54 Yorum

Ben gıda mühendisi değilim

Blogcu Anne okurlarından Selma sormuş:

Bir konuda senin ve okuyucularının fikrini merak ediyorum. 6 aylık bir oğlum var. Ek gıdaya başladık. Tabii sürekli evde olmadığımızdan bazen dışarıda da bir şeyler yedirmem gerekiyor. Meyve püreleri falan neyse de bazen gittiğimiz yerlerde misafir gittiğimiz evin hazır yoğurdundan da veriyorum. Geçenlerde birisine söyledim. Bana çok anormal bir şey yapıyormuşum muamelesi gösterdi.

Ben biraz açık fikirliyim galiba. İleride misafirlikte kek, poğaça falan da yerken içindekileri mi soracağım ev sahibine. ‘Yok bu margarinle yapılmış evladım. Ben sana evde zeytinyağlısını yaparım mı diyeceğim?’ Bence öncelikle ev sahibine ayıp. Sonra bu çocuklar sokakta yemek yemeyecek mi? Ben mi çok geniş davranıyorum? Sen ne diyorsun Elifciğim?

Ben diyorum ki, biraz rahatlayalım. Diyorum ki, bu tür konuları birbirimizi yadırgamak, yargılamak için değil, birbirimizden öğrenmek için bir fırsat olarak görelim.

Diyorum ki, Allah’ın suyunun bile parayla satıldığı şu günlerde kontrol edebileceğimiz şeyleri kontrol edelim. Mesela, evimize giren şeyleri mümkün olduğunca denetleyelim. Ama elin evindeki yoğurda da karışmayalım.

Diyorum ki, abartmayalım. Bir işini doğrusunu bilip uygulamaya çalışmakla doğrusuyla kafayı bozmak arasında fark var. Ben doğrusunu öğrenmeye çalışan, ama her zaman uygulamayan (uygulayamayan değil, uygulamayan) biriyim. Kendi evimde kurallarım var, evet. Ama misafirliğe gittiğimizde -çocuğumun alerjisi yoksa- “Bunun içinde margarin var mı?” diye sormam. Ayda yılda bir evime Nutella alır, bayıla bayıla yerim. Kırk yılın başı da olsa çocuklarımı hamburgerciye götürür, seve seve tüketirim.

Diyorum ki, ben gıda mühendisi değilim. Etiketleri okumak zorunda kalmaya gıcığım. GDO’nun, lesitinin, sitrik asidin açılımını bilmek isteseydim gider gıda mühendisliği okurdum. Günümüz yaşamının gerektirdiği kadarını öğrenmeye çalışıyorum, ama bunu takıntı haline getirmemekte kararlıyım.

Diyorum ki, gıda konusu çok karışık. Her kafadan bir ses çıkıyor. Herkes kendi doğru bildiğini anlatmaya çalışıyor. Ve bugün doğru olan, yarın yanlış olabiliyor.

Diyorum ki, bu hayatta hiçbir şeyin garantisi yok. Bugün sağlıklı beslenirsin, evine paketlenmiş gıda sokmazsın. Yarın yolda yürürken belediye otobüsü çarpar sana. Yediklerin yanına kar kalır.

Özetle ben diyorum ki, kontol edebildiklerimi, kontrol edebildiğim kadar kontrol etmeye, edemediklerim hakkında da endişelenmemeye çalışıyorum. Zor oluyor, ama uğraşıyorum.

Ben böyle diyorum.

Ya siz?

54 yorum

  1. Elif, dediklerine sonuna kadar katılıyorum.. Evet çocuklarımız sağlıklı beslensinler ve de sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinsinler diye uğraşıyoruz elimizden geldiği kadar ama bu demek değildir ki, onların her yediklerini bu normlara uyarlayabiliyoruz(bileceğiz).

    Sonuçta bence bilinçli anne olmakla psikopat/paranoyak anne olmak bir bıçağın iki sırtı gibidir.. Çok ince bir çizgi vardır aralarında..

  2. Ben de öyle aynen…

  3. Caaanım Blogcu Anne’cim,

    Ben gıda mühendisiyim. 12 senedir bir fiil çalışanından. Altına imzamı atabileceğim bir yazı yazmışsın, tebrikler. Abartmamak önemli; hayat her şey dengede olunca güzel.

    İki sendir naçizane bir şeyler karaladığım bir sitem var. Bir istediğinde bak istersen. Bir sorun olursa aklına bişiler takılırsa bildiğim kadarını cevaplarım bilmiyorsam araştırır öğrenir cevaplarım:)

    Sevgi ve muhabbetle,

    Tuğba

    • Tuğba – ne kadar güzel, ne kadar “ezmeden” bilgilendirici bir site yapmışsınız üç kız kardeş. Ellerinize sağlık. Çok iyi geldi.

  4. Abartmamak gerek kesinlikle. Sürekli değil ama ara sıra yemiş ne olacak..
    Böyle abartı tepkiler göstererek eleştiri yapan biri için merak ediyorum; otel gibi kendi yemek pişiremeyeceği bir yere gittiğinde nasıl besliyor çocuğunu? Orada nasıl yağ kullanıyorlar, ne kadar tuz atıyorlar biliyor mu ki? Ne yapıyor acaba böyle bir durumda? Evinden dışarı çıkmaması gerekir bu düşünce yapısında birinin..Biraz rahat olmak lazım bence. Sağlık sadece yediklerimizde değil aynı zamanda düşüncelerimdedir…Bence.

  5. yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum , çocuk mevzularında cook abartmamak lazım , abartıkça işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor, milletin evindeki yoğurduna kadar karışacaksak ( soruşturacaksak ) biz bu çocklara hiçbir şey yediremeyiz korkudan…

  6. Bende çok dertliyim bu konudan. Takık değilim belki ama bizi nasıl büyüttün anne hemde sadece 2 ay emzirmişsin diyorum. Ben ne yediysem sen de ondan yedin diyor. Okyanus 6 aylık oldu. Anneanne bakıyor. 4 çocuk 1 torun büyüttü. Bir tek benimkinde biberon ve hazır mama ile tanıştı. Onu da kızarak veriyor. Yedirmeyin şu pis şeyleri çocuğa diyor. Sahi bu kavanoz mamaları ne pis kokuyor yahu. Hepsinin içindekiler ya ishal yada kabız yapacak şeyler. Brokoli, muz, kayısı. Pirinç lapası desen süt yok şeker yok çocuk nasıl yesin. Şaşırdım kaldım.
    Ben ne yedireceğimi bilemiyorum yeminlen. Bilen varsa beri gelsin.

    • İçinize sinmiyorsa vermeyin hazır mamalardan, içinizden gelen ses her zaman en doğrusudur. Pis koktuğunu düşünüyorsanız, mutlaka bir sebebi vardır. Anneniz haklı, evinizde sağlıklı bir şekilde (tuzsuz ve salçasız) pişen yemeklerden bebeğinize tattırabilirsiniz. Meyve püresini yapmak 2 dakikanızı bile almaz cam rende ile. Yoğurdu kendiniz yapsanız tabii daha iyi, ama normal yoğurtlardan yedirmek te mümkün. Ayrıca emzirmeye de devam ediyorsanız hazır mamaya ihtiyacınız kalmaz…

    • Benim annem 4 çocuk büyütmüş üniversite okumuş bir kadın ve soruyorum nasıl yedirdin bizleri diye. aynen o da öyle diyo “biz ne yediysek siz de onlardan yediniz.” Bebeğim 6 aylık oldu ve ben de biz ne yiyorsak onlardan tattırıyorum. Eskiler hep öyle yaparmış. Doğrusu da bu bence. geri kalanlar mama firmalarının uydurması. Ama dikkatinizi çekerim yedirmek değil tattırmak. sonra yavaş yavaş arttırarak direkt yemeğe geçirmeyi planlıyorum. Diğer türlü yok efendim önce tek tek sebzelerle tanıştır sonra karışım hazırla sonra normal yemek yap sonra biz ne yiyorsak yedir falan… Pardon ama bu çocuk hiçbir şeye alışamaz ki bu şekilde. Sürekli alıştığı tatları değiştirip verirsek yarın bizle masaya oturmaz. Bebe bisküvisi veren zihniyetleri ise hiç anlamıyorum. Acaba ne verdiklerinin gerçekten farkında mı bu insanlar. Geçenlerde bir tanıdığımız geldi bize. bebeğim o zaman 5,5 aylıktı. Sadece anne sütü veridğimi öğrenince gözleri kocaman açıldı “nasıl yani başka bir şey yedirmiyor musun? Bari devam sütü ya da bebe bisküvisi falan ver.” dedi. Bebe bisküvisinin içeriğinde ne var Allah aşkına? Un yağ şeker 🙂 Bunun için de gıda mühendisi olmaya gerek yok sanırım 🙂

  7. Tersten düşünelim bir de: Misafirim gelecek, pastalar börekler türlü türlü serilmiş sofraya. Gelen kişi mayonez olduğundan rus salatası yemedi. çünkü doktor demiş ki 2 yaşından önce yumurta iyice pişmeli. Bu durumda ben hiç bozulmam, anlayışla karşılarım, hatta karşımdakinden yeni bir şey öğrenmiş olduğumdan dolayı mutluluk duyarım. Ha yemediği için üzülürüm belki ama çok da bozmam moralimi.

  8. oğlum bu konuda şanslı eşimin ailesi ekip biçer sebzelerimizin çoğu onlardan sağlanır.yoğurdunu da hep mayalarım ama bu aralar sütle ilgili bir yığın bişi çıktı..ben gitiğim yere götürürüm öğünlerini daha küçük olduğu için..ama onu bunu araştırarak çıldırarak değil içime sinerek beslenmesine dikkat ediyorum sonuna kadar haklısın..dışardan bişi yediğinde mıncık mıncık taramam..dediğin gibi “gıda mühendisi değilim”…

  9. bilinçsizce abartan kendini çok büyük anne addedip güya herşeyi inceleyen ama aslında komik duruma düşen biri olmadım ben çok şükür. yazına aynnen katılıyor ve tebrık edıyorum….
    bu arada ben gıda muhendısıyım:)

    http://www.memolininannesi.blogspot.com

  10. Bu konuda hiç takıntılı değilim. Evimde mümkün olduğunca dikkat etmeye çalışıyorum ama heryerde, her zaman ne yedi, nasıl yapıldı denetleyemem, denetlemem de. Ben üstüme düşeni yaparım sadece. Bir arkadaşım kızı 4 yaşını bitirinceye kadar gittiği heryere yemeğini taşıdı kablarda. Bu mu dikkat etmek? Eğer öyleyse, yok ben almayım. Haa 4 yaşından sonra ne mi oldu çocuğa? ‘Bu köfte senin yaptığın gibi yuvarlak değil anne, bu yemeğin içinde neden maydonoz var anne’ şeklinde annesinin yaptığının dışında hiçbirşeyi yiyemeyen bir çocuk oldu ve en sonunda uzmandan destek almak zorunda kaldılar.

  11. Elif bende 21 aylık kızım sağlıklı beslensin diye deliler gibi çırpınıyorum,mümkün oldukça en sağlıklısını yesin diye elimden geleni yapıyorum.
    Ama kızımla ilk yurtdışı tatilimde hazır mamalardan da kullandım,yani kısaca şartlar neyse ona uydum,şartlar bana uysun diye zorlamadım hiçbirşeyi.
    Bilinçli anne olmaya çalışırken ne başkalarına ne de kendine eziyet etmemem gerektiğini gayet iyi biliyorum.

  12. Her şey organik doğal değil hepsinde katkı maddesi var gözünle görmüyorsun nasıl yapıldığını veya süt nasıl sağılıyor yoğurt nasıl yapıyor ne durumda yapılıyorlar veya sebzeler hangisi organik nerden bileceğiz annelerin endişesi çok bu konularda ama her an müdahale edemezsin ki benim bir arkadaşım vardı teyzesi bütün ürünleri kendisi yetiştirip yerdi en kalitelisini ve en doğalını yerdi yoğurdundan sütüne sebzesine kadar fakat kanserden öldü bu kadar takıntı iyi değil bazı anneleri anlamıyorum bırakın biraz rahatlasınlar ya istediklerini yesinler

  13. Ayyyynennnn sizin gibi dusunuyorummmm evde kurallarim var tamamen organik beslenmiyoruz ama kendime gore dikkat ettigim seyler var. Simdi Adana’da annemdeyim burada hic yogurt mayalamadim on gundur ama Cay ciftlik diye buranin markasi var harika sut urunlwri var ondan kullaniyorum biraz rahat olmakta fayda var yoksa kafayi yerim ben

  14. Bir yaştan sonra takıntı yapmamak gerek evet. Ama henüz 6 aylık bebek için ben bunu söyleyemiyorum. Evdeki hazır yoğurt derken, paketli yoğurt mu, yoksa kendi yaptıklarımı tam anlayamadım ama eğer paketse bu bizim için bile zararlı. O günde yoğurt yedirmem. Hem o ayda evden götürmekte çok kolay. Ev sahibi de 2 yaş altı bir çocuk için neden bozulsun ki?

    • ben bu konuda size katılıyorum ilk 6 ay sadece emzirdim.ondan sonrada 1 yaşına kadar kuzuma yemeği hep ayrı yaptım gittiğim yere de götürdüm veya emzirdim.şimdi daha rahatım 15 aylık kızım.gittiğim yerde ona uygun ne varsa yediriyorum.ama yoğurdu güvendiğim bir mandıradan aldığım sütle evde yapıyorum mutlaka zaten kızım hazırı yemiyor.

    • bence yogurt burada ornek olmus sanki… gitti yerlerde yemek vermeyi kastetmis gibi… belki biz cok gezgin bir aileyiz bilmiyorum ama, sabah kahve icin disari cikip, aksam uykusu vaktinde donebiliyoruz. hem de hic planda yokken. haliyle ogle icin yanima aldigim yemegi bitirmis olunca aksam ustu buldugumuz yere gore davraniyoruz. gittigimiz kisinin evindeki kek pogacayi yemesinde sakinca gormuyorum. biz ne yiyorsak o da onu yiyor. tek sinirlamam simdilik alerji riski nedeniyle narenciye, domates, hala yasak oldugu icin yumurta balik bal ve baklagiller… onun disinda herseyi yiyebilir.

    • Ben de aynı fikirdeyim. 6 aylık çocuk sadece anne sütü içerek doyabilir. Biz de çok gezen bir aileyiz. Sürekli yollardayız. Ama ben de, eşim de hem kendi yediklerimize hem de bebeğime yedirdiklerimize çok titizleniriz. Ben yemiyorum hazır yoğurt da bebeğime niye yedireyim? Ha, gittiğim evde süper Kanlıca yoğurdu, manda yoğurdu filan varsa hayır demem tabii 🙂

      1 yaşından küçük çocuk eğer anne sütü alıyorsa yemek yemeden de gün geçirebilir. Tam 24 ay SADECE anne sütü ile beslenen sağlıklı çocuklar var. Anne sütü almıyorsa da artık onun eziyetine katlanır, gerekirse yanımda sebze meyve taşırım. 6 ila 12 ay arasında hepi topu 6 ay var. Çocuğuma sedece 6 aylık bir dönemde en sağlıklısını yedirmek için neden uğraşmayayım ki?

  15. Size sonuna kadar katılıyorum.11 yıldır gıda mühendisi olarak çalışıyorum.Ben un sektöründe çalışıyorum ve bu sektörde olan,olabilecek birçok risk faktörünü biliyorum,ama gıda da o kadar çok çeşit var ki…Et,süt,yoğurt,hazır gıdalar,konserveler,çikolata,bisküvi,meyve suyu daha neler.4,5 yaşında bir oğlum var,23 haftalık gebeyim.Ben de senin gibi yapıyorum.Başkasının evinde de oğluma yedirirken herşeyi didikleyemem ki.Çalıştığım için arada sırada dışarda da yemek yediğimiz oluyor.Titiz davranmaya çalışıyorum,şu an benim kontrolümde ama büyüyünce nasıl kontrol edeceğim.İlkokulda,lisede,üniversite de,askerde….Dediğiniz gibi hayatta hiçbirşeyin garantisi yok.Ne çok boşlayalım ne de aşırı titizlenelim.Kontrol edebildiğimiz sürece edelim,edemediğimiz için zaten yapabilecek bişey yok.Sevgiyle kalın…

    • Büyüyünce kontrol edemezsiniz ama bir de şöyle düşünün: Bebekler ilk bir yıl boyunca her ay ortalama 1 santim uzuyorlar. Yani her 3 günde bir milim boy atıyor. Bildiğin çiçek gibi her gün büyüyorlar. Lisedeki çocuğun yediği ile 6 aylık çocuğun yediği arasında sağlıklı olması açısında fark olması gerekmez mi sizce de?

  16. merhaba Elif,
    ben de blogunu sıkı takip eden, 8 aylık bebeğin annesi bir gıda mühendisiyim..kendi bebeme sütaş ın hazır babymixlerinden veren bir anneyim hem de…içimden ne gelirse onu yapıyorum açıkçası.. herşeyi kontrol etmeye kalkarsak işin içinden çıkmamız mümkün değil, mezun olduktan sonra bir süre dışarda birşey yiyemez olmuştum, onu nasıl yapıyorlardır, bunun içinde ne vardır, etiketleri okumaktan da gına gelmişti sonra rahat olmaya karar verdim, çiftlikte yaşamadığımız sürece kendi gıdamız, etimizi, sütümüzü, peynirimizi, bitkilerimizi kendimiz yetiştirmediğimiz sürece herşey bir risk maalesef ama bu çağın getirisi keşke herşeyi en doğalından yapabilsek…tavuk diye verdiğimiz etlerin antibiyotikli olduğu söyleniyor, hayvan yemleri GDO lu deniyor,meyve, sebzelerde tarım ilacı kalıntısı olduğu söyleniyor,yoğurtlarda koruyucu var vs vs…bence elinizden gelenin en iyisini yapın gerisini bırakın yapacak birşey yok..ben kendi adıma mesela yoğurttan emin olduğum için veriyorum,toz türü şeyler evde kullanmamaya çalışıyorum(bulyon,toz çorba), katkı maddesi bulunan az şey tüketmeye çalıyorumm, tam buğday ekmeği yiyorum,fast food minimum tüketiyorum, köy yumurtası kullanıyorum, renkli içecekler içmiyorum, herşeyi mevsiminde tüketiyorum, mevsiminde yoksa konservesini veya dondurulmuşunu tüketiyorum vs vss…bebeğiniz için de içiniz nasıl rahat edecekse öyle yapın, çok araştırıp, soruşturmayın…işin içinden çıkamayıp birşey yediremezsiniz sonra:( dediğim gibi katkı maddeleri maalesef her yerde, her yediğimiz şeyde var, abartmadan minimum tüketin, tükettirin…

  17. Kesinlikle katılıyorum bu yazıya, insanları rahatsız etmenin anlamı yok. Kimsenin kimseyi eleştirmeye de bu konuda. Herkes anne, herkes çocuğunu düşünüyor. Neden sürekli bir yargılama peşinde bazı insanlar anlamıyorum.

  18. bende aynen senin gibi diyorum elif,ama kendimi pek geniş sanıyordum da ses etmiyordum:))

  19. Ben de elimden geldiğince doğal ve sağlıklı beslemeye çalışıyorum oğlumu, iyi bir manavdan alışveriş yapıyor, kavanoz ürünleri ya da hazır gıdalar kullanmıyor ve pişirme yöntemlerine özen gösteriyorum ama aldığım sebzede meyvede ne kadar tarım ilacı kullanıldığını düşünmüyorum. Zaten çok iştahlı bir çocuğum olmadığından gittiğimiz yerde ne yemek isterse müsaade ediyorum, zararlı olduğunu düşündüğüm hiçbirşeyi yedirmiyorum fakat bir şekilde görüp de yemek isterse mutlaka bir parça da olsa veriyorum.
    Ben şahsen bebeğim 6 aylıkken çok daha katı ve seçiciydim, değil hazır yoğurt yaşına kadar hazır meyve püresi dahi yedirmedim ama o büyüdükçe ben de biraz esnedim. Ve o vakitler ‘asla’ dediğim şeyleri yedirsem de sandığım kadar kötü birşey yapmış olmayacağımı artık öğrendim.

  20. çiğ süt mü?, pastörize süt mü? akıl bulanıklığını henüz atlatmışken ne güzel yazmışsın sen Blogcu Anne. Hergün yeni bir tartışma, koca koca bilim adamları bile kesin net birşey söyleyemezken biz hangisi doğru diye şaşkın şaşkın dolaşırken ne kadar doğru, kimin doğrusu? Evde elimden geldiğince sağlıklısını, doğalını yedirmeye çalışıyorum. Misafirlikte, gezmelerde de kendimi yada kızımı sıkmıyorum, rahat davranıyorum.

  21. Katılmamak elde değil

  22. Ben de bir gida muhendisiyim, 4 aylik bir oglum var. hamileyken de suan emzirirken de olabildigince dogal beslenmeye calisiyorum ama nereye kadar kontrol edebiliriz. Ustelik katiliyorum rahat olmak lazim biraz, abartmadan dengeli tutmak herseyi…islenmis urun tuketilecekse mutlaka markali urunler tercih etmeliyiz, etiketleri okumak ise alerji durumlari icin kritik olabilir.

  23. Bence de takmayin, burada cocuguna ve dahi bebegine bir kere bile yemek pisirmemis anneler biliyorum. Yurtdisinda bebekler Hipp le besleniyor, hepside gayet saglikli valla.Ben de devamli olmamak sartiyla arada verilebilecegini düsünüyorum.

  24. sevgili elif,

    malum bizim evde de ek gida macerasi basladi, hizla da devam ediyor. Sufi ilk kahvaltisini peynir ekmekle yapti. ertesi gun gittigimiz arkadasimiz peynirli pogaca yapmis… peynirli pogaca = peynir +yumurtali ekmek cok guzel.. neden aklima gelmedi ki… hemen ertesi gun yapacagi kahvalti icin bir tane aldik. ev yapimi mis gibi pogacayi bayila bayila yedik. o kadar sevdik ki tarifini isteyip sitemize koyduk… sonra da el kadar cocuga margarin yediren cani anne sifatini kazandik… ayse teyzesi pogacayi margarinle yapmismis. bence hic problem yok. hergun kasikla margarin yemiyor bu cocuk. belki de hayatinda yedigi tek margarin odur.

    evimizde belli beslenme kuralllarimiz var. sufi de onlara uyuyor. ben ona saglikli, iyi, kibar bir insan olmayi ogretmekten sorumluyum… simdi ben ayse teyzesinin evinde tarifi didik didik etseydim. buyuk bir kabalik yapacaktim. ha ayse teyzesi hic alinmazdi. o ayri konu. ama bir yerde bu davranisi sergileyip, baska yerde sergilememekle tutarsiz davranan biri olurdum. ki kotu ornegin alâsi…

    hem disarida nasil yemek yiyecek bu cocuk? sonra butun erkekler annesin yemegini istiyor eslerden… cesitlilige alismasi lazim. ben ona neyin iyi neyin kotu oldugunu gosterirsem, gerektiginde kendisi iyiyi secer. secemeyecegi noktada da toleransli davranmayi ogrenir. kati kurallari olan ortama uyum saglayamayan, alisik olmadigi seyler karsisinda sudan cikmis baliga donen biri olmaz.

    son olarak bence yemek secen insan bu gibi seylerle buyudugu icin oluyor. hep tereyagi kokusu, zeytinyagi aromasi ariyor… oysa herbirinin tadina bakabilecek zenginlikte olmali ki, sectigi icin degil, tercih etmedigi icin yemesin…

    yarama parmak basmissin… daha yazsam yazarim…

    • Sıkı bir takipçinizim, sizi de bebeğinizi de çok seviyorum 🙂 Ama burada yazdıklarınıza katılmıyorum.

      Yukarıdaki yorumunuzu birine (ilk paragrafı) çıkartarak okutsam, ortaöğrenim çağında bir delikanlıdan bahsettiğinizi sanır. Oysa siz daha 1. yılını tamamlamamış, henüz 8 aylık bir bebekten bahsediyorsunuz. “Hayatı boyunca yediği tek margarin” olması da şaşılacak bir durum olmamalı 🙂

      Norveç’te mesela sosyal hizmet uzmanları tüm bebekleri takip ediyor. Evinize gelip çocuğunuzun boyunu kilosunu ölçüyorlar ve eğer çocuğunuz normal sınırlardan daha kilolu ise belirli besinleri yasaklıyorlar. Eğer evinize geldikleri sırada kilolu çocuğunuzun elinde bisküvi varsa, devletle ciddi sorun yaşıyorsunuz.

      Elbette, çocukların her şeyi deneyimlemesi güzel bir şey. Ama tüm bu deneyimleme işlerini 1 yaşından sonra yapsa en azından? Her gün milim milim büyüdüğü ilk 1 yıl çok özel beslenmemeli mi? Daha sonra dilediği her şeyi yiyip içmek için uzun ve sağlıklı bir ömrü olur saten inşallah.

      Ki ben biliyorum siz bebeğinizi çok özenli besliyorsunuz ve elbette yediği iki üç lokma margarinli, beyaz unlu ve tuzlu poğaça ile diabete eğilimli olmayacak. Ve sanıyorum ki siz sadece sizi şiddetli eleştiren insanlara kızdığınız için böyle diyorsunuz. Ki ben de kızıyorum böyle insanlara: Kimse bebeğimi benden daha çok düşünemez. Bebeğime yedirdiğim her lokmanın hesabını da bir başkasına vermek zorunda değilim. Sizin açınızdan da aynısını düşünüyorum. Ama, ama işte…

      Ama bari siz yapmayın 🙂 1 yaşından önce bebeğin beslenmesinde un olmasa, tuz olmasa, margarin olmasa fena olmaz mı yani? Misafirliğe gittiğimizde ev sahibi çocuklarımıza böyle besinler ikram etmese fena mı olur? 1 yaşından küçük bebeklerin dışarıda yemek yememesi gerektiğini toplumca kabullensek bir zararı mı olur?

  25. Bu konu beni de çok düşündürüyor, ama işin gerçeği içinden pek öyle kolay çıkabilecek gibi değilim, son derece hassa davrananları da anlayabiliyorum, daha eklektik bakanları da. Kendi evimde bende elimden geldiğince dikkatli ve özenli seçimler yapmaya çalışıyorum ama dediğiniz gibi nereye kadar. Şimdi sözümüz geçiyor daha çok küçük, ne verirsek ona razı ama ya seçimler yapmaya başladığında, ya da daha çok dışarda zaman geçirmeye başladığında ne yapacağız. Bebeğine sadece organik gıda yedirdiği için eşiyle bizim yanımızde eşi çocuğa bir parça simit verdi diye tartışan bir arkadaşa şahit olduktan sonra bu konu beni daha çok düşündürür oldu. Hayatı kendimize ve sevdiklerimize zehir etmemek gerek….

  26. Elifcim bende aynen senin gibiyim. kontol edebildiklerimi, kontrol edebildiğim kadar kontrol etmeye, edemediklerim hakkında da endişelenmemeye çalışıyorum.
    Kalemine sağlık

  27. ben elif hanıma ve yorum yazan bayanların çoğuna yürekten katılıyorum,22 aylık bi oğlum var,çok da paranoyak olmamak gerekiyor sanırım,kimileri kendini mükemmel anne göstermek için ben onu yapmam,bunu yedirmem diyerek diğer annelere akıl vermeyi çok seviyor,oğlum 2300 gr doğduğu halde ilk 6 ay sadece anne sütüyle besledim ve oğlumun kilosu 1 aylıkken 4,200 olduğundan doktorum bana iyiki mama vermemişsin dedi,8 aylık olduğundan beri bizimle sofraya oyuruyor ve biz ne yersek onu yiyor,tabiki her anne gibi dikkat ediyorum,çok tuzlu,baharatlı olmamasına,ama oğlumun beslenmesi konusunda hiç sıkıntı yaşamadım çok şükür… :))))))))))

  28. walla evdekilere özen gösteririm ama dısarda arada bır yedıgıyle de cocugu seker hastası etmem heralde. bır gıdanın zararlı olması ıcın herseyden once sureklılık arz etmesı lazım. sen sureklı evde margarın kullanmadıktan sonra bır kere ıle bısey olmaz.
    bu beslenme konusunu bu sekılde abartmayalım bence de…

  29. Ohhh çok şükür benim gibi düşünen birçok kişi varmış:) Nasıl rahatladım bir bilseniz:) Daha bebişim doğmadan birçok kişi tükettiğim gıdalar konusunda birçok eleştiri yapıyorlardı ki bunlae süt, yoğurt, kefir, peynir gibi ürünlerdi. Artık kafayı yemek üzereydim. “Hangisi sağlıklı, ben nereden bulacağım fabrika ürünü olmayan sağlılık ürünleri?” gibi sorular sormaktan yorulmuştum. Ayrıca bulamıyordum da. Sonra karar verdim elimden geldiğince sağlıklı olduğunu düşündüğüm katkısız yiyecekler yapacağım ve yiyeceğim, olmadığında da kafaya takmayacağım diye. Ve kararımdan sonra rahatladım. Şimdi de bazen yoğurdu kendim yapıyorum bazen marketten alıyorum. Sebze meyveleri mevsiminde tüketmeye çalışıyorum. Bazen bebişimden yemek yapamadığımda hazır mama da veriyorum aç mı kalsın çocuk? Doyduğunda daha rahat yapabiliyorum çünkü yemeği de… Eleştirenlere de çok takılmamaya çalışıyorum bazı insanlar her şeyi eleştiriyor çünkü hatta sanki eleştirmek için konu mu arıyorlar ne? Yapabilen her şeyi tam yapsın ama benim elimden gelen bu. Ve galiba böyle de olmalı çünkü insan kafayı yemeye başlıyor bir müddet sonra. İşte böyle… Herkese sevgiler:)

  30. valla işin doğrusu şu 3 aşağı 5 yukarı ne yedirilmeli,neye dikkat edilmeli vs hepsini biliyorum ama şöyle de bir durum var kendi annemin de bunlara uyarak beni büyüttüğünü sanmıyorum,çok şükür sağlamım ve sağlığım da yerinde,ha bu tabi geçerli bir sebep değil ama ben temel şeylere dikkat etmekle beraber rahat bırakmaktan yanayım.açıkçası kendimi o kadar kasamadığım gibi ,Ceren’e de dünyayı dar etmeyi düşünmüyorum.17 ay içindeyiz ve evet bazen çikolata da yiyor,bisküvi de ama yoğurdunu da sebzesini ,meyvesini,yumurtasını,çorbasını da.Bazen kafasına kola şişesini dikmeye çalışıyor mesela.ben ona gereken işareti veriyorum,o aslında içmemesi gerektiğini anlıyor ve biliyor.bir yudum içti diye ahlanıp vahlanmıyorum.açıkçası paranoyak olacağımı düşündüğüm halde,gayet rahatım,sebebini bilmiyorum ama işin açıkçası iyi ki de öyle oldu.herkese de tavsiye ederim.bir tek üşütecek hasta olacak diye bazen pırpırlanıyorum hepsi o.

  31. Benim oğlum 7. ayına yeni girdi. Katı gıda ile tanışmamız 1 ay önce oldu. Evdeyken mümkün olduğunca doğal besinlerle beslemeye çalışıyorum ama açıkçası birkaç hazır mama çeşidi de aldım. Evde onların da tadına bakmasını istiyorum, olur da bir gün hazır mama yedirmem gerekirse hangisini sevdiğini hangisinin alerji yapmadığını bileyim.
    Bir çocuk için en iyisinin ne olduğuna ancak ve ancak kendi anne/babası karar verir. Başka annelerin “takıntılı” ve “çok bilmiş” yorumlarına çok da aldırış etmemek en sağlıklısı.

  32. Bu konuda daha uzun yazmak istiyorum ama suan genel -annelik konusunda da yazmak istediklerim oldu.

    Daha once de yazmistim, B.Anneyi ve siz diger Turk annelerini uzun suredir yurtdisinda yasayan birisi olarak takip ediyorum. Her nekadar Turkiyeyi, soyle arkadaslarla derin derin sohbet etmeyi, cocuklarimizin ayni dili konusup, oynamasini ozlesem de, aman cok sukur ki ben Istanbul’da, Ankara’da falan yasamiyorum diyorum. Kimse darilip, yanlis anlayip, olayi kisisel anlamasin lutfen. Ama benim gozlemlerim hem bir yabanci hem de icerden sizlerden biri olarak.

    Daha once sut konusunda sormustum ” Annelik -ebeveyinlik -konusunda bir yaris mi var ne anlamiyorum. Boyle bir mahalle baski mi söz konusu nedir anlamiyorum.” 3-4 gun once “hemen hemen herkes en organik -en dogali- benim yarisindaydi. Hemen hemen herkes sutcu adresleri degistirdi, yok adamin parasida olsa cahillik baki kardesim, umursamaz-tembel kadin cocuguna MCdonalds yediriyor falan diye bir yaygara kopmustu.
    Bugun ise “yok ben hic kasmiyorum, oyle psikopatliklara girmiyorum”. Ne yersem veriyorum diyenlerimiz oldu. Annemiz bizi nasil besledi, iste dogal yedi de noldu, kanserden gitti gibi yazilar var. Yani sanki hic birsseyin ortasi da yok gibi. (Evet var ama ruzgar gulu gibi bir o yana bir buyana…).

    Simdi de herkes ben rahat anneyim yarisina girdi sanki. Bence bu tip tutarsizliklar, elalem ne der ne dusunur bakislari anneleri cok huzursuz ve guvensiz yapiyor. Bu da cocuklara direkt yansiyor. Onlar cin gibi herseyi maasallah anliyorlar. Bence Istikrarli ve sabirli olmak gerekiyor. Cocuk yetistirmek bir bilim degil ki.

    Ama suan Turkiye’deki annelerin su ben en iyisini bilirim, pedegog, cocuk dr., dietisyeni, ana okulu ogretmeni olma rolunu bir kenara atsaniz cok cok daha rahat edeceksiniz. Bazi bloglarda “bebeklerin, Dr. onayli, haftalik detayli menusunu gordum”. Burda “anaokullarinda bile oyle menuler yok. Ben anlamiyorum. Kimse de ac degil acikta degil. Ortalama boy-kilo da da cocuklari gayet iyi. (Daha once birileri donuk donuk diye yazmisti galiba Norvec -ya da Isvecli bir Turk hnm….Ulkelerinde gunes mi var napsinlar….Yoksa benim gorduklerim de cin gibi, 2-3 dil ogreniyorlar, 16 -18 aylikken catal-kasik ile yemek yiyebiliyorlar.vs…)…
    Benim ablamda uzun sure yurt disinda yasamasina ragmen Turkiye’ye donunce maalesef Turk anneleri gibi oldu. Oglu icin onu yemez, bunu yiyemez, aman dolma vermeyin, dunden kalan yemek verilir mi, tazesini yap…diye diye cocuk sadece annesinin corbasini, sade pilav yiyen bircocuk. Ben de tam tersi eline salcali ekmek bile verdim. Turk cocuklari gibi olsun istedim (ki benim annem bize asla vermezdi ama ben sokakta salcali -yagli ekmegin uzerine pul biber dokmus ekmek yiyen cocuklara da cok özenirdim. Suan da en sevdigim atistirmalik muhammaradir. )

    Ve niye Turk cocuklari ucakta vs. cok agliyor tartismasina da bir nokta da acikliyor. Herseyi bilen dominant annelik rolunde yasanilan aksakliklar anneleri cok geriyor.

    Toplum icin de -hele ki cogu insaninn her gun ucakla vs. yolculuk yapmadigi dusunulurse- havaalaninda /ucakta yasanan en ufak bir aksakli karsisinda panikleyen, naptigini, napacagini bilemeyen saskin anne, ona ters ters bakan -yardimdan bihaber baba- cok bilmis aninda insanin biranda basina ahkam kesmek icin biten yolcular vs. Sonucta bizim cok bilen, cok tedarikli, cok yetenekli 10 parmakta 100 marifet anne hanim maalesef cocugunu avutamayan beceriksiz anne oluyor. Cocugunun sikintisindan cok “annelikte sinifta kaldim, hem de yurtdisina tatile giderken.
    Millet de parasi var, Parise gidiyor ama orda bunlar birseyden zevk almaz, bu cocuk hiperaktiv anneyede emzis, parali cahillerdensin diye de bir bakis atilir. Ya da anne oyle zanneder iyice panik olur.

    Burda da cocuklar agliyor, annelerini rezil ediyorlar ama ne kimse bakiyor, ne birisi mudahale edip akil veriyor. Kimse donup te vah vah ne oldu demiyor. (biz Turkler vs. haric.) oyle olunca ne anne ne de cocuk “yazlik sinema seklinde ” ben dövunurum, sen surunursun” seklinde de showlarina devam etme gereksiniminde bulunmuyorlar.

    konular karisti ama uzun lafin kisasi: Bence herseyden once anneyiz. Ne dr. ne diyetisyen, ne gida muhendisi, ne de 24 saat/7 gun araliksiz her kosulda (ucakta, restoranta) cocuk eglendirebilcek cizgifilm kahramanlari da degiliz. yani kendimize biraz anlayis gostermeliyiz. Anlayisli anne anlayisli cocuk….

    Karli gunlerden Slmlar….

  33. be de 12 yıldır gıdanın çeşitli sektörlerinde(konserve,süt,yemek sanayi..) çalışan bir gıda mühendisiyim,8 aylık da bir oğlum var.hazır gıdalarda risklerin neler olduğunu çok iyi bilenlerdenim ancak bazen bildiklerimiz bile tüketmemize engel olamıyor,herzaman heryerde doğal,organik besin bulamıyoruz.söylediklerinize tamamen katılıyorum.insan ne kadar incelerse o kadar endişeler artıyor ama sizin de dediğiniz gibi abartmamak ve elden geldiğince de kontrollü olmak en iyisi…

  34. Ayyynen ben de oyle diyorum, hislerimin tercumani olmussun 🙂

  35. Elif belki biliyorsundur Nutella yerine onun organik bir versiyonu var onu aliyorum ben (Alman bir marka).. tadinda bir fark yok herhalde, cocuklar ayni zevkle yiyorlar.

  36. Aynen , harfiyen ve alenen katiliyorum:)

  37. Bu arad ben 10 aylik kizima yogurdunu uht keci sutunden yapiyorum . Yanlis mi? 🙁

  38. Elif

    Söylediklerine katılıyorum. Yiyecek konusunu kendine ve çocuğa eziyet haline getirmemek lazım.
    Evlerimizde mümkün olduğunca sağlıklı tercihler yapmak elimizde. Ama sokakta, tatilde yada gittiğimiz misafirlikte kuralllar esnetilebilir.

    Katılmadığım sadece bir nokta var. “Etiketleri okumak zorunda kalmaya gıcığım” demişsin.
    Piyasada o kadar çok ürün var ki… Eiketler gıda mühendisleri için değil bizim gibi tüketiciler için hazırlanmış. Nasıl aldığımız ürünün son kullanma tarihini kontrol ediyorsak, besin değerine ve içindekilere de hızla göz atmak faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

    Sevgiler

  39. Şu yeni takıntılı anne modası AŞIRI SAÇMA.
    Sevgili anneler,çocuklarınız ileride okul-dershane-ev arasında pinekleyen,ana besini tost olan bireyler olacak.Bu kadar kasmaya gerek yok.

  40. İyi beslensinler diye 1 yasına kadar gittiğim yere yemeklerini taşıdım,bazen gittiğimiz yerde onlara uygun birşey bulamama ihtimali de olduğu için…şimdi 21 aylıklar,elimi kolumu sallaya sallaya gidiyorum ne bulurlarsa onu yiyiyor ve ya yemiyorlar…napalım aç kalırlarsa da eve gelince yerler 🙂
    zaten kuş kadar yediklerinden içinde ne var diye sormuyorum..:)
    ama yoğurtlarını evde ben yapıyorum, sütleri de çiğ süt…katkılı ürünleri kullanmıyorum,içinde soya,mısır ve tatlandırıcı olan , kısacası paket bisküvi şeker çikolata tükettirmiyorum..koruyabildiğim sürece ben sağlıklı besleyeyim de onlar büyüdüğünde zaten dinlemiyorlar,bizim gibi …

  41. Size kesinlikle ve kesinlikle katılıyorum Elif. Eşim ve ben ziraat mühendisiyiz, eşim de bir gıda firmasında üretim sorumlusu. Yani karı koca bu işin içinde olduğumuz halde her şeyin aşırısının fazla olduğuna inananlardanız. Çünkü bu işin sonu yok, tabiki dikkat edeceksiniz ama ben süper dikkatli bir anneyim, çocuğumu süper besliyorum diyorsanız, günümüz koşullarında muhakkak bir yerden açık verirsiniz. O nedenle çevremizi de, kendimizi de fazla zorlamamıza gerek yok bence.
    Yazınız benim düşüncelerimi tercüme eden bir yazı olmuş, teşekkürler 🙂

  42. sultan-durunun ve doğmamış tunanın annesi

    Sevgili Elif ve Selma ;
    Benim 2 yaşını geçmiş birkızım ve 3 ay sonra doğmasını beklediğim bir oğlum var
    Kızıma 7 ayını bitirene kadar sadece annesütü verdim çok kaliteli idi sütüm (İnş. Oğlumada verebilirim)
    Ek gıdaya da meyveler çorbalar ve anne sütü üçlüsüyle geçtik Hiç kasmadım kendimi şimdi dışarıya çıktığımız zamanlar lahmacunu ayranı Hamburgere tercih ederek yediriyorum henüz hamburger tatmadık evimize asla kola girmez sebze yemeklerini çok sever kızım bamya mesela en sevdiği yemeklerden sonra semizotu ıspanak böreği hele balık tok bile olsa hayır demez ..
    Kahvaltıda Tereyağlı Bazlama veriyorum mesela tahin veriyorum cips istediği zaman mısır patlatıyorum daha masum diye. Evet bende gıda mühendisi değilim içimden geldiği gibi içime sindirdiğim şekliyle besliyorum kızımı kendi kahvaltı soframa yemek soframa oturtuyorum ilk günden beri bi yetişkin gibi. onunla sohbet ederek yediriyorum yemeğini yemesini sağlıyorum daha doğrusu .

    BİZLER NASIL BÜYÜDÜKKİ KİM BİZE BESLENME SAATİ AYARLADI ALLAH AŞKINA HERKEZLE BİRLİKTE YEMEDİKMİ.

  43. merhaba,
    yazınızı bugun okuma fırsatım oldu. ben bir şey hatırlatmak istiyorum. bazı şeylere sadece o konunun uzmanları dikkat etmez veya etmemeli, çocugunuzun veya sizin hayata karşı uyanık olmanız için dikkatli olmanız gerek. takıntı konusunda haklısınız, bunu takıntı haline getirmemek gerek ama metabolizma hastalıklarını belirli bir yaşa kadar çocugun beslenmesine dikkat ederek engelleyebiliriz. çok yedirmeyerek veya fruktoz-glukoz veya mısır şurubundan uzak tutmak fırsatı varken neden ya boşver nasıl olsa ileride yiyecek diye şimdi değil ama 30 yıl sonra çıkabilecek bir hastalığın tetikçisi olalım?anne-baba olmak takıntılı değil de sorumlu olmalı bence. umarım derdimi anlatabildim:)

  44. tamamda herkes aynı fikirde ama saglıksız besileri yiyeimmi

  45. Bloğunuzu bir süredir takip ediyorum, ilk defa da yorum yazıyorum. 🙂 Oğlum 4 yaşında, kızım 7 aylık. Oğlumda en başlarda çok takıntılarım vardı. Nerdeyse 1 yıl, işim dışında bebeğimle dışarıya bile çıkmadım. Ne büyük kayıp! 🙁 Yok hazırladığım yemekler, dışarıda bakteri üretmiş midir, yok yanıma yemek alamam, gittiğim yerde yedirmek zorunda kalırsam yeteri kadar hijyen midir? vsvsvs onlarca, yüzlerce takıntım yüzünden, hem bebeğime, hem kendime, hem eşime resmet eziyet ettim.

    1 yılın sonunda, çocuklu bir arkadaşımla tatile çıktık. (Nasıl zor karar verdim, bilemezsiniz!) O tatil benim ve bebeğim için dönüm noktamız oldu. Arkadaşım, doğal olanı tercih ediyor, ancak mecburen yedirmek zorunda kaldıysa da vicdan azabından ölmüyordu. Bebeği de gayet sakin, uyumlu, en önemlisi yemek seçmeyen bir bebekti.

    Bu tatil sonrasında biraz daha rahat davranmaya karar verdim, yavaş yavaş da uyguladım. Ohh beee! Bebeğim rahat, ben rahat! E tabi eşim de rahat 🙂

    Kızımda ise daha sakin, daha rahat bir anne oldum. Doğal olanı tercih ediyorum, hazırlamaya imkan varsa, zaman varsa üşenmeyip hazırlıyorum. Kendi kontrolüm dışında olanları da görmezden gelebiliyorum, en önemlisi kahrımdan ölecek hale gelmiyorum. 🙂