38 Yorum

Türk annesinin soğukla imtihanı

Hafta sonunu annemlerde geçirdim. Pazar sabahı yedi buçukta Derin “Araba nedde?” diye uyandığında annem hem onu, hem Deniz’i yanımdan alınca sabah dokuz buçuğa kadar leziz bir uyku çektim seneler sonra…

Annemlerin evi merkezi ısıtmalı. Gece 11’den sonra kaloriferler kapanıyor. Her ne kadar kapıcı sabah 6 gibi yaktığını iddia etse de uyuyakaldığını dünya âlem biliyor, ve kaloriferler sabah 7 buçuktan önce yanmıyor. O saate kadar da ev soğuk hava deposu gibi oluyor dersem az abartmış olurum.

Ancak benim uyandığım sabah 9 buçukta, hele de İstanbul’un dünkü şurup gibi havasında ev sıcacık olmuştu.

Yine de, gözümü açıp, yataktan kalkıp, daha -af edersiniz- tuvalete bile gitmeden “Çocuklar ne yapıyor ki?” diye salona başımı uzattığımda annemin ağzından çıkan ilk cümle sizce neydi?

a) Günaydın güzel kızım
b) Aman da iyi uyumuş mu benim prensesim?
c) GünaydınÜzerineYelekGiy

Doğru cevap: c şıkkı. Ayıp olmasın diye sıkıştırılmış bir Günaydın’dan sonra Üzerine yelek giy.

Yahu canım annem. Daha yeni kalkmışım. Gözlerimi yeni açmışım. Seneler sonra dokuz buçuğa kadar uyumuş olmanın şokunu bile üzerimden atamamışken ne yeleği, ne çorabı, Allah aşkına?!

İster güne annemin evinde başlayayım, ister ilerleyen saatlerde onunla karşılaşayım. Beni gördüğü zamanki ilk cümlesi üzerimin “yine” ne kadar ince olduğu, yine zibidi gibi giyindiğim, kat kat giyinmediğim, vs. üzerine kurulu oluyor.

Annem ki hani öyle çok karışmayan, özgürlükçü, oldukça modern bir (anne)annedir. Yine de Türk annesinin soğukla imtihanında sınıfta kalır.

  • Anneme göre banyodan sonra hemen dışarı zinhar çıkılmaz, en az birkaç saat geçmesi gerekir.
  • Yataktan çıkar çıkmaz ayağına terlik giyilir, üzerine yelek alınır.
  • Kışın içine fanila giyilir. Belin açık kalırsa üşütülür.
  • Rahmetli anneannemin lafıyla yenidoğan “bebek 5 kilo oluncaya kadar kuşun kanadından üşür”
  • Cereyan denilen tek dişi kalmış canavar hangi annenin korkulu rüyası değildir, sorarım size?
  • Dün halam, pusetinde uyuyan Derin’in üzerine kar yağacağını söyledi. Havaya baktım, tek bir bulut yoktu. Ama “uyuyanın üzerine kar yağar”mış.

Yemin ederim Türk annesi hiçbir şeyden korkmuyor, banyodan sonra çocukları üşütmekten korktuğu kadar. Hava 15 dereceyken, sabah yıkadığı çocuğunu akşam üzeri dışarı çıkarmayan anne tanıyorum, hiç abartısız.

Geçen gün çocuklarla yürürken yaşlı bir amcanın biri beni durdurdu. Bildiğin yolumu kesip durdurdu. Azarlar bir tonla “Kızım, o çocuğun ağzını kapatır mısın lütfen?” dedi. (O çocuk Derin oluyor.) Bunu dediği sırada hava 8 derece (sırf merakımdan baktım), Derin pusetinde oturuyor, üzerinde montu, kapüşonu kafasında, kollarını dahil örtecek şekilde bir battaniye vardı üzerinde. Ben “alışık o” dediğim de de “Soğuk be kızıııım” dedi, gitti bana kızarak…

Valla şekerim, ben kimseye karışmam, ama benim bu soğuk konusunda birkaç düsturum var:

  1. Eller – Çocukların elleri termostat gibi. Derin’in ellerine bakıyorum. Soğuksa üzerine bir kat bir şey giydiriyorum.
  2. Burun – Burun da ellerle hemen hemen aynı işlevi görüyor.
  3. Ayaklar – Ne demiş atalarımız: Ayağını sıcak tut, başını serin. Ayaklar üşümesin!
  4. “Bir kat daha” – Deniz’in Amerika’daki doktoruna bebeği nasıl giydirmemiz gerektiğini sorduğumuzda yenidoğan dönemi için “siz ne giyiyorsanız ondan sadece bir kat fazla” demişti. Bak, tekrar ediyorum, BİR KAT fazla. Öyle yelek, üzerine battaniye, kafasına şapka, eline eldiven, ayağına patik değil.
  5. Yukarıdakini tekrarlayalım: Bir kat daha. Anne-baba uzun kollu penyeyle gezerken çocuğun yelek, üzerine mont, üzerine atkı-bere, bir de pusetinde oturuyorsa battaniyeli olması biraz anormal bir durum.
  6. Kötü hava yoktur, kötü kıyafet vardır – Bu söz bana ait değil, ancak fazlasıyla benimsedim. Gel gör ki, ben soğuk havada dışarı çıkmaya üşeniyorsam, sırf hava alsınlar diye çocukları çıkarmaya üşeniyorum. Çocuklar da insan en nihayetinde. Yetişkinler ne kadar üşürse onlar da o kadar üşüyor, ya da terliyorlar.

Henüz “günaydın” demeden “üzerine yelek giy” diyen bir annenin kızı olarak ben de zamanında banyo sonrası dışarı çıkarılmamalardan, aman-cereyanda-kalmasınlardan yeterince nasibimi almışım. Almışım ki, kolay üşüyen bir insanım. Ama en azından 5 yaşındaki çocuğuma önce günaydın diyor, anneannesinin ördüğü yeleği üzerine giymesini ondan sonra hatırlatıyorum.

Kafaya taktım, Türk annesinin soğukla imtihanından kalmayacağım. Her ne kadar genlerimde soğuk fobisi varsa da, benden sonraki nesillere bunu geçirmemek için elimden geleni yapacağım.

38 yorum

  1. Sanırım tüm yeni nesil Türk Anneleri aynı şeyi yaşıyoruz. Hoş, benim annem değil babamdır hep başımda (hala bu yaşımda telefonla hatır sorduğunda bile) üzerimdekilerin inceliğinden hep hasta gezdiğimi söyleyen. Oysa pek de hasta olduğum görülmemiştir. 🙂 Eşim desen soğuk hava fobisinden nasibini almış hep üşüyen bir adam. Çocukları aynı şeyi yaşamasın diye elindne geleni yapıyor ama hakkını vermek gerek..

  2. ben doğru cevabı bilmiştim 🙂 kızım kat kat giyinmekten nefret ediyor bende saygı duyuyorum (annesine çekmiş napim) kış bu yüzden bizi zorluyor, bebekken özellikle o anneler, anneanneler, halalar, teyzeler ne kadar çok karışıyorlar acemi anneyi çileden çıkarıyorlar değil mi? 🙂

  3. Ben de Uyaninca cocuklara yelek giydirme olayina cok gicik 🙂 oldugum icin kizima giydirmedim. Kendim cok usuyen ve kat kat giyinen birisiydim, kizimin da boyle olmasini istemedim. Cok sukur bir kis bebegiydi ama evimiz cok sicak oluyordu. uyaninca anneannesinin ve eve gelen diger buyuklerin her defasinda uzerine birsey giydireyim mi sorusuna gerek yok aliskin degil diyorum. 15 aylik oldu hala soruyorlar. Geceleri uzerini ortmeden ve uyku tulumsuz uyuyor cunku uzerini ortunce defalarca uyaniyor.
    Ama birsey itiraf edeyim, dun sabah 9 da banyo yapti saat 11 de disari cikarmadim hava cok guzel olmasina ragmen, banyo yapti cocugu usutmeyelim dedim 🙂
    Herkese gunaydin…

  4. Benim annem de aynı:) ben oğluma yelek giydiremiyorum, Annem de alışmadı tabi diyor:)
    Bir de şu merkezi kaloriferlerin hadi gece neyse ama gündüz 11:00- 17:00 arası kapanmasından şikayetçiyim, üstelik doğalgazlı bizimki , evde cocukla bütün gün evdesin düşünen yok, verdiğin onca aidat yakıt parası da cabası!

  5. Ne kendim için ne oğlum için kat kat annelerden olmadım hiç.Ayağı çıplak,beli açık grubundayım:)Ama söylediklerin benim çocukluğumun ve annemin aynısı, kuş kanadına kadar hem de:) ve bilinçaltımda bir yerlerde duruyor olmalı ki dün 5 aylık bebeği olan bi arkadaşımda ziyaretteydim,İstanbul da hava cidden mis, balkon kapısı açık,salonda kapının tam karşısında pusetinde bebek!Bana göre donuyor anasında tık yok:)gizli gizli ellerine burnuna çorabından açıkta kalan bacağına dokunuyorum soğuk işte!içim şişti de gıkımı çıkarmadım valla, kendimi dürttüm noluyor yaşlanıyormusun diye:)

  6. Annemin ve kayınvalidemin tüm ısrarlarına ve hediye gelen 10 un üzerindeki el örgüsü yeleğe rağmen uyanınca yelek giydirmedim çocuklarıma, hala da bilmezler yeleğin ne olduğunu:-)))

  7. Böyle kat kat giydirildiğimiz için çabucak üşüyoruz zaten…

  8. Merhaba Elif,
    Eller konusunda ufak ama önemli bir düzeltme yapmak isterim. Şimdilerde Amerika’ya yerleşmiş eski doktorumuz Kadir Tuğcu hep der ki “Çocuğun ellerinin veya ayaklarının değil vücudunun yani kapalı yerlerinin soğuk olması önemlidir. Eğer çocuğun giyimli yerleri sıcak fakat elleri soğuksa çocuğu çok giydirdiğiniz anlamına gelir. Çünkü vücut burada açık yerleri bir klima olarak kullanarak soğutma yapar.”
    Eller soğuksa hemen inceltiyorum oğlanın üstünü. Evimiz gece 17 gündüz 21 derece, daha hayatında yelek nedir bilmedi, uyku tulumu giymedi. Yaz-kış günde 2 kere yıkanır ve 15 dakika sonra bile sokağa çıkabilir. 23 aydır tek bir kez bile hasta olmadı. Sokakta kat kat giyinmiş çocuk gördükçe tüylerim diken diken oluyor.

    • Nihan, Derin’in elleri soğuk olduğunda üstü en fazla iki kat olmuş oluyor (badi artı bir t-shirt gibi). O yüzden yukarıda bahsettiğin klima olayı bizim için geçerli değil, biliyorum 🙂 Kendimden de bilirim, elim-ayağım soğuksa üşürüm, onlar ılıksa iyiyimdir. Ama dediğim gibi, bu benim düsturum, farklı anne-çocuk ikilileri için farklı olabilir 😉

      • Bende ensesinden içeri elimi sokuyorum. Sırtı sıcaksa sorun yok devam.
        Bizim doktorda bize, siz alinizi üşesindem hiç hasta oldunuz mu yada ağzınız açık diye demişti. Bizde sadece kulaklar ve bogazı koruma altında.. 🙂 Sırtıda ılık ya da sıcaksa, aynen devam. Bir de bu +1 kat durumunu bize de tembih etti. :))

    • Ben hiç bu açıdan bakmamıştım.Haklı olabilirsiniz.Bu söylediğinizi deneyeceğim.Benim de öyle oluyor bazen.İçim sıcaksa ellerim terliyor sonra hemen soğuyor

  9. Ben sanırım o anneanelerdenim,kaloriferlerimiz yanmıyor birkaç gündür ve ben resmen evde oğlumla kavga halindeyim.Ben ceket giydiriyorum,o çıkarıyor.Akşama kadar sürekli bir giy çıkar havası vardı.Ama normal zamanlarda oğluma sadece bir kat penye giydiriyorum,hatta ben ondan daha kalın giyiyorum.Nihayetinde oğlum benden hareketli ve terleyip hasta olma muhabbeti var.Banyo konusunda da biraz paranoyağım,banyo yapınca illaki birkaç saat dışarı çıkarmıyorum.Sanırım sınıfta kaldım:)

  10. Günaydın,
    Ben çok üşüyen bir anneyim. Yaşadığımız yer soğuk bir bölge değil ama kışın zaman zaman sert soğuklarla karşılaşıyoruz. İki kızımı da bebekken n tipik bir türk annesi olmadım. Şimdi büyüdüler rahatım, kendileri istemedikleri halde ne yelek, ne çorap ne şapka…
    benim kıstasım ense kökü, (burada Fransa’da öğrendim bunu daha bebeklerken , hemen oraya bakmak ya da dudaklarından anlamak) orada hafif bir serinlik hissedersem üzerlerine bir şey giymelerini öneriyorum. Eller, ayaklar ve burun üşümelerini zaten kendileri hissedecekleri yaştalar. Çok soğuklarda ise kat kat giyinip ısınma durumuna göre soyunmayı uyguluyoruz. Kızlarım benim gibi çok üşümesinler tek dileğim bu.

  11. benim kızımı da anneannesi büyüttüğünden, tüm maddeleri layığıyla yerine getiriyoruz. Ve maalesef beni de öyle alıştırmış. Sırtım biraz açılsa hayatta ısınamam. Yaz gelse de atlet külot rahat rahat gezse. Zira ne çamaşır bitiyor kışın, ne giyinme soyunma seremonisinin zorluğu.

  12. Tuba bozacioglu

    Ya ben uyaninca ustune bir sey giydirmekten yanayim aslinda, cunku ince bir penye-pamuklu tulumla yatiyor, e yatagin ici malum evin isisindan yuksek bir sicaklikta! Ya da tamamen ustunu degistiriyorum, ama daha kalktigi an onu zorlamamak icin ustune bir yelek 🙂 giydirip bir sure onun miss(bazen de terle karisik misss) kokusunu icime cekiyorum:)) bizim cok sevgili ama uzulerek soyluyorum ki eski doktorumuz hulya sonugurun bir ozlu sozunu paylasmak isterim; kisin siz ne giyiyorsaniz o, yazin sizden bir ince:)) evet bir ince, yani t-shirt giyiyorsak tabi cocugu ciplak birakin diye demedi, ama iyi bir vurguydu bence! Yazin da kosturuyorlar, bize geldiginden de sicak geliyor onlara, neyse, benden de herkesd gunaydinlar….

  13. Ay sormayin ayni dertten bende muzdaribim.40 gunluk bi bebegim var usutucem diye aklim cikiyo,devamli tepesinde el,burun kontrolu yapiyorum :S İyice sarmalamayinca uyuyamiyorda kendisi.Ama tabi benimde aklimda bebisi o kadarda hassas alistirmamak var.Sizce ne zaman baslamaliyim normal giydirmeye yada ortmeye?

    • işte Elif’in rahmetli anneannesi demiş ya çocuk 5 kilo olana kadar kuş kanadından üşür diye:)güzellikle büyütün bebeğinizi

  14. Günaydın,
    Anane, babane neyse de karışan yabancılar delirtici. Ben geçen gün sokakta oğlumun montunun kıvrık kollarını açıp ellerini kapatmaya çalışan kadının eline vuracaktım neredeyse!… Sadece eşimle arkasından yüksek sesle söylenmekle kaldık.
    Aslında bizim dr.un söylediğine göre el, ayak, burun normal olarak soğuk olabilirmiş. Enseye,sırtına eli sokup bakmalı, sıcaksa ok. değilse ince birşey.
    Bir de aslında üşütmek dediğimiz virüs kapmak olduğuna göre üşüse ne olur ki?:)

  15. Sadece annelermi 🙂 annem olmadigindan babam bu gorevi ustlendi torununu gordugunde ilk cumle bu bebegi usuteceksiniz di.artik oda pes etti 🙂
    G.antepte bizimle ayni istikamette yuruyen bi amca dondu ve uzerine battaniye ört demisti 🙂 yaniturk halki geneli boyleyiz galiba

  16. Çok istedim bebeğimi soğuğa alıştırmayı ama doğum yapınca ben de bir ‘Türk Annesi’ne dönüştüm. Genetik herhalde

  17. bende annemden nasibimi fazlasıyla aldım.kaloriferli evde çorapla yatırıyorum gece gündüz 1,5 yaşındaki oğlumu.bu düşünce tarzı değişir mi? bence zor çünkü üşüme korkusunu atalarımızın göçebe ruhuna dayandırıyorum ben..

  18. yazıyı anneme göndermek için can atıyorum ama tabii ki gelecek tepkiden korkuyorum desem yeterli herhalde 🙂

  19. aynı anneden bende de var bir tane. Yaşım 33 oldu, hala yelek giy muhabbetini yapıyor. Üstelik oğluma da aynısını yapıyor. Ben çok üşüyen bir insanım malesef. Oğlumun da aynı olmasını istemiyorum. Çocuk her hasta olduğunda da benim yüzümden oluyor nedense !! Parka çıkardığım için olmuştur, ayağı üşümüştür vs. Evimiz merkezi sistem, özellikle akşamları t-shirtle duruyoruz. Çocuk boncuk boncuk terlerken bile aman üşümesin diyen bir annem var 🙂
    Ben de üşüyüp üşümediğini ensesine bakarak anlıyorum.

  20. Benim annemin adi “yelekci nine”.
    Her gorustugumuzde ” bosuna oruluyor degil mi o yelekler?” der ve bir tane daha orer.
    Dun” kizima ( benim kizima:) mor cok yakisiyormus bak, bir tanede mor oriyim bari” dedi.
    Seni seviyorum annem. Benle beraber benim kizimi da cok onemsemeni cok seviyorum.
    Yelekci ninem benim….

  21. çok tanıdık geldi… :)))

  22. Ben sabah kalkinca (ya da aksam) pijamalarimla evde dolasirken (yani pijamali keyf yaparken, tv. önunde, ufak tefek hazirliklar surecinde vs.) herzaman uzerime sabahligimi giyerim. Bunu da son 15 yildir falan yapiyorum. (Universite’de yurt gunlerinden baslayip,ev hayati, hamilelik, lohusalik, gece emzirmeleri vs. vs.) derken devam ettirdigim bir aliskanlik. Hatta gun icinde giydigim terlikler (ceyo tarzi) olmasina ragmen yatak odasinda pufuduk-pantif (sleepers) tarzi yumusak terlikler giyerim. Oyle pijamalarla cam önune cikmak, kapi acmak vs. bence uygunsuz. Oyuzden guzel bir sabahlik (polar/penye/pazen turlerinde/pamuklu)edinmenizi tavisye ederim. Hem insanin uykudan sonra hem de öncesinde daha hos olmasina sebep hem de bizlerin uyku sonrasi terini aliyor/pijamamizi temiz tutuyor. vs. vs…).
    Oglusumunda 1 yasindan itibaren kucuk bir polar sabahligi var. (Bornozlar gibi). Ola ki (oldukcada sIK SIK) sabahlari “horozcuk gibi 4, 5, 6 da kalkarsa babasi ya da ben sabahliklarimizi giyip, elimizde “mini atistirmalik-sut/ekmek vs.” ile kendimizi TV. nin karsinsinda battaniye altinda bulabiliyoruz. Bebisi o cok erken saatte giydirmek istemiyorum, insallah uykusuna geri doner umudumuz oldugu icin. Eeee penye pijamalarlada dolasmayi sevmiyoruz. Yeri geliyor kapi caliniyor, pencere-balkon vs. onundeyiz. Yeleklerde maalesef cok hos ama pratik degiller. (Yani yikamaya vs. gelmiyor.) Yani hem kendinize hemde ufakliginiza birpolar/penye kaftan edinin. Biz boyle sabahliklarla ana-ogul/ baba-ogul kanepede kivrilip uyuyabiliyoruz da. Yani aslinda eski “anam-babam” usulu cocuk yetistirmelerden, kendimize bakmamizdan cok seyler ogrenebiliriz. Atlet (Unutmayalim ic camasiri hem yaz hem kis icin ter alip, emmesi acisindan da saglikli.) Amerika’da yalin ayak, sirti acik cocuklar tek tisortle gezebiliyorlar, ama onlar buzlu suda -soda-cola vs. de iciyorlar. Buz istemeyince garipseniyorsunuz. Yani herkesin bir yasam tarzi, dogrusu bildigi birsey var. Ama unutmayin cocuklar usutmekten ziyade terlemekten hastalaniyorlar. Ve ustune de bakteri/Virus kapildiginda ise vucut biraz daha savunmasiz kaliyor ve Nezle (sogukalginligi yerine) grip vs. gibi daha siddetli geciriliyor.

  23. Elifcim annelerimizin zamanında kalorifer yoktu,evlerde soba yakılırdı.Evler belki bu kadar korumalı değildi.Onların cocukluklarında camlar pimapen değildi.Tabi onların soğukla imtihanı daha zor olmuş ve şimdiki zamanın iklim ve yaşam standartlarına alışmamış ve önlemci olmuşlar.Onlara da hak vermek lazım bu açıdan.Bizi anlamalarını beklemiyorum o yüzden.Ben de senin tarzında yaklaşıyorum çocuğuma.Öyle astronot gibi giydirmiyorum evden çıkarırken.Banyo yaptıysa saçını iyice kuruttuktan sonra bereyle çıkarırım iyice giydiririm.sonrasına da karışmam artık.Kat kat kat giyince çocuk sinir oluyor valla.sinir olcağına nezle olsun daha iyi diyorum.anneler kızmayın bana:)))))))

  24. sanırım bu imtihandan sınıfta kalacak bir anneyim.Aslında bende nefret ediyorum kat kat giyinmekten ve giydirmekten ama ne yapayım yıllardır karasal iklimin en yoğun(hatta şiddetli) yaşandığı yerlerde yaşıyorum.evde oğlumu asla sıkmam çok ince ve rahattır,ama dışarı çıkarken kat kat giyiniriz.
    Tabi bu kat kat giydirme,gözünü açar açmaz yelek giydirme alışkanlığı da kayınvalidemden kalma.:) çocuğuna yelek giydirmeyen anne; anne olamaz…
    Bende yaklaşık 40 aydır anne olma yolunda çabalayıp duruyorum:))))))))

  25. Turkiye’de yasasaydik bilmem sinifi gecer miydik ama bir suredir Amerika’da yasadigimizdan artik o usutme korkusunu ustumuzden attik cok sukur 🙂
    Benim merak ettigim, Turkiye’de doktorlar ne diyor bu konuda acaba? Burda en az 5 degisik doktora sorduk, usutmeyle hasta olmak arasinda bir alaka olmadigini soyledi hepsi.
    Dogum yaptigimda Turkiye’den anneanne ve babaanne konu-komsudan hediye olarak ne getirdi dersiniz? En az 10 tane el orgusu yelek-hirka. Hic giyilmediler desem gerisini anlatmaya gerek yok sanirim…

  26. Esim Tugra dogmadan once “ben ogluma celikleme yapacagim, dogar dogmaz sokacagim buz gibi suya, hic usumeyecek” diyordu. 🙂 Gel gor ki isler oyle olmadi. Tugra icinde fanilasi ayaginda corabi olmadan gezmeyen bir cocuk. Gel gor ki ABD’deki cocuklara ve hatta bebeklere bakiyorum. Kisin pusetlerinde ayaklari ciplak geziyor, incecik bir enye ile dolaniyorlar, egildiklerinde belleri butlari aciliyor. Cocukluktan alisiyorlar sanirim, burda gencler de kisin ciscibil geziyor. Biz ayagimizda botla gezerken iki gunes gordu mu parmak arasi terlikleri giymiyorlar mi agzim acik seyrediyorum. Demem o ki bence cocukluktan alistirma ile ilgili. Cocukken ne kadar korur kollarsak oyle devam etmesi gerekiyor. Yoksa en ufacik bir ihmalde hemen hasta oluyor cocuklar. Biz Turk ekolunden devam ediyoruz 🙂

  27. Çocuğu dışarıda sıkı giydirme konusunda kayınvalidesinden tam not almış bir anne olarak Amerikalı annelerin çocukları penye ile gezdirme ısrarını anlamıyorum. Tamam ben bu işte sınıfta kalmış biri olabilirim; ama burada çocuklar hakikaten giydirilmiyor. Annesine “üşüdüm ne olur gidelim” diye yalvaran pek çok çocuk gördüm -evet üzerimdeki montu onlara giydiresim geldi -Amerikalı anne çocuğuna, zıpla, salıncağa bin, dedi -ben ve eşim şaşakaldık -Amerikalı çocuk oğlumun kalın hırkasına ve şapkasına hasretle baktı…vs. Lütfen bir Amerikalı anne bu durumu bize açıklasın 🙂
    Bu arada oğlumun kulaklarını ve ayaklarını korumaya daha çok özen gösteriyorum…

  28. Biz Amerikanin cok soguk bir bolgesinde yasiyoruz (-40 dereceyi gorduk). Dort yasindaki kizim haftanin dort gunu preschoola gidiyor. Bende Elife katiliyorum kotu hava yoktur kotu kiyafet vardir. Kizim her sabah kar pantalonunu ve de montunu giyiyor ve de her sabah okulda yaklasik 30 dakika disarida gonullerince oynuyorlar. Cok sukur hasta da olmuyor. Temiz hava cok iyi geliyor.

  29. Bu yazi tam vaktinde geldi. Ben de annemle kac gundur bunun kavgasini veriyorum. Annem Sinan’in ustune yelek giydir uyaninca, ayagina corap giydir tulumun icindeyken bile diyip duruyor. Ben de gerek yok, altina pantolon bile giymeden ciplak bacak battaniyeye saralim yeter diyorum. Acemi anne oldugumdan pek kaale alinmiyorum. Elif, seni ozledim bu arada. Bir de lohusa gunlugu mu yazsam ne?:)

  30. Evet geçen gün aynı şey benim de başıma geldi. Lapa lapa kar yağarken attım çocuğu pusetine üstünede rüzgarlığı çektim çıktık dışarı. Zaten sokakta tek tük insan var, onlar da fırtına çıkmış gibi evlerine yetişmeye çalışıyorlar 🙂 Her geçen “kızım üşür bu çocuk, hasta olur” dedi. “Bişey olmaz bişey olmaz, erkek adam, alışsın soğuğa” dedim. Bana üvey anneymişim gibim baktılar 🙂 Bi amcamda “boğulur bak, havasız kalır içerde” dedi. Rüzgarlıktaki hava deliklerini gösterdim, “olsun sen yinede eve götür” dedi :))

  31. Daha çocuk düşünmeye bile başlamadığımız günler…Annem -sağolsun- her telefonda; “Eee Annem napıyorsun?” diye sorduğumda; “Torunuma yelek örüyorum!” diye cevap verirdi. Böyle diye diye, ilk bebeğim Ceren doğduğunda gardrobunda yemin ediyorum en az 20 tane falan yelek vardı. Ki hırkaları saymıyorum bile!
    Şimdi sen bu annenin kızına, “Çocuklarına yelek giydirme…” diyorsun Elifcim..Kih kih gülüyorum okuduğumdan beri…Giydirmesem, “Emek emek yaptım ben onları…” nidaları çınlar kulaklarımda… 🙂 Hem Annemi bırak, evde büyük bir işbirlikçi var: Kocam!!! Çocuklar üşür diye haftada 2 kez kavga dövüş yıkıyorum, aile faciasına dönüşecek bu durum; korkuyorum. 😛
    Bu yazıyı yollasam birilerine, akşama evde niza çıkar mı??? 🙂

  32. ne güzel yazmışsınız….

  33. Ne kadar da güzel yazmışsıınız, tebrikler:)
    Anneme kızardım bende ama çocuğum olunca bende iyice paket gibi sarmalar oldum. Şimdi biraz soğuk olsun hasta oluyor. Ben hiç hasta olmam, annem de çok dikkat ederdi ama sokakta oynayabilen bi çocuktum ve sanırım bu sebepten dolayı herşeye alıştım, ama çocuğumun böyle bir imkanı yoktu. şimdi altunizadede bir yere yazdırdım hareket üssü diye, burada bizim çocukluğumuzun oyunlarını oynatıyorlar. kapalı ortam olsa bile çocuğum sosyalleşip enerjisini atabiliyor.

  34. Hatice Ciyanci

    Ata’nin benim gibi olmasini istemedigim icin hep kendimden bir kat eksik giydirdim, dolaptan cikan sutu, yogurdu isitmadim, ne zaman sogukta dondurma yesem bogazim sistigi icin kisin surekli dondurma yemesine izin verdim, kendi istegiyle hic sapka eldiven atki kullanmadi, evde hep ciplak ayakli gezdi. Cogu kez tepkiyle karsilasmama ve bazi engellemelere ragmen bir dizi uygulama sonunda su anda soguga benden daha dayanikli oldugunu biliyorum.