8 Yorum

Lüfer Bayramı bizim evde amacına ulaştı

Geçtiğimiz Ekim ayında Fikir Sahibi Damaklar hareketinin “Lüfer Bayramı” kapsamında düzenlediği “Anne, bak lüfer çizdim!” etkinliğine katılmıştık.

Defne Koryürek’in liderliğini yaptığı Fikir Sahibi Damaklar grubunun gönüllüleri, İstanbul Culinary Institute’ta düzenlenen etkinlikte çocuklara lüferi tanıtmış, boyu 20 santimden az olduğunda almamamız gerektiğini önce değişik boydaki lüfer yavrularını göstererek, sonra da onları çizdirerek anlatmışlardı.

Ne kadar yerinde bir etkinlik olduğunu, nasıl da amacına ulaştığını geçtiğimiz gün Deniz okuldan “karne”siyle dönünce anladım.

Deniz’in “karne”sinin Bilişsel Alan kısmında şöyle yazıyordu:

… Modele bakarak ya da eksik bırakılan öğeyi tamamlayarak örüntü oluşturabilir. Yarım olan resmi tamamlayarak bir şekil oluşturabilir. Örneğin, resim tamamlama çalışmasında yaptığı resmi “Bu bir lüfer oldu. Lüfer çizdim. Lüferler 20 cm olur” diyerek anlatmıştır.

Fikir Sahibi Damaklara, 5 yaşındaki çocuğumda bu bilinci oturtmayı başardıkları için buradan teşekkür ederim. Her ne kadar koca koca insanlar bunu anlamamakta direniyorlarsa da en azından Deniz’in (ve o etkinliğe katılan çocukların) büyüyünce onlardan biri olmayacağını bilmek mutluluk verici. (Bir hatırlatma: 20 santimden küçük lüferleri al-mı-yo-ruz. Satıldığını gördüğümüzde 174’ü arayıp ihbar ediyoruz)

Yeri gelmişken, Deniz’in “karne”sinden birkaç anektodu daha tarihe not olması açısından paylaşayım.

  • Olumlu ve olumsuz duygularını, düşüncelerini uygun şekilde ifade edebilir. Örneğin, duygu panosu çalışması sırasında Deniz resmini MUTLU bölümüne yapıştırarak “Çünkü okula gelirken babamın telefonunda “Angry Birds oynadığım için mutluyum” demiştir. (Okula giderken? Telefonda oyun?? Bu konuda yorum yapmak istemiyorum)
  • Kelimeleri doğru telaffuz eder. Konuşmalarında sıklıkla “aşırı, binlerce, falan filan kelimelerini kullanır.” (Bu doğru. Geçenlerde bana “Anne, ben seni aşırı seviyorum” dedi. Öldüm, bittim, bayıldım)
  • Yiyeceklerini ve içeceklerini ayırım yapmadan yeterli miktarda yer ve içer. Bazen yemek zamanını iyi kullanma konusunda hatırlatmalara ihtiyaç duyabilir. (Bazen? Öğretmeni burada kibar davranmış bence. Daha HADİ demediğimiz bir yemek bilmiyoruz biz)

İşte böyle. 5 yaşındaki çocuğunun “karne”sine bakıp bakıp gözleri dolan kişiye ANNE denir.

8 yorum

  1. Benim anlamadığım, Kadıköy Balıkçılar çarşısında nasıl oluyor da her daim çinekop ve sarıkanat satıyorlar? Bu nasıl bir yasak? Mahalle arası balıkçısı değil ki:(

  2. Karaköydeki balıkçılar çarşısında da durum aynı.. Hangi birini şikayet edicen ki? Belli ki yasa uygulanmıyor.. Yoksa bu kadar rahat olabilirler mi ki?

  3. Yerim ben o angry bird oynadiginda mutlu olan yavruyu. Bizde de telefonda ve iPod touch’da oyun bagimlisi olma yolunda ilerleyen iki velet var.
    Maasallah karneye. Ogrenmeyi cok seven bir cocuk olsun hep.

  4. Canım benim , ne akıllı bir çocuk , bin kere maşallah..Her annenin gözleri dolar , ben okurken benim bile gözlerim doldu , daha 2,5 yaşında bir miniğim var ve ben hemen onun ilk karnesinde ne yaparım acaba hayallerine daldım ..

  5. Defne Koryurek harika bir beyin… Daha coook etkinlikleri ve fikirleri var… Dahil olmak lazim… Bu arada tebrikler Blogcuanne:)

  6. Maaşallah Denize. Hem sizi hem Denizi gönülden kutluyorum… Ama benim dikkatimi başka bir konu çekti. O karneyi yazan öğretmene bayıldım… Çocuğu nekadar güzel tanımış, ilgilenmiş. Öylesine bir karne doldurmamış, kaç kişiye bir öğretmen düşüyor acaba. Sevgiler….

    • Katılıyorum size, bence de çok özenle doldurulmuş bir “karne”.

      Sınıfta 15-16 kişiler diye biliyorum. Ancak gerçekten çok çok ilgili, sevgi dolu bir öğretmenleri var. Hepsini tek tek tanıyor, ve çok güzel ilgileniyor. Çok seviyoruz kendisini.

  7. merhaba sadece 5 yaşındaki değil 16 [11.sınıf] yaşındaki çocuğunun karnesine her sene bıkmadan usanmadan bakıp bakıp ağlayan kişiyede anne denir.