İş bölümü

Amerika’da yaşadığımız ve çocuksuz olduğumuz dönemde, oradaki en yakın arkadaşlarımdan biri çocuk sahibi olmuştu. Daha önceden kocasıyla birlikte kararlaştırdıkları gibi, çocukları olunca anne çalışmaya ara vermiş, evin gelirini baba sağlıyordu.

Annem Türkiye’den bizi ziyarete geldiğinde arkadaşım bizi yemeğe almak istemişti. Olurdu, olmazdı, evde bebek vardı, yorulmaydı derken dinletemedik, gittik. Canım, bütün gün yemek yapmış, hem bebekle uğraşmış, hem de sofrayı donatmıştı. Sofraya oturmadan hemen önce kocası eve geldi. Arkadaşım bebeğini kapıdan içeri giren kocasına uzattı: “Al bakalım, mesai senin” dedi. Baba bebekle ilgilenirken anne de bizle oturup sohbet etti.  Baba bebeği yatırdı, sonra hep birlikte oturup yemek yedik.

Akşam eve gittiğimizde annem “Helal olsun adama. Bütün gün işte çalışıp yoruluyor, akşam eve geldiğinde bir de çocukla ilgileniyor. dedi. Nereden bilsindi bir sene sonra kendi damadının da aynı durumda olacağını?

***

Çocuk sahibi olduğumda çalışmaya ara vermek ve çocuğumla kendim ilgilenmek benim hep istediğim bir şeydi. Benimle aynı beklentileri olan biriyle evlendiğim için de bu kararı uygulamak bizim için zor olmadı. Sonuç olarak ortak bir iş bölümü yaptık: Ben çalışmaya ara verip çocuğumuzla ilgilenecektim, o da para kazanmaya devam edecekti.

Birçok çiftin yaptığı (ya da yapmak istediği) bu iş bölümünde bazı açıklıklar var aslında. O da ev işi. Her ne kadar evde kalan kadın haliyle “evden sorumlu devlet bakanı” konumuna gelse de, halihazırda tam mesai olan çocuk bakımı ve yetiştirmenin üzerine bir de temizlik, ev işi, yemek ve alışveriş eklenince altından kalkması zor bir hale geliyor. Ve bir yerlerde bir şeyler patlıyor.

Dolayısıyla da babaların “Valla biz iş bölümü yaptık. Ben dışarıda çalışıyorum, karım evde” gibi bir algıya kapılmaları halinde olan yine anneye oluyor. Üzgünüm ama babalar eve geldikten sonra evde karılarına bir şekilde yardımcı olmaya devam etmeliler. Etmiyorlarsa da evin düzeninden (ya da düzensizliğinden) şikayet etmemeliler. (Bunları kendi kocamı tenzih ederek yazıyorum, ben evden sorumlu devlet bakanıysam o da tartışmasız müsteşardır)

Doğrusu bu değil mi? Çocuklarımızı bakıcıya bırakmadan büyütmeye karı-koca ortak karar verdiysek, bu kararın uygulamasını da ortak gerçekleştirmemiz gerekmez mi?

Geçen gün bir mail aldım. İşi bırakmak ve bırakmamak arasında gidip gelen bir anne, “çalışmayan anne” olmanın ona göre olup olmadığını sorguluyordu. Endişe ettiği kısım, bütün gün evde çocuk bakmak değil, böyle bir titre sahip olduğu zaman kocasının ondan beklentilerinin değişmesiydi.

benim asıl gözümü korkutan [kocamın] ben çalışmayınca benden bekleyecekleri. Evi mummm gibi isteyecektir, ben bunu yapmamam kendimi biliyorum çünkü benim evde olmayı isteme sebebim bebeğimle olabilmek, ev işi yapmak değil. Yemeğimizi yaparım, mutfağımı düzenli tutarım ama her gün evi mum etmeye dermanım olmayabilir. Olmazsa da sorun yaşarmışım gibi geliyor. Şimdi [kocam] işten gelince evi “dağınık” bulursa (kendine göre) topluyor, hoş sıklıkla da söylenerek topluyor ki ben bundan hiç hazzetmiyorum, ya toplama ya söylenme. Ama hem yapıyor hem söyleniyor ama şimdi ben de çalıştığım için bir yere kadar söyleniyor, benim de ne kadar yorgun olduğumun farkında, sonuçta az uyuyan taraf benim, ben işten geliyorum, evde mesai başlıyor ve gece de ben kalkıyorum sonuçta (emzirmeye vs.) ama çalışmazsam beklentiler farklı olacak gibi.

Olmalı mı peki? Çocuğuna bakmak için işini bırakan anne, evi mum gibi yapmak zorunda mı? Eskilerin “saçını süpürge etmek” lafı tam da buradan çıkmamış mı? Adam dışarıda para kazansın, kadın çocuğa baksın-ev derlesin, toplasın- temizlik yapsın-yemek yapsın-alışveriş yapsın-akşam eve gelen kocasına sıcak yemek koysun- … mu? Yoksa akşam eve gelen baba ev işinde anneye destek olsun, olmuyorsa da bulduğuyla yetinsin mi?..

Annem, evlendiğim zaman çalışmam gerektiğini hep söylerdi bana. “Kızım, sen sen ol, çalış. Ve eğer çalışırsan da ev işini kocanla mutlaka bölüş.” derdi. Ve sonradan da eklerdi: Ama yok, çalışmazsan da evde ondan bir şey bekleme.”

Valla kimse kusura bakmasın, ben kocamdan gayet de bir şeyler bekliyorum. Bu kararı ortak aldık ve uygulamasını da ortak yapıyoruz. Ve çok şükür ki o da dahil oluyor (ki ben bunu tamamen yetiştirilmesine veriyor, kayınvalidemin bir kere daha ellerinden öpüyorum) Biz oturup da kimin kaç saat ne yaptığının çetelesini tutmuyoruz, ama eve geldiği zaman ben çocuklarla ilgilenirken, ne bileyim sofrayı kaldırırken kendisi ayaklarını uzatıp oturan bir eşim yok. Eve geldiği andan itibaren o çocuklarla ilgileniyor, ben de evin kalan işini üstleniyorum. Çünkü şu bir gerçek ki, onun eve geldiği 7 buçuk-8 saatleri benim de artık pilimin bittiği, sabrımın tükendiği, yorgunluktan ayakta duramadığım saatler olmuş oluyor. Benim dışarıda çalışmıyor olmam, evde bütün gün çocuğumla puzzle yaptığım anlamına gelmiyor. Bu evin dönmesi, yemek pişmesi, çamaşırların yıkanması, alışveriş yapılması gerekiyor. Evet, birlikte yaptığımız iş bölümü bunun böyle olmasını gerektiriyor belki, ama “işimin” doğası gereği “çalışma saatlerimin” daha uzun olması, onun tuzu kuru bir şekilde oturup beni seyretmesini gerektirmiyor, değil mi? Ya da, kendi dahil olmayacaksa o zaman evin düzeninden (ya da düzensizliğinden) şikayet etmeye hakkı var mı?

Sizce nasıl olmalı? Günümüzde, “çocuğuna bakmak için” çalışmayı bırakan ya da ara veren anneler, evin her işini de yüzde yüz üstlenmeliler mi? Eve para getirme işini adam yapıyorsa, kadın geri kalan her şeyi kendi başına mı yürütmeli? İş bölümü nasıl olmalı?

89 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

89 Cevap verilmiş: İş bölümü

  1. tuğba diyor ki:

    Tabi ki ev işlerinde de bir paylaşım olmalı ama her zaman durum böyle olmuyor malesef. 1 yıl ücretsiz izin alıp bebeğine kendisi bakmış biri olarak eşimin “bütün gün evdesin, ne yapıyorsun sanki” gibi tacizlerine maruz kaldım :( ve işe başlamak için gün saydım desem yeridir. Kadın evdeyse dört dörtlük bir düzen bekliyor (çoğu) kocalar. Gece bebek uyutmadıysa ” bütün gün evdesin, gündüzleri bebek uyurken sen de uyu” diyorlar, bebekle beraber uyuyup yemeği yetiştiremeyince de ” bütün gün ne yaptın” ooof of

    • Seyyaf'ın Annesi diyor ki:

      Çoğu erkek aynı demek ki:)
      Benim oğlum bebekken ben de böyle sorunlar yaşamıştım. Gece hiç uyutmazdı. Babası da gündüz uyumamı tavsiye ederdi. O zaman da ne yemek ne ev işi yapabilirdim. Kısır döngü işte. Ama zamanla bunu aşıyorlar gibi geliyor. En azından benimki aştı artık:)

  2. hanımınbiri diyor ki:

    Özellikle hayatını şekillendirirken benim gibi dini referans alan insanlar varsa, kulak versinler: Ev işi kadının sorumluluğunda değildir. Erkek evini temiz istiyorsa, temizlemek ya da ücret ödeyip temizletmek durumundadır. Kadının evde ya da çalışıyor olması bir şey değiştirmez. Benim kocamda işe yaradı. Size de tavsiye ederim :)

    • FİLİZ MORKOÇ diyor ki:

      Yemek pişirmek ,
      Çamaşır yıkamak,
      Ev süpürmek ,
      Çocuğa bakmak kadının vazifesi d…eğildir.
      Bunları yapıyorsa sana ikramıdır!

      * Hz. Muhammed (s.a.v)

      • Sevil Yılmaz diyor ki:

        Peki kimin vazifesiymiş?

      • Hilal Timur diyor ki:

        Filiz’cim bu hadisi duymuştum, bunlar kadının gönlü isterse yapacağı şeyler. yaparsa ikramdır yani :)

      • Pervin diyor ki:

        Böyle olması benim de işime gelir ama kadının vazifesi neymiş merak ettim şimdi :) Çünkü bildiğim kadarıyla kadınlar dışarıda çalışmak zorunda değil. Hatta ne kadar doğru bilmiyorum ama bebeğini emzirmek istemezse erkek süt anne almalıymış :) Eh şimdi temizlikten de muaf olduk :) ))

        • Kamer diyor ki:

          Kadının cok ciddi ve en onemli gorevi emniyet ve sadakat. Bunu başarabilirse dinen vazifesini tamamlamış oluyor. Yukarıda yazılanlar dogru. Ev isi cocuk bakımı vs mecburiyeti yok.

    • Hilal diyor ki:

      EV İŞİ EVDE YAŞAYANLARIN İŞİDİR…..kısa ve öz :)

  3. İpek diyor ki:

    Kesinlikle iş bölümü yapılmalı. İkimiz çalışıyorken eşim ortalıgı toplamak, yemek yapmak, sofra kurmak konularında bana yardımcı olurdu. Şimdi çalışmıyorum ve ben kendi adıma evin toplanması, yemek gibi konularda kendisinden bir şey beklemiyorum mesela ama alışverişlere kesinlikle beraber çıkıyoruz. O markette kızımla dolaşırken ben de sakin kafayla alışverişimi yapıyorum. O da kızıyla birlikte zaman geçiriyor. Erkeklerin işten gelince çocukla ilgilenmesinin, oynamasının, uyutmasının “iş” olarak görülmesi bile bana çok abes geliyor. Sonuçta çocuk ikimizin. Bir baba bütün gün gördüğü çocugunu özlemez mi? Özlemini gidermek ya da baba oldugunu hissetmek için sadece bir oyun oynamak yeter mi? Bence yetmez, yetmemeli. Her baba sadece baba-çocuk olarak günün belli bir bölümünü paylaşmalı diyorum.

    • blogcuanne diyor ki:

      Ve buna çocuk bakımı da dahil. Altını değiştirmek, banyosunu yaptırmak, yemeğini yedirmek de “beraber vakit geçirme”nin bir parçası olabilir.

  4. Seda Baştuğ diyor ki:

    Bu konu çok önemli bir konu, hatta hayati…. Çevremde evli ve çocuklu kadınları görünce, korkuyorum. Annemi düşünüyorum; biz çocukken hem çalışan, hem bize bakan, hem derslerimizle ilgilenen, hem baklava açıp evini tek başına temizleyen biriydi ki, bence bunları süpermen bile tek başına yapamaz… Bunlardan birini yapsam bile benim için müthiş olur! 28 yaşındayım ve hayatımda ilk kez evlenmeyi düşünüyorum, ama evlilikten korkmama neden oluyor bu konu…

  5. Seyyaf'ın Annesi diyor ki:

    Çocuklar söz konusu olduğunda erkeğin de kesinlikle el atması gerektiğini düşünüyorum. O çocukları biz yanımızda getirmedik değil mi, ikimizin ürünü neticede:) Ne kadar yorgun da olsa, eve geldiğinde çocuklarla vakit geçirmeli, onları annenin tepesinden bir yarım saatliğine de olsa almalı. Ben erkeklerden evişi filan beklemeye karşıyım açıkçası. İş bölümü yapıldığında kadın evde kalıp ev işleri,çocuk yemek gibi işlerle, baba da evin nafakasını temin etmekle uğraşmalı. Bazı babaların işleri onları zihnen de yoruyor. Belki patrondan azar işitip geliyor, belki çok acayip müşterilerle beyin fonksiyonlarını yitirecek hale geliyor, belki de iş gücü çok fazla bedenen yoruluyor. Herkes kendi kocasına göre durumu uydurabilir.
    Benim tek istediğim(ki sağolsun kocam da yapıyor) eve geldiğinde çocukla ilgilenmesi. Çünkü dediğin gibi belli saatlerden sonra pilimiz bitiyor, bu çocuğu da olumsuz etkiliyor. Baba eve geldiğinde kurtarıcı gelmiş gibi atlıyorlar:)
    Uzun oldu sanırım, pardon:) Yani “nerde birlik orda dirlik” kısacası:)

  6. Eren Kaya diyor ki:

    Yine güzel bir konuya temas etmişsiniz Elif, teşekürler…

    Ben de tıpkı sizin gibi kızım doğduktan sonra çalışmaya ara verdim. İlerleyen aylarda o ara biraz fazla uzadı ve işe dönmemeye sonra da kendi işimi kurmaya dönüştü. Böylesine radikal değişiklikler evdeki düzeni olduğu gibi karı-koca ilişkisini de etkiliyor elbette. Çünkü roller aniden değişiyor, iş bölümü değişiyor ve bunlara bağlıu olan başka her şey değişiyor. Bunun bir gerilime neden olmaması için rol değişikliğini işin doğasına bırakmak gerekir ama biraz da oturup konuşmak gerekir bundan böyle kim ne yapacak nasıl yapacak…

    Anneler isteseler de işi 100% üstlenemezler, robot değillerse. Çünkü annelik maalesef bir işgününe sığmıyor. 24 saate varan fazla mesai yapmak zorunda kalabiliyorsunuz. Eğer kocalar da delirmek üzere olan bir eş tercih etmiyorlarsa yardım etmek zorundalar dışardaki işleri bitince. Pek çok duyarlı, bilinçli ve “sevgili” koca da zaten yardım kısmını zevkle yapıyor. Ne mutlu bize…

    • blogcuanne diyor ki:

      “Çünkü roller aniden değişiyor, iş bölümü değişiyor ve bunlara bağlıu olan başka her şey değişiyor.” O kadar doğru bir tespit ki…

  7. Hatlce diyor ki:

    valla dün annelere sorulacak sorumu yazdım daha gönderemeden siz konuyu gündeme getirdiniz. Düşünün ki yazdığım cevabı gönderemedim. Evde 2 çocuk da benim var. Üstelik büyük olanı kızımı hastalıklardan bıktığım için kreşten çıkarttım. küçük olan 14 aylık erkek ücretsiz izin lüksümü kullanıyorum, ama bitti bitecek. Üniversitede öğretim üyesiyim. İşimi ve işimin getirilerini çok seviyorum, yani işimi çok özledim. Ama şu sıralar aklımda hep istifa konusu var. Buna nasıl karar verilir hiç fikrim yok, gözü kapalı bırakılabilir mi cesaretim yok. Ben olayın henüz bu kısmındayım ev iş bölümü kısmı benim sonraki meselem. Zaten kocamın da düzenle şikayet anlamında alakası yok valla. Benim sorum da bu size Elif hanım.işe ara verme her ne ise adı, buna nasıl karar verdiniz?

    • çağla diyor ki:

      SAKIN işinizi bırakmayın. öğretim üyesi olmak herkese nasip olmaz. üstelik annelikle birlikte gayet de güzel idare edebilirsiniz sanıyorum çünkü iş saatleri biz özel sektör çalışanlarına göre çok daha ılımlı ve insancıl… eminim üniversitede çalışsaydı soruyu sorduğunuz kişiler onlar da bırakmam işimi derlerdi. işini bırakanlar daha çok baskı altında çalışan, düzenli bir işi olmayan, özel sektöre dayanamayanlar..

      • mehtap diyor ki:

        ben özel sektördeyken Çağla’nın dediği sebeplerden dolayı bıraktım. Seninki gibi bir işim olsaydı asla bırakmazdım, hele ki seviyorsam…

      • Hande Erkan diyor ki:

        Lütfen işinizi bırakmayın.Gerekirse maaşınızın tamamını bakıcı ve temizlikçiye verin ama bırakmayın!Ben özel sektör şartlarının,mesai saatlerinin uzunluğundan bırakmıştım.Ve sömürme sistemine karşı olduğumdan, kapitalist ihtiraslara alet olmak istemediğimden bırakmıştım. Muhasebe uzmanıydım ve verdiğim en büyük savaş çalıştığım şirketlerin benden vergi kaçırma ve çeşitli yükümlülükler konusunda dolap çevirmem konusunda ısrarcı tutumlarıydı. Ama sizin mesleğinizin önce duygusal tatmini çok yüksek.Amacı ulvi ve hep gençlerle birliktesiniz.Ve evet herkese kısmet olmuyor bu meslek.Sevgiler…

    • blogcuanne diyor ki:

      Ben de aşağıdaki arkadaşların yorumlarına katılıyorum. Benim de “bırakamayacağım” bir işim yoktu. Evet, severek yapıyordum işimi, ama kaldığım yerden (biraz geriden de olsa) geri dönebilirdim. Ancak akademik kariyeri seçmiş olsaydım ben de bırakacağımı sanmıyorum. Bana sorarsanız siz kararınızı vermişsiniz. Bırakmak isteseydiniz “bu kararı nasıl verdiniz?” diye sormaz, zaten o kararı kendi adınıza siz verirdiniz. Bence sizin gönlünüz de işinizde, ki öyle de olsun ;)

      • Hatice diyor ki:

        Doktora savunmamı kızıma 8 aylık hamile iken vermiştim. Kolay değil 30 yaşıma kadar hep öğrenci olmak. Zaten bu kararı bu yüzden veremiyorum ki bu seçenek yaklaşık 4 yıldan beri yani ilk çocuğum dünyaya geldiğinden beri var. İlkinde olmadı bu kararı veremedim ücretsiz izin sonrası işe döndüm kızıma annem baktı. Biraz işime ara vermek istedim, kızımla biraz daha vakit geçirebilmek için ikinci çocuğu bu yüzden yaptım, bir ücretsiz izin hakkı daha kullanmak amacıyla. Geçen akşam kızımla bu konuyu konuşurken gözyaşlarına boğuldu. Tekrar işe dönmemem için, biraz duygu sömürüsü de vardı tabi ama yavrucak daha 4 yaşında kendince haklı, ufaklık da bihaber ablasını teselli etti kendince, o yavrucuk da daha 14 aylık. Eşim tarafsız gözüküyor kendince ama yavrucuklardan daha istekli ev hanımlılığıma çok alıştı tabi. Eve geliyor yemekler sofra hazır, ev düzenli çocuklar akşama kadar eğlenmiş oynamış. Faaliyetleri yapılmış, ilgili araştıran anneleri mevcut. Kim daha ne ister, zaman uzadıkça ben de bu duruma alışıyorum ve tedirginliğim bu yüzden. Bakıcı istemiyorum, kreşi de bir süre düşünmüyoruz. Annem kadıncağız ben bakarım diyor ama farklı ilde üstelik yaşlı. Neyse ne işte bazı günler dibe vuruyorum, bildiğim işimi cidden çok sevdiğim. İlgilerinize teşekkürler anneler, sağlık dolu günler…..

      • Pervin diyor ki:

        Değerlendirmeyi yaparken artıları ve eksilerine bakınca eğer eksileri çoksa zaten göbek atarak bırakıyorsunuz. Hani milletin ağız kokusunu çekmek yerine mis gibi çocuğunuzu kıyaslamıyorsunuz bile. Kefelere koyup tartmaya bile gerek kalmıyor :)

    • esra diyor ki:

      Hatice hanım eminim iki çocuk çok zor oluyordur ama öğretim üyesi olmak için ne kadar emek sarfedildiğini ne kadar uğraşıldığını yakın çevremden biliyorum, sadece şunu söylemek istiyorum sabredin ve bence işinize geri dönün, çünkü çocuklar büyüyecek ve bir zman sonra biize şu an olduğu kadar ihtiyaçları kalmayacak ozaman geri dönme şansınız olacak mı işinize?? sevgiler

  8. FİLİZ MORKOÇ diyor ki:

    Ben de şanslı kadınlardanım bu konuda.. Eşim çocuğumuz doğduğu günden itibaren her daim gece gündüz demeden insanüstü bir gayretle hep yanımızda oldu. Örneğin Emre 14 aylık olana kadar ben baktım sonra çalışmaya başladım ve 20 ay emzirdim.. HER GECE Emre her uyandığında eşim kalkar oğlumu bana getirir, emzirirken yanımıza uzanır ama uyumaz, sonra oğlumu alır yatağına koyardı.. Ben sadece emzirirdim kuzuyu.. Şimdi de iki oğlum var biliyorsun, ikimizde çalışıyoruz, her gece mutlaka ortaklaşa kalkarız çocuklar için..

    Ben evde iken akşam eve geldiğinde yemek varmış, yokmuş, ev dağınıkmış topluymuş hayatta ilgilenmez, genelde yemek yoksa dışardan söyleyelim fikrini hep eşim telaffuz eder, akşamları kahvaltıya ses çıkarmaz..

    Ama biliyorum ki böyle eşler çok azınlıkta.. Zaten bende hayatımın bir yerinde öyle bir iyilik yapmışımki, Allah beni eşimle ödüllendirdi diye hep düşünürüm laf aramızda…

    • çağla diyor ki:

      vay be diyorum sadece…

    • Hande Erkan diyor ki:

      Filiz ciğim al benden de o kadar. Ben de şanslı azınlıktayım. Yardım edemese bile ki hep etmiştir, evi *ok götürse umurunda olmaz. Hatta niye kendini bu kadar yoruyorsun der. Hep takdir eder ve en zor iş senin yaptığın iş der.Kıymet bilip takdir etmesi hepsine değer. Kayınvalidem sağolsun kendide çalışarak 2 çocuk büyütmüş bir kadın olduğundan oğlunu böyle yetiştirmiş.Minnettarım kendisine.

      • Seren diyor ki:

        Benim esim harikaaa… Kizimla ilgilenir, isten gelince yemegimizi o isitir ve hazirlar. Sonra ben mutfagi toparlarken, o yine kizimizla oynar. Ustune ustluk evimiz biraz daha buyuk olsa sana yatili kadin tutucam der durur :) cok sansliyim cok … Hee bu arada benim esim haftanin 7 gunu yani tatilsiz ve gunde 13 saat calisiyor. O bizim ailemiz icin bu denli fedakarlik ederken bende onun mutlu olmasi icin elimden geleni yapiyorum. Allahim her kadina boyle bir hayat arkadasi nasip etsin…

    • Ferry diyor ki:

      Bir vay be de benden e tabi bi de masallah:)

  9. Adadoga diyor ki:

    Yine harika bir konu… Ben ilk cocuğuma hamile oldugumu öğrendikten 2 hafta sonra ısı bıraktım.Hamileliğinin keyfini çıkaracağım dedim sagolsun canım kocam destekledi.Tek maaş zor olsa da esimin ailesi bizi çok desteklediler minnettarim.sonra oğlum 2 yas civarında esim tekrar çalısmamı önerdi.asla dedim çünkü oğlumdan ayrılmak istemedim 2)aldığım maaş zaten oğlanın bakıcısına gidecek üstüne ben oğlumdan ayrı oldugum için acı çekeceğim 3)yakın arkadaşımın kızı bebeklikten bakiciyla büyüdü bakıcı sorunlarını iyi biliyorum 4) zaten aldığım para bakıcıya gidecek bana para kalmayacak her hafta temizliğe kadın alamayacağım temizlik yemek de bana kalacak 5) sabırlı bir insan değilim bir ay geçmeden huzurlu evimin tüm huzuru kaçacak bir de vicdan azabı çekeceğim 6)zaten ikinci cocuğu düşünüyoruz ise gir hamile kalınca tekrar çık hatta yukarıda yazdığım eziyetleri yaşadıktan sonra….esimle bunları konuştuk tam olarak bana katılmasa da tamam dedi.3.5 yıl sonra kızım da aramıza katıldı ve esim de ben de verdigimiz karardan çok memnunuz tam zamanlı anne olmak çok zor,ama bence en guzel şey.hiç pişman değilim. Dediğiniz gibi ev bana ait zira esim yogun çalıştığı için onu çok zorlamak istemiyorum haftaici ama haftasonu çocuklarla oynamak babanın ısı oğlanı baskete götürmek parka çıkarmak felan haftasonu yemeği de hafif şeylerle geçirip uzun saatler mutfakta kalmadan ya da daha çok dışarıdan birseyler yiyerek o iki gunü temizlik de yapmayarak esim ve benim için daha rahat geçirmemizi sağlıyoruz.yazılı bir kural olmasa da birbirimizi sevdiğimiz için kavrarız gurultusuz birbirimizin yüklerini hafifletmeye cslisiyoruz

  10. Ayça diyor ki:

    Bu konuda şanslı kesimdeyim sanırım. Oğlum 45 aylıkken işe döndüm. Kendi annem bakıyor oğluma ve sağolsun ev işlerinin büyük kısmını yapıyor zaten. Ama onun dışında eşim doğum yaptığım ilk günden beri hem ev işlerinde, hem çocuk bakımında bana yardımcı oluyor. Önceden konuşulmuş ya da anlaşılmış birşey değildi bu. Biliyorum ki içinden geldiği için yapıyor. Eskiden işten daha erken gelirdi, o zamanlar yemeği bile o yapardı.
    Ülkemizde malesef evde oturan kadın hiç yorulmuyormuş ya da bütün gün TV izleyip kahve keyfi yapıyormuş gibi bir his var. Haftasonları nasıl geçiyor anlamıyorum bile. Yemek, çamaşır, ütü, temizlik derken gün bitiyor. Eee hani bugün ailece birşeyler yapacaktık, eve hiç dokunmayacaktık? Malesef bu da olmuyor ki dediğim gibi hafta içi annem ev işinin büyük bir kısmını yapıyor zaten.
    Sanırım biraz da yetiştirilişle alakalı. Türk anneleri oğullarını Paşam diye sevip, öyle yetiştiyorlar. Evleninceye kadar hiçbirşeye elletmiyorlar. Sonra da o adamdan kendi evinde sorumluluk bekliyorlar. Bu yüzden şimdiden oğluma görevler vermeye, bazı şeylerini kendi başına yapması için teşvik etmeye gayret ediyorum. Sanırım ben bu konuda biraz daha şanslı olacağım çünkü bizim evde baba zaten fazlasıyla aktif bir model.

  11. Nurcan diyor ki:

    Çalışan bir anneyim. oğlumu 3 ay 10 gunlukken bıraktım bakıcı ablasına. çalışma saatlerim uygun, en geç 16.30 da evimdeyim. Günde yüzlerce insanla karşılaşınca beyin yorgunluğu çok fazla oluyor. Eve geldiğimde sağolsun, bakıcımız yemeğimizi hazırlıyor bana son salata vs. hazırlamak, ertesi günkü yemek için gerekiyorsa hazırlık yapmak kalıyor. oğlumla oynuyorum, beraber masayı hazırlıyoruz, eşim de sobayla, köpeğimizle ilgilenir bu süreçte. yemek sonrası babasıyla oynar biraz. o süreçte kendime zaman ayırırım. sonra ben devralırım, meyvesi uyku hazırlığı.. her zaman güllük gülistanlık olmasa şimdilik iş bölümümüz güzel gidiyor diyebilirim.
    hafta sonu ise rutin temizlik.. Benim eşim de çok karışır evde toz görse bıdı bıdı başlar, hafta sonu temizlik günüm deyip konuyu geçiştirmeye çalışırım.. : ))

  12. yLLLz diyor ki:

    Ahhh Ahhh söylenecek cok sey var .!

    • deren diyor ki:

      neresinden başlasak:))
      ben şunu diyeyim,çalışmayan bir anneyim.bırakın eşimden yardım beklemeyi,kendini idare etse şükredeceğim.çıkardığı pijamayı halıya bırakmasa,traş olunca tüm losyon,krem ıvır zıvırını aynanın önüne yığmasa,yediği kuyemiş tabağını sehpadan kaldırıp mutfağa koysa yeter.yıksın demiyorum mutfağa koysun yeter.sevgili kayınvalideme buradan sevgiler gönderiyorum :) )

      • esra diyor ki:

        deren bilmiyorum eşinin sinir yapısı nasıl ama ben olsam pijamasını laptop çantasının içine, kuruyemiş kabuklarını ceplerine doldurur içlerine de küçük notlar eklerdim belki ne kadar bunaldığını bunlar anlatırdı:)

      • FİLİZ MORKOÇ diyor ki:

        Deren bence iş annenin oğluna nasıl davrandığında da bitmiyor malesef, biraz içinden gelmeli insanın bence.. Beni eşim mesela anasının oğlu olsa var ya aynen senin eşin gibi olurdu herhalde, ama değil neyseki tam tersi:-))))

      • SEBİLE diyor ki:

        Benim eşim çocuklar konusunda bana ayrdımcı olur, akşamları çerezini kendi alır ve çöplerini boşaltır. Pijamalarını katlar, kirlilerini bonyodaki kirli torbasına atar. Lens losyonu, traş ve banyo köpüğü boşlarını geri dönüşüme atar. Çocukları geceleri tuvalete kaldırır, tırnaklarını kesip banyo da yaptırırdı ( Kayınvalidem banyo olayını birkaç ay önce kurnazca sabote etti. Artık bonyolarını yaptırmıyor.) Hatta herşeyini ayağına istemeye başladı ama bunun alışkanlık haline gelmesine izin vermiyorum. Yemek yapamazsam dışarıdan söyler sorun yapmaz. Bu arada çocukların doğumundan sonra birçok şey sorun olmaktan çıktı. Önceden aç kaldığını, ütüsünün yapılmadığını söylerdi, ben çalışıyorken, ütülerini geceden yada sabah uyanınca günlük yapıyordum. Sabah 5.30 evden çıkıyor 8.00 de eve geliyordum üstelik. Babası da ev işleri ve çocuk bakımı konusunda çok yardımcı olurmuş, halada yapar kayınpederim. Belki evdeki durumun farkında olduğundan, belkide babasından gördüğünden yapıyor artık. Yinede sağolsun yaptıkları için.

  13. elçin diyor ki:

    …..kadın geri kalan her şeyi kendi başına mı yürütmeli? Hayır maalesef yürümüyor.. Ne kadar gönüllü olsakta yetişilemiyor. Kızım 1 yaşına gelene kadar çalışmadım, bu süreç içerisinde de eşimdem çok şeyler bekledim çünkü benimde akşam saatlerine doğru pilimm bitiyor ve arıza çıkartmaya başlıyordum. Bu durumu kısa zaman içerisinde fark eden eşim de bana elinden gelen desteği vermeye çalışıyordu…ama yine de kesinlikle benim dürtmelerimle :) ) Çünkü fark ettiki böyle daha çok mutlu oluyoruz evde çocukların da eşinde mutlu olması için önce annenin huzurlu olması şart! Bir sene boyunca kızıma baktıktan sonra eski işime geri döndüm şuan Annem ve Kayınvalidem dönüşümlü olarak çocuğuma bakıyorlar ve inanın yaşayıp görmüş olaraktan :) eve gelir gelmez hem kızımla ilgileniyorum hemde yetebildiğim kadar evi toparlamaya çalışıyorumm onları kendi yerime koyuyorum da nasıl eşimin iş dönüşünü dört gözle beklediğimi hatırlıyorum.. Yani Seyyaf’ın annesine katılıyorum “nerde birlik orda dirlik” kısacası…

  14. fulya bayraktar diyor ki:

    kızımdan önce ben de çalışıyordum ve eşimden çok daha yoğun bir işim vardı. şimdi kızım 3 yaşında ve birkaç haftaya dek ikinci kızımı doğuruyorum. çalışırken de şimdi de eşim üniversitede yıllarca ailesinden ayrı öğrenci evi tecrübesi sayesinde gayet güzel yemek yapar. diğer tüm işleri de paylaşırız. çok çok şanslıyım. ama bir yandan da bunları yapmayan bir adamla da devam edemezdim biliyorum. sadece ev işi olarak görmeyin bunu, hayatı paylaşmak, zorluklarına, angaryalarına birlikte katlanmak herkesin yükünü hafifletir sonuçta. 37 haftalık hamile olarak bu aralar yükün büyük kısmı eşimin sırtlarında üstelik… ev işi kadın işi değildir ki o eve ait işlerdir. ve evde yaşayanlar çocuklar da dahil bu işleri bölüşerek yaparlar…

  15. ÇokBilmiş diyor ki:

    Ben de sana soruyu soran arkadaşa bir cevap vermek istiyorum:

    Benim eşim de aynen onun eşi gibiydi. Hamile kalmadan önce eşimle aile terapisine gittik ve 3 seansta sorun çözüldü :) Doğumdan sonra eşim bir değişti, pir değişti anlatamam. Ben ondan az iş yapıyorum artık desem yeridir :)

    Yani boşuna korkmasın. Yeni düzende nasıl davranması gerekeceğine ilişkin bir ön bilgi için bir psikologdan yardım almak işine yarayabilir.

    • Ebru diyor ki:

      Sevgili çokbilmiş,

      çözüm önerin için öncelikle teşekkür ederim. Arkasından ilave edeyim; çözüm önerin, en az sorunun kendisi kadar uygulaması “zor” :) Çözüm buysa (ve bana kalsa) koşa koşa gidelim ama kocayı doğum kursuna bile zorla götürdüm, ama geldi ve neyse ki memnun kaldı ama terapist? I-ıh! Ha götürmeye ikna etmekle ilgili bir önerin var ise, onu merakla beklerim :)

      Öte yandan kocam ev işi yapar, yemek yapar, ben bebeğimizi emzirip uykuya yatırdıktan sonra aşağı indiğimde “sen git otur ben yemeğini getiriyorum” der, yemek bitince tepsimi önümde alır “sen kalkma, sütlü çayın ve tatlın” geliyor der. Bunlar yanlış anlaşılmasın, bunları yapan bir kocam var ÇOK ŞÜKÜR! Öte yandan benim endişem full-time (onun nezdinde) “evde kalan / çalışmayan” anne olduğumda benden beklentileri. Zira düzen anlamında benden çoooookkk daha fazla düzenli, ya da düzensizliğe tahammülü yok diyelim, eve geldiği zaman evi toplamaya başlıyor :) Ama toplarken de “söyleniyor”, söylenmesine ben kızıyorum. Şimdi çalışırken buna ayrıca takatim yok, o yüzden de çok bir şey diyemiyor, haftada bir temizllik için bir yardımcımız var zaten ama haftaiçi de ev sürekli mum gibi olamaz. Ya da ben yapamıyorum. Ama evde kalan bir anne olsam, bende bunu bekleyeceğini ima ediyor zaten, sorunum da bu. Oysa ben evde çok daha farklı bir amaç için kalıyorum, bebeğimle vakit geçirebilmek, onu kendim yetiştirebilmek için. Allah razı olsun 9 ay annem baktı bebeğimize, sonrasında da iyi bir ablamız var ama yine de, bebeğimin ablasıyla geçirdiği 10 saati kontrol edemiyorum ki. Onun yapacağı her türlü hata, bebeğimin, tazecik hafızasında yer ediyor ve benim gün içinde olan herşeyden haberimin olması mümkün değil, bunları farketmeyebilirim (ta ki ilgili bir olayla karşılaşana kadar) İşte evde kalmayı düşünme sebebim bu aslında. benim doğrularım ve yanlışlarımla büyüsün bebeğimiz, başkasının değil. ama Türkiye koşullarında tek maaşa düşme riskini almak da kolay değil. Offf karışık işler işte :)

  16. Esra diyor ki:

    Biz tek maaş geçinemeyeceğimiz için ben işe döndüm 9. ay sonunda fakat evin ve çocuğun tüm giderleri eşimin üstünde aslında. Evdeki yardımcının parasını ise ben veriyorum elbette, hiç ama hiç teklif etmez bile çünkü kadın benim yapmam gerekenleri yapıyor onun nezdinde. Eğer ki adam karısına en azından haftada iki üç gün yardımcı da sağlıyorsa kazancıyla, o vakit bence hiç bişey yapmasa da olur eve vardığında :)

  17. saime diyor ki:

    Malesef çalışmayan eşten ev içinde beklentiler otamatikmen artıyor ama bu tamamen çalışıp çalışmamaklada alakalı değil bence .Elif hanımında söylediği gibi yetiştirilişlede alakalı. Ben çalışıyor olmama rağmen ev ve çocuk tamamen benim sorumluluğumda yemek yap, çamaşır yıka , çocuğa ders çalıştır ve bir sürü şey.Bin parçaya bölünüyorum.Benim sevgili kayınvalidem malesef üç oğlunuda o bunu yemez, bu bunu giymez akşam çıkartığını sabaha yıkanmış ütülenmiş hazır isterler vs vs yetiştirmiş çocuklarını yani sağolsun hiç düşünmememiş gelecekteki gelinlerini. Sevgili erkek çocuk anneleri ne olur gelecekteki gelinlerinizi düşünün ve oğullarınızı el bebek gül bebek büyütmeyin gelinlerinizde sizden sevgiyle bahsetsin :)

  18. dilek diyor ki:

    merhaba ben çalışmıyorum 11aylık bebeğim ve 18,16,15 yaşlarında üç insanın annesiyim ev işi kadın işi değildir o evde yaşayan herkesin işidir diye düşünüyorum ve bunu uygulamaya çalışıyorum çok istekli olmasalarda buna babalarıda dahil herkes evde ve hayatta üstüne düşeni yapmalı

  19. mehtap diyor ki:

    çocuklarla ilgilenmek ve bakım konusunda kocamdan hiç şikayetim yok aslında, o konuda mükemmel bir adam ama temizliğin t’sinden haberi yok.

    “her pazar ev mi temizlenir?” diyor mesela. elalem 2 gnde bir süpürge açıyor haberi yok. evin kirlendiğini fark etmez, pijamasını çıkardığı yerde bırakır, çoraplarını sepete atamaz, tepecik oluşturana kadar durur ben almasam (ki almıyorum). ütüden nefret ettiğimi bile bile ütülü şeyi kalmadığında mızmızlanır (bu yüzden bana buhar kazanlı ütü aldı düşünebiliyor musunuz?) ben “yemek yaptığıma şükret” modundayken o dün “salata niye yok?” dedi.

    bu kesinlikle koca kişisinin evlenmeden önceki yaşamıyla ilgili diye düşünüyorum ben. ne görürse o yani. gündelik işler beni asla zorlamıyor. yatakları düzeltmek, çamaşır asmak-toplamak-yerlerine koymak-ütülenecekleri ütülemek, makineyi doldur-boşalt yapmak, etrafı toparlamak falan beni kasmıyor. ama pazar günleri evi süpürmek gücümü aşıyor. koca temizlik robotuyla 150 m2′lik evi süpürürünce silmeye ve toz almaya halim kalmıyor. evi toplamak ve süpürmeye hazırlama zaten 1 günü alan bir iş 2 çocuğun olduğu bir evde. her pazar önce mızıklanıyor sonra da söylene söylene süpürüyor. yine de yapıyor ama şükür ki.

    ne yazık ki bu işleri benim görevim gibi görüyor olduğu gerçeği değişmiyor. iş arıyorum ve çalışmaya başladığımda kesinlikle kendi kazandığım oaradan ayırıp evin temizliği için haftada bir gelecek bir yardımcı ayarlamayı düşünüyorum. ben bu dünyaya ev işi yapmaya gelmedim ve kimsenin de bunu benim görevimmiş gibi görmesine müsaade edemem. evi bal dök yala yapınca bir teşekkür bile etmiyor. insan bir kahve yapar getirir karısına. gerçi buna da lükretmeliyim herhalde elini hiç işe ve çocuğuna sürmeyen adamlar da varmış…

    • Sevgili Mehtap, belki haddim değil ama bence de acilen çalışmaya başlamalısın….

      • mehtap diyor ki:

        inşallah, o da olacak… zaten deli gibi iş bakıyorum, ruh sağlığım için de en gereklisi bu. maddi yetersizlikler de insanı gerçekten sıkıntıya sokuyor. benim olsun 3 kuruş olsun o bile bir psikolojik rahatlık…

  20. canan diyor ki:

    eşim çocuk olmadan önce çalışırkende yardım ederdi.Çocuk olduktan sonra da yardım ediyor.İkimizde anne olduk oğluma.Çünkü hiçbir yardım etcek kimsem yok.yeri geldi geceleri beni kaldırmadı bile uyuttu oğlumu.Yeri geldi işten gelince beni dışarı yolladı.Yeri geldi konsere yolladı.Sen çok bunaldın hadi çık çık.Ama benim kocam bir istisna ve ben çok şanslıyım.

  21. İpek Büdün diyor ki:

    Merhaba
    Bende Saime Hanım gibiyim, hem evde hem işte çalışıyorum ve çok yoruluyorum. Evden sabah 6,50 de çıkıp akşam en erken 19.00 gibi geliyorum. İş çıkışı markete uğrayıp alışverişi de ben yapıyorum, eve gelip her işi de ben yapıyorum. Çocukla da ben ilgileniyorum, üstelik eşimi annesi öyle yetiştirmiş ki beni çocuğumdan daha çok yoruyor bazen. Yıllardır iş bölümü diye kendimi yırtıyorum ama eşim bunu öyle yerlere çekiyor ki…. Mesela bir keresinde ” o zaman herkes kendi yemeğini pişirip, kendi ütüsünü yapıp kendi çamaşırını yıkasın” dedi. Eşim evin tek erkek çocuğu ve her zaman herşey ona hazır olarak, işini kolaylaştıracak şekilde sunulmuş. Evlendiğimizden beri tek ilerleme çamaşırlarını kirli sepetinde atması oldu, ona bile şükür eder haldeyim, halimi siz düşünün. Oğlum da babası gibi olmasın diye eşime daha dikkatli olmasını söylüyorum ama nafile… Ve oğlum maalesef ne desem “babam da böyle yapıyor ama” demeye başladı, ne yapacağımı bilemiyorum :( (

    • blogcuanne diyor ki:

      Sana çok iş düşüyor İpek. İleride gelinin sana “selam” söylemesini istemiyorsan sen ne yapacak, ne edecek oğlunu ev işine dahil edeceksin.

      • İpek Büdün diyor ki:

        Evet Elif, zaten büyüklerin yaptıkları şeylerin her zaman doğru olmadığını söylüyorum. Beraber sofra hazırlıyoruz, alışverişten dönerken poşet taşımama yardım etmesini istiyorum. Bazen babasını Ege’nin yanında eleştiriyorum ki her ikisine birden etkisi olsun.Elimden geldiğince Ege’yi yapabileceği herşeye dahil etmeye çalışıyorum. Evde eksi bir faktör varken gerçekten zor oluyor ama oğlumun bu şekilde yetişmesini istemiyorum. İnşallah büyüyüp bilinçlendikçe işim kolaylaşır.

  22. sinem şamlı diyor ki:

    Bu konuya değinmen çok iyi olmuş Elif.Ben de eşi konusunda şanslı annelerdenim.Eşim oğlum doğduktan sonra bana çok yardımcı oldu.Ev işi pek yapmasa da (perde takmak,cam silmek hariç)akşamları ve hafta sonları oğlumla ilgileniyor ben de nefes alıyorum.Bazen akşam gecikeceğim dediğinde hayal kırıklığı yaşıyorum çünkü onun gelişini dk sayarak bekliyorum.Arada sırada çamaşır yıkamadın mı hiç? yada bu dolap niye düzensiz dediğinde çok sinirleniyorum ama napalım erkek işte.:))))))

  23. irem eryüksel diyor ki:

    Bu konu eminim ki bir çok çocuklu ailenin konusudur.Ben Ceren doğduktan sonra Kerem deli gibi yardım edecek diye bekliyordum ama beklediğim gibi olmadı,kızım 8 aylıkken çalışmaya başladım ve Ceren’e anneannesi bakıyor,o açıdan çok şanslıyım zaten annem bizle yaşıyor dolayısıyla bazen yemek yapıyop,bazen çamaşırları yıkıyor.Kerem ev işlerine Ceren’e bakmaktan daha yardımcı aslında,nerdeyse her akşam beraber yemek yaparız,haftasonları bazen temizliğe yardım ettiği de olur,alışverişi beraber yaparız.Ceren ile ilgilenme konusunda nedense takıntı halinde bir duygusu var arada biraz mesafe olmalıymış ki lafını dinlesinmiş,her ne kadar çok da mantıklı gelmese de şimdilik galiba işe yarıyor Ceren’i bir tek o durdurabiliyor:)Nihayetinde Ceren 16 ayın içinde,bir şekilde yuvarlanıp gidiyoruz işte.Bu arada evet en çok ben yoruluyorum daralıyorum gibi geliyor ama annem de Kerem de bir o kadar yoruluyor,o yüzden elimden geldiğince mızmızlanmamaya çalışıyorum.Ama bazen sert çıkmak işe yarıyor,geçen akşam yemek yiyemiyoeum yahu rahat rahat insan gibi diye söylenince,Kerem aldı da kızımı bir yemek yiyebildim:)Yani zihin sağlığı için sakin olmayı tavsiye ediyorum

  24. ezgi-esra diyor ki:

    Yine süper bir konu Elif :)
    Çalışırken ve henüz bebeğimiz yokken evin tüm işleri bana aitti. Bir gün evimi süpürmek istersin lavabolarım yıkamak istersin yoksa tozlarmı dedim, lavabolar dedi. Ben süpürdüm sildim, bir baktım eşim oturuyor. Yıkamış beyim lavaboları ama deterjan kullanmadan ! suyla yani :) Tabi ikinci turu deterjanla yapmak zorunda kaldı.
    Bana yardım etmeye hamileliğimde başladı. Söylemeden hemde. Yinede işin çoğunu ben yapıyordum çünkü evde canım sıkılıyordu. Doğumdan hemen önce kriz (!) nedeniyle işten çıkarıldım. Biraz sevindim, yaşasın bebeğime istediğim kadar bakıcam, canım istediğinde tekrar çalışıcam diye. Ancak kazın ayağı öyle olmadı, kızım 19 aylık (çok şükür) ancak ben hala işsizim. Başta evin herişini eşim yapıyordu, yemeği birşekilde ben hazırlasamda eve gelir gelmez sofrayı hazırlıyor, sonrada topluyordu. Şimdi herşey benim üstümde. Çok şükür ki bütün gün evdesin, şunu niye yapmadın, bunu niye yapmadın demiyor. Yemek yoksa önceden haber veriyorum, dışarda yiyoruz veya anane babanne ziyareti yapıp orda hallediyoruz. Eşim eve gelir gelmez kızımın sorumluluğu ona geçiyor, yemeği, bez değişimi, uykusu, oyunu, maması. Yapılıcak iş varsa yapıyorum yoksa dinleniyorum. :)

  25. fatma diyor ki:

    16 aylık oğlum var bende çocuktan sonra iş hayatını bırakıp çocuğuma bakmaya kararverdim.saolsun eşimde destekledi ve her zamanda yardımcım oldu saolsun.zor beklerim işten gelmesini geldiği an çocuk ona ait, çocuğa bakan sofrayı kurar toplar,uyutma işide son 1 aydır babaya ait çay faslı sırayla çaylar doldurulur:)) yeri gelir evde yemek olmaz akşam beraber hazırlarız yada dışarda yeriz hafta sonu evde iş olmaz dışardayızdır psikolojik olarakta en büyük destekcimdir ALLAH eşimden razı olsun .kesinlikle bende yetiştirmeye bağlıyorum.eğer annesinden babasından böyle görmeseydi benim dememle olacak işler değil.diğer kardeşleride aynı.

  26. Hande Erkan diyor ki:

    Eşimin önemsediği 2 konu var. Birincisi ütülü gömlek ikincisi yemek.Bu ikisi olduğu müddetçe başka bir beklentisi olmaz.Ev dağınıkmış,pismiş hiç karışmaz yapma,kendini yorma der.Temizlik yaptığım gün mutlaka dışarıdan yemek söyler veya yemeğe çıkartır. Çalışmıyorum ama ne kadar yorulduğumu biliyor.Çünkü işi bırakmadan önce cumartesi-pazar günleri ben işe gidiyordum eşim 2 yaşındaki kızıma bakıyordu, yemeğini hazırlıyordu,tam tuvalet eğitimi dönemiydi ve anneliğin ne kadar zor olduğunu ve çıldırtıcı yönlerini gördü.Bu nedenle yaklaşımı çok insancıl. Aslında hepsine denetmek lazım çeşitli bahanelerle :)

  27. Bengu diyor ki:

    Ben evlenince isi birakmistim.o yogun tepmpodan sonra ev isi yapmak keyifli bile gelmisti.hic sorun etmedm,temizligimi bile kendim yaptim hamileligimin son ayina kadar.ama ne zamanki bebegimiz oldu isler degisti.evet ben de zamanmin cogunu oglumla geirip geceleri uykusuz kaldiktan sonra evi toplama,isler,yemek iskence halin e geldi.ama en bastan herseyle benim zevkle ilgilenmeme alismis olan sevgili esim Durumun vehametini goremedi.tabi sonucta ben ufak cinnetlerden sora herseyi oluryna biraktim.cunku erkeklerdeki genel kani su butun gun evdesin nasil yetisemiyorsun.
    Esimin isten geldikten sonra 30 dk. Bile oglumuzla oynamasi mucize.mutlaka beni de yanlarinda istiyorlar.ee ne anladim ki.
    O yuzden sevgili anneler esleriniz size yardim ediyorsa harika.zaten olmasi gereken de bu.

  28. özlem diyor ki:

    sana katılıyorum desem ne olur !!!! bizim evde durum değişmez çalışsamda ev sorumluluğu tamamen bana ait evet kocam eve geldiğinde pijamalarını giyip tv karşısına geçen bir erkek çocuklar zırlasa bile kalkıp ne oluyor demez , önüne yemeğini ister sonra kahvesini….yaaaa ne yapayım sizce depreyona mı gireyim ! iş başa düşünce hem işi hem evi hem çocukları bal gibide üstleniyorsun :( ((((( ( temizlik ve ütü işine hiç girmiyorum tabi onları yaptırıyorum)

    • özlem diyor ki:

      tabi işbölümü olan evlerede imrenerek bakıyorum ……..ve çok özeniyorummmm:(((((8

    • mehtap diyor ki:

      yapma, çok basit. mesela yere çoraplarını atıyor benim kocam. her gün bir çift çorap, ta ki çekmecede temiz çorap kalmayıncaya kadar, ciddiyim. sonra tıpış tıpış gidip makineye koyuyor.

      çocuk konusunda ise ben ilk bebeğimi doğurduğumda annemin tavsiyesiyle, bebeğim ağladığında hemen sazan gibi koşmadım. ağır uykusundan uyandı, beni uyandırdı, emzirmemi bekledi, mama lazım olunca mamasını yaptı ve biz uyumadan uyumamayı öğrendi.

      erkeklerde babalık diye bir güdü yok, yani bizdeki annelik gibi değil onlardaki babalık duygusu. sonradan oluyorlar. ben birçok şeyi kendim yapabilsem de yapmayıp kocama yap diyorum. bu hem onun erkeklik gururunu okşuyor, hem cengaver ama yorgun bir kadın olmuyorum hem de koca adam hayatında işine yarayacak bir şeyler öğrenmiş oluyor.

      • FİLİZ MORKOÇ diyor ki:

        Mehtap çok güldürdün beni, çok yaşa emi:-)))))

        • mehtap diyor ki:

          haksız mıyım ama :) 32 yaşında koskoca bir adamın bir tişörtü katlamayı bilmiyor olması çok saçma değil mi? hadi o tamam, ama çoraplar ve sepet ilişkisini o yığın oluştuktan sonra ancak çözebilmesi bir felaket.

          oğluma herrr işi yaptırıyorum ben bu yüzden. 4,5 yaşında ama yatağını toplar, kirlisini sepete atar, kıyafetini elinden geldiğince katlar… kendi işini kendi görsün. karısı yapar-yapmaz bilemem ama asla karısı 2 günlüğüne gidince açlıktan zafiyet geçirip pislikten kurtlanan bir aciz olsun istemiyorum… koca koca adamların basit işleri bile yapamaması çok garibime gidiyor.

          bu arada yiğidi öldürüp hakkını yememek lazım, her cumartesi ve pazar mükemmel bir kahvaltı hazırlar kocam, ben uyurken o çocukları doyurur gık demez. hakkı üstümde kalmasın da çarpılmayalım sonra :) )

  29. esra diyor ki:

    merhaba sevgili blogcu anne, sizi yeni takip etmeye başladım ve gerçekten çok faydalısınız:)
    bende bebeğimiz olana kadar çalışıyordum, şimdi evdeyim, ama eşim gerçekten çok iyi bir baba, ben çalışmadığım için iki iş birden yapmak zorunda ama çocuğunu hiç ihmal etmez, sabah oğlumuz erken kalkar eşimde erken kalkar ve birlikte oyun oynarlar ben o arada uyurum, bütün gün oğlumla birlikteyiz, 24 aylık ve ev işlerinde bana yardım etmeye çok hevesli:) oyun haline getirdim oda oda birlikte topluyoruz temizliyoruz:) etkinlikler yapıyoruz yaz kış farketmez dışarı çıkıyoruz, öğlen 1 saat uykusu var o arada kendimle ilgileniyorum:))) akşam eşim geldiğinde oğlumla beraberler oyun oynarlar. onlar birlikteyken ertesi günün yemeklerini yaparım. biz iş bölümü yapmadık kendiliğinden oluştu, alışveriş işleri ona ait eve gelirken arar mutlaka ne lazım diye, anneye hele evdeyse çok yüklenmemek gerek bence, evde diye her iş onun sorumluluğunda değil ki, çorapları gömleğini çıkarıyorsa gitsin kirli sepetine atsın, su çay içiyorsa kaldırsın götürsün mutfağa, annelerinde bir sabrı var değil mi sonra çocukları yerine eşlerine patlayabilirler, sanırım karşılıklı anlayışa ve empati yeteneğine dayanıyor… sevgiler…

  30. Aysegul diyor ki:

    Bence aynen dedigin gibi olmali. Ben de AMerika’da yasiyorum, esim isten gelip hergun cocugu disari cikarir ya da evde oynar. Calismiyorum, elimden geldigince evle ilgilileniyorum ama kocam ben calisiyorum senin isin bu der ve hicbirseyle ilgilenmezse bu is yurumez.

  31. Uygar diyor ki:

    Tuzsuz asim, agrisiz basim. :)

    • FİLİZ MORKOÇ diyor ki:

      Bu işler parayla değil sırayla şekerim…

      • Uygar diyor ki:

        Hihi.

        • Seren diyor ki:

          Hic bana sira gelmeyecek ve hic o zamaninda ” koskoca kadin o canim ” dedigim kadinlar gibi olmayacagim gibi gelirdi. Simdi bakiyorum anneyim, esim, bir suru utulenecek camasirim, temizlenecek buzdolabim ve yikamam gereken bir kizim var. Bunlari tek yapacak insan olarak da sadece ben gozukuyorum :) ama biliyorum ki birgun gelecek ve ben bu yoruldugum gunleri bile ozleyecegim. Yaslanacagim ve belki -umuyorum ki olmaz- yalniz kalacagim. :( Allahtan tek dilegim bana dünümü aratmasin….

  32. Selencat diyor ki:

    Ben size degisik durumumuzu anlatayim. Ben cok yogun bir tempoda calisiyorum. Eşim ise evde serbest calisiyor. Bakicimiz var ama 20 aylik oglumuz tabi ki butun gun babasinin tepesinde! Ben eve geldigimde, oglan uyuyana dek sadece onunla ilgileniyorum, eşim de calisma odasinda nefes aliyor. Uyumaya yakin ise hep beraber kosturuyoruz. Camasir (sabah ise giderken) ve evi toplama (oglumuz uyuduktan sonra) benim ustumde. Yemekleri ise kocam yapiyor. Temizlik icinse haftada bir yardimci geliyor. Bazi gunler cok yorgun geliyorum ama o kadar ozlemis oluyorum ki gozum oglumdan baskasini gormuyor. Yani siz de kocalarinizdan bunu bekleyebilirsiniz cunku bazi gunler eve geldigimde kocamin pilinin bittigini cok net goruyorum!

  33. bir baba diyor ki:

    merhaba,
    baska bu bloga yorum ekleyen baba var mi bilmiyorum..
    esimin yorumlari okuduktan sonra acik biraktigi sayfa, bu konuya denk geldi.
    ara sira takip ediyorum sizi..
    yalnizlik cok etkiliyor siz anneleri, eskisi gibi birbirini ziyaretler de yok, konuya giris yaparken de davete cocuklari var diye mahcup giden bir anne/aile vardi…
    yalnizligi bloglarla da cozemiyoruz..
    bazi seyleri yasamak zorundayiz, buyutmemek onemlisi bence. erkek esinin ne kadar yoruldugunu gorebilmeli lakin kadin da farketmeli kocasinin durumunu..
    dusunceli hanimlarsiniz..
    son olarak, internet ve tv.den uzak vakit gecirmenizi tavsiye ediyorum. bakin o zaman ne kadar cok vaktimiz oluyor dinlenmeye..
    saglicakla!

  34. NİHAN diyor ki:

    Eşim bana o kadar yardımcı ve kızımla o kadar ilgili ki 16 aylık kızım ikimize beraber ANNE diyor ne kadar vazgeçirmeye çalışsak da:)

  35. ESRA ERTUĞRUL diyor ki:

    Ben çalışan bir anne olarak, ev de hem çocuğuma bakmayı hem de ev işlerini yapmayı gerçekten göze alamıyorum. Evet çalışırken iş stresi, yol stresi yoruluyorsunuz. Ama tatil dönemlerinde evde olduğum zamanları düşündüğümde , çocuğumla tüm gün beraber olmanın dışında iş çok zor. O nedenle ev de çocuğuna bakan bir anneye mutlak ve mutlaka baba eve geldiğinde destek olmalı, iş bölümü olmalı. Ne kadar stresli bir işiniz olsa da ev işi kadar zor ve nankor olamaz.. Evi topluyorsun, kafaını çeviridğinde çocuğun kalemi almış duvarı çizmiş:)) Sonra da akşam eve koca gelince düzenlenmiş ev, hazır sofra , ütülenmiş çamaşırı da beklemesi korkunç…Allahtan kocam böyle biri değil.Sağlosun:))

  36. uykucuruk diyor ki:

    şu anda 36. haftasının sonunda çalışan hamile bir anne adayıyım. Yasal iznimden sonra da işe döneceğim. Ev hayatının sürekli aynı temposuna dayanabileceğimi sanmıyorum ayrıca tek maaş ile şu anki standartlarda yaşamamız mümkün olamaz. Çok yoğun bir işim var eşimin de çok yoğun bir iş temposu var. Eğer evde kalsam ve bir de yardımcım olsa hafta da 1 veya 2 gün gelen hiç eşimin başının etini yemem. Zaten çocukla vakit geçirmek ev işi veya bir görev değildir bunu yapar eşim. Zevk de duyar çünkü eminim bütün gün özler. Evde de düzene tertipe dikkat eder zaten. Kısacası çalışmayacak olsam bir de yardımcım olsa susar otururum yerime. Ya da gider özel sektörede biraz çalışırım kocayla empati kurmak için. Bir evi tek başına maddi olarak geçindirme yükü de hiç hafife alınacak bir yük değil.

  37. Esra diyor ki:

    Ben 15 aylık ikiz annesiyim. Ben de bebeklerim dolayısıyla çalışma hayatıma ara verdim. Eşim evde de yardımcı, bebeklerin bakımında da. İkiz olmasaydı da yine yardımcı olurdu ama zannedersem şu andan farklı olarak sadece alt değiştirmezdi. Yapı ve vicdan meselesi olduğuna inanıyorum bebek sonrası ya da genel olarak erkeğin evde eşine yardımcı olmasının. Ben çocukluğumdan beri erkeklerin otururken bayanların ortalıkta fır dönüp iş yapma olayına karşıyımdır ve gerçekten sinirimi bozar(dı) bu durum. Eşim bana yardımcı olmasaydı çok büyük sorun yaşardık gerçekten.

  38. Hatice diyor ki:

    Bu durum, tamamen erkek çocuklarını “aman sen otur beceremezsin” diye ve empati gücünden eksik yetiştiren annelerin suçudur. Kadının kadına ettiğini başkası etmez diye boşa dememişler, ya da biri daha önce demediyse de ben şimdi diyorum. Annelerimizden duyduğumuz o “Biz çektik ve var yani sen de çek”çi kayınvalidelere hepimiz aşinayız. Kadında başka kadının daha konforlu olmasını istemeyen bir hal var gibi görüyorum ben oğullarını bu kadar hazırcı ve empati yoksunu yetiştirdikleri için.
    Oğulları olanlara “Oğlunuzla konuşmalar” kitabını tavsiye ederim.

  39. hatice diyor ki:

    Yorumları okuyunca anladımki şansız insanlardan biriyim bende.Kızım 4 aylıkken çalışmaya başladım hiç istememe rağmen kendim çocuğumla ilgilenmek istememe rağmen eşimin ailesi ve kısmen eşim tarafından büyük ikna çabaları sonucunda.Çocuğuma kayınvalidem bakıyor ve ben hem işde hem evde çalışıyorum.Eşim hiç bir konuda yardımcı olmaz tam tersi bana ekstra işler çıkarıp durur.Annesi öyle bir yetiştirmişki yanındaki masanın üzerinde duran suyu bile ister düşünün yani.Ben çalışıyo olsamda ev işleri benim görevim olduğunu ve dışarda benim gibi milyonlarca insan olmasına rağmen sadece bunu sorun eden benmişim hep öyle der.Birgünde yorgunluğumun farkına varıp bi sağol teşekkür ederim sende çok yoruluyosun hemde çalışıp bana destek oluyosun demez.İnanın bunu dese bile hiç bişey demiyicem ama takdir etmek bile yok yani.Bazen işten çıkıyım evde çocuğuma bakıyım diyorum ama onun sonuçlarındanda korkuyorum o zaman söylenmeme bile izin vermez herhalde..

  40. esra diyor ki:

    bizde baştan anlaşmıştık,işi bırakıp çocuğuma bakacaktım,fakat şuan doğum iznindeyim ve anladım ki kocam ne kadar yardımcı olsa da bende ev hanımı modunda hizmet bekliyor ve çocuğum daha 3 aylık.. yani çocuğun peşinde koşturmam v.s gibi sorunlarım yok,emzirip altını temiz tuttunmu bıraktığın yerde duruyor şu anda ki ona rağmen yoruluyorum,baktım ki eşimin beklentileri değişti işe devam etme kararı aldım,aldığım maaşı bakıcıya vermememek için de saolsun annem bakım görevini üstlendi,ayrıca şu şartlarda 3 sene sonra geri dönmek istediğimde aynı şart ve koşullarda iş bulamamak da beni korkutuyor açıkçası,çalışmaya devam etmek istememin bir nedeni de o

  41. Ayse diyor ki:

    Merhaba anneler,
    Benim de büyüğüm 9 yaşında ve 17 aylık bir küçük oğlum var. Çalışmaya başlayalı 4 ay oldu ama artık yetişemiyorum. Özleme de dayanamıyorum. Ayrılıp oğluma bakma kararı aldım. Allah utandırmasa bari

Trackbacks for this post

  1. Babalara açık mektup | Blogcu Anne

Bu yazıya yorum bırakın