8 Yorum

Sevgi ve Osman’ın Hikâyesi

Sevgi ve Osman’ın Hikâyesi
6 Haziran 2010, Trabzon

Bir gün önce 35 hafta sonlanmıştı. Geriye ise 35 gün kalmıştı.

Tarih 06.06.2010 günlerden Pazar gece 03.30’da bir sıcaklık hissi ile uyandım. “Aşkım” dedim ama devamını getiremiyorum. Yatağı ıslatıyordum ve tutamıyordum. Suyun kesilmesi durunca uyandırdım kocamı. O benden daha heyecanlı. Yataktan fırladı, hemen pantalonunu giydi.  Ben ise sancımın olmadığını, sakin olması gerektiğini, bugün bu işin biteceğini söyleyerek sakinleştirmeye çalışıyorum.  Aklımı o anda meşgul eden tek şey ise 2 ay sonra 2 yaşına girecek Duru kızımı ne yapacağımdı. Kocam gecenin o vaktinde Duru’nun bakıcı ablasına mesaj atmış. Sabah mutlaka ama mutlaka gel diye (Hafta sonu olduğu için gelmiyor normalde).

Benim ara ara suyum gelmeye devam ediyordu. Bende banyoya girip ılık bir duş aldım. Sonra kızımın çantasını hazırladım. Oğluşun hastane çantasını ise cuma günü hazırlamıştım. Neredeyse bir buçuk senedir ütü yapmayan ben, oğluşun eşyalarını kendi ellerimle ütülemiş,  aynı akşam marketten yenidoğan bezi de alıp çantayı kapatmıştım. Malum oldu sanırım. Duru da erken geldiği için onun hastane çantasını ben hastaneye yattıktan sonra babası hazırlayıp getirmişti. Bu sefer hazırlıklıydım. Çantamızı aldık. Duru’yu amcasına bıraktık. Saat 04.35’te Trabzon Doğum Hastanesine vardık.

Acil girişinde yapılan vajinal muayenede 2 santim açıklık olduğu söylendi. Suyum geldiği içinde yatışımı yapacaklarını söylediler. Kocamda hastane korkusu vardır. O yüzden aldım çantalarımı yatışımı yaptırdım, doğumhaneye çıktım. 04.50’de doğumhanedeki NST’deydim. Kan verdim, bir sürü yere imza attım. Hemşire bir şey yiyip içmememi söyledi.  Saat 06.00 gibi 15 dakikada da bir gelen 30 ile 45 saniye arası süren adet sancısına benzer kasılmalarım başladı.

Doğumhane iki kısımdan oluşuyor: bir tarafı 2-3 kişilik doğumu bekleyenlerin kalacağı odalar ve NST odası, bir tarafta doğum salonları. Bu arada doğumevi o kadar sakin ki… Ne bağıran var ne de doğuran. Toplamda 3 bayanız doğumu bekleyen. Saat 07.54 açılmam 4 santim olmuş. 8’de doktor ve hemşirelerin nöbet değişimi var. Benim kasılmalarım biraz şiddetlendi ama beni rahatsız edecek boyuta ulaşmadı. Kasılma aralığım da 5 dakika civarında. Bir kez daha NST cihazına bağlanıyorum. Sancılarım rahatsızlık vermediği için NST’ye bağlanmak sıkıntı vermiyor. Hastaneye yattığımdan beri sık sık idrarımı yapmak için tuvalete gidiyorum. Sonradan öğrendiğim kadarıyla bu da iyi bir şeymiş.

Sabah 8’den sonra hasta sayısı artıyor, geleni de vajinal muayenesini yapıp NST cihazına bağlıyorlar. Saat 9’da yeni nöbetçi doktor geliyor. Benim açıklığım 5 santim olmuş. Saat 9’da kayınvalidem geliyor refakatçi olarak. Annem Nazilli’de. Ona da sabah 8’de haber veriyorum doğumumun başladığını. İlk otobüsle gelecek.

Doğumhaneye sabah 9’dan sonra 4 anne adayı daha geliyor. Gelen NST cihazına bağlanıyor haliyle, ben de arada kaynıyorum. Benim kasılmalarım artık rahatsız etmeye başladı. Ben de kitaplarda gördüğüm hareketleri yaparak kasılmaları atlatmaya çalışıyorum. Biri yatakta emekleme pozisyonu. Dirseklerimi yastığa dayayarak emekleme pozisyonu alıyorum. Ağızdan derin nefes alıp 3 kısa nefesle veriyorum. Arada ayağa kalkıp, ya duvardan ya da yataktan destek alarak atlatıyorum sancıları. Saat 11.05, koridora çıkıyorum. Ebe yan odada kalan bir gebeye bir şey veriyor. Bana da size de verildi mi diye soruyor. Öğrendiğime göre lavman denen bir şeymiş. Ben de hemşireye iyice sıkışmış hissim olduğunu söylüyorum. Hemen kontrole alayım diyor. Kontrolde 7 santim açıklık var.

Bundan sonrası ben doğum salonuna geçiyorum. Ebe damar yolu açıp serum takıyor. Sancın geldiğinde haber ver diyor. O anda şiddetli bir sancı ve şırıngayla damardan bir şey veriyor. Söylediğine göre doğumu hızlandıran bir şey. Adını hatırlamıyorum. Benim sancı aralığım dakikada bire iniyor. İkinci doğumum olduğu için ıkınmayı biliyorum bu sefer.

Ikınıyorum. Ve ebeden o güzel cümle geliyor. “Başı göründü.”  Doğum saati 11.23. Güler yüzlü ebe Atike Usta ve ben, güzel ve hızlı bir doğuma şahit oluyoruz. Hasta bakıcı ve bir başka ebe ise Atike Ebenin seslenmesi ile son dakikada geliyorlar salona. Ikınmalarda gözüm kapalıydı. Son anda ebe bana ıkınma demiş onu duymadığım için jilet kesiği gibi yırtılmam olmuş. 3 dikiş atıldı. Sanırım yırtılmanın ciddi olmamasından dolayı bu sefer dikişlerim hiç sıkıntı vermedi. Oğlum 2800 gr ve 50 santim 35+1 günlük olarak dünyaya geldi. Kızım Duru 36+3 gün 50 santim ve 2900’dü.

Pazartesi günü hastaneden çıktık. Duru evde annesini bekliyor. Annesi ona bebek ve kocaman bir at getirecek.

Artık 2 çocuklu bir anneyim. Çocuk sahibi olmak isteyenlere deneyimlerimden birkaç şey söyleyeyim. Her doğum, her hamilelik, her çocuk farklı. Doğumda doğru nefes alma, ıkınmayı bilme, sancılarda doğru pozisyonlara girmek çok önemli. Bunların bilinmesine rağmen, her kadının vücudu farklı. Pozitif olun, pozitif düşünün, sonuçta bir mucize sizi bekliyor.

Son olarak hikayemde adı geçen Atike Ebe’ye ve nöbetçi doktor Onur Bey’e çok teşekkür ediyorum. İkisi de pozitif enerji saçan çok değerli insanlar. O gün orada olan bütün herkes o enerjiyi aldı.

8 yorum

  1. Keyifle okudum,
    saglıkla büyüsünler insallah.

    • Hepimizin çocukları sağlıkla büyüsün inşallah. Bu temenniye şu soğuk günlerde daha çok ihtiyaç oluyor sanki.

  2. Oğlunuz ne kadar da size benziyor. Maşallah iki bebişinize de. Sağlıkla büyütmenizi dilerim 🙂

  3. Allah sağlıklı uzun ömürler versin hepimizin çocuklarına son paragraf ilgimi çekti benimde bende kızımı normal doğumla dünyaya getirdim ama doğru nefes tekniği nedir hala bilmiyorum bana kızım çok yardımcı olmuştu açılmalarım erken başlayıp sancılarım 2 haftaya yayıldığı için gerçek doğum sancısını 4 saat gibi bir süre çekmiş oldum bu sayede kolay bir doğum gerçekleştirdim.Doğumumla ilgili sadece annemin doğum sırasında elimi tutup sancı geldiğinde tüm gücünle nefesini tutarak it dediğini ve son 1 saatide yürüyerek geçirdiğimi biliyorum sanki hızlanmasını sağladı bunlar ama sonrasındada hiç araştırma yapmadım gerek kalmadığı için, öncesindede yatmam gerekiyordu zaten.Blogcu anne belki bu konuyada değinirsin doğum öncesi egzersizleri, hazırlık kursları deneyimlerini falan paylaşmak isteyenler olursa süper olur.Herkesin yaşadığı şehirde böyle kurslar yok ve benim gibi ikinci bebeği düşünenler yada hamilelere ışık tutar.Doğum sancıları sırasında ne yapılmalı ne yapılmamalı….

  4. Nerdeyse aynı benim doğum hikayem :)gerçekten sakinlik bu işin püf noktası benimde ilk doğumum olmasına rağmen kolay bi doğumdu.yani 7 8 cm açılma olana kadar ki kısmı gerçekten abartılacak bişey değil taki serumla doğumu hızlandırmak için verilen suni sancı kısmına kadar oda zaten 5 bilemedin 7 8 dakika sürüyor.bakalım 26 hafatalık hamileyim yine inş. kolay ve sağlıklı bir doğum yaparım yine…:)

  5. Tuğba YILDIZ

    Geçmişler olsun.. benim suyum ve sancım gece 1.30 da geldı Fakat sabaha kadar acılma olmadı ve canım cok acıdı(tabıkı herkezın vucudu farklı).gece geçmek bilmedi.Dogum sancısını gordukten sonra baska canımı bu kadar ne acıtır dıye düşündüm.sabah saat 9 gıbı sunı sancı verıldı.10.15 de kızım dunyaya geldi.sancıların şiddetli olmasını ben çatımın darlıgına bagladım.Bazen 2.çocugum olursa sezeryan mı tercıh etsem dıyorum 🙂