7 Yorum

Dilek ve Melek’in Hikayesi

Dilek ve Melek’in Hikayesi
13 Temmuz 2011

12 Temmuz akşamı işten eve yorgun argın döndüğümde saat 19:30 civarıydı. Her zamanki gibi akşam yemeğimi yedim ve ardından biraz TV izledikten sonra uyumak üzere odama çekildim. (odama diyorum çünkü bulantı kusma ve tükürme sebebi ile eşimle ayrı odada yatıyorduk.)

Saat 23:00 te bir anda ıslaklık hissettim ama bu ıslaklığın doğumun habercisi olduğunu düşünmedim ilk anda. Çünkü henüz 35+4 haftalık hamileydim. Gidip üzerimi değiştirdim. Tam yatmaya hazırlanırken 2. kez ıslaklık hissettim. Bu kez kontrol ettiğimde anladım ki bu ıslaklık nişan denilen şey.. Edindiğim bilgilere göre kanla karışık bir ıslaklık mevcutsa bu doğumun habercisiymiş. Hiç panik olmadan eşimin yanına gidip acaba doğum başlamış olabilir mi diye sordum. Eşim de en az benim kadar soğukkanlı ifadeyle “Eee, hastaneye mi gidelim?” diye bana sordu. İşte bu konuda deli cesareti denilen şeyi yaşadım tam olarak.. Ya da Allah bana yardım etti diyelim.. Çünkü doğum için çok erken bir tarihti ve bebeğim bundan zarar görebilirdi. Ama buna rağmen paniğe kapılmadım, ağlamadım bile. Gayet sakin şekilde davrandım. Biliyordum ki suyun gelmesinden itibaren 24 saat boyunca bebeğin içerde yaşama süresi bulunuyor. Baktım sancım henüz başlamadı, ben de dedim ki “eğer doğum başladıysa bile ben sancımı evde çekip sonra hastaneye gideceğim.” Çünkü hastane ortamı ister istemez insanı biraz heyecana sokuyor. Serum takılması, NST, vs. derken insan gereksiz yere geriliyor. Dedim ki “sen uyu hayatım, ben acil durum olursa uyandırırım seni.” Ben de girdim yatağıma uyumaya başladım.

Derken ufak ufak sancılanmalar başladı. Fakat ben hala acaba bu doğum sancısı mı yoksa gaz sancısı mıdır diye içimden geçiriyorum.  Ama saatler geçtikçe ve sancılar sıklaşmaya başladıkça bunun doğum habercisi olduğu fikrine daha bir inanmaya başladım. Artık sancı aralarında uyumaya çalışıp sancı anında salonda tur atıyordum. Bir yandan da elimde kalem kağıt kaç dakikada bir sancılandığımı yazıyordum.

Derken sancılar gittikçe sıklaşmaya başladı ama şunu söylemeliyim ki son ana gelene kadar hiç de dayanılmaz değilmiş bu sancılar. Sabah saat 6’ya gelirken eşimi uyandırdım ve hastaneye gitmemiz gerektiğini söyledim. Tam tamamlanmamış doğum çantamızı alıp almamakta kararsız bir şekilde evden çıkarken ben son anda “yine de alalım yanımıza, belki doğum olur” diye eşime direttim ve çantayı aldık. Biz hala olayın ciddiyetini anlayamamıştık. Çünkü bu ilk bebeğimizdi, henüz zamanı gelmemişti. 5 hafta vardı önümüzde..

Hastaneye vardığımızda sancılar ciddi ciddi rahatsız etmeye başlamıştı beni. Kendi doktorum tabiî ki henüz gelmemişti hastaneye çünkü mesai saati başlamamıştı henüz. Nöbetçi doktor muayene etti beni, ve açılmanın çoktan başladığını, bugün içinde doğumun olacağını söyledi. İşte o an içim çok tuhaf oldu. Yani bugün ailemiz üç kişi mi olacaktı? Aslında üçüncü kişi zaten aylardır karnımdaydı ama onun aramıza katılacağı fikri çok tuhaftı.

Muayeneden sonra beni doğum odasına aldılar. Eşim yanımda benimle beraber sancılarımı çekmeme yardımcı olmaya çalışıyordu. Sancı gelince onun elini sıkıp hızlı hızlı nefes alıp veriyordum. Bu cidden işe yarıyor. Sancıyı hafifletiyor. Hiçbir doğum öncesi kurs veya egzersize katılmadım. Normal doğumu kolaylaştırmaya yönelik yaptığım tek şey akşamları yürümek, su içmek ve dua etmek oldu. Ama işe yaramadılar değil.

Gece 23:00’te başlayan uzun sancılanmaların ardından artık son aşamaya ıkınma hissine gelmiştim. Hemşire bana “Gereksiz yere bağırıp kendini boşa yorma” demişti, ki onu dinlediğim için pişman olmadım. O anda enerjiye ihtiyacınız oluyor. Enerjiyi bağırarak harcamak yerine bebeği dışarı çıkarmak için harcamak çok daha mantıklı. Ben de aynen öyle yaptım. Bir kere bağırdım sadece. Sonra doktorum ve ebe hemşire ne derse onu yapmaya çalıştım ve benim tatlı kuzum, “Melek” kızım saat 11:00’de dünyaya geldi.

Erken doğum olduğu için hemen yenidoğan yoğunbakım doktoru bebeği aldı ve kontrollerini yaptı. Sonra temizleyip bana gösterdiler. Doğum hikayesi okurken duygulanıp ağlayan ben, kendi bebeğimi gördüğümde nedense ağlayamadım. Tuhaf bir boşluk hissi oldu. Sanırım sakinleştirici falan verdiler bana o anda. Sonra kuzucuğumu küveze götürdüler. İki  gün orada kaldı, sonra onu evimize getirdik.

Şimdi o kuzucuk 7 aylık oldu. Ve ben o minicik hallerini özler oldum. Zaman o kadar çabuk geçiyor ki hamilelik dönemim şu an hayal gibi geliyor bana..  Umarım tüm anne adayları benimki gibi şanslı ve rahat bir doğum süreci geçirir.

7 yorum

  1. Benim kuzum da 7 aylık ben de onun o minicik hallerini çok özlüyorum. İşin komik tarafı hala çok minik ama ben geçenlerde eşime “bebekken çok ağlardı” diyorum bazen 🙂 Sanki şimdi çook büyümüş gibi 🙂

  2. İlk doğumda sancılar sırasında evde kalabilmek gerçekten cesaret işi, ben nişan gelir gelmez koşturmuştum hastaneye (belki 41. haftada olmanın verdiği bir acele hissi ile) ama ikinci doğumda ben de son ana kadar kaldım evde. Güle güle büyütün!

  3. Allah analı babalı büyütsün sağlıkla inşallah. çok benzer bir hikaye bizimkiyle. benim de gece 2 gibi başladı ve öğlen 1’de doğum gerçekleşti. Sabah mesai başlamadan gitmedim hastaneye. Doktorumu arayıp rahatsız etmek istemedim gece gece. doğumdan sonra sudan çıkmış balık gibi oldum. bebek bakımı çok zor gelmişti. şimdi 2,5 yaşında. doğum hikayeleri çok ilgimi çekmeye başladı. sanırım ikinci bebek özlemi başladı 🙂

  4. Hamileliğinin başından itibaren hep yanındaydım. Bütün acını, sıkıntını, hayallarini ya da hayallerimizi 🙂 ve cesaretini gördüm. Seninle gurur duyuyorum. Birgün önce işteyken ve izinden önceki son haftan olmasına rağmen ertesi gün ofiste olmaman benim için de büyük bir boşluktu ama sonucu herşeye değer öyle değil mi? 🙂
    Güzel Melek’im, teyzesinin bir tanesi, Allah sizi hiç ayırmasın birbirinizden ve huzur eksik olmasın hayatınızdan.
    Cesaret ve umut bulduğumuz bu sayfalardan nice anne adaylarının da cesaret ve umut bulmasını dilerim.

    • canım arkadaşım o zorlu günlerimde neşemi ve moralimi yerine getiren sana binlerce teşekkür.. 🙂
      herşey okadar ani oldu ki sana veda bile edememiştim 🙂 ama teyze olmak kolay değil tabi 🙂 en vefakar teyzeye sevgiler..

  5. Darisi tum hamilelerin ve cocuk sahibi olmak isteyenlerin basina artik.