54 Yorum

Pınar ve Dafne’nin Hikayesi

Pınar ve Dafne’nin Hikayesi
27 Ağustos, 2011 – İstanbul

Hani nerede Secret mecret, hani insanın hayal ettiği gibi oluyordu her şey? Bu akımın en hararetli savunucularından olan ben doğum konusunda SECRET’tan ters köşeden gol yedim. Normal doğum yapacağım diye, ters duruşta ısrar eden bebeğimi, işi havuzda amuda kalkmaya vardırmaya kadar gidecek ciddiyetle döndürmek için uğraştım. Ama yoooook, Dafne “dönmem” dedi, başka bir şey demedi. Hadi onu da geçtim, erken doğma sinyalleri yüzünden beni eve bağladı, hareketsizlikten hem göbeği, hem popoyu büyüttü de büyüttü, sonra bir türlü gelmek bilmedi. Nitekim ben de umudu kestim ve 37+5’te güle oynaya doktor kontrolüne gittim.

Ahaaa, o da ne, Arda Bey “Rahim 2 santim açılmış, doğum başlamış” dedi… Bir umut “döndü mü?” diye sordum ama nerdeeeeee, bizimki kafa aşağı sevmiyor. E, tabii bu durumda bana 7 kat kesilme yolları göründü. Ters duran bir bebekle ters gitme ihtimali yüksek olan normal doğum macerasına giremezdim.

Tamam, dedik, hastaneden oda ayırtıldı. Ben hemen başladım isteklerimi sıralamaya:

  • Ameliyathane’de müzik isterim. Israel’den Somewhere Over the Rainbow. Ben getiririm.
  • Bebeğim normal doğumda olduğu gibi yavaş yavaş çıkartılacak. Haldur huldur değil.
  • İlk iş benim yanıma getirilecek. Ten temasımız olacak. Onunla tanışmak için dikişlerimin bitmesini bekleyemem!
  • Benim dikişlerim yapılırken de babasıyla olacak, öyle bir odaya konulup bekletilmeyecek.
  • Haaa, bu arada ojelerimi çıkartmam, ısrar etmeyin.

Son isteğim hariç hepsine olumlu yanıt aldım ama oje konusunu epidural uzmanına danışmalıymışım. Hemen ismini aldım, fırladım gittim hastaneye. Kadıncağız herhalde bu isteği ilk kez benden duymuştur. “Tamam” dedi “ama koyu renk oje olmaz”. E herhalde ben de anneliğe fuşya ya da bordo bir oje ile adım atmayı düşünmüyorum.

Ohhh, gelsin french’ler…

Kuaföre gittim elbette ki. Oysa hayalim şöyleydi: Evde olacaktık. Birden sancılar başlayacaktı. Ben pilates topumda bir ileri bir geri hareketleri yaparak dalgaların üzerinden atlar gibi sancıların üzerinden atlayacaktım. Asude Ebe gelecekti. Onunla sohbet edecektim. Sonra o “tamam hastane vakti geldi” deyince, heyecanla arabaya atlayacaktık. Hastanede beni tekerlikli sandalye ile odama götürmek istediklerinde “Ben hasta değilim, hamileyim ve gayet iyiyim” deyip, seke seke odama gidecektim.

Epidurali reddedecektim. Ikınırım, sıkınırım ama ben bu işi en doğal yollarla başarırım diyecektim. Sonra doğumhanede ıkınırken, saçlarım terden alnıma yapışacaktı. Eşim elimi tutacaktı. Ve en son ıkınmadan sonra bebeğimin minik kafası çıkacaktı, sonra da gövdesi. Büyük bir rahatlama ile sevinç çığlığı atıp, onu kucağıma alacaktım. Offf offfffff….

Tabii ki o-la-ma-dı.  Gittim saçlarımı ve french manikür-pedikürümü yaptırdım. Madem saçlarım terlemeyecekti, madem bebeğim en kebap yolla çıkıverecekti, biraz bakımlı olalım yani! Neyse, toparlandık gittik hastaneye akşamdan. Tabii ki son yıllarda doğan neredeyse bütün “Sezercik”ler gibi Dafne de sabah 8-8.30 arasında doğacaktı. Gece son kontrolleri yapalım deyip, beni NST’ye bağladılar. Ben bu arada sohbet muhabbet modundayım. “Bitse de şu kontroller, yatsam hemen” diye düşünüyorum. Hemşire suratıma garip garip baktı, sonra gitti doktoru çağırdı. Doktor geldi, bana baktı, NST çıktılarına baktı, “İyi misiniz?” Diye sordu. Valla çoook iyiydim. Gitseler daha iyi olacaktım. Adam şaşırdı “Şu anda maksimum seviyede ve düzenli sancınız var” dedi… Haydaaa, ne sancısı ya, yok maşallahım var.

Adam ekrandan da gösterdi. Sabah 8’den önce almak zorunda kalabiliriz sizi ameliyathaneye dedi. Neymiş, acı eşiğim çok yüksekmiş, sancıları hissetmiyormuşum! Hahaaaaaayt, ben terlemeden normal doğum yaparmışım beeeee! Aaahhhh, ahhh!

Bir yandan “Canım kızım, dönmedin ama en azından kendi istediğin zamanda geliyorsun, öyle randevulu sezaryan falan yapmadık ” diye gururlanıyorum içimde tekme atan bebemle; bir yandan da “gece uyusaydık” diye düşünüyorum. Peki dedim. Ama sonra Dafne’ye “Tamam işte, kendi bildiğin gibi yapıyorsun her şeyi ama bırak da annen uyusun şimdi” diyorum. Sağolsun canım kızım, duruldu, sabahı ettik.

Sabah bende heyecan -30 derecelerinde seyrediyordu. Off yaaa, neden böyle oldum şimdi diye düşünürken, doktorum geldi, şimdi alacaklar seni dedi. O sedye geldi, offff başladı mı kalp atışları… Ameliyathanede epidurali takmaya çalışıyorlar, zangır zangır titriyorum. Elimde değil. Sanki ameliyathane Alaska’da açık havada. Öylesine titriyorum. Zavallı anestezi uzmanı beni rahatlatmak için başımı okşuyor. Eee, kocam nerede, arkadaşım nerede? Diyorum. Birinin beni hala İstanbul’da, hem de Ağustos ayında olduğumuza inandırması lazım. Neyse ki İlker ve Derya geldiler. Derya resim çekmek için, kocam da elbette destek için yanımda. Müzik, müziği unutmasınlar.

Birisi bastı düğmeye, başladı Dafne’nin şarkısı… Şu an bile o şarkı çaldığında aklıma o sahne tüm detayları ile geliyor.

Aşkım yanımda, elimi tutuyor. Bir yandan da meraklı meraklı perdenin ötesine bakıyor. Meğer başlamış operasyon, benim haberim yok. Sonra İlker birden perdenin bizden taraf olan kısmına siniyor. Bakmayı kesiyor. Anlıyorum ki 7 kat derine inilmiş. Görüntü feci olmalı. Birden karnımı çekiştirmeye başlıyorlar. Bütün bedenim sarsılıyor. O sırada İlker’in “Aaa hakikaten tersmiş” dediğini duyuyorum. Ve birden bir ağlama sesi duyuyorum. Kocam gülümsüyor, Derya yanıma geliyor, eli ayağı titriyor, hatta ağlıyor. Ben ise deliriyorum, bebeğim çıktı, herkes gördü, bırakın beni, ben de kalkıcam!!! Neyse ki Dafne’yi sarıp sarmalayıp, hemen yanıma getiriyorlar.

“Merhaba bebeğim”… Çok şaşkınım. Gerçekten bu pamuk tenli, güzel burunlu güzel şeyi ben mi doğurdum? Bitti mi gerçekten hamilelik denilen 9 aylık çile? Ya ben anne mi oldum şimdi? Ne oluyor? Neredeyim? Siz de kimsiniz? Çekilin etrafımdan, beni kızımla başbaşa bırakın! Böyle bol dalgalı hisler içindeyken, Dafne’yi alıyorlar, kocam da peşlerinden gidiyor, ben ameliyathanede pantolon dikermiş edasıyla beni diken doktorlarla kalıyorum. İyi dikin haaa, estetik olsun diye verip veriştiriyorum. Ameliyathane artık soğuk değil. Hatta pişiyorum sıcaktan, öyle ki gözlerimden süzülen yaşlar buharlaşacak diye korkuyorum.

Sonra anestezi uzmanı sana güzel birşey vereceğim şimdi diyor. Ne verdiyse, sarhoş gibi oluyorum. Bulutların üzerinde bir yerlerdeyim. Odama getirildiğimde beni bekleyenlere sırıtıyorum. Elimde değil, ağzım sırıtmak dışında hiçbir komut almıyor. Dafne yanımda. Hemen mememe atlıyor. Gelen giden çooook… Ama ben sadece Dafnemleyim. Kocamı bile görmüyor gözüm. Onun gözleri de Dafne’de zaten…

Akşama ancak kendime geliyorum. Bulutlardan indiğimde bol kasık sancısı ve dokunmaktan bile korktuğum, ağlamakta olan bebeğimle kalıyorum.

“İmdaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaat anne nasıl olunur?” diye bağırasım geliyor. Sonra sakinleşiyorum. Hayatta ilk adımlarımızı nasıl attıysak, nasıl okuma yazma ve bizi bugüne getiren diğer her şeyi öğrendiysek, anne-babalığı da öğreneceğimizi farkediyorum. Üstelik annelik başta içgüdü ile girecek sistemime, sonra yaşadıkça ustalaşacağım.

İşte o akşam ve doğumdan sonra bugüne kadar geçen 3,5 ay sürecinde anlıyorum: Annelik her işten, her meslekten daha zor ve dolayısıyla kutsal. Ve insanın bebeğinden öğreneceği, aşkların en yüce hali, sabır, dayanma gücü  dahil olmak üzere binlerce, tonlarca  şey var…. 3.5 aydır doğum sonrası depresyonu, uykusuzluğun en ağır halleri ve çaresizlik gibi çok zor şeyler yaşamış olsam da, aşkların en büyüğünü yaşamakta olduğum için her şey vız gelmeye başladı. Bir gülücük dünyaya bedelmiş. Yeni anladım.

Tüm anne adaylarına ve annelere kocaman sevgiler!

Pınar Gedik
http://annebabavecocuk.com/

54 yorum

  1. resim harika..
    Tebrik ederim, doğum şekli ne olursa olsun, her hikaye çok çok güzel.. Allah dileyen herkese nasip etsin bu güzel duyguları.

    • Çok teşekkürler Nurcan. Gerçekten de bu eşsiz duyguları isteyen herkes yaşar umarım…

  2. Tuba bozacioglu

    Gozlerimde hala yaslar oldugu icin yazdiklarimi tam secemiyorum… Ben de 18 aydir bu muhtesem hislerle sarilmis durumdayim.. Bence sadece dogumun normal olmasi degil onu pozitif yapan, bu tam da oylesi guzel bir hikaye.. Kizinizla bir omur saglik huzur nese icinde yasamanizi dilerim..foto olmasina cook sevindim:)

    • Size de huzur, sağlık ve neşe dilerim Tuba… Benim de her doğum hikayesinde gözlerim doluyor….

  3. bir doğum hikayesinde de ağlamayayım….
    her doğum hikayesi içimde bir yerlere dokunuyor benim.
    fotoğrafa da bayıldım. ba-yıl-dım resmen.
    mutlu mutlu bir hayat dilerim bebeğinle ve tüm sevdiklerin, değer verdiklerinle.

    • Fotograf gece “gaz” canavarı ile boğuşmaktan çıkıp, sonunda sızmış halimiz:-)
      İyi dileklerin için teşekkürler Nzn. Ben de anne oldum olalı her anneye aynı dilekleri içtenlikle sunuyorum:-)

  4. Ben niye her dogum hikayesinde ağlıyorum acaba ,DEfne Cok sağlıklı ve mutlu olur inşallah ,ayrıca parça secimini de tebrik ederim çünkü ben Cok severim,sevgiler…

  5. Tebrikler allah bebeğinizi size bağışlasın okurken gözlerim doldu çok duygulandım allah banada nasip etsin :)))

  6. Çok güzel bir hikaye! Sağlıklı ve mutlu yetişsin umarım…

    Eren

  7. harika, fotografa da bayıldım. Allah analı babalı büyütsün…

  8. ya ama bu kadar da güle oynaya yazılmaz ki arkadaşım. ota bota ağlayan ben ağlayamadım gülmekten. french ha 🙂
    ömrü uzun bahtı güzel olsun Dafne bebeğin.

    • hahaha! gülmene çok sevindim. Çünkü ben de yaşarken hem güldüm, hem ağladım (mutluluktan tabii)… Ve evet french!! Her daim bakımlı olmak lazım:-) Anestezi manestezi vız gelir:-)

  9. Gözlerim doldu okurken. Ne güzel ne içten anlatmışsınız….

  10. O verdikleri şey, ismini yazmayayım, uyuşturucu kapsamında bir ilaç. Ve gerçekten bulutların üzerine çıkarıyor insanı. Yalnız bende istenmeyen etki yapmıştı, zangır zangır çenem titriyordu odaya çıktıgımda.,

    Sağlıkla büyütün bebeğinizi.

    • öyle birşey olduğu yaptığı kafadan belli… insan ne olduğunu şaşırıyor. Gerçekten gerekli mi operasyon sonrası, bilemiyorum tabi..

  11. okurken gözlerim doldu, iş yerinde olmasaydım ddudaklarımı ısırmaktan vazgeçip ağlardımda. ne kadar güzel bir doğum anısı olmuş. daha ne güzel anılarınız olacak Dafne bebekle. heleki 4.aydan sonra gaz sancıları bitince bebeğinizinde sizinde keyfiniz yerine gelecek. ozamanda sizin burdan güzel diğer anılarınızıda okuruz umarım

    • Haklısın Canan, güzel zamanlar başladı bile. Hatta uzun zamandır yapmak istediğim gibi bugün bundan sonraki hayatla ilgi bir bloga başladım… Paylaşmak her zaman iyi:-) Takip etmek istersen:
      http://annebabavecocuk.com/

  12. Gözlerim doldu çok güzel bir doğum hikayesi… ,bende oğluşumu kucağıma aldığım o ana gittim.Süper bi duygu dünyada yerine koyabileceğin başka bişey yok.Gecenin yarısı yoksa kim içi saatlerce uykusuz kalırsın.Dün gece oğlum saat 4.de benim gözlerimin içine bakarken böyle saatlerce durabildiğimi farkettim….annelik süper bişey ….Şu anda işteyim birazdan oğlumu emzirmeye gideceğim onu çok özledimm..

    pınar hn hep böyle mutlu olun..

    • Ben de çalışmaya başlayacağım bu ay sonu… Ve bahsettiğiniz özlemi derinden hissedeceğimi bildiğimden strese giriyorum:-(

      • Bu arada bende normal doğum yapmak için 42 hafta nın dolmasını bekledim.İnat etti benim oğlumda aynen sizin gibi makyajlı falan girdim sezeryana.Ve ben genelde hayatta herşeyi planlarım oğlum bana bişeydaha öğretti ….hayatta herşeyi kontrol edemiyorsun şu anda hiç umurumda değil nasıl doğurduğum o yanımda ya yeter bana ..sağlıklı bir şekilde büyütün dafneyi… iş hayatı ile birlikte zor oluyor.en çok onu özlemek zor geliyor….

        • Kimbilir daha neler ogretecekler bize! Herhalde is yuzunden uzak kalmaya da alisacagiz… Umarim:) oglunuzla mutluluk dolu bir hayat sizin olsun!

  13. ben de artık doğum hikayem başlasın istiyorum. 40. haftamdayım kızımızı bekliyoruz ama sanırım o içeride çoookk rahat:) doğal yollarla başlasın sancılarım istiyorum normal sancımı çekerek doğurmak istiyorum. hikayenizi okuduktan sonra “ne şekilde olursa olsun önemli olan bebeğimi kucağıma almak” bunu bir kez daha anladım.beklemede olan bir gebe olarak pozitif hikayeler okumak beni mutlu ediyor. sağolun paylaştığınız için….

  14. kızım 18 kasım 2006 da geldi dünyaya benzer bir hikaye ile ve ben o günden beri bu duygularla yaşıyorum şimdi de denizin kardeşi oğlumuzu mart ayında kızıma göre ise mars da bekliyoruz …..Yazınızı okurken bir yanım 2006 senesine bir yanımda mart da ki hayallerime gitti ….. Ve sonuç olarak tek temennim Allah her isteyene evlat versin inşallah o kadar özel bir duygu ki ………

    • Ne güzel ki doğum gici bir mucizeyi tekrar yaşayacaksınız! Deniz’e sevgiler. Doğum da en kolay şekilde gerçekleşir umarım…

      • teşekkür ederim umarım sizde bu güzel ama zorlu aşamaları geçince istiyorsanız kardeşe kavuşursunuz :)) selamını akşam ileteceğim sevgiler….

  15. cok pozitif, enerji dolu bir hikaye…cok da duygusal…henuz dogum yapmadim, normal dogum yapmayi cok istiyorum…insallah kismet olur, olmazsa da sizin hikayenizdeki gibi saglik olsun…onemli olan bebegin sagligi ve bizim mutlulugumuz:)

    • Normal doğum tabii ki bu işin en doğal hali. Sağlık konusunda engel olmadıkça, kesinlikle seçilmesi gereken yol bence… Ancak benimki gibi durumlarda ısrarcı olmamak gerek. Ben çok istememe rağmen malesef yapamadım. Ama doğum her türli mucizevi ve unutulmaz birşey… Senin için de en hayırlısı olur umarım…

  16. dilek deniz coşkun

    tebrikler! bebeğinizi güle güle, huzurla, mutlulukla ve en önemlisi sağlıkla büyütün! doğum hikayelerimiz o kadar benziyor ki her an her aşaması diyebilirim! 🙂 neyse benim yazmama gerek kalmadı artık sayenizde! 🙂

  17. Dafne’ye anneciği ve babacığıyla birlite upuzun, mutlu, sağlıklı ve başarılarla dolu bir ömür diliyorum 🙂
    Okurken çok duygulandım ve salya sümük ağladım. Hamile kalmadan önce SPider Man filminde bile ağlamış biri olarak şu an ne kadar sulugöz olduğumu sanırım tahmin edebilirsin 🙂 İpek’imi kucağıma alacağım günü heyecanla bekliyorum ben de…

    • İpek’ini kucağına aldığın günü bizlerle paylaşmanı bekliyorum ben de dört gözle!!!
      Ayrıca o sulugözlülük hallerini çok iyi bilirim. Her gece bir pozitif doğum hikayesi okurdum yatakta; sonra da başlardım salya sümük ağlamaya. Eşime fenalık gelmişti! Ama sanma ki hamilelik bitince bu halin bitecek… Anne olunca daha da ağlıyorsun… en azından bende durum böyle.
      Sevgiler

  18. Bu hikaye bana ne kadar iyi geldi anlatamam! Dun doktor bana da mujdeyi verdi. Bebek hala donmemis. Benim dogal, epiduralsiz, susuz, busuz dogum planlarim suya dustu mu? Doktor sezeryan tarihi konusuyor benimle, uzulmeyin diyor. Ama sonra dusundum, ne yapalim? Dogal dogumu her zaman tercih ederim; ama patron bebek, ters gelmeye karar verdiyse, ters gelecek. Ben de kesilip bicilecegim; ama onemli olan bebegimin en az riskle dunyaya gelmesi. Benim sezeryan korkumdan, dogum planlarimdan cok daha onemli bunlar. Ve modern tip, iste bu durumlarda harika. Sezeryan gibi bir secenek oldugu icin ve riskli dogumlarda, riski en aza indirdigi icin hayalkirikligi yasamaktansa, sevinmeye karar verdim. Tabii ki icten ice bekliyorum bir umit. Belki onumuzdeki 3 haftada, bebek doner diye. Donmezse de, senin hikayen aklimda. Madem oyle, ben de sacimi yaptiririm!

    • Aysuda, aşağıdaki cevabı sana yazmıştım…ama yanlışlıkla ayrı bir yorum gibi yazmışım:-)

  19. Supersin!!! Umarim bebegin inadi bir kenara birakir ve doner.ama donmezse eminim kendince gecerli bir sebebi vardir. Esim bana soyle demisti:” belki de normal dogum yapmaman gerekiyor, belki de yapmak durumunda kalsan birseyler iyi gitmeyecek ve kizimiz bunu engellemek icin donmuyor” valla benim aklima yatmisti. Kizimiz zorlanmadan dogdu ve kolay bir bebek oldu:-) Darisi basina! Bu arada makyaji da unutma:-)

  20. benim hikayeme benzediği için seni daha bir anlar okudum 🙂
    ben de “normal de normal” diye tutturup 13. saatin sonunda sezaryen olmak zorunda kalanlardanım maalesef.
    maalesef diyorum çünkü içimde kaldı normal doğum duygusunu yaşayamamak.
    Aslında bebeğim son derece pozitif, uyumlu, sorunsuz en önemlisi sağlıklı ve mutlu bir bebek ama ne bileyim işte…
    ben sizden yaklaşık 4 ay önce doğurmuşum, konuyla ilgili o kadar çok okuduğumdan mı,bebeğimin sorunsuz olmasından mı bahsettiğiniz sorunları yaşamadım bilmiyorum ama okurken içimden geçen “keşke yardım edebilseydim”di.
    Bloglar, forumlar önemliymiş anlamış olduk bu sayede :))

    tatlı melek kızınızla mutlu bir ömür dileklerimle…

    • Bloglar gercekten cok iyi bir paylasim ortami. Ben hamileyken “blogcu anne” beni cok cok rahatlatmisti mesela:-) hem paylasma, hem ogrenme imkani oluyor…
      Ne guzel ki siz benim gibi sikinilar yasamamissiniz… Umarim hep boyle guzel devam eder bebeginizle hayatiniz… Sevgiler

  21. bende çok korkuyorum hep normal doğum olsun diye dua ediyorum okurken çok duygulandım gerçekten en güzel olay bebeğine kavuşmak

    • Korkmaya gerek yok. En onemlisi en saglikli yolla bebeginize kavusmaniz. Normal dogum elbette bunisin en dogal ve iyi yontemi ancak sartlar ne getiriyorsa onu kucaklamak lazim. Sonucta cok guzel bir bebege kavusacaksiniz. İste asil bu onemli…gerisini dert etmeyin…

  22. Öyle güzel yazılmış ki…
    Asude Hanım ile olan diyaloğunuz,aylarca normal doğumun niteliklerini incelemiş ve önemsemiş olmanız hatta doğal doğumda gelen dalgaları nasıl tolere edebileceğiniz…. Mecburi bir durumdan dolayı tıbbı reddetmeyip onun verdiği olanaklardan yararlanıp Defne’yi sezeryan ile dünyaya getirseniz dahi sizin gibi birçok anneye de doğal doğumun güzelliklerinden de bahsetmeyi ihmal etmemişssiniz:) bu harika. Eminim ki Defne şuan çok sağlıklı ve annesinin kuzusu:) yüz küsür doğum ve ameliyat anı fotoğrafladım,ama çok azı böyle güzel satırlara döktü. Bu da anneliği aslında çoktaaaan kapmış hissetmiş ve harika bir şekilde ifade etmiş olmanın göstergesi. Ne mutlu:)

    Sevgiler.

    • Teşekkürler Tuğgül, yazdıkların beni çok duygulandırdı… Dafne artık 8,5 aylık. Annelik her gün yeni birşey katıyor(muş) insana… Doğum fotoğraflarını görebileceğimiz bir websiten var mı? Sevgiler

  23. O kadar guzel yazmissiniz ki cok etkilendim, 6 aylik hamileyim ve ben de normal dogum diye tutturanlardanim ve hikayenizden cok etkilendim. Sanirim ne sekilde dogurursak doguralim her turlu buyulu bir an olacak … Kizinizla saglikli bir omur dilerim…Resim cok guzel 🙂

    • Tuğba, umarım en hayırlı şekilde dünyaya gelir bebeğin…. Hatta belki gelmiştir bile?

  24. Fotoğraf harika, hikayeniz çok güzel. Ben de “Defne Karen”imi kucağıma alacağım Mayıs sonunda…
    Gözlerim doldu, dün akşamdan beri kıpırdamayan kızım hareket etti, o da duygulandı sanırım.
    Her şey gönlünüzce olsun. Hepimiz sağlıkla kavuşalım miniklerimize…

    • Defne Karen dünyaya gelince, sen de hikayeni paylaş lütfen… Dört gözle bekliyorum… Sevgiler

  25. yazından çok etkilendim.kendimi hamilelik ve doğum sürecine hazırlamaya çalışıyorum.yazdıklarn iyi geldi bana

    • Hiçbirşey planlandığı gibi olmuyor Esra ama yine de güzel oluyor… Zorlu bir hamilelik geçirmiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki, herşey ama herşey unutuluyor. O minik bebeklerin koskocaman güçleri var; dünyamıza takla attırıveriyorlar; herşeyi sihirli bir şekilde değiştiriveriyorlar…
      Umarım herşey güzel olur senin için… Sevgiler

  26. tebrik ederim. bebeğini sağlıkla mutlulukla büyütmen dileğiyle malesef benimde sezaryan oldu bende hep normal doğumu hayal etmiştim ama olmadı . o anı yaşamak bebeğimin gelişini hissetmek istiyordum. acaba ikinci bebeğim bi sorun çıkmazsa normal doğumla dünyaya gelebilir mi. bilgisi olan yada daha önce böyle bir deneyim yaşayan arkadaşlar var mı aramızda. bence en güzel doğum normal doğum.