49 Yorum

Televizyonsuz evler de var

Televizyona düşkün bir insan olmadım hiç. Amerika’da yaşarken keyifle seyrettiğim dizilerim, programlarım vardı, ki genellikle ya National Geographic’teki köpek eğitmeni Cesar Millan’ın Dog Whisperer programı (burada da Köpeklere Fısıldayan Adam adıyla yayınlanıyor), ya da Law and Order gibi içi boş ama keyifli vakit geçirten haftalık serilerdi.

Türkiye’ye ziyarete geldiğimizde Asmalı Konak senin, İkinci Bahar benim, Yaprak Dökümü bizim, annemler dizi seyrederlerdi. “Ne buluyorsunuz şunlarda?” diye burun kıvırır, kınardım onları.

Beş sene ileriye saralım: Dün akşam Muhteşem Yüzyıl ya da Kuzey Güney’i seyretmek için ekrana yapışan milyonlardan biri de bendim, hatta bizdik, karı-koca. Her ne olduysa biz de kendimizi o dizi kültürünün içine vantuzlanmış bulmuştuk (aslında ne olduğunu hepimiz biliyoruz – Kıvanç Tatlıtuğ oldu! Şu yaşımdan sonra da hayranı oldum ya, aferin bana!). Önce Behzat Ç, şimdi Kuzey-Güney derken, Pazartesi akşamı da Son’a kilitlenir olduk. Al sana haftanın üç gecesi en az ikişer saatten toplamda altı saat ekran başında.

Ve fakat bunun dışında televizyon açık değildir bizde. (Aferin!) Gündüzleri çocuklar genellikle DVD izlerler, ya da Disney Channel’daki programları. Deniz yeni yeni Nat Geo Wild’daki hayvan belgesellerine takılmaya başladı. Program bitince kapatılır televizyon.

Dizi kültürünü bir kenara bırakacak olursak, televizyondan öğrenebileceğimiz şeyler olduğuna da inanıyorum. Haberleri de artık TV’den takip etmiyorum, internet gazeteleri ve hatta başlı başına Twitter bile yeterli oluyor bunun için. Ama belgeseller olsun, çocuklar için eğitici programlar olsun, müzik programları olsun, faydalı olabiliyor.

Ama şart mı? Televizyon olmadan bunlar öğrenilmez mi? Hiç değil – bence. Televizyon bunları daha kolay bir şekilde öğretiyor belki. Daha hazır, paket şeklinde sunuyor.

Günümüzde televizyon girmemiş, girse de açılmamış evler var. Çocuklarına televizyon seyrettirmeyen, buna ihtiyaç duymayan, bunu gereksiz ve hatta zararlı bulan ebeveynler var.

Bundan bir süre önce bu ebeveynlere çağrıda bulunmuş, bazı sorular yöneltmiştim. Evlerinde neden televizyon bulunmadığını, eksikliğini hissedip hissetmediklerini, günün birinde almayı düşünüp düşünmediklerini, çocuklarının televizyon seyretmedikleri için arkadaşları arasında yalnızlık çekip çekmediklerini sormuştum. İşte yanıtları:

Tuba, 7 yaşında kız annesi

Evlendiğimizden beri evimizde televizyon yok. Olsaydı büyük ihtimalle seyrederdim, ancak olmayınca başka aktivitelere daha çok zaman ayırabiliyorum. Anneme veya bir arkadaşıma gidince, şehir dışına iş seyahatlerine gidince seyrediyorum. Canım film izlemek isterse bilgisayarda VCD veya DVD izliyorum.

Çocuğum TV seyretmediği için oyun oynamak (bilgisayar oyunları hariç), resim yapmak için daha fazla zamanı oluyor.  Şimdiye kadar arkadaşlarından soyutlandığını hissetmedi; ancak ileride hissedecek olursa almayı düşünürüm.

Ayça, yeni evli

Evimize gelen misafirlerin “Aaaaaa televizyonunuz yok mu? Yazık, yeni evliler ondan alamamışlardır” söylemleri ile sık karşılaşıyorum. İletişim düşmanı olduğunu düşündüğüm bir materyali neden evime sokayım ki? Ekran başına geçince eşim de ben de pür dikkat seyrediyoruz filmleri, bi gün fark ettim ki duymuyoruz birbirimizi, ilişkimizdeki 3. kişi olmuş televizyon, üstelik rutin olarak hiçbir diziyi takip edemezken (henüz evlenmemiştik). Şimdi istediğimiz zaman istediğimiz filmleri kendimize ödülmüşçesine keyifli keyifli “Aman şu gün gelsin de izleyelim” diye değil, istediğimiz için lap top da yada barkovizyon sayesinde izleyebiliyoruz.

Bu aralar ilerde olacak olan çocuklarımız için film arşivi oluşturmaya başladık önce çizgi filmler ve dahası..Tabi ne kadarını uygulayabiliriz bilmiyorum ama televizyonu evime sokmayacağım. Her ne kadar çevreden bana geri kafalı teknoloji düşmanı gibi bakılsa da esas nedenini anlatamadığım, televizyonun etkisinin benimkinden daha fazla olması nedeniyle bir türlü ikna edemediğim arkadaşlarıma inat…

Asna, araları 15 ay olan üç çocuk annesi

Kendi evim olduğundan beri televizyonum hiç olmadı. Esasen öncesinde de yoktu, üniversitedeyken öğrenci evimizde de yoktu.

İhtiyaç hissetmiyorum. İlk evlendiğimizde eşim de ben de yoğun çalışıyorduk. Zaten kısıtlı olan bir zaman diliminde bir arada olabiliyorduk, bunu TV ile daha da azaltmak istemedim.

Bir de, eşim TV’nin içinde kayboluyor. Hani böyle TV izlerken dünya ile bağlantısı kesilen insanlar vardır ya, hah işte onlardan. Onun o haline tahammülüm yok.

Soranlara hep diyorum, TV varlığında çok vaktinizi çalan, yokluğunda ise kendisini hiç arattırmayan bir icat.

Ayrıca evde 3 tane çocuğum var. “Non-stop action!”

TV bazı durumlarda hakikaten kurtarıcı olabiliyor, örneğin küçüğü uyutmam gerekiyor ve büyükler gürültü yapmakta ısrar ediyorsa, ya da birine banyo yaptırırken diğerinin sakin kalmasını sağlamak adına 15-20 dakikalık bir çizgi film izlemelerinde bir beis görmüyorum. Bu durumlarda mevcut CD’lerimizden birini bilgisayara takip izliyoruz. CD bitince, ya da bölüm, ‘bitti!’ deyip kendileri kapatıyorlar.

TV sürekli göz önündeyken kontrol etmek daha zordur diye düşünüyorum.

Kararında TV’nin çocuğa çok zararı olduğunu düşünmüyorum esasen, ben asıl kendimden korkuyorum daha çok.

Evde TV olsa, adım gibi eminim ki, bu ‘kurtarıcı’ durumunu daha çok kullanacağım.

Bir de, ara ara, mesela tatillerde babaanne evinde vs. yine kendimde fark ettiğim bir durum var , ‘Aa, enteresan bak bilmiyordum, şunu da izleyeyim’ deyip, kendimi faydalı bir iş yaptığıma inandırıp, saatlerce başından kalkmayabiliyorum, tamam -dum, eskiden!

Ha, muhakkak faydası da vardır elbet. Lakin ölçtüğümde zararı kârından çok geliyor bana. Eksikliğini hissetmiyorum, zira hiç ‘var’ olmadı. Yani evimiz hiç TV’ye göre düzenlenmedi, TV ünitemiz vs. olmadı. Dizi izleme alışkanlığım da yok, olsa da diziler dakikasında internete düşüyor zaten.

TV seyretmemenin çocuğun kendi kendini oyalamayı öğrenmesine çok katkısı olduğuna inanıyorum; bu kitap okumakla olur, oyun oynamakla olur vs.

Ama esas katkısının görüntü kirliliğinden uzak yetişmesi olduğuna inanıyorum. TV seyretmemek çocuğu arkadaşlarından soyutladığını sanmıyorum. Zannetmiyorum. İlle  izleyecekse CD’si vs. vardır, olmadı netten indirilir. Günün birinde TV almayı şahsım adına düşünmüyorum. Ama çocuklu hayat ‘asla asla dememeyi’ öğrettiği için temkinli konuşmakta fayda var!

Gamze, 16,5 aylık kız annesi

Yaklaşık 4 senelik evliyiz. Bilinçli olarak eşimle tanıştığımızda  eve TV almama konusunda anlaştık. Hiç yokluğunu çekmedik. Kızımız şu an 16,5 aylık. İleride kızımız ister mi bilemiyorum.

Esra, 9 aylık ve 3 yaşında iki kız çocuğu annesi

Beş senedir televizyonumuza TV yayını almıyoruz.. Kendi tercihimiz olan DVD veya dizileri internetten izliyoruz. Sadece yabancı dizi seyrediyoruz. Takip ettiklerimizi. Ben TV’yi o kadar sevmiyorum ki TV seyredene bile gıcık oluyorum. Eşimle de aynı şeyleri seyretmekten hoşlanıyoruz. Kızımız doğduktan sonra baktık yayınlar kötü, çizgi film seyretsin istemiyoruz. Eve gelecek bakıcı anneanne kim varsa bizim kontrolümüz dışında yayın seyrettirsin istemedik. Yaratıcılığını öldürsün istemedik. Ve benim ricamla TV yayınını kestik.

Televizyonun eksikliğini kesinlikle hissetmiyoruz. Ben bu durumdan çok memnunum. Zaten seyretmezdim kızımızın 3 yaşına kadar kontrolümüz dışında bir yayına maruz kalmamasından da ayrıca memnunum. İzlemek istediğim şeyleri dünyayı takip ederek seyrediyorum. Akşamları çocuklar yattıktan sonra 2 saat kendimiz bir şeyler seyrediyoruz. Yeter.

Çocuğum TV seyretmediği için Kendi kendine oyun oynuyor. Evde ona bakmak için gelen bakıcı veya anneanne de kolaya kaçıp çocuğa TV açayım da iki dakika dursun diyemiyor. Biraz fazla tepemde oldu ama o kadar çok dışarı çıktık ve elimizde kitaplarla gezdik ki büyük kızım çok çabuk konuştu ve konuşması çok hızlı gelişti. Ben bunların çoğunu birebir ilgiye bağlıyorum. Belki TV olsaydı ben de birazcık seyret diyebilirdim. Ela şimdiye kadar 4 tane animasyon film seyretti. Ve bunun da onun için bir özelliği oluyor. TV onun için çerez haline gelmiyor.

Bir artısı da bence TV çocukları çok yoruyor. Gördüklerini beyninde yorumlamakta zorlanıyorlar. Çok televizyon seyreden çocukların uyku düzenleri bile bozuluyor. Şimdi küçük kızım için de iyi oluyor çünkü ablası izleseydi mecburen TV’ye maruz kalacaktı. Ve daha çok küçük.

TV seyretmemek bence çocuğum için hiç sorun değil. Popüler kültürden zaten hazzetmiyorum. Bence 3 yaş çok önemli bir yaş. 3 yaştan sonra çocuk kademeli olarak dış dünyaya açılabilir. Hiçbir şey için geç kalmadı. Evdeki hayatını güzel geçirdiğini söyleyebilirim. Ayrıca yaşıtları da daha yeni yeni öyle şeyleri biliyor.

Şu anda keyfimiz yerinde. İlerde TV alır mıyız, bilmiyorum. Ama sanırım 2 yıl daha böyle olur. TV’nin olmamasının eşimle ilişkimizi iyi yönde etkilediğini söyleyebilirim. Daha verimli de olduğumuzu. Mesela TV’nin olmaması beni çok çok verimli kıldı. Kişisel gelişimimi bile etkiledi diyebilirim. Haberleri bile direkt kaynaktan internetten okuyorum ve magazine maruz kalmıyorum. Şimdilik iyiyiz yani.

Selcen, 12 aylık ikiz annesi

Evimizde televizyon cihazı var ama kullanım dışı. Benim ailemde de yoktu. Annem babam TV izlemenin tamamen zaman kaybı olduğunu düşünür. Tabii bu bize de empoze edildi. Ben de TV’yi tamamen zaman kaybı olarak görüyorum. Yatıp uyumak daha iyi. Gerçi artık yatıp uyumak benim için lüks sınıfında.

Evlendiğimizde zaten sınırlı bütçemiz vardı. Gerek yok diye almadık. Sonra hediye geldi! Ben tercümanlık mezunuyum. Yabancı dilim körelmesin yabancı TVleri izlerim diye kurduk. Ama pek izleme şansım olmadı. Zaten gündüz çalışıyordum. Akşama da cılkım çıkıyor, TV’nin sesi bile başımı ağrıtır oldu. Eşim önce bir haberlere bakayım dedi sonra işi iyice abartarak hangi kanalda konuşan bir adam gördüyse izlemeye başladı. Siyaseti zaten sevmem. Gece yarılarına kadar süren tartışmalar, bağrışlar çağrışlar beynimde uğuldar oldu. Kaldıralım dedikçe ben dursun diye ısrar etti. En sonunda nasıl oldu bilmiyorum valla bir gün bu TV’yi kaldıralım dedi ve yeniden kalktı. Epeydir temiziz yani.

Eksikliğini hissetmiyorum.  Çocuklarım henüz izleyecek yaşta değil zaten. Gerçi bizim toplumda TV izleme yaşı diye bir şey yok.  Komşularım ıslarla TV’ye baktır, ev işi yap diyorlar ama elhamdulillah hiç öyle bir gaflete düşmedim (Evin halini tahmin edersiniz:). Çok çok çok nadir durumda bir iki kez internetten Night Garden’ıaçtım. Dışarı çıkmak için hazırlanmam gerekiyordu. Malum ikizlerle hazırlanmak çok zor. Ne yalan söyleyeyim, beş on dakika onlar oyalanırken işimi hallettiğim oldu. Ama onları öyle ağızları açık, aval aval ekrana bakarken görmek beni çok rahatsız etti. Bunun her gün tekrarlanabileceğini ve saatler sürebileceğini düşünmek bile istemiyorum.

TV seyretmek çocukları arkadaşlarından soyutluyor mu, bunu kendi çocuklarımdan örnekleyemem. Ama etrafımdaki TV’siz ailelerin çocukları genelde bunları internetten takip ediyor. Gerçi ne anlamı kaldı TV olmamasının, en azından TV’de günde bir kere çıkıyor, internette her an var.

Günün birinde eve televizyon almayı asla düşünmüyorum.

İşte böyle… Ben bu soruları soralı bayağı bir zaman geçti, dolayısıyla aşağıdaki bebeler bir 6 ay kadar büyüdüler. Ama o zamanki yanıtlar bu şekildeydi. Gelen tüm yanıtlara yer veremedim, ancak bu mini-ankete katılan herkese çok teşekkür ederim.

Benim şahsi görüşüm: Bence TV ölçülü kullanıldığında zararlı değil. Ancak olmazsa olmaz hiç değil. Şahsen evimde olmamasını tercih ederdim, ama ne yalan söyleyeyim, olması daha çok işime geldi. Belki de olduğu için. Televizyonum olmasaydı o zaman onsuz olmaya alışacak, ona göre bir düzen tutturacaktım ben de…

Sizde durumlar nedir?

49 yorum

  1. İlginç bir konu.. TV’li bir evde büyüdüm, o yüzden ben de Elif gibi TV’siz hayat, düzen nasıl olur bilmiyorum açıkçası. Haftasonları evdeyken TV’yi uzun zaman açmıyoruz, eksikliğini de duymuyoruz. Genelde belgesel kanallarını seviyor eşim, haftasonları bazen onları izliyor. Ama başka birşeye dalıyoruz, sonra bir bakıyoruz kendi kendine çalışıyor TV, karşısında kimse yok. Dizi olayı bizde de var. Sonuna kadar, devamlı olarak takip ettiğim 1-2 dizi var ama onun dışında evde bizimle yaşayan annem tam bir dizi kolik. Ona da çareyi odasına TV koyarak bulduk. Akşamları işten gelince oğlumla odasına çekiliyoruz, yatıncaya kadar da beraber vakit geçiriyoruz. O yattıktan sonra izliyoruz biz de TV. Oğlum çok TV meraklısı değil Allahtan. TV genelde biz de kurtarıcı rolde. Onu bir süreliğine oyalamam gerektiğinde işime geliyor açıkçası. Kontrollü kullanıldığı sürece TV’nin bir sakıncasını görmüyorum ben. Benim onaylamadığım tek şey çocuk odasında TV sadece.

  2. Bizde TV var ama çok nadiren açılır, kırk yılda bir NatGeo’nun icatlar yarışması için mesela 🙂 harddiscteki müzikleri tv aracılığıyla duyabiliyoruz ama görüntü olmuyor onda da. DVD vb dersen haftasonu arada bir çok canımız çekerse güzel bir çocuk filmini koyuyoruz ama genelde yarısına kadar seyredip sonraki haftalardan birinde bitiriyoruz
    zaten ev işleri, yemek yapma, sofra hazırlama vb, resim, legolar, kitaplar derken açıkçası vaktimiz de kalmıyor, ancak kız yattıktan sonra geceleri eşim açıp kanallarda gezinmeyi seviyor
    Klasiklerin masallı versiyonları var onlar favorimiz tavsiye ederim müziği seven çocuklar için birebir, hikayeleri de çok eğlenceli

  3. ben her konuda olduğu gibi bu konuda da “abartılmadığı” sürece zararı olduğunu düşünmeyenlerdenim.hem çocuk hem büyüler açısından…zira tv de çok güzel çocuk programları da var,yaşına uygun programı izlemesinde sıkıntı yok.gündüz bende çok açmıyorum çünkü ihtiyaç hissetmiyorum,ama akşam haber ve takip ettiğim 2-3 dizi için açıyoruz.eşimle de bir iletişim problemimiz yok:))
    bu arada hazır konu açılmışken gülse birselin yeni dizisini izleyin desem ayıp mı etmiş olurum:)))

  4. Elif merhaba,

    Bizim evde TV genelde açık, çünkü maalesef ki ben TV’ye daha doğrusu Digiturk’e biraz bağımlı bir kişiyim. Digiturk’te ki olur olmaz, gerekli gereksiz çoğu diziyi izliyorum. Bunda şu anda çalışmıyor olmamın, evde çocuk bakıyor ve haliylen dışarıda bir aktivitede bulunmamanın etkisi var. Digiturk hariç Türk kanalları ve dizilerine takılmıyorum, izlemiyorum. Annem bizde kaldığında her akşam bir dizi izliyor. Dizileri şöyle bir izlediğimde görüyorum ki, sadece trajedi, sürekli bir ağlak durum, sürekli bir mutsuzluk ve entrika, bitmek tükenmek bilmeyen bir acı var. Açıkçası bu da benim içimi daraltıyor, o yüzden de izlemiyorum. Haber programları keza öyle. Ama dünyadan kopmama adına haberleri izliyoruz. Gün içerisinde çok yorulduğum için, gece film izlemek gibi bir lüksüm kızımın doğumundan beri maalesef yok.
    Ufaklığa gelince, kızım hemen hemen 6 aylık oldu. Çok küçük olmasına karşın televizyon onun için sihirli bir kutu. Televizyon açıkken, gözü sürekli takılıyor ve televizyona sırtını çevirip oturttursam bile bakmaya çalışıyor. Gözlerini televizyondan ayıramıyor. O yüzden çoğu zaman televizyonu kapatmak durumunda kalabiliyoruz. Kızım daha küçük olduğu için ilerisi adına kesin yargılarda bulunamam ama televizyonun çocukları etkisi altına aldığını, çocukları tembelleştirebildiğini ve kendi kendilerine oyalanamayıp, yaratıcılıklarını sınırladığını düşünüyorum (sadece şu an ki gözlemlerime dayanarak). Çünkü 6 aylık kızımın bile televizyona nasıl kitlenip kaldığını görüyorum. O yüzden televizyon çocuklarda son derece dikkatli ve ölçülü biçimde kullanılmalı diye düşünüyorum. Fakat belgesel gibi faydalı yayınları veya çocukları eğitici programları izlemelerinde de bir sakınca görmüyorum. He tabi buna kaç yaşında başlamalılar onu bilmiyorum. Kızım daha çok küçük olduğu için şu anda televizyon hiç seyrettirmiyoruz. Ama büyüdükçe mutlaka izlemek isteyecektir. Kaç yaşında izlemeye başlamalı peki? Bu konu hakkında senin fikrini almayı, senin ufaklıklara nasıl yaptığını öğrenmek isterim.
    Peki ya benim için? Evimde hep televizyon oldu, o yüzden onsuz yaşamayı hiç öğrenmedim ve nasıl yapılır bilmiyorum. Zorunlu olsa, herhalde alışırımdım diye düşünüyorum. İnsanoğlu nelere alışmıyor ki? Ama şu anda olmasından memnunum, hızlı bir şekilde kafamı dağıtmaya yardımcı oluyor.

  5. 25 yaşındayım ve ailemle çocukluk anılarımı düşündüğümde televizyon izlediğimiz tek bir günü dahi hatırlamıyorum. Evimizde babaannemin “yazık alacak paraları mı yok acaba” diye endişe duyarak getirdiği ancak hiç açılmayan bir televizyon vardı elbet. 4 senedir yalnız yaşıyorum ve kendi evime televizyon almadım. Babaannem benim evime de televizyon getirmek istedi elbette ancak müsaade etmedim bu sefer:)

    Çocuk yaştan beri düzenli bir sinema ve tiyatro takibi alışkanlığım var. Ailemle uzun saatler boyu sohbet ederim ve birlikte yaptığımız pek çok aktivite bulunmakta. Televizyonlu bir evde bunlar daha az olurdu gibi geliyor.

    Şimdi televizyonla büyüyen arkadaşlarımla sohbet ettiğimde aileleriyle çok az vakit geçirdiklerini, çocukluklarının daha çok ekran başına ailece kitlenerek geçtiğini söylüyorlar.

  6. 5 senedir yurtdisinda yasiyorum. Buraya tasinirken tv bozuldugu icin firsat bu firsat deyip tv siz hayatimiza basladik. O zamanlar kizim 2.5 yasindaydi. Arada aldigimiz yada netten indirdigimiz kisa cizgifilmleri izliyordu. Son bir senedir de netten 2 tane cocuk kanalini rahatlikla izleyebiliyor(Kendi kontrolunu kendisi yapabiliyor cok sukur hicbirzaman bagimli olmuyor). Ama suanda sadece cocuk kanali izleyebildigi halde farki farkedebiliyorum cunku onceden cok cizgifilm secenegi olmadigi icin haftada 1 netten indirdigimiz animasyon yada cizgifilmlerle ailecek sinema gecesi yapardik ve hepimiz bunu iple cekerdik o da cok mutlu olurdu bu gecelerden. Suandan netten kanallari izleyebildigi icin sinema geceleri eski cazibesini kaybetti.Yinede sadece cocuk kanallarini izlemesi bile bir avantaj cunku Turkiyeye her yaz geldigimizde diziler ve haberlerden cok etkilendigini cok buyuk farkla gorebiliyorum. Turkiyedeki diger cocuklarin dizilerden ogrenidigi kalip cumlelerden hicbir zaman haberi olmuyor ve onu olmsuz etkilemiyor. Hatta cok olumlu birsey cunku bir yaz sadece birkere izleyerek hemen ezberledigi icinde kufurde olan kalip cumlesinden vazgecirmek icin bayaa uzun aciklamalar yapmamiz gerekti.
    Benim icinse tv li hayat dusunemiyorum 2 yasinda bir oglum daha var ve bana 24 saat yetmezken evde insanlar tv izlemeye nasil vakit ayiriyor merak ediyorum.Tv de harciyacagim zamani cocuklarimla beraber eglenmeye harcarim cok daha iyi. Cocuklar uyuduktan sonraki bikac saatimi de esimle muhabbet ederek kitap okuyarak yada dil ogrenmeye vakit ayirarak gecirmek cok daha eglenceli. Arada esimle beraber sinema gecelerimizin de kiymeti artiyor boylece.

  7. evimize televizyon hiç sokmadık ve sokmayı da asla düşünmüyoruz. 4 senelik evliyiz. 2 yaşında oğlum ve 3,5 ay sonra aramıza katılacak olan bir bebeğim var. Bu nedenle herkes “çocuklar bi büyüsün görürüm seni” diyorlar.Çünkü öyle empoze edilmiş, olmazsa olmaz. ama şimdi çok saçma buluyorumi, internet varken (hele şu tivibu yok mu!) gerek kalmıyor ki, neymiş çocuklar komşuya gidermiş. Eski zamanlarda kaldı bunlar. Benim oğlum henüz hiçbir şey seyretmedi. 2 yaşından önce tv yasaksa, internetten de bir şey seyredilemez diye düşündüm ve izletmedim. Eksikliğinden ziyade faydasını gördüm:
    1) eşim akşamları geldiğinde uzun uzun muhabbet edebiliyoruz. TV açıp da ona kilitlenmiyoruz.
    2)oğlumun hafızası gereksiz yere dolmadığı için daha kolay öğrenebiliyor bazı şeyleri. Çünkü beyin boş(bu konuda ben de bir yazı yazmıştım blogda).
    Evde olsaydı eminim ben de izlerdim, hatta eşim her akşam kesinlikle açardı. Böyle bir ortamda çocuk da alışkın olurdu. en iyisi eve hiç sokmamak. Çünkü kota koymak zorlaşabiliyor, hele çocuklar büyüyünce.

  8. Ben de evimde tv olmasini hic istemiyorum ama var ne yazik ki:( hem de 2 tane:( esim de bir tv hastasidir, aslinda Lig tv ve bilumum futbol programlarinin hastasidir diyebilirim:) bundan dolayi sanirim asla tvsiz yasamayacagiz. Kizim daha 2 aylik, o uyanikken tv acmiyorum ve böyle devam edeceğim ne kadar giderse. Ancak o uyanikken bilgisayar kullanmanin da zararli oldugunu dusunuyorum ozellikle 3 yasindan once. Cunku siz bir ekrana bakiyorsunuz ve kimseyle konusmuyorsunuz. O da bu ekranda ilginc seyler oldugunu goruyor ve oynamak istiyor. Kucucuk yasta belki mouse ve klavye kullaniyor. “Aa ne becerikli ” falan diyoruz ama bu bence bir cok cocugun konusmasin geciktiriyori ve iletisim becerilerini azaltiyor. O yuzden tv ye hayir derken, her turlu ekranli araca hayir demek gerekli. Tabi mumkun oldugunca:)

  9. Televizyonun en önemli sakıncası, onun bir etkinlik olarak sunulmasında bana kalırsa. Sürekli tv karşısında bir anne baba olarak model olmak, zamanı verimli kullanması hedeflenen çocuklar için tutarsız geliyor bana.
    Bizde de Tv var ama akşamları iş çıkışı çoğunlukla onun yerine müzik dinlemeyi tercih ediyor yorgun bünyelerimiz. Evde sinema keyfi haftasonu akşamlarımızın etkinliklerinden olabiliyor. Sülüman’ı da göz zevkim için kaçırmamaya çalışıyorum ama çok disiplinsiz bir izleyici konumunda kalıyorum evdeki ufak bünyenin saklambaç ve kovalamaca etkinliklerine iştirakten 🙂

  10. Çok idealist bir yaklaşım, başarabilene bravo doğrusu ama bizim eve amazonlardaki yaşam kadar uzak olduğunu söylemeden geçemeyeceğim…

  11. gündüz tv açmiyoruz, bazen sabah kizim 3,5 yaşinda disney channel seyrediyor (okula gitmezse) sonra akşamda yemekten önce tekrar seyrediyor. sonra kapatiyoruz, çoçuklar uyuyursa o zaman açiyorum:)

  12. Bizim evde TV var ama acilmayanlardan! Buyuk oglum 2,5 yasina kadar hic TV izlemedi, o yastan sonra da ara sira 10 dakikayi gecmeyecek bicimde Elmo DVD’leri seyretmeye basladi. Bu siralar (simdi 4 yasinda) daha fazla seyrediyor, hatta istiyor cizgi film seyredicem diye. Kucuk oglum (21 aylik), abinin bu israrlari nedeni ile daha erken tanisti Elmo ile. Ama hala TV’de ne olup bittigini bilmiyorlar. Izledigimiz DVD’leri de, onlari oyalasin da ben islerimi yapayim diye acmiyoruz, oturup birlikte izliyoruz, sohbet ede ede. Gece, onlar yattiktan sonra, eger yapilacak isler de bittiyse, kari-koca TV karsina yayilip, yari uyur yari uyanik, takiliyoruz. Aslinda duzenli izledigimiz hicbir sey yok! Biraz ondan, biraz bundan, kafa dagitmak bizimkisi…
    Olabildigince TV

  13. Ne süper olurdu diye düşündüm yazıda ve yorumda TV’siz yaşamı seçen kişilerin yazdıklarını okuyunca. Eşim her türlü spor programının bağımlısı. Ona böyle bir teklif götürsem kabul etmez eminim. Kızım 5 yaşında geçen senelere göre daha çok TV izlemeye başladı bu beni çok üzüyor. Ben TV’siz yapabilirim, kızım bir kaç sızlansa da zamanla alışır diye düşünüyorum ama eşimi nasıl kurtaracağım bu illetten bilmiyorum 🙁

  14. Televizyon yüzünden öyle bir sorun yaşadık ki, az kalsın bizim küçük otistik oluyormuş. Okumanızı tavsiye ederim:
    http://alisverisdanismani.blogspot.com/2012/01/hani-insann-omrunden-omur-gider-ya.html

    Bütün annelere ibret olsun!

    • FİLİZ MORKOÇ

      Reyhan çok geçmiş olsun.. İki oğlum var, ikincinde amniyosentez olmaz zorunda kaldım, down sendromu riski nedeniyle… Senin anlattıklarının çok benzerini günlerce yaşadım düşündüm.. Çok zordu çok…

      • Tahmin edebiliyorum, beni 1 gün bile bitirdi, hani öncesi ve sonrası fotoları olur ya öyle bir ruh hali içerisindeyim.

    • benim her iki çocuğumun da bıngıldağı erken kapandı. 3. ayda ikisinin de bıngıldağı artık yoktu. oğlum doğduğunda ve kafası 1 ayda hızlıca büyüdüğünde doktor hepsi “bildiğim” ama korkunç olan hastalıklar sıralamıştı bana. odada bir tek ben anlamıştım ne dediğini. ultrason istedi. 20 dakika bekledik. 20 yıl gibi gelmişti o bekleyiş bana. ultrason çekilirken görüntülere bakıp anlamaya çalışıyordum, çok çaresizdim. sonuç normaldi. her şey yolundaydı, sadece oğlum biraz koca kafalıydı, hepsi bu. baş çevresi düzgün büyümeye devam etti bıngıldağı kapalı olsa da. ama ömrümüzden ömür gitti mi? hem de nasıl… farklı da olsa çok iyi anladım hislerinizi.

      sonra kızım doğdu ve hop 3. ayda bıngıldak iptal. kontroller yapıldı ama ben gayet müsterihdim 🙂 sağlıklı evlatlara sahip olabilmek dünyadaki EN büyük zenginlik, EN önemli şans bence. Allah tüm çocuklarımızı korusun…

      • Doktorlar o kadar rahat söylüyorlar ki, belki de bu yüzden doktor oluyorlar kimbilir. Neyse üçüncüyü düşünmediğim için böyle bir şeyi bir daha asla yaşamayacağımı umuyorum. Kimse de yaşamaz inşallah.

    • sinem şamlı

      Yazıyı okurken göz yaşlarımı tutamadım.Hala ağlıyorum.Yaşananların aynısını birebir yaşadım.Uykusuz geceler,internetten indirilen otizm ile ilgili makaleler,videolar neler neler.Bize de bir nörolog şüphelerim var demişti.Benim içimi rahatlatan ise bir çocuk psikiyatrı oldu.Benim oğlum şuan 20 aylık ve hala anne baba dışında konuşmuyor.Böyle bir tokat yedikten sonra öyle değiştim ki.Oğlumla artık daha çok ilgileniyor ve oyunlar oynuyorum.Oyun grubuna gitmeye başladı.Bununla ilgili merakettiğim bazı şeyler.Sizinle mümkünse irtibata geçmek isterim.

    • Reyhan Hanım ….. Ohhhh çektim son teşhis konulunca çok çok geçmiş olsun maalesef anne olarak işimiz çok zor hele de çalışan annelersek….Çocuk yetiştirmek çok ince bir çizgi her şeyi dozunda veremiyorsak hemen yan etkilerini gösteriyorlar bize …. Kendinize yaptığınız öz eleştiri ile beraber bu konuyu bize aktarmanız sizi tanımasamda büyük saygı duymama neden oldu… Bir kızım var çok yakında bir de oğlum olacak ve ben bir takım kararlar aşamasındaydım…..Yaşadığınız örnek tam da benim kaygılandığım sorunların en kötü senaryolarından…. Sonuc olarak sizin adınıza sevindim hem teşhis için hem de kendinizi eleştip doğruları bulduğunuz için… Çocukluğunu yaşatıp iyi ahlak kültür vizyon ve eğitim verebileceğimiz bir döneme girdik umarım hiç birimiz elimize yüzümüze bulaştırmayız … sevgiler

      • Çok çok teşekkür ederim. Suçlamadığınız ve düşüncelerimi anladığınız için:)

        • Aslinda ortada suclanacak birsey yok ki. Anne baba olmayi herkes deneyimle ogreniyor. Cocuklar dogmadan bildigimiz birsey degil ki bu. Herkes hatalar yapabilir, bence onemli olan kendini elestirmeyi becerebilip dogruyu bulmaya calismak. Siz bunu yapabilmissiniz, umarim bundan sonra daha guzel olacak hersey.

    • Aynı şeyleri yaşamış biri olarak ağlayarak okudum yazınızı. Yaşadıklarınızı, tekrar yaşadım ben de..

  15. Merhaba Elif,

    Ne guzel bir anket olmuş hele sonuçlar cok ilginç bence, cunku ben 21yy’da televizyon olmayan bir ev düşünemezdim ama demek ki varmiş. Benim kizim 3 yaşında ve gecen yila kadar gercekten TV’yi bilmezdi. Gecen yilki İzmir gezimizde(2 yaşında) Caillou’la tanıştı ve sadece onu izlameye başladı. Su anda da sadece belli programlari izliyor. Yani senin de dedigin gibi olculu oldugu surece bence o kadar da kotu degil. Ailecek o kadar da TV duskunlugumuz yok. Bence anne ve baba bu konuda cocuk uzerinde cok onemli bir etki birakiyor. Tv’yi yerine biz kitaplari tercih edenlerdeniz ve gecen yilki kitap fuarina kizimi goturdugumden beri o da ayni duygular icinde. Kendisine yenii bir kitap(hele de stickerli olursa) alininca herseyi unutuyoruz ve once o kitabi kesfe basliyoruz. TV bile bu kadar etki yaratmiyor uzerinde. Tum gununu sticker yapistirarak gecirebilir:::)))

    Sizinkilerinde kitaplara olan sevgisi cok hosuma gidiyor ve kitapliginiz da cok guzel bizimkisi gibi::)))

    Sevgiler

  16. Benim için de çok güncel bir konu bu..Kızım 3 yaşında..2 yaşına kadar hiç TV izlemedi..Ama 2 yaşından sonra bizde (anne,baba,anneanne) TV konusunda biraz gevşeme oldu, nolur canım biraz izlesin dedik. Ama şimdi bakıyorum da sanki ipin ucu kaçtı kaçıyor, şimdi de nasıl toparlayacağımı düşünüyorum kara kara..Artık neredeyse seanslar halinde izliyor televizyonu, sabah seansı, öğlen seansı, akşamüstü seansı..Aslında gün içinde anneanne ve dedesiyle güzel faaliyetler yapıyor, güzel oyunlar da oynuyor ama yine de bazı zamanlar illa TV olsun istiyor. Kreş yaşı da geldi gibi, acaba kreşe başlasa TVnin hayatımızdaki rolunü azaltabilir miyiz? Ya da neler yaparak azaltabilirim, varsa tecrübelerinizden yararlanmak isterim.
    Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Kolaylıklar diliyorum:)

  17. Bu konu üzerinde ben de çok düşündüm. Henüz anne değilim fakat ileride anne olduğumda bu konuda nasıl bir tutum sergilemeliyim diye kafa yordum şimdiden.
    Aslında ben televizyon bağımlısı değilim(en azından ben buna inanmak istiyorum), sürekli olarak izlediğim bir dizi yok. Programımı dizilere göre ayarlamıyorum fakat evde olduğumda, özellikle eşim evde yoksa dayanamayıp televizyonu açıyorum, o gün hangi dizi varsa ona takılıyorum. Kendime söz versem de; kitap okuyacağım, makale okuyacağım, çalışacağım…gibi, hiçbir zaman uygulayamıyorum. Televizyonun esiri oluyorum.
    Eşimin de durumu aynen böyle. Yatana kadar televizyon izler.
    Evde tek televizyon olduğundan, ne açık olursa olsun beraber izlenir. Mesela dün barcelona-real madrid maçını ben de izledim. Kalkıp kitap okumak varken, o aptal kutunun karşısında 2 yaşındaki bir çocuk kadar iradesiz, gözlerimi dikip yatma saati gelene kadar izledim.
    Daha kendime engel olmazken çocuklarımı nasıl sınırlandıracağım bilemiyorum.
    Bunun farkında olup eve hiç sokmayanları yürekten tebrik ediyorum.

  18. Ben televizyon seyretmeyi seven biriyim ama zamanım olmadığı için genelde beğendiğim programları çekip sonra seyrediyorum. Bence olay kontrolün sizin elinizde olmasında bitiyor. Televizyonu ne kadar seyredeceğini belirlemek için illa eve televizyon mu almamak gerekiyor. Açıkçası ben kendimi o kadar iradesiz görmüyorum. 2 tane çocuğum var biri 8 diğeri 3 yaşında. Oğlum doğduğundan yaklaşık 4 yaşına kadar evde ve hatta gittiğimiz aile büyüklerinin evinde de hiç televizyon açmadık, inanın televizyonun ne olduğunu bile bilmiyordu. Bizi TV izlerken bir kere bile görmedi.Kendi seçtiğimiz DVD leri seyrettirdik. Ama seçtiğimiz çizgi filmler hiçbir zaman spiderman, batman vs. gibi abuk sabuk şeyler olmadı. Herkes büyüyünce görürsün sen baş edemezsin, seyretmek ister dedi. Tam aksine çocuk alışkın olmadığı için şimdi istesende seyretmiyor. Ben anne babaların televizyonun önünden alamıyoruz lafına kıl kapıyorum. Bence aileler işin kolayına kaçıyor, işten yorgun dönüyorlar çocukla uğraşmak istemeyip kendi görevlerini TV ye devrediyorlar. Sonra da şikayet… Biz karı koca işten gelip çocuklar yatıncaya kadar onlarla oynuyoruz onları mutlu etmeye çalışıyoruz. Uyuduklarında ise benim için ikinci hayat başlıyor, alıyorum kumandamı elime istediğimi seyrediyorum. Kızım içinde aynı şey geçerli. 3 yaşında itiraf edeyim bazen bunalıp disney açıyorum seyretsin diye inanın dönüp bakmıyor bile , evcilik oynamayı tercih ediyor. TV çocukların hayal gücünü körelten bir şey. Seyretmeyen çocuk çevresi ile daha alakalı daha araştırmacı oluyor bu tecrübe ile sabit. Arkadaşları arasında yalnızlık çekmeye gelince evet oğlum ilkokul 2. sınıfta ve sınıftaki çoğu erkek çocuk kendini çizgifilm kahramanı zannediyor, ona göre oyunlar oynuyor, birbirlerinin boğazına sarılıyor. Bizimki onlarla pek arkadaşlık edemiyor ama kendi gibi 1-2 arkadaşı var onlarla da gayet mutlu:))

  19. Banu (Arel'in Annesi)

    Merhabalar. TV konusunda bende diğer her anne gibi oldukça katı idim. Özellikle en yakın arkadaşımın oğlu ve eşimin abisinin oğlunun nasıl birer tv bağımlısı olduğunu, sürekli reklam ve kral tv izleyerek nerede ise 3,5 -4 (hatta daha bile geç galiba) yaşında konuştuklarını gördükten sonra bizim evimizde kesinlikle tv açılmayacak diye naralar attığımı bilirim. Fakat Arel doğduktan ve bende evde doğum izninde iken delirmemek için Arel uyurken ara sıra tv açmaya başladım. Birgün Arel’in de ilgisini çektiğini fark ettik. Hal böyle olunca onun uyuduğu zamanlarda seyretmeye başladık tv’yi. Fakat daha sonra katı gıdalara geçince yemek yedirmek için ara sıra baby tv’yi açmaya başladık. Yemek bitince kapattık. Bu böyle biraz devam etti. Sonra fark ettik ki kendi zaten program seçmeye başlamıştı. Herşeyi seyretmeyip sadece sevdiği şeyleri seyreder olmuştu. Ama bunun yanında başka hiçbir kanalı açmıyorduk ancak o uyuduktan sonra eşim ve ben tv seyrediyorduk. Daha sonra tv seyrimiz baby tv’den baby first’e kaydı. Üstelik baby first’ü bizde daha profesyonel bulduğumuz için seyretmesinde bir sakınca görmedik. Şimdi Arel 2 yaşında ve kendi tercihlerini yapan bir çocuk oldu. Artık baby tv’yi hiç seyretmiyor, baby first’de ise hopla diye bir karakteri seyrediyor başka hiç bir programa bakmıyor, ama trt’de pepe’yi hiç kaçırmıyor. Bu süreçte Arel baby tv’yi sadece seyrediyordu, baby first’e geçince interaktif olmaya başladı ve iletişim kurmaya çalıştı hatta bu sayede konuşmaya başladı. Şimdi pepe ile inanılmaz bir öğrenme sürecine geçti. Gayet güzel konuşuyor, sayı sayıyor, sarkı söylemeye ve dans etmeye başladı. (Kii Arel yürümeye başladığı andan itibaren sallanarak müziğin ritmine ayak uyduran bir çocuktu.) Tabi bu noktada gerek ben gerek babası ve gerekse annemin hakkını yememeliyim. Hiçbir zaman tv karşısında onu bırakıp gitmedik, programları birlikte seyrettik, ona sürekli anlattık, şarkılara eşlik ettik, bak şimdi bunu yaptı bu yanlıştı ama doğrusu bu olma gibi seyrettiği şey hakkında sürekli konuştuk, anlattık ve Arel’i yönlendirdik. Şunu söylediğinizi duyar gibiyim. Zaten iki yaşındaki çocuk öğrenmeye aç, ne öğretsen alır bunun için tv’ye ihtiyaç yok. Haklısınız ama çalışan bir anne, kendi annesine bakması gereken bir anneanne ile bübüyen bir çocuk Arel. Onunla ne kadar kaliteli zaman geçirmeye çalışsakta muhakkak eksikliklerimiz oluyor yani öğretme konusunda bazen yaya kalabiliyoruz. Bu konuda tv’nin bana yardımcı olduğunu düşünüyorum. Tabiki arada kaçırdıklarım oldu. Örneğin anneanneden gitmemize yakın insancıklar esaretten kurtulma şerefine haberleri açıyorlar, ama biz daha gitmemiş olduğumuz için bu arada çıkan reklamları Arel yakalıyor. Fakat galiba ben Arel konusunda da çok şanslıyım ki sadece 1 yada 2 reklam ilgisini çekiyor, takılıp kalmıyor. Ama yine de bundan bile şikayetçiyim:) Son bir söz de yukarıdaki yazıda biz eve tv almadık ama seyretmek istediğini bilgisayardan seyrettirdik diyen annelere. Sizin tv’den korktuğunuzdan daha çok ben bilgisayardan korkuyorum ve Arel’i uzak tutmaya çalışıyorum çünkü tv’nin kumandası sizin elinizde ve sadece tek tuş ile çalışıyor:) Ama bilgisayar inanılmaz bir mecra. Şimdi siz ona sadece çizgi film izleyeceği siteleri gösteriyorsunuz ama yavaş yavaş bilgisayarı öğrenen çocuk oyun sitelerine girmeye başlıyor. Ve bilgisayar bağımlısı hale gelip oturdukları yerden kalkmıyorlar. Bu beni daha çok endişelendiren bir durum. O yüzden bizde Arel’in bilgisayar ellemesi kesinlikle yasak. Gerçekten kullanmaya ihtiyacı olacağı zamana kadar da bu yasağa uyacağım galiba. Hepimize çıktığımız bu yolda Allah yardım etsin.
    Sevgiler
    Banu

  20. bizim ev de herkesin sevdiği program var, herkes zamanında açar, izler ve kapatır. boş boş TV’ye bakıp zapladığımız olmuyor bizim. ne sosyalliğimizi, ne iletişimimizi etkilemiyor. kimse TV başında kendinden geçmiyor. bilinçli kullanıcı gibi bir şeyiz galiba. onun dışında TV kapalı oluyor. ben bazen radyo için açıyorum ama, ses olsun 🙂

    TV’siz olur muydu? olmazdı. dizileri, bazı programları seviyorum. tartışma programlarını da… TV almamak benim için çok uç olurdu sanırım.

  21. merhaba, benim biri 3- diğeri 1,5 yaşında iki kızım var…
    bizim için öncelik “no TV” ydi..sonra buyuk ablamiz 1 yasini doldurduktan snr akşamları 15-20 dak ile başladık…ablamiz simdi okula basladi, okuldan oldukca yorgun geliyor..
    aksam yemeginden once 30-45 dakika seyretmesine -Disney Channel veya koydugumuz bir DVD- izin veriyoruz. Kucuk hanim da ablasiyla beraber oturup seyrediyor..Televizyonsuz evlere hep gipta ile yaklastim, ama ne ben ne de esim tam olarak cesaret edemedik. ama kizlar uyumadan evde baska kanali kesinlikle acmiyoruz. hatta oturup cocuklariyla dizi seyreden arkadaslarimiz, aile buyuklerimiz bizi anlamamakta israrli, kınayan gözlerle bakıyorlar..
    bu TV maceramizda esas “bomba” 3 hafta once geldi…bir cuma aksami bizi ziyarete gelen babaannemizin evde olmasini firsat bilerek yemege ciktik.
    Bir sonraki aksam kizimizdan ozlu soz “anne bu aksam Feriha yok mu”..
    anne-baba tabii şok şok şok!! demekki neymiş: bir akşamlık yemeğin bedeli tahmin ettiğinden de ağır olabilirmiş!

  22. Merhaba,
    Küçükken evimizde (kendimi bildiğim günden beri) hem televizyon, hem de çok küçük yaşlardan beri (daha kimselerin evinde yokken) bilgisayar vardı. Ancak her zaman ölçülü olarak kullandık, hiçbir zaman bağımlısı olmadık. Bu durumun, sağolsun annem ve özellikle babamın, bizi yetiştiriş tarzından kaynaklandığını düşünüyorum.

    Herşeyin olduğu kadar TV’nin de ölçüsü kaçtığında zaralı olduğunu düşünüyorum. Evimde TV var ancak gün içerisinde hiç ihtiyaç hissetmiyorum, hatta misafir olduğum evlerde açık olunca da bir süre sonra gürültüsünden rahatsız oluyorum. Sadece akşamları (o da takip ettiğim programlar olunca) seyrediyorum.

    18 aylık bir oğlum var, 2-3 ay öncesine kadar hiç TV izletmedim, ancak şu aralar çok hareketlendi ve günün sonunda oyalayacak aktivite kalmamışken TV’de çizgi film izletmeye başladım. Her seferinde çok ilgilenmiyor, ya da bazen kumandayı getirip açmamı istiyor. İnşallah ölçüyü kaçırmadan ben de ona, bana verilen TV izleme kültürünü aşılayabilirm, çünkü benim en tahammül edemediğim görüntü TV izlerken ağzı açık kendini kaybetmiş insan görüntüsü 🙂

    http://pattasarim.blogspot.com/

  23. Merhaba,
    Küçükken evimizde hep TV vardı, ancak yetiştiriliş tarzımızdan (annem ve özellikle de babam sağolsun) dolayı hep ölçülü olarak kullandık ve bağımlısı olmadık. Şimdi de evimde TV var ve sadece akşamları, takip ettiğim programlar olunca seyrediyorum.
    18 aylık bir oğlum var, 2-3 ay öncesine kadar hiç TV izletmiyordum. Ancak artık çok hareketlendi ve günün sonunda oyalayacak aktivite kalmayınca TV’de çizgi film açıyorum. Her zaman ilgilenmiyor, ama bazen de kendisi kumandayı getirip açmamı istiyor. İnşallah ben de bana verilen ölçülü TV izleme kültürünü ona aşılayabilirim. Çünkü en tahammül edemediğim görüntü TV izlerken kendini kaybetmiş şaşkın insan görüntüsü 🙂

  24. Evet TV bagimliligi hem yetiskinde hem cocukta hos degil .Ama gunumuzde teknolojik en eski bagimlilik TV oldu .Su anda TV den koptum artik seyretmiyorum diye övünen ancak her anını twitterda yayınlayan,gunde 8-10 kez tweet atip ,facebooka gunde 3-4 kez girmezse rahat edemeyen ,vapurda dolmusta ,tatilde ,plajda anı yasamak yerine imkan olan heryerde ve anda elinde akıllı cep telefonları ile internete baglanan ,kendine gercek arkadasliklar yerine online arkadasliklar yaratan o kadar cok ergen ve yetiskin var ki ,TV den daha zararli bence bu durum .Ben ilerde cocugumun TV seyretmiyor olmasi ile övünürken seyretmedigi zamanda tiwetter ,internet ,bilgisayar oyunu bagimilisi olmamasi ile de övünmek isterim .Yani herseyde oldugu gibi TV de bilgisayarda hayatımızda dozunda oldukca sorun yok bence .

  25. Dikkatimi cekti. Cogu evde TV yok veya varsa bile yayin yok ama onun yerini daha cok yetiskinler icin bilgisayardan DVD veya dizi almis. Herhalde bunun avantaji buna ayirilan vakit TV program akisina bagli degil, kendi tercihine bagli olmasi.
    Ben bizde de TV ye harcamadigimiz vaktin artik bilgisayar, internete kaydirildigini gozlemliyorum. Dizi vs de seyretmiyoruz. Cocuklar da TV seyretmiyorlar ama ellerine gecirdiler mi iPod touch’da oyun oynamaya basliyorlar. Ben ozellikle kendimde, gogsumu gere gere hic TV seyretmiyorum dedigim halde, bilgisayarda, internet basinda gereksiz yere vakit harcadigimi goruyorum. Basina bir oturdun mu, TV gibi, suna da bakiym, su da vardi derken kalkamiyorsun.
    Ben de cocuklar icin kontrol (icerik ve sure) ebeveynde oldugu surece, makul miktarda TV nin bir sakincasi yok diyenlerdenim. Okul zamani kesinlikle vaktimiz olmuyor, orasi ayri. Cocuklar “oynamayi ozluyoruz” diyorlar, sormuyorlar bile.

    • Merhabalar,

      dün yorumları yarısına kadar okuduktan sonra kapatmıştım sayfayı. Bu sabah gene aklıma geldi. Bu arada da düşündüm tabi. Tamam biz de televizyon kesinlikle oğlum uyanıkken izlemiyoruz. Kendimiz de aklımıza gelirse izliyoruz o uyuduktan sonra. Ama PratikAnne’nin de dediği gibi evde 3 laptop bir ipad, 2 de dokunmatik telefon olunca; e hadi Eren’in elinden kaçırmaya çalışıyoruz. Ama bazen bazı akşamlar eşimle birbirimize bakıyorum da ikimizinde elinde birer laptop ya da ipad, kendi halimizde takılıyoruz. Zaman böyle bir zaman belki ama bana göre zaman zaman televizyon kadar tehlikeli bunlar da..

  26. merhaba 22 aylık kızım var. evimizde hep tv vardı ve hiç kısıtlama getirilmedi. zamanımızın buyuk çogunluğu dısarda geçiyor. evdeki zamanlarda ise tv hiç kapanmadı. çocugumu yv karsına oyalansın dıye oturtmadım eğer oynarken tv ye bakmaya başlıyorsa hemen ekranda gördüklerini anlatmaya basladım. şu an 3 yaş çocuk konuşma kapasitesinde konusuyor. bunun tv nin olması yada olmaması ıle bence hiç ilgisi yok. tv susturucu, yemek yedirici vs. kullanılmadıgı surece bence zararsız..

  27. Evimizde TV var. Bana sorarsanız: keşke olmasaydı.
    Ben 7 yaşına gelene kadar evimize TV alınmadı. İlkokulda okurken de eve 7’de gelir, 8’de yatardım. Sadece Adile Teyze’nin Uykudan Önce programını ve ilerleyen yıllarda Susam Sokağı’nı izlediğimi hatırlıyorum. Tv ile ilgili tek olumlu anım babamla birlikte izleyip eğlendiğimiz çizgi filmler ve Pazar günleri dinlenen klasik müzik programıdır.
    Eşimin evinde ise sürekli TV açıkmış. Dolayısıyla o da sürekli TV açık olsun istiyor. Sürekli ses istiyor. Hiçbir şey de izlemiyor, sürekli zap yapıyor. TV açıkken sürekli interntte oluyor. Dizüstü bilgisayarı bir yanda, akıllı telefonu diğer yanda. Offff of! ne yapsam da kaçsam bu aletlerden. Sinirleniyorum “Bir gün hepsini alıp camdan aşağı atacağım” diyorum, korkuyor biraz benden 🙂

    Kızım ise her türlü dijital ortamda çizgi film seyretmiştir. Babası ile olunca aksi mümkün değil. Ama hafta içi kesinlikle yasak. Çizgi filmleri anlamlandıracak yaşta olmadığını düşünüyorum. Normal hayattan kesitler içeren görüntüler izlemesine çalışıyorum. Herhangi bir ekrandan herhangi bir şey izlediğinde uykuya dalmakta zorluk çekiyor, uyku kalitesi düşüyor sık sık uyanıyor geceleri ve üstelik korku belirtileri gösteriyor, uykusundan ağlayarak uyanıyor.

    TV bence belirli bir yaş altı için kesinlikle zararlı.

  28. AH ah vaktimin çoğunu alan tv ve internet karşısında mayışmış hallerime siniiiir oluyorum.Yapacak onlarca fikrim ve onlara karşı yapma isteğim varken tv önünde eriyen zamanıma üzülüyorum sonra.Eşime karşı savunmam ,ama ben modacıyım tabiiki muhteşem yüzyılı izleyeceğim diyorum.Görsel bir şölen ama:))O tamam da diğer dizilere bir mazeret bulamıyorum:))Gündüz evde olduğumda izlemiyorum da akşam izliyorum .Ama kararlıyım reklamlardaki gsm operatörünü bırakamayan çocuk gibiyim.Bilinçlenelim:))

  29. Biz 1,5 yıl önce sokaktan geçen eskiciyi çağırdık ve televizyonumuzu ona verdik. Televizyonun bozulmasını bekliyorduk aslında ama baktık ki bozulacağı yok, bu eziyete daha fazla katlanmayalım dedik ve verdik. varken de az seyrediyorduk; ama bir biçimde vaktimizi çalıyordu bizden. Şimdi en ufak bir eksiklik dahi çekmiyoruz. Yaşamımızdaki nitelikli zaman oranı arttı. Yıllarca televizyon programlarında çalıştığım halde, televizyona asla yakınlık duyamadım. Nitelikli işin az, sömürünün çok olduğu bir kara delik bence televizyon. İzlemek istediğimiz şeyleri kendi irademizle seçme özgürlüğümüz var artık. İstediğimiz zamanda, araya reklam saldırıları olmadan, istediğimiz biçimde izleyebiliyoruz. gerek DVD’den, gerek internet üzerinden. Çocuğum olsaydı da aynı yaşam biçimini sürdürürdüm.

  30. Ben efektif olarak 8 senedir televizyonsuz yasiyorum, ve eksilmek yerine cogaldigimi dusunuyorum. Televizyonun, ozellikle populer kanallarin, aptal kutusu olduguna inaniyorum. Ben de aptalmisim ki televizyonum oldugunda bol bol izliyordum. Televizyonla yollarimizi ayirdigimizda esimle nisanliydik, yollarimizin ayri kalmasi gerektigine cocugumuz olaliberi daha da inaniyoruz. Televizyon olmayinca kitap okumaya, spor yapmaya, beraber vakit gecirmeye ve daha bir suru seye imkani oluyor insanin. Bunun yanisira televizyonun cocuklar icin zararli oldugunu dusunuyorum. Neden zararli oldugu konusunda bir kesin sonuca varamadim, arastirmalarim devam ediyor. Ama pasif aldigi bircok uyaranin, ozellikle kucukken dunyayi deneyimle ogrenmesi gereken cocuklari negatif etkiledigini biliyorum. Daha sonra buyuduklerinde de televizyondan ogrenilen dersler var ki (cinsiyet rolleri, vahset, dehset, ucuzlatilmis cinsellik vs.) onlari dusundukce daraliyorum.

  31. miniğin annesi

    araları 15 ay olan üç çocuk annesi hemen hemen benim profilime uyuyor.özellikle eşi konusunda söyledikleri benim eşimle birebir örtüşüyor.benim 26 aylık bir kızım var.1 buçuk ay sonra aramıza oğlumuz katılacak.televizyonumuz yok. kızıma 2.5 yaşından sonra ara ara bilgisayardan bir şeyler seyrettirmek istiyorum.çocuk kanalları çizgi filmler vesaire.tavsiye edebileceğiniz faydalı linkler kaynaklar varsa çok sevinirim

  32. Bizim haftasonları gittiğmiz yazlık evimizde televizyok yok ve şunu söyleyebilirim: Eşimle hiçbir zaman olmadığı kadar çok sohbet edip, kitap okuyoruz. Bence bu harika bir şey, eşleri, aileleri birbirine yakınlaştırıyor. Çocuklar alalım deseler de almıyoruz, onlar bahçede oynasın diye alınmış bir evde neden 1 saati bahçede oynamak yerine çizgi film karşısında geçirsinler ki?

  33. Televizyonsuz hayat olur tabi neden olmasın. Benim için çok önemli değil. Birara çok kaptırmıştım, kızımı tv karşısında ayağımda sallıyor, takip ettiğim programları kaçırmamaya çalışıyordum. Sonra farkettim ve vazgeçtim. Şimdi sabah açılmıyor tv, kızım öğlen uykusundan uyandığında trt4 açılıyor veya yumurcak tv. Sonra zaten yemekti, oyundu derken unutuyoruz. Akşam eşim gelir gelmez açıyor, izlemese bile açık durmalı çünkü 🙂 Pazarları da sabah kalkar kalkmaz oturuyor başına.

  34. Televizyonlu evde buyudum, evlendim 4 senedir tv yok evimde! cok mutluyum neden mi?
    kocamla sohbet ediyoruz
    cocugum oyun oynuyor ve daha cok ilgi ve cevap vs… alabiliyor
    tv nin nasil bir bas agrisi yaptigini, misafirliklerde farkediyorum
    haberleri tv den takip etmenin nasil bir tehlikesi oldugunu gorebiliyorum
    en onemlisi esimle sohbet ediyoruz hergun

    sevgiler.

  35. Bilgisayar varken TV’nin takip edilmemesine şaşmamalı.Annem bile evde TV olmasına rağmen internetten izliyor dizilerini,çünkü istediği zaman izleyebiliyor.Ben de televizyon çocuğu olmama rağmen arada izliyorum sadece,bağımlısı olduğum şey bilgisayar 😀 Ve ben bilgisayar bağımlılığının tv bağımlılığından daha iyi olduğu kanısındayım daha fazla imkan var ve bir insan bilgisayarda yaratıcılığını geliştirebilir.Blog açmanın,deviantart’ta resim sergilemenin,stardoll’da kendi oyuncak bebeğini yaratmanın ot gibi tv izlemekten daha kötü olduğunu söylemesin kimse.

  36. Yazıyı daha önce de okumuştum ama bugün “artık tv’yi evden çıkarmanın zamanı geldi” dediğim gün olduğu için daha detaylı okudum. Ben iradesi çok güçlü bir insan değilim, ve çoğu akşam kızım (33 aylık) uyuduktan sonra tüm vaktimi karşısında geçiriyorum. Eşim de bilgisayar başında. Kızım ise dönem dönem özellikle bir dvd’ye takıyor(bu ara ice age) ve sabah akşam seyretmek istiyor. Bu sabah tv bozuldu diye ikna etmemiz 1 saat sürdü seyretmesin diye. Ki bebekliğinden beri hiçbir zaman özellikle tv karşısına oturtmadık ve mümkün olduğunca o uyanıkken tv açmadık. Yaşları ilerledikçe kontrol de çok zor oluyor. Bu nedenledir ki, tv’yi en azından bir süreliğine kaldırıp denemeye karar verdik. Bakalım nasıl olacak?