101 Yorum

Sarı Alarm

Son zamanlarda Deniz’e ismini, cismini, telefon numarasını ve hatta ev adresini öğretmem gerektiğinin farkına varmaya başladım. Gittiğimiz alışveriş merkezlerinde ona hemen görevlileri gösterip, kaybolduğunu düşünmesi halinde onlarla konuşmasını söylüyorum.

Örneğin bir Pazar günü IKEA’ya mı gittik? İçeri girer girmez “Bak Deniz’ciğim” diyorum, eğer beni yanında göremezsen bu sarı t-shirtlü abi/ablalara git. Annemi bulamıyorum de. Kendi adını, benim adımı söyle. Onlar sana yardım ederler. Ama sadece onlara söyle, tamam mı? Başka birine değil.”

Bu ritüeli gittiğimiz her büyük ve kalabalık mağazada tekrarlıyoruz. Girer girmez oradaki mağaza görevlilerini Deniz’e gösteriyorum, ve kaybolması halinde onlara, ama sadece onlara gitmesini söylüyorum.

Dün bunu yapmadım. Unuttum.

Yeğenim Sara’yı okuldan aldıktan sonra üç çocukla birlikte Amerika’nın büyük marketlerinden Target’a gittik. Derin alışveriş arabasında oturuyor, Deniz’le Sara da koşturup duruyorlardı.

Doğan’la hangi ilacı almamız gerektiğini konuşurken bir anda, kaşla göz arasında, sadece birkaç saniyelik bir süre için Deniz ortadan kayboldu. Sara’yı kovalamaya gitti, Sara döndü, Deniz dönmedi. Koridorlardan çıkacak diye durduğumuz yerde durduk. 15 saniye, 20 saniye, ortada yok. Seslenmeye başladık, ses yok. Ben çocukları kaptım, Doğan hızlı hızlı aranmaya başladı. Deniz, Deniz diye bağırıyoruz, yok. O kadar kısa süre içinde nasıl, ne kadar uzaklaşmış olabilir, anlamak imkansız. Hemen Target’ın klasik kırmızı t-shirt’lü görevlilerinden birini buldum. “Oğlumu bulamıyorum” dedim. Bana neye benzediğini sordu. Beş yaşında, üzerinde sarı, kapşonlu bir sweatshirt var dedim. Anında telsizine yöneldi. “Code yellow. Code yellow. We’re looking for a five year old boy. He’s wearing a yellow, hooded sweatshirt” (Sarı alarm. Sarı alarm. 5 yaşında bir erkek çocuğunu arıyoruz. Üzerinde sarı, kapşonlu bir sweatshirt var) dedi. O anonsu telsizden yapınca benim kanım dondu. Olay gerçek olmuştu: Deniz kayıptı.

Adamla beraber aramaya başladık. Doğan o sırada mağazanın öbür ucunda aranıyordu. Ben panik içinde, göz yaşlarıma hakim olmaya çalışırken adama “Kaybolduğunu sanmıyorum, eminim ortaya çıkacak” diyordum. O da “Merak etmeyin, kapıları bloke ettik şu anda, dışarı çıkamaz” dedi. Nedense hiç tanımadığım bu insana da, SARI ALARM’ı devreye sokan sisteme de acayip bir güven duydum o anda.

Ve kısa süre sonra mağazanın öbür tarafından Doğan’ın sesini duydum. DENİZ!!! NERDESİN?!! Sesin geldiği yere doğru gittik hep birlikte. Hakikaten, karşılaştığımızda Deniz babasının arkasından ağlayarak geliyordu. Kaybolmuş olmaktansa babasının ona kızmasına içerlemişti.

Bütün bu anlattıklarım toplamda 5 dakika ya sürdü, ya sürmedi. Ama o 5 dakika var ya, benim ömrümden gitti.

Eve geldiğimizde Deniz’e “Bugün kaybolduğunun farkındasın, biliyor musun? Neden öyle alıp başını gidiyorsun? Beni şaşırttın” dedim. Cevabı “Anne, sen bana kırmızı t-shirt’lü adamlarla konuşmam gerektiğini söylemedin!” oldu. Ona göre hata benimdi. Beni göremediği anda ne yapması gerektiğini ona söylememiştim.

Deniz’i aradığımız o birkaç dakika içinde acayip senaryolar geçti kafamdan. Özellikle Amerika’da bu çocuk kaçırma olayları nispeten daha yaygındır ya, yazdıkça yazdım. Yüzü gözümün önünden gitmedi. Kokusu burnuma geldi sanki. Allah hiçbir evladı annesinden, hiçbir anneyi evladından ayırmasın.

Ve fakat Deniz’i bulduğumuz 5 dakikanın sonunda Doğan’a dedim ki: Bu ülkede yaşamak insana güven veriyor. Eleştirilecek çok şey var belki, ama karşıma çıkan ilk görevli, daha “Oğlumu bulamıyorum” kelimeleri ağzımdan çıkar çıkmaz telsizine davranıp SARI ALARM diyebiliyor, diğer görevliler onun ne demek istediğini anlıyor ve kapıları bloke edebiliyorlarsa, bu adamlar bu işi oturtmuşlar demektir. Aynı olayın bir -ne bileyim- İstanbul’da Carrefour’da, ya da bir Metro alışveriş merkezinde yaşandığını düşündüm mesela… Ben görevliye söyleyeceğim de, o ne yapacağını düşünecek de, ondan sonra anons yapacaklar da kapıları tutacaklar ki çocuğu kimse kaçırmasın… O günler de gelecek…

Eve geldiğimizde, akşam tam yatmadan önce bu olayı biraz daha konuşmak istedim Deniz’le. Aklında yer etsin istedim. Dedim ki “Deniz’ciğim, kötü insanlar var. Şaşırdı. Dedim ki, “çocukları kaçırabiliyorlar.” Düşünmeden söyledim, ama biraz korksun istedim. Korktu. “Ne yapıyorlar?, onları ateşe mi atıyorlar?” diye sordu gözlerini kocaman açarak. “Hayır” dedim,“ailelerinden para istiyorlar çocuklarını vermek için.” Bana baktı, “kitap okuyabilir miyim?” dedi. Gündemi değişmişti bile.

Deniz’e öyle demem doğru muydu, yanlış mıydı; onu gereksiz yere mi korkuttum, pedagojik olarak hata mı yaptım?… en ufak bir fikrim yok.

Bazen bu insan büyütme işini elime yüzüme bulaştırıyormuşum gibi geliyor, yemin ederim. Sarı Alarm ilan edesim var.

101 yorum

  1. Gecmis olsun. 5 dknin sizin icin uzunlugunu tahmin edebiliyorum. Bir de Abd ile ilgili ben de ayni seyi dusunuyorum ama canim ulkeme inancim tam

  2. Gecenlerde bende target da Boyle bi olaya sahit oldum. Tam gorevli kirmizi alarm verecekken cocuk ortaya cikti. Gercektende insan o an ne yapacagini sasiriyor. En degerli varligini kaybedince 5 dk bi omur gibi. Cok sukur kazasiz belasiz atlatmissiniz. Ben Boyle durumlarda hemen sadaka veriyorum o durumdan kurtuldugum icin. Kendimi daha iyi hissetmemi sagliyor.

  3. öncelikle geçmiş olsun elif.bende kızımı türkiyede bir mağazada kaybetmiştim tıpkı senin gibi 6-7 dakika belki.ama ömrümden ömür gitti resmen.birde eşime ne diyeceğim diye paniklemiştim ben…meğerse kızım askıların altına saklanmış oyun için.ben görevlilere lütfen kapıları kapatırmisiniz dediğim de gülümseyip burda bir yerdedir korkmayın dediler…o kadar ilgililer yani…

    • Bu bir kültür meselesi bence. Bizde yerleşmesi zaman alacak. Olacak, ama biz görecek miyiz, bilmem.

  4. Buyuk gecmis olsun…en buyuk korkularimdan birisi bu benim. Derin de hic yerinde durmuyor buyk alisveris merkezlerinde, ben basladim soylemeye, oglum herkes iyi degil seni kacirirlar diyorum…Napiyim ama baska turlu anliyacagi yok, gerci cok etkisi oldugunu da soliyemiyecegim, benimki yine fir fir dolaniyor….Bu konulara ve benzer guvenlik konularina egilmek uzere artik cogu eyalette 3 yas ve uzerine 6 haftalik bir egitim verilecek. Bunu her sene tekraliyacaklarmis. Cok hosuma gitti bu durum, artik kreste de ogreticekler, bir suru konu var…Bu kaybolma ve yabanci birisi sana yaklasirsa ne yapmak gerekiyor da bunlardan birisi. Arkadaslik, aile, yangin vs gibi konularda da egitimler var. Bakalim umarim faydasini goruruz.

  5. Cok ama cok gecmis olsun. Benim de en buyuk korkularimdan ve oglan da hep boyle alip basini baska seylere bakarken kayboluveriyor. Sonra kendi korkup bana niye beni biraktin diye kiziyor. Hatta daha bu aksam, gecen gunku Walmart’ta kacirilmaya calisilan kiz cocugunun ve de annesi astim krizi gecirince 911 i arayan erkek cocugunun haberlerini oglusa gosterip, tatbikat yaptik. Devamli tatbikat yapmak gerekiyor. Isim, adres ve cep telefonu da cok cok onemli. Tabi siz Amerika’dayken olmus bu olay.
    Su yaziyi yazmistim pek yakinlarda. http://pratikanne.com/2012/01/cocuklari-acil-durumlar-icin-hazirlamak.html Gelirken bu DVD ve kitaplari da alin yoksa. http://pratikanne.com/2012/01/cocuklari-yabancilar-konusunda-egitmek.html

    • Çok sağ ol Burcu. Henüz ezberletebilir miyim, bilmiyorum, ama aşağıdaki yazıp cebine koyma önerisi çok mantıklı geldi.

      Bahsettiğin kitap ve DVD’leri hatırlıyorum. Barne & Noble’dan bakacağım.

      • Ben telefon ogretmek icin sansini dene derim. Bence ogrenir. Once XXX-XXX-XX-XX seklinde senin cebini ogret. Sonra ev telefonundan veya esinin telefonundan arattir. Arayinca daha iyi kaliyor akillarinda. Burak da 3-3.5 yasinda bir cep tel ogrenmisti. Ela (4)su anda 2 cep ve 1 ev numarasini biliyor.

    • Berbat bir durum. Akli ucuyor insanin.
      Dogar dogmaz kollarina taktiğim gumus kunyeleri var benim cocuklarimin.
      Bir tarafinda adi, bir tarafinda cep telefonu numaram var.
      Cok fena senaryolar geliyor insanin aklina.
      gecmis olsun

  6. code red, code red:)
    büyük geçmiş olsun, çok zor bir durum hayal edemiyorum bile emre henüz 9 aylık ama büyüdükçe neler olacağı konusunda ben de endişeleniyorum,hele benim gibi 5 6 yaşlarındayken iki kez evden kaçmış(!) bir annesi varken.. onunla konuşmakla doğru yapmışsın, şu anda duruma çok takılmamış olsa bile yarın bir gün bir yabancı yanına yaklaşırsa (Allah korusun) daha temkinli yaklaşacaktır.. geçmiş olsun..

  7. Elifcim cok gecmis olsun tahmin edebiliyorum yasadiklarini..Bu arada daha dun senin tweetlerini okurken ne dusundum biliyo musun elif tekrar amerikaya donecek cunku hani deriz ya sesinin tinisi farkli geliyor sanki senin kelimelerinin harflerinin sesi ordan bi farkli geliyor ve nedense ben sanki aileden biriymissin gibikendimi senin adina hem mutlu hem de kendi adima buruk hissettim ne garip di mi ?hepinizi opuyorum

  8. okurken gözlerim doldu… ben de sürekli oğluma birşey olacak kaygısı yaşıyorum.. çok normal değil ama insanı tedbir almaya itiyor.

  9. Çok gecmis olsun..

  10. böyle durumlarda dağılıp kapılara koşmuşluğumuz var… geçmiş olsun. bence biraz korkutmak lazım, yanlış manlış, ben korkutuyorum, faydası da oluyor, asla gözden kaybolmuyor. zaman kötü, Allah korusun kaybolsa onu korkutup korkutmamış olmamın hiçbir önemi kalmayacak.

    Allah kimseye yaşatmasın, tekrar geçmiş olsun.

  11. Elinize yuzunuze bulastirdiginiz bir sey yok, o 5 dakikanin yordugu gonlunuzun olusturdugu suni gundem bu 🙂 her daim temkinli davranip gerekli ogutlerinizi veriyormussunuz zaten. 3 cocukla target’a gitmek kolay mi? O hengamede alacakinizi alip cocuklarla sag salim cikmis olmak bile basari, tatsiz bir ani yasanmis ama cok sukur kisa zamanda kavusmussunuz, Allah tekrar yasatmasin.

  12. Geçmişolsun Elifcim , aynısını bir mağazada 1-2 dakikalığına ben de yaşamıştım ama ömrümden 10 yıl gitti derler ya aynen öyle oldum , Allah hiç kimseye bunu yaşatmasın..Benim oğlum daha 2,5 yaşında çok anlamıyor belki ama o günden beri aynen senin gibi bir yere gittiğimizde ” oğlum beni göremezsen şu abilere/ablalara git , annemi göremiyorum , cebime bakın ” diye söyle diyorum.. Bu arada ” cebime bakın ” derken , biraz paranoyak bir tip diyebilirsiniz belki ama ya kaybolursa diye her montunun ya da pantolonunun cebine eşimin ve benim isimlerimizi , cep tlf numaralarımızı yazıp koyuyorum. Ne yapayım , o benim biriciğim , başka türlü içim rahat etmiyor ..

  13. Cok gecmis olsun. Iki yil once ogluma hamile iken benzer sekilde kizim kayip olmustu. Ona gore kayip olmamisri sadece beni gorememisti. Benim omrumden omur gitti elbet. Hatta bu tur alisveris merkezlerinde kullanmak icin takip anahtarliklarindan aldik hermen sonrasinda. Ne kadar anlatsan cocuk onlar…

  14. Gecmis olsun. Sanirim bir cok anne baba bu tur bir tecrubeyi ediniyor. Kotu bir tecrube ama bizlere cok iyi ders veriyor. Dusunmeye, onlemlerini arttirmaya zorluyor. Bende yasadim boyle bir kaybolma anini, hatta 5 dakikadan fazla surdu ustelik mahallede kayboldu, cildiracak gibi oldum, tam polisi ariyordum ki karsima belirli. Bir o gun ve birde yine bir carrefourda dolasirken baska bir anne ve babanin cigliklari yukseliyordu. Galiba o cocuk gercekten kaybolmustu cunku butun avm’de var gucuyle cigliklar atiyordu kadin, hala kulaklarimda. Allah kimseye yasatmasin o aciyi, gozumuzun nuru onlar, hic ayirmayalim gozumuzu onlardan.

  15. Elif hanim oncelikle cok cok gecmis olsun. Ben de Paris de yasiyorum ve gecen yil parkta oglumu kaybettigimi sandim. Korkunc bisey. Belki de boynuna bisey asmak lazim ya da bir arkadasim hemen kolunu acip tukenmez kalemle kendi adini ve telefon numarasini yazardi, gerekirse gostersin diye, mantikli bir onlem.
    Fakat bir nokta var belirtmek istedigim. Dikkat edin tum amerikan filmlerinde kaybolan cocuk bulununca anne baba cocuga sarilir ve ne kadar korktuklarini soylerler. Bu aslinda gercekte de boyle. Peki biz Turkler napiyoruz? Cocuga bagirip cagirip, korkumuzu ona bu sekilde haykirarak rahatliyoruz, bu biraz tuhaf. Zaten cocuk da korkuyor o sirada ve kendini guvende hissetmek istiyor degil mi?
    Bu arada red code kirmizi degil mi? 🙂
    Sevgiler..

    • Babası kızdı. Ben aynen dediğinizi yaptım. 🙂

      Bu arada yellow yerine red yazmış olmamın sorumlusu jetlag’dir! 🙂

      • Geçmiş olsun diyerek başlayım önce..Büyük alışveriş merkezlerine gittiğimizde kızımı kaybetme korkusu bende yaşıyordum ve özellikle her kucağa giden bir çocuğunuz varsa bu düşünce olmaktan çıkıp saplantı haline geliyor..Böyle bir tecrübe yaşamadık ama bu korkumla kızıma uyumadan önce kah masal uydurarak kah şarkılarla yaptığım telkinler maalesef bana eksi olarak geri döndü..”bazı yabancılar kötü olabilir Eylülcüm..şeker çikolata ile yaklaşıp seni parka götüreyim, annene götüreyim “diyebilirler..Hemen görevli abilere söyle,olduğun yerde bizi bekle bla bla bla..sonuç artık babasıyla bile bir yere gitmeyen, eve gelen sucudan bile arkama saklanan, alışverişmerkezlerinde paçama yapışan bir kızım oldu ve seneye okula başlayacak olması beni şimdiden telaşlandırıyor..bu konuyla ilgili internette bişeyler okudum ama hepsi de samimiyet ve annelik duyarlılığını tatmin etmeyen ansiklopedik bilgilerden ibaret..Bu konuda pedagojik bilgi alırsanız ve bizimle paylaşırsanız çok mutlu olurum..şimdiden teşekkürler..

      • Ha ha, ben de demek ki acil durumlar için farklı renkte kodlar uygulanıyor ABD’de ve burada, diye düşünmüştüm saf saf 🙂

        Çok geçmiş olsun bu arada, gözlerim doldu okurken.

  16. BÜYÜK GEÇMİŞOLSUN,ALLAH BİDAHA YASATMASIN…

  17. Çok geçmiş olsun. Çocuklara bu gibi durumlarda ne yapmaları gerektiğini çok iyi anlatmak gerekiyor gerçekten de. Hiç başımıza gelmezmiş gibi geliyor ama her şey anlık bu hayatta. Geçenlerde kızım Deniz’ in okul toplantısında çocuk kaçırma olaylarının çok artığından bahsedildi ve eminiyet müdürü olan bir veli kesinlikle ben görevliyim diyen üzerinde herhangi bir üniforması olan birisine güvenilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Her tür üniformanın kiralanması artık çok kolay olduğu için bu yöntem çocuk kaçırmalarda çok kullanılıyormuş. Çocuklar kesinlikle birisinin elinden tutup bir yere gitmemeleri gerektiği konusunda uyarılmalılar dedi. Tek yapmaları gereken şey avazı çıktığı kadar bağırıp etrafına birden fazla insanı toplamak ve anne ya da babasının cep telefonunu verip aratmak olmalıymış. Bu arada Redhouse Kidz yayınlarının bu konuyla ilgili bir kitabı da var: “Kayıp Çocuk Odası”. Ben o kitabı okurken alttan alttan tüm mesajlarımı korkutmadan vermeye çalışıyorum. Sadece kitaptaki bir görevlinin gelip çocuğu alıp odaya götürmesi olayını manipüle edip okuyorum ve Deniz ile birlikte yapması gerekenleri birlikte canlandırıyoruz.

    • Çok haklısınız aslında. Kötü niyetli bir kişi pekala dediğiniz gibi yapabilir. Tavsiyeniz için de çok teşekkür ederim.

  18. Çok çok geçmiş olsun, gerçekten satırları okurken bir an kızım koktu burnuma içim titredi gözlerim doldu. Elizya doğduğundan beri her gün başka bir senaryo yazabiliyor ve aynı korkuyu yaşıyorum, ne yazık ki ülkemizde de bu senaryoları kurmak pek paranoyakça değil. çok geçmiş olsun, bir nusubet bin nasihat hesabı olsun ve yer etse de diyorum ki işe yarasın yeter. Konu çok ciddi hele ki daha geçen sene kayseri de kaybolan o üç yavru ile beraber bir sürü haberin konusu olan gün geçtikçe sayısı artan kayıp çocuk hikayelerini duyduktan sonra pedagojik hata daha iyi diyorum hataysa bile.

  19. Elif hanım çok geçmiş olsun…Bazen hepimiz birkaç saniye aynı korkuları yaşıyoruz maalesef.

  20. Bende bir mağaza da aynı şekilde kızımı bi kaç saniyelik gözümün önünden ayırmak gibi bir hata sonrası çok çok fena senaryolar yazmış, gözümden akan yaşlara engel olamamıştım. Deli gibi sağa sola koştururken birden üzerindeki montla aynı renk olan askıdaki montların arasından bana cincin bakan kızımı görünce (bana şaka yapmış!) kızsam mı sarılsam mı garip bir durumda kalakaldım. Bizim de 3-4 dakikalık bir zaman dilimiydi ama evet ömrümden ömür gitti. Allah çocuklarımızdan ayırmasın, bizde onları gözümüzün önünden ayırmayalım hele alışveriş yaparken 🙂

  21. Elif’cim çok geçmiş olsun, o 5 dakikayı okurken gözlerimden yaşgeldi. Ben de çok korkuyorum bu durumdan, kızıma aynılarını söylüyorum Annecim kötü insanlar var dediğim de, hırsızlar gibi dimi anne diyor. Bu çok ciddi bir konu ve biz hepimiz ne yapacağımızı tam olarak bilmiyoruz sanırım. Kaybolursan ne yaparsın kızım diyorum, olduğum yerde dururum ki siz geri gelip beni alın diye diyor.. bu da bir yöntem.. ama o anda çocuğun kiminle karşılaşacağını bilmemek beni çok korkutuyor…
    ben de takıldım, neden red code’u sarı alarm diye çevirdin?

  22. GEÇMİŞ OLSUN ELİF HANIM,BEN DE ÇOĞU ZAMAN BU ANNELİĞİ YÜZÜME GÖZÜME BULAŞTIRIYORUM DİYE DÜŞÜNÜYORUM YAZINIZDA EN ÇOK DENİZİN SİZİ HATALI BULDUĞU KONUYA TAKILDIM!!KIRMIZI TİŞÖRTLÜ ADAMA GİTMEMİ SÖYLEMEDİN!! BEN DE KIZIM ECE İLE ÇOK KONUŞUR,BUNA BENZER ŞEYLERİ ANLATMAYA ÇALIŞIRIM AMA GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ SADECE BİZİM SÖYLEDİKLERİMİZİ YAPIYORLAR YA SÖYLEMEDİKLERİMİZ…….?ÇOĞU ZAMAN NEYİ NE KADAR ANLATMALI NEREDE DUR DEMELİ NEREYİ KENDİ AKIL ETMELİ AKIL EDEBİLECEKMİ EDEMEYECEKMİ DERKEN SÜREKLİ KENDİMİ SORGULUYORUM,SONUNDA KARMAKARIŞIK BİR ANNE BULUYORUM KARŞIMDA SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ BU KONUDA?TEŞEKKÜRLER

    • Karmaşık konularda, örneğin cinsellik, ölüm, vb. genellikle çocuğun sorduğu kadarını anlatın, daha fazlasını anlatıp kafasını karıştırmayın diyorlar. Sorusunun yanıtını alınca tatmin olurmuş o, ayrıntıya gerek yokmuş.

  23. Büyük geçmiş olsun. İnsanın ömründen ömür gidiyor gerçekten. Ben de 2. yaş günü için elbise bakarken kaybettim kızımı. Üstelik babası da yanımızdaydı. Bir anda buhar oldu uçtu sanki. Sesleniyoruz, cevap vermiyor. Mağazanın içinden çıkabileceğine ihtimal vermedim ama dışarıda palyaço gösterisi var, bir dışarıya bakıyoruz, bir içeriye. Benim aklımdan en kötü senaryolar geçiyor. Mağaza çalışanlarından birinin agzını kapayıp depoya falan çektiği mesela. Deli gibi ama aynı zamanda şaşırtıcı derecede soğukkanlıyım. Derken, üzerindeki kıyafet bir an gözüme ilişiyor ama kayboluyor. Hayal gördüm zannediyorum ve bir daha bakarken onu görüyorum. Gördüğüm an elim ayağım boşalıyor, kalbim deli gibi atmaya başlıyor. Kızım, onu son gördüğüm yerde, yanımdaki küçücük bir aralıktan mağaza vitirinine geçmiş, orada kendi boyundaki çocuk mankenlerin arkasında durmuş, hareketsiz bir şekilde manken taklidi yaparak sırıtıyordu. Bütün bunlar tahmini 5 dk. sürdü ama ömrümden 10 yıl götürdü heralde.

    Bu olaydan sonra biz boynuna bir düdük takmaya başladık. Bizi göremezse, bu düdüğü çalmasını istedik. Bir kaç kere de tatbikatını yaptık, çalıyor. Tavsiye ederim.

  24. Hatice G. Seyhan

    önce geçmiş sonra tekrarı yaşanmayacak olsun. Babamın bir lafı vardır, sonra pişman olup sen ağlayacağına önlemini al bırak 3-5 dk çocuğun ağlamış çok mu. Valla hiç yanlış yapılan bişey yok bana göre, çocuklara gerçekler bu konuda özellikle açıklığıyla anlatılmalı. İnsanlardan korkan bir nesil elbette yetiştirmek istemeyiz ama 2 yıl önceki Kayserili annelerin yaşadıklarından sonra bu pedagojlk durumlar bana vız gelir, Allah kimsenin sabrını evlat acısı ile sınamasın..

  25. Elif, Allah herkesi evladıyla yaşatsın. Nasıl korktuğunuzu anlayabiliyorum. Ayrıca, hepimiz elimize yüzümüze bulaştırıyoruz zaman zaman.

  26. şu bi aparatı çocuğa takıyorsun, kumanda gibi bişey de sende duruyor, öyle bir alet var. 50 m. bir alanı kapsıyor, kaybolduğu anda elindeki kumandaya basıyorsun yüksek sesle çocuktaki aparat çalıyor. aslında onlardan almak lazım.

    ama bu işler saniyelik. artı çocuk hırsızları da artık akıllandılar, çocuğu gözleyip, tanıyıp ona göre kaçırıyorlar. kocam karşı çıkmasa ben çocuğuma o sırt çantası görünümündeki tasmalardan takardım. ben küçükken annem de bana takıyordu ama hiç kaybolmadım en azından. (ha pardon, bi kere Büyükada’da kayboldum :)))

    • Mehtap, ben de oğluma almak istiyorum şu aparattan fakat eşim karşı çıkıyor.Şimdiki çocuklar fıkır fıkır.2 sn de buhar olup uçuyorlar sanki.Benim de korkularımdan biri oğlumu gözden kaybetmek.Böyle tuhaf çözümlerle rahatlamaya çalışıyoruz işte.

      • valla köpek gibi falan diyor kocam ama bence bazı çocuklara elzem. aynı dediğin gibi buhar oluyorlar sanki saniyesinde. insan ne alışverişten ne gezdiğinden bir şey anlıyor. sonuç: çocuklarla dışarı çıkmaktan nefret etmek, zihnen yorulmak, sürekli tetikte olmaktan gerilmek…

        teknolojiden faydalanmak lazım. yakında ben oplana navigasyon cihazı takıcam.. bu gidişle…

    • Ben aldim ondan. hic faydali olmadi. alet surekli otuyor. araya duvar giriyor, ayna giriyor vb, receiveri görmediği an alarma basliyor.
      sinir olduk,
      kumandaya bassan da basmasan da. ayrica cocuk kendi basina ya da kacirici sahis da onu dügmesinden cit diye kapatabilir.

      • hmmmm… bi de bu kısmı var yani…

        • aslinda bana, araba anahtari uzaktan kumandasi gibi bisey lazim. ben burdan bascam dugmeye. “dirrrt” titresecek, ne bileyim isigi yanip sonmeye baslayacak, cocuk da benim yanima gelmesi gerektigini anlayacak. parkta bahcede bar bar “kiziiiiiiim” diye bagirmaktan iyi.
          hatta araba alarmi gibi, ben burdan bascam, “iiiiy iiiiy iiiiy diii daaa diii daaa diii daa neoooneeoooneooo viitviit viiit” şeklinde ötçek. elimle koymus gibi bulcam veledi.
          Bacim biz sabah cikardik evden, aksama kadar kimse de aramazdi, kendi kendimizi bilirdik. bizimkiler amma enayi kus.
          her durumda, parami gumus kunyeye yatiriyorum ben. en garantilisi.
          bakiniz diger yorumum

  27. Bence bu sarı alarm olayını cevahırın guvenlığıyle konuşmak lazım yada butun avmlerde ya da haber olmalı . Haber nıteliğinde bence tüm çocukların başına gelebilir. Belki de teknolojı ılerledı çocuklara yerleştirilen çiplerle uydudan takip etme imkanı bıle olabılır ne dersınız?

    • Öyle bir teknoloji var zaten. Çocuğa saat şeklinde takılıyor. Saat çıkarıldığı zaman da alarm veriyor. Ama ben şahsen bu yöntemleri belli bir yaştan sonra çocuğun mahremiyetine aykırı buluyorum.

  28. Geçmişolsun, Allah kimseyi evladından ayrımasın. Ezgi şimdilik 20 aylık, ama dışarı çıkınca çılgınca ortalıkta koşturmaya başlıyor 🙂 çok dikkatli olmalıyım , cebine adını, adresini, telefon numaramı yazsammı diye düşünüyorum bende buaralar…

  29. Elif çok geçmiş olsun… Evet Allah kimseye yaşatmasın diyorum. sevgiler.

  30. Biz bu durumlar için “mommy i’m here” cihazı aldık. oğlumun bir yerine takıyorum. sadece1 kere basma ihtiyacı hissettim .onda da askıların arasına gizlenmişti ve ben bulamadım. birden alarm ötmeye başlayınca oğlum saklandığı yerden panikle çıktı. etraftaki herkes korktu “çocuk ötüyor”diye ama en azından ben bir nebze daha rahat hissediyorum kendimi.

  31. Bende oğlumu bu gibi konularda ne yapması gerektiği konusunda sürekli uyarırım. Polis teşkilatının bu konuda önerileri var. Çocuklarınıza kaybolduklarında yanında çocuğu olan annelerin yanına gitmelerini ve kaybolduklarını söylemelerini tembihlemenizi söylüyorlar. Bana çok mantıklı geldi. Bu konuda bir anneden daha duyarlı olabilecek birini düşünemiyorum…

    • Çok güzel bir fikir.

    • ben de biraz psikopatlık boyutunda düşündüm, çocuk kaçırmak isteyen adam mağaza çalışanı gibi de giyinebilir diye, o yüzden çocuklu annelerin yanına gitme fikri bana da çok mantıklı geldi..

  32. code red=sarı alarm????

  33. Michelle Pfeifler’ın bir filmi vardı The Deep End Of the Ocean diye. Çocuk kaçırılıyordu 3 yaşında, 9 yaşında falan buluyorlardı. Ayyyy tüylerim diken diken oldu.

  34. Çok çok geçmiş olsun.

    Geçenlerde benzerini biz de çok da büyük ve kalabalık olmayan bir alışveriş merkezinde yaşadık. Bizim Derin oğlan 2,5 yaşında ve inanılması güç ama 5-6 sn.lik bir süre içerisinde gözden kayboldu. 3 kişi çıldırmış bir şekilde ararken alışveriş merkezinden bir kişi dahi yeltenmedi yardım etmeye. Üstelik babası en sonunda çıkış kapısının orada yakaladığında dışarı çıkmak üzereymiş ve kapıdaki görevli de öylece izliyormuş olan biteni. Ömründen ömür gitmesi nasıl birşeymiş, ben de ilk kez orada yaşadım galiba 🙁

    Biz çözüm olarak, en azından biraz daha büyüyüp anlayana kadar, oğluşu alışveriş merkezi gibi yerlere mümkün olduğunca götürmemeye karar verdik (hatta biz de gitmesek çok şahane olur ama…). Çok zorunda kalırsak da artık yukarıda yazan önlemlerin bir kısmını kendimize uyarlamamız lazım.

    Ama Türkiye’de alışveriş merkezi, parklar vs. gibi yerlerdeki işletmelerin de bu konuda ciddi duyarlılık göstermesi ve gerekli önlemleri alması şart. Hatta bilemiyorum ama buna ilişkin uygulamalarda bazı yasal zorunluluklar bile olsa ne güzel olur. Yoksa 2,5 yaşında bir çocuk alışveriş merkezinden tek başına çıkarken öylece arkasından bakmanın nasıl bir duyarsızlık ve sorumsuzluk olduğunun nasıl farkına varabilirler?

  35. Biz küçükken cep telefonu filan da yoktu. Annem bana “Kaybolursan, olduğun yerde dur, sakın kıpırdama” derdi. Hem çocuk hem de arayan kişi hareketli olursa, bulması zor oluyor 🙂

    Ben de kızımın cebine kartvizitimi koyuyorum. Ne olur, ne olmaz diye…

    AVM’lere ve alışverişe kızımla asla gitmiyorum. Parklarda ise görüş alanımda olduğu sürece peşinden gitmiyorum. Kendisi zaten görüş alanımdan çıkmamayı öğrendi.

    Ve ayrıca içinizi rahatlatacaksa: Çocukların sadece %1’i yabancılar tarafından kaçırılıyormuş. Geri kalanların hepsi tanıdıkları biri tarafından (akraba, komşu vs) kaçırılıyormuş. O %1 ise zaten psikopat olduğundan çocuğu özellikle takip edip, ne yapıp edip kaçırma yöntemi kolluyormuş.

    Bu istatiski bilgiye göre alışveriş merkezinde kaybolan bir çocuğun, çocuk kaçırmak niyetinde olan birine denk gelmesi çok küçük bir yüzde.

    Çocuk %99 ihtimalle iyi niyetli insanlarla kaşılacak. Ama çocuk AVM’den uzaklaşır ve size ulaşılamazsa bulması güç olabilir. Bu durumda en iyisi çocuğun üzerinde cep telefonu numaranızı bulundurmanız.

    Bir de öneri: Korkutmak çözüm değil. Siz en iyisi Deniz’e “Kırmızı Başlıklı Kız” ve “Hansel ie Gratel” hikayelerini orjinal haliyle okuyun. Biliçaltı, sizin vermek istediğiniz mesajı anlayacaktır. Ayrıca sokaktaki canlı kanlı adamdan kormaktansa kurt ve cadı ile smbolize olmuş kötülükten korkmak daha rahatlatıcıdır.

    • Geçenlerde NTV’MSNBC’de bir haber okudum, “zamane anneleri çocuklarına ürkütücü olduğu için klasik masalları anlatmıyorlar” diye… Aslında onlardan bayağı bir şey öğrendik sanırım biz. Belki korktuk, ama ders de çıkardık. Bu kadar da steril yetiştirmememiz lazım çocuklarımızı.

      • Klasik masalların (Batı masalları da olsa, Dede Korkut Masalları da olsa) hepsinin yıllar boyunca anlatılagelmiş ve nesiller boyu ezberlenmiş olmasının bir anlamı var.

        Ben kızıma klasik masalları henüz anlatmıyorum. Ama yavaş yavaş, alıştıra alıştıra giriş yapıyorum. 4 yaşından sonra ise kesinlikle hepsini orjinal halleri ile okuyacağım.

        Yalnız feminist damarımın “Uyuyan Güzel” masalını anlatmama izin vereceğini sanmıyorum 🙂

  36. benim oğlumda kıpır kıpır yerinde duramayanlardan ve bir kaç hafta önce ikea ümraniyeye gittiğimizde küçücük fırsat köşesinde ve 5 kişinin gözü üzerindeyken ortadan kayboldu , ömrümden ömür gitti, çocuğu göremeyince annanesi hemen dış kapıya yöneldi çıkmasın diye ve o sırada annanenin paniğini farkeden güvenlik görevlisi anında anons geçti, bizde içeride aramaya koyulduk 4 kişi…elinde arabayla reyonlar arasında koşuştururken buldum sonunda ama çok korktum… nasılda bir tarafı tamamen kapalı olan ve diğer geçiş yerindede ananeyle dedenin oturduğu ve gözlemlediği yerden hangi ara geçti anlayamadık …
    ama ikea güvenlik görevlileri sarı alarmı anında verdiler, eminim ki ülkemizde de özel güvenlik şirketleri bu konuda eğitimliler.
    iki gün öncede sevenhill alışveriş mağazasında gözden kayboldu ve o kadar seslenmeme rağmen sesini çıkarmadı, meğerse saklanıyormuş masanın altında ve onu bulmamı bekliyormuş evde oynadığımız gibi…aklım başımdan gitti….
    bende bu konuda acil çözümler üretmem gerekiyor… geçmiş olsun elifcim…

  37. Herkese selamlar, oncelikle cok gecmis olsun! Bu yaziyi okuyunca aklima gecenlerde Ikea da yasadigimiz ilginc olay geldi…evet maalesef Turkiye’de yurtdisi daki gibi profesyonel hareket edemiyorlar gibi dusunuyoruz ama yabanci markalar hayatimiza girdikce onlarin yontemlerini de kapiyoruz ki bence bu iyiye gittigimizi gosteriyor. Kuzenimin 3 yasindaki kizi Ikea carsaf reyonunda bir anda ortadan kayboldu. Korkudan deliye donmus kuzenim bir gorevliye yapisip “kizim kayboldu,” diye bagirmaya basladi. Gorevli son derece sogukkanli bir sekilde ahizeye egildi ve ” dikkat dikkat kod 5800, kod 5800″ dedi ve kapadi!! Biz tabi soktayiz, kuzenim kadina ” ne kodu ne numarasi soylesenize kucuk cocuk kayip desenize” diye bagiriyor. “Sakin olun hanimefendi…etrafta kotu niyetli kisiler olabilir, kucuk bir kiz cocugu kayip dersem biri elinden tutup onu disari kacirabilir. Halbuki bu kodun anlami zaten kucuk bir kiz cocugunun kayip olmasi ve bunu magazada calisan tum personel ezbere biliyor” diyince apisip kaldik…. Hakikaten olaya bu sekilde bakinca sadece kod soylemek durumu daha guvenli bir hale getirmis….1-2 dakika icinde Elif bulundu ve biz rahatladik ama Ikeayi da bu konudaki ilginc yaklasimi icin takdir ettik…..

    • Bu sistemli yaklaşımın yayılması dileğiyle o halde…

      • oğlumda çok yakın zaanda ikeada kaybolduğundan güvenlik önlemleri konusunda ikeayı taktir ediyorum…

  38. Cok gecmis olsun Elif’cim. Ben de oglumu 4 yasindaki oglumu 3 kez kaybettim, walmart, target ve kmart ta. Ne hissettigini cok iyi anliyorum. O 5 dakikayi yasamayan bilmez. Bir de cocuk kayboldugu ilk 10 dakika icinde buldun buldun, bulamadin gitti diye bir film de mesaj vermislerdi. Bunu bildigim icin saniyeler gectikce bayilacak gibi oluyordum. Biz de cok sukur ilk 5 dakika icinde bulduk oyuncaklarin yanina gitmis oylece bakinirken. Esimin tepkisi kendi korkusunu cocuga hissettirircesine kizmak bagirmak oldu. Ama ben onu bulduguma o kadar sevinmistim ki, sarilip oylece kalakaldim. Allah hic bir anne babayi cocuklarindan ayirmasin. Bu olaylar sonrasi ogluma yabanci insanlarin kotu olabileceklerini anlatmaya calistim. Evet korktu, ama en azindan olayi algilamasini sagladi bu korku.

  39. Çok geçmiş olsun. Kalbim sıkıştı okurken…

  40. Gecmis olsun, benim de cok korktugum birsey. Ben de cankurtaranlara git diye tembihliyorum, ne diyecegini Ingilizce surekli tekrarliyoruz. Baska kimseye gitme diye anlatiyorum. Cocuklarin annelerin yanian gitmeyi tembihlemeyi okumustum, unutmusum. Hatirlatilmasi iyi oldu.

    Dedigin gibi cok eksik yani var Amerika’nin ama bu tur konulardaki sistematik yaklasim, herkesin ne yapacagini iyi bilmesi insana muthis guven veriyor. Hayatimda ilk kez Doga icin 911’i aradigimda 3 dakikada evin onune polis, ambulans yigildi. O gunden beri odedigimiz vergileri daha bir memnuniyetle veriyorum.

    • Ay valla sizleri okudukca (amerikada yasayanlari) kesin donus yapanlara uzuluyorum hani biz bilmeden gecinip gidiyoruz da siz bu standartlardan sonra buraya nasil alisiyosunuz?

  41. Ferry,
    Bu blogu takip ederek birakilan yorumlari okuyarak baska turlu olabilecegini,cocuk guvenliginin,insan hayatinin korunup,durumun iyilesebilecegini ogreniyorsunuz bilincleniyorsunuz.

    Bunu da yaptiginiz her secimde hatirlayarak (hangi mekana gideceginizden,secimlerde attiginiz oya kadar) degisime katkida bulunabilirsiniz.

    Bu bilincin yayilmasina araci oldugu icin Elif’e tesekkurler!

    • Seda, güzel sözlerin için ben teşekkür ederim. Ve evet, uzun sürecek olsa da hep birlikte bir şeyleri değiştirme gücümüzün olduğuna ben de inanıyorum

      • asagida da onu yazdim birazcik zaten. sonucta bu ulkede de bu kurallar boyle degildi bir zamanlar. yasana yasana yasama yapila yapila bu kurallar olustu. biz bu standardlari gorduk, hic biri uygulanamayacak seyler degil, ulkemizde uygulattirmaya calismaliyiz ki birseyler degissin, uzun surecek olsa da degistirme gucumuz var.

        sedacigim, ozledim valla.

  42. Cok gecmis olsun Elif…

  43. Gecmis olsun Elif, neyse ki herkes iyi. Deniz de anladigim kadariyla korkmamis. Benim hareketli oglum da 1.5 yasinda Italya’dayken bir magaza icinde kaybolmustu. 5-8 dak icinde buldugumuzu hatirliyorum. Yorumlardan okudugum kadariyla cogu anne bu sevimsiz olayi yasamis, Allah korusun bebislerimizi. Oglum simdi 8 yasinda, ayni hareketlilikte, ona kotu niyetli insanlar olabilecigini anlatmaya calisiyorum fakat hic korkmuyor, ben onlari doverim diyor… Buna ne dersin?

    • sanırım oğlunuzda 3 yaş civarında, bizimkide aynı tepkiyi veriyor, ne anlatsan boş gibi geliyor… birde saklanbaç oynadığını düşünerek masa altlarına saklanması yokmu mağazalarda çıldırmama ramak kalıyor…

  44. Geçmişler olsun..5 dk da 50 yıl yaşlanmışsınızdır tahmin ediyorum..
    Türkiye’de olsaydınız o sarı tshirtlü görevlilerin ne demek istediğinizi anlaması 10 dk sürerdi,telsizi kullanıp birine ulaşması 5 dk sürerdi,ulaştığı kişiye derdini anlatması ise paha biçilemez bir durumda sanırım 15-20 dk sürerdi ki bu süreçte siz çoktan onu olduğu yerde bırakır kendi imkanlarınızı kullanırdız..
    Çok üzgünüm ama ülkemizin durumu bu..insana verilen değer konusu tartışmaya açık..o görevlilerin çoğu ortaokul mezunu…vs..

  45. geçmiş olsun elif hanım ben kendi çocuğum de yaşamadım şükür ama iki yıl önceydi işyerimizin kapısında bir ağlama sesi duyuyordum sokakta annesinin yanında ağlayan çocuklardan diyerek önce kulak tıkadım lakin ağlama bitmiyor kesilmiyor aksıne şiddetleniyordu.. çıkıp baktım hiç bir çocuk oyun da olsa bu kadar içli ağlamazdı yanına gittim sanki o an Efe’nin yüzü geldi gözümün önüne ama biliyordum Efe okuldaydı ve güvendeydi? sonra aldım kuzuyu içeri önce rahatlasın istedim elini yüzünü yıkadım su içirdim neden ağlıyorsun sen deyince daha çok ağlamaya başladı ama meramını da anlatıyordu bir yandan ben misafiydim Ahmet oydan ditti ben yoyu buyamadım. Taş çatlasın 4 yaşında off içimdeki ses hiç durmuyordu ya ben bulmasaydım ya kötü biri olsaydım. Adını söylüyor annesinin,babasının adını da biliyor ama o kadar ne bir telefon ne bir adres ne yapacağımı bilemedim. sonra dur dedim kendime bir dur Efe ne yapardı. Çok kısa zaman önce öğretmenimiz mutlaka ezberletin demişti telefonunuzu ve adresinizi iyide o korku ile ya unutursa ne yapılırdı başka neyse biz Ömeri 155 i arayarak yardım istediğimiz polis amcalara teslim ettik ama inanın o polis amcalarla giderken bile benim içim rahat değildi annelik işte ben teslim etmeliydim annesine öyle bir tedirginlikti ki anlatılmaz neyse ki anne babaya teslim edildi Ömer ama ben o gece hiç uyumadım o ses hiç gitmedi içimden ya Ömeri bulan ben olmasaydım.

  46. Ah Elif, okurken nefesim kesildi, seni düşünemiyorum orada ve o anda.. Çok geçmiş olsun..

  47. Bunu geçenlerde biz de yaşadık, hem de Carrefour’un içindeki yemek katında ve aşırı kalabalıkta! aman allahım, ömrümden ömür gitmişti. Çok geçmiş olsun, ne hissettiğini çok iyi anlıyorum.
    Allah çocuklarımızdan ayırmasın. Amin!

  48. bir gün Real’de alışveriş yaparken eşimin yanına ağlayarak 3 yaşlarında bir çocuk yaklaştı, ama nasıl ağlıyor. Annem yok annemi bulamıyorum diye. Çocuğu alışveriş sepetine koyup (bizim çocuklarla beraber) annesini aramaya başladık. Birkaç reyon sonra yanında 2 kadınla birlikte annesini bulduk, elinde bir ürün vardı, onu inceliyordu. Bizim sepette çocuğunu gördü, çocuğu yanına bıraktık ve kadın ürünü incelemeye devam etti!

    Hanımefendi çocuğunuz sizi kaybetmiş ve çok ağladı farkında mısınız dedim, “ha sağol” dedi ve devam etti!

    Çocuk hala ağlıyor, biz şoktayız… Ne gamsız tipler var!

    • Eğer çocuğu sokakta bulmadıysa, kendisi doğurduysa, herhalde sizden utandığı için öyle umursamaz davranmıştır diye düşünmek istiyorum!!!

    • o nasıl anne öyle ya. evet var böyle çooook umursamaz tipler.ama umursamaz kelimesi burda çokmu anlamsız durdu .anneyse nasıl bu kadar gamsız olabilir ki aklım almıyor! hiç acı görmemiş yaşamamış mı bu insanlar diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

  49. elif biliyorsun code adam diye birsey var burada. bed bath beyondlarin falan kapisinda sticker’i oluyor. adam diye bir oglan kaybolduktan sonra sanirim boyle bir kural konmus. aslinda turkiye’de boyle bir uygulama baslatabilsek cok iyi olur… gerci turkiye’deyken bazen duyuyorum, “magazamizda x yaslarinda bir kiz/erkek cocugu kayboldu” anonslarini. bilmiyorum var mi boyle bir uygulama. yayginlastirabilsek iyi olur.

  50. Çok çok geçmiş olsun Elif Hanım . Allah birdaha yaşatmasın böyle bir şeyi
    3 yaşındaki oğlumu bütün dikkatimle yanımdan hiç ayırmamaya çalışıyordum. salı günü markette kasadan beraber geçtik yanımdaydı 2 -3 adım ötedeki bebek arabasının yanına gittiğimde birden benimle yürümediğini farkettim .poşetleri atıp etrafımda bir tur döndüm heralde hatırlamıyorum . Ben alperen diye bağırınca herkesin bir anlık hareketsiz durması sayesinde bir baktım oğlum market kapısının önünde çıkmaya çalışıyor kendi başına.( sanırım otomatik kapının açılıp kapanmasını merak etti.)içimde bir şeyler aktı sanki.elim ayağım titredi bir kaç saatkendime gelemedim. Şükür ki küçük bir marketteyim ve kapıya çabuk ulaştım.
    Rabbim böyle felaketlerden korusun herkesi…

  51. Yaziyi okurken kendi kucuklugum aklima geldi. Bizim zamanimizda ortalik bu kadar kotu degildi. Ben ilk okuldayken tek basima otobusle amcamlara gittigimi hatirliyorum. Annem duraktan bindirir yengemde duraktan alirdi. Simdi Liseye giden Kiz yegenimi otobuse tek basina bindirmeyiz.

    Bende kucukken cok hareketliymisim. Her gittigimiz yerde kaybolurmusum:) AMA ozamanlar Boyle degildi hic bir sey. Amerika bi cok yonden bizden ileri. Hem iyi hem de kotu anlamda. Onlar bizim Suan yasadiklarimizi 10 sene onceden yasadiklari icin Suan bu sekilde guvenlik onlemleri var. Zamaninda onlarda cok zaiyat vermisler Oyuzden de bu sekilde onlemler almak zorunda kalmislar. Bence tr de de bu Turlu guvenlik onlemleri giderek artiyor.

  52. Sevgili blogcu anne cok ama cok gecmis olsun.benim bu dunyadaki en buyuk korkum sanirjm cocugumu kaybetme ki kizim sag olsun bu konuda benle yarisir halde nereye giysek ne elimizden tutuyor nede soz dinliyor.benimki kaybetme korkusunuda gecti belki yardim almaliyim bilmiyorum ama ben haricinde sanki kimse ona tam sahip cikamiyormus gb geliyor dedesi veya anneanesine emanet ettigimde arkasindan gorene kdr bakiyorum aklima binbir sey geliyor.kizim 2.5 yasinda ve ben hala yanimda yatiriyorum :(( en onemliside seneye krese vermeyi dusunuyorum ama o kdr cocugu giris cikislarda nasil kontrol ederler diye aklima turlu turlu sacmLiklar geliyor.seni o kdr iyi anliyorum ki cok buyuk gecmis olsun…

  53. Elif geçmiş olsun.
    Allah’a şükür dışarda değil ama Kuzey’i evde yatak odasında kaybetmişliğim var. Gece beraber uyuduk, bir ara uyandım, çocuk yok. Sağa bak, sola bak yok. Alişi kaldırdım telaşla. Henüz emekleyen çocuk nereye gider? : )) yazık, düşmüş yataktan, yatağın altına gitmiş, uyumuş.

  54. Tuğba Değirmenci

    Bu yazıyı okurken neden gözlerim dolu dolu oldu ki? Benim de küçük bir oğlum var, her yazınızı yaşatarak okutuyorsunuz, sizden çok iyi bir yazar olacak diye tahmin ediyorum..

  55. tatilde gezinirken kızımı kaybettim elimize külah dondurmalarımızı aldık bakınacaktık ki!!!kızım ortadan kayboldu ben ve eşim panik içinde aranırken (NASIL Bİ DEHŞETE DÜŞTÜYSEM) elimdeki dondurmayı atmadan gezinmişim tabi tüm aramaların sonunda elimde sadece külah kalmış dondurma ellerimden akıp gitmiş haberim olmadan:)))

  56. Elif gecmisler olsun… hicbir ebeveyn boylesi birsey yasamasin… dikkatimizi cektigin icin tesekkurler.

  57. Daha dun arkadasimla alisveris merkezinde gezerken haziranda 4 yasina basicak olan ikizlerimn hic kimseyi yabancilamadiklarini soyluyordum.2 ay sonra Turkiyey gelicez 3 ayligina ve cocuklarin nasil davranicaklarini kestiremiyorum.Sirt cantali tasmalarini kullaniyorum cogu zamangerekmiyor gerci.Ama 15 aylik bir bebegim var nerdeyse her gun disari cikiyoruz.
    Gecenlerde burdaki Turk arkadasimizin basindan gecenleri duyduk.2. 5 yasindaki oglu kas goz arasi sokak kapisini acmis arkadas fark etmeden benziklicinin gorevlileri bulmus.Onlarda 911 aramislar su an da CPS(cocuk servisi) gozetmenleri onlari sorgulamislar 6 ay boyunca da gozlem yapicaklarmis.eger cocuga kotu davraniliyorsa elinden alicaklarmis.
    Bu arkadas dedimki madem ki bu kadar hareketli so dinlemiyor ustelik sende hamilesin bir cocuk tasmasi al.Bana verdigi cevap aynen soyle ama etraftakiler ne der oyle kopek mi bu.
    Valla dedim sen cocugu kaybettikten sonra millet ne demis ne dememis bos.

  58. Merhaba. Konuyu görünce geç olsada yazmak istedim. Biz 3 kız kardeşiz. En büyük benim, diğer kızlar ile aramızda 5 ve 6 yaş var. Kızlar 3-4 yaşlarında iken ben neden olduğunu bilmiyorum, ev telefonu, ev adresi, aile fertlerinin isimleri gibi şeyleri kardeşlerime oyun oynar gibi ezberletmiştim.Hatta aile büyükleri kızlara sorar onlarda rapor verir gibi arka arkasına sıralarlardı öğrendiklerini. Sürekli gittiğimiz yerlerdeki büyük binarı yada akrabaların evini de ezberletmiştim.
    Birkaç ay sonra kızlar kuzenimizle beraber ananemde yatılı kaldılar, biz annemle eve döndük. Gece bir telefon geldi emniyetten, büyük kardeşimin emniyette olduğu söyleniyordu. Büyük dediğiminde yaşı 3,5-4 . Önce şaka sandı annem, baktılar durum ciddi hemen emniyete gittiler.
    Olay şu bizimki kuzen ile tartışmış, Kış günü atkısını beresini takmış, kabanını giymiş eve doğru yola çıkmış. Bundan kaç yıl önce aydınlatmalar yetersiz, hava karanlık, yer otogar civarı, trafik vızır vızır,o durumda caddelerden atlamış. Yorulmuş, bi bankanın önündeki banka oturmuş, yoldan geçen iki genç farkedip yakındaki emniyet müdürlüğüne götürmüşler. Adını sormuşlar, söylemiş. Ana adı baba adı sorulmuş, bizimki tüm bildiklerini saymış. Polisler araştırırken bizimki ” Ailemi arayacaksanız telefon ve adreside verebilirim’ demiş. Teli vermiş, evi tarif etmiş.
    Annemler emniyete gittiğinde polisler tebrik etmişler. Yaşı küçük olmasına rağmen polisten korkup ağlamadı, bilinçli davrandı diye. Bunda o caddeden her geçişimizde kızlarla polislere ”merhaba” deyip, gülümsememiznde etkisi olmuştur eminim. Polise karşı bir korku oluşmaış demekki içinde.
    Bizim bu olayımızdan sonra tüm akrabalar çocuklarına telefon ve adres ezberletir oldular. Bundan yıllar önce kardeşlerim bunları öğrenebilmişti, şimdiki çocukların algısı çok daha açık, eminim onlarda bu bilgileri rahatlıkla öğrenebilirler.