Kitap Özeti: Çocuk Yetiştirme Sanatı

Aşağıdaki kitap özeti, daha önce Çocuğunuzla İşbirliği Yapabilme ve Anneler ve Oğulları adlı kitapların da özetini hazırlayan Seyyaf’ın Annesi tarafından kaleme alındı. Seyyaf’ın Annesi’nin yazılarına blogundan ulaşabilirsiniz.

***

Her Yönüyle Çocuk Yetiştirme Sanatı

Öncelikle kitabın bundan 20-25 sene önce ilk kez yazıldığını, sonradan güncellendiğini söylemek isterim. Ama yazarın da belirttiği gibi, çocuk yetiştirmeye olan özen ve ilgi artsa da, çocuklar genelde aynı kalıyor, sorunlar da çözümler de öyle. Yazarımız Dr. Christopher Green Avustralyalı en iyi tanınan aile yazarıymış. Kendisinin de iki çocuğu var ki bu benim için her zaman bir artı olmuştur. Çocukları olan birinin sadece teoriyle konuşmadığını, aynı zamanda pratikte benzer şeylere şahit olduğunu gösterir bu.

Kitabın dili öyle akıcı, zevkli, eğlenceli ve net ki. Okurken salt bilgiler yığını şeklinde vermiyor, asla sıkılmıyorsunuz. Ve bu nedenle de elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Bir roman okumak kadar zevk veriyor. Hatta Seyyaf’ın babasına “sen bile okuyabilirsin, öyle eğlenceli” dediğimi hatırlıyorum. İronik bir dil kullanmış zaman zaman yazar. Kitap epeyce kalın, güncellendiği için belki de. Ama yine de sıkılmadan okuyacağınızı garanti edebilirim. Diğer birçok kitabın aksine, sürekli olarak kendi terapilerinden, hastalarından, seanslarından örneklere yer vermemiş(birkaç tane hariç).

Gelelim içeriğe: kitap üzerinde de belirttiği gibi 1–4 yaş arası çocuklar üzerine yazılmış. Tabi onlara çocuk değil toddler/yumurcak diyoruz aslında. (Bu kitapta çeviride çok büyük bir sorun var bence. O da “toddler” kelimesinin direkt karşılığı olmadığı için, yeni yürümeye başlayan çocuk diye çevrilmiş olması. Yani okurken 4 yaşındaki bir çocuktan bahsettiğini fark ediyorsunuz, sonra bir bakıyorsunuz ki, yeni yürümeye başlayan bu çocuk demiş. Bir ara kafa karışıklığı yaratsa da, zamanla alışıyorsunuz.)

28 ana başlık var, öfke nöbetleri, tuvalet eğitimi, kardeş kıskançlığı, uyku sorunu, boşanma, çalışan ebeveynler gibi… Önce çocuklarımızın davranışlarının normal olduğunu kabullenmemiz gerektiğinden bahsediyor. Mesela hareketli bir çocuğu olan birisi bununla başa çıkabilmek için beklentisi minimuma indirip, çocuğun bu hareketinin normal olduğunu kabullenmeli. Çocuğun da biz büyükler gibi koltukta uslu uslu oturmasını beklersek, tabi ki aramızda daha gergin bir diyalog gelişecektir. Çocukların karakterlerini doğuştan getirdiklerini, ama anne-babalar olarak bunlara bizim şekil vermemiz gerektiğini anlatıyor: “Bazı çocuklar kolay olmak için doğar, bazıları ise zor. Küçük çocuklarımızı ayarlarının yapılması için üreticilerine geri göndermeyiz, ancak ebeveynler olarak hareketlerimize çeki düzen verebiliriz. Daha iyi hale getirilmiş muamele, önemli bir fark yaratacaktır.”

Bu dönemde çocukların ilgi çekmek için iyi ya da kötü davranışlar sergilediğini anlatıyor ve bence bu davranışları sergilediklerinde de anlayışlı olmak gerekir. Geçenlerde Seyyaf da yanımızdayken bir film izlemeye kalktık-ki yanında izlemeyiz genelde-.Ne anne-ne baba onunla ilgilenmeyince, önce bilgisayarı fişten iptal etti, sonra kafamıza oyuncakla vurdu. Yüksek sesle evin içinde tepinmeye başladı. Bunların hiçbirine kızmak hakkımız değil, canı sıkılıyor ve ilgi istiyor çünkü henüz 4 yaşına varmadı. Bütün yaşıtları gibi, ilgi çekebilmek için azarlanmayı, bağırılmayı ve hatta vurulmasını bile göze alıyor.

Disiplinden bahsederken, bunun ceza ya da dayak yöntemi olmadığını, aslında disiplinin olumlu mana içerdiğini ve Latin kökenli eğitme, öğretme kelimesinden geldiğini anlatıyor. “Küçük çocukları, sevgi fakat arka planda açıkça belirlenen kuralların bulunduğu bir tarzda öğrenen öğrenciler olması hoşuma gider.” Disiplin, hayatta belli kurallar içinde yaşanması gerektiğini göstererek çocuğu eğitme demek yazara göre, onu cezayla dayakla terbiye etmeye çalışmak değil. Böylece çocuk da, hayatın belirli bir kural ve düzen içinde olmasıyla kendini bilinmezlik içinde değil, güven içinde hissedecek. Önemli noktalar: Net olmak, Tutarlı olmak, Düzen içinde Hareket Etmek, Olumlu Hareket Etmek.

Çocuk yetiştirirken bazen sabrın sınırının zorlandığı anlar olur. Bunun için de kendinize de zaman ayırın diyor yazar. Bazen çocuğu büyükanne-baba ya da günlük bakıcılara bırakarak sinemaya gidin, kendinize özel vakit ayırın. Dışarı çıkıp hava alın ki deşarj olasınız. Ne kadar da haklı. 24 saat çocukla uğraşınca, insanın “yangın var” moduna girmesi çok da zor olmuyor. Hatta işten bile değil! Bu nedenle bazı çalışan annelerin çocuklarına karşı daha toleranslı olduklarını görüyorum. Bütün gün özledikleri için daha müsamahakâr ve ılımlı yaklaşabiliyorlar. Arada bir nefes almak herkes için iyi gelir.

Nefes almak demişken, bu dönemde (1–4 yaş arasını kast ediyoruz) çocukların çok benmerkezci oldukları, inatçı, hırçın, söz dinlemez oldukları bir gerçek. İşte böyle olası sinir krizi dönemlerinde çocuğu da incitmemek, kendimiz de daha fazla gerilmemek için “Mola Tekniği”nden bahsediyor yazar. “En iyi disiplin şekliniz tükendiğinde, sizi artık bir yere götürmediğinde, çocuğunuzun dikkatini başka yöne çekmekten, oyunlardan yorulup sırtınızı duvara yasladığınızda molanın vakti gelmiş demektir. Bu, gittikçe büyüyen bir durumu çabucak sona erdiren bir yöntem, ayrıca güvenli bir kontrol sistemidir, hızlı sonuç verir ve her şeyi sakinleştirir”. Nasıl uygulayacaksınız:

  • Çocuğa yaş seviyesine göre ne yapmak istediğinizi ve neden yaptığınızı anlatın.
  • Sakince elinden tutup, ya da kucağınızda taşıyarak mola verdireceğiniz odaya götürün.
  • Ne kadar kararlı ve net olduğunuzu gösterin ama kabalık ve sertlikten uzak durun.
  • Kapıyı asla kilitlemeyin.
  • Öfke nöbeti geçiriyor olmaları sizi yıldırmasın, kararlılığınızı sürdürün.
  • Mola süresi her yaş için bir dakikadır. Yani iki yaş iki dakika, üç yaş üç dakika gibi.
  • Mola süresi bittiğinde kindar bir şekilde olayı gündemde tutmayın, hayata kaldığı yerden devam edin(merak etmeyin,zaten onlar da öyle yapıyor. Ben Seyyaf’a uyguladığımda, odadan çıktığında ya elinde bir oyuncakla hiçbir şey olmamış gibi gelir, ya su ister vs. Ben de hiçbir şey olmamış gibi isteklerine karşılık veriyorum.)

Kitabın ana başlıklarından biri “işe yarayan şeyler”ken (mola tekniği gibi) diğeri de “işe yaramayan şeyler”. Ve bunların içinde tokat atma, bağırma ve tehditler yer alıyor. Hakikaten de bu yaş çocukları çok küçük oldukları için bunlar pek işe yaramıyor. Bir tokat attığınızda o çocuk o davranışı yapmaktan vazgeçmeyecek. Eğer sizden çok korkan ve vazgeçen biri olmasını istiyorsanız, ciddi bir dayak atmanız lazım. Bir tanıdığımın 3 yaşında kızı vardı. Kız annesinin gözünün içine bakıyordu bir şey dediği zaman, uslu uslu oynuyor, oturuyordu. Annesinin onu evire çevire döven bir veli olduğunu öğrendim, böyle terbiye edilmişti(!), o nedenle de annesinden korkmayı biliyordu. Arada bir şaplak attığınız çocukta, böyle travmatik bir etki yaratamazsınız, o yüzden korkmayın. Abartmayın! Eğer bu kadar ileri gidebilecek kabiliyetiniz yoksa(!), boşuna öyle vurmayın, bir işe yaramıyor. Evet bazen çok sinirleniyoruz ama o zaman da mola tekniğini kullanmak lazım. Dün Seyyaf damacanayı mutfağın içine boca ediverdiğinde, tam da giyinmiş evden çıkmak üzereydik. Tabii ki çok sinirlendim, Seyyaf’ı bir güzel pataklayıvermek geldi içimden ama elime ne geçecekti. Damacananın suyu hop içine geri mi girecekti, Seyyaf ders alıp bir daha asla böyle bir davranış sergilemeyecek miydi? Gerçekçi olalım.

Kitap epeyce kalın olduğundan özetlemek sayfalar alır ve sanırım okurlar da bundan sıkılıyor. Son olarak bazı başlıkları da anlatayım ve siz de mutlaka kitabı alıp okuyun. Çocukların beslenmesine dair bir bölüm var. Neyi ne kadar yemeli sağlıklı bir çocuk ve hangi besinlerde hangi vitaminler var. Uyku konusunda karşılaşılan en büyük sorunlar ve bunlara nasıl çözümler bulunmalı. Çocuklarda bulunan ve anne-babasının dahi onları sevmesini zorlaştıran bazı kötü özellikler. Korkular, ne kadar gerçekçi ve nasıl yaklaşılmalı. ADD, problemli çocuklar ve onlara nasıl muamele edilmesi gerektiği. Yaygın çocuk hastalıkları nelerdir, genelde neden kaynaklanır ve karşılaştığımızda neler yapmalıyız.

Genel hatlarıyla böyle. Kitap çok kalın olabilir ama 10 tane bu yaşlar için kitap okuyacağınıza, böyle detaylı ve gerçekçi bir yaklaşımla her şeyi bir araya toplayan kitabı okumak daha faydalı olur diye düşünüyorum. Ve son söz yazarın önsözünden:

“Tabii ki aileler çocukların problemleriyle mücadele etmeyi sürdürüyor. Kendi kendilerine neyi yanlış yapıyorum diye sorarlar. Hiçbir şey! Bunu bu kadar zor hale getirmeniz gerekmez. En baş belası çocuk felaketine bile verilecek cevaplar vardır. Yeni yürümeye başlama döneminin oldukça eğlenceli olması gerekir ve yardımımla da öyle olacak. Yorgun ayaklarınızı havaya kaldırın, kendinize bir çikolatalı süt koyun ve yeni yürümeye başlayan çocuğunuzla eğlenmeye hazır olun.”

Kitabın Adı: Her Yönüyle Çocuk Yetiştirme Sanatı

Yazar: Christopher Green
Yayınevi: Neden
Sayfa Sayısı: 543

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

11 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

11 Cevap verilmiş: Kitap Özeti: Çocuk Yetiştirme Sanatı

  1. şükriye diyor ki:

    Seyyaf’ın annesi’ni de takip ediyorum zaten, kitap çok ilgimi çekti. Bu yazı da çok güzel olmuş, ellerinize sağlık…

  2. hande diyor ki:

    Bu tarz bir kitap okumam lazım.Oğlum 2,5 yaşında..Tahammül sınırlarımı zorluyor.Ona zarar veremeyeceğim için dişlerimi sıkmaktan bütün dişlerim sallanıyor artık!

    • Seyyaf'ın Annesi diyor ki:

      durum bu kadar vahim hale geldiyse size Elizabeth Pantley’in “Çocuğunuzla İşbirliği Yapabilme” kitabını da tavsiye ederim.

      • hande diyor ki:

        Aslında durum bu hala gelmedi hep böyledi zaten.Hırçın bir bebek.Ona sarılarak sakinleştirmek istiyorum ama elletmiyor kendini.2 kişi tutup bezini bağladığımız oluyordu:)Aşırı hareketli.
        Çalışan bir anneyim.Sadece babane ve ananeye bırakabiliyorum oğlumu.Bakıcı ya da kreşte tahammül edemezler.Hatta kreşe kabul bile edeceklerini sanmıyorum..
        Hamileliğim çok kötü geçmişti,ağlama krizleri,mutsuzluk..Sebebi ben miyim diye üzülüyorum..Benim bebekliğim de aynı oğlum gibiymiş.
        Tavsiye ettiğiniz kitabı en kısa zamanda edinip okuyacağım,çok teşekkür ederim.Bursa fakülteye çocuk nöroloji ve psikiyatrisi için randevu alıp gideceğiz.Doktorumuz hiperaktivite sorunu olduğunu söylemişti ama bunlar için birtakım testler yapılıyor sanırım.Tekrar teşekkür ederim tavsiyeniz için.

    • nihal diyor ki:

      Adem Güneş Çocukluk sırrı, mükemmel bir kitap, çocuğa ve hayata bakış açınızı değiştirecek

  3. nurşen.e diyor ki:

    3 yaşında bir oğlum var .zor , hareketli ve uykusuz bir çocuk .onunla yaşamak harika ama büyütmek bihayli yorucu . özet elinize sağlık güzel olmuş kitap iyiye benziyor okumalıyım.

  4. sinem şamlı diyor ki:

    Ne tasedüf ki bugün bir alışveriş merkezinden bu kitabı aldım.İçerik güzel ve yazar çocuk eğitimi konusunda uzmanlaşmış.Ben tuvalet eğitimine bir göz attım da çok faydalı bilgiler yer alıyor.

  5. Ceren diyor ki:

    Özet için ellerinize saglık… Yalnız bu 3 yaşındaki kuzusunu evire çevire döven anne orneginde takıldım kaldım ben! Çok üzüldüm ve icime oturdu :( (((

  6. Cansu Birden diyor ki:

    yazınız çok güzel, elinize sağlık. şunu gördünüz mü?
    dahi çocuk yetiştirme kılavuzu
    http://uzuncorap.com/2012/01/20/dahi-cocuk-yetistirme-kilavuzu/

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Konuk Yazar, Oku Anlat (103 / 282 makale)
Deniz_36.hafta


Deniz'in Gebelik Günlüğü sona doğru yaklaşıyor. Deniz’in tüm yazılarını Deniz’in Gebelik Günlüğü etiketinden takip edebilirsiniz. *** Mutlu Pazarlar! Koskoca 36 haftayı ...