24 Yorum

Doğumda Kadın Hakları

Dün bir haber okudum, kan beynime sıçradı.

iVillage Türkiye’nin Twitter’dan “Şimdi böyle doğum moda” şeklinde duyurduğu “Yeni Moda ‘Natürel Doğum'” haberi resmen sinirlerimi hoplattı. Haberin sunumundan daha da kötü olan bir şey varsa, o da makalenin içinde adı geçen doktorun şu ifadesiydi:

Op. Dr. … günümüzde “Naturel Doğum”un mümkün olduğunu söyleyerek bu doğum şekli hakkında bilgi verdi.

“Günümüzde Naturel Doğum mümkün” ne demek, Allah aşkına? Öncelikle neden NATUREL de, DOĞAL değil? Yoğurt mu bu?! Ve GÜNÜMÜZDE MÜMKÜN ne demek? Kadınlar yüzyıllar öncesinde süpersonik aygıtlar eşliğinde doğuruyordu da, şimdi, 2012 senesinde mi doğal doğum yapmak mümkün oldu?

Birçok anne adayı, doğum yöntemleri arasında tercihini sezaryen yerine normal doğumdan yana kullanıyormuş da… Çünkü anneler artık doğumu, mümkün olan en doğal haliyle yaşamak istiyormuş da… Peki, “Normal Doğum” en doğal doğum şekli miymiş?

Gerçekten pes…

Türkiye’de doğum -en azından büyük şehirlerde- doğal bir olay olmaktan çıkıp, derslerle hazırlanılması gereken, 5-yıldızlı otel ayarındaki hastanelerde gerçekleşebilen bir olay haline geldi. Sanki kadın bedeni kendi kendine doğum yapmaya programlanmamış da, “günümüzde naturel doğum mümkün” diyen doktorlar sayesinde bu mümkün olabiliyormuş gibi.

Bu ve bunun gibi bakış açıları yüzünden Doğumda Kadın Hakları diye bir kavram çıktı ortaya. Ve işte bu yüzden de DOĞANA var artık: Doğumda Kadın Hakları Derneği.

Aralarında DO-UM’dan tanıdığımız Başak Kutlu Atay ve Nur Sakallı’nın da bulunduğu, doktorlar, ebeler, dulalar, doğum eğitmenleri gibi kadınların oluşturduğu DOĞANA, “doğum ve doğum sonrası koşulların kadın ve bebeğe saygılı olacak şekilde iyileştirilmesi ve doğal doğum imkanlarının geliştirilmesi”ni amaçlıyor. Tüzüğüyle, kurucularıyla, vizyonuyla artık tüzel bir kişilik olan bu derneğin (henüz geliştirilme aşamasında da olsa) web sitesi de, konuyla ilgili bilgi almak isteyenlere önemli kaynaklar sunuyor.

DOĞANA’yı web sitesinden ve Twitter hesabından takip edebilir, Facebook grubundaki tartışmalara katılabilir, gönüllü olarak yardım edebileceğiniz konuları öğrenebilirsiniz.

Doğumda Kadın Hakları… Bu kadar doğal bir hak için savaşmak eşyanın tabiatına aykırı, ama “naturel doğum artık mümkün” denilen bir dünyada başka çare kalmıyor maalesef…

Son sözüm doğal doğumu bir “doğum yöntemi”, ve en nihayetinde de bir “moda akımı” olarak takdim edenlere:

Doğal doğum bir doğum yöntemi değildir. Bir moda akımı hiç değildir. Doğal doğum, doğumdur. Doğumun kendisidir.

Teşekkürler, iyi günler.

24 yorum

  1. Ne enteresan doğamız bize 2012 yılında moda olarak geri dönüyor…:) hamileyken nasıl doğurucan diyenlere şaşırıyordum, bunun tartışılması bile manasız gelirdi önceden heygidi :)))

  2. afedersiniz ama çüş demek istiyorum artık bu insanlara 🙂

  3. Doğum konusunda o kadar yanlış yönlendiren op. dr’lar var ki. Tarih/gün beğenip o gün doğuma gidenler çevremde öyle çok ki.
    Sonuç: doğumu algılayamayan kadın bedeni, gelmeyen süt, aç kalan yenidoğan, dayatılan mama, bebeğin memeyi ve sütü reddetmesi, bir sürü dikiş, oradaki kasların kesi sonucu zayıflaması…
    Hal böyle olunca “naturel doğum” diye abuk sabuk sıfatlar önüne ekleniyor ve “moda” oluyor. Asıl “burcu Kova olsun, yaşgünü 14 Şubat olsun” şeklinde noktalara varabilen “seçmeli sezaryen” yapay modasına bir son verilmeli.
    Vücudun yapısı, bebeğin aldığı pozisyon, doğum/sancı akışıdır doğum sürecini belirleyen. Bir komplikasyon olmadığı sürece yurtsışında kesinlikle sezaryene girişilmez.
    Bunun tersi de var; komplikasyon varlığında normal doğumda ısrar eden op. dr’lar da var. Bu da yanlış. Sonuç: bebekte forseps yanıkları, kırık kaburgalar.

    En güzeli sürecin Allah’ın öngördüğü gibi işlemesi ve normal bir şekilde doğuma gitme arzusu. Gerisi Allah kerim.
    Önemli olan sürece göre doğru karar almak.
    Bu konuya dikkat çektiğiniz için teşekkürler.

  4. Genelde anne adayları doğumdan korkuyor diye söyleniyor ama ben ısrarla normal doğum yapmak istiyorum desem de, ilk çocuğum da da sancım yoktu, hem ilk çocuğum daha kiloluydu, bunu da doğurabilirim diye çırpınsam da doktorun dediği şu oldu. ”Ben camdan atladım, bir şey olmadı. Sen de atlayacakmısın.?Çocuğuna bir şey olursa ben karışmam! Bir anne olarak karar vermek çok zordu. Bir şey olursa, bunun mesuliyetini taşımak çok ağır olurdu. Sonunda oğlum 3600g doğunca, neyse sürmaturasyon yazalım dediler.(Gün geçmesi) Evet, doğumda kadın hakları önemli. Sanırım buna insan haklarını da eklemek gerekiyor. Doğum yapan kadına davranışlar da çok önemli!!!!
    http://miniklerveanneleri.wordpress.com/

    • Durumunuzu detayıylas bilmeden yanlış yorum yapmak istemem. Ama ben bundan 35 sene önce 3600 kiloyla normal yolla doğmuşum. Ben hamileyken bazı kontrolleri orada bulunduğum için yaptırdığım ülkede bebeğin kilosu ultrasonda 3900 görünüyordu (bu kilonun çok altında doğdu, ama o zaman görünen oydu). Kimse bana normal doğum yapamazsın demedi, hatta ben bu kiloyu duyup tereddüt edince “Bu bir engel değil” diye ısrarla belirttiler.
      Sizin hikayeniz bazı doktorların nasıl da anne adaylarının hassas psikolojilerinden yararlanabildiğine iyi bir örnek. Elbette size böyle söyleyen bir doktora karşı siz “Bana ne, ben camdan atlayacağım” diyemezdiniz. Mesele tam da bu zaten. Doktorun anne adaylarını yanlış bilgilendirerek ve korkutarak sezaryana yöneltmesi. Yoksa size “Sancınız yoksa 42. haftaya kadar bekleyebiliriz. O zamana kadar bebeğe şans tanımak lazım. 3600 de çok fazla bir kilo değil” de diyebilirdi başka bir doktor…

      • Evet, sorun anne adayının durumundan yararlanılması. Birinci çocuğumu 3800g olarak normal doğurdum. İkincisinde böyle davranılması, ve sürekli daha ne bekleyeceksiniz. Ben ısrar ettikçe ”Siz bilirsiniz niyetiniz herhalde 12 ay hamile dolaşmak ”gibi cümleler kullanması psikolojik baskı yapmıştı üzerimde. Bir süre sonra da artık kurtulayım diyorsunuz. Başka doktorlara sorsak da bu defa acaba hangisi haklı diye bir şüpheye düşüyor insan. O doktora inanmadık buna niye inanalım gibi sorular başlıyor beyninizde. Söz konusu olan çocuğum olduğu için onların kararına uymaktan başka çarem kalmamıştı.

        • Ben de 39.hafta basında sezaryanla doğum yaptım. Doktor kasılmalarınız başlamış dedi ama ben hiçbirşey hissetmiyordum. Çatınız dar normal doğum yapamazsınız kanala girerse problem olur dendiği için kabul etmek zorunda kaldım. Kaldı ki doğum 1 hafta sonra olsa özel sigortam yenileneceği için 4500 tl doğum parasını cebimden de vermeyecektim ama insan o anda korkuyor işte ve güvenmek zorunda kalıyor.

  5. Haber görünümlü reklam yapmaya çalışılmış. Ürünün ismi azıcık değiştirilmiş, eski üründen bihaberMİŞ GİBİ yapılarak, yerine yeniden aynı ürün kurnazlıkla (ki kurnazlık asla akıllık değildir) pazarlanmaya çalışılmış. Bu yapılırken hedef kitleyi ne kadar aşağıladıklarının farkındadırlar üstelik. Hedef kitlenin kendine yapılan bu kötü muameleyi de sizlerin sayesinde farketmesi hızlanacak. Teşekkürler.

  6. Hastayım bu tip yazılarına 🙂 şahane yazmışsın, özellikle sonuna bayıldım 🙂

  7. Bende normal dogum yaptıgım hastanede Dr.lar hemşireler tarafından çok garipsenmistim. “Nasıl yani normal mı doğurdun? “diyorlardı. Yanlış birsey yapmış gibi hissettim bı anda:) artık Sezeryan normal birseymis normal dogum acaip birseymis gibi algılanıyor!

  8. gerçekten rahatsız edici. ve bana kalırsa tamamen pazarlama taktiği… büyük şehirlerde orta-üst ve üst sınıf kadınlara doğum üzerinden yeni bir tüketim alanı yaratmaya (ya da zaten oluşmuş olanı genişletmeye) yönelik bir altyapı oluşturuluyor bir süredir. bunun arkasından gelsin 5 yıldızlı hastane otellerde daha fazla ücretli doğal doğum seminerleri, kursları; “hamile yogalarını da artıralım, hastanelerde doğal doğuma uygun odaların sayısını artırıp bunları pazarlayalım” vs. vs… örneğin, beni doğal doğum tanımlaması (ya da yaratılan bu yapay akım) üzerinden bazı doktorların daha fazla prim yapıp, daha fazla muayene ücreti alan doktorlar haline gelmesi de bu nedenle rahatsız ediyor.
    maalesef bu sistem böyle işliyor. bir dönem sezeryan için pazarlama taktikleri ortadaydı, şimdi zaten yüzyıllardır olagelen birşeyi nasıl satın alınabilir bir metaya çevirebiliriz kaygısı ortada. aynen suları toprakları kirletip, tohumları bozup, sonra da asıl olması gereken doğal tarım ve doğal/ekolojik ürünleri belli bir sınıfın erişebileceği birer metaya çevirmek gibi bu da… kent insanının kendine ve doğaya yabancılaşmasının üst noktası bu olsa gerek…

  9. yüzyıllarca kadınlar doğum yapmış birşey olmamış şimdi bu yüzyılların geleneği “olağandışı” olarak sunularak “prenses” gibi büyütülen ve “ay ben doğum “sancısı” çekemem” – diyenler için müthiş bir ürün işte -“naturel doğum” bence..

    Blogcuanne “kadının bedeni kendi kendine doğum yapmaya programlanmamış” – demişsin ya. Bence de kadınların beyinleri önce doğal doğum sancısı “çok kötü, yapamazsın, tehlikeli” diye korkutarak progamlandı :), şimdi de “naturel doğum” yapabilirsin diye programlanıyor.

  10. Kesinlikle katiliyorum. Ne kadar sacma. Turkiyede cok uzun zamandir hic normal dogum yapan birini duymadim tanidiklarim arasinda. Sanirim doktorlar dogumu saatlerce beklemeye usendiklerinden ismarlama sezaryan ile dogum yaptiriyorlar. Bir de yukarida yorum yapan Guner hanima oldugu gibi korkutuyorlar ki seni normal dogum diye israr edeme. Ben Ingilterede yasiyorum, burada dogum yaptim 1 sene evvel ogluma. 40+2. haftada suni sanci ile dogum yaptim. 14 gun gecikmis olmasina ragmen dogum kimse beni korkutmadi burda. Turkiyedeki tanidik ve akrabalar korkuttu aksine. Dogum sirasinda bazi badireler atlatmis olsak bile doktorlar sezaryan yapmadi ve oglum sapasaglam dogdu. Sezaryan zaten dogum sekli degil bence, bir ameliyat. Butun anne adaylarina istedikleri sekilde hayirlisi ile saglikli dogumlar dilerim.

  11. “Doğal doğum bir doğum yöntemi değildir. Bir moda akımı hiç değildir. Doğal doğum, doğumdur. Doğumun kendisidir.” Başka söze gerek yok! Bence sezeryan bir doğum yöntemi değildir; zaruri durumlarda anneyi ve bebeği kurtarmak için yapılan bir ameliyattır.

    Doktorum son ana kadar yorum ve yönlendirme yapmamıştı. Oğlum doğduktan sonra “kadınlar neden normal doğum yapmak ister ki! anlamıyorum!” diye yorum yapınca 2 şey düşündüm: 1- Bu hastanede genelde sezeryan yapılıyor, ben ekstra bir talepte bulunmuştum. (zaten hastanede doğumhane yok, ameliyathane var!) 2- karşısında acı çeken bir kadın görmeye yüreği dayanmıyor! 🙂 Yine de yorumunu doğum sonrasına sakladığı, çevremdeki diğer hekimler gibi “normal doğum yapamazsın sezeryan ile alalım!” şeklinde bir yönlendirme yapmadığı ve başı biraz büyükçe olan oğluma normal doğum ile kavuşabileceğime olan inancıma saygı duyduğu içinde kendisine teşekkür ederim. 🙂

  12. normal doğum yapmayı deliler gibi merak edip istediğim halde, sevgili prof(!) doktorumuzun ikna çabaları ve oğlumun da 39. haftaya kadar doğum pozisyonu almaması sonucunda sezaryenle dünyaya getirdim bebeğimi. genel anestezi altında… gözyaşları ve ağrılar eşliğinde uyanarak… sezaryen sonrası yaşanabilecek pek çok sıkıntıyı yaşayarak… neyse ki sütüm hemen geldi de o sorunu bari yaşamadım. doğumun ertesi günü saat 17 olmadan apar topar hastaneden nasıl kaçtığımı tahmin edersiniz. ve artık ssvd arzulayan bir kadınım eğer ki ikinciye karar verip de yaparsam…

  13. Elif’cigim,

    Bu makalenin yazari eminim cocugu bile olmayan erkek bir kose yazaridir. Malesef internette surekli yeni icerik uretmek zorunda olmanin yan etkileri maalesef. Op. Dr. umuz da erkek. Kadin dogumcu doktorlarin sayisi daha fazla olsa, hamile kadinlari karpuz gibi kesmekten imtina ederler diye dusunuyorum. Erkekleri parmakla gosterip cinsiyet ayrimciligi yapmis gibi oluyor, eminim gozunu kirpmadan sezeryan yapalim bak oyle daha rahat olur diyen kadin doktorlar da vardir ama yine de fiziken bunun nasil birsey oldugunu idrak edebilen, empati kurabilen doktorlarin sayisi artsa bu abuk subukluklar azalir. Yanlis mi dusunuyorum?

    • Sevgili pratik anne, 2008de benimle aynı tarihlerde doğuma hazırlanan arkadaşım 2.bebeğini bekliyordu. İlki 6-7 yaşlarına ulaşmıştı. O zaman ki erkek doktoru “sen çok heyecanlanıyorsun, normal doğumu kaldıramazsın!” diyerek sezeryana almış. 2.çocuğunun doktoru ise bayandı. Birkaç yerde 5-6 yıldan sonra yapılacak 2.doğum, ilki sezeryan bile olsa, normal yapılabilir diye okumuştum. Arkadaşıma da bu konuda fikir vermiştim. Doktoru onu “normali kaldıramayacağına” o kadar inandırmış ki, aklından geçirmesi bile zor oldu ama en azından düşündürttüm. Bayan olan 2.doktoruna gittiğinde ise “ben de 2 çocuğumu sezeryan ile dünyaya getirdim, seninkini de öyle yapalım! rahat olur.” diyerek sezeryana ikna etmesi hiç zor olmadı. Doktorun bu kararı vermesinde doktorluğundan çok muhafazakar kimliği devreye girmiş de olabilir, ancak bayan doktorlar “bile” sezeryana yönlendiriyor.
      Hem daha pahalı bir uygulama olmasından dolayı amaç bütünüyle “duygusal” da olabilir. Tabi saatlerce beklemek zorunda kalmıyorlar ve haftasonuna ya da gece yarısına denk gelme ihtimalini ortadan kaldırıyorlar. Bazıları ise bu şekilde çocuk sahibi olmayı da daha medeni buluyor.. Ne denli soyutlamaya çalışsak da doğanın bir parçası olduğumuzu hatırladığımızda işler biraz daha kolay olur belkide 🙂

  14. Kadını güçsüz ,çaresiz , yönlendirmesiyle istediği gibi şekil verdirebileceğini zanneden zihniyet işte.Kadının en hassas olduğu konuda yani çocuğunun sağlığı konusunda endişelendirerek yapılan dayatmalar.Konuşulmalı bu konu çok konuşulmalı ki normal olandan nasıl uzaklaştırıldığımızı kavrayabilelim.

  15. Bence Turkiye’deki bu durumun asil kaynagi saglik sistemi ve kulturu. Ben Ingiltere’de yasiyorum. Burada hamilelikten doguma sizi tek bir doktor takip etmiyor. Hatta hamileliginizde sorun yoksa doktoru gormuyorsunuz bile; rutin kontrollerinizi ebeler yapiyor. Ultrasona da normal sartlarda sadece 2 kere giriyorsunuz hamilelik boyunca. Butun bunlar devlet tarafindan calisan calismayan herkese saglaniyor saglik sigortasi kapsaminda. Asil onemlisi, dogum icin hastaneye gittiginizde hamilelikte ve dogumda sorun yoksa isterseniz ebe isterseniz doktor dogurtuyor sizi. Tabii nobetci ebe veya doktor kimse. Ya da dogum uzun surerse sizinle ilgilenen ebeler, doktorlar da degisiyor. Turkiye’de neden tek bir doktor diye israr ediliyor? Neden dogum icin hastaneye gittigimizde nobetci doktor kimse o olamiyor dogum doktoru? Neden guvenemiyoruz o anda gorevli doktorlara? Hesap verebilirlik, acik tanimli ve uyulan kurallar olursa, dogumu herhangi bir kadin dogumcu yaptirabilir diye dusunuyorum. Zaten, Elif’in de dedigi gibi, dogum dogal birsey; normalen doktora ihtiyacimiz yok. Doktor orada ters giden birsey olursa mudahele etmek icin var (ben Ingiltere’de acil sezeryan ile dogum yaptim cunku suyum geldi ama sancim yoktu, suyumun rengi yesildi -bebek kakasini yapmisti iceride-, bunun uzerine suni sanci verdiler ama acilmam pek olmadi ve bebegin kalp atislari anormallikler gostermeye baslamisti).

  16. sinem şamlı

    Kesip biçmek doktorlara daha kolay geliyor artık.Saatlerce doğumhanede uğraşmaktansa yarım saat içinde kesip çocuğu çıkarmak ve plasentayı temizleyip kesmek işlerine geliyor bence.Daha sonra olacaklardan habersiz anne de sancı çekmeyeceğini zannediyor ama işin rengi öyle değil işte.Ben sezeryandan sonra 1,5hafta ağrı çektim rahat oturamadım.Sütün geç geç geldiğinden bebeğimle aramdaki bağı hemen kuramadım annelik ve emzirme duygularımda ve beraberinde hormonlarımda dengesizlikler oluştu ve doğum sonrası depresyonu hormon düzensizliği nedeniyle yaşadım.Daha doğrusu çocuğumla birlikte yaşadık.Normal doğum olsaydı hemen sütüm gelecekti ama ben hiç sancı çekmeden gidince ne süt geldi ne bebek doydu ne ben mutlu oldum ne de bebeğim.Çok meşakkatli geçen 3 ay içinde bebek düzenli ememeyince ve süt pompası da yetmeyince oluşan bezeler ve beraberinde gelen yüksek ve uzun süreli ateş sobrasında rahimde kalan pıhtılar yüzünden oluşan kistler ve fazla miktarda kanamalı geçen 3 ay.Sezeryanla doğum yapan ya da yapacak olan hanımların başına gelebilir de gelmeyebilir de.Ben böyle tecrübeler yaşadım ve kimsenin de yaşamasını istemem.

  17. Ebelere neoldu?

    Her ne kadar binlerce yilldir kadinlar vajinal dogum yapmis olsalarda bugunlerde “Normal-Naturel Dogum Akiminin” modasinin baslamasina bir noktaya kadar katiliyorum.
    1) Son 10-15 yildir belki de 20 yildir , insanlarin ekonomi gucune bagli olarak artan -hatta rutinlesen Jinekolog, Uzman Dr. kontrolleri, nerdeyse her haftada yapilan ultrason göstergeleri, 3D’ler vs. vs. ile özel hastanelerde -kliniklerde gozleri boyanan anne adaylarida agizlari acik bir sekilde Dr. (hanim ya da bey) ne derse hemen inanmaya baslamislardi. Ilerleyen annelik yasi, calisan annelerin -babalarin izin /tatil planlamasi vs. derken “tarihi belirlenmis sezeryanlar” kabul gormeye basladi. Baska bir sebepte anne adaylari galiba bir de sehir yasaminda acaba suyun gelirde birden bire Istanbul trafiginde yetisemezsin, ambulans gelmez, hastande sira olur, yer bulunmaz vs. diye kaygilandiriliyormus.
    Ote yandan anne adaylari “ilaki de kendi dogum kontrollerimi yapan dr. ile doguma gircem, baskasi olmaz saplantisindalar. (Burdan simdi soruyorum, kim surekli kontrollerini yapan dr. ile doguma kendi inisiyatifi disinda sadece kosullar oyle oldugu icin girmek zorunda kaldi ve bunun kendine dert etmedi.)
    Benzer bir sekilde aranizda kaciniz acaba “sadece Ebelerle doguma girmeyi kabul eder?”. (Komplikasyonlu hamile kadinlardan bahsetmiyorum.) Eskiden bol sicak su, havlu, vs. komsu es-dost destegi ve ebelerle evde dogum yapiliyormus. (Sanirim tasrada -özel kliniklerin olmadigi yerlerde de boyle dogumlar daha yaygin.).
    Kimin annesi evde buna benzer sekilde dogum yapmis? Simdiki sistem “EBEleri öldurdu, kadin dogumcularida paragoz, randevu sistemi ile calisan sezeryancilar yapti. Yalan mi? 1 Jinekologun kac hastasi ve kac hamilesi var? Buna bir bakin.

    Baska bir sorum da : Ebeler vardiyali calisiyorlar. Sabahci, oglenci, gececi, vs. hanginiz acaba 12 saatten daha fazla surecek bir doguma baska bir ebeyle 1.cm acilmada baslayip, baska bir ebe ile 5 cm. de devam ve 10 cm. dogurmayi kabul ediyor?

    Hanginiz tasradaki bir devlet hastanesinin, sigorta hastanesinin buzgibi – hasta olmayan insani bile hasta edecek yapidaki odalarinda, acilar icinde bagiran diger anne adaylari ile odasini paylasipta dogum yapmayi kabul ediyor. (Hemen hemen herkes odasina mavi-pembe balonlar suslensin, hosgeldin yazilari yazsin vs. diye hastane ile anlasmaya girip, bununda parasini vermiyor mu? Bir anne dogumum erken oldu da hosgeldin balonlarimi asmadilar, resim cekemedik diye hastane hakkinda ki memnuniyetsizligini blogunda paylasmisti. Pardon ama sadece “yuh size”. Benzer bir sekilde kim bebegi ile ilk tanisma resminde saci basi daginik, makyajsiz resmini cekip aile albumune koymayi göze alabiliyor.
    Yani bu sorulara ve kaygilara cevabiniza gore Turkiye de tekrar ebelik sistemi baslar ve jinekologlarda sadece rutin kontrolleri yaparlarsa vajinal doguma tekrar geri donus yasanir. Yoksa bu yeni moda olan “Naturel Dogum, -Dulalar , Yogalar, Aerobikler, pilates toplari, akupunkturlar vs. vs. Ebru Salli gibi metodlar paragoz Dr. larin yeni oyunlarindan baska birsey degil. Baktilar gorduler ki “yurtdisinda vajinal dogum, yoga vs. “modasi” var aman hemen bizde ithal edelim gec kalmayalim, ustunede nasil para kazaniriz diye yapilan hastane marketciligidir.” Oyuzden Naturel dogum ne yazik ki moda oldu ve gunumuzde de mumkun diye pazarlama yapmak mumkun.

    Vajinal ya da ameliyatli dogum yapabilmeyi secmek herkesin kendi karari olsun diyorum. Birini birinden ustun gormek, sezeryan yapan anneyede yanlis yaptin, baskisi kurmak olmasin bence. Yol gosterilir, fikir verilir, olasiliklar anlatirli ama sonucta her anne kendi seciminden sorumludur.

  18. Dogurtmak bir sanat ve tecrube isi diye dusunuyorum. Ve ayni zamanda da bir takim calismasi. Cunku bir dogum bazen gunlerce surebilir. Ilk dogumum 3.5 gun surdu ve bunun 3 gununu, 4 kez hastaneye gitmeme ragmen, yeterli aciklik olmadigi icin geri gonderilmem sebebiyle evde sancidan kivranarak gecirdim.

    Ikinci dogumumda tam 3 vardiya degisti. Beraberinde ebeler, ebelerin sefleri, doktorlar ve anestezi uzmani da.. Turkiye’deki gibi tek doktorla olacak is degil dogal dogum.

    http://annevebebisi.blogspot.co.uk/2012/03/dogum.html

    Ikinci bebe, rahim ici gelisim geriligi sebebiyle 36. hafta basinda suni sanci ile ve 1700 gram olarak, normal dogumla geldi. Turkiye’de boyle bir doguma cesaret edecek doktor var midir? Hic sanmiyorum. Oysa yillarin tecrubesi, dogum esnasinda cok cok titiz gozlem, kontrol ve.. cok sukur saglikla dogan bir bebe..

    Dogum, normalde bir kadinin kendi kendine yapabilecegi bir sey. Ebenin aslinda tek isi; disari cikan bebegi tutmak :))