14 Yorum

Deniz’in Gebelik Günlüğü, 36. hafta

Deniz’in Gebelik Günlüğü sona doğru yaklaşıyor.

Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz.

***

Mutlu Pazarlar!

Koskoca 36 haftayı geride bıraktım ve artık Sinan’a kavuşmamıza gerçekten de çok az kaldı. Bir yanım henüz işyerinde doğumdan önce tamamlamam gereken bir sürü iş olduğundan, doğumun vaktinden önce olmasını istemiyor, diğer bir yanım da oğluma bir an önce kavuşmak ve onu kucağıma almak için oldukça sabırsızlanıyor.

Geçen gün düşündüm de bu aydan sonra hayatım asla eskisi gibi olmayacak. Yani şimdi olduğu gibi kafama estikçe evden çıkıp, özgürce gezip dolaşamayacağım çünkü sürekli düşünmem gereken bana muhtaç bir ufaklık girecek hayatıma. Her ne kadar bireysel özgürlüğümün son ayını yaşıyorsam da, içimdeki ufaklık ile tanışmaya ve bundan sonraki hayatımı onun ihtiyaçlarına göre planlamaya hazırım çünkü onu şimdiden çok seviyorum. Aslında bu da çok tuhaf bir duygu; daha önce hiç görmediğiniz ve neye benzediğini hiç tahmin edemediğiniz birini henüz tanımadan sevebilmek! Annelik duygusu böyle bir şey olsa gerek?

Bu hafta göbeğim iyice öne doğru çıktı ve zavallı oğlum sanırım karnıma zor sığar oldu, çünkü hareketleri, çok daha belirgin olmasına rağmen, çok yavaşladı. Artık eskisi gibi patır patır tekmeler yerine, karnımın sağında solunda yumuşak yamulmalar oluyor. Ayrıca, son birkaç gündür göbeğimin biraz daha aşağıya indiğini hissettim, otururken Dilber Hala misali bacaklarımı kapatamaz oldum. Yoga yaparken de ilk kez bazı hareketlerde zorlandım karnımdan dolayı.

Nitekim doktor da bu haftaki kontrolde, bebeğin kafasını biraz daha aşağıda buldu.  Bundan sonra her hafta doktor kontrolümüz olacak. Bu hafta oğlum mezura ölçümünde tam 38 santim çıktı! Acaba iri bir bebek mi olacak diye sordum ama doktor bunun normal olduğunu, belki elinin ya da ayağının o andaki pozisyonu dolayısıyla normalden uzun çıktığını söyledi. Zaten bebeğim o esnada sürekli kıpırdamaktaydı.

Bebeğin pozisyonunu anlamak için doktor eliyle göbeğimi muayene ederken, geçen hafta size bahsettiğim kaşıntı yüzünden çok huylandım. Bunu fark eden doktorum, kaşıntının bacak, kol ve ayaklarımda da olup olmadığını ve eğer kortizonlu krem sürdüğüm halde geçmezse kendisine hemen haber vermemi söyledi. İlginçtir, şimdiye kadar bu kaşıntı olayını pek önemsememişti.

Gerçi geçen hafta, benden iki hafta önde hamile olan bir arkadaşım, elleri ve ayakları hiç durmadan kaşındığı ve bunun karaciğerde salgılanan bir asidin yarattığı alerjik bir durum olduğu ve bebeği rahatsız edebileceği gerekçesiyle, suni sancı verilerek apar topar doğum yapti. Neyse ki doğumu sorunsuz oldu ve bebeğine sağ salim kavuştu. Bunu öğrenince doktorun kaşıntıyı bu son haftalarda niye önemsediğini anladım.

Doktor ayaklarımdaki şişliği de kontrol etti. Bu hafta özellikle ayak bileklerim ve baldırlarım oldukça sisler. Biraz ayakta dursam, artan ağırlığımdan ötürü ayak tabanlarım kızarmaya ve ağrımaya başlıyor. Doktora göre bileğimdeki kemikler gözüktüğü surece şişlik normalmiş. Bol su içmeye devam et ve fazla tuzlu yeme diye tembihledi.

Bu haftanın bir diğer olayı da oğlum için bir çocuk doktoru bulmaktı. Doğumdan hemen sonra hastanede bebeği sağlık kontrolünden geçirmesi için, önceden belirlediğiniz bir çocuk doktoruna haber verebiliyorsunuz. Gerçi her halükarda bebeği kontrole hastanenin bir doktoru geliyor ama çoğu ebeveyn doğumdan önce doktorlarla tek tek görüşerek, kendilerine uygun olanını seçiyorlar. Şu anki çevremde çocuk sahibi aile pek tanımadığımdan çok fazla bilgi edinemedim ama iyi olduğunu duyduğum sitemizin çarşısındaki çocuk kliniğinden randevu aldım.

Annemle birlikte o gün müsait olan bir doktorla tanışmaya gittik. Neyse ki doktoru görür görmez içim ısındı. Bana, bebek dogduktan sonraki ilk günler kontrolleri icin sık sık görüşeceğimizi söyledi. Bebeğin nefes alışı, ağlaması, yemesi vs. ile ilgili kafanda binlerce soru olacak ve bu durum çok normal, sakın endişelenme ama aklına takıldıkça telefon açıp sorabilirsin deyince kendisini daha da çok sevdim.

Doğumdan önce okumak istediğim bebek bakım kitaplarını bitirebilmek için hızlandım. Bir yandan Tracy Hogg’un “Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler”’ini, bir yandan da Harvey Karp’ın “Mahallenin En Mutlu Bebeği”ni paralel olarak okumaya çalışıyorum. Her iki kitap da dünyayı bebeklerin gözünden anlamamızı sağlamaya çalıştıkları ve her bebeğin kendi karakteriyle dünyaya geldiğini vurguladıkları için hoşuma gittiler.

Dr. Harvey Karp’ın kolik bebekler üzerindeki araştırmalarını ve bu bebekleri sakinleştirmek için önerdiği metotları (kundaklama, yan yatırma, şşşşt diye kuvvetlice kulağına üfleme, hafifçe sallama, ve emzik) daha önce Elif’in yaptığı röportajdan da okumuştum. Gerçi kitabin hepsini henüz okuyamadım ama esas aynı isimli DVD’si beni çok etkiledi. Özellikle zamanınız kısıtlı ise DVD’yi izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.

DVD’de Dr. Karp, onlarca “huysuz” bebeği sıkıca kundakladıktan sonra avucunun içinde yan yatırıyor, yetmezse kulağına kuvvetlice “şşşşt” diye sesleniyor, o da yetmezse hafifçe dizinde sallıyor, ve son olarak da ağzına sakinleşmesi için emzik veriyor. Ve o hiç susmamacasına bağırarak ağlayan bebekler istisnasız aniden dikkat kesilip, sessizleşiyor, hatta sersemleyip hemen uykuya dalıyorlar. Mucize gibi, mutlaka görmeniz lazım. Gerçi birlikte izlerken annem, biz de sizleri böyle kundaklayıp dizimizde sallayarak uyuturduk diyip durdu. Bu metotları uygulamayı öğrettiği ebeveynler de, önceden geceleri iki saatte bir uyanan bebeklerinin, bu sayede 3-4 saat boyunca kesintisiz uyuduklarını soyluyorlar.

Tracy Hogg’un kitabında da bebeklerin dönemsel uyku, beslenme ve davranış sorunlarını çözmek için oldukça akla yatkın metotlar öneriliyor ama bebek olmadan bunları okumak sadece teoride kaldığından, esas pratikte uygulaması ne kadar kolay olacak şimdiden kestiremiyorum.

Haftaya görüşmek üzere!

Deniz

14 yorum

  1. Biz de geçenlerde bir arkadaşımla Hogg ve Karp hakkında konuştuk. Açıkçası Hogg’un yöntemlerini Karp’ınkiler kadar beğenmiyor ve tavsiye etmiyorum soran arkadaşlarıma… Çünkü Karp’ın yaklaşımı daha gerçekçi ve daha amantıklı. Biz de kızımızın bebekliğini onun tavsiyeleriyle geçirdik. Çok mutlu, huzurlu ve problemsiz bir bebek olmasında Karp yöntemlerinin etkili olduğunu düşünüyorum.

    Biz New York’daki apartmanımızda 4 kadın aynı ayda doğum yaptık ve benim kızım gerçekten de “Happiest baby on the block”idi:)) Hatta Karp’la kitabının adını hayata geçirmem hakkında eğlenceli bir yazışmamız oldu. Netice itibariyle bu kitabı eşinizin de okumasını, DVD’yi de en az 2 kere izlemenizi tavsiye ederim.

    Umuyorum kalan 4 haftayı da sağlıklı mutlu geçirirsiniz:)

    http://fertiliterehberi.blogspot.com/

    • Ne guzel! Cok sevindim KArp’in metotlarinin ise yaramasina:) DVD’yi kesin izleyecegim bir kez daha, esime de mutlaka izletecegim dediginiz gibi.

  2. Denizcim ins ihtiyacin kalmaz AMA benimde bi iki onerim var kolik bebekler icin. Ben dr karp in kitabini okumadim AMA onun soyledigi seyleri deneme yanilma yontemiyle kullandim, gercekten de sakinlestiriyor. Kundak icin hazirlari mi kullanacaksin bilmiyorum AMA aden&anais diye bi marka var. Ben cok memnun kaldim. Hem terletmiyo hemde tamamen sariyo, tavsiye ederim. Bu arada registry yi amazon dan yapmistin degil mi? Aslinda linki koyarsan listene bakabiliriz merak ettim neler koydun:)
    Neyse kolige Geri donelim. Dr. Karp in metotlari disinda top uzerinde ziplama da bebegi cok rahatlatiyor. Snirim ziplamak gazin hareket etmesini sagliyormus. Bir de white noise u cok seviyo bebekler. Sanirim Anne karnini hatirlatiyormus. Bebekler icin makinesi satiliyor AMA telefon icin application var Oyuzden almana Gerek yok. Ins bebegin gazsiz olur ve bunlara ihtiyacin olmaz AMA aklinda bulunsun. Kolay bi dogum diliyorum, ins bebegini saglikli sihhatli kucagina alirsin.

    • Tesekkurler, Tuba! Dr. Karp’in bir de white noise CD’si var, onu da almayi dusunuyorum aslinda. Application oldugunu bilmiyordum, soyledigin iyi oldu.

      Aden&Anais swaddle balanket’larini listeme koymustum onceden, ama daha almadim. Linkini veriyorum senin icin:)) Henuz cogu seyi almadim ama bazilarinin da acelesi yok zaten. Bir de hosuma giden ve ileride alirim dedigim seyleri de ekledim listeye.
      http://www.amazon.com/registry/baby/QCN79UMCOYK3

  3. seninle beraber biz de heyecanlanıyoruz. Her an her ey olabilir. umarım doğumun sorunsuz geçer ve çok mutlu bir bebeğin olur deniz.

  4. sevgili deniz, ben yeni doğum yaptım 7 ocakta:) tracy’nin kitabı ve yöntemi çok işe yarıyor kızımı daha ilk günden iyi anlamaya başladığımı düşünüyorum. ama bebişi kucağına almak ona alışmak çok zormuş ve şu bebek hüznü denen şey de gerçekten varmış. umarım oğlunu sağ salim kucağına alırsın dünyanın en güzel duygusu ve onu kucakladıktan sonra sabret onu tanımak sanırım zaman alacak ama her şeye değer. blogcu anneden de bir ricam var keşke loğusa güncesi de yapsa. kendini bu zamanlarda yalnız hisseden o kadar arkadaşım var ki…. insanın diğer annelerin bu sorunlarla nasıl başa çıktığını bilmeye ihtiyacı var.

    • Selam Sila! Tebrik ederim bebisine saglikla kavusmussun, ne guzel! Darisi basima:) Logusa gunlugu konusunda haklisin, zira ben simdiden yeni dogum yapmis insanlarla konusabilmek icin can atiyorum!

  5. ne kadar güzel çok az kalmış sen doğum yaptığında daha benim 2 haftam kalacak bende çok sabırsızlanıyorum kavuşmak için ama bu aralar anlamsız yere korkmaya başladım doktorum olur böyle şeyler etraftan duyduklarını önemseme hep olumlu düşün diyor ama bu hafta hiç rahat değilim bu konuda hep gidip bebeğime baktırıyorum bu durum sende oldu mu hiç

    • Selam Nur! Ne guzel senin de az kalmis bebegine kavusmana…Hic korkma, aklina kotu bir sey getirmemeye calis. Ben de korkuyorum tabii ki ama bebegimin hareketlerini hissettigim surece evham yapmiyorum. Bir de bu aralar insanlarin anlattigi negatif dogum hikayelerine kulagini tikamaya calis.

  6. deniz selam,
    ben de erkek bebek bekliyorum. bebek odasinin dekorasyonunu da fikir vermesi acisindan paylasir misin?

    • Selam Elif,

      Simdiden kolay ve saglikli bir dogum diliyorum sana da. Biz simdi oturdugumuz evden yaza tasinacagimiz icin, odada cok fazla dekorasyon yapamadik. Simdilik duvarlara annemin Pasabahce’den alip getirmis oldugu cikartmalari yapistirdik. Ama cekebilirsem bir sonraki hafta, yatak takimini paylasirim. Sevgiler!

  7. Denizcim
    daha once de bir kac defa ifade etmistim, ama tekrar etmekte yarar var:
    TRACY HOGG’u TEK GECERIM!
    bizim oglusumuz 14 ayini tamamladi, ve ben hala donup donup bazi yerlerini tekrar okuyorum
    sonucta gazi bitse disi basliyor, o bitse baska sey, bir donemi tamamlayip oteki doneme geciyorsun, ve boylece metodlarini da degistirmen gerekebilir; ama Tracy Hogg neyi yapmani degil de neden yapman gerektigini anlattigindan, donemler degisse de ayni felsefeyle ilerleyebiliyorsun
    kundak konusuna gelince, annecigin elbette “seni de kundaklamistik” diyordur, hepimiz oyle buyumusuz
    ama ozellikle bebeginin KALCASINI gevsek birakman gerektiginin altini cizmeden edemeyecegim
    biz kundak icin buyukcene TULBENTler kullandik, ayni materyalleri banyo havlusunun icinde de (on islakligi hemen ceksin diye) kullandik, anlayacagin TULBENT konusunda da cok fanatigim 🙂
    bizim oglusumuz 2. haftasiyla beraber tam bir kolik bebek tanimina uydu; 8. hafta gib durumi tepe yapmisti, 4-4.5 ayliga kadar da devam etti diyebilirim
    ben en zor durumlarda (mosmor olup nefesi kesilerek agladigi zamanlar) oglani kanguruya (baby bjorn) oturtup kendim de pilates topuna oturup COK PERIODIK HAREKETLERLE fakat cok ajite etmeden saliniyordum (saliniyordum diyorum, cunku sadece yukari asagi degil, diger yonlere de hareketler ediyordum)
    oglumuz bu sekilde uyumuyordu (amac uyutmak degil; Tracy’ye gore EASY sisteminin ACTIVITY surecinden bahsediyorum), AMA kesinlikle bir miktar da olsa rahatlayabiliyordu
    bir de, kendi aramizda BABA MEMESI diye adlandirdigimiz bir metodumuz vardi, onu da paylasmak istiyorum
    benim gucum kuvvetim kalmadiginda, esim oglani (sanki emziriyormus gibi) agzinda emzigi oldugu halde gogsune bastiriyordu; elbette bebege nefes alacak kadar firsat vermek lazim, ancak hem kundakta hem agzinda emzik, hem de babasinin guclu kollarinda bir sure sonra sakinliyordu (bu metod gazini cikarmasindan daha ziyade histeri krizini yavaslatip onu uykuya hazirlamak icin uygun)
    butun bunlarla beraber, biz 2. haftasindan itibaren oglumuzu hep kendi odasinda ve kendi yataginda yatirdik
    ve o zamandan itibaren SAFETY BLANKET dedikleri (burada bahsettigimiz battaniye/ortuden daha ziyade dokusu yumusak, hafif ortumsu, bebekleri rahatlatmak amaciyla uretilmis oyuncaklar) ve bizim kendi aramizda MAVI (renginden dolayi) adini taktigimiz oyuncagi hic bir zaman yatagindan eksik etmedik
    ilerleyen zamanlarda, bebegimizin kendi kendini rahatlatmasi, hatta kendi kendini uykuya (geri) daldirmasi icin kullandigi bir arac oldu
    hos, simdi MAVImiz olmadan bir gece bile geciremeyecegimiz bir bagimlilik noktasina geldik (lutfen dikkat, siz de boyle bir oyuncak uygulamasi yapmayi dusunuyorsaniz, lutfen ayni oyuncaktan simdiden bir kac set/adet alin; birini yikarken digerini kullanirsiniz, biri evde dururken digeri arabada durur)
    Denizcim, her sey cok guzel olacak, cok cok cok guzel mutluluklar seni bekliyor…

  8. Canan Kaçar Şengül

    Bahsi geçen kaşıntılı hastalık, gebelikte inhepatik kolestaz, bende de çıktı. Esasen bahsedilen kaşıntıların sebebi normalin kat kat üstüne çıkan karaciğer enzimleri ve safra asitleri imiş. Şahsen yaşadığım “kaşıntı”yı sizin ki gibi tatlı olarak tarif edemeyeceğim, gerçi böylesi bir kaşıntı olmasaydı hastalığı da farkedemeyecektik muhtemelen. Hastalığın garip tarafı kimsenin bebeğe etkisi konusunda net birşey söyleyememesi, erken doğum riskini arttırıyor, amniyotik sıvıda azalmaya sebep olabiliyor hatta kimi zaman ani bebek kayıpları görülebiliyormuş. Şimdilik ilaç kullanımıyla kontrol altına alınabildi çok şükür. Sonuç olarak sadece “kaşıntı” diyerek geçmeyin hanımlar.