83 Yorum

Babalara Açık Mektup

Sevgili babalar,

Kadın ve erkek olarak uyku denilen süreç boyunca farklı sesleri duymaya kodlandığımızı artık biliyoruz. Fakat rica ediyoruz, bu gerçeği gözümüze sokmayın. Sizin gece mışıl mışıl uyumuş olmanız, bizim de aynı mışıllıkta uyuduğumuz anlamına gelmiyor. Biz muhtemelen ya emzirmek, ya bebeğin üzeri açıldı mı diye bakmak, ya çocuğu tuvalete kaldırmak, bunların hiçbiri olmuyorsa da “Niye böyle deliksiz uyuyor, bir şey mi oldu, nefes mi alamadı???” diye evham yapmak üzere gecede sekiz kere falan kalkıyoruz.

Eve geldiğiniz saat çok kritik. Mümkünse çocukların yatma saatinden en az bir saat önce geliniz. Akşam yemeğinde evde olmanız tercih sebebidir. Her ne kadar uzmanlar akşam yemeğini birlikte yemenin mutlu aile tablosu açısından önemli olduğunu söylese de, bunun altında asıl yatan sebep akşam saatlerinde annenin tükenmekte olan sabrını destekleyebilmeniz. Dolayısıyla yemek yerken çocuklara yardımcı olmanız, yemekten hemen sonra onları bizim üzerimizden almanız neredeyse hayati önem taşıyor.

Eğer erken gelemiyorsanız, haftada en az bir, en fazla iki gün oldukça geç gelmeniz ikimiz için de en hayırlısı. Hatta geç geldiğiniz akşamları -varsa- bizlerin dizi seyrettiğimiz akşamlara denk getirmeniz hepimiz için en iyisi; sonra niye Kıvanç’ı seyrettindi, niye Sülüman’a baktındı diye arıza çıkmasın.

Özetle, annelerin mesaisi çocukların yatmasıyla birlikte sona eriyor. Çocukların yatma saatinde destek olamıyorsanız, onlar yattıktan yarım saat sonra “Ben geldiiiim! Hanimiş benim yemeğim?” şeklinde köstek olmamanız önemli rica olunur.

Akşam eve gelen baba umduğunu değil, bulduğunu yer. Herkes için ayrı menü hazırlamaktan  mesul değiliz. Genellikle haftalık besin dengesini göz önünde tutarak, bazı günler et, bazı günler sebze, bazı günler baklagil yığılması olabiliyor. Evdeki yemeği beğenmiyorsanız kendi sandviçinizi hazırlamaktan kendiniz sorumlusunuz.

Çocukla çocuk olmayınız. Daha doğrusu, evde yeterince çocuk varken bir de siz bağırıp çağırarak, hoplayıp zıplayarak, koltukların minderleriyle atçılık oynayarak sapıtmayınız. Çocuklarla oynamak isteyen dağılan evi de kendi toplar. Yatma saatinden önce hoplayıp zıplamaya karar verdiyseniz çocukları sakinleştirmenin de sizin göreviniz olduğunu unutmayınız.

“Pazar günleri yemek yapmak istemiyorum”un anlamı “Öğlen yemeğe çıkalım”dır. Olmadı, “Dışarıdan kebap söyleyelim” de olabilir. Ancak kesinlikle “Sen balık al, ben pişireyim” değildir. Lütfen farklı taktikler denemeyiniz, tuhaf tekliflerde bulunmayınız. Pazar günü yemek pişirmek istemiyoruz. Nokta.

İş bölümü denilen bir şey var. Bizim çalışmayı bırakmış, ve ORTAK kararımızla tam zamanlı olarak çocuk bakmaya karar vermiş olmamız, ya da dışarıda çalışıyor olsak bile ANNE olmamız, bizi Her Şeyden Sorumlu Devlet Bakanı ilan etmez. İnanmıyorsanız şu yazıyı okuyunuz.

Evet, seks denilen bir şey olduğunun biz de farkındayız. Ve fakat, sizin kadar kolay bloke edemeyebiliyoruz bazı şeyleri. Her an uyanma ihtimali olan bir bebek, birazdan tuvalete kalkacağını bildiğimiz bir çocuk moda girmemizi engelleyebiliyor bazen. Bunun en iyi çözümü ne, biliyor musunuz? Çok değil, bir gecelik bir kaçamak. Alınız çocuğunuzu, annenize bırakınız; ya da kayınvalidenizi falan çağırınız. Şaşırtınız bizi. Yemeğe çıkarınız, ardından da güzel vakit geçirebileceğimiz butik, romantik bir otele götürünüz. Sabah kahvaltısı dahil olmasa da olur, yeter ki bir gece için evden uzaklaşalım. O var ya, bizi kaç ay idare eder.

Lütfen çocuğumuzun annesi olmadan önce sizin sevdiğiniz olduğumuzu unutmayınız. Saçımız başımız birbirine girmiş olsa da, üzerimiz kusmuk kokuyor olsa da, gözümüz hiçbir şeyi görmüyor olsa da, içimizdeki kadın her ne kadar saklanmış gibi görünse de aslında bir yerlerde olduğunu, onu arayıp bulmak için sizin yardımınıza ihtiyacımız olduğunu biliniz.

Sizi ihmal ettiğimizi düşündüğünüz zamanlarda konuşunuz bizimle. Ama öyle höt zöt değil. Unutmayınız: biz sizin kadar analitik, sizin kadar yalın bakamayabiliyoruz bazı şeylere…

Son olarak, bazen sadece dinlenilmek istediğimizi unutmayınız. Bıdı bıdı konuşuyor gibi görünsek de, istediğimiz tek şeyin bizi anlayabilen biri olduğunun farkında olunuz. Her sorunumuza çözüm bulmaya çalışmayınız, bazen sadece sünger olmanın yeterli olduğunu biliniz.

Anlayışınız için teşekkür ederiz.

83 yorum

  1. ALKIŞŞŞŞŞ

  2. TEK KELİMEYLE SÜPPPEEERRR !!!

  3. harikaaaaa….

  4. Şimdi bunun altına ben de bir imza atsam..

  5. Bir söz vardır yurtdışında duymuşsunuzdur belki, “The best thing a father can do for his children is to love their mother.” Bence babaların yapması gereken en önemli şey bu.

  6. Oğluşun annesi

    Bu mektubu hemen eşime yolluyorum 🙂
    Not: Telif hakkı istemezsin değil mi , Blogcu anne?

  7. Tek kelime Muhtesem! 🙂

  8. PINAR AYVERDİ KILIÇASLAN

    Allah’ın ne güzel yazılmış ellerine sağlık okudukça evet yaaa evet yaaaa diyorum 🙂 Yüreğine sağlık 🙂

  9. Ayakta alkışlıyorum…

  10. Muhtesem bir yazi olmus Elifcim. İlgililere hemen forward edile :)))

  11. Bu tarz yazıların altında “Bunu kocana gönder” butonu olsa?

  12. okumaz ki göndersem! okusa bile 3 gün sonra unutur 🙁

  13. İşte budur 🙂
    Bu akşam bu yazı okutulmadan kocalar yatağa alınmamalı bence 😉

    Sevgiler

  14. Ben kopyalayıp mail attım kocama. Bakalım ne cevap gelecek:)))

  15. hepimizin hissettiklerini yazmışsın:)

  16. aysegul coşkun

    çok güzel bir yazı 🙂

  17. Hemen kocama link yolluyorum:))

  18. aynen hemen eşime de link yolladım. harika bi yazı olmuş.

  19. vallahi birtanesin yemin ediyorum:)

  20. Harikaaaa olmus ellerine yuregıne saglık iste budur

  21. bu aralar bana en çok hitap eden, “madem geç geleceksin, çocuk uyur uyumaz hemen gelme” kısmı.Kaç gündür onu düşünüyorum. Çocuğun odasından çıktığım anda karşımda belirmesin.Madem o saate kadar gelmemiş, ben çocukla boğuşmuşum tek başıma, artk biraz kafa dinleyeceğim. Hoopp bir de üstüne tuz biber.

  22. Elif, eşime yazıyı gönderdim. O da nerede oturduğunuzu soruyor. Operasyon hazırlığında 🙂

  23. Süper olmuş tamda bugün bu konulara kafa yoruyordum süpersin hemen kocama gönderdim linki 🙂

  24. Elif, bu yazın gibi bazı yazılarını zaman zaman eşime gönderiyorum.Bugün de bu yazıyı gönderince beni ”en sonunda bana bir blog açtırıp bütün babaları seferber ettireceksin” diye tehdit etti valla.

  25. super elif,ben de gondericem kocama ama maalesef okumucak biliyorum:( cunku her zaman ki gibi cok yogunnn:((

  26. Allah için yardımcıdır. Ama adam yoğun çalışıyor. Bazı geceler yüzünü görmüyorum. Ama birşey var ki gerçeken kuzunun uyuma saatine ramak kala eve gelip boğuşmaya başladığı dakika ortadan toz olma hakkımı kullanıyorum. Veee her zamanki tehdidimi yapıyorum, genelde işe yarıyor; sen dağıtırsan sen toplarsın, açılan uykuyu sen kapatırsın, bana hiç bakma. Ciddiyetimin derecesini bilir çünkü bunu kuzu bebeken yaptım, kendisi bir kere uyutmakla uğraşmak zorunda kaldı :))) Ondan beridir tehditlerimi duyunca hemen olayın şekli değişiyor. Kuzu uyuduktan sonra eve gelinsin, uyku saatinde gereksiz yere uyku açılacak hareketler yapılmasın. Yapılırsa benden günah gider… Bizde genelde kim daha az uyudu yarışı yapılır, buna göre “Anneeee” ya da “Babaaa” çağrısına kimin yanıt vereceği belirlenir :))) Muhahaha, Kötü kadın Müzeyyen

    • katiliyorum sana ayni kural bizim evdede gecerli 🙂
      cok güzel bi yazi olmus Elif tebrikler.

  27. öncelikle benim gibi baZı annelerin dile getirdiklerini toparladığın harika bir yazı olmuş teşekkürler. şimdi ben de bu yazıyı eşime iletsem çok güzel okurbaştan sona, sonra ne mi der : “Ee nolmuş ne yapalım yani bulaşıkları mı yıkayım ne yapayım, okuyorsunuz böylesi blogları zararı bize oluyor sonra …devam eder durur…….:)

  28. elinize sağlık bi insan bu kadarmı kolay anlatılır aa içimde ne wrsa yazmışsın süper olmuş

  29. asya ve ardanın annesi

    kesinlikle mükemmel ve çok net bi yazı olmuş!ellerine sağlık.

  30. Yine süper bir yazı Elif, ellerine sağlık 🙂 Arada bende eşime Elif döktürmüş yine hadi oku diyorum, o da bana bende ona karşı blog açıcam diyor 🙂 Doğruları görmek hoşlarına gitmiyor nedense 😀
    Allah için hakkını yemeyeyim kocamın, dün akşam çok uykum var diye bebekten sonra yattım, kızımın her anneee serzenişinde kendi gitti bebeğin uyumasına yardım etti. Arada bir yapıyor sağolsun, son zamanlarda hadi sen git arkadaşlarınla buluş ben bakarım Ezgi’ye bile diyor :!

  31. çok güzel bir yazı, hemen kocama gönderiyorummmm 🙂

  32. her cumlesine katiliyorum

  33. Püren Ödemiş

    Tebrik ederim Elifciğim. Başyapıtın olmuş bu 🙂

  34. gerçekten? bu yazdıklarınızı aa tabi hayatım hemen diyen biriyle evliyseniz tahminim %5’lik şanslı gruptasınız.ama bence gerçek bu yazdıklarınız değil,keşke olsaydı sizler için ama değil.

  35. haha… süper olmuss

  36. malesef çocuk bakmak genelde annenin görevi olarak görülüyor..çocuk ağladı baba evde ilgileniyor ki ANNEEEEE ANNEEEE diye bağırış babalar bu sefer bakmaktanda vazgeçiyor sadece sevmek ve oyun oynamakla yetiniyor.. gece ağlıyor eşim bakıyor gene ANNEEE ANNEEE adam ne yapsın…. her ne kadar ben ona kızsamda sen ilgilenmiyorsun diye

    • Sanirim bebekken babanin bakmaya yardim etmesiyle alakali. Anne yediriyo Anne altini degistiriyo Anne uyutuyo baba ancak seviyor. O yuzdende oyle gidiyor. Kizim kolik oldugu ve yurt disinda yasadigimiz icin esim geceleri bakmak zorunda kaliyordu. Ben aksama kadar fenalik gecirdigim icin o uyutuyordu. Baya bi alistilar birbirlerine.

  37. Harika bir yazi olmus. Herseyden sorumlu bakanlik durumu ev disinda calisan kadinlar icin de gecerli

  38. Tebriklerrrrrrr.Güzel yazı olmuş ama benim goncama iletmeye cesaretim yok:)

  39. elif büyüksün!

    lütfen bir an evvel kitap yaz. böyle zor oluyo, en azından uyumadan sesli bir şekilde okuyabiliriz….

  40. Ellerine sağlık harika bir yazı olmuş ve iyi ki varsın. Özellikle sondan üçüncü maddeyi eşime okurken gözyaşlarımı tutamadığımı da itiraf etmeliyim …Benim gibi içinden geçenleri kağıda dökemeyenlerin kalemi oluyorsun, tekrar olacak ama iyi ki varsın…

  41. İMzami atarim sapkami cikarir saygiyla egilirim.nokta vurusu yapilmis bu yaziyla…

  42. geçen hafta çocuksuz bir kaçamak yaptık biz Elif, Şile’ye gittik. Tahmin ettiğinden çooooooook daha iyi geliyor kesinlikle ama birkaç ay idare edeceğini sanmıyorum, insan her haftasonu aynısını ister oluyor bi kere kaçınca ühühühühü 🙁

  43. tuğba yıldız

    Akşam ki sinire dönen krizime harika geldi…Çok tşkler……

  44. selammm:)) yazıyı okuyup da kocasına göndermeyen yok gibi:)) bende gönderdim tabiki, ama okuyacağını ummuyorum, keşke okusa…gerçi okusa da eee noolmuş yani şimdi der ve biz yine rutinimize (herşeyden sorumlu bakan olan anne) döneriz gibime gibi geliyo..:( olsun iyi geldi bu yazı yine de..teşekkürler…..

  45. Hemen paylasiyorum ( Tabi ki once esimle!) Kalemine saglik Elif… Annelerin tercumani oluyorsun her konu da…

  46. Bu mektubu okuduktan sonra kendimden şüphe etmeye başladım!
    Hiç bir maddeye uymamak iyi mi kötü mü karar veremedim şimdi:)
    Ya da ben mi öyle sanıyorum, akşam muhakkak eşime okutup objektif olarak tekrar yazacağım, hatta birlikte yazacağız…

    • Bekliyorum 🙂

      • Bebeğimizle 5. ayımızı tamamladık ve 12 talebi 1 fire ile gerçekleştirmiş olmanın hazzını yaşıyorum (Puanlama eşim tarafından yapılmıştır:)
        O nedenle konuşma hakkını artık kendimde buluyorum…
        Gerek doğum öncesi gerekse doğum sonrası elimden geldiğince eşime destek olmaya yükünü biraz da olsa hafifletmeye çalıştım. Bu süreçte yıpranmadım dersem yalan olur. ancak biliyorum ki bu yardımlaşmanın karşılığını muhakkak fazlasıyla alacağım… Huzur olan bir evde hem ebeveynler mutlu huzurlu olacaktır hem de yepyeni bir dünyaya adapte olmaya çalışan bebek böylesine bir ortamda yetişmenin öz güvenini hazzını yaşayacaktır. Bu güzel tablonun yanında kimisine göre fedakarlık kimine göre keyifli bir yardımlaşmanın sözü bile edilemez…
        Ancak eşler de iğneyi biraz kendilerine batırmalılar diye düşünüyorum… Tamam bizler her konuda beklentilerini karşılayamıyor olabiliriz ancak unutulmaması gereken bir nokta var ki değişmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir; o da bizlerin hayata sizlerden apayrı bir pencereden baktığımızdır. Size göre hatalı yanlış görünen pek çok şeyi bizler doğrularımız olarak kabul ediyoruz ve bu durumda bir gariplik ya da eksiklik yoktur… Kimi çiftlerde bu ayrılıklar daha sık yaşanırken kimilerinde daha az rastlanır ancak muhakkak mevcuttur. olması gereken de budur… Ve nedense eşlerimiz bu hususu kabul etmekte biraz zorluk çekerler:)
        İki tarafında unutmaması gereken husus yardımlaşmanın bir görev olmadığıdır. Bunu erkek görev olarak algıladığında isteksizlik doğuracak, kadın erkeğin görevi olarak algıladığında ise erkekte bir direnişe neden olacaktır… Bana göre tek çözüm vardır o da fazlasıyla basit ancak hayata geçirilmesi de bir o kadar zor olan “EMPATİ”dir.
        Sağlıcakla kalın…

        • Merhaba Çetin beye katılmamak elde değil.Gerçekten Anne olmak çok zor bişey bizim anlayamayacağımız ve yaşayamayacağımız kadar kutsal.İşiniz zor helede çalışan anneler için.Benim Eşimde çalışıyor ve çok iyi bir anne aynı zamanda onu çok seviyorum.ama oda sizin gibi bir kadın.Hassas, duygusal,24 saat ilgi bekleyebilen klasik bir bayan.Bizler sizinde dediğiniz gibi olaylara duygusal değilde mantıkla bakabiliyoruz çoğu zaman.Bayanların unuttuğu en önemli şey bizim sizin gibi yaşayamamamız olacaktır.Evde otursan fenamı ? ne işin var hali saha maçında ?_ ne işin var şimdi arkdaşlarınla ? şu mu bumu haklısınız sizin sosyal hayatınız bizimkinden farklıydı erkek egemen bi toplum olduğumuz için. Buda toplumumuzda çok gezen kadın kız iyi değildir çok milletle muhatap olma vs erkekler içinse olum içine kapanma git gez dolaş vs lerle dolu olduğu için biz evlenmeden önce sık sık arkadaşlarıyla bir araya gelen sohbet eden eğlenen bişeyler paylaşan insanlardık siz değildiniz (Üniversite okuyan hanımlar hariç ama onlarda bizim yaşadıklarımızın yarısını yaşamışlardır) bu yüzden hayatlarımız çok farklıydı ve biz evlendikten sonra 180 derece değiştik ve evinin erkeği olduk en yakın arkdaşlarımızla görüşmez olduk sadece iş ve ev oldu hayatımızda bundan şikayetçi değiliz tabiki sonuçta evde bekleyen sevdiğimiz aşık olduğumuz kadın.Ama hayatımızda öncesinde ve sonrasında sadece siz yoktunuz bize ihtiyaç duyan bi ailemiz ve arkdaşlarımız dostlarımızda vardı.onları bize unutturmak zorunda bıraktınız ne yazıkki bırakın her erkek nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşasın merak etmeyin sizi ihmal etmek onun aklından bile geçmiyor sadece oda bi hayat yaşamak istiyor.(hani çalışan anneler için bi öenek var çocuğunuzla ne kadar zaman geçirdiğiniz önemli değil ne kadar kaliteli zman geçirdiğiniz önemli. işte bunu eşinizle de düşünebilirsiniz.24 saat beraber olmak değil amaç)Belki ondan sonra evinde kaliteli zaman geçirebileceğini düşünüyor belki içinden gelip size yardım bile edebilir ama Çetin beyin dediği gibi içinden gelerek bi zorunluluk olarak değil yani.Bi deneyin bakalım kocalarınıza istedikleri gibi davranma lüksünü verin bakın buna lüks diyorum çünkü herkesin ulaşabileceği bişey değil bu 🙂

        • Çok doğru söylüyorsunuz Çetin. Çok teşekkürler.

  47. tebrik ederim sizleri bizi bu kadar iyi anlattığınız için 🙂

  48. Bazen eşine ne istediğini tam olarak ifade edemiyor. Bu yazı tam da söylemek istediğim şeyleri dile getirmiş. Teşekkürler:)

  49. çocuğa bakmak zaten kadının görevi değil mi?. yardım isterse yardım ederiz. yemek de yaparız bulaşık yıkarız. ama bunlar aslında kadının görevidir. her gün akşama kadar çalışırken tek hayalimiz eve bizi bekleyen sıcak aile yuvamıza gelmek. ama eve gelince asık surat bir kadın adamı evinden soğutur.
    yine de her işinde yardımcı olmaya çalışırız icabında.
    ayrıca ben bizim evde dizi izlenmesine izin vermem. o yüzden tv de almadım. herşeye tamam ama o ahlaksız diziler kadını kapıya koymam yeter sebeptir. zaten o da bu dedikodu makinasından hoşlanan biri değildir

  50. Sevgili babalar,
    Bakamayacaksanız doğurmayın.Sevmeyecekseniz evlenmeyin.Sonra eski karınız ve çocuğunuz parasızlıktan sapıtıp üstünüze gelirse ”ben senin için yaptım hüeee” diye ağlamayın.Çocuğunuz sizin ona hiç yardımcı olmadığınızı bilecektir.Sorumsuzluk bir çocuğa böyle öğretilmez.
    Lütfen çocuğunuzun masraflarını karşılamaya çalışın.Eski karınız sizden nafaka istemese bile.
    (evet o hikayedeki çocuk benim ve lanet olsun çok doluyum)

  51. Korkarım bunu print edip evin en çok görünen yerine asacağım Elif!

  52. Yazının sonunda resmen ağladım ve gözyaşlarımdan sonunu doğru düzgün okuyamadım. Eline sağlık, her evde duvara asılası bir yazı olmuş…

  53. bir işletme mezununun sanki bir psikolokmuşcasına insanlara akıl dağıtması ve bu aklın tek taraflı olması üzücü…

    • Bunun psikologlukla ne alakası var, anlayamadım. Akıl dağıtmak değil buradaki amacım, annelerin hissettiklerini anlatmak. Anlayana…

    • ne garip bir yorum ..elif’in yazılarını takip eden bilir, çoğu zaman yazar anlattıklarım uzman görüşü değil bizim için geçerli ya da benim çocuklarım için geçerli diye..ayrıca psikolog olmayanların bu dünyada söz hakkı yok mu , ya da hayata dair bir görüşü.

  54. Muhteşem bir yazı, içimdekilere ancak bu kadar tercüman olunabilirdi.. yalnız olmadığımı bilmek güzel 🙂

  55. Harika! Tam içimden geçenleri yazmışsınız. Eşime de gönderdim okusun diye, zaten heralde biz değil onlar okumalı. Bir de uyku saatinden az evvel gelip de çocuğu kudurtmuyorlar mı, sonra da bunun hiç uykusu yok demiyorlar mı! Grrr…

  56. 6aylik bir oglum var ve her zorlugu tek basima asmaya calismaktan cok yorulmustum ki dinlenmek ve biraz da özlem gidermek için Ankara’ya annemlerin yanina geldim.Annem ve babam torunlarina duyduklari özlem ile benim üzerimdeki yükü bayaği azalttilar. Geçen gece hayal meyal oğlumun ağladığıni vebabamın odaya girdiğini hatırlıyorum tekrar uykuya dalmışım birden saat 4:30 da uyandım ve babamın oğlum ile oynadığini gördüm ,babam oğluşumu almış,altını değiştirmiş ve uyumayınca onunla oynamaya başlamış ;)Annem ile konuşmalarımizda ise ben ve ağabeyim bebekken babamın hiç bu şekilde ilgilenmediği şeklinde yakınmalarını dinliyorum.
    Demek ki ilgisiz olmak erkekliğe bakmiyormuş…..

    • harika bir yazı!
      bu arada benim babam da oğluma ondan beklenmedik şeyler yapıyor, annem de baban hiç size böyle böyle yapmazdı diyor. babama sorunca ee o zaman çalışıyorduk, gençtik filan… ancak torun sahibi olunca insana dönüyor bu erkekler galiba..

  57. sen ne kadar mükemmel bi kadınsın !

  58. Ozan’a yollandı:)

  59. Bayıldım bayıldım ayneeeennnnnnnnnnnn :)))) bu kadar mı güzel anlatılır.. okur okumaz eşime gönderdim.

  60. yazı süper… kim yazdı ise eline saglık… 6 aylık anneyim ve duygularım karma karısık… bu kadar acık ve net anlatamazdım derdimi,içimdekileri, hissettiklerimi…