44 Yorum

Gidişat

Hani bazen benim doğal doğum konusunu abarttığımı söyleyenler oluyor, neden bu kadar “takık” olduğumu soranlar çıkıyor ya… Neden olduğunu anlatayım:

Severek takip ettiğim bir yabancı blog var: PhD in Parenting. Yazarı, Türkçeye “doğal ebeveynlik” olarak çevrilen “attachment parenting” akımının öncülerinden olan, iki çocuk annesi Kanadalı, Kuzey Amerika’da (en azından Kanada’da) kadınların emzirme (ve bebeklerin de emzirilme) haklarının önde gelen savunucularından.

Annie’nin bir yazısı var: “What gives you the right?” — Türkçesi: Size bu hakkı kim veriyor?

Yazıda, annelerin bebeklerini ortak alanlarda emzirmesine karşı çıkanlara veryansın ediyor Annie. Biliyorsunuz Amerika ve Kanada’da emzirme oranları Türkiye’ye göre çok daha düşük. Ve bunu tercih olarak kullanan, yani hiç emzirmeyen, emzirmek istemeyen, emzirmeyi gereksiz, rahatsız edici ve hatta “iğrenç” bulan insanlar da daha fazla. Dolayısıyla oralarda toplum içinde emzirmek Türkiye’dekine göre daha fazla tepki çekebiliyor. İnsanlar buna sadece “başkalarının memesini görmek” istemediğinden değil, “emzirmenin iğrenç bir şey olduğunu” düşündüğünden tepki gösteriyor.

Kısacası, oldukça doğal bir eylem olan emzirme bazı insanlarca rahatsızlık verici ve hatta iğrenç olarak karşılanabiliyor. Olabilir. Herkesin kendi fikridir. Saygı duymak gerekir. Falan filan. Bana da kalkıp birisi “Emzirmek bence iğrenç bir şey” dese onu anlamam, ama düşünce özgürlüğü gereği öyle düşünmesine saygı duyarım. Ve fakat o öyle düşünüyor diye bebeğimi emzirmekten -toplum içinde de- vazgeçmem.

Aynı yaklaşım doğal doğum için de söz konusu. Normal doğuma itiraz edenlerin belirli sebepleri var:

  • Kadının cinsel organını tahrip ediyor
  • Bu devirde “köylü gibi” doğurmaya ne gerek var, “tarlada doğur o zaman”
  • Sezaryen anne için de, bebek için de en güvenli yöntem
  • Kadınlar ilerleyen yaşlarda çişlerini tutamıyorlar
  • Madem dikiş atılacak, yırtılmaya ne gerek var?
  • Bıdı bıdı

O veya bu sebeple, doğanın tasarladığı en doğal bir süreç olan doğum, yerini sezaryen ameliyatına bırakabiliyor. Ya da doğum aslında hiçbir müdahale olmadan, ağrı kesiciye bile gerekmeden gerçekleşebilecekken, “ağrısız doğum” başlığı altında kadın hastaneye gider gitmez hemen, hop! epidural devreye giriyor. Çünkü modern çağ bunu gerektiriyor.

Farkında mısınız, bütün bunlar teknoloji geliştikçe, medeniyet ilerledikçe oluyor. Ne kadar “gelişirsek”, özümüzden, doğamızdan o kadar uzaklaşıyoruz. Dedelerimizin “yazıhanelerinden”, babalarımızın “bürolarından” çıkıp kutu kutu plazalardaki “ofislerimize” girdikçe buzdolabında gördüğümüz anne sütü kimimize iğrenç geliyor. Doğumu evlerden çıkarıp, ebelerin elinden aldıkça, hastanede güle oynaya, planlı programlı, ağrısız sancısız gerçekleşmeyen doğumlar gözümüze tuhaf, ve hatta çağ dışı görünüyor.

Aynı şey beslenme alanında da geçerli. Asırlardır ineğin memesinden çıkan sütü kaynatıp içen insanoğlu, şimdi pastorizasyon, UHT gibi “modern” teknikler karşısında çiğ süte burun kıvırıyor.

Kısacası, geliştikçe, modernleştikçe özgürlük, medeniyet adı altında yeni “haklar” türetiyoruz kendimizce: Anne sütünden iğrenme hakkı. Doğal doğumu küçümseme özgürlüğü. Doğal olan her şeyi banal bulma akımı.

Ve bunlara itiraz etmek, “Yapmayın, etmeyin, bakın bu işin doğası budur” demek de bu hakları görmezden gelmek olarak algılanıyor.

Gidişat iyi değil.

İşte ben bu yüzden bu konuya, konulara “TAKIK” vaziyetteyim.

44 yorum

  1. Aynı fikirdeyim, herşeyin doğalı en güzel..Ağrılı sancılı doğurdum, yine olsa yine aynı yöntemi tercih ederim..Paha biçilemez, yaşamadan anlaşılamaz güzellikteki duygulardı.

    • merhaba,
      Aslını sorarsanız nedense son senelerde bu tartışma başladı. Ben üç ay oldu amerikadan döneli orda doğum yaptım. Amerikalı doktorların zorunluluk olmadıkça önerdikleri bir şey değil sezeryan. Hatta bizdeki gibi zırt pırt ulturasona da sokmuyolar. Her şey doğal akışında işledi. Dünyanın en unutulmaz anı.
      Gitmeden önce çekincelerim vardı.Ama çok profosyenel bir grup eşiliğinde doğum sürecini tamamladık. herkese çok teşekkürler. Siteyi incelemenizi öneririm.www.yenibirhayat.com.tr

  2. arkandayız elif. sonuna kadar. birbirimizden çok farklı olsak da anneyiz biz. ve anneliğimizi savunmak en doğal hakkımız.
    bunu iki bebeğini de mecburi sebeplerle ameliyatla dünyaya getirmiş bir anne olarak söylüyorum. ben buna mecbur kaldım. belki de bırakıldım. bebeklerim tersti. sancım birdenbire geldi. vs. vs. seninle oğlumu dünyaya getirmeden tanışmış olsaydım belki de bebeğin dönmesine yardım etme üzerine yazılarını okuyabilir, gereğini yapabilir, doğal doğum ile normal doğumun farkını öğrenebilirdim.
    seni Allah için çok seviyorum ve yaptığının büyük bir hizmet olduğunu düşünüyorum. Bir eğitimci olarak sonuna kadar arkandayım, arkandayız.

  3. bende TAKIK ım yanlız değilsiniz. iş yerimde süt sağma hakkımı elimden almak isteyen ve devamlı bu yönde taciz eden hem cinsime de taktım. bunun yanıtının “göğsün büyüyceeek, sarkcekkk” diyen çalışma arkadaşlarımada takık ım. bebeğim yolda açlıktan ağlayınca (biberonu red ediyo, bebek bu disipline edilmez) emzirmeye kalkınca benden utanan herkese de takık ım.
    anne olmak özgürlüğü kısıtlarmı, yok bilakis kendimi daha özgür hissetmeliyim. anneyim ; utanmam doğurmaktan, emzirmekten, altını bezlemekten…

  4. normal doğum içimde o kadar büyük bir takıntı olmuştu ki açıklık muayenesinin beni rahatsız ettiğini anlayınca epidural i istemek zorunda kaldım. O zamana kadar söylediğim büyük cümleleri hemen yuttum. Üzerine 12 saat bebeğimizde gelmeyince gece hemen sezeryana alındım. Epidural olmam işe yaradı tekrar anestezi derdim olmadı. Çıktığımda minicik bir bebek ve odanın içine doluşmuş emzirmemi bekleyen kişiler sayesinde emzirme işinide beceremeyince 3 ay daha doğumu bile beceremedim ben bu işi beceremeyeceğim psikolojisine girdim ki bilen bilir çok zorlandım. O yüzden anladım ki esnek olmak, fazla takıntılı olmamak, anne için sakin kalmak adına gereksiz gergin bir 3 ayı yememek ve keyfini çıkarabilmek için daha önemli. Evet normal doğum çok daha iyi hatta normal demeye gerek yok doğum süper bir duygu. Yaşayan arkadaşlarımı hala kıskanırım. Ama kendinizi hiç kasmayın rahat olun önemli olan sağlıklı bir şekilde bebeğinize kavuşmak. Önce doğumu deneyin geliş zamanını bence bebek seçmeli ama olmuyorsa kendinizi üzmeyin. Normal bir doğum olmasa bile annelik duygusu eksik kalmıyor.

  5. demet canimoglu

    Sevgili elif, hep aklimdaydi da sen yazincada iste sirasidir dedim. Arkadasim benim senden bir ricam var. Dogal ebeveynlik cok ilgimi ceken bir konu ve bildigin uzere bu konudaki turkce kaynak cok az. E maalesef ingilizcemde kesinlikle seninki kadar iyi degil.hani diyorum bir gun ayrintilara girilmis bir derleme yapsan bizlere… hii yaparmisin… sevgiler..

    • doğal ebevynlik isminde yeni bir kitap var.doğan kitaptan çıkan,okumadıysanız tavsiye ederim.kitbaın arkasında pek çok site de var ulaşbileceğiniz ki o sitelerden biri de blogcuanne.com:)

    • Aklımda 🙂

  6. Teknolojinin hayatımıza getirdiği imkanlar elbette ki yadsınamaz ama ben de mümkün olduğunca her şeyin doğalından yanayım. Sadece annelik ve doğum mevzularında değil. Burada (Slovakya) çok sayıda hamile ve bebek var ortalıkta ve insanlar evlere kapanmış yaşamıyorlar, onlar için hafta sonları yaz kış demeden dışarda olmak demek. Daha çok doğadalar.

    Burada iki kez emziren anne gördüm dışarda, birinde avm de genç bir anne yemek bölümünde oturmuş hem şarap içiyor hem de emziriyordu(örtü falan olmadan) kimse yadırgamamıştı ve anne öyle güzel göründü ki gözüme sanki huzur yayıyordu etrafa. Diğerinde ise otobüse binerken bir anne emzirerek bindi, memesi dışarda ve gayet normal davranıyordu. Yine hiç kimse umursamadı. Doğrusu toplumun bu yaklaşımına hem şaşırdım hem sevindim 🙂

  7. Kızım, mama desteksiz ve 5 aydan daha uzun süre emebilseydi nerede olursa olsun rahatça emzirebilirdim ve bundan hiç gocunmazdım.
    Emziren bir anne görsem değil utanmak, tiksinmek
    ona imrenir, ne kadar özgür ve KİŞİLİKLİ olduğunu düşünürdüm.

    Normal doğum yapabilmiş olsaydım, şuan yaptığım gibi sadece çekmiş olduğum sancıları değil doğum anındaki duygularımı da anlatabilirdim gururla.
    “Normal doğum yapmış kadınları kıskananlar” listesine beni de ekleyin çünkü sezeryan dikiş izimi her gördüğümde, dokunduğumda hissettiklerimden hiç hoşlanmıyorum.

    Normal doğum yapmaya da emzirmeye de TAKIK’tım, hâlâ TAKIK’ım.
    Belki 2. bebeğimi istediğim gibi normal doğururum ve istediğim kadar süre, istediğim yerde emzirebilirim, kim bilir ?

  8. kesinlikle yerinde doğru düşünceleriniz
    evet var
    varmış böyle düşünenelerde bizim ülkemizde
    teşekkürler …

  9. Elif, haklisin peki gecmisteki dogallik ile simdiki dogallik bir mi buna da bakmali derim ben
    Simdilerde en dogal seylerde bile dogal olma cabasi var cig sutten ornek verirsek eskiden inek dogal beslenir dogal ortaminda buyur dolayisiyle dogal sut uretimi olurdu givnle icilirdi hepimiz cig sutle buyuduk
    Oysa simdi cig sut ureticileri kanitlamak zorunda guvenilirligini neyke beslendigini ortamini vb
    Yani dogal olmak icin caba sarfediliyor bu yuzden de ben de dogal ama ne kadar dogal diye soruyorum kendimce

    • Evet, o sorgulama bende de var Tuten. Ortalık o kadar kirlendi ki, işini hakkıyla yapanlar bile öyle olduğunu kanıtlamak için mücadele etmek durumundalar. Ben güvendiğim bir tüketiciden alıyorum çiğ sütü. Ancak güvenebileceğim bir yer bulamasaydım yine günlük süt alırdım.

      Sağlıklı, doğru tercihler yapabilmek zor ve hatta imkansız. Ama işte, elden geldiğince…

  10. Kesinlikle harika bir yazı ve ben de bu konuda ikiz annesi olarak sizinle aynı duygu ve düşünceleri paylaşıyorum .Ve herşeyin “normal” -ki ben yapamadım- olmasından yana tavrımı sizi destekleyerek koyuyorum.

  11. Tüm söylediklerine kesinlikle katılıyorum. Bence de takmaya devam. Normal doğumdan korktuğum için suyum nişanım geldiği halde (spinal anestezi) sezaryenle doğurdum maaalesef 🙁 Sanırım doktor desteğiyle aşabilirdim ama maaalesef bu konuda destek veren bir doktorum yoktu bende meyilli olmayınca ortaya böyle bir doğum hikayesi çıktı. doğum sonrası 4 gün spinal anestezi komplikasyonu yasadım. Doğum şeklimden ötürü pişmanlık duymuyorum ama tabiki ve kesinlikle ki normal doğum olmalıydı aslında. Gereksiz bir korku…. İnsanın vücudunun sesine kulak vermesi gerek.O ritmini eninde sonunda bulur. Sonra iki yıl her zaman ve heryerde kızımı emzirdim. ve emziren anne bana cok sempatik geliyor. Hele birde abidik gubidik yerlerde olanı valla cok dogal geliyor. Bunu igrenc bulanları hic anlamıyorum. Ama itiraf etmeliyim anne olmadan önce 2-3 yasındaki cocukların emmesi cok tuhaf geliyordu 🙂
    Sizin de yazı da bahsettigniz modern annelik durumlarını anlamakta cok zorlanıyorum. Tuhaf bir özenti, yapmacıklık, her anlamda dogallıktan uzaklık bir kesim için “trend” olmuş. Ama bu konulara cok fazla gönül verenler de var.
    Ben kızıma özellikle 1-2 kez kapı sütü içirdim. Bagırsaklarına yerleşmesi gereken bazı bakteriler oldugunu duymustum. Güvenilir, temiz bir satıcı bulsam arasıra yogurt sütlac vs yine yapar yediririm.
    Ben batının yavas yavas bıraktıgı akımları üzerine yeni gömlek gibi giyen Türk insanının hallerine sadece gülebiliyorum.
    Bu yüzden normal doğuma, emzirmeye, cocuklarımız ve kendimiz için mümkün oldukça az ilaç kullanmaya onun yerine bağışıklık sistemini güçlendirmeye, daha az tüketmeye, daha fazla üretmeye cocuklarımızı da buna teşvik etmeye, oyuncak ve giysi değiş tokuşuna (bu yazınızda konular bunlar degil belki ama) evet diyorum …son olarak su yazıya göz atmanızı siddetle öneririm.Cok severek takip ettigim bir blog http://basitbiryasam.blogspot.com/2012/01/zaz-kurabiyeler-ve-buyume-sonrasi.html
    Sevgiler

    • Evren’in yazılarına çok beğeniyorum. Blogunun başlığı -basit bir yaşam- da her şeyi özetliyor zaten.

  12. Bende hamile kalana kadar sezeryan doğum yapan insanları bir türlü anlayamaz içten içe kınardım. Bir çok annenin yazdığı gibi bir evlat dünyaya getirirken çekilen acılar, sancılar olsa olsa daha anlamlı hale getirebilirdi anne olmayı. Ama gel gör ki hamile kaldıktan sonra son 2 ay içerisinde öyle bir korku aldı ki beni belki 1 sene önce kuzenimin eşinin doktorlar sezeryan demesine rağmen normalde doğumda ısrar etmesi ve doğum sırasında büyük sıkıntı yaşamaları etikedi bilmiyorum. Kimseye ifade edemiyordum ama o kadar çok korkuyordum ki rüyalarıma giriyordu. Ben aşırı kilolu hamile kaldım ve morbid obezite sınırında doğuma girdim, bebeğim de 4 kilo civarı bekleniyordu doktorum epidural normal doğum için tavsite etmedi aşırı kilolu durumlarda ilacın etkisini ayarlamak sorun olabiliyormuş! Ne kadar doğru inanın bilmiyorum. Sonuç itibariyle genel anestezi ile doğum yaptım, meğer korkularımın sebebi başkaymış oğlum anne karnından pnomoni doğdu.Doğumdan çıkıp ayıldığımda çocuğum ortada yoktu yoğun bakımdaydı görebilmek için ayaklanmam gerekiyordu yani en az 5-6 saat sonra görebilecektim. 5 gün dokunamadım bile. O anda keşke korkularıma yenilmeyip normal doğum yapsaydım en azından oğlumun yüzünü görmüş olurdum ondan sonra yoğunbakıma girerdi diye geçirdim içimden. Kesinlikle etrafımda normal doğum yapanları takdir ediyorum hatta gıpta ediyorum ama insan etten kemikten bunu unutmamak gerekiyor. Sadece istek önemli değil tüm şartlar sağlanmış olmalı tabi ki en güzeli çocuğun doğal yolla dünyaya gelmesi kesinlikle psikolojik etkileri olduğuna sonsuz inanıyorum.

  13. Normal dogum yaptim. Bebegim’de ilk 6 ay surekli anne sutu ile besledim, daha sonra kati besinlere gectik. Ve bu donemde de anne sutu besin alerjilerine karsi koruma sagladigina (medikal sebeplerden ya da psikolojik olarak) inandigim icin de heryeni taddan sonra (örn. yumurta, inek sutu, cilek, bal, balik vs.) den sonra da bol bol emzirdim. Tum kamuya acik yerlerde (restorant, alisveris merkezi, arkadas evleri vs…) hic sorun etmeden, yani hic kimseyi takmadan, Turkiye’ye gelip duyana kadar bu konunun sorun oldugunu bile dusunmedigim icin rahatca da bebegimide emzirdim. Ankara’da ki son gezimizde esim annesine esarp secerken ben de Vakko’nun koltuklarina gomulup, bir sal/bebe battaniyesi ile, bebegimizi sarip, emzirdim.. Bircok kisi de medeni cesaretim icin takdir etti. Evet Vakko’nun ortasinda atalarimizin yaptigi gibi tarlamizda-bagimizda bagdas kurup serile serile emzirmiyoruz, ama madem ki 2010 yilinda alisveris merkezinde olmak hayatimizin bir parcasi ise, gunun kosullarina uygun -discreet/ihtiyatli bir sekilde oturunca gayet de guzel oluyor…….Herkese de tavsiye ederim. Anne sutu bebelerin hakki eme eme alirlar….emzirmek te hakkimiz….
    Ama bunu yapamayan -yapmak istemeyenin-de kendi secimi. o da onlarin hakki, ama bu secimi yaparken cocugunuda bu secime zorladiginin, ona bir secme hakki tanimadigini da dusunmesi gerekiyor.

    himmm suan artik 16 aylik bir yumurcak ama halen anne sutu istiyor. Bu da calisma hayati ile biraz zor gidiyor, hem de gece uykularinin derin ve kesintisiz olmasina da biraz engel oluyor sanirim. Bu konuda yani 12-18 ay sonrasi memeden kesme konusunda tecrubelerinizi de paylasirsaniz sevinirim,

  14. Cok dogrusun Elif. Simdilerde hersey abartiliyor. Dogal olan birseyden bahsedildiginde insanlar cok acayip birsey soyluyormusun gibi bakilmasini inan anlamiyorum.

  15. Doktorumda bende hep normal doğumdan yanaydık, son haftalarda yaptığı muayenede çatı problemimiz olmıycak, normal doğum yapabilirsin dedi ve beni rahatlattı. Malesef normal doğum yapamadım, çok istedim ama hem ıkınmalarım yetmedi hemde kızım ilerlemesi gereken kanalda ilerlemeyi reddetti. Mecburen genel anesteziyle sezeryana alındım. Çok şükür ki bebeğim sağlıklıydı. Sonradan senin yazılarından anladığıma göre doktorum bana söylemeden suni sancı verdi. Açıklıkla ilgili sorunum yoktu, suyum ebenin muayenesi sırasında gelmişti ama bebeğimin kalp atışlarında sorun yoktu. Belki biraz daha beklese, beni kendi sancılarımla bıraksa, suni sancı vermese, bebeğimde bende hazır olduğumuzda başarabilirdik. Ama bunların hepsi belki, bilmiyorum belkide doktorumun tercihi hem benim hemde kızım içn en sağlıklısıydı. Herneyse dışarıda doğumu bekleyen yaklaşık 5 aylık hamile arkadaşım benim çığıklarımdan korkmuş ve doktoruyla görüşüp kendilerine göre uygun gördükleri (!) bir günde sezeryanla doğum yaptı 🙁 Henüz sancıları bile gelmemişti.
    Emzirme olayına gelince, bence en muhteşem şey. Sizin bedeninizin ürettiği sıvı bebeğinizin karnını doyuruyor, mucizevi içeriği sayesinde bebeğinizi hastalıklara karşı koruyor. Bütün bunları düşünen birinin emzirmeyi iğrenç bulması bana hiç mantıklı gelmiyor 🙁

  16. Elif sana şahsen söylediğim yorumumu dediğin üzere buraya da yazıyorum.
    Sanki doğal doğum karşıtları ile çiğ süte burun kıvıranlar aynı kefede gibi olmuş bu yazıda, ben buna katılmıyorum. Sağlık problemi olmadığı sürece ve annenin isteği bu yönde ise, normal doğumun sonuna kadar destekçisiyim. Ben normal doğurmak için son ayda 3 doktor değiştirmiştim hamileyken. Ama bebeğim 2 gün gelmeye çalıştı, 2 gün süren sancıdan sonra strese girdi ve kakasını yaptı , bu yüzden acil sezaryenle doğum yapmak zorunda kaldım.

    Çiğ süt kullanımına ise karşıyım. Her doğal olan zararsız, her doğal olmayan(ya da olmadığı zannedilen) da tu kaka değildir diyorum ve seni ve okuycularını selamlıyoruuum

    • Peri, seni şahsen de tanıdığım için gerek normal doğum, gerekse emzirme konusundaki düşüncelerini çok iyi biliyorum.

      Farklı yaklaşımlardaki insanları aynı gruba ait olduğu değildi burada vermeye çalıştığım mesaj. Genel olarak modernleştikçe doğallıktan uzaklaşılan farklı alanlardan bahsediyordum. Belki biraz daha fazla altını çizmem gerekirdi böyle olduğunun.

      Çiğ süt konusundaki düşüncelerini de biliyorum ve o konuda bir e-mail posta kutunda seni bekliyor 🙂

  17. Elif Selam; bende çeşitlli sebeplerle sezeryan doğum yapmış bir anne olarak doğal doğum konusunda eksiğim bir anlamda ama hak verirsinki olmadımı olmuyor. Biraz dirayet cesaret ve destek gerekli dimi ama? Benim emzirme konusunda biraz sıkıntılarım oldu, bocaladığım zamanlar yaşadım… Herneyse seni destekliyorum, herzaman olduğu gibi.

  18. sinem şamlı

    KANSER VAKALARI NEDEN BU KADAR ARTTI.DOKTORLAR DİYORLAR Kİ UHT SÜT İÇİRMEYİN.NEDEN?ÇÜNKÜ UHT Lİ SÜTÜN İÇİNDEKİ PROTEİNLERİ VÜCUT SİNDİREMEDİĞİNDEN BAĞIŞIKLIK BU PROTEİNLERE SAVAŞ AÇIYOR.SAĞLIKSIZ NESİLLER YETİŞİYOR.MALESEF……SEZERYAN İLE DOĞUM YAPAN VE BUNDAN BÜYÜK BİR PİŞMANLIK DUYAN BİR ANNE OLARAK BEN DE SEZERYANA KARŞIYIM…

  19. Yazılarınıza bayılıyorum:) Konularınıza ve tarzınıza:)

  20. Bence bebegimizi nasil dunyaya getirdigimize inanin cok takmamamiz lazim. saglikli olarak kucagimiza almak bence herseyin en onemlisi. benim 2 cocugum var , ilkini sezeryanla , 2.sini normal dogumla dunyaya getirdim. Ilkinde normal dogum icimde kaldigindan ya da sezeryanda cok rahatsiz oldugumdan degil, sadece oyle istedim. Ikisininde zorluklari var tabii, ama biri birinden daha zor ya da daha kolay degil. Bbeginiz gogsunuze yattigi an zaten nasil oraya geldigi o kadar onemsiz ki…kalbi pit pit atsin, rahat rahat nefesini alsin yeter…

    Amaaa iste dunyaya geldikten sonra mumkun oldugunca, elde edebildgimizce kutulu, ambalajli gidalari degil, evde yaptigimiz yogurtlari, UHT degil en azindan gunluk sutu, hazir meyve mamalarini degil , evde yaptigimiz meyve purelerini, plastikdeki degil camdaki suyu ve mevsim sebzelerini vermeye calisalim.
    Sevgiyle kalin.

  21. ben sezeryanla doğurdum hiç açılma olmadı doktorum normal doğum taraftarıydı ama böyle olunca sezeryan olmamı tavsiye etti.Ama çok isterdim nrmal doğurabilmeyi bir kere neredeyse 6 ay oldu hala ameliyat yerim çok hassas ama daha önemlisi sezeryan olunca sütüm 3 gün sonra geldi yavruma mama vermek zorunda kaldım sonra oğlum pek emmek istemedi o emmek istemeyince sütüm hep az oldu. Bu emzirmek istemeyenleri de hiç anlamıyorum doktorlar çocuk için en önemli besin anne sütü diye bangır bangır bağırırken kulaklarını tıkıyorlar aynı zamanda vijdanlarınıda tıkıyorlar herhalde! ben hiç emmek istemeyen oğlumu bazen uykusunda,bazen zar zor gönlünü edip uyanıkken ,bazen çok inat ettiğinde süt sağarak ,bazen göğsümü zorla ağzına tıkarak emzirmeye çalışıyorum. inanın bazen mücadele ederken ter içinde kalıyorum ama evladımı emzirmenin buna değeceğini düşünüyorum emmek için istekli olan çocuklarını emzirmeyen annelere inanamıyorum.Oğlum zor emdiği için sütüm az oluyor mecburen mama takviyesi yapıyorum ve ona her hazır mama verdiğimde içim sızlıyor.Şimdi yavaş yavaş ek besine başladık ama yinede emzirebildiğim yere kadar çaba sarfetmeye devam.dedim ya bol sütü olup emmek isteyen bebekleri olup emzirmeyen annelere ve vijdanlarına inanamıyorum…

  22. ben mecburi sezeryan oldum son anda.üstelik 15 saat sancı çekmişken ve maalesef sadece 3 cm açıklıkla.Ama çevremdeki herkese normal doğumda ısrar edin diye söylüyorum,yazık ki nafile! artık bebeklerin doğum tarihi hemen hemen sabah 8-8.30 olacak.Ne zaman doğdum diyen çocuğa doktor tatile gitmeden önce diyecek aileler.Bu gidişat iyi değil,aynen..

  23. Ben oglumu normal dogumla dunyaya getirdim, 20 aylik olana kadar da emzirdim. Dolayisiyla emzirme ve normal dogum konusundaki “TAKIK”liniginiza ben de katiliyorum. Bu konuda yaptiginiz her calismayi da gonulden destekliyorum. Diger yandan, teknolojiye ya da tiptaki gelismelere de sirtimizi donmemek gerek diye dusunuyorum. Ben epiduralle yaptim dogumumu, doktorumun yonlendirmesiyle. Dogalliga bagli kalmak komplikasyon riskini azaltiyordur muhakkak, ama boyle bir imkan varken sartlar da uykunsa neden yararlanmayalim ki. Ben de bu noktaya takildim 🙂

    • Sziz de söylemişsiniz ya: ” Dogalliga bagli kalmak komplikasyon riskini azaltiyordur muhakkak”

      Epidural, her tıbbi müdahale gibi, %100 risksiz bir yöntem değil. Dolayısıyla doğum onsuz gerçekleşebilecekken -ki her doğum için böyle olmayabilir- hastaneye gelir gelmez epidural dayatılmasını doğru bulmuyorum. Ama tabii ki artı-eksi değerlendirilmesi yapıldığında gerçekten gerekli olduğu durumlar da oluyor.

  24. bende 3 doğumumuda normal yaptım.2 si kendileri 1 yaşında iken bıraktılar. şu an küçüğüm 15 aylık hala emziriyorum.bu konudaki çalışmalarınızı destekliyorum.

  25. Ben bu takiklik konusunda biraz ustume alinmadim desem yalan olur Elifcigim. Cunku ” Anne sutu igrenc midir?” basligiyla yazdigin yazinda kendi inanip dusunduklerimi yazmistim. Bu dusuncelerim de sahsi goruslerimdir. Burada herkes ” bence…” diye baslayan cumlelerle kendini ifade ediliyorsa her klavyeden cikan yazilara da saygili olmak lazim gelir. Bu yazindan cikarigim sonuc, – gecen gun anne sutuyle yazilanlara cevap olsun” tarzinda olmus.
    Yine de “Bence” ile baslayan bir sey soylemem gerekirse;
    Bence bazen sezeryanla gerceklesen dogumlar da normal sifati eklenerek yasanabiliyor. Yukarda okudugum bircok arkadasimin elinde olmayan sebeplerle ameliyat yoluyla dogumunu gerceklestirmesi gibi… Bu normal ve o an itibariyle olmasi gereken yontemdir. Acilma olmadiginda, bebekte bir aksaklik oldugunda yapilan mudahale eger saglikla sonuclanirsa, yontem ne olursa olsun o dogum normaldir.
    Ayrica ne dersek diyelim ama Epidurale laf etmeyelim nolur 🙂 o bir mucize… Neden boyle agrisiz bir yol varken sirf dogal olacagim diye epidural nimetinden yaralanmayayim ki? Bunu kullanirsam ben neyi reddetmis yada bozmus oluyorum? Simdiye kadar hic uzaklasmadigim dogal yasamimi mi, dedelerimi mi
    Yoksa anneannemi mi? Yani o epidural taktirmayip 3 doz daha aci ceksem daha mi bi anne olurdum? Ayrica ben epiduralle birlikte normal dogumda cok ciddi bir artis oldugunu dusunuyorum.
    Son olarak modern cagin gerektirdigi seylerden bahsetmistmissiniz? Saglikli anne- bebek yasamini sadece dogumun dogalligiyla sinirlarsak su yanilma silsilesinin ipi iyicee kacmis oluyor. Ornegin biz annelerin hepimizin elinden dusurmedigimiz pc ve telefonlarla yarattigimiz radyasyonlu evlerimiz dusunursek…
    Herkese sevgiler…

    • Seren, yukarıda bahsettiğim PhD in Parenting’deki yazıyı bundan birkaç hafta önce okudum. Ve sonrasında da bu yazıyı kaleme aldım. Ancak sonunu getiremedim, taslaklarda bekliyordu. Geçen haftaki “anne sütü iğrenç midir?” konusu bunun sonunun gelmesini sağladı sadece. O tartışma olmasaydı da ben bu yazıyı böyle yazacak, sadece buradan örnek vermeyecektim. Kısacası, senin şahsına bir yanıt değildi.

      Modern çağın gerektirdikleri konusuna kesinlikle katılıyorum. Benzer şekilde çocuklarda ilaç kullanımı da bu tür bir konuya dahil olabilir. Ben anlık aklıma gelenleri paylaştım.

      Doğumun doğalının NORMAL olarak adlandırmasına ben de gıcığım. “Vajinal” doğum demekten korkulduğu için böyle bir terminoloji yerleşti sanırım.

      Epidural konusunda, yukarıda da dediğim gibi, her tıbbi müdahale gibi onun da riskleri var. Dolayısıyla onu sadece “bir nimet” olarak görmeye ve hastaneye gelir gelmez takılmasına ben karşıyım. Belki de ona gerek duymayacak insanlar var? Ve fakat epidural sayesinde vajinal doğumların arttığı konusuna kesinlikle katılıyorum.

      • Tesekkurler Elifcigim… Bir an icin gercekten uzulmustum, onceki yorumlarimdan dolayi. Yanlis degerlendirildim demistim. Acik yuregin ve kalemin icin tekrar tesekkurler.. Bosuna takip edilmiyorsun. Sevgimle…

  26. Çok yerinde bir yazı Sevgili Elif, gidişat hiç iyi değil… Sizin kadar ben de “takığım” bu konulara, takık olmaya da devam edeceğim. Emzirmek ile ilgili “bu benim tercihim, emzirmeyeceğim” ya da “emzirmek iğrençtir, benim fikrim de bu” diyenler hakkında ise maalesef sizin kadar hoşgörülü olamıyorum. Bunlar da farklı fikirler olsunlar, ifade edilme hakları olsun, amenna, ama ya bebeğin hakları ? Bebekleri kendileri için en uygun ve besleyici besinden mahrum bırakmaya kimin ne hakkı var ? Bebeğin anne sütüyle beslenmeye -eğer annenin süt miktarı konusunda bir sıkıntısı yok ise- hakkı yok mu ?

    Aynı şeyi aslında normal doğum için de söyleyebiliriz. Bebekleri zamansız, hazır olmadıkları bir anda ve travmatik bir şekilde değil de, kendi seçtikleri zamanda ve en doğal yolla dünyaya gelme hakları olduğunu düşünüyorum. Sezaryen bir kurtarma ameliyatıdır, sağlık sebebiyle normal doğum yapılamadığı bir durumda anne ve bebeği “kurtarır”. Bu durum nasıl bir tercihe dönebilir ?
    Kadınların ve annelerin elbette tercihleri ve hakları olsun. Ama bu bu “tercihler”in bebeklerin çok hayatı haklarını ihlal edebilmesi bana çok doğru gelmiyor.

  27. Aylin Yildirim

    Zaman: 15 Mayis 2007, Due Date, tam 40. hafta. O gune dek bana hep sosyete kuaforu edasiyla canimli cicimli yaklasmis doktorum, due date’imdeki muayenemden sonra, ben ‘normal dogumu bekliyorum’ deyince sunlari siraladi:
    1. Sen 30 yasindasin,senin yasina gelen kadinlarin cogu coktan dogurdu. 2. Niye normal dogum istiyorsun, asagida o kadar tahribata ne gerek var? 3. Bu cocugun zamani dolmus, sen onun canina mi kastediyorsun? 4. Bu cocugu bugun yarin dogurdun dogurdun, yoksa cocuk olur (hayatini kaybeder).
    Evet, due date’imde jinekologumu degistirdim sevgili bayanlar. Bu beni dogurtmaz, hatta dogurtamaz, beni birisi kesecekse de baska bir doktora kestirecegim kendimi dedim. Doktoru hem hastane yonetimine, hem de saglik bakanligina sikayet ettim. Sonuc yok, hala kendisini Nisantasi’nda gorurum.

    Kissadan hisseler: 1. Hipokrat yemininden emin olmadiginiz doktorla ise baslamayin. 2. Bu iste acele etmeyin, suni sanciya basvurmayin. Sureci hizlandirmak normal doguma goturemeyebiliyor. 3. Cok uzman kisilerce yapilmayan Epidural anestezi doguma ket vurabiliyor. 4. Ikinci bir cocuk istiyorsaniz -Turkiye’de- ilkini vajinal dogurmaya calisin. Ilki sezaryen ise, ikinci cocuk icerde biraz kipirdasa rahiminiz yirtilmasin diye vakti gelmeden de ikinci cocuk alinabiliyor. Erken dogan cocuklarin zorlugunu yasayanlar bilir.

    Normal doguramadim, dogurtulamadim. Jinekologlarimi kisa sureli gordum ama normal dogamamis cocuklarimla uzun uzun allerji profesoru kapisi asindirdim. Dogumda da, emzirmede de hicbir eylemde pratiklige, kisa yollara sapilmasi taraftari degilim.

    Biliyorsunuzdur emzirilen cocuklarin daha zeki olduklarinin saptandigi calismalari. Emzirmeyi secen annelerin daha zeki oldugu, o yuzden emzirilen cocuklarin genetik miraslari yuzunden daha zeki olduklarini savunanlar da mevcut.

    Mamayla beslemek ne kolay degil mi? Emzirmek cok zor. Ayni disaridan yemek ismarlamanin kolayligiyla hergun evinde kendi yemegini yapmanin zorlugu gibi. Demotive edilmeye izin vermeyin, cocugunuzun bagisikligi icin, zihinsel gelisimi icin sutunuzu bari alti ay esirgemeyin. Her kadinin sutu olur, sut uretimi ilkel bir bicimde cocugunu hayatta tutmaya calisan kadinin zihninde baslar. Zihninizi bulandirmayin. Hayatta her cabanin bir karsiligi vardir. Her kestirme yolun da bir faturasi.

    Saygilar.