21 Yorum

Anaokulu Seçerken

Aşağıdaki yazı, Blogcu Anne okurlarından Aylin Sılığ tarafından kaleme alındı.

3,5 yaşındaki Ege’nin annesi olan Aylin, 12 senedir Milli Eğitime danışmanlık yapıyor. 2003’te uzmanlığını aldıktan sonra, oğlu Ege’nin de hayatına katılmasıyla birlikte oyun gruplarına yönelmiş, ve Eskişehir’in ilk oyun grubunu kurmuş. Aylin’in bloguna buradan, Eskişehir’deki oyun grubunun Facebook sayfasına ise buradan ulaşabilirsiniz.

Hazır yeni dönem yaklaşırken ve buçuklu yaşlardaki bıcırıklar için okul söz konusu olmaya başlamışken, Aylin’in bu yazısının yol gösterici olacağını umuyorum.

***

ANAOKULU SEÇERKEN

Ege için anaokulu araştırmamızın sonuna geldim. Arayış içinde olan birçok anne var, bu nedenle fikir vermek adına deneyimlerimi kaleme alıyorum. Dün itibariyle 12 yer gezdim, gezdikçe ne istemediğimi ve ne arayacağımı daha iyi anladım.

Ben ne aradım?

Benim eğitim anlayışıma paralel olup da Ege’nin rahat ve mutlu olabileceği bir yer aradım. Sonuçta çocuklar her yere, her koşula uyum sağlar ve mutlu olmayı bilirler. (Savasın ortasında oyun oynayan çocuk resimleri görmüşsünüzdür.)

  • Çok büyük binalar istemedim. Butik kreş diyebileceğim, kurumsallaşmamış, amatör ruhla, samimiyetle yönetilen, sahibinin gerçekten işin başında durup ilgilendiği bir yer istedim.
  • Aydınlık ve geniş sınıflar olmasını önemsedim, Ege’nin ayakkabısını, montunu giydiren değil, onun hızına göre hareket edip sabırla ona kendi işini yapma fırsatı verecek bir yer aradım.
  • ‘Koşma!’ yerine ‘Yavaş yürüyoruz’, ‘Vurma!’ yerine ‘Kızınca arkadaşına böyle davranabilirsin’ diye yol gösteren bir yer aradım.
  • Güler yüzlü, sıcak, alanda eğitimli, tecrübeli ama hala genç ve dinamik öğretmen aradım.(Genellikle liselerin çocuk gelişimi bölümünden mezunların öğretmen olarak çalıştığını ve bunu engelleyen herhangi bir yasanın da olmadığını öğrenince çok şaşırdım)
  • Fark ettiğiniz üzere öğretim öncelikli kıstasım değildi. Asıl önemli olan eğitimci çünkü Ege’yi mutlu edecek ya da etmeyecek olan şey; neler öğrendiği değil nasıl bir ortamda öğrendiğiydi.
  • Ayrıca haftada bir bile olsa içeriği denetlenmeyen, velilerin gönderdiği piyasa çizgi filmlerini 1,5 saat seyretmeyeceği için, Fast food restoranlara şenlik havasında geziye gitmeyeceği için, TV, bilgisayar başında oturmayacağı bir yer aradım.

‘Keşke’lerim yok mu? Var.

  • Ödül kullanımı olmasaydı; “Yemeğini bitirdin, al sana çıkartma!!!
  • Bahçe çim olsa, içinde ahşap oyun alanları olsa,
  • Yılsonu gösterileri olmasa (ön planda olan çocukların daha da öne çıkması için pekiştireç, o kadar ön planda olmayanların sahne ve performans kaygısı yaşamalarına neden olan, çocuk için çocuğun yararına değil, ticari kaygı nedeniyle okul yararına yapılan bir faaliyettir.). Yılsonu gösterileri topluluk önünde olma, arkadaşlarıyla ortak bir çalışma yapma, özgüven(!) arttırma gibi nedenlerle açıklanmaya çalışılıyor. Ben de diyorum ki tüm bunları çocukluğun doğasıyla ters düşmeden, kaygı yaşatmadan, onları sahneye sürmeden de verebilirsiniz ve diyorum ki umarım sahnede kendini güvensiz ve tedirgin hisseden sizin çocuğunuz olmaz güzel anneler.
  • Son ve en büyük ‘keşke’m ise çocuğun içsel merakını bastırmadan, sürü psikolojisi yaratmadan, özgür seçim yapabileceği ve bağımsız olabileceği bir ortamda eğitim alması olurdu, yani MONTESSORI eğitim sistemi uygulayan bir okulda olması. Bunu artık evde destekleyip, eldeki sistemle mutlu olacağız.

Umarım her şey iyi olur.

Aylin SILIĞ
Uzm. Psikolog
Eskişehir

http://benimegem.blogspot.com

21 yorum

  1. oğlum altı aylık ama biz de hep düşünüyorduk nasıl bir kreşe veririz diye, çok yardımcı oldunuz. teşekkürler 🙂

  2. Aylin Sılığ

    Merhaba Elif Hanım,

    Yazımın okurlarınızla buluşmasından dolayı mutluyum, umarım anaokulu/ Kres secimi yapmak durumunda olan diğer annelere yol gösterici olacaktır.

    Sevgilerimle

  3. evet bizim de yedi aylık oğlumuz.gerçekten önemli şeyler yazmışsınız,ben de not aldım bunları.özellikle montunu ayakkabısını kendisi giymesine fırsat verilmesi falan önemli gerçekten.ben de şunu merak ediyorum.biz bebeğimizi 1.5 yaşından sonra kreşe vermeyi düşünüyoruz.. bakıcı ve anneanne-babaanneler biraz şımartabiliyor ve çocuk evde sıkılıyor.ama kreşlerde de çabuk hasta oluyorlarmış.sizler ne düşünürsünüz acaba yaş konusunda?

    • Nacizane fikrim.. Eğer mecbur değilseniz o kadar küçük yaşta vermeyin. Hastalık konusunda gerçekten çok çekersiniz. eğer imkanınız varsa 3 yaşa kadar bekleyin bence.

  4. Bu ideali yasayabilen bir anne olmak, cok mutlu etti beni…
    Tesekkurler,bir kere daha “neden” ve “iyiki” saglamasi yaptim.
    Sevgiler

  5. merhaba benim kızım nisan sonunda 24 aylık oluyor. şu an anane-babane sırayla bakıyorlar.ancak yaz gelince aileler yazlığa gidiyorlar. izmir acaip sıcak olduğu için ve burada kalmak istemiyorlar, ben de gitmelerinden yanayım çünkü sıcakta sağlıkları etkilensin istemiyorum. ancak kızıma nasıl baktıracağım o konu muallak. yaz döneminde okula mı vermem iyi olur, yoksa annemle birlikte yazlığa göndersem de ben haftasonları yanlarına mı gitsem 🙁 tabi ikinci seçeneğe gönlüm el vermiyor da bakıcılara a güvenemiyorum. kızarlar bağırırlar Allah korusun akılma bin türlü şey geliyor 🙁

  6. Sultan Hanım, yazımın size ışık tutmasına sevindim.
    Ahsan Hanım, özellikle evde anneanne/ babaanne bakıyorsa 1.5 yas Kres icin erken. 3 yasında yarım gün ile başlanırsa en ideali. Sebepleri ve ayrıntılı bilgi icin bloğumda bu konuyla ilgili yazı yazmıştım, yardımı olabilir. Ayrıca 3 yasa kadar cocuklarımıza ciddi bir disiplin uygulamak yerine onları simartmakta bir sakınca görmüyorum.
    Çağla Hanım, sizin durumunuzda karar vermeniz icin cocuğun gelişim donemi özellikleri konusunda bazı noktaları açıklamam yardımcı olacaktır: cocuklar 10 ay civarindayken gözlerinin önünden kaybolan nesneleri aramaya başlarlar çünkü algisa nesne sürekliliği gelişmeye başlamıştır. Ancak anne gozonunden kaybolduğunda annenin döneceği (nesne sürekliliği) ancak 3 yasında gelişir. Bu nedenle bu yastan once bir hafta gibi ayrılıkların cocuklar icin iyi olmayacağını düşünüyorum.
    Sevgiler

  7. Yazıyı okuyunca bir kez daha anladım ki biz gerçekten doğru seçim yapmışız.
    Küçük sıcak, tecrübeli ama hala dinamik öğretmenler, sahibinin her gün işinin başında olduğu, her aradığımda sabırla beni dinleyip yol gösteren, tamda sizin bahsettiğiniz nedenlerden dolayı yıl sonu gösterisi yapmayan, ödül kullanmayan, her ortamda kendini ifade edebilen öz güvenli çocuklar yetiştirmek için çalışan bir okul. Uçanat Bebek ve Çocuk Evi / Şenesenevler..
    Aslında neye dikkat etmemiz gerektiğini çokta bilmeden okul dolaşmaya başladığımızda evimizin çevresinde gezdiğimiz 3. okuldu. Hem okulun içi, sınıflardaki materyaller, en önemlisi gerçekten güven veren, evet çocuğumu buraya emanet edebilirim dedirten ticari kaygısı olmayan sahiplerinin olması..
    Yazınız okuldan neden memnun olduğumun özeti oldu…. teşekkürler..

    • banu hanim merhaba,
      sizinle ayni dusunceleri paylastigimizi gormek cok sevindirdi. 2,5 yasindaki kizim Defne de sizin cocugunuzla ayni okulda. bizim secimimiz biraz aceleye gelmis ve tesadufi olsa da su ana kadar kizimiz icin vermis oldugumuz en iyi kararlardan/secimlerden biri oldugunu 9 aydir gozlemliyoruz. mutlu oldugunu bilmek ve gelisimini izlemek cok harika.

  8. merhaba ben de eskşehirde yaşıyorum hangi okula gönderdiniz? seney benimde seçim yapmam gerekiyor sevgiler nurdan

  9. Merhaba Nurdan Hanim,
    Benim gönderdiğim okula göndermemin sebebi; öğretmeninin guleryuzlu, sıcak, duygularını cocuklara hissettiren ve benim de rahat iletişim kurabileceğim bir ögretmen olmasıydı. Kurumsal bakımdan icime sinen yer ise Eskişehir Cocuk Akademisi olmuştur. Malesef oraya gönderemedim:(
    Umarım çok muallakta birakmamisimdir, biraz garip bir cevap oldu sanırım…

  10. Merhaba,
    Mart ta 3 yaşında olacak Deniz’in annesiyim. Ben de Montessori eğitim metodları ile ilgili kaynak ve okul araştırması yaptım. Şimdilik yalnızca evde kendi kendine yapabileceklerini keşfetme yeteneğinin gelişmesine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Montessori eğitim metodunu kullanan okullar yada bu konuda seminer veya eğitim düzenleyen kuruluşlarla ilgili bilginiz var mı acaba ? Bu arada İstanbul’da yaşıyoruz.
    Sevgiler,
    Leyla

  11. Merhaba,
    Bloğunu gezdim ve oğlumla daha güzel vakit geçirebilmek adına notlar aldım. Çok güzel kareler yakalamışsın oğlunla.. : )) Keyifle gezdim.
    Şu an oğluma bakıcı bakıyor, bu ikincisi. Değiştirmek sorunda kalırsam yeni biri düşünmüyorum, bu yazdıkların çok işime yarayacak. Teşekkür ederim.
    Dip not: Karınca bisikletleri aynı Kuzey’le Ege’nin.

  12. Aylin Hanım, yazınız benim için de çok faydalı oldu. Hatta bir çıktısını alıp, görüşmelerimde işte benim istediklerim diye okutabilirim 🙂 Ortam müsait olursa ve tabi sizin izninizle.

  13. Merhaba
    Leyla Hanım: İstanbulda Küçük Kara Balık Montessori Cocuk Evi var. Oraya bir bakın derim ben. Ayrıca Ankara’da “Binbircicek Montessori on okulu” sahibi Hilal Mutlusoy Öktem seminerler düzenliyor. Emel Cakiroglu Wilbrant yine egitim veriyor İst.da
    Teşekkür ederim guzel sozlerin icin Nurcan:) Kuzey’le iyi eğlenceler dilerim…
    Ela Hanım ne demek tabiki kullanmanızda bir sakınca yok, sorduğunuz icin teşekkürler. Yardımcı olmak mutluluk verici, guzel geribildirimleriniz icin ben hepinize teşekkür ederim.
    Sevgilerrr

  14. Aylin Hanim, cok guzel bir yazi olmus, tesekkurler. Bir sorum var. Yapma yerine, şöyle yap diyen ogretmen ve okul benim icin cok onemli, siz de buna deginmissinuz. Bunu acikca sordunuz mu? Nasil anlasilir ki boyle bir sey. Oglumu seneye eylulde 2.5 yasinda baslatmayi umuyorum. Kriterlerim, bol oyun, temizlik ve sevgi. Cok ufak olacagi icin tabi ki 🙂

    • evet ben de düşündüm bunu, yapma diye ben bile şimdiden söylüyorum kızıma. frenlemeye çalışıyorum kendimi ama yabancı biri nasıl sabredio de yapma etme yerine, şöyle yapmalısın diyecek veya böyle olumlu konuşan eğitimciyi nasıl anlayacağız. çok karışık gerçekten.

  15. bilgi için teşekkürler Aylin Hanım, Küçük Kara Balık bildiğim ve hakkında olumlu şeyler duyduğum bir okul, dediğiniz gibi gidip bir görüşmekte fayda var, bu arada blog unuzu inceledim, gerçekten de çok emek verdiğiniz ve Montessori yi hayatınızın bir parçası haline getirdiğiniz ortada ve bunu görmek beni de cesaretlendirdi 🙂
    Sevgiler

  16. Herkese merhaba,
    Selencat ve Çağla, “cocuklar olumsuz davrandıklarında disiplin yönteminiz ne oluyor?”, “ornegin kosusturup duran cocuğa nasıl davranıyorsunuz?” dedim. Ancak bu kreşe başladıktan sonra biraz da öğretmenle kurduğunuz iliskiyle de gerçekleşiyor. Aksi durum olmasın diye Öğretmene bilgi verdim;”Ege’ye ağlama, bagirma demiyorum, burası içerisi bağırinca kulaklarım rahatsız oluyor ve dinleyemiyorum, kısık sesle konusur musun?diyorum dedim. Ya da “vurma demeniz yetmez, lütfen ne yapması gerektiğini de söyleyin” dedim.
    Kriterleriniz cOk guzel bence bir de disiplin anlayışlarını ekleyebilirsiniz. Bol şans.
    Teşekkür ederim Leyla Hanım, bloğunuz varsa takip etmek isterim:)
    Sevgiler

  17. Merhaba Aylin Hanım, Öncelikle sizin de Elif Hanım’ın da ve başka bloggerların da bilgilerinizi, deneyimlerinizi paylaşmanız çok çok güzel.. Öğrendiğim çok şey için sonsuz teşekkürler.. Kızım Nisan’da 2 yaşını bitirecek. Yaz için oyun grupları ve 3 yaşı için de şimdiden kreş arayışlarına başladım, ancak çok tecrübesizim. Sizleri takip ederek, neleri baz almam, neleri almamam gerektiğini, içgüdülerime de güvenerek, şekillendirmeye çalışıyorum. Benim asıl sorunum, çok tavsiye edilen bir kaç kreşin Anadolu yakasında oluşu. Ben Avrupa Yakası’ndayım. Sizden, Elif Hanım’dan öğrendiğim kadarıyla ve şahsi fikrim de, yıl sonu gösterisi olmaması konusu.. Avrupa Yakası’nda tavsiye edebileceğiniz canımızdan kıymetli bebeklerimize sevgi ile yaklaşacak öğretmenlerin olduğu bir kreş var mı bildiğiniz?

  18. beklentilerimin yazıya dökülmüş haliyle karşılaşmak beni inanılmaz mutlu etti Aylin Hanım. işallah beklentilerimi karşılayan bir anaokulu da bulur ve mutluluğuma mutluluk katarım. istanbul avrupa yakası fatih civarında anaokulu arayışım sürüyor,… Yelda Hanım Başakşehir de montesori çocuk evi var, bizzat görmedim bana uzak olduğu için muhitinize uygunsa araştırın derim.