oluyorsa belli bir miktarda da hastalık iznine sahip olur. Ve bu hastalık iznini kendi ya da ailesinde birinci derecede bir yakını (eşi, çocuğu) hastalandığında kullanır. Örneğin, yukarıda anlattığım gibi bir durumda iş yerini arar, “Ben bugün gelemiyorum, çocuğum hasta, hastalık iznimi kullanacağım” der ve gitmez. Ve hatta hastalığı bırakın, rutin kontrolünüz olduğunda da hastalık izninizi kullanırsınız. Kimse de bir şey demez.

Türkiye’de bildiğim kadarıyla -birkaç Amerikan şirketi dışında- böyle bir “hastalık izni” yok. (Var da ben bilmiyor olabilirim tabii). Ne zaman çocuklardan biri hastalansa aklıma hep çalışan, bakıcısı olsun olmasın başka yardımcısı (örneğin annesi) olmayan, ama işe gitmek zorunda olan anneler geliyor.

Böyle durumlarda n’apıyorsunuz kuzum?

72 yorum

  1. merhaba,
    Ben daha şimdiden sadece hastalık konusunda değil her konuda çocuğum olunca ne yaparım diye düşünüyorum
    🙁

  2. Ben uzun yıllardır aynı şirkette ve aynı kişilerle çalıştığım için, oluşan bir karşılıklı güven ve anlayış ile durumu açıklayıp o gün gelmeyebiliyorum. Her ne kadar oğlum henüz 10 aylık olsa da ve bu tip durumlarla çok karşılaşmasam da, örneğin periyodik doktor randevumuza da bazen haftaiçi bu şekilde gidebiliyorum. Şanslıyım yani şimdilik. Ama ileride bu durum daha sık yaşanırsa ve şimdiki gibi bebeğime annem bakmıyor olursa ne yapacağımı şimdiden düşünüyorum. Çalışma hukukunda buna yönelik ayarlamalar yapılması anne dostu toplum olmak için atılması gereken adımlar arasında sayılabilir mi acaba?

  3. Günaydın,
    Bende bebeğini 4 aylıkken bırakıp işe başlamak zorunda kalan bir Anneyim, bebeğime babanesi bakıyor, evlerimiz çok yakın. Ancak iki kez hastalandığında da onu bırakıp işe gelemedim, sağolsun ikisin de de işyerime telefon ile durumu bildirdim ve bana anlayışla yaklaşarak, geçmiş olsun dileklerini ilettiler. Özellikle bir hastalık iznimiz yok ancak; anlayışlı ve kalbi güzel yöneticilerimiz var.
    Anne dostu bu işyerinin adını öğrenmek isterseniz ben seve seve paylaşırım.

  4. Ben özel sektörde çalışıyorum bu izin gibi hususlar göze batıyor maalesef ama çok şükür bu tür hastalık durumlarında izin almak konusunda çok sıkıntı yaşamıyorum. Hastalık izni diye bir şey olsa Amerika’da ki gibi süper olurdu yine de.

  5. Bakıcımız varken ona bırakıp işime gidiyordum ve normalden daha erken saatte evde olacak şekilde işimi ayarlıyordum. Anlayışlı iş arkadaşlarım ve anlayış gösteren bir şirketim vardı. Yine de sabah hasta çocuğu bırakıp çıkmak hiç kolay bir şey değil. Okula başladıktan sonra ise mecburen işe gitmedim, bazen anlayış gösterdiler bazen asık suratlar ile karşılaştım ama insan söz konusu çocuğu olunca çok da takmıyor açıkçası. Ama en sonunda ne oldu? Bu ve benzer yürek yükleri nedeni ile işi bıraktım. Demek ki ben yapamıyormuşum hem ev hem iş hem çocuk dedim oturdum oturduğum yerde..

    • Zeynep hanım bu sebepler yüzünden ben ise işe başlayamıyorum.Yani kızmayın kendinize.Sonuçta siz bir tercih yaptınız ve bu doğru olduğuna inandığınız bir tercih olmuş.Önemli olan burada bir karar verebilmiş olmak.Tabi ki karar veririrken aklımız hep seçmediğimizde kalıyor.Ama üzülmeyin Allah çocuğu için çırpınan ve ve fedakrlıklar yapan anneleri zor durumda bırakmaz.

  6. Büyük bir suçluluk ve çaresizlik duygusuyla çalışıyorum maalesef.Deniz’i çoğu ateşli gecenin sabahında ya annem ya görümcem götürür doktora,ben de okulda içim içimi yer dururum.Benim çalıştığım kurumdaki idarecilerimin hepsi erkek,sağolsunlar çok da anlayışlılar,ama her seferinde izin her seferinde izin olmuyor,o zaman da kendini suçlu hissediyorsun.Söz konusu kendi çocuğun olunca bir başka oluyor aklım çıkıyor resmen,çalışma saatleri uzun olduğu için zaten özlüyorsun ama bir de hasta olunca of ki of.İzin konusunda herkes anlayışlı da olmuyor ama-şükür ben şanslıyım- Bir arkadaşım ertesi gün kızını doktora götürmek için müdüründen izin istemişti,müdürü izin vermemiş ve ”babası götürsün ” demişti,çok sinirlenmiştim o zaman,”sor bakayım kendi çocuğu hasta olduğunda o mu götürüyormuş” diye söylenmiştim,bu mobbing midir,erkek zihniyeti midir bilemedim,ki kendilerinin bakış açısı kadın evinde oturur,çalışmaz,çocuk bakar,madem öyle çalışma çocuğuna bak diye laf eden bir müdürdü ne yazık ki…Neyse diyeceğim o ki çalışan anne büyük bir özlem,çaresizlik ve suçluluk duygusuyla çalışır çocuğu hasta olduğu zaman…

  7. İşyerinin anlayışına sığınıyoruz diyebilirim 🙂 Ben de özel sektörde çalışıyorum, belki blogumda okumuşsundur gerçen hafta Nil çok hastaydı. Pazartesi öğlen saat 12:00 ye doktor randevusu aldık. Eşim ve bakıcısı Nil ile birlikte hastaneye gitti ben de iş yerinden hastaneye gittim. Randevuyu bilerek 12:00 ye almıştım hani öğle tatilim diye. Ama maalesef gittiğimiz gibi kaldık işe ancak perşembe dönebildim çünkü 2 gece Nil’i yatırdılar. İş yerini durumdan haberdar ettim, yapacak bir şey yoktu gel deseler gidemezdim ki. Ya da bağrıma taş basıp bakıcısını bırakıp gitmem gerekirdi. Daha kullanmadığım 2 hafta iznim vardı ben de 2,5 günü yıllık iznimden düştüm.

    Ama dediğin doğru her işyeri aynı müsamayı göstermiyor. Ben daha önce Turkcell’de çalışıyordum mesela orda senede 3 güne kadar (yanlış hatırlamıyorsam) kafa izni vardı. Yöneticiniz insiyatif dahilinde size işstediğiniz zaman izin veriyor bunu da beyan etmeniz gerekmiyordu. Ama kurumsal şirket farkı işte 🙂 Patron şirketlerinde durum çok farklı olabiliyor..

  8. Benim oğlum 5 yaşında, 8 yıldır aynı şirkette çalışıyorum. Ben yıllık iznini bile zar zor kullanabilen, doğum izni bitmeden işe çağırılmış bir anneyim. Oğlum 2 yaşındayken bağırsak enfeksiyonu geçirdi ve o sırada memleketime gitmiştim. O şekilde yola çıkamadık, iyileşmesini bekledim. 15 gün işe gelemedim, rapor aldık doktordan ama 15 günün tamamı yıllık iznimden düştü. Bir yıl boyunca başka izin kullanamadım. Geçen sene oğlum 2 gün hastanede yattı, gene yıllık iznimden gitti. Tabiki oğluma feda olsun izinlerim sorun değil ama açıkçası bu konuda destek olmamaları çok ağırıma gidiyor. Üstelik bir sürü gereksiz nasihata maruz kalıyorum, ” çok üzerine düşüyorsunuz, çocuk böyle büyür, çok izin kullanıyorsun bu yüzden” gibi…Halbuki dediğim gibi hastalık izni olarak sadece yıllık izinlerimi kullanıyorum ve şirkette adım “çok izin kullanıyor”a çıkmış durumda. Hepsinin çocukları var ama çok anlayışsızlar.
    İşe gelmek zorunda olduğumda babaannemiz bakıyor. Kayınvalidem olmadığı zamanlar annem işlerini ayarlayıp geliyor. Bazen de babamız evde kalıp bakıyor. Oğlum şu anda birazcık hasta yine, babaanneye bıraktık bugün ama aklım onda ben işteyim… çalışan anne olmak eğer işveren anlayışsızsa çoook zor 🙁

    • Durumuna çok üzüldüm. İnsanlar ne kadar kalpsiz olabiliyor. Lütfen, yapabilirsen, Çalışma Bakanlığı’na telefon et ve anonim olarak şirketini çalışan hakları konusunda şikayet et. Şirkete teftişe gelirlerse, çok faydası olur. Kanunlar bu konuda aslında çok sıkı. Doğum iznini kullandırtmamak devlet tarafında cezalandırılan bir suç. Şimdi şirketini mahkemeye versen, rahatıkla tazminat alırsın. Ama doğal olarak, işimizi kaybetmemek için mahkemeye gidemiyoruz. Yine de anonim şikayet bir seçenek. Şikayette bulunursan da, eşin dışında hiç kimseye söyleme. Ailene dahi.

    • İpek hanım Allah yardımcınız olsun.Size böyle acımasız davrananları da Allah bildiği gibi yapsın.

  9. Elifcim,

    Türkiye’de hastalık, kaza, gebelik ve yıllık izin kanunen devlet tarafından verilen haklar. Eğer hastalık 3 günden uzun sürüyorsa, maaşın o kısmını SGK yatırmaya başlıyor (ancak bir tavan var). Yük şirketin üstünden kalkıyor. Tabii hastalık izninin nasıl kullanıldığı şirkete ve müdürün anlayışına bağlı bir durum. Yazıda da belirttiğin gibi insaflı bir şirket ve yönetici, iş de müsaitse, kısa dönemli hastalıklar konusunda anlayışlı oluyor. Ama kağıt üstünde hak sadece şahsın kendi hastalıkları için geçerli. Eğer yakın bir akraba hasta ise, bildiğim kadarıyla çalışanın altı aya kadar ücretsiz izin alma hakkı var.

    Türkiye’de bu sorunların en zor durumda bıraktığı insanlar ofis çalışanlarından çok, asgari ücretle günde 8-10 saatten fazla çalışan ve bakıcı tutamayan anneler. Onlara pek tolerans gönderilmiyor. Bu tip sebeplerden dolayı işten çıkarılma ihtimalleri yüksek olabiliyor.

    • Tabii bir de çalışılmayan her gün yıllık ücretli tatil izninden düşülebilir. Sanırım, en kötü ihtimalle bu yapılıyor.

  10. ben de devlet okulunda görevliyim.kendimiz için sevk-rapor gibi hakkımız ve de ayrıca mazeret izni denen bir iznimiz var ama kullanmak idareyle aranızdaki yağlılık derecesine bağlı.ama çocuklarım hasta olduğunda dr.a götürmüşsek ayrıca kendime rapor almayıp dr.dan refakat kağıdı istiyorum.o da hastaya annesi/babası refakat etmiştir diye yazıp veriyor.ben bun belgeyi veriyorum okula…gerekirse o gün de gitmiyorum..çünkü bakacak kimsem yok,okula da gönderemeyince evde ya ben ya da eşim kalmak zorunda…bizde durum böyle..

  11. Yazıp duruyorum; ama bu benim araştırma konum. Amerika’daki hastalık izninin ücretsiz. Bir de sadece 50 kişiden daha fazla çalışanı olan şirketlerde böyle bir hak var. Yoksa Amerika’da hiçbir izin hakkı (kanunen) yok. Yıllık izin hakkı da yok. Bu açıdan aslında dünyanın en kötü ülkelerinden biri. Türkiye çok daha iyi.

    • Calistigin yere gore degisiyor. Amerika’da dediginiz gibi yasalara gore isveren hastalik izni vermek zorunda degil, ama pek cok isyeri “benefits” (yani is haklari paketi diye mi cevrilir bilmiyorum) icinde ucretli hastalik izni veriyor. Yillik izin de ayni sekilde.
      Akademide benim gordugum, genelde ayda 1 gun hastalik izni ve ayrica 20 gun senelik izin var. Kullanmadiginiz hastalik izinleri de emekli olurken ikramiyenize yansiyor.

  12. Ben bu konuda şanslı kesimdenim sanırım. Bir devlet kurumunda çalışıyorum ve izin pek sorun olmuyor, böyle durumlarda ya mazeret izni kullanıyorum ya senelik izin, o da olmadı rapor

  13. bende özel sektörde çalışıyorum çocuğum hastalandığında işten izin veriyorlar ama yıllık iznimden kesiyorlar o yüzden bende hiç izin kullanmıyorum çünkü çocuğumun nezaman hasta olacağını bilemediğim için işi riske atmıyorum

  14. Anneannemiz önce telefonla durumu bana bildiriyor , eğer hastalık başlangıç evresindeyse fazla ilerlemeden kuzucuğum anneanne ve dedesiyle birlikte doktorun yolunu tutuyor . Hatta sonradan kontrole de götürüyorlar sağolsunlar . Eğer daha önemli bir durum varsa da durumumu patronuma söyleyip gidiyorum. Zaten işkolik bir insan olduğum için sık sık izin kullanan bir tip değilim. Dışarıdan bakıldığında anlayışlı sayılabilecek bir patron ve şefim var .Ama keşke bu gösterdikleri anlayışı(!) sanki bana özel uygulanmış gibi sonradan yüzüme vurma gereği hissetmeseler de bende minnettar kalsam.Malum kullanacağım yıllık izinlerin ki – bu 1 haftayı geçmez -ne zaman olacağını bile onlar belirliyorlar…çalışan anne olmak zor ama tüm bu olumsuzluklara rağmen anne olmak dünyanın en güzel şeyi…

  15. 2 yıl özel sektörde çalıştıktan sonra kamuya geçtim.bebeğim 42 günlükken işe başlamak zorunda kaldımki oda kavga dövüş aldığım bir izindi,yoksa bunuda kullandırmayacaklardı.belediyede taşeron firmaya bağlı olarak çalışıyorum,firmanın sözleşmeli personeliyim,bu sözleşmenin süresi heryıl 31 aralıkta biter,1 ocak tarihinde yeni bir sözleşme imzalarsın.her yıl bu döngü devam eder.dolayısıyla sen o şirkette bir yıldan fazla çalışıyor gözükmezsin,1 yılın dolmadığı içinde ne yıllık izin hakkın olur,nede hamile kalabilirsin,işten çıkarılırsan tazminatında olmuyor doğal olarak.yıllık izinlerini 1 yada 2 hafta veriyor müdürlerin kağıt üzerinde değil ama.bebeğimden çok küçükken ayrıldım maalesef ama yinede şanslılardanım,benim tanıdığım vardı onun sayesinde alabildim hamilelik iznini ama tanıdığı olmayanlar? bırak hamilelik iznini hamile kalınca işten çıkarıyorlar genelde..şimdi oğlum 7 aylık acil bir durum olmadı şuana kadar,ama olursa ne yaparım bilemiyorum yeni gelen müdürüm anlayışlı bebek konusunda ama birsüredir bu işi yapan tek kişiyim yani ben gelemezsem işler kalır.dolayısıyla yöneticiniz anlayışlı olsa bile bu gibi durumlarda pek işe yaramıyor:(( genelde insanlar rahatlığından dolayı kamu sektöründe çalışmak ister,ama ben keşke özel sektörde devam etseydim diyorum,orsa sosyal haklarım çok daha fazlaydı :((

  16. Ben çocuğum hasta olduğu durumda ya rapor alıyorum kendime(çocuk üzerinden rapor almak geçersiz oluyor nedense) ya da aylık 8 saate kadar olabilen mazeret izinlerimden kullanıyorum ancak tabi her şirkette olduğu gibi bu çok hoş karşılanmıyor bizimkinde de. Ama ben göze batacağımı bile bile oğlumun yanında kalıyorum yine de.

  17. Ben bir bankacıyım ve izin haklarım TABİ Kİ çok kısıtlı.Kendimiz hastalanıpta işe gelmeme durumumuz zaten mümkün olamaz. Doktor rapor verse bile şubeye gelip çalışılır. Ben şanslıyım çok yakınımda yaşayan bir annem var ve oğlum hastalandığında hep o bakar. Örneğin ateşli olduğunda evi arayıp sık sık ateşini sorduğunuzda da “Niye bu kadar endişeleniyorsun? Ne var bunda çocuk dediğin hasta olur. Abartma” cümlelerini müdürümden çok duymuşluğum vardır. Bİr kere 2 gün üstüste iğne olması gerkiyordu. Ben de izin istedim ve verildi ama ne suratlarla.. Ya o suratı çekmemek için izin istemekten vazgeçeceksiniz ya da çocuğunuzun yanına gitmeyi herşeye rağmen göze alıp gideceksiniz. Ben çoğunlukla öyle yapıyorum birkaç gün surat asılıyor ama ne yapayım katlanıyırum işte oğlum için…

    Bir de okuldaki velilerin de katılacağı toplantı ya da etkinlik oluyor ve diğer çocukların anne babaları geliyor siz gitmiyorsunuz ve çocuğunuz buna çok üzülüyor. Bu durumda izin istemek daha da zor hastalık gibi de değil kesinlikle gereksiz gözüyle bakılıyor. Ama gitmediğinizde de çocuğunuz çok etkileniyor “Herkasin annesi geldi sen gelmediğin için ben yalnız kaldım” gibi…

    Çok zor çalışan anne olmak çok… Bazen çalışmak zorunda olmak bana çok koyuyor..

    • raporlu olarak işe gittiğiniz bir gün sgk’nın şikayet-ihbar hattını arayarak işvereninizi ihbar edebilir, yüklü miktarda tazminat ödemek zorunda bırakabilirsiniz. siz raporlu halde işe gittiğiniz sürece işveren bunu yapmaya devam eder. raporluyken sizi işe çağırdıklarında bu durum geriye dönük de tespit edilebiliyor ayrıca isim de vermeden müfettiş gönderiyorlar. bilginiz olsun.

  18. Yazılan mesajları okuduğumda kendimi biraz daha şanslı hissettim. Özel sektörde çalışıyorum ve bize yıllık olarak 64 saatlik mazeret izni hakkı veriliyor, hastalık durumlarında ya da doktor kontrollerinde vesaire o izni kullanabiliyorum. Bu izin hakkımız var diye, hemen kolaylıkla ben izin kullanıyorum diyemiyorum tabi, genelde bir sorgulama ve detaylı açıklama yapmam gerekiyor yöneticime. Hastaysam sadece sms ya da maille ben hastayım dediğimde doktor raporu istiyor mesela, hasta olduğumu nerden bilecekmiş, en azından telefonla arayabilirmişim gibi şeyler. Yine de zar zor da olsa kullanabileceğimiz bir iznim var 🙂

  19. nihat'ın annesi

    bu konuda şanslı olduğu söyleyebilirim. Müdürüm (bir devlet üniversitesinde aynı zamanda Çalışma Ekonomisi Bölüm Başkanı olduğu için işçi hakları konusunda çok donanımlı birisi böyle bir durumda çok çalışanının yanında) ve yardımcısı (böyle bir üstü olduğu ve kişilik yapısıda çok insancıl olduğu için çok anlayışlıdır.) bu konuda anlayışlılar ama tabiki 10 yıldır ayn ı iş yerinde olmanın ve gereksiz şımarıklıklarla (akşam çok içtim sabah başım tuttu bu sabah geç geliyorum gibi) bu durumu suistimal etmemiş olmamamında bunda payı var. Rutin dr. kontrollerimiz varsa mutlaka hafta başından eğer pazartesi günüyse bu kontrol öncenceki perşembe yada cuma günü mutlaka iznimi alırım. ama nihat akşam hastalanmış ve sabah dr. götürmek gerekiyorsa sabah erkende müdür yardımcıma haber veririm. Dr. gider işlemlerimi halleder nihatı eve bırakır şuğuplarını içirir sakinleştirir ve emin ellere (anneannesi veya babaannesine) bırakırım ve mesaime yarım saat kala bile olsa işyerime geri dönerim(bu konuda izmirliler daha şanslı bunu itiraf etmeliyim). Ama tabiki daha büyük önemli olaylar olduğunda işyerimdeki arkadaşlarım senelik izinlerinden kullanıyorlar ve bu bir probleme sebep olmuyor.

  20. Böyle durumlarda, anlayışlı bir müdürüm olduğu için, telefon edip gelemeyeceğimi bildiriyorum. Gerekirse iznimden düşülmesini de söylüyorum ama, böyle tek günlük gidişler hiç bir zaman iznimden düşülmedi. Ancak oldu ki çocuk geniz eti ameliyatı oldu, 3-4 gün yanında durman gerekiyorsa, o zaman mecburen izinden düşülüyor. Anladığım kadarı ile ülkemizde hep yöneticilerin insafına kalmış bu durum. Yani şanslı isek biraz insaflı insanlara denk geliyoruz ve çocukların yanında kalabiliyoruz. hasta olduklarında anneden başkada birini istemiyorlar çünkü.
    Anne dostu toplum olabilmenin çok gerisindeyiz maalesef, geçen gün kendi bloğumda yazdım ve yaşamakta olduğum bir deneyim bana bir kez daha bunu gösterdi. Sadece yöneticiler veya erkekler değil buna engel, çalışan bayan arkadaşlarımız dahil bu anlayıştan yoksunlar maalesef.
    http://bgnnpsrsk.blogspot.com/2011/12/anne-dostu.html

  21. Bugun tam da bunu yasıyorum.Kizim hasta bir bakicimiz var ama aklım onda kalacaktı neyse ki çalıştığım şirkette mazeret izni hakkımız var ve ben acil durumlar icin sene sonuna 1 tane saklamistim onu kullanıyorum.

  22. Bakıcı da var, babaanne de üst katta oturuyor, bir kez müşteride olduğumdan çıkamadım ve ateşi düşmeyince doktora götürmüşler, doktorda anne diye yıkmış ortalığı, o gün metrobüste ağlamaktan gözlerim kan çanağı gibi olmuştu.. O oldu. Şimdi ne olursa olsun böyle birşey olursa basıp eve gidiyorum, çocuklarıma bişey olsa ve ben yanlarında olamasam allah korusun bunun geri dönüşü yokki.. Başlarım işverenden de işinden de…

  23. Büyük bir yaraya parmak bastın Elif.İş kanununda yılda 7 gün kullanılabilen idari izin hakkı var.Anneler bu izni kullanabiliyorlar.Vefakat öyle işyerleri var ki bu izni saat bazında kullandırtıyor.Ör: idari iznin 1 tam gün olunca hop yıllık izninden kesiveriyorlar. Benim çalıştığım yer de örneğe uygun. 3 haftalık yıllık iznimin neredeyse yarısı bu sebeplerle gidiyor. Son zamanlarda ise oğlumun hastalanması durumunda -eğer ateş sorunu yoksa- öğlen arasında depar atmak suretiyle doktora götürüp okula geri bırakıp Şimşeç McQueen hızıyla işe dönüyorum. 20-30 dakika geciktin diyenleri de tepeleyip işime geri dönüyorum. Çalışan anne olmakta zor zanaat ..

    • bildiğim kadarıyla mazeret iznini kullandırmak işverenin kendi inisiyatifine bağlı. isterse mazeret izni kullandırmama hakkı var diye hatırlıyorum ben. yanlış mı hatırlıyorum acep? ama evlenme izni taşınma izni ya da 1. dereceden yakının vefatında kullanılan izinlerin kullandırılma zorunluluğu vardı. ama kafa iznini isterse kullandırmıyor galiba. yanlışsam düzeltin.

  24. İşyerimde hamile olduğumu anlayan ilk kişi şefimdi. Çünkü doktora gitmek için ilk defa izin almışım. işi düzgün yapmaya çalıştığım, güveni suistimal etmediğim bilinince izin almak daha kolay oluyor. Şimdi ise yılda 10 günlük mazeret izni olan bir işyerinde çalışıyorum. Anlayışsız patronlara da Allah’tan vicdan diliyorum.

  25. Ben de bu konuda şanslı olan annelerdenim. Bizim şirketimizde özellikle çocukla ilgili bir durum sözkonusu ise mutlaka anlaıyş gösteriliyor. Ayda 2 günlük bu tip bir mazeret-hastalık iznimiz var. Ama tabii hastalık durumları (kendi veya çocuğumuzun) dışında sıradan mazeretler için kullanmıyorum ben. Sonuçta böyle bir iyi niyet varken, bunu suistimal etmek de doğru değil. Yağmur’un aşı-rutin kontrol gibi durumlarını bir gün önceden belirtiyorum. Genelde sabahtan halletmeye çalışıyorum bu şekildeyse, ve bittikten sonra işe geri dönüyorum. Ani bir hastalıksa da yine aynı gün bildiriyorum, doktor işlerini, ilaçlarını vs. hallettikten sonra bakıcı teyzesine bırakıp işe geri dönüyorum. Ancak kalmam gereken bir durum varsa da, şirketim bu konuda anlayış gösteriyor.

  26. Ben de özel sektörde çalışıyorum ve cok uzun yıllardır aynı firmadayım. Bugün tam da bu sıkıntılar ile işe gelmişken yazınızın konusunu görünce yazmadan edemedim. Oğlum hasta ustelik bende oldukça hastayım hangimizden kaynaklandığını bilemiyorum ama ikimiz de geceyi çok kötü geçirdik…Bu durumda işe gelmek değil de oğlumu o halde evde bırakmak çok zor geliyor bana hala…Hele bir de arkamdan “annee lütfen gitmee kal gel yatalım birlikte derken” çıkmaya çalışmak çok üzücü:( Bakıcı ablamızdan çok memnun olmamıza rağmen bu tip durumlarda yanında olmak istiyorsun..
    Muhtemelen yıllık iznimden düşülmek üzere izin alıp gideceğim.

  27. Sanırım bu yaptığınız işe, sektöre ve kuruma göre çok değişebilen bir durum.
    Ben doğumdan beri yakınlarının desteğinden çok uzakta olan, oğlum 6 aylık olduğundan beri de iş hayatına dönmüş bir anneyim. Bakıcı olduğu zamanlarda bakıcıya sonsuz güven duygularımı harekete geçirip ona teslim ediyorum mecburen. Doktora gitmesi gerekiyor ve ben iş nedeniyle çıkamıyorsam babasıyla bakıcısı götürüyor.
    Önümüzdeki yıl kreşe başlayacağı için hastalık dönemlerinde ne yapacağımız şu an için endişe konusu. Büyük olasılıkla babasıyla dönüşümlü olarak halletmeye çalışacağız, ama ikimizin de mazaret ya da hastalık izni diye resmi bir iznimiz yok. Ya yıllık izinlerimizden kullanacağız, ya da patronların iyi niyetine sığınmaya çalışacağız. Çok sıkışırsak eski bakıcısından yardım isteyebiliriz. Bizimle aynı durumda olan bir arkadaşım da geçenlerde çocuğu hasta olunca izin alamadığından eşi bir hafta yıllık izin alarak baktı evde.
    Ama hem annenin hem babanın çalıştığı evlerde desteksiz çocuk büyütmek gerçekten çok zor bir iş. Beklenmedik durumlara karşı devamlı A-B planlarıyla yaşamak durumunda kalıyor insan. Sadece hastalık dönemleri değil. Örneğin, eşimin iş seyahatinde olduğu ve benim de çok önemli bir toplantımın olduğu bir günün sabahında o zamanki bakıcımız beni arayıp bir akrabası vefat ettiği için şehir dışına yola çıktığını, o gün gelemeyeceğini söylediğinde hissettiğim çaresizliği anlatmam mümkün değil. Neyse ki o dönem çalıştığım iş yeri bu tür durumlarda -nispeten- anlayışla yaklaşan bir yer olduğundan bir şekilde atlatıldı.
    Sonradan eski iş yerimde sendikalı olduk ve toplu iş sözleşmemize hastalık izni, kadınlar için ayda bir gün adet dönemi izni gibi maddeler ekletip bunu işverene kabul ettirdik. Ben orada olduğum dönemde de bu haklarımızı kullanmaya başlamıştık ama sonradan ne oldu bilemiyorum. Söylediğim gibi şu anki işyerimde resmi olarak böyle haklarım yok, ama işler elverdiğince bu tür durumlarda esneklik sağlanıyor. Sağlanamadığı durumda babası devreye giriyor.

  28. ben memurum onun için izin almak özel sektöre göre daha kolay oluyor. ama hastalık izni diye bir şey yok tabi. çocuğumumu doktora götürdüğümüzde arayıp gelemeyeceğimizi söylüyoruz ve işe gelince vizite formu dolduruyoruz. ama bu yarım gün izinler için geçerli. tüm gün gidemeyecek olursam ya kendim de doktora gidip rapor alıyorum ya da varsa yıllık iznimden kullanıyorum. amirimiz çocuk konusunda hassas olduğu için hiç zorluk çıkarmıyor. yıllık iznim yoksa da amirin verebileceği idari izinden kullanıyoruz.

  29. ben bankadayken senede 3 gün mazeret iznimiz vardı. onu kullanmak bile sorundu. en anlayışsız kişiler de çocuğu olan kadın yöneticilerdi. çocuğumu hasta hasta okula yollamak zorunda kaldığım günler de oldu, isterseniz çıkışımı verin ben gelmiyorum dediğim günler de. kendime hastalık raporu alıp çocuğumla ilgilendiğim günler de…

    en son artık hasta olan herkesin işyerine gelip, işyeri hekiminden rapor almasını şart koştular. yani ben hastaysam evimin yakınn daki sağlık kurumuna değil de 2.5 saat uzaklıktaki işyerime gidicem, oranın doktorundan rapor alıcam (ki ancak nabzınız falan atmıyorsa rapor yazardı) sonra 2.5 saat daha yol çekip eve dönücem… tabii asla öyle bir şey yapmadım. telefonda buraya gelmen lazım dediler. gelmiyorum burda da doktor var, bu yüzden atacaksanız atın demiştim. ama tabii buna koyun gibi uyan zavallı çalışanlar vardı.

    çalışan kadın olmak anormal zor. zaten çocuklu kadınların iş bulması da çok zor, örnek ben. ocakta işsiz 1 senem dolacak. bu kadar mı yeteneksizim diyorum bazen, insanın güveni de kayboluyor ama biliyorum ki sorun çocuklarım. işverenler sorun istemiyor, çocuk=sorun onlar için.

    keşke anlayışlı işverenler olsa, huzurla çalışıp daha verimli olabilirdi kadınlar.

  30. ayşegül alpcan

    çocuk doktoruyum kızım öğle arası eve geldiğimde 39 derece ateşlendi. sabahtan bekleyen hastalarım olduğu için izin alamadm, kızı da aldım hastaneye götürdüm Tıp fakültesinde doktor olduğum için öğrenciler kızımı oynattı ben de hastalarıma baktım hastalar bi,tince de izin aldım eve geldik:)))

  31. Ben de ünlversltede öğretim üyesiyim. Herzaman söylerim Allah sevdiği kullarını öğretim üyesi yaparmış, özellikle anne olduktan sonra işimin kıymetini daha bir iyi anlar oldum. İşinizi konumunuzu aman aman suistimal eden biri değilseniz ben de açıkcası izin alma durumu bile yok. O gün eğer dersim yoksa izin bile almıyorum, eğer dersim varsa bir üst amire bildirmem yeterli oluyor. Hatırlıyorum da iki hamileliğimde özellikle ilk 4 ay sürekli bulantı ve kusmalarla geçmişti. İlkinde sürekli rapor almıştım. İklncisinde kullanmak istememiştim o şekilde derse girmiştim olan öğrencilere olmuştu neyse iş konusu çok önemli anneysen .çok daha zor. Mesela KKTC de doğum izni sadece 40 gün imiş. Ne kadar zor bir durum. Üstelik biz de imkanın varsa ücretsiz izin hakkı var gerçi özel sektörde sıkıntılı oluyor sanırım herkese kolaylıklar,….

  32. Ben de aslında şanslı gruptanım. mesela öyle bir annem varki, 4 yaşındaki oğlumla benden çok daha iyi ilgileniyor. O’na çok güveniyorum. Zaten oğlum okula gidiyor. Annemle beraber yaşıyoruz. Kahvaltısını annem yaptırıyor, hazırlıyor, okula gönderiyor, akşamları servisi karşılıyor. Torununa kurabiyeler yapıyor. saatlerce peşinden yemek yediriyor. Herşeyiyle ilgileniyor yani ve bu konuda çok ama çok iyi. ANCAKKKKKKKKKKK buna rağmen bu konu benim için de bir sorun çünkü, özel bir şirkette yönetici pozisyonunda çalışıyorum. Diğer şirketlere göre de iyi bir şirket. Patronum diğer patronlara göre iyi bir patron ama tüm bunlara rağmen bu oğlum hastayken yanında olamadığımda korkunç bir vicdan azabı duyuyorum. Sadece azıcık bir ateşi bile olsa yanında olmak istiyorum. Ama özellikle kışın çok hastalık oluyor. Zaten bazen kendim hasta oluyorum, bazen annem hasta olduğu için oğluma ben bakıyorum, bazen doktor işleri oluyor derken bu mümkün değil tabi. ayrıca kariyerine çok da önem veren bir kadınım. bu işleri daha da zor hale getiriyor. Mesela geçen yaz oğlumun ayağı kırıldı ve ne yazıkki ameliyatı ben bir iş için yurtdışındayken yapıldı. tabiyki şanslıydım çünkü anneanesi, teyzesi, babası hep yanındaydı. Ama ben yoktum ve bunu değiştiremedim bile. yolculuk boyunca ağladığımı, orda ağladımı, odalara sığamadığım dün gibi hatırlıyorum. Hala düşündükçe çok kötü oluyorum, kendime, işime, bunu bana yaşattığı için patronuma kızıyorum. Gerçekten hem iyi bir anne olmak hemde kariyer yapmak hiç kolay değil. Bu kadar iyi bir yardımcım olmasına rağmen. Bu yüzden tabiyki tek istediğim, kendi çalışma saatlerini ayarlayabileceğim bir iş. Ben de bazen oğlum ‘annecim bugün işe gitme lütfen’ dediğinde evde kalmak istiyorum. Bende bazen o hasta olduğunda o na sarılıp yatak keyfi yapmak istiyorum.
    Onu servise ben bindirmek, servisini ben karşılamak, Hatta okula ben götürüp, okuldan ben almak isityorum. Bunu yapan anneleri o kadar kıskanıyorumki. Yani sanırım bu hiç bitmeyecek bir arada kalma olayı……

  33. Günaydınlar herkese,

    Napıyoruz???Güzel soru, şuan kızım evde hasta yatıyor ve ben çalışıyorum…Bütün yorumları okudum,şu bir gerçek ki bizim ülkemizde konu hastalık olunca hiçbir idareci kolay kolay geri cevirmiyor su istimal edilmediği sürece…o yüzden şanslıyız diye düşünüyorum.Yurt dışında belki belli başlı haklar var ama sonuç olarak sınırlı diyelim ki 5 gün hastalık izni. türkiyede bu izin sınırsız :))) Yurt dışı bence çok daha katı ve kuralcı bu konuda, biz uzun yıllar almanyada yaşadık ve benim annem babam sadece çok ciddi hastalıklarda işten çıkıp gelebildiler yanıma, hatta öyle birşeydi ki, kardeşim astım hastasıydı ve küçükken onu sık sık hastaneye yatırırdık (hastane yaşadığımız kasabada değil 30dk uzaklıkta başka bir kasabadaydı) bir keresinde çok uzun kaldı hastanede. Küçük olduğu için hep annemi istiyor tabi yanında, annemde kardeşim nasıl olsa gece uyuyor diye, gece vardiyesina ismini o hafta yazdırdı,yani iş yerinden tek ricası buydu…gündüz kardeşimin yanında gece iş yerinde sıfır uyku ve o bir haftanın sonunda annem sabah işten çıkıp hastaneye giderken çok ciddi bir trafik kazası yaptı, beyni durmuş ve annem paramparca olmuştu…çok şükür allahıma ki onu bize bağışladı yani diyeceğim şu ki bu ülkede yaşadığımız için çok şanslıyız…yurt dışındaki hayatların bedelleri çok daha ağır…
    Mutlu kalın 🙂

    • Elvan Hanım, yurt dışı genelleminize hiç katılmıyorum. 4 sene Amerika’da yaşadım ki, Amerika bu tip sosyal haklarda Avrupa ülkelerine göre çok daha kötüdür, yine de bu konularda Türkiye’ye göre çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Herşeyden önce oradaki yöneticiler bu tip konularda Türkiye’dekilere göre çok daha anlayışlılar. En azından benim ve eşimin çalıştığı şirkettekiler ve çevremde gördüklerim öyleydi. Biz ne dersek diyelim, orada aile kavramına, çocuklu ve hamile insanlara çok daha anlayışlı ve yardımsever davranılyor. İlk hamileliğimi ve oğlumun 2,5 yaşına kadarki zamanını orada geçirdim. Şimdi ikinci hamileliğimi burada yaşıyorum, toplum içinde her yerde oradaki yaklaşımları arıyorum. Üstelik oradayken profesyonel çalışıyordum, şimdi kendi işimi yapıyorum. Uzun lafın kısası biz birçok konuda kendimi kandırıyoruz maalesef.

  34. Üniversitede öğretim üyesiyim. Eğer o gün dersim yoksa izin almam bile gerekmiyor. Ama dersime denk gelen bir durum olursa bir üst amire söyleyip dersimin iptalini ister ve telafisini başka bir güne yaparım. Söz konusu annelik olunca kadının iş konusu çok önemli, herkese sağlık dolu günler dileyelim ki annecikler izin almak zorunda kalmasın….

  35. Bu konu benim için çok büyük sorun. İşyerinde benim işlerimi yapacak bir kişi malesef olmadığı için hastalık durumunda da felç oluyorum. Bakıcımıza güvenmek, annemi hemen çağırmam gerekiyor. Gün içinde doktora götürmem gerekirse, işlerimi toparlayıp çıkmam gerekli. İşe gitmeden halletmem gerekirse, iş programıa bağlı olarak ya izin alırım ya da babası doktora götürür. Geçen hafta Altuğ hastalınca işe gididp, hemen çıktım. Ertesi günkü doktor kontroluna babası götürdü. Altuğ ana okuluna başladığında ne yapacağımı bilemiyorum. Sonsuza kadar bir bakıcısı olacak sanırım. Bu konuyu düşününce karnım ağrıyor. Malesef sağlık sektöründe çalışıp, bu sorunu yaşamak daha da kötü.İnsanların çocukalrı da olsa, sorun oluyor.
    Hak – hukuk benim pozisyonumda çok da işe yaramıyor malesef:((

  36. Slm
    Ben ozel bir bankada calisiyorum.Calistigim bu bankada kanunen hakkimiz olan yillik izinlerin tamamini yil icinde kullanamiyoruz 20 gunluk izninin 10 gununu ttoplu kullanamiyorum ancak bir seferde maksimum 1 hafta kullanabiliyorum… Basta by durumu ozellikle anlattim cunku bizde kendimiz hasta olup rapor alsak bile oturup calismaya devam ediyoruz. Ayrica belirteyim normal sartlarda kurumumuzun tanidigi sosyal haklarimizda yakininin hastaligi izni diye 1 haftalik ekstra iznimizde bulunmakta..!!??
    2 ay once esim bi kaza gecirdi ve ayaginda kiriklar olustu . Ben o anda 3,5 aylik hamileydim isyerindeyim die bana hicbiseyden bahsetmedi ve aksam eve gittigimde ogrendim durumu . Ertesi iki gun persembe ve cuma esime bakabilmek icin mudurumu arayip izin istedim . Kullanabilecegim yakinimin hastalik izni varken binbir surat ve off poff ile mudurum kalan yillik izinlerimi girmem sarti ??!! İle izin verdiler sagolsunlar..
    Suan 5,5 aylik hamileyim bebegim olunca ne yapacagimi kara kara dusunuyorum muhtemelen bebegim oncelikte diye dusunup isten ayrilip ona bakacagim bu sartlarda..
    Bu durum calistigimiz kurumlarimizin degil devletimizin buyuk bir ayibi eksigidir hakkimiz olani bile kullanamiyorken degil ki ben gelemiyorum cocugum hasta dediginizde sorun etmeden izin verilecek ..
    Birgub herseyib guzel olcagina inanmak istesemde okudugum yorumlardan ve cevremde gorduklerim bu ruyanin bizlerin gorebilecegi kadar yakinda olmadigini gosteriyor..

    Sevgi ve saglikli yillar olsun hepinize..

  37. Yeni calismaya basladim, dolayisiyla kizim da krese. Her gun hasta artik, bize de bulasiyor. Bulundugumuz sehirde hic bir akrabamiz yok. Hasta hasta o krese, ben ise. İse yeni baslamis olmanin tedirginligiyle izin de alamiyorum. Durum bu

  38. Ben teyzeyim. Ablamın kızı bebekken bu durumlarda onların yardımına ben ya da annem hatta babam koşuyordu. Ben serbest çalıştığım için yardımcı oluyordum. Kısacası bizimkiler tamamıyla aileden yardım alıyordu.

  39. Allah cezalarını versin bu anlayışsız işverenlerin.
    Hiç sanki ölmeyecek onlar!

    of sinirlendim yine…

    ben de devlet memuru olduğum için sorun yok ama üzülüyorum bu şartlarda çalışamayan annelere.

    anneler her şartta eşit olsun, hiç bir bebek mağdur olmasın.
    canlarını yerim onların…

  40. İş yerimde hatta şöyle bir durum bile oldu. Yönetmeliğimizde var olan mazeret izni, yeni çıkarılan bir değişiklik ile yönetmelikten çıkarıldı. Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. tam tersi olması beklenirken maalesef.

    • yönetmelik değil kanunla sabit mezeret izni var. en üst idari amirinizin yetkisiyle yılda 10 gün mazeret izni kullanabilirsiniz. ayrıca son çıkan torba kanunla refakat izni var.
      kamuda çalışıyorsanız eğer, “…memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, 3 aya kadar izin verilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır” diyor kanun. 6 aya kadar doktor raporu alıp maaşlı izin kullanılabiliyor.

      • Memur değilim, iş yerimin ayrı bir kanunu var zaten o yüzdende istedikleri şekilde yönetmelik değiştirerek yapabiliyorlar maalesef. Zaten mazeret izninin var olduğu dönemlerde de yöneticinin insafına kalmış bir durumdu maalesef.

  41. Bizim isverenimiz kizinin hastaligi dolayisiyla bir gun izin isteyen bir arkadasimizin arkasindan `anneligi agir basiyor` diye soylenmisti. (Bankacilik dururken anneligin agir basmasi garip gelmisti adamcagiza.)

  42. kamuda bu meseleler yeni yeni düzenleniyor. en yakın zamanda özel sektörde de iyileşeceğini umut ediyorum.

  43. bizim çocukların anane ve babane gibi şansları olmadı. Bu gibi durumlarda çok zaman kızımı hasta hasta okula göndermek zorunda kaldım. Yıllık izin veya mazeret izinlerimi kullanıyorum onlar da kalmadığı zamanlar çok zor durumda kalıyorum.

  44. Ben kendimi şanslı bir çalışan hissediyorum. Çalıştığım şirketin Amerikan şirketi olması ve yöneticilerin de insani yaklaşımı nedeniyle sorun yaşadım diyebileceğim bir durum olmadı. Umarım bundan sonrada yaşamam.
    Bundan önce çalıştığım yer,Türkiye’nin en önemli Holdinglerinden birinin parçasıydı(Elif Adana/Mersin civarında bir zamanın en önemli fabrikaları desem , herhalde anlarsın).
    İstanbul da genel merkezinde çalışıyordum. Ordaki Müdür yrd pozisyonundaki hatunu allah’a havale ediyorum .Kendisi hakkında çocuklı bir kadın olmasına rağmen,aşağılık kompleksi hat safhada olması kaynaklı, çalışanlarına yapmış olduğu eziyetin aradan 7 sene geçmesine rağmen unutmuş değilim.Allah tan o dönem anne değildim, her halde gerçekten boğazlardım.

  45. Oğlum anaokuluna başladıktan sonra daha sık hastalanmaya başladı. Evet ben de şanslıyım, uzun süredir çalıştığım işimden oğlum için kolayca izin alabiliyorum. Fakat bunun da bir sınırı var. Ayda 2 kere izin almak durumunda kalıyorsam kendi doktorumu, hastalığımı ötelemek durumunda kalıyorum. Uzun süredir takip etmem gereken rahatsızlıklarımla ilgilenemiyorum. Benim hasta olma gibi bir lüksüm kalmamış oluyor.
    Ayrıca ateşli olduğu ilk gün izin aldık diyelim ki, ertesi gün rahatsızlığı azalsa bile devam ediyor. O zaman aklımı evde bırakarak sabahın o saatinde işe geliyorum..

  46. sözüne ettiğin durumla daha geçenlerde karşılaştım ve düşünmeye başladım napıcam diye rapor aldım ve bu amirim hiç hoşuna gitmedi tabii hala normale dönmüş değiliz yani gergin ortalık bakıcım yok ailem yakınımda değil sen söyle blogcu anne napabilir bir anne çocuğu hastayken o halde kreşe mi yollasaydım yani tekrar olursa napıcam stresi sardı beni bu kezde nolucaksa olur umurumda değil alırım gene rapor yada izin diyorum ama stres olmuyorda değilim ben devlette çalışıyorken böyleyim özel sektördeki annelerin halini hiç düşünemiyorum en kısa zamanda bir yardımcı bulmak zorundayım ama istemiyorum maddi boyutu bir yana artık evimde bir yabancı 4 yıldır ilk kez ailece yaşamaya başlamıştık 🙁

  47. Merhaba,
    Ben 9-6 kurumsal bir firmada çalışıyorum. Simdilik 4te cikiyorum sut iznimden dolayı… Yukarıda belirttiğiniz gibi bir durumda bizim de cocuk hastalığı ya da es hastalığı gibi bir iznimiz var. İsmi hastalık izni degil de rapor almış oluyorsunuz. Yani cocuk adına alınacak bir rapor sizin icin de geçerli oluyor … Her ne kadar is yoğunluğu olsa da her yerde her sekilde birinci önceliğimiz cocuklarımız … Ben isteyen hasta olduğunu öğrendiğim anda isten çıkabilmeye hakkım var ama bu biraz da çalışılan firmanın bana sağladığı bir olanak biraz şans … Malesef bu konuda bir cok şirket bu sekilde davranmiyor 🙁

  48. Allah hepinizin yardımcısı olsun. Benim en çok kızımı doktora götürdüğümde ya da kendim gittiğimde aklıma geliyor durumunuz. Randevulu da gitseniz, randevular sarkabiliyor, dr. un acil ameliyatı çıkabiliyor vs. neredeyse yarım gününüz orada geçiyor. İş yerindekiler de sizin bilerek geciktiğinizi düşünüyorlar muhtemelen.

  49. Püren Ödemiş

    Oğlumun doğumgünü, şirkette eğitim vermem gerek ve gece ateşi yükseldi. Düşünsene iptal şansı yok, evde kalamaz, bakıcı yok… Aldım götürdüm şirkete. O zaman sigara yasağı da yok, ofiste sigara içilmeyen bir odada kanepe yatırdım. 1 saat anlatıyorum, 15 dakika onun yanına kaçıyorum. Çorbasını sekreterimiz içiriyor… Kabus gibi birgündü, hala gözüm dolarak hatırlarım. Doğumgünüydü br de…

    Zor işler. Ama öyle yada böyle büyüyorlar işte. Benimkinin yaşına gelince de evde tek kalamıyorsa da herkese, her yere bırakılabilir oluyorlar. Geride sıkıntılı anılar yok mu, var ama o bunları hatırlamıyor 🙂

  50. Ben bir kamu bankasında çalışıyorum. Refakatçi izni diye bir şey var. Çocuğunuzun tedavi tarihlerini belirten rapor getirdiğiniz takdirde izin alabiliyorsunuz. Bu izni 1. derece akrabalarınıza bakmak için de alabiliyorsunuz ama o zaman doktor raporu gerekiyor. Bizim bankada çalışan çoğu insan böyle bir haktan habersiz malesef. Büyük ihtimalle tüm kamu çalışanlarının böyle bir hakkı vardır aklınızda bulunsun.

  51. Hmmm yine de goruyorum ki pek cok kisi bunu rahatca cozuyor bense akademik kariyer yapmakta olan bir hekim olarak oglum hasta oldugunda tek bir istegim oluyor yaninda olmak uyumayabilirim yemeye bilirim ama yaninda olucam bakici var annem var ama illede ben olmaliyim simdi kizim 8 aylik ve ben uzun bir sure evdeyim ve butun yorgunluguma ragmen onlarla olmak ve bunun icin kimseye agiz egmemek benim hergun binlerce kez sukretmeme yol aciyor hanimlar maddi acidan tek kazanc sizi idare ediyorsa dunyanin en iyi kariyeri bile sirf iste tam bu yuzden- yani cocugunuz hasta oldugunda, okulda gosterisi oldugunda karniniza kramp girmeden nasil gidicem diye dusunmeden sakin sakin iyi kotu zor tum anlari yasamak icin bir kenara koymaya deger.2012den ben de bunu istiyorum hem onlari yasamak hem de baska bir seyleri uretmek bakalim nasil?

  52. Benim annem gibi bir şansım var çok şükür. Ama geçen sene annem şehir dışındayken kızım kabakulak oldu ben de yıl içinde kullanmadığım yıllık iznimi talep etmiştim. Bu gibi durumlar için içerde hep izin günü bırakıyorum.
    Ama daha çok yeni şöyle bir olay yaşadık. İş arkadaşımız (erkek) babası rahatsızlandı. Kendi ailenin tek erkeği ve hasta olan baba olduğundan ablalarının yerine kendi ilgilenmek zorunda kaldı. 3 hafta işe gelemedi. telefonda iş arkadaşımızı arayıp ” maddi manevi bir şeye ihtiyacın var mı? ” diye soranlar , şimdi maaşından ya da sigortasından keseceklerini, ya da 2012 yıllık iznine sayacaklarını söylüyorlar.
    Yani illa bir şekilde bedel ödüyorsun .

  53. İste tam bu durumu bugun yasayan biriyim. Gecen hafta oglum ameliyat oldu. Cok sukur cok onemli bir ameliyat degildi ama yinede 16 aylik anestezi altinda bir ameliyat gecirdi simdi cok sukur iyi ustune 2 kere kontrole goturduk dolayisiyla 1 tam gun ve 2 kere de 2 saat izin almam gerekti. Bugun yoneticim kendisi bir bayan 2. Cocugu 4 aylik ustelik bu ara cok izin aldigimi ustelik ameliyat gunu icin hala yillik iznimden dusulmek uzere izin kagidini kendisine ulasmadigini soyledi. Bende o gunu mazeret izni olarak kullanabilir miyim dedim, boyle bir izin olmadigini soyledi. kanunen mazeret izni diye bir sey var ama kapsami tabii yoneticinize kalmis…peki bu mazeret izni degilse ne mazaret izni merak ediyorum 1 gun izninde degilim ama bayram gunu calistiginiz yeri geldiginde gecenin 3’un de ciktiginiz sirketiniz boyle yapinca insanin alip basini gidesi geliyo. Ne yazik ki refakatci izni diye bir mazaret izni kanunen yok…

  54. Ben şanslıyım.. Çok şükür ki kızım her hastalandığında, huysuzluk yaptığında hiç bir şeyi sorgulamadan izin veren bir yöneticim var. Doğum iznim bittikten sonra da arada bir iş yerine gelip işlerimi toparlayıp kızımın yanında oldum 8 ay. Çalışanlarının hakkını gözeten ve anlayış gösteren bir iş yerinde çalıştığım için de mutluyum. Ama bir çok annenin böyle bir anlayışa sahip iş yerinde çalışmaması bir anne olarak benim de içimi acıtıyor.

  55. bizim şirkette çocukla ile ilgili problem varsa hastalık, bakan kişinin o gün gelmemesi gibi o gün ve şu kadar gün işe gelmeyeceğim deniyor veya işte ise izin alarak eve gidiyor. Birinci derece yakın için her türlü izin alınabiliyor.

  56. Elif Pınar Çakır

    Elif Hanım çok doğru bir noktaya parmak bastınız. Türkiye tam bir anne düşmanı özellikle çalışan annne düşmaı bir ülke. Çalışma hayatı erkek egemen. Bir pediatrist olarak şunu biliyorum devlet memuru hastalarımızın reçetelerine annesi refakatinde tetekik ve tedavi edilmiştir diye bir not düşünce o gün izinli oluyorlar. Ama şimdiye dek hiç ssklı annelerden böyle bi istek gelmedi. Yanılmıyorsam öyle bi hakları yok

  57. Herkese Merhaba;
    Ben bir anne değilim hatta henüz evlide değilim ama bu yazıyı ve yorumları tek tek okudum.Allah hepinizin yardımcısı olsun.Gerçekten çok anlayışsız iş verenler var.Bazı durumlar gerçekten anne olmadan anlaşılamıyor ama çalışırken izin alamayanları çok iyi anlıyorum..Bizim tek problemimiz haksızlık ve kötülük karşısında susup kalmak yada sesimizi çıkardığımız zamanda tek kalmak umarım tüm sorunlarınız en kısa zamanda hallolur birazda olsa rahat edersiniz..

  58. bende 12 yıldır çalışan bir anneyim kızım 3.5 yaşında iki sefer sürekli ateşlendi en sonuncusunda da su çiçeği oldu.ilk hastalandığında muayene ettirdiğim doktorumuz dinlenmesi gerektiğini söyleyince kalakaldım çünkü annem burada değil kızımda kreşe gidiyor ve maalesef bakacak başka kimsem yok.durumu doktorumuza söyleyince çalışan annelere rapor vererek bunu çözdüklerini söyledi iyi niyeti ile bana da rapor verdi.üç günün sonunda yönetici bana raporu sordu çocuğumun durumunu sormadan.bende aynen izah ettim çaresizliğimi kendisinde vicdan olmadığını unutarak bana öyle şeyler söylediki sanki yurt dışına çıktım bir daha haber vermedim yada yalan söyledimişim gibi vicdansız bir konuşma yaptı bana raporu iptal edip senelik izinden yazdırmamı istedi yani 2012 izin hakkımda toplamda 6 gün gitti daha önceki yıldan kalanlar da diğer hastalığında kullanmamda cabası.ne diyelim Allah vicdanlarına göre versin onlarıda benim yaşadığım zorluktan dahada ağırylarıyla imtihan etsin.olsun bakalım yeterki çocuğum sağlığı yerinde olsun önemli olan bu.

  59. Merhabalar,
    Henüz anne değilim ama yakın zamanda olmayı çok istiyorum. Blogunuzu son birkaç haftada keşfettim ve tek internet keyfim oldu 🙂

    Özel sektörde çalışıyorum. Ve yıllık izinlerimizi ne zaman kullanacağımızı bile şirketimiz belirliyor (üretimin duruş yaptığı zamanlar). Aslında çoğunlukla izinler amirinizin insiyatifine kalmış durumda, yani bazen üretim duruşlarında bile yıllık izin yapamayabiliyorsunuz. Böylece tatil vesaire gibi önceden plan yapma durumunuz olmuyor. İstersiniz, izin vermezler; istemezsiniz zorla kullandırırlar, ha bir de zorla kullandığınız izin gününde evden de zorla çalıştırırlar sizi (ee laptopları boşuna mı verdiler!) . Aslında bazı bölümlerin müdürleri daha anlayışlı bazı bölümlerin müdürleri değil. Yoksa en üst yönetim çok da umursamıyor (yani işler yürüdüğü müddetçe onlar için sorun yok). Dolayısıyla müdürler alt çalışanlardan daha kolay izin yapıyor! Neden? Onlarınki çocuk da, altlarında çalışanlarınki çocuk değil mi?!?! Müdür anneler çocuklarının her türlü okul gösterisi, karne alma, okuma bayramı, hastalık şu bu ne varsa izindeler, ama çalışanları için kendilerine gösterilen anlayışı göstermiyorlar. Bu da insanın gerçekten çok kanına dokunuyor. Mesela geçen gün müdürüm 2012 yıllık iznimi istemediğim halde kullanmamı yoksa silineceğini söylediğinde, “söz, seneye hepsini kullanırım, yeter ki şimdi almayım” dedim. Çocuk düşündüğümü ve doğum iznimin devamında tüm yıllık izinlerimi kullanmak istediğimi söylediğimde bana cevabı, “öyle bir izin alamayacaksın” oldu. Daha olmayan çocuk için oturdum 1 gün boyunca ağladım. Hala da hatırladıkça boğazımda bir yumru oluşuyor gözlerim doluyor. Yani ilerde çocuğum olsa ve hasta olsa ne yaparım inanın bilmiyorum 🙁 Çalışan annelerin durumu gerçekten çook zor, Allah hepsine sabır ve kolaylık versin!

  60. iki gün evvel kızımın kreşinden aradılar.ben özel bir eğitim kurumunda çalışıyorum ve o gün cidden çok önemli bir çalışma vardı.ama kızım söz konusu olunca dağları yıkarım yine kızıma koşarım.o gün de öyle yaptım hemen çıktım işten kızıma koştum.çok ateşi vardı.sabaha kadar ateşini düşüremedim.ertesi sabah kurum müdürüne sms atıp kızımın hasta olduğunu söyledim.ve dün işe gelmedim.yaklaşık 7 yıldır aynı kurumda çalışıyorum ve tam 4 yıl izinsiz çalıştım.eğer birşey söyleselerdi benim de söylecek çok şeyim olurdu.ne olursa olsun kızım o durumdayken anneme dahi bırakamam.zaten çocuk hastayken o gün çalışma yapamam ki…aklım onda olur hep.allah çalışan annelerin yardımcısı olsun.vız gelir valla iş…eğer böyle bir mazeret karşısında işten çıkarılırsan Allah başka kapıları da açar.hiç önemli değil.