43 Yorum

Çocuğun arabada güvende mi?

Sevgili BlogcuAnne.com okuru,

  • Trafik kazalarında yaşamını yitiren her 100 kişiden 26’sının çocuk olduğunu… Bir başka deyişle, trafik kazalarında ölen her dört kişiden birinin 9 yaşın altında olduğunu,
  • Türkiye’de 100 kazadan 14.7’sinde bir çocuğun öldüğünü… Almanya’da bu oranın %4.9, İngiltere’de %5.86. Amerika’da %6.59 olduğunu,
  • 15 yılda 360,000 çocuğun trafik kazasında yaralandığını,
  • 15 yılda 10,000 çocuğun trafik kazasında hayatını kaybettiğini

BİLİYOR MUYDUN?

Bunlar, dünkü “Çocuk Güvenlik Koltuğu Kullanımının Önemi” panelinde ITAMEKS CEO’su İsmail Delmener’in verdiği Devlet İstatistik Enstitüsü rakamlarıydı.

Panel, İstanbul CNR fuar merkezindeki Anne-Bebek-Çocuk Ürünleri Fuarı kapsamında gerçekleşti. Hemen fuara gideceklere iki not: (1) Nasıl gideceğinizi iyi düşünün, bezdirici bir otopark sıkıntısı var. (2) Salonları ikiye ayırmışlar: 3. numaralı salonda toptan, 1 numaralı salonda perakende satış yaplııyor. Yani öyle biberondu, oyuncaktı, emzirme sutyeniydi, vs. gibi ürünler alacaksanız doğrudan birinci salona gidin.

Gel gelelim panele… Moderatörlüğünü Ayşe Arman’ın yaptığı panelin katılımcıları Yol Güvenliği Danışmanı Ahmet Utlu, Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. İdil Işık ve Britax ve Römer markalarını Türkiye’ye getiren ITAMEKS’in CEO’su İsmail Delemen idi.

Bence çok önemli bir paneldi. Keşke koskocaman bir kongre merkezinde düzenlenmiş, yüzlerce insan katılmış olsaydı. Çok önemli, trafiğe çıkan herkesi ilgilendiren noktalara değinildi.

Ayşe Arman konuşmasını burada gazeteci kimliğinden çok, çocuğunun güvenliğine önem veren anne kimliğiyle bulunduğunu söyleyerek açtı. Konuya yakın zamanda köşesinde de detayıyla yer verecek.

Özetlemeye çalışacak olursam:

Hedef, sıfır kaza, sıfır ölüm.

Ahmet Utlu, Yol Güvenliği Danışmanı – Aynı zamanda Degistirebiliriz.org Yol Güvenliği Platformunun da kurucusu olan Ahmet Utlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün Türkiye’deki Yol Güvenliği Danışmanı.

Trafik kazası gibi saçma sapan bir nedenle insanların ölmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. “Bu bir sağlık sorununa dönüştü, aynen veba gibi, verem gibi” dedi. Trafik kazalarındaki hatanın %98 insan hatasına dayandığını söyleyerek coğrafi şartlar ilerlediğini, hatalı insan davranışlarını doğru yönde değiştirmediğimiz sürece, iyi yolların, trafik önlemlerinin hiçbir anlamının olmayağını belirtti.

  • Türkiye’de yılda 10 bin kişi
  • Dünyada yılda 2 milyon üzerinde insan trafik kazalarında ölüyor
  • Trafik kazaları, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 2’lere varan ekonomik kayba yol açıyor.

Bir kişiyi kurtarsak kâr

Yrd. Doç. Dr. İdil Işık – İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde trafik psikolojisi üzerine çalışmalar yapıyor.

Dr. Işık’ın yaptığı en önemli vurgulardan biri, güvenliğin bizim toplumumuzda bir kültür olarak yerleşmediğiydi. Sadece trafikte değil, iş yerinde, evde güvenlik konusunda da gerekli özeni göstermediğimizi söyledi. Ve sordu:

  1. Evde yangın tüpünüz var mı?
  2. Kullanmayı biliyor musunuz? Deneme yaptınız mı?

Yaklaşık 50 kişilik salonda toplamda 3-5 el kalktı. Ben el kaldırmadım, bizim evimizde yangın tüpü yok…

Ardından Ayşe Arman, kaç kişinin arka koltukta kemer taktığını sordu. Bu sefer kalkan nadir ellerden biri benimdi. Arka koltuğun, risk açısından ön koltuktan farklı olmadığını çok önce öğrendim ben.

Ahmet Utlu’nun bahsettiği senede 10 bin insanın hayatını kaybettiği gerçeğini şöyle genişletti Dr. Işık:

10 bin insandan, ve onun çeperinde (4 kişilik bir aileyi düşünün) 40 bin kişinin etkilenmesinden bahsediyoruz. Dolayısıyla bir kişiyi kurtarsak kar.

Bunun da pilot bölgelerde eğitim vererek, ve insanları küçük gruplar halinde eğiterek olacağını söyledi.

Olayın sadece kanun koymaktan ibaret olmadığının altını çizmek için de ekledi.

2010 Haziranından beri araçlarda çocukların oto koltuğuna oturtulması yasası yürürlüğe girdi. 2007’de duyurusu yapılan yasayla 3 senelik bir hazırlık süreci verildi, ve fakat hiçbir hazırlık yapılmadı. Türkiye’de çocuk koltuğu oranının ne kadar olduğuna dair hiçbir sayısal veri yok.

Ne tuhaf, değil mi?

Kanun var, ama denetlenmiyor

İsmail Delemen, ITAMEKS CEO’su – yukarıda da bahsettiğim çarpıcı rakamları verdi. Dr. Işık’ın kanunla ilgili söylediklerine eklemeler yaptı:

Araçlarda çocuk güvenlik koltuğu kullanımının kanunlaştırılması tamamen ve sadece AB uyum yasaları kapsamında olduğundan, biraz hızlı bir şekilde, içi doldurulmadan uyarlandı.

Hakikaten, siz hiç bugüne kadar (Haziran 2010’dan beri bir buçuk sene geçti), çocuğunu araç koltuğuna oturtmadığı için ceza yiyen ebeveyn duydunuz mu? Ben duymadım. 72 TL cezası varmış, ama ben daha uygulandığına şahit olmadım.

Peki ne yapmak lazım? İnsanları bilinçlendirmek lazım. Araçlarda güvenlik koltuğu kullanımının bir lüks değil, zorunluluk olduğunu anlatmak lazım. Peki, 3-5 çocuklu ailenin, bırak güvenlik koltuğunu, emniyet kemeri bile olmayan bir arabaya doluştuğu bir ülkede bunu nasıl yapacağız?

Devletin desteği ve hatta liderliği olmadan çok zor. Mutlaka liderlerin bu konuya önem vermesi, desteklemesi lazım. Konunun okullarda okutulması, pratiğe dökülmesi, çocuklara küçük yaştan aşılanması, medyada genişçe ve sürekli yer alması lazım. Ancak o zaman bu kültür oturacak.

Dr. Işık, bizim insanımızın en büyük sorununun kuralları kendince yorumlaması olduğunu söyledi.

  • Benim çocuğum 4 yaşına geldi, artık oto koltuğuna gerek yok.
  • Arabayı eşim kullanıyor; ben arkada bebeği kucağıma alayım. Hem zaten kucağım daha güvenli.
  • Bu saatte (örneğin gece) yollarda araba olmaz, çocuğu koltuğuna oturtmasam da olur.
  • Bu da benden bir ekleme (yakın çevremde şahit oldum): Ön koltuktaki hava yastığını kapattırırsam güvenlik koltuğunu öne koyabilirim.

Hayır efendim, yapamazsın. Kural, kuraldır. Günün saatine, trafiğin tenhalığına, arabayı kimin kullandığına göre değişmez.

Son olarak, Ahmet Utlu’nun bahsettiği birkaç çarpıcı gerçeği de paylaşayım:

  • Hız testleri genellikle 45-50 kilometre giden bir araçla yapılıyor. Arka koltukta –araç koltuğu olmadan ve emniyet kemeri bağlanmadan- oturan 20 kiloluk bir çocuk, aracın darbe alması halinde 1000 tonluk bir kütleye dönüşüyor, ve o ağırlıkla çarpıyor nereye çarpıyorsa (ki çoğunlukla da ön camdan, anne-babanın ortasından dışarı fırlıyor). Böyle bir darbeye insanın et ve kemik yapısının dayanması mümkün değil. Ve düşün: 45 kilometre ne ki? İkinci vites.
  • Ön koltukta takılan emniyet kemeri, %73 oranda ölümcül kazadan koruyor. Arka koltukta da bundan çok farklı değil.
  • Rus Ruletini bilirsiniz, hani şu 6 tane boş kovandan birine mermi yerleştirir, şakağına dayar, ateşler. İşte, Rus Ruletinde ölüm riski yüzde 17. Türkiye gibi bir ülkede herhangi bir insanın trafik kazasında ölme riski ne biliyor musunuz? Yüzde 39. OTUZ DOKUZ.

İşte böyle.

Benim için çok anlamlı bir paneldi. Ayşe Arman’la tanışmak çok güzeldi. Sıcak, sempatik, samimiydi. Alıp bize getirmek, çay yapıp, sohbet etmek istedim.

Bu panele katılmadan bir gece önce, Doğan’a, “Düşünsene… Trafik kazasıyla hayatımızdan 5 kişi çıktı.” demiştim. 1999’da Bige’ler. (Ne tesadüftür ki, Bige, Ayşe Arman’ın kardeşinin de ilkokuldan arkadaşıydı). Geçtiğimiz yaz da Tolga’lar. Öyle, bir saniye içinde. Bir varmış, bir yokmuş. İnsan “keşke”leri düşünmeden edemiyor.

İşte bu keşkeleri en aza indirmek için bize düşenler çok basit aslında.

  1. Çocuğunun boyuna, kilosuna uygun araç koltuğu kullanacaksın.
  2. Koltuğun araca doğru şekilde sabitlendiğinden emin olacaksın. Bugün trafikteki araçların içindeki güvenlik koltuklarının yüzde 75’i yanlış takılıyormuş.
  3. Çocuğunu boyu 139 santimi geçene kadar araçta güvenlik koltuğuna oturtacaksın.
  4. Sonrasında çocuğunu arka koltukta oturtmaya devam edecek ve mutlaka ama mutlaka emniyet kemeri taktıracaksın.
  5. Sen arka koltukta oturuyorsan eğer, sen de kemerleneceksin. “Emniyet kemeri hayat kurtarır” haybeye söylenmiş bir söz değil, doğru. Ki zaten 1985 yılında arabada emniyet kemeri takmak kanunen zorunlu hale getirildiğinde bu sadece ön koltuk için geçerli değilmiş. Aslında arka koltukta da kemer takmak kanunen zorunlu, sadece uygulanmıyor.

Bu kadar. Sonunda kaybedilenler-kazanılanlar değerlendirmesi yapıldığında, aslında çok basit değil mi? Değmez mi?

43 yorum

  1. Tuba bozacioglu

    Eliniz, kaleminize saglik! Ben kemer takmadigimda – ön veya arkada – kendimi boslukta hissediyorum! Takmayani, cocugu kucakta tasiyani anlamam mumkun degil!

  2. Yazmış olduğunuz bu aydınlatıcı yazıyı çıktı alarak; akşam çocuğumu almaya gittiğimde;gündüz ben işteyken; dışarı çıktıklarında; arabanın ön koltuğunda oturarak çocuğumu da kucağında taşıyan ve her türlü ikaz, tartışma, kavgama rağmen ,önde çocukla oturmaktan vazgeçmeyen kayınvalideme vereceğim.

    Tabii zahmet edip okursa 🙁

    http://www.ceylinolmez.com

  3. MErhaba Elif,

    Dunk bu panele ben yetişemedim kizimla tiyatrodaydim ama fotorafinizi gorur gormez orada oldugunuzu anladim.::))) Tablo cok acikli maalesef ama Turkiye’nin de gercegi. Ben bir cok arabada cocuk kucakta on koltukta oturanlari, babasinin kucaginda direksiyonda oturanlari veya arka koltukta kucakta olanlari gordum. Bu konuda bizim ailede kesin kurallar var. Cocuk, cocuk koltugunda ve daima baglidir . Dogdugundan beri kizim pusette ve daha sona da koltukta yolculuk yapmistir.

    Arka koltukta kemer takma konusu henuz bizde tam olarak uygulanmiyor. Sadece 2.ci bir cocuk 12-15 yaslarinda oturursa mutlaka baglaniyor. Sahsen ben baglamiyor.

    Bu kazalari minimuma indirmek icin EVET bilinclenmemiz gerekiyor ama bunu isteyen var mi??? Bence bir cok kisi bilincli yapiyor cunku uyardigim zaman aldigim cevap “biliyoruz” oluyor.

    Cocugunu, cocuk koltuguna oturtmayan ebevyene ceza kanunu sehir disinda uygulandigini esim sahit olmus. Bir aileye polis, cocugunu koltuga oturtmadigi icin Adapazari yolu uzerinde kotrol sirasinda bu cezayi uygulamislar ve 120 lira gibi bir para cezasi kesilmis.

    Bizimle paylastigin icin tesekkurler.

    Sevgiler

    • Havva, çocuklarını oto koltuğuna oturtmanın gerekli olmadığını düşünen anne-babaları karşına alsan, onlara birkaç video göstersen, yukarıdaki istatistikleri gözlerine soksan sanırım çok azı bunun karşısında durur. Ki yukarıda bahsettiğim degistirebiliriz.org platformu da tam bunu yapıyor aslında.

      Bu arada ceza olayını ilk kez duydum, paylaştığın için teşekkür ederim.

  4. Elif hanım bu konuyla ilgili size mail atmayı düşünüyordum ama fırsat olmamıştı, bu vesileyle fikrinizi almak isterim. Oğlum 15 aylık doğduğundan beri araba koltuğunda oturtuyoruz. Önceleri duruyordu ama artık onu araba koltuğunda tutmak da çok zorlanıyoruz. Bizde güvenlik konusunda çok dikkatliyizdir. Mesela yangın söndürme tüpümüz vardır:) Durmuyor deli gibi ağlıyor, mecburen arkaya geçip büyük bir vicdan azabı ile kucağıma alıyorum, gerçekten büyük bir vicdan azabı… Ne denediysek olmuyor çıkmak istediğinde verdiğimiz herşeyi atıyor ve çılgınlar gibi ağlıyor. Keşke orda tutmanın bir formülü olsa. Kucağıma alınca kucağımda da durmuyor, öne sarkıyor arkaya tırmanıyor. Şehir içinde kısa mesafede biraz idare etsede uzun yol bizim için artık işkence..Çocukları özellikle Derin’i araba koltuğunda oturması için nasıl ikna ediyorsunuz….Sevgiler………

    • Araba koltuğunda oturmaya ikna etmek gibi bir şey yok 🙂 Orada oturmak zorunda. Nokta. Çılgınlar gibi ağlaması hiçbir şeyi değiştirmez.

      Ama kabul etmek lazım ki sıkışık bir koltukta 5 nokta emniyet kemeri ile oturmak çok sıkıcı. Bu nedenle kızım 2 yaşını bitirene kadar ben de arka koldukta oturdum. Onunla oyunlar oynadım. Birlikte şarkı söyledik. Babamız da bize katılır, hepberaber bağıra çağıra giderdik 🙂 Arabada her zaman onun ilgisini çekecek bir minik oyuncak çantası bulundurdum. Çantadan çıkan her oyuncak için heyecanlanıp 5 dk kadar oynardı. Çantadan 10 oyuncak çıksa, zaten 1 saat geçmiş olur. Kırmızı araba bulma oyunu kızımın en sevdiği oyunlardna mesela. “Hadi kızım kırmızı araba arayalım” dedim mi bir 10 dk camdan dışarı bakarak oyalanabiliriz 🙂 Boya kalemleri ve kağıtlar da araba oyuncağı olarak kurtarıcıdır.
      Veeee beni öknoltuğa terfi ettiren şey: I-phone. DVD player da olabilir. Kızımın izleyebileceği çizgi filmleri ve oynayabileceği oyunları yükledik. Yol boyu onlarla oynuyor. Ben de rahat ediyorum. Eğer izlemeye başladıysa oğlunuz, tavsiye ederim. Bizde evde çizgi film ve telefon oyunları yasak olduğundan, arabaya binip onu eline alma anını heyecanla bekliyor 🙂
      Hah, bir de unutmadan: Kızım oburdur. Bir kase kuruyemiş, 30 dk kadar oyalabiliyor onu arabada. BAzen de ağzına sakız veriyorum. Sakız da 15-20 dakika oyalabiliyor 🙂

      • Sevgili çok bilmiş, tavsiyelerin için çok teşekkürler bir çoğu tarafımızdan yapıldı yapılıyor. Bende herkese mutlaka araba koltuğun da oturtun, ağlasa da takmayın onun güvenliği için bu, araba koltuğunda oturtmayan anne ve babaları anlamıyorum gibi söylemlerde bulunur nasıl alışırsa öyle gider gibi öneriler verirdim. Eee bizim oğlan gayet güzel oturuyorya:) Tükürdüğünü yalatıyorlar…. Bir yaşına kadar iyiydi, önce ben öne oturuyordum, sıkılmaya başlayınca arkaya yanına geçiyordum, oyuncaklarla ve müzikle oyalanıyorduk ama son 1-2 aydır oyalamakta zorlanıyorum. Bir şeye takıldı mı elde edene kadar azimle, son ses uğraşıyor. Şu anda ailelerden uzağız ve 6-7 saatlik yolculuk yapmamız gerekiyor. Son seyahatimizde yolun ikinci yarısında bizi mahvetti. Çılgınlar gibi ağlıyor, kemeri zorluyor kalkmaya çalışıyor.Eşimde bende almamak konusunda direndik hatta ben alayım dedikçe eşim (güvenlik konusunda benden daha obsesifdir) alma dedi ama sonunda oda pes etti çünkü yola konsantre olamadığını söyledi ve aldık. Derdi koltuktan çıkıp kucağımda oturmak değil hareket etmek, arabanın içinde dolaşmak herşeye uzanmak. Ondan sonra şehir içinde de zorlamaya başladı bizi, tabi şehir içinde ağlaması biraz daha tolere edilir oluyor, kısa mesafe. Benim oğlanda oburdur atıştırmalıklar çoğu durumda kurtarıcımız olur ama koltuktan çıkmayı aklına koyduysa ne verirsen yerde. Henüz ıpad, ıphone çizgi film dikkatini çekmiyor (15 aylık), evde de tv izlenmiyor. Açıkcası bununda bir dönem olduğunu, geçeceğini düşünüp sabrediyoruz. Şimdilik uzun yola arabayla çıkmama kararı aldık uçakla idare ediyoruz. Şehir içinde de yeni oyuncaklar, direksiyon filan aldım bakalım.. Tabi oğlan arabayı oyuncak olarak kullanmak istiyor bi orta yol bulucaz artık:)))

    • Oglunuzu ikna etmeniz gerekmiyor. Buna kendinizi ikna ederseniz sucluluk duymazsiniz istemiyorum diye agladiginda:) Nasil cirilciplak disari cikamiyorsak arabaya da koltuksuz binemiyor kizim. Ne sebeple olursa olsun da kaldirmiyoruz. Bu kadar. O da 15-18 ay civariydi sanirim, istememeye baslamisti. Aglamalar, tepinmeler, kiyamet kopuyordu her seferinde. Iki kisi ancak basedip zar zor koltuga bagladigimizi hatirlarim. 3 agliyorlar 5 agliyorlar bakiyorlar degisen birsey yok susuyorlar. Ama agladigi icin sucluluk duydugunuzu hissederse daha da uzun surdurebilir tabi bunu. Bizimki bakti ki anasinin babasinin umrunda degil bu yuzden aglamasi bir sure sonra vazgecti direnmekten. Simdi 4 yasinda, binecegi arabada araba koltugu yoksa ben nereye oturacagim diye soruyor. Kulaginizi tikayip oturtun koltuguna bence. Eninde sonunda kabullenecek.

      • Sevgili Bezen, ikna etmek kısmı hafif hiciv, espiriydi. Galiba ondan sonra gülücük yapmam gerekirdi. Ağlama konusunda eşimde boş ver ağlasın diyor ama ağlamasına dayanma sınırım düşük sanırım.. Bir yol bulup onu koltukda oturmaya ikna edicez artık:)) Yoksa gerçekten araba koltuğu dışında seyahat etmesi beni vicdan azabından öldürecek kazadan değil…

    • Sevgili Selcan,

      O durumda ”ikna” etmek gibi bir sey soz konusu olamaz. Ne kadar aglasada arabanin icinde asla ama asla kucaginizda tasimaya kalkmayin cocugunuzu. Arabaya bindiginde orada oturmasi gerektigini bir sekilde ogrenmek zorunda. Cocugunuza iyilik degil cok buyuk bir kotuluk yapmis oluyorsunuz. Allah korusun ya bir kaza olsa???. Zamanla aglamamayi ogrenecektir, merak etmeyin. O yaslarda, o sekilde itirazci oluyorlar o tur seylere karsi cunku devamli hareket halinde olup kesfetmek sitiyorlar. Benim oglumda oyleydi. Arabaya binerken araba koltuguna az oturtmaya ugrasmadim oglumun tum direnmelerine ve ciyak ciyak aglamalrina karsi. Simdi hic bir sorun olmuyor, merak etmeyin zamanla alisiyorlar.

      Sevgiler

      • Sevgili Gemini, tavsiyelerin için teşekkürler, ikna konusunu bir önceki yorumda açıkladım:)))
        Ama bir dönem geçecek demen, ümit verici. Benim oğlanın ilk arabaya binerken koltuğa oturmak gibi bir sıkıntısı yok, hatta mutlu mesut oturuyor, onun kendi koltuğu olduğunu biliyor. Süreç sonra başlıyor, hareket etme ve herşeyi elleme keşfetme isteği. O an bazen erken bazen geç geliyor. Kontrol edilemez an:)) Bizde geçecek deyip sabrediyoruz.. Bir formülü yok sanırım. Şehir içinde biraz yeni oyuncaklar, biraz ağlama idare edicez artık. Ama şimdilik arabayla uzun yol yok, hepimizin sağlığı açısından:))

    • Sanırım birçok çocuk yürümeye yeni başladıkları, bağımsızlıklarını kazandıkları o dönemlerde bu tür itirazlar yapıyor; benimkiler de yapmıştı. Hiç taviz vermedim. Ağlasalar da, bağırsalar da, tepinseler de kemerlerini bağladım. Ellerine oyuncak tutuşturdum, çubuk kraker, vs. sevdikleri bir şeyler verdim, ve geçiştirdim. Bir iki itirazdan sonra baktılar orta yol yok, vazgeçtiler.

      Siz de kararlılığınıızı ortaya koyun derim. Ciddi olduğunuzu anlayınca bir süre sonra vazgeçiyorlar.

  5. Peki Elif,
    Medeniyet dediğin aslında kurallara uyarak, kendi refahın kendi iyiliğin için düşünülmüş önlemleri alarak gösteriliyor. Maalesef o kadar kaderci bir toplumuz ki “Bana birşey olmaz!” mantığıyla hareket ediyoruz hep…2 çocuğum için de oto koltuğu kullanıyorum, böylelikle benim de içim rahat ediyor. Ama trafikte, yolda, camdan yarı beline kadar sarkmış çocukları, kucağına çocuğunu alıp o şekilde araba kullanan insanları görünce ise içten içe dehşet üzülüyorum. “Bu kadar bilinçsiz bir toplum muyuz???” diye…
    Keşke daha çok yapılsa bu panellerden, keşke halkımız da daha istekli daha meraklı olsa bu tarz toplantılara katılmak için…Öyle çok keşke var ki aslında…
    EG

  6. sinem şamlı

    Elifcim ben de bu konuya çok önem veriyorum.Eşim o kadar titiz değil bu konuda.ama ben ne yapıp edip çocuğu araba koltuğna oturtuyorum.

  7. bize bir kez daha onemini hatirlattiginiz icin tesekkurler. bazen 2,5 yasindaki kizimin cigliklarina ve arac hareket halindeyken kendi kendine kemerden houdini misali kurtulup koltuktan kalkma cabalarina seyirci kalamayip oto koltugundan almak zorunda kaliyorum yanlis oldugunu bile bile. ama yine de bu konuda dikkatli olmaya, kizima da yaptiginin yanlis oldugunu anlatmaya calisiyorum.kimi zaman da arabaya biner binmez “herkes kemerini taksin” diye O bizi uyariyor. ben de her zaman arka koltukta yaninda oturup mutlaka kemerimi takiyorum. cok hareketli bir cocuk oldugu icin onu her turlu kemerli koltukta tutmak bir sureden sonra bizim icin sorun olabiliyor. hele Istanbul trafiginde bir yerde takilip kaliyorsak… bunun ustesinden gelebilmek icin de tavsiyelerinizi bekliyorum. tesekkurler.

  8. Ben de aynen Didem Hanımın çıkmazındayım.Kemerlendiğinde çılgına dönüyor ve beni de yolda çok etkiliyor.Bu sefer ben de vicdan azabından saçma bir şekilde davranıp kemerimi açıyorum.Arka tarafa oyuncaklarından yerleştirdim ama o da bir süre idare ediyor.

  9. Bu konu gercekte de cok onemli. Benden de 1-2 not: (Daha detayli bilgi verebilirim. ama basitce araba alirken, ehliyet alirken, hamileyken, vs. ogrendigimiz ilk temel bilgilerimizi kisaca yaziyorum.)
    Ters yön ve test edilmis guvenli bir marka diyebilirm.

    1-Bebeklerin ve belli bir yasa (daha dogrusu kilo ve boya) gelene kadar da kucuk cocuklarin “araba koltuklarinda ters yönde oturtulmalari” gerektiginin de ayrica belirtilmesi gerekiyor. Bebek/cocuk araba koltuklarinin ters yonde arabaya monte edilmeleri gerekiyor. Bebeklerin kafalari vucutlarina oranla cok buyuk ve agir oldugu icin, omurda ve boyun carpmlarda basi tasiyamiyormus ve bas öne git-gel sarsiliyormus. Yani bebek baglanmadigi-sabit olmadigi icin arabadan firlamasi kadar, baglandi yerde de sarsilip, boyun ve omurgasini zedeleyebiliyormus. (Daha teknik icin internet sayfasini link olarak gonderebilirim).
    Sonucta: Bebekler de sirti gidis istikametine dogru, yuzleri ise arabanin arkasina bakacak sekilde oturtulmalari gerekiyor. Yani ani fren/duruslarda eylemsizlik sebebiyle bebeklerin daha az sarsinti gecirecegi/boyun/omurga vs. sisteminin destekleneceginden dolayi. Yani one dogru –gidis istikametine dogru hizla sarsilmayi engellemk icin.–Hatta “Isvec’te denir ki: herkes aslinda gidis yonune ters istikamette otursa ölumcul kazalar, ve boyun-omurga kirilmalari yasanmaz.—
    Diger bircok ulkede (ABD, Guney Avrupa, Ingiltere vs., Zengin Arap ulkelerinde!) de terse monte edilebilcek bebek koltuklari maalesef yok. bu konuda Ayse Arman belki yorum yapmistir. Dubai’de yasayan bir arkadasim icin burdan araba koltugu gondermek gundeme gelmisti de.

    Buyuzden biz kendi bebe araba koltugu ile yolculuk edenlerdeniz. Burda taksilerde (1 km. yol icin bile B.araba koltugu olmadan binmek yasak.) Oyuzden taksi cagircaginiz zaman -bebekler icin taksi sirketinden koltuk kiralamaniz gerekiyor. 15€, evet cok pahali gibi duruyor ama Turkiye’deki gibi de hergun taksiye binilmiyor. Guzel olan 4 yas sonrasi koltuklari ise takside sabit bulunuyor. (Guney Avrupa ise aynen Turkiye’deki vurdumduymazlik…)

    2. konu ise: Kalitesiz, test edilmemis koltuklari kullanmamak. Bu konu ise cok zor. Bebek koltuklarizi 9 aydan sonra buyuk boya gecirmeniz gerekiyor. Maddi imkansizliklara cozum: 2 el urunlerin satilmasi olabilir ki “kaza yapmamis bir B.araba koltugu bulmaniz gerekiyor.”

    Ben Ank. da insanlara bakin arkaya ancak 2 yetiskin binebiliriz, bebek var ama kucakta gitmeyecek, araba koltugunda gidecek diye ancak israr ettigimde insanlar anlayip. 2 bir taksi cagirmayi kabul ediyorlardi. (Evt kurallarin kirildigi yer olmadi mi oldu. icimi serin tuttum, Allah esirgesin deyip arka koltukta pasha bey kucakta kemer bagli yolculuk ettik, esimin : Burasi Turkiye, Turkler gibi yapmaktan baska yolu yok diyen kabullenmis bakislari altinda:-))

    Buarada araba koltuklarina Turkiye’de galiba puset de deniyor ki, yanlis bir kullanim bence. Bu tip teknoloji ile yeni giren urunlere dilimize daha uygun, anlasilir sozcukler bulururuz umarim. puset: basit bebek arabasina denmiyor muydu?, anakucagida bebekler icin ev icinde vs. oturmaya baslayana kadar kullanilan minik portatif besikler gibi birsey ( Neyse Elifcim bu da baska bir yazi konusu olsun.)

    Herkese kazasiz, belasiz, sag salim, neseli GUVENLI yolculuklar dileriz.

  10. Küçücük bebekleri ön koltukta, kucakta görünce deliye dönüyorum. Gördüğümde mutlaka uyarıyorum ama dikkate aldıklarını hiç sanmıyorum.

    Araba koltugu olmadan sokağın basından sonuna gitmeyen bir insanım. Dolayısıyla taksiye de binemiyorum. Çok çaresiz kalıp bindim bir kaç kere ama varana kadar ecel terleri döktüm desem yeridir. Taksilerde oto koltugu uygulaması maalesef henüz ülkemizde yok. Olacagı günleri görebilecek miyim bilmiyorum, karamsarım.

    Arkadasların bana takıntılı, deli muamelesi yapıyorlar ama umrumda değil. Bir şey olursa, vicdan azabını onlar değil ben çekecegim.

    • Ben de taksiye binmeye inanılmaz çekiniyorum. Ancak evimizde bir araba var ve sevgili eşim de haftanın 6 günü alıp gittiği için bazı cumartesileri binmek zorunda kalıyoruz. Kısa mesafe gitmeye çalışıyorum ama her seferinde kalbim giüm güm atıyor.

      Arabada ise, bazen ağlamaktan çıldırıyor, aç annediye bağırıp duruyor. Eşimle duymazdan gelmeye çaloşıyor ve hiç kucağımıza almıyoruz. Allah bütün çocukları, bebekleri korusun.

  11. Türkiye gibi bir ülkede herhangi bir insanın trafik kazasında ölme riski ne biliyor musunuz? Yüzde 39. OTUZ DOKUZ. yazmışsınız
    Bu istatistikte bir gariplik var, ne demek istediniz anlayamadım. Ölüm istatistiklerinden böyle bir rakam çıkması olanaksız. neyin neye oranı yüzde 39 çıkabilir düşünüp düşünüp içinden çıkamadım, hatta istatistik kurumu sayfasına bile baktım, baktım olmuyor en iyisi sormak dedim.

    • Benim bundan anladığım: “Türkiye’de, trafik kazası geçiren bir insanın ölüm riski yüzde 39.” Yani, yarın bir trafik kazası geçirsek, sağ kalma ihtimalimiz yüzde 61. Böyle anladım ben.

  12. Elif Hanım bu konu gerçekten çok önemli, değinmeniz çok iyi olmuş. 4 yaşında oğlum var hastaneden çıktığımız günden beri oto koltuğunda. Bir ara biz de oğlumun itirazlarıyla karşılaştık. Uyku konusunda ve diğer konularda hiç ağlatmadıysam da bu konuda oğlumun deli gibi ağlamasına göz yumdum, tüm itirazlarına kulak tıkadım ! Sonuçta hayatı ile ilgili bir durum söz konusu olduğunu biliyorum. Sonunda o da anladı o koltukta oturması gerektiğini. Bir şekilde yolu eğlenceli kılacak, onu oyalayacak şeyler alarak çıkıyoruz yola. Yollarda hala soförün kucağında bebek direksiyon salladığını bile görüyorum, inanamıyorum bu insanlara…. Bırakın arka koltukta ön koltukta oturup emniyet kemeri takmayan o kadar çok insan var ki ! buna cahil cesaretimi denir bilmiyorum ama böyle insanları anlamama imkan yok.

  13. Ben ciddi bir araba kazası geçirdim. 6 takla attım. Araba hurdaya döndü. Ben tek bir sıyrık bile almadan, yürüyerek indim arabadan. Ama göğsümde boydan boya kemer izi morluğu vardı. Emniyet kemeri öyle sıkmıştı ki göğsümü morartmış ama hayatımı da kurtarmış, sakat kalmamı engellemişti.
    Şimdi 5 dakikalık yola bile kemerimi bağlamadan çıkmam. Bir musibet, bin nasihatten evladır demişler.

  14. FİLİZ MORKOÇ

    Geçirdiğim bir trafik kazasında arkada oturuyor olmama rağmen, en çok hasarı ben almış, günlerce yürüyememiştim. Çünkü arkada emniyet kemeri takmamıştım. Şimdi çocuklarım ağlamaktan morarsalar da kemerlerini çözüp kucağıma almıyorum…

  15. Her insanin belli bir ecel gunu var suphesiz . Ama yine de kemerini takmadigi icin camdan firlayip olen bir yakinimiz ardindan ” Belki kemeri olsaydi yasayacakti ! ” diye de omur boyu ” Keske ” diye hayiflaniyoruz 🙁

    Ben bu konuda cok hassasim . Hele bir de bu aralar surucu kursuna gidiyorum . Arada kisa mesafelerde kemerini takmayan esimin ensesinde boza pisiriyorum 🙂

    Ben Fransa’da yasiyorum . Ne yazik ki gordugum kadariyla trafik kurallarina uymayanlarin cogu ya Arap ya da Turk !

  16. “2.Koltuğun araca doğru şekilde sabitlendiğinden emin olacaksın. Bugün trafikteki araçların içindeki güvenlik koltuklarının yüzde 75’i yanlış takılıyormuş.” Kullanma kılavuzunda tarif edildiği şekilde takmaya çalıştığımızı varsayıyorum. Ancak gene de nasıl emin olabiliriz?

  17. Trafikte kızımın arkada oto koltuğunda emniyet kemerleriyle bağlı olarak yolculuk ettiğini gören insanlar bana garip garip bakıyorlar. Çoğunun çocuğu ya arka koltukta hoplayıp zıplamakla meşgul oluyor yada ön koltukta annesinin kucağında 🙁 Malesef üniversite mezunu, hatta anasınıfı olan arkadaşımda çok ağlıyor ne yapayım diyerek ön koltuğa bebeğini kucağına alarak oturuyor. Geçenlerde gördüğüm bir olaysa beni çok üzdü. Arabayı tek eliyle kullanan adamın diğer eli kucağındaki bebeği tutmakla meşguldü !!! Bu insanlar çocuklarına neden değer vermiyorlar anlamıyorum. Cahilide okumuşuda aynı malesef !

  18. Ah Elif, Britax temsilcisiyle biraraya geleceğini bilseydim neden geriye dönük Britax koltukları Türkiye’ye getirmediklerini ve bunun daha güvenli olduğunun reklamını yapmadıklarını sormanı rica ederdim. Ben hem öne hem geriye dönük kullanılabilen Britax advocate’i ABD’den getirttim ama göbeğim çatladı. Değdi mi, kesinlikle evet. Çok memnunum. İpek hala geriye dönük oturuyor. 2 yaşına kadarda devam etmeye niyetliyim.

    • Sordum Gülderen. Daha doğrusu, Türkiye’ye getirip getirmeyeceklerini değil de, o konuda ne düşündüğünü sordum. O trendin Kuzey Avrupa ülkelerinde tutulan bir yaklaşım olduğunu, henüz Türkiye’de pek uygulama bulmadığını söyledi.

      Biz 1 yaşında çevirdik Derin’i. Ama doğru mu yaptık, emin değilim açıkçası.

  19. Elif ,
    Ellerine, yüreğine sağlık. Ne kadar önemli, ne kadar zorunlu ve ne kadar paylaşılması,öğretilmesi gerekli bir konu. Ege 10 yaşına bastı, belki beni abartıyor bulanlar olacak varsın olsun. Daha 1 ay önce arka koltuktan ön koltuğa geçtim. 9 yıl boyunca yaşına , kilosuna uygun oto koltuklarımız oldu. Her zaman koltuğunda oturdu ve her zaman ilk önce kemerlerin bağlanması gerektiğini bildi. Erken yaşlarda çocuklarımıza bu bilinci aşılarsak ileri dönemlerde zorluk çekmiyoruz. Çocuklarımız bu emniyetin can güvenliği için bir zorunluluk olduğunu bilmeliler. Mesafenin uzunu kısası yok araca binildiyse gidilecek mesafe 300 metre de olsa oto koltuğuna oturulmalı ve kemerler bağlanmalı. Çocuklarımızı korumak , güven dolu bir hayatlarının olmasını sağlamak bizlerin görevi. Önce anne babalar bilinçlendirilmeli.
    Tekrar teşekkürler
    Hanzade

  20. Benim oglum da hastaneden ciktigi gunden beri araba koltugundan nefret ediyor. Ben de careyi yaninda oturmakta buldum. Zavalli esim (veya annem, babam) ozel sofor gibi hissediyorlar kendilerini 🙂 Ben oglumu araba disinda hicbir yerde aglatmadim. (Hani bu Ferber, Tracy Hogg falan gibi yontemlerin gaddarlik olduguna inanan, oglumla yapisik yasayan bir attachment parent – dogal ebeveynim.) Ama arabada hapirsa da kopurse de koltukta duruyor. Riski ben alip emziriyorum, o zaman onun keyfi iyi oluyor, ki bu da bana yariyor.

    Amerika’da bebekler arkaya donuk oturabilecegi surece arkaya donuk oturmalidir diye tavsiye ediyor uzmanlar artik. (Eskiden 1 yasta one dondurulebiliyordu bebekler.) Hal boyle olunca piyasada da 20 kiloluk olana kadar arkaya donuk kullanilabilecek koltuklar bulmak mumkun. Turkiye’de bunlar ne kadar var bilemiyorum.

    Benim gozlemledigim bir baska sey de oto koltuklarinin ates pahasi olmasi Turkiye’de. Amerika’da 39 dolara tum guvenlik testlerinden gecmis en az 4 sene kullanabileceginiz bir koltuk alabiliyorsunuz. Turkiye’de sanki bu hala luks kategorisinde. Tabi ki Britax marka degil bahsettigim, ama Britax’i da herkes almak zorunda degil.

    En onemlisi de kulturumuzde yerlesmemis olmasi guvenlik kavraminin. Istanbul’da oldugum surece cok taksiciden, akrabadan, es dosttan firca yedim oglumu aglatiyorum, veya iki dakikalik yolda koltuga oturtuyorum diye. (Tabi Istanbul’da “arka koltugunun kemerleri kullanilabilir halde olsun” demek gerekiyor taksi cagirirken. Kilifla kapatmayi pek seviyorlar taksi sahipleri o kemerleri.) Ama kaybedilecek sey o kadar degerliyken neden onlem almayalim ki?

  21. 32+6 haftalik hamileyim.2 hafta once arac koltugumuz yoksa dogum sonrasi hastane cikisimizin yasalar geregi engellenebilecegi soylendi ve 2 saatlik bir kurs icin randevu verildi.Burada 8 yasina kadar yasalar geregi cocuklar arkada ve kendilerine ozel koltuklarda oturmak zorunda.Durust olmak gerekirse Turkiye de yasarken cogu kez benimde kemerimi takmamisligim oldu.En son kendi arabamda sirf emniyet kemeri takili olmadigi icin hayatini kaybeden yol arkadasimdan sonra anladim ne demek oldugunu.Belki Turkiye de bu yasak olsa , tipki burada ve diger bir cok ulkede oldugu gibi kosullanma olacak ve hersey kendiliginden gelisecek.

  22. Elif merhaba, yazın çok bilgilendirici olmuş ama bir detaya takıldım. Yakın çevremde şahit olduğum bir yanlış, hava yastığını kapatarak güvenlik koltuğunu öne koymak demişsin. Biz de eşimle bu konuda tedirgindik fakat biraz araştırdıktan sonra ve arabayı aldığımız firmanın güvenlik uzmanları tarafından açıklandığı üzere öndeki hava yastığını kapatıp bebeği ters bir şekilde ana kucağına koymanın arkaya koymakla hiç bir farkı olmadığını öğrendik. Üstelik öyle bir tehlike olsa arabada hava yastığını kapatınca ‘safe child mode on’ yazısı da görünmezdi diye düşünüyorum. Son olarak Amerika’da da pek çok ebeveynin ön koltuğa dediğim şekilde bebeklerini koyduklarını biliyorum.

  23. Amerika’da bir arkadaşımın arabasına binmiş, dalginlikla kemerimi bağlamamıştım. Kontağı kapattı, bağlamazsan bu araba gitmez dedi, çok da ciddiydi. Ben de aile bireylerime aynısını uyguluyorum. Bir gün oğlum itiraz ederse ona da aynısını yaparım. Cocukların kemersizlik gibi bir opsiyon olmadıgını bilmeleri lazım. Bir kez bile çözseniz tuttururlar. Hoş ben bu ülkede arabanın icine beşik kurulduğunu da gördüm.

  24. dün bizde fuardaydık elifcim, eşimin acelesinden panele kalamadığıma, kaçırdığıma ve seni göremediğime üzüldüm şimdi.

  25. Yaziniz icin tesekkurler

  26. Çocuk koltuğunun neiş eyeredığı konusuyla ilgilenen tüm yetişkinlere şu linki tavsiye derim. Özelikle videonun izleenmesini isterim.
    Sevgiler, kazasız günler.

    http://www.degistirebiliriz.org/cocuk-yolcu/detay.aspx?SectionID=WSVn2mSQRHuysoSZHUeC6A%3d%3d&ContentId=gteiZIK0mWK06RWcJt4nrw%3d%3d

  27. bizim kullandığımız bebe confort markasının oto koltuğu klavuzunda da yazıyordu, ülkenin yasal kurallarına göre ön koltuğa da alınabilir diye…yasalarla ilgili birşey sanıyorum. bu arada hang marka oto koltuğun var Elif? yatar pozisyonu nasıl? Derin çok rahat gözüküyor da:)benim kızım da oto koltuğundan ve 5 nokta emniyet kemeriyle bağlanmaktan hiç hoşlanmıyor merak ettim…