26 Yorum

Devlet okulları nasıl “adam olur”?

Yaklaşık 10 gündür Amerika’dayız. Önce Dallas’ta, görümcemin yanındaydık; şimdi Virginia’da çok yakın bir arkadaşımın, Fulya’nın evindeyiz. (Hani şu dünyanın en romantik evlenme teklifini alan arkadaşım)

Her ikisinin de çocukları devlet okuluna gidiyorlar. Özellikle de Fulya’yla bayağı bir sohbet etme imkanımız oldu bu konuda. Buradaki devlet okullarına bakıp da imrenmemek elde değil. Özellikle Fulya’nın kızı Lara’nın okulu, Türkiye’de “benim” diyen özel okula taş çıkarır. Ancak işin ilginç tarafı ne, biliyor musunuz? Devlet okulunun, devletin yardımının yanısıra, ailelerin desteğiyle ayakta durması; dahası, ilerlemesi.

Fakat öyle sadece bildiğin aileler para toplasın, okula yardım etsin şeklinde ilerlemiyor sistem. Daha doğrusu, işin altında yatan mantık o tabii ki de, bunu çok çeşitlendirmişler. Örneğin, diyor Fulya, öyle bir sistem oturmuş ki, marketten alışveriş yaparken, o alışverişin belli bir yüzdesi okula bağışlanıyor. Mesela bizde Migros kart, şu bu var ya, onlar gibi kartını veriyorsun görevliye, sana çocuğunun hangi okulda okuduğunu soruyor, söylüyorsun, ondan sonraki alışverişlerinin bir kısmı okulunu desteklemeye gidiyor.

Bakınız, aşağıdaki görsel de böyle bir çalışmanın ürünü. Okulun olduğu bölgedeki bir pizzacıyla anlaşmışlar, belirlenen tarihte verilen pizza siparişlerinin yüzde 15’i okula bağışlanıyor.

Bunu elbette veliler organize ediyor. Ve bu tür çalışmaları örneklerle çoğaltıyor Fulya. Okul saatlerinden sonra çocuklara çok cüzi miktarla verilen branş dersleri. Hem çocukları/ebeveynleri okulla kaynaştırmak için, hem de yine para toplamak için okulda düzenlenen yarışmalar… gibi bir sürü şey.

Bunları yapmak için velilerin organize olması lazım. Okul Aile Birliği sisteminin, bu işe gönül veren, vakit ayıran velilerce çekip çevrilmesi, diğer velilerin de bunu desteklemesi lazım.

Çocuklarımızı Devlet Okuluna Göndermeliyiz yazısını aylar önce yazmıştım, ancak hala çok güzel yorumlar gelmeye devam ediyor. Filiz öğretmenin yazdığı şu yorumu bu yazıyı desteklemesi açısından paylaşmak istedim:

Ben bir ilkokul öğretmeniyim. 6 yıldır bu işin içindeyim. istanbulun en kötü yerlerinde öğretmenlik yaptım ve yapıyorum. Anlattıklarınıza sonuna kadar katılıyorum. İnanın ben ve arkadaşlarım çok çalışıyoruz. Şartlarımıza rağmen. Evet sosyal yönden çocuklarınızı istediğiniz gibi yetiştiremiyoruz. Ama emin olun bilgi yönünden özel okullardan farksız olduğumuzun garantisini veririm.

Zaten yetenekli olan çocukları görüyor ve onları yönlendiriyoruz. sizin gibi daha bilinçli velilerle bu iş daha kolay. Şimdi velilerimin desteğiyle özel okul gibi donattım sınıfımı. Bunu ise sadece verilen çok cüzzi bir miktarla yani üç tişört parasıyla yaptım. Ah keşke o özel okullara milyarlar verileceğine devlet okullarına yatırım yapılsa. Daha yapmak istediğim o kadar çok şey var ki…

Bir de şunu söyleyeyim. Bir çocuk öğretmenini ve arkadaşlarını seviyorsa, nerede olursa olsun başarılı oluyor. Mezun ettiğim 58 öğrencim bana bunu gösterdi.

Kısacası, devlet okullarının “adam olmasını” istiyorsak iş biz velilerde bitiyor.

26 yorum

  1. çok kapsamlı bir bilinçlenme gerekiyor ve bu da zaman istiyor maalesef…

  2. OkuL konusuyla ilgili o kadar çok insanla konusuyorum ki , devlet okulu diyen sizden baska kimse duymuyorum . Fikir olarak sizin soylediklerinize tamamen katiliyorum ama mahalle baskisi midir nedir , ne yapacagima bir turlu karar veremiyorum 🙁 4-4-4 lük sisteme geçilirse nasil olacagi hakkinda bir bilginiz var mi ?

  3. Ne guzel fikirler/uygulamalar, sadece dusuk gelir seviyesi degil de, orta ve ustu de devlet okulunu tercih etse, neden bizde de olmasin diyor insan. Is insanlarin gozunu acmakta, bu konudaki yazilarin bunun icin cok degerli bence.

  4. Velilerin kendi istegiyle biraraya geldiginde neler basarabilecegine en guzel ornek Kucuk Kara Balik Cocuk Evi’dir. Tamamen veli insiyatifi ile kurulmus Turkiye’deki ilk Montessori on okuludur kendisi ve biz de bu olusumun parcasi olmaktan cook mutluyuz..Demem o ki, veliler isteyince degil bir okulu gelistirmek guclendirmek, yeni bir okul bile kurabilir.. Yeter ki ayni hedefe odaklanilsin..Sonuna kadar katiliyorum yazdiklarina..

  5. Veli inisiyatifi diyorum, baska da bisey demiyorum 🙁
    Sistem olarak ornek aldigimiz ve uygulamaya calistigimiz sey bu! Almanya’daki kardes okulumuzun sehrinde Audi firmasinin fabrikasi var ve veli inisiyatifi Mobtessori okuluna tam destek veriyorlar.
    İstanbul’da kac tane buyuk firma var, kaci destek sence?

    Yarama bastin…

    Sevgiler

    Seda

  6. burada kibarlığı nezaketi bir kenara bırakıyorum ve diyorum ki: ” yaaa bırakın Allah aşkınaa”… isim vermeyeceğim İstanbul’da bir devlet okuluna ingilizce öğretmeni ataması yapılmadığı ve ödenek ayrılmadığı için çocuklar dersi boş geçirmesinler diye okul müdürü bir başka okuldan bir ing. öğretmeni ile anlaşıyor. iki sınıf birleştiriliyor ve her ay velilerden komik bir para toplanıp öğretmene ders ücreti olarak veriliyor. Velilerden biri İlçe Milli Eğitime ” bizden zorla para topluyorlar” diye şikayette bulunuyor ve taaa bilmemnereden hergün gelip ders veren öğretmen hakkında soruşturma açılıyor. O velinin de çocuğu ingilizceden geri kalmasın diye yapılan bu uygulama insanların başına dert oluyor. Öpüp başına koyacağı yerde kendisinden para alınıyor diye ortalığı ayağa kaldırıyor adam…Ben daha ne diyeyim….

  7. insanlarımız “ne kadar çok ödüyorsam o kadar kaliteli eğitim alıyorum” mantığından sıyrılıp, özel okulları bir statü, etiket, süper, über bir şeymiş gibi görmekten vazgeçmedikçe bu sistem biraz zor değişir. “mahalle baskısı” denilen şey de bunun bir örneği bana kalırsa. sırf arkadaş çevresi çocuğunu ayıplamasın diye kendini çok ağır maddi yükün altına sokarak vasat bir özel okula çocuğunu gönderen bir veli var mesela, kardeşi oğlumla aynı anaokuluna gidiyor. “niye böyle yaptın, mahallenizdeki devlet okulu 5 basar o saçma okula” dediğimde, “çocuğumu dışlamalarını istemedim” diye cevap veriyor.

    bu zihniyet değişmedikçe bahsettiklerin çok zor Elif.

  8. “Adı üstünde devlet okulu, neden para verelim, verdiğimiz vergiler yetmiyor mu?” şeklindeki yaklaşım yok olmadıkca – azalmadıkca – pek ümidim yok. ama aynı eğitim için özel okula verecek param da yok. Kuzey büyüdüğümde göndermeyi planladığım okul ile şimdiden yakın ilgileniyorum. : )

    • Veli okulu devlet kurumu değil çocuğu ile ilgili yaşanılır bir yer haline getirmek için emek verilen bir mekan olarak görmeli. MEB de bu öncülüklere fırsat vermeli, kıyasıya bir rekabete dahi götürmeli veli hizmetlerini.

  9. Şimdiden kara kara düşündüğüm bir konu. Veli inisiyatifi gerçekten şart, herkes elini taşın altına sokmalı. Pek çok özel okulun bir eğitim öğretim yuvası olmak yerine, sosyal faaliyet okulu olduğunu gözlemliyorum ve üzülüyorum, oralara dökülen bu paralar, şu köhne dediğimiz devlet okullarına harcansa neler neler yapılabilir…Zor belki ama imkansız değil işte veli inisiyatifi.Küçük Kara Balık da bunun en güzel örneği. Keşke bu yakada da oluşturabilsek, bir araya gelsek, Avrupa yakasının da böyle ortak bir lokasyonda böyle bir okulu olsa, hatta ilköğretimi…

    Püren

  10. izmirde yaşıyorum ve veli insiyatifli bir montessori okulu kurmak için kaç kişiyle başlamak lazım ve maliyeti ne kadar oluyor aşağı yukarı

  11. Okul demişken beni ağlatan şu yazıyı paylaşmak istedim. Parayla, sınıfları donatmakla da olmuyor işte… http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19876824.asp

  12. Başlık çok dikkatimi çektiği için yazınızı bir solukta okudum. İkokul 4. sınıfa giden erkek yeğenim bize yakın zaman önce okulun tuvaletlerinin çok kirli olduğunu söylemişti.. Hatta bu kirlilikten dolayı tuvaleti kullanmadığını, tuvaletini eve kadar yapmadığınıda.. !!! Şimdi böyle bir durumda _Hayır oğlum tuvaleti kullanmalısın mı diyelim yoksa _Evet okulda tuvaletini yapma eve kadar tut mu ? Yoksa annesi tüm temizlik malzemelerini alıp okulun tuvaletlerini temizlemeli mi???

    • İste tam burada velilere is dusuyor,toplanip okul yonetimiyle konusulmali ve halledilmeli.hicbir okulun tuvaletleri kirli olmamali…hele ki ilkogretimin.

      • Kesinlikle.. Bazı duyarsız anneler altın günlerinden fırsat bulamayıp veli toplantılarına bile katılmıyor malesef! Siz hangi veli ile iş açıcı bir görüşme yapıp birlik olup, dirlik olup okul yönetimi ile bu sorunu paylaşabilirsiniz ki? Keşke herkes siz kadar, biz kadar duyarlı olsa.. Durum vahim bence..

  13. 4.5 yaşında bir kız çocuğu annesiyim ve özel okul fikrine hiç sıcak bakmıyorum.Evet bütçeyi kasarak onu özel okula gönderebilirim ama ekonomik olarak çok üst seviyede bir çok çocukla onların sahip olduklarına,yaptıklarına özenip mutsuz olmasını istemiyorum..Bunu çevremde özel okula giden çocuklarda gözlemliyorum.Benim için öncelikle çocuğumun mutlu olması gelir (ki hepimiz için geçerli ) sonra eğitim ve öğretim.Filiz öğretmenin yazdıklarına tamamen katılıyorum,öğretmenini ve arkadaşlarını seven ve tabi ki aile ortamında mutlu olup doğru yönlendirilen çocuğun her okulda başarılı olacağına inanıyorum.Bizler anne babalarımıza göre çok daha bilinçliyiz,çocuklarımızın yaratıcılığını geliştirmelerine destek verip sanat,spor vs.gibi konularda biraz takviye yapabilirsek çok daha güzel olacağını düşünüyorum.Evet,devlet okulları yabancı dil konusunda biraz zayıf kalıyor bunu kabul ediyorum.Benim bu konudaki planım her ay özel okula tonla para vereceğime çocuğum kendini bunu yapmaya hazır hissettiği zaman belli bir süreyle yabancı dili yerinde öğrenmesini sağlamak.
    Devlet okullarını adam etmek aslında zihniyetin değişmesiyle olur ancak her kesimin zihniyetini değiştiremeyeceğimize göre bireysel çaba göstermemiz gerekiyor.Tabi bunun için veli-öğretmen-okul yöneticisinin işbirliği şart.Aklı başında bilinçli veliler çok şeyi değiştirebilirler,tabi ki arada hep çıkıntılar olacaktır.Hepimiz çocuklarımız için en iyisini en güzelini istiyoruz daha farklısı düşünülemez .İzmir’de bazı okullarda bu söylediklerim yapılıyor ama çoğunda yapılamıyor.
    Hepimizin çocuğunun bahtının açık olmasını diliyorum…Umarım önce mutlu sonra da başarılı çocuklar olurlar.

  14. Elifcigim, evet bu cok guzel bir uygulama. fakat soyle birsey daha var. Biliyorsun ABD’de devlet okullarinin kalitesi bulundugu muhitten gelen vergilere bagli. Muhit ne kadar zenginse okula o kadar fazla para gidiyor (tax base’in buyuklugu), e oyle olunca da okuldaki imkanlar, okul sonrasi etkinlikler daha iyi oluyor. cogu insan cocuklarinin okulu iyi olsun diye cok yuksek fiyatlar vererek bu iyi muhitlerde oturuyorlar. buna karsilik inner city tabir ettigimiz, yani buyuk sehirlerin icinde yasayan (burada sehirlerde degil banliyolerde yasamak genelde daha makbul, biliyorsun- NY, Boston haric- ki onlarin da sehircilik anlayisi biraz farkli). Cunku zamanla insanlar banliyolere yerlesmisler (50lerle birlikte), sehirlerin icinde kalanlar daha fakir, vergilerini veremeyen, ya da az vergi veren insanlar oldugu icin okullarin kalitesi dusmus, ve o yuzden egitim politikalarinda simdi bu inner city okullari toparlamaya yardimci olunmaya calisiyorlar.

  15. Size yüzde yüz katılıyorum kızımı ilkokuldan beri özel okulda okutuyoruz baştan 1. sınıfta devlet okuluna gitti ama ingilizceyi temelden öğrensin diye özele verdim, fakat haklısınız, 1. sınıftayken ben de sınıf annesiydim kırılan cam dahil çoğu şeyi biz veliler yaptırdık ama 35 kişilik sınıfta 7 veli dışında kimse bir şeyle ilgilenmiyordu…

  16. Eğer Türkiye’de devlet okullarının gelişmesini istiyorsanız özel okullara para vermeyin,net.Yazınızdaki öğretmen hanımın da dediği gibi özel okullara verilen milyarlar devlet okullarına aktarılsa devlet okulları özel okullardan çok daha iyi olur.Ve velilerin ısrarcı olması lazım tuvalet pisse temizlenmesi için baskı yapmalılar mesela.
    Ha iş donatılmış okullarla bitmiyor,sistem çürük.

  17. ben de kızımı devlet okuluna vermeyi düşünüyorum, ama tabi ki özel okul mu diye bir soru işareti hala var kafamda. İşte bu soru işaretlerinin olmaması için oturduğum semtte herkesin çocuğunu devlet okuluna verdiği günleri görmek istiyorum…

  18. Acaba bu konuda organize olmak için nasıl bir yol izlemeli,veliler nasıl bir araya gelip neler yapabilir önce neler değişmeli bu konuda kimden yardım alınabilir diye sorsam?

  19. Yıllardır devlet okullarının içinde olan biri olarak soruya yanıtlarım:
    1. MEB’in okullara mantıklı bir kaynak ayırması (maddi ve insan kaynağı),
    2. Velilerin birlik halinde okulu sahiplenip güçleri doğrultusunda destek vermeleri (para veremeyen mesleği/becerisi doğrultusunda destek olabilir)
    3. Okul idaresinin eksikler/yanlışlar konusunda sürekli bilgilendirilmesi, taleplerin uygun biçimde iletilmesi ve takip edilmesi ile devlet okulları daha iyi duruma gelir. 700 öğreenci, 50 öğretmenli bir okulda kadrolu 1 evet bir hizmetli ile temiz tuvalet mümkün değil!

  20. velilerin desteğiyle ayakta durmalı devlet okulları. ben arkadaşlarımı, komşularımı şimdiden örgütlemeye çalışıyorum, gelecek sene özel okul yerine mahallemizin okuluna yollayalım, eksikleri özel okual vereceğimiz paranın onda biri ile alırız diye bakalım ne kadar başarılı olacağım.

  21. Nuşin Mısırlı Baklavacı

    Elif hanım,
    Benim de çocuğum 3 yaşında beni de doğal olarak yavaş yavaş ilkokul endişesi aldı. Kendi kuçukluğümde özel okulda okuyan biri olarak kendi imkanlarım maalesef onu özel okula vermeye yetmiyor ama ben de sizin evvelki konularınız da bahsettiğiniz gibi çok git gel’ler yaşıyorum. Ama bu verdiğiniz örnekteki gibi acaba Türkiye’de devletle mi iş birliği yapmamız gerekir? Bu konuda kimler girişimi başlatabilir? Kendi adıma ben şimdiden bir şeyleri başlatabilirsem kızımın ilk okula başlama süresinde Türkiye’de yavaş yavaş bu sistem oturmaya başlayabilir. Bunu sosyal sorumluluk adıaltında bir çok paralı şirket ile bile paylaşabiliriz. Ama bir organizasyonun öncülük yapması lazım örn. TEGV
    Ben çok heyecanlandım bu girişimle-. Nasıl yapacağız?