43 Yorum

Pastörize süt mü, çiğ süt mü? – I

Biz zamane anneleri hiçbir şeyden çekmedik, şu “Nasıl beslenmeliyiz?” konusundan çektiğimiz kadar. Organik midir? Doğal nedir? GDO var mıdır? Katkısız yok mudur? …

Ve tabii ki süt konusu. Gün geçmiyor ki sütün nasıl tüketilmesi gerektiği ile ilgili bir haber basında yer almasın: Çiğ süt tüketin, pastörize sütte kanser var! Yok, hayır, pastörize süt tüketin, çiğ sütte bakteriler var!

Vallahi kime, neye güveneceğimizi şaşırdık. Herkesin alternatifi de yok bu arada. Güvenilir çiğ süt kolay bulunan bir şey değil günümüzde, maalesef. Günlük süt bile bulmak zor oluyor bazen, büyük şehirlerde bile…

Uzmanlar neyi nasıl yapmamız gerektiğini söyleyedursun, ben bir pastörize süt tüketen, bir de çiğ süt tüketen anneye fikirlerini sordum. İki yaşında çocuk annesi Pelin Vatansever, neden pastörize süt tükettiğini aşağıda anlattı. İlerleyen günlerde de bir başka anne neden çiğ sütü tercih ettiğini anlatacak:

Ne tür süt tüketiyorsun? Neden?

Günlük pastörize süt kullanıyorum. Besin değeri UHT süte göre daha yüksek olduğu için ve de çiğ süte göre daha sağlıklı ve risksiz olduğunu düşündüğüm için.

Bebeğine ne zaman süt ve süt ürünleri vermeye başladın?

6 aylıkken yoğurt vermeye başladım, 9 aydan sonra da inek sütü vermeye başladım (anne sütünü almaya da 21.aya kadar devam etti)

Diğer süt ürünlerini nasıl temin ediyorsun? Örneğin, evde yoğurt yapıyor musun, hazır yoğurt mu tüketiyorsun?

Hazır yoğurt tüketiyorum. Bu kararı almadan önce tüm anneler gibi benim de aklıma gelen soru neden hazır yoğurtlar bozulmuyordu ve acaba katkı maddesi mi vardı? Bu yüzden çok yakın olduğum ve güvendiğim gıda mühendisi arkadaşlarıma danıştım, diyetisyen kuzenime ve çocuk doktorumuza da. Öğrendim ki güvenilir firmaların üretim teknolojisiyle, evde yapılan yoğurtlara göre besin değeri daha yüksek ve hijyenik yoğurt üretiliyor. Evde yapılan yoğurtlar hava ile temas ettiği için daha çabuk bozuluyorlar, oysa hazır yoğurtlar üretim sırasında hava teması olmadığı için bakteri ile karşılaşmıyor, bu yüzden bozulma süresi daha uzun oluyor. Bir de hazır yoğurtlarda bir çok annenin sandığının aksine katkı maddesi olmadığını da öğrendiğim için içim rahat bir şekilde bebeğime vermeye başladım.

Bizim neslin büyük çoğunluğu çiğ sütle büyüdü. Sence zamanki çiğ sütle, şimdiki çiğ süt farklı mı?

Ben çiğ sütten kendimi bildim bileli tiksindim. Ne kokusunu, ne tadını, ne kaymağını hiç sevemedim. Annem zorla içirmeye çalışırdı ben de hep kusardım. Yani ben çiğ sütle büyüdüm diyemem. Ama kızımın sütü sevmesini istedim, benim gibi olmaması için süt içmeye hiç bir zaman zorlamadım. Çok şükür ki kızım sütü kendi talep edip içiyor. Şimdiki çiğ sütlerden hiç denemediğim için eski çiğ sütle şimdiki çiğ sütü kıyaslayamam.

Son zamanlarda basında çıkan (son olarak yukarıda bahsettiğim haber) piyasadaki sütlerin güvenilir olmadığı, içinde kanser kalıntıları olduğu, vs. gibi haberler konusunda ne düşünüyorsun?

Bu haberlerin fazlaca göze sokularak abartılan ve rating sağlanan haberler olduğunu düşünüyorum. Bence kanser kalıntısı lafı çok talihsiz bir açıklama. O zaman devlet kendi denetlediği tüm firmaları zan altında bırakmış oluyor, yani kendi denetleme kurumlarının güvenilirliğini zedeliyor. Gıda sektöründe çalışan çok arkadaşım olduğu için güvendiğim arkadaşlarıma danışarak kendime yol çiziyorum. Öğrendiğim o ki büyük ve güvenilir firmalar, sütleri çiftliklerden topladıktan sonra testlere tabi tutuyor, içinde antibiyotik var mı, zararlı bakteri var mı, kullanıma uygun mu bakıyor. Tüm bu testlerden geçen sütleri kullanıyorlar. Yani bana verilen bilgilerden çıkardığım sonuç; adı sanı duyulmamış, her yerde satılmayan ama ufak marketlerde bulunan, fiyatı çok daha ucuz olan süt ve süt ürünlerini değil büyük ve güvenilir firmaların ürünlerini almak gerekiyor. Bir de kafama takılan konu, biz de hasta olunca antibiyotik almamız gereken durumlar oluyor, yani ineklerin aldığı antibiyotik mi kanser yapıyor? İnsanların antibiyotiğinde durum nedir acaba?

Bu konuda son olarak paylaşmak istediğin bir şey var mı?

Bir diğer aklıma takılan soru da her ne kadar güvenilirliği sorgulansa da devletin bir kurumu tarafından denetlenen bir firmanın ürününü almak mı daha riskli hiç tanımadığınız ya da birilerinin tavsiyesiyle duyduğunuz ama denetlemesi hiç yapılmayan ya da yine güvenilirliğini sorguladığınız bir kurum tarafından yapılan çiftliğin ürününü direkt almak mı riskli? Sadece ineğin sahibi olan insanın iyi niyetine, vicdanına güvenip ineğe ilaç vermiyorum, süte bir şey karıştırmıyorum demesine inanıp çiğ süt alınabiliyor, bu da benim bakış açıma göre çok daha riskli.

diyor Pelin.

Siz ne diyorsunuz?

43 yorum

  1. Benim de icime kurt dustu ben gunluk sut vermeye calisip her zaman bulamadigim icin uht vermrye basladim sutile ilgili cikan haberlerin biraz baska amaclara hizmet ettigini dusunuyorum bu mama olabilir yeni baska sirketlere hiznet olabilir bilemiyorum ama gizli ajandalar var ve evet devletin kendi denetledigi bu kadar onemli bir tuketim maddesi icin aslinda pek de iyi denetlenmiyor demesi cok talihsiz dusunsene koskoca devlet denetleyememis olacak is mi?

  2. Ben ne yaptiklarini,niye kafa karistirdiklarini anlamiyorum.zaten ogluma 2 yasni doldurana kadar dogru durust sut iciremedim(anne sutu varken inek sutu hic tercih etmedi) 1-2 aydir cocuk sutu iciyordu.si di onu da vermiyorum.artik uht almiyorum. Yogurt makinasi da aldim,suzmeye kadar kendim yapiyorum,artik eve hazir yogurt girmiyor.yeni acilan bi dondurma markasi pastorize sutte satiyo dukkanlainda.hem tadi guzel,hem de cok guzel yogurt oluyor.ama tabi her zqman gidip alamadigim icin baska alternatif buldum organik dukkanldan pastorize sut aldim onu deniyecegim.Ben yesilkoyde oturuyorum ve cevremde sutcu bulqmadim ancak silivride falan var ama onada guvenemedim.zaten danistigim doktorlar ve anneler eger cig sut alinacaksa cok guvenilir,sizin gidip surekli gorebileceginiz,hatta belirli araliklarla sutu tahlile gonderilmesi gerektigini soylediler.ben de riskini alamadigim icin pastorizeye devam ediyorum.ama bildiginiz sutcu varsa beraber arstirabiliriz..
    ne tarim ne de saglik bakanligi bu konuyu irdeleyecek gibi gelmiyor.is yine basa dustu.
    Hadi ELİF..

  3. oğlum 5 aylık.1 aydır pastorize sütten yoğurt yapıyordum ama içim hiç rahat değildi. Adı günlük pastorize süt ama 6 gün raf ömrü var. sonunda güvendiğim bir sütçü buldum.yani kapı sütü.3 gündür yoğurdumu onla yapıyorum.ohh miss gibi çocukluğumun süt kokusu. özlemişim hatta unutmuşum bile o kokuyu.bakteriyse bakteri, işlem görmüş -ki katkısız olduguna kesinlikle inanmıyorum- market sütünden çok daha güveniyorum.bizler o sütle büyüdük de noldu?? şimdi yok alerji yok bakteri…. hepsi endüstri için planlanmış satış taktiğidir.
    Onkoloji uzmanının sözüyle bitirmek isterim: Yediklerinizin raf ömrü uzadıkça, sizin ömrünüz kısalıyor!!!

    • İpek o bahsettiğin onkoloji uzmanını bir gün televizyonda gıda mühendisleri odası başkanıyla karşı karşıya izleme fırsatım olmuştu. Salt kendisi konuurken söyledikleri çok akla yatkın geliyor: “Yoğurt alıyorsunuz bir ay bozulmuyor. Bu yoğurt doğal olamaz, doğal olmayan her şey de sizin sağlığınız için zararlıdır.” Karşısındaki oda başkanı konuşmaya başladıktan sonra adamın söylediklerinin ne kadar mesnetsiz olduğu kavramıştım. Oda başkanı kısaca şunları söyledi: “Pastörizasyonda zararlı ve bir miktar da yararlı bakteriler ölür ama hepsi değil. Dolayısıyla raf ömrü kısadır fakat hijyen açısından çiğ sütün kaynatılarak kullanılmasına göre daha güvenilirdir. UHT tekniğinde ise pastörizasyona göre çok daha yüksek ısılar kullanıldığı için zararlı tüm bakteriler öldürülüyor. Dolayısıyla raf ömrü epey uzuyor.” Ve adamcağız programa gelmeden epey bir literatür taraması da yapmıştı. Pastörize ve UHT sütlerin kanser yapıp yapmadığını sorgulamış olan pek çok araştırma olduğunu fakat hiç birinin evet yapıyor gibi bir çıktısı olmadığını anlattı. Bu konuşmanın sonunda maalesef onkoloji uzmanınımızın söyleyecek tek bir lafı yoktu çünkü zaten söylediği hiçbir şeyin dayanağı yoktu.
      Bir de pastörize sütten yoğurt mayalamak konusunda ufak bir şey eklemek istiyorum. Gıda mühendisi bir arkadaşım bunun da çok yaralı bir şey olmadığını ifade etmişti çünkü pastörizasyon sırasında ölen faydalı bakteriler olmayınca mayaladığınız yoğurt da pek bir şey ifade etmiyormuş. Onun yerine güvenilir marka (örneğin ankaradakiler için AOÇ ürünleri olabilir) hazır yoğurt tercih edilmeli demişti.

      • ben de o programı seyrettim. onkoloji uzmanı sustu çünkü adamı konuşturmadılar. söylediklerinin dayanağı da artık kanserin ne kadar yaygın olduğudur. kime sorsanız en az bir iki tanıdığı kanserdir artık!sadece süt değil tabii artık hersey katkı maddeli ya da ilaçlı! oda başkanları yerine bir doktora güvenmek daha mantıklı bence. tabiiki herkesin her annenin kendine göre doğruları vardır :))

        • Bence bizim toplum olarak en büyük sıkıntımız bu, doktorların üzerimizde kurdukları psikolojik bir etki var, mesela onlar sıklıkla hastalarına sen diye hitap ederler ama biz hastalar siz deriz, halbuki hizmet alan hastadır ama karşıdaki doktordur ya, o size siz deme nezaketini göstermese de olur. Bir doktorun gıda konusundaki literatür bilgisi ne kadarsa, bir gıdacının da kanser bilgisi o kadardır, yani ekranlarda yetkili gibi konuşamayacak kadar azdır. Gıda mühendisleri başkanı popüler değildir, ancak bu açıklamaları yapan beyfendi bu açıklamaları sayesinde son derece popüler olmuştur, ve hiçbir literatüre dayanmayan bilgileri ile insanları inandırmaktadır. Çünkü o doktordur ve eminim hergün hasta sayısını arttırmaktadır.

          • zaten bu devirde kime inabacağımızı şaştık. siz mühendis olarak başkanınıza inanın.bende 5 aylık oğluna hangi sütü vereceğini şaşmış biri olarak onkoloji dr.una inanayım… milletibu hale düşürenler utansın

            • ipek hanım, bilimde “kanserin ne kadar yaygın olduğu” bir hareket noktasıdır. ama sonuç “uht sütler kanser yapıyor” olamaz. Bu çıkarım tribünlere oynamaktır. Elinde hiç bir bilimsel araştırma vs olmadan insanların paranoyalarını besleyerek popüler olmaya çalışmaktır.

              • Bilge hanım, özellikle UHT tekniğinin (ve ksımen pastörizasyonun) içerdiği riskleri Prof. Dr. Ahmet Aydın bilimsel verilere ve araştırmalara dayanarak açıklamaktadır. Bu konuyla ilgili sandığınız gibi bir atıp tutma söz konusu değildir. Şu dosyayı incelerseniz göreceksiniz :
                beslenmebulteni.com/bes/file/Kutu.doc

  4. Biri 9 yaşında biri 6 taşınd aiki çocuğum var çocuk drmuz hiçbir dahim süt verdirmedi yasakladı çocuklarımıza SÜT içirmiyorum ….Kalsiyum değerleride her daim en yüksek… Yoğurdumu şişe süt ile mayalıyorum…Bir dönem keçi sütü almıştım bahsedilen dondurma firmasınınkilerini almıştım ama her daim ulaşmak zor:(Ama onlarıda yoğurt ve kefir yapmak için alıyordum ..Bu arada 9 yaş oğlumun boyu 12-13 yaş düzeyi hani SÜT içmeyip boyu uzayanlardan!!!!!!!

  5. Bundan birkaç sene önce pastorize süt için diye reklamlar çıkıyordu, şimdi bu. Oğlumun inek sütü alerjisi vardı, zaten 2,5 yaşına kadar hep keçi sütü kullandık. Sonra deneme yanılma yöntemiyle pastorize inek sütüne yavaş yavaş geçiş yaptık. Bildiğim, güvenilir markaların UTH sütlerini kullanıyorum ama bir taraftan da işlenmiş sütün doğallıktan uzaklaştığını da biliyorum. Çiğ süte de güvenemediğim içim UHT’ye devam ettim. Geçen hafta bir arkadaşım Silivri’de bir çiftlikten süt aldığını söyledi. Aynı çiftlikten daha önce Elif de bahsetmiş. Denemek için 2 litre aldım. Yarısına yoğurt yaptım, yarısını da oğluma ayırdım. Doğal süt olmasından dolayı korktum çünkü alerji riski daha yüksek işlenmişe göre. 3 gündür içiyor oğlum, henüz bir sıkıntı yaşamadık. Yoğurt da mis gibi oldu, şeker gibi. Resmen çocukluğumuzun yoğurtlarından. Sırf yoğurt için çiğ süte devam edebilirim diye düşünüyorum.

  6. Bir gıda mühendisi olarak çiğ süt alımını ve evde kaynatılarak içilmesini doğru bulmadığımı belirtmek istiyorum. Süt ve süt ürünleri katkı maddesi yönünden en temiz gıda sektörlerinden biridir, temeli süre-sıcaklık uygulaması ile süt içerisindeki mikroorganizmaların öldürülmesidir, yani günlük-pastörize ve UHT arasındaki fark sütün işlenmesi sırasında uygulanan farklı sıcaklıklar ve sütün bu sıcaklıklarda tutulma süresidir, içerisine katkı maddesi eklenmesi değil. Merdiven altı üretim yapan firmalarda tabiki pekçok sorunla karşılaşılabilir, ancak bilinen markalarda süt alımından tüketiciye ulaşıncaya kadar kontrol altında tutulur, bu firmalar antibiyotikli sütü alamaz, çünkü alsalar işleyemezler yani yoğurt yapamazlar, süte su katılıp katılmadığını, antibiyotik içerip içermediğini, protein miktarını dahi süt fabrikaya girdiğinde tespit ederler ve standartlarına uygun değilse red ederler ancak evde kapınıza süt getiren teyzenin süte su katıp katmadığını ve ineğinin mastisit sebebi ile antibiyotik kullanıp kullanmadığını bilemezsiniz, dahası kaynatma işlemi ile bazı zararlı mikroorganizmalar öldüremeyebilir veya fazla kaynatma ile vitaminleri kaybedersiniz.

    • Birkaç sene önce köye ziyarete gittiğimzide şahit olmuştum , köylerde birebir biliyorum ki ant süt alanlarıda var bazı markaların ise antibiyotikli sütü alıp parasını köylüye verip orada döktürdüğünüde ama birazdan birşey olmaz deyip antibiyotikli sütü karıştırp satan bir firmada biliyorum büyük firmalardan hemde şimdiki sistemin firmalarından !!!!Yani sistemde o kadar kişiden geçiyorki süt bir köydeki kurala uyuyorsa diğer köydeki uymayabiliyorda:((

  7. Ben henüz bebeğe yoğurt vermeye yeni başladım ve günlük sütten mayalamaya çalışıyorum şimdilik. Başımdan geçen bir olayı paylaşayım. Hamileliğimde bir dönem eşim annesinin dışardan süt alarak yaptığı yoğurtları özlediğini söyleyerek bir hipermarketin torba sütlerinden aldık. Marka ismi isteyen olursa verebilirim. Öyle hadi şundan alalım da demedik bu arada araştırdık web sayfalarından tesislerini gördük. Sütler 5 ve 10 kglık gayet sağlıklı torbalarda satılıyor. İlk bir kaç deneme güzeldi, Lezzetli yoğurtlar ve sütlaçlar yedik. Sonra bir gün aldığımız süt tutmadı. Biz bahaneler bulmaya çalıştık, soğuk mayaladık, maya bozukmuydu vs diye. 2 gün sonra inatçı eşim tekrar aynı markete gidip yine süt aldı. Bu sefer daha titiz ve özenle mayaladık ama sabah baktığımızda bu yoğurtta tutmamıştı. Tabi oda lavabodan aşağı kanalizasyona karıştı. Ben durmadım ve firmaya mail attım. Sorun maddi kayıptan ziyade hamileydim ve içim içimi yiyordu. Mayalamadan evvel içmiştim 1 bardak. Firma anında özür ve telafi teklifine girişti. Kaybımız tutarında istediğimiz üründen alabilirdik hatta eve kadar getirdiler üstüne de peynir, şarküteri ürünü bir kaç parça sus payı ürün eklemişlerdi. Benim derdim sağlığımız labaratuar sonucunu görmek istedim. Her telefonumda ertelediler, çıkmadı dediler, sonra doğum vs bizde unuttuk. Bir ziraat mühendisi arkadaşa sordum verdiği yanıt; hamile inekleri bir müddet sağmaya devam ediyormuş bazı tesisler ondan olabilir dediler. Şimdi şükrediyorum ki bende ve bebeğimde birşey olmadı. Herkes gibi benimde kafam karışık ah o babaannemin ineklerinden içtiğimiz mis gibi sütler yoğurtlar nerdee.. Tek çare inek beslemek hep söylüyorum. Yada paketlenmiş ürün almaya devam. Büyük bir markada bunu yaşayınca açıktan süt almak konusunda daha da çekimserim şimdilik.

  8. ben büyükçekmece taraflarında oturuyorum ve çok yakın bir dostumuz silivrideki çiftliklerden süt toplayıp satıyor.güvencim sonsuz,her hafta 3 veya 5 kg alıp yoğurdumu da oğlumun mamalarını da onunla yapıyorum.zaten lıkır lıkır süt içen bir çocuk değil ve şimdiye kadar hiç kutu sütle tanışmadı umarım öyle de olur.çünkü hiçbir “doğal” süt aylarca bozulmadan duramaz,bu doğanın kanunu.bu haberlerden önce de güvenmiyordum kutu süte,zira MS hastası olan anneme yasaklananlar listesinin başında kutu süt vardı.hazır yoğurt bazen alıyorum fakat ne kokusu ne tadı evde mayalananla bir olmuyor.elimden gelse peyniri de yapıcam fakat o kadar vaktim yok 🙂

  9. Açıkcası kafamız karışık bu bir gerçek. UHT süte kesinlikle hayır diyenlerdenim. Aslında süt olayına karşı olmaya da başladım ya neyse. Yoğurt olayını yakın zamana kadar çiğ yani mahalleye gelen sütçüden alıp mayalıyorum. önccesinde hep günlük süt kullandım yoğurt lçin yine de tatmin olmuyordum. Neyse yukardaki bayana merak ettiğim için sormak isterdim bir ürünün raf ömrünün uzun olması çok mu iyi ve sağlıklı olduğunu gösteriyor acaba? Ek gıdaya yeni başlamış bir bebeğin ilk ek gıdası yoğurttur ve hergün taze mayalanması gerekir. Hangi sütü tercih edersin tabi ki kendilerine kalmış. Açıkcası ben Yoğurt gibi evde hergün tüketilmesi gereken bir ürünü eğer hazır alacaKsam ki kesinlikle almam, ha almadımdı tabi ki çok sıkıştığımda ya mayalayamamışımdır ya da yemek yaparken acil lazım olmuştur neyse, çabuk bozulanını tercih ederim içerisine bir yığın katkı maddesi konuyor valla haftalarca yoğurt tık demiyor ne bir küf ne başka birşey. Bu tercih meselesi söz meclisten dışarı ben çocuklarıma vermem istemem de, sağlık dolu günler….

  10. Evet biz doğal inek sütüyle büyüdük ama bizim zamanımızda insanlar da şimdiki gibi değildi.O eski yaşlı teyzeler yok artık.Eminim en saf gördüğünüz yaşlı teyze bile gözününüzün içine bakarak yalan söylüyor artık.Hiçbir kontrolden geçmemiş bir sütü tanımadığınız bir insanın lafına güvenerek almak bana pek akılcı gelmiyor.Mantığı olan her insan UHt veya pastörize sütü tercih eder gibime geliyor, yani ben aksini düşünemiyorum. Kızıma da bilindik markalardan biri olan kutu sütlerden veriyorum, yoğurdu mu da kendim mayalıyorum bu sütten.

  11. sinem şamlı

    Elif bugün Ender Saraç da bu konuyu irdeledi Gülben’de.İzledin mi?Yaptığı açıklamalara göre bazı şeyler netleşene kadar pastörize mantıllı geliyor ve yoğurdu evde yapmak mantıksızmış.Ben de bu fikre katılıyorum.Zanten yoğurt mayalamayı uzun zaman önce bıraktım.sütü de benim oğlan rica minnet içtiği için genellilke tatlılara keke böreğe kullanıyorum.Zaten çok bir anlam ifade etmiyor.Sen sütçü Ayselden memnunmusun.Ben ondan alamadım sütü çok uzak kalıyor bana yeri.Ahhh nerde o eski kaymaklı sütler.Ben 13 yaşımda iken yengem trakyadaki bir köyden 3 pet şişe süt getirmişti aman Allahım o ne güzel bir süttü bir daha öylesini içmedim ya ben ona yanıyorum.Rizeye gidecem çıkacam yaylaya orada bol kaymaklı süt içiçem kafama dikip sonra ekmeğimin üzerine Anzer balını sürüp yiyeceğim.Çok istiyorum da şimdilik uzak bir hayal sadece:))))

    • tabiiki evde yoğurt mayalamak mantıksız der Ender Saraç! böyle halkın güvendiği dr.lar firmalardan bir şekilde destek alıyorlar diye düşünüyorum.bir zamanlar margarinin çok sağlıklı olduğunu savundukları gibi, reklamlara çıkıp milyonları götürdükleri gibi….

  12. medyadan takıp ettığım kadarıyla şöyle bır karar verdım: büyük bır fırmanın organık uht sütünü almaya devam edeceğım. kızımı hala emzırdığım halde ona ınek sütü de ıçırıyorum zaman zaman. bazen de kek, kurabıye,yoğurt gıbı şeyler yaparken bol mıktarda süt kullanıyorum. kendı bahçemde ınek beslemedığım sürece dışarıdan alacağım hıçbır çığ sütün sağlıklı ve temız olacağına asla ınanmıyorum. üretıcı çok ıyı nıyetlı bıle olsa sütün konduğu kap mıkropsuz, bekledığı koşullar uygun olmadığı sürece son derece sağlıksız bence. bu koşulları ıse ancak bır fabrıka sağlayabılır. evet, belkı tadı ve besın değerı değışıyor ışlemden geçınce ama qünümüz koşullarında kendı ıneğınız yoksa başka seçenek yok. çocuğa süt ıçırmemeyı bır seçenek olarak görmüyorum çünkü süt faydalı ve lezzetlı bırşey. neden ıçırmeyelım kı? bu kadar spekülasyonun arkasında bazı art nıyetler olduğunu düşünüyorum: mama fırmaları olabılır mesela…daha bırkaç sene önce kutu sütlerın ne kadar sağlıklı olduğunu bas bas bağırıyorlardı. şımdı ne oldu???

  13. birde şu var normalde süt bekleyince yağı yüzüne kalkar. bunlar homojenize ediliyor ,sadecepastörize edilmiyor,başka işlemlerede tabi tutuluyor.ben kapıma gelen sütçü teyzeden alıyorum haftalık güzelce kaynatıyorum bir kısmını ayırıp coğunluğunu yoğurt yapıyorum yoğurdun tadı bile bir başka oluyor.bebeğime yoğurt çorbası yapıyorum ütü pek sevmiyor çünkü.sizede tavsiye ederim.

  14. Merhaba, bugünlerde beni de en çok düşündürüp, sinirlendiren bir o kadar da üzen bir konu başlığını ele almışsınız. Annemin ısrarlarına rağmen köye gittiğimizde bile (yani kimin ineği kimin sağdığı süt olduğunu bildiğim halde) kesinlikle çiğ süt içirmedim kızıma. Ama yoğurt yaptım. Çünkü o zamanlar Derya Baykal ablamız ev ev dolaşıp kesinlikle çiğ süt içmeyin, en sağlıklısı kutu süt diyordu. Gıda mühendisi olan arkadaşımda onunla aynı fikirdeydi. Ben de seçimimi bu yönde yaptım. Şimdilerde çıkan bu haberler ise beni sütten soğuttu. Hergün bu ve benzeri çocuklarımıza yedirip içirdiğimiz şeylerle ilgili çıkan haberler ise beni hayattan soğuttu yemin ederim.

  15. Ben oğluma AO.Ç keçi sütü ile yoğurt yapıyorum. Henüz 8 aylık, tadını sevdiği için keçi sütü kullanıyorum. İnek sütü içirmeyi düşünmüyorum. İnek sütü, inek yavrusu için. Anne sütü, insan yavrusu için. Yakın zamanda okuduklarım inek sütü içmenin bizi inandırdıkları kadar önemli olmadığını düşündürdü bana. Midelerimiz inek sütünü hazmedemiyor. Benim yıllarca midem bulandı süt içmekten. Ayrıca sütün demir üzerindeki etkisini de biliyoruz. Kalsiyum için yoğurt ve kefir yiyoruz. Eksik çıkarsa kalsiyum-magnezyum takviyesi alınabilir. Ayrıca sütteki birçok yararlı madde başka gıdalarda da mevcut. Kısacası oğlum için günlük sütten ev yoğurdu, bizim için doğal olduğunu bildiğim, sulanan, ekşiyen, hatta çok beklerse küflenen hazır yoğurt, kahveme UHT yarım yağlı süt. Ama içmeye süt ı-ıh.

    Başka bir fikir: devlet çiğ süt üreticilerini denetleyip, teşvik edemez mi? Bakteriler kaynatınca ölüyor, benim korkum inek veremi gibi daha ciddi meseleler. Bir denetim mekanizması olsa ve isteyen de rahat rahat çiğ sütünü alsa olmaz mı?

  16. Oğlum 13 aylık olana kadar sağarak anne sütü verdim ona. Ardından marketten aldığım çocuk sütü. Haberler çıkmadan araştırmaya başladım. Anneler Kulubumuzdeki diğer annelere sordum.
    Ben köyde büyüdüm, annemin kendi sağdığı sütleri içtim. Evlendikten sonra yoğurt-peynir-süt hepsini annem gönderdi. Ama oğluma neden içirmekte tereddüt ettim bilmiyorum. Eşimin de ısrarıyla son 1 haftadır annem süt gönderiyor, kaynatıp onu içiriyorum. İneğin neyle beslendiğini, annemin nasıl sağdığını, bana nasıl gönderdiğini bildiğim için içim rahat, ama yine de bu tür haberlerde kafam karışmıyor değil.

  17. Anne evimizin, cocukluk sutunu arayanlara… Sapsari sut, kaynatin ve cikan kaymagi gorun. Ayrica cok profesyonel, hijyen konusunda titiz Aysun hn’in ciftliginden modern kosullarda ve sikintisiz kapiya servis vakumlu kapakli ek kullanimlik siselerde cig sut… İSRARLA TAVSİYE EDİLİR….!!!!

    Nette arastirin ve nolur bu sutu tuketin…..!

    aysunthesutcu.blogspot.com

    Not: thesutcu@gundonumu.biz.tr ‘ ye en az 5 lt olmak kosuluyla siparis veriliyor.

    Elifcigim sut gercekten bu hanimin isi. İlgini cekeceginden eminim…

  18. Benim bu konuda çok engin fikirlerim var:) Ama tek satırda şunu belirteyim ki: Devletin bir kurumunun yaptığı denetime güvenebilmek için öncelikle o devlete ve kurumuna güvenebilmek gerekir.

    http://fertiliterehberi.blogspot.com/

    • FİLİZ MORKOÇ

      Eren aynen katılıyorum dediklerine..

      • FİLİZ MORKOÇ

        Hatta şunu demek isterim, bir zamanlar Çernobil sonrasında tv de çay içen ve sizde için diyen bir bakan vardı.. Şimdi de süt içiyorlar tv de.. ve ben bu adamlara güvenmiyorum…

  19. pastorize vs çiğ süt diye karşılaştırıyorsak, çiğ süt dediğimiz şeyin kaynatılmamış olması gerekir. bir taşım kaynatılmış süt artık çiğ süt olarak adlandırılamaz. bence buna çiğ süt dışında bir terim bulmak lazım. keşke sütü çiğ olarak tüketebilecek kadar güvenebileceğimiz üreticiler olsa. ama bir kere ısıl işlem geçirdikten sonra pastorize sütün ve hatta UHT sütün daha fazla besin değeri taşıdığı bir gerçek, kanser ve antibiyotik kalıntısından bağımsız. ama öte yandan çiftlikten çig olarak alınan sütün içinde de yemlerden geçebilen kanser ve antibiyotik kalıntıları olabilir. sütü çiğ olarak satın almak bunları önlemenin kesin yolu değil malesef!

  20. Ben çiğ süt kullananlardanım.
    Ama her açık süt alınır mı sorusuna kesinlikle hayır diyorum.
    Şöyle ki ben rizede yaşıyorum.Burada merkeze yakın bir dağ köyünde yaşayan bir bayan bana süt getiriyor.Baktığı inek bahardan kışa kadar dışarıda otluyor yada dışarıda kendisinin kesip biçtiği otlarla besleniyor.( böylesi ona daha ucuza mal oluyor çünkü )

    Hafta da bir 5 kilo süt geliyo bana kızıma içeceği sütü ayırıyor gerisini yoğurt yapıyorum.Ve her hafta sütten aldığım kaymağı bir kaç hafta biriktirip kendi tereyağımı yapıyorum.(http://aselname.blogspot.com/2011/06/saglkl-yasama-cabalarm.html )
    Yaz aylarında yaylalarımızda üretilen peynir ,yağ ne varsa kış için depo ediyorum.Böyle işte

    Şahsım adına işlem görmüş ürünlere antipatim büyük…

    Doğal ve emin ellerden gelen ürünler favorimdir .

    Sevgiler

  21. Valla ben ouldaki öğretmenlerin bile pastörize süt reklamı yaptıklarını gördüm. Ama benim için şöyle bi durum var. İneği besleyeni ve beslediği yeri biliyorsam yeter. havadan girecek olan mikrobu zaten başka şekilde muhakkak vücuda alacaz ondan kaçar yok.

  22. SEK günlük süt kullanıyorum kızım için. Sadece bulamadığımdan UHT alıyorum. Yoğurdu da Sek ile mayalıyorum. Günlük süt kullananlar, sütü içirmeden önce kaynatıyor musunuz?

  23. Merhaba Elif,
    yine ben Italya’dan 😉 Simdi ne kadar acidir ki Turkiye gibi bir ulkenin sehirlerinde gunluk cig sut bulunamazken Avrupa’nin gobeginde bir sehirde yasayan ben her gun elimin altinda cig sut bulabiliyorum,nasil mi? Benim yasadigim bolgedeki ve Italya’da daha bir cok bolgede olan bir uygulama var.Hayvancilik yapan ve bunu hayvanlarin hakki icin dogal hayvancilik yapan ureticiler var (yani zavalli inekler butun gun kapali ortamda kalmayip,guzel havalrda disarida otlayip dolasabiliyorlarken kotu havalarda ahirlarda kaliyorlar haliyle) ve bu ureticiler bir tur kooperatif kurmuslar. Bu kooperatifler de sehirlerde kapali sabit pazarlara, bazi ekmek firinlarina vs anlasmali ve belediyeden izinli olduklari noktalara sut makinalari kuruyorlar. Biz de elimizde sisemizle 1 yuro para karsiliginda 1lt taze,cig sut aliyoruz.Ayni kooperratifin bir benzeri de et icin soz konusu.Internet sitesine giriyorum,hangi uretici hangi cins hayvani(nerde dogmus,nerde buyumus,butun saglik ve kimlik bilgileri kayitli sistemde ve etiket uzerinden hepsine biz tuketiciler ulasabiliyoruz) ne zaman kesecek goruyoruz,sonra onlarin 5kg ve 10kg karisik etlerden olusan paketlerinden eve siparis veriyoruz,tatatam evimize taze kesilmis et. Kendi urettikleri salamlar,peynirler vs hepsi mevcut.
    Umarim Turkiye’ye de boyle bir sistem gelir ki bence cok da alicisi olur,yeter ki ureticiler kooperatif kurup,birlikte hareket etsinler.
    Bir de bu cig sut ureticilerinden biriyle tanismistik.Adam soyle dedi. Aslinda cig sutu alip dogrudan icebilirsiniz sadece buyuk sut ureticileri bu isin onunu kesmek icin hukumetler uzerinde baski kuruyor ve bizlerde otomati sut makinalarimizin uzerine sutu kaynatip tuketin diye yazmak zorunda kaliyoruz.Bir diger konu ise hazir pastorize ya da uht sut aliyorsaniz lutfen yagli olani alin,cunku yagsiz sut dedikleri sadece buyuk firmalarin daha cok kara gecmesine yarar.Sutun yagindan peynir,kaymak,tereyag vb yaptiklari icin yagsiz sutu tesvik etmeye calisiyor bu firmalar dediydi. (bunlar Italya icin soylenenler ama sanmiyorum ki Turkiye icin gercekler farkli olsun)
    Hoscakal

    • deniz,
      nasıl da içimden geçenleri sayıp dökmüşsün. ama kooperatif için birbirinin gırtlağını sıkmayacak ya da işin içinden simsarlık yapıp üreticinin sırtından para kazanmayacak insanlar gerek.
      o yüzden biz bir kaç kişi Aysun’a böyle sarıldık. ( kontrol de ediyoruz yaptıklarını, yemleri, sağım ünitesini – sanmayın ki saldık çayıra mevlam kayıra )
      demem o ki umarım bu söylediklerini biz de görürüz canım ülkemde, bunun için de öncelikle büyük firmaların hırsına ve kar aç gözlülüğüne aldırmadan halkının doğal gerçek ve adil gıdaya ulaşmasını gözetecek yönetimler başa gelsin. sistem araya çomak sokmaya izin vermeyecek şekilde değişsin isterim.
      insanın kendi memleketine, firmalara, yöneticelere güvenememesi pek fena zira…

  24. merhaba
    Öncelikle verdiğiniz bilgilerden ötürü çok teşekkür ederim. Ben , denetimi yapılmış bir merkezden açık süt almak istiyorum . Bu konuda bana yardımcı olursanız çok mutlu olucam. Şimdiden teşekkür ederim.

  25. Yapmayin cig sütten baskasi yalan.Amerikadaki hastaliklara dunyadaki arastirmalara ve avrupadaki cig sut satisina bakin sonra yorum yapin derim.Cunki soguk zincir mevcutsa ve mandira bilincli ve hijyense asirlardir suren dogallik korunmustur.zaten sutun bilesimindeki prebiyotikler sutun kendinide korur belli bir sure.unlu doktorun dunyada basyapit sayilan kedi arastirmasina bakin konuyu anlayinca cig sutten baskasini ne alirsiniz nede aldirirsaniz.Saygilar

  26. Ayrica buyuk firmalar su anda turkiyeyi parsellemis durumda ve onlari destekleyen yeminlerini unutmus bazi doktor ve bilim adamlari nezaretinde uyutulan turkiye.Gidip bizzat gordugum mandiralarda sute kesmesin diye atilan soda tableti benzeri tabletlerden tutun antibiyotikli sutleri uht yontemiyle 0 bakteri ve bu bozuk enzimleri emilim yapamayan zavalli bagirsak mukozasi.Dahasi paketlemedeki koruyucu maddeler,fabrikada fazla uretimin disarada uzerinde brandalarla aylarca muhafazasi,ve sonrasinda saglikli denilen sut!!!saygilar