20 Yorum

Öğretmen-Polis Oyunu

Biz hiçbir zaman çocuklarımızı polisle, doktorla, iğneciyle korkutmadık.

“Kötü çocuk olursan iğneci gelir” ya da “Yemeğini yemezsen polis götürür” demedik.

Polisi korku unsuru olarak kullandığımız tek yer arabada oturma sırasında oldu. “Oto koltuğuna oturmazsan, kemerini bağlamazsan polis bize ceza keser” dedik. Ki teoride doğru.

Deniz, polisi “hırsızları yakalar” olarak biliyor.

Ve “öğretmen”den anladığı da, okulda ona bir şeyler öğreten, canı yandığında sığınabildiği, arkadaşını şikayet edebildiği, tuvalette poposunu silen, anne gibi birisi.

Ben şimdi kalkıp da ona dün polisin dövdüğü insanların hırsız değil de öğretmen olduğunu nasıl anlatayım?

Biri polis, biri öğretmen. Ona göre ikisi de “iyi kalpli.”

Acaba “hırsız-polis” oyunu gibi “öğretmen-polis” oynuyorlar mı desem?!

20 yorum

  1. Büyük bir çelişki yaşayacakları kesin, bence şimdiden televizyon haberlerinden uzak tutmak gerek. Özellikle Ana haberlerden.

    • Ne zamana kadar uzak tutabiliriz ki?

      Hem neden? Onlar da bu ülkede yaşayacak, belki bizim çocuklarımız da öğretmen olacak?…

      Çok çaresiz hissediyorum bazen kendimi.

      • Aynen bende çaresizlik ile bu “Ne zamana kadar uzak tutabiliriz ki?” sorusuna cevap veremeyeceğim 🙁

  2. Madem anneler olarak birşeyler paylaşıyoruz, bugün tarihli (30.03.2012) Bekir Coşkun’un köşe yazısını okumanızı hepinize tavsiye ediyorum.

    Şahsen çaresizce ekrana uzun süre boş boş baktım ben.

    • şimdi okudum Bekir coşkun’un yazısını ve utandım sessizliğimden…..

  3. OFFF ELİF yaa,

    kalplerimiz birmiş diyeceğim, ve vaktin olursa bugün aynı hisleri paylaştığım yazıyı link veriyorum.
    çok üzgünüm, içim acıyor.

    http://gununcorbasi.blogspot.com/2012/03/vatandas-memnuncan-bildiriyor-hizmet.html

  4. Bu çocuklar bu ülkede büyüyecekl ve yaşayacaklarsa “uslu çocuklar” olmazlarsa polisin onlara neler yapabileceklerini öğrenmeleri gerek. Maalesef.

  5. Sizi cok takdir ediyorum çoğu zaman ama acaba bazı olaylara tek yönden bakmamak da gerekir mi diye düşünüyorum?

    1 1/2’lik oğlumdan ve iş yoğunluğumdan ötürü haberleri takip edemiyorum.

    Ama hemen şöyle kısa bir bakış attığımda şunları söyleyebilirim. Olay polis öğretmeni dövdü , ah öğretmenler çok yazık — durumu değil ki.. KESK tarafından da çok samimi kişilerin olduğuna inanmakla beraber bu protestonun % 100 sizin de burdan gösterdiğiniz samimiyet ve kaygılarla yapılmış olduğunu sanmıyorum. Olayda kışkırtma var, bu olayda – etraf karışsın hukumetin polisi, masumları dövsün ezsin arada çocuklarda zarar görsün, hanesine eksi puan yazılsın – mantığını görmek, en azından sorgulamak lazım. İki tarafta masum değil, fillerin ayakları altında ezilen masumlar var burda, öğretmenler, polisler..

    • bence siz haberleri uzun uzadıya izleyin . eylemi sadece hükümetin hanesine eksi puan olarak yazılsın diye değerlendiriyorsanız ne diyeyim.

      • “Sadece” değil, bence lütfen siz de yorumumu daha iyi “okuyun”..

        • kesinlikle katiliyorum size objektif bigozle bakmissiniz bazi insanlarin bazi olaylara hala koru korune baglanip baska acidan bakamadiklarini anlayamiyorum

    • Tugba hanim! Anne olmak, korumuacilik gudusunu en doruga cikartir, -kediler yavrularini korumak icin kaplan olur, dogum annelerin gozunu acar, en bulunmadik tehlikelerden, risklerden haberdar olur, cocugunu korumak kollamak ister. Eger ki annelik sizin gozunuzu acmamis ise yaziklar olsun. Sirf siyasi gorus icin ” nasil olurda olaylarda cocuklari icin, gelecegimiz icin kaygi duyan, tepki veren aileleri suclarsiniz. Ne demek hukumetin hanesine eksi yazilsin. Hukumet desin “polis siddet kullanma, emrini versin once. Insanlarin tepkilerini bir dinlesin once. Ondan sonra hanesine arti mi yazarsin, yildiz mi koyarsin bilemiyorum ama yaziklar olsun annelik size birsey ogretmemis! Ben nasilsa cocugumu 30 yasina kadar okutabilir, masterini, doktorasini yaptiririm demekle olmuyor. Onlarin yasayacagi toplum sekillenecek bu 4+4+4 siyasetiyle.

      • Benim anneliğimin sizin siyasi görüşünüz neticesinde puanlanması ne kadar acı, ki siz benim siyasi görüşümü de bilemezsiniz. Yorumumu tekrar açıklamayacağım fakat ben burda bu tepkiyi veren aileleri/öğretmenleri değil arka planda gördüğüm “başkalarını” vurgulamaya çalıştım. Eğer bu tepkilere değer vermesem zaten bu tepkileri en hakkıyla ve “Düzgün Seviyede” veren Elif Hanım’ın blogunda ne işim olabilir ? Bu sert tutumunuzu terkederek, yorumumdan da çıkartmanız gerektiği gibi, kavgayla döğüşle ve başka şeylere alet olmadan birlik olarak, konuşalım, çözelim bu sorunları..

  6. 80’lerden beri hep aynı şeyleri öğrendik ama.. uslu cocuk ol, sesin cıkmasın, basına bisey gelmesin.. duzene baskaldırırsan coplanırsın, hapislerde sürünürsün, şöyle olursun böyle olursun.. ama işte bu yüzden de düşünmeyen, düzene itaat etmekle mükellef, sesi çıkmayan vatandaşlar yetiştirilmek isteniyor.. gelecek nesilin bilinçli, eğriyi doğruyu ayırabilen bireyler olması lazım bence artık.. ama ne zaman ve nasıl öğretilmeli bunlar onu hiç bilemiyorum.. cocuk akıllara da yersiz korkular yerleştirmek de dogru gelmiyor bana..

    • İşin daha da acıklısı ortada hic bir sey yokken de insanlar bir gun kendilerini haksiz, hukuksuz bir sekilde hapishanelerde bulabiliyorlar. Balyoz davasini takip edebildiniz mi bilmiyorum. Gecen persembe gunu (s)avci davada yargilanan 365 kisinin tumunun 15-20 yil hapis cezasina carptirilmasini istedi. Bunlardan 290 tanesi zaten 14 aydir bos yere tutuklu. Sozum ona kanit diye bir bavulla teslim edilen belgelerin tumu digital yani gecersiz. Dahasi bu kagit parcalarinin bir cete tarafindan olusturuldugu da defalarca farkli bilir kisi raporlariyla kanitlandi. Degil darbe yapmak, sozum ona darbe planlandigi iddia edilen seminere katilmamis bile bu 365 kisinin 325 tanesi!
      Konuyla ilgili daha detayli okumak isterseniz:
      http://cdogangercekler.wordpress.com/2012/03/27/balyoz-cdsinin-sahte-oldugunu-saptayan-raporun-turkcesi-ve-sahte-belgelere-ornekler/
      Ben de uzun yillar yurtdisinda yasadim ama cocuklarimi anadilini konustugum, ruhumun ait oldugu topraklarda buyutmek istiyorum. Peki ama butun bunlarin bir gun cocuklarimin basina gelmeyecegini kim garanti edecek bana? Cocuklar hepimizin cocuklari. Bugun cocuk olup, hepimizin cocugu olup da yarin bu durumlara duserse cocuklarimiz pisman mi olacagiz onlara farkli hayatlar kurmaya calismadigimiz icin?
      Kimsenin icini karartmak istemezdim aksam aksam. Umarim sizler benden daha umitlisinizdir.

  7. Evet böyle bir dünya’ya çocuklarımızı getirdik, umalım ki onlar dünyayı daha güzel bir yer haline getirsinler. Ama gerçekten anlatması açıklanması zor durumlar bunlar…

  8. Ben de çaresiz hissediyorum ve de çok üzülüyorum güzel ülkemin geldiği duruma…yazıklar olsun..

  9. Ben de Ertuğrul Kürkçü’nin konuşmasını paylaşayım:

    http://www.youtube.com/watch?v=KoLHRTQ-3Go

    Bizim evlendiğimizden beri söylediğimiz ve kararlı olduğumuz şu var ki: Çocuklarımızı Amerika’da yetiştirmek, okutmak istemiyoruz. Bu yüzden ülkemize döneceğiz. Ama her geçen gün dönmek istediğim ülkem bana hayalkırıklığı üzerine hayalkırıklığı yaşatıyor. Evet orda olayım, savaşayım direneyim karşı koyayım ama kızımdan da bunu istemeye hakkım var mı? Geleceğini kendisini cahil bırakmak için çabalayan insanların eline mi teslim edeyim ben ne yapayım şimdi?

    Çaresizlik korkunç bir şey. Bize bunları yaşatanlar da daha az acı yaşamasınlar!

    Eren

  10. sinem şamlı

    Benden izinsiz dışarıdaki kişiler korkutuyor çocuğumu yok polis götürür yok iğne yaparım diye deli oluyorum.Geçmişte yapılan hataları hala günümüzde tekrarlayanlar var.Ben oğlumu böyle korkutmuyorum dediğimde çocuk bir şeylerden korkmalı ama diye cevap alıyorum.Sonra etrafta korku dolu çocuklar türemeye başlıyor her şeyden korkan böcekten arabalardan insanlardan…..say say bitmez.Bu korkuyla büyüyen çocuklar içlerindeki zehiri sonra arkadaşlarına da akıtıyorlar.Bu gidişin nasıl önüne geçeceğiz bilmiyorum.Sonra pedagoglarda geziyor aileler okb hastası ilaç kullanan çocuklardan tutun da geceleri korkudan uyuyamayan çocuklara kadar bu liste uzar gider….

  11. Neden hayret ediyorsunuz.Türkiye’de yaşanan olayların karşısında bu bence çok masum kalıyor.