13 Yorum

Babacık Hediye Almış mı?

Gökçe’nin Gebelik Günlüğü‘ne bu haftalık ara veriyoruz. Yerine, daha önce Baba Sersemliği yazısını bizimle paylaşan Gökhan Deniz Dinçer’i konuk ediyoruz.

***

BABACIK HEDİYE ALMIŞ MI?

Önceki yazıma gelen beğeniler, yorumlar ve yapıcı eleştiriler için teşekkür ederim. Hevesim kırılsaydı yeni yazımı yazıp göndermeyi düşünmezdim.Yeni yazım tartışmaya açık bir yazı. Sizin yaşadıklarınızı ve benzer sorunlara karşı tutumunuzu merak ediyorum. Paylaşımlarınız için teşekkür ederim.

—————————–

İşi nedeniyle çok sık olmasa da şehir dışına seyahat etmesi gereken bir çok babadan biriyim. Her sabah kızımı bırakıp işe gitmek o kadar zorken 3-5 günlük ayrılıklar inanın benim için çok daha üzücü olabiliyor. Kızım henüz 17 aylık olduğu için yaşadığımız bu ayrılıkların ilk günlerinde beni aradığını fakat birkaç gün içinde duruma uyum sağlayabildiğini düşünüyorum. Ta ki bu 5 günün sonunda beni tekrar görene kadar. İşte o karşılaşma anında çocukların takınabileceği farklı durumlar söz konusu. Bunlardan biri de babaya sırt çevirme, küsme. Özlem içinde yavrusuna – 🙂 – sarılmayı bekleyen bir babanın bu duruma düşmesi çok acı olabiliyor.

Neyse ki henüz ben böyle bir durumla karşılaşmadım. Acaba seyahat dönüşlerimde yanımda eve giriş vizesi olarak götürdüğüm hediyeler sayesinde mi? Yoksa hediye paketini birlikte açmamız ve aldığım hediyenin her santimetrekaresini tek tek göstererek açıklamalar yapmam sayesinde birlikte geçirilen o süre olumsuz bir takım duygu ve düşünceleri bastırıyor olabilir mi?

Bunun yanısıra hediyenin değerli olabilmesi için sık sık alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu bir hediye alma alışkanlığına dönüştüğünde beklenti ve doyumsuzluk doğurabilmektedir. O yüzden bunu da dengede tutmak gerekmektedir.

Çocuklara sık hediye almanın zararlarıyla ilgili olarak bir psikologun görüşlerini aktarmak istiyorum.

Malatya Devlet Hastanesi’nden Psikolog İzzet Güllü; “Çocukları hediyeye boğmak anlamına gelebilecek davranışlar bir doyumsuzluk hali oluşturmaktadır. Bu sorun, zamanla yapısal bir sorun haline gelmektedir. İlgide azalma, yoğunlaşmada sorun yaşama, dikkatte kolayca kayma, bir şeyle ilgilenirken aynı anda başka şeyi de düşünme (zihin dağınıklığı, çatallı düşünce) türü sorunlara neden olabiliyor.” diye konuştu. Güllü, bu hatalı yaklaşımların çocukta ‘sabırsızlık, çabucak kızma, ani duygusal değişkenlikte artış, tatminsizlik, öfke hatta şiddete yatkınlık’ gibi negatif kişilik özelliklerinin edinilmesinde ciddi rol oynadığını aktardı. (http://www.haberturk.com/saglik/haber/653041-cocuklara-sik-sik-hediye-almak-zararli)

Sizin de uzun ayrılıklar sonunda eve eliniz boş gitmemenizi tavsiye ederim. Ancak her şeyin fazlasının zararlı olabildiği gibi bunu da dengede tutmanız gerektiğini unutmayınız. Gerek çocuğunuza yaşattığınız ayrılıklar gerekse hediyeye boğmanın yarattığı olumsuzluklar nedeniyle çocuğunuzda beklenmeyen davranışlar gözlendiğinde bir pedagogdan destek almaktan çekinmeyiniz.

Son olarak babalara tavsiyem, çocuğunuza verebileceğiniz en güzel hediye, gözlerinizin kısıldığı, varsa gamzenizin çıktığı samimi bir gülümseme hatta göbeğinizin zıpladığı içten bir kahkaha!

Gökhan Deniz DİNÇER
http://www.twitter.com/gddincer

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

13 yorum

  1. Ozellikle bu yastaki cocuklara para harcayarak hediye alinmasinin gerekli olmadigini dusunuyorum ben. Bir bayan vardi burda, torunlarini ziyarete giderken yesil bir cantasi varmis, onu gotururmus, icine de eline gecen ufak tefek seyleri doldururmus. Kahve aldiginizda eliniz yanmasin diye gecirdikleri yelegi, ictigi bir sisenin kapagini ya da sisesini, gozune ilisen ufak tefek ne varsa doldururmus icine. Torunlarinin ilk sorduklari sey yesil canta olurmus her ziyaretinde. Hem cocuklarin yaraticiligini gelistiren, hem de cok ilgisini ceken seyler bunlar. Siz de farketmissinizdir, hediyenin paketiyle, uzerindeki fyonkuyla daha ilgili oluyor cocuklar hediyeden ziyade bu yasta. Sadece bir fikir, ve bedava 🙂

  2. Teşekkürler Nilüfer hanım, kesinlikle haklısınız. Ben de abartılmaması gerektiğini düşünüyorum. Çocukları tüketim çılgınlığına sokan sanıldığı gibi TV kanalları değil aileler…

  3. Ben küçükken babam her iş seyahati dönüşü bana bir kitap alırdı; ben de dört gözle beklerdim onun dönüşünü ve getireceği yeni kitabı. Hala kitapları, okumayı ve seyahatlerde yeni kitap almayı cok severim. Ben de iş seyahatlerimden dönüşte ogullarıma kitap alıyorum, daha kapıdan girerken soruyorlar, hemen paketi açıp okuyoruz beraber. Bunun onlarda da bende olduğu gibi kitap sevgisini pekiştireceğini ümit ediyorum ve bunu aramızdaki özel rituellerden biri olarak yapmaktan çok keyif alıyorum.

  4. benim yengem şehir dışına çıktığında hep hediye getirirdi kuzenlerime ama bi yerden sonra ne istediğinin pazarlığını yapmaya, gelir gelmez ne getirdiğini sormaya istediği şey olmazsa ya da eli boş gelirse kızmaya kusmeye vs. başladı kuzenim. tabiki başka hataları da vardı çocuk yetiştirme de bana göre ama kitap getirmek iyi bir fikir, ya da beraber vakit geçireceğine söz vermek ve tutmak, ya da sadece geçen sürede ne yaptığını anlatmak, ne işlerle uğraştığını aileni ne kadar özlediğini, gördüğün ilginç şeyleri anlatmak, sadece sohbet etmek yani, yeterli olabilir diye düşünüyorum

  5. Nilhan - Küçük mucizem

    benim de kızıma aldığım hediyeler genelde kitaplardan oluşur.( boya kalemleri, resim defterleri…vs) Hatta geçen deli anne de gördüğümüz gibi bir çizelge yaptık iyi hareketleriyle yıldız toplayıp 20 taneye ulaştığında ona hediye alacağımı söyledim. Kızıma sordum ne istersin? kitap mı? oyuncak mı? Kızım kitap istedi.
    Ne mutlu bana. Bir yere gideceğimiz zaman yanımıza oyuncak almayı unutmuşsak hiç sorun olmuyor ama kitaplarımızı unutmak gibi bir lüksümüz yok maalesef 🙂

  6. ben de kizima hediye olarak, oturdugumuz cevreye yakin, saatleri onun uyku duzenine uyan tiyatro oyunlarina bilet aliyorum. Defne su an 33 aylik ve biz 27 aylik oldugundan beri tiyatroya gidiyoruz, yaklasik 15 oyun izledik. ozellikle cocuklarimizi eve hapsettigimiz soguk havalarda tiyatro secenegi harika oluyor. hatta bazen ona oyun alanina mi gidelim tiyatroya mi gidelim diye sordugumda tiyatro secimini yapmasi beni cok mutlu ediyor. bir baska keyif aldigi sey de birlikte etkinlik yapmak. bunu bildigim icin kagit katlama, kesme- yapistirma, artik materyellerden cesitli resimler, objeler yapma etkinlikleri hakkinda web sitelerinden ciktilar aliyorum. genelde ilginc seyleri secmeye calisiyorum. aksam isten eve giderken, bazen aldigim ciktilari sana bir surprizim var diyerek gosteriyorum, birlikte onun aynisini yapmaya calisiyoruz. bazen de gerekli malzemeleri toplayip supriz hazirlamak icin malzeme getirdim diyorum. malzemeleri kullanarak bir seyler yapiyoruz. cocuklarin yaraticiligini, hayal gucunu arttiracak, becerilerini gelistirecek, masrafsiz hediyeler vermek/yapmak cok basit ve eglenceli. bence bir cocuk icin en buyuk ve guzel hediye annesinin/babasinin sadece ona ozel ayirdigi, birlikte gecirilen kaliteli zamanlar.