59 Yorum

5 Çok Erken

Yeni eğitim sisteminin birçok sakıncası var.

Umarım olumlu yanları da olacak. Dün şu yorumu bırakan öğretmenin dediği gibi:

4,4,4 müş, 5,3 müş bu gibi rakamlara ben pek fazla takılmıyorum açıkçası. Çünkü sistemin içine dahil olunmadan yeterlilikleri yada eksikleri görülemez (içinde olan bilir). Bu yüzden yeterli bilgiye sahip olmadan insanların sırf siyasi amaçlar güderek kıyametler koparmasını yada körü körüne desteklemesini doğru bulmuyorum.

Doğru. Yaşadıkça göreceğiz.

Ancak benim için, benim gibi 2006 sonu doğumlu çocuğu olanlar için, 2007 doğumlu çocuklar için, ve aslında sen, ben, hepimiz, tüm toplum için gözle görülür bir sakınca var, o da şu:

Yeni düzenlemeyle kaç yaşında ilköğretime başlanılması öngörüyor?

** Bakanlık, yeni düzenlemeyle birlikte, çocukların 60-72 ay aralığında, yani 5 yaşlarının içindeyken okula başlamalarını öngörüyor. Buna göre, 2012-2013 öğretim yılında 2006 doğumlu çocuklara ek olarak 2007 yılında Eylül’e kadar doğmuş çocuklar da ilköğretime başlayacak. Eylül 2012’de hem 2006’da hem de 2007’nin ilk dokuz ayında doğan çocukların okula başlamasıyla, okula başlayan çocuk sayısı 1,2 milyon yerine 2 milyona çıkar. (Kaynak: 18 soruda 4+4+4, HaberTürk)

Bu ne demek?

Ben, 2006 yıl sonu doğumlu bir çocuğun annesi olarak, çocuğumu bir sonraki sene, 2007 doğumlu çocuklarla birlikte başlatmayı inisiyatifimi kullanmayı planlıyordum. Yani benim çocuğum 2012-2013 eğitim yılında anasınıfına başlayacak, 2013-2014 eğitim yılında ise ilkokul bire gidecekti.

Yukarıdaki söyleme göre ise 2006 sonu doğumlu bir çocuk olarak (2007 Eylül’üne kadar doğanlarla birlikte) önümüzdeki sene ilkokula başlamak durumunda. Üstelik anasınıfına gitmeden. Yani henüz okumaya hazırlık yapmadan, ilkokul havasını teneffüs etmeden.

Deniyor ki velilerin inisiyatif kullanma hakkı var. (Bir yandan da yasal sınırlar içinde göndermezseniz cezası var deniyor, ortalık çok karışık ve bir yetkili çıkıp da açıklama yapmıyor.) Diyelim ben inisiyatif kullandım ve oğlumu planladığım gibi bir sene geç gönderdim. Bu durumda sınıftaki arkadaşlarının çoğundan değil bir, iki yaş büyük olmuş olacak.

Teşekkürler Türkiye!

Şimdi… Dünden beri anneler, babalar sosyal medyada yazıyoruz, çiziyoruz. Twitter’da #5cokerken diyoruz. Ve hatta şimdi, şu anda, yasanın Cumhurbaşkanı’nın önünde olması nedeniyle onun da dikkatini çekmeye, veto hakkını kullanmasını istemeye başladık.

İşe yarayacak mı? Zor.

Sessiz kalınmalı mı? Hayır.

Bu iş siyasetin çok üstünde. Siyasi görüşümüz ne olursa olsun, onu geride bırakarak, çocuklarımızın selametini düşünerek hareket etmeli, birlik olmalıyız.

Her kafadan bir ses çıkıyor. Kimi “5 yaşında göndermem, cezası neyse veririm” diyor. Kimi “Yazdırırım yılı gelince, göndermem, sınıfta kalır, o zaman gönderirim” diyor.

Böyle mi olmalı? Çocuklarımız için doğru olanı yapmak için, kanuna göre yanlış olanı tercih etmek durumunda mı kalmalıyız?

Evet, yasa geçti. Evet, büyük ihtimalle Cumhurbaşkanı onaylayacak. Ama bu bizim veliler olarak sessiz kalmamız anlamına gelmiyor.

Bir şeylerin değiştirilemeyecek olması, onların eleştirilemeyecek olduğu anlamına gelmiyor.

5 yaşındaki bir çocuğun yeri evi değil. Ama ilkokul hiç değil. Anaokulu.

İyi Örnekler Konferansı‘nda Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın da dediği gibi:

Erken çocukluk eğitiminin yararları dikkate alındığında baştaki bir yıl birinci sınıf değil, okulöncesi eğitim olmalı. Eğitim, okulöncesi eğitimle başlamalı. Okulöncesi eğitim bütün çocuklara zorunlu olmalı. Ancak bu şekilde toplumda halen var olan eşitsizlikler biraz olsun giderilebilir.

Ben sadece anneyim. Eğitimci değilim. Akademisyen değilim. Pedagog değilim. Kanun koyucu değilim.

Ama bu değişiklikler seni, beni, hepimizi, tüm toplumu etkileyecek.

Bu satırları çocuğu için doğru olanı isteyen bir anne olarak yazıyorum.

Ben çocuğumun oyun çağında ilkokula gitmesini, ilkokula hazırlanması gereken yaşta çarpım tablosunu öğrenmesini istemiyorum.

Bunu istemek benim en doğal hakkım. Dahası, bunu çocuğuma borçluyum.

59 yorum

  1. Ben birde sunu düsünüyorum; ya okula 2 saat yuruyerek gidenler, karma sınıfta okuyanlar. Sistem daha basitken dahi yeterli derecede eğitim hakkına erişemeyenler? Ya onlar ne olacak? Büyükşehirde yaşanlar, imlanlar dahilinde çocuklarını korumaya çalışıyorlar ama zaten kısıtlı olanaklarla okuyan, tek dilekleri okumak ve baskasının eline muhtac kalmadan alınteri ile para kazanabilecek olanlara ne olacak? Şu anda sistemin en oldugundan daha önemlisi tüm Türkiye sınırları içinde yaşayan vatandaşalara eşit ulaşabilcek mi bu iş? Daha önce ulaşıyordu da, şimdi daha mı iyisi olacak. Hiç sanımıyorum.
    Bazı zamanlar, gayet insanca, bencilce kendi çocugumu düşünüyorum. Ama durup, derin bir nefes alınca, ya benim cocugumdan gerisi diye düşünüyorum. Onlarda bizim çocugumuz değil mi? Hepimiz eşitsek -ki öyleyiz- herkesin, en uzaktakin dahi eşit eğitim hakkı olduğu gibi bu eğitimi eşit şartlarda alması gerektiğini savunmalıyız diyorum.
    Keşek sistemi iyileştirmek adına (kendilerince) değiştireceklerine, mevcut sisdtem üzerinden devam edip, en iyi hedefleselerdi.

    • Müfredat değişecektir, bunun böyle olacağını düşünüyorum, ama bence burdaki en üzerinde durulması gereken yorum bu , “okula 2 saat yuruyerek gidenler, karma sınıfta okuyanlar. Sistem daha basitken dahi yeterli derecede eğitim hakkına erişemeyenler? Ya onlar ne olacak? ..” Bu 2 milyon miniğin her biri ile yeterince ilgilenilebilecek mi? Tuvaletleri ile yemek ihtiyaçları ile, ya onları okula getirecek kimseleri yoksa? 40 kişilik 5 yaş sınıfı düşünebiliyor musunuz? Türkiye 5 yaş için hazır değil. Avrupa ve Amerika ile “aynı” değiliz ki onların eğitim sistemlerini örnek alalım.

  2. irem eryüksel

    Elif sonuna kadar haklısın;şu an çocuğu bu kaosun içine düşmedi diye ses çıkarmayanlar her sene keyfi ve siyasi istekleri doğrultusunda değişiklik yapanları bu anlamda desteklemiş de oluyor.Lütfen herkes herşeyi kabullenmesin.Doğalgaza yüzde 20ye yakın zam yapılıyor ses yok;benzin 5tl ye çıktı çıkacak ses yok;adamlar bizim evlatlarımızın gelecekleri üstünde dalga geçiyorlar;yok sınav kalkacak yok şöyle yok böyle..Biz neyin peşindeyiz anlamıyorum.Ses ver Türkiye uyuma diye bağırasım var.Maça hazırlanır gibi 4+4 bilmem ne..Sadede gelelim aslında o yaştaki çocuklara eğitim verebilecek donanım ve kapasiteye sahip mi ki eğitim sistemi,değil ki şimdiki durumda bile içler acısı.Bazen Türkiye’de yaşamasa mıydım demeye başladım artık

  3. Bu konunun tam da eski yazinizda ki yorumculardan Tugba hanima yazarken tekrar gundeme gelmesine cok sevindim (tabi ki de isterdim ki 4+4+4 iptal oldu diye gundeme gelsin)!
    Bakin Tugba hanim ve benzeri sekilde koru korune “basimizdakiler dogrusunu yapar diye inananlar”!

    Anne olmak, korumuacilik gudusunu en doruga cikartir, -kediler yavrularini korumak icin kaplan olur, dogum annelerin gozunu acar, en bulunmadik tehlikelerden, risklerden haberdar olur, cocugunu korumak kollamak ister. Eger ki annelik sizin gozunuzu acmamis ise yaziklar olsun. Sirf siyasi gorus icin ” nasil olurda olaylarda cocuklari icin, gelecegimiz icin kaygi duyan, tepki veren aileleri suclarsiniz. Ne demek hukumetin hanesine eksi yazilsin. Hukumet “polis siddet kullanma, emrini versin once. Insanlarin tepkilerini bir dinlesin once. Ondan sonra hanesine arti mi yazarsin, yildiz mi koyarsin bilemiyorum ama yaziklar olsun annelik size birsey ogretmemis!

    Ben nasilsa cocugumu 30 yasina kadar okutabilir, masterini, doktorasini yaptiririm demekle olmuyor. Onlarin yasayacagi toplum sekillenecek bu 4+4+4 siyasetiyle. Misal B.A:nin oglu Deniz zaten suan kres egitimi aliyor, ustune isterse cezasini verip ana-sinifina da gidebilir. 2013-2014 yilinda ise 7 yasinda iken 5, 6 yasinda ki bebelerle daha henuz okul sirasinda oturmamis, annesinden ayrilmamis, WCyi kullanamayan sinif arkadasi olcak. Ogretmenler “sinif mufredatini Deniz’in seviyesine mi cikartsin, yoksa bebelerin seviyesine mi cikartsin. Birini WC ye goturup, digerinin sumugunu mu silsin, yoksa kerrat cetvelini mi ogretsin.

    Tugba hanim vb.leri sizin tuzunuz kuru sanirim. Hic gelecegimiz icin kaygilanmayin. Cocuklarinizin 20 li yaslara gelince akranlari, arkadaslari olmayinca anlarsiniz. Neden mi “Kizlarin yarisi evlenip coluk cocuga karismis olur, erkeklerin yarisida Suudi Arabistan’da insaat iscisi olur da ondan”.

    not: Tepki veriyorum ama haberiniz olsun benim Turkiye’de bu durumda zaten okula gonderilecek, telef edilecek cocugum oldugu icin degil!

  4. eğer hazırlanan eğitim içeriği ile ilgili yeterli bilgilendirme yapılsaydı bu karmaşaya neden olunmayacaktı.Bence bunun da bir amacı var bir değişiklik taslağı hazır ama içeriğini de tam dolduramadılar bu nedenle toplum tepkisine göre içeriğini şekillendireceklerini düşünüyorum..şu an bizler 5 yaş çok erken derken mevcut eğitim programına göre bu tepkiyi veriyoruz..endişelenmemiz çok normal çünkü açıklama yok! ben bir öğretmenim ve 2007 şubat doğumlu oğlum 1.sınıfa başlayacak şimdi nasıl bir sistemle karşı karşıyayız bilmiyoruz!! beni en çok endişelendiren de bu bilinmezlik…çünkü neye tepki verdiğimiz bişe bazen belli değil!! eğer yaş grubunu bu şekilde değiştiriyorlarsa eğitimin içeriğini de değiştiriyorlardır düşüncesindeyim ve inanın iyimser olmak istiyorum!! Eğer ki sistem geçmişteki gibi kalmayacaksa bile bu düzenlemenin hemen bir sonraki eğitim dönemine yetişimeyeceğini düşünüyorum !! en büyük tepkim de eğitim gibi çok önemli bir kurumda “yaptım oldu” tarzı yaklaşımla değişikliğe gidiliyor olması…

  5. Kızım agustos 2007 dogumlu ve anaokulu araştırması yaparken bir anda ilkokul araştırması yapar buldum kendimi.Uzmanlar, egitimciler 5 yas cocugunun kesinlikle 1.sınıfa uygun olmadıgını soyluyorlar ve ben de kesinlikle katılıyorum .Cumhurbaskanını ebeveynleri, egitimcileri ,uzmanları dinlemeye ve bu yasayı VETO etmeye davet ediyorum.Cunku yasayı onaylarsa cocuklar ,aceleye getirilmiş bir mufredatla donatılmıs bir ortama atılmış olacaklar .5 yas grubundan bahsediyoruz !

    • Gulay Hn.a gonulden katiliyorum.. Buna karsi biz anneler olarak sessiz kalmamamiz gerektigine inaniyorum. Bununla ilgili yapilacak ne varsa toplu olarak hareket etmek gerektigini dusunuyorum. Bilgisi olan varsa ltf paylassin, biz de katilalim..

  6. Ne yapsak acaba Cumhurbaşkanı’yla özel görüşmemi istesek.

  7. cumhurbaskaninin esine ulasmak lazim. bir anne o! ……Amma velakin kendisi okul egitimini yarim birakip, 13 yasinda gorucu usulu ile kendinden yasca buyuk birisiyle evli. sansina kocasi cumhurbaskani oldu. bugun ku akli olsa yine ayni seyi mi tercih ederdi bilemiyoruz.

    • Neden insanları tercihleri sebebiyle eleştiririzki? hayat onların hayatı değil mi? kim derdi ona first lady olacağını? ahhh biz çok mu benciliz ne?

    • hayat onun hayatıysa da o da bir kurban 15 yaşında 30 yaşında biriyle evlenmek gönül işi olamaz, hiç birimiz çocuğumuzun böyle bir tercih yapmasına saygı duymayız bence, o da kurban muhtemelen, sadece şansı yaver gitti zorba bir erkek’in elinde sokağa çıkmadan, dayak dolu bir hayat geçirmedi, kendiyle aynı duruma düşen çoğu akranının aksine.. bence denizin demek istediği onu yargılamaktan ziyade anlayış beklemk.

  8. “Allah cezanızı versin” diyorum başka bir şey demiyorum.

  9. Burada yazan yorumların bazılarına katılıyorum. Gerçekten yaşamadan, tecrübe etmeden bilemeyeceğiz ne olacağını.. Birileri yanacaktır belki bu karmaşanın ortasında (dilerim asla olmasın öyle bir durum) ancak yenilikler, reformlar rayına oturana kadar, sadece eğitim yasası için değil, bu güne kadar hep böyle olmuştur bu, birilerinin canı yanmıştır. Ortada herkesin canını sıktığını düşündüğüm en büyük hata, insanları tatmin edecek hiçbir açıklamanın yapılmamış olması, ve yangından mal kaçırırcasına “eğitim” gibi oldukça hassas olan bir konunun bu kadar çabuk neticelenmesi. Bazı yorumları okuyorum “avrupa da da bu böyledir” deniliyor, ancak biz henüz avrupa standartlarına erişmiş bir millet değiliz. Bir ülkedeki modeli alıp direk kendi ülkemize empoze etmekle bizde avrupalaşamayız ki! Alt yapı denen birşey vardır. Her neyin alt yapısı bozuk olursa, devamında yapılacaklar ne kadar güçlü ve sağlam olabilir ki? Bence öncelikle 4+4+4 (yazması bile zor gerçekten) gibi bir çalışma yapılacağına, eğitimcilerin daha üniversiteden mezun olmadan yetiştirecekleri nesilleri nasıl daha başarılı yapabilecekleri, daha sağlıklı nesillerin nasıl oluşabileceği konusunda çalışmalar yapılabilirdi..

    Umarım “daha aydınlık, başarılı nesiller yetiştirmek” stratejisiyle yapılmış bu düzenleme hepimiz için daha hayırlı olur ve amacına ulaşır..

  10. Yaş konusunda evet bişeyler belirsiz ya da olumsuz gibi görünüyor olabilir.. ama neden hep olumsuzunu düşünmek ya da görmek yerine olumlu taraflarını görmeye çalışmıyoruz ki. öyle ya da böyle bu iş oluyor olacak gibi görünüyor. bu sistem herkesin çocuğu için geçerli başımızdaki yöneticiler en azından kendi çocukları için de olsa bunları düşünüyordur. her şey siyaset demek değil ki. bu yeni sistemin bir çok olumlu özelliği de olduğunu düşünüyorum.. türkiye yeni gelişmekte olan bi ülke. bişeyler denenmeden nasıl yenilikler yapılırki. bu denek bizim çocuğumuz mu olacak diyorsunuz. haklısınız ama herkesin çocuğu ve her çocuk çok değerli. fakat ne yazık ki onlarda bunun bir şekilde parçası olacak.. anne babalarımız da bizimle hayatı denediler. her şeyi bizden önce bilmiyorlardı. kimi zaman bize karşı yanlış davrandılar. yaptıklarının pedagojiyle filan ilgisi yoktu. ama onlar bizi seviyordu bunları bilerek ya da isteyerek yapmadılar. bizde yaşadık yaşamak zorunda kaldık bişeyleri. bu da aynen bunun gibi. bence felaket tellallığı yapmadan biraz işin olumlu tarafına bakmak ve akışına bırakmak gerekiyor olayları.. hayat her şeyiyle her zaman mükemmel ya da bizim istediğimiz gibi olamayabiliyor..

    • diyecek söz bulamıyorum!!!

    • Ahsen! sen git burdan birsey ogrenemezsin, bir katkinda olmaz. Pes yani! Seninkiler seni deneme tahtasina cevirdi diye sen de hirsini tum cocuklardan mi alcan. Yaziklar olsun!

      Buarada kel alaka ama deneme-yanilma yontemininde hazir bu kadar memnunsan: Fastfood’un, sekerin cocuklar uzerinde ki etkisini cok merak ediyorum. Sen Cocuguna cips, Mcdonalds falan yedir bakalim nolcak, seninkinde bir DENESEK, sonucu cok merak ediyorum!

      Not: hamburgerle midesi dolmus bir cocuk veya 5 yasinda beyni yikanmis bir cocuk ne farki var!

    • Bu yeni yasalaşan sistemin olumlu tarafı varsa, anlatın bilgilenelim lütfen. Gerçekten!
      Zira bir ülkenin geleceğini tamamen etkileyecek, bu ülkede adına reform diyebileceğiniz pekçok değişiklikten daha önemli bir mesele bir siyasi hesaplaşma uğruna bir oldu bittiye getirildi -ki olumlu veya olumsuz yönlerinin hemen hiçbirine ait kapsamlı bir bilgi yok kimsede. Buna eğitim otoriteleri ve hatta mecliste bu yasaya oy veren milletvekilleri de dahil.
      Zaten bundan büyük bir olumsuzluk olabilir mi? Veya böyle bir gerçeğin karşısında olumlu taraflarla avunabilir mi?
      “Başımızdaki yöneticiler” demişsiniz ya, kusura bakmayın ama onlar benim başım değil. Olsa olsa seçip oraya temsilen gönderdiğimiz vatandaşlar kendileri (bunu siyasi görüşümden bağımsız olarak söylüyorum). Ve kimseye sormadan oturdukları yerden hayatlarımız adına karar alma ve dayatılanları kabul edip dayatma hakkını vermedik biz onlara.
      Ama zaten o köhne (ve maalesef yeni sistemle daha da iyi olmayacak) eğitim sistemimiz bize yıllarca böyle tabi olmayı, ses çıkarmamayı, “büyüklerimiz herşeyin iyisini bilir, vardır bir hayır” demeyi öğretti. Yazdıklarınızın da maalesef bunu doğrular nitelikte.
      Herşey siyaset değil derken sanırım siyasi bir görüşü, anlayışı veya partiyi eleştirmekten bahsediyorsunuz, -ki ben de siyasi görüşümden bağımsız olarak, bunları salt bir siyasi görüşü veya partiyi eleştirme amaçlı yazmıyorum ama hayatta herşey siyasettir, bunu da söylemeden geçemeyeceğim. Hatta sizin yazdığınız yorum da oldukça siyasetin içinden. Ve hatta bu eğitim yasasının kendisi çok açık bir şekilde bir siyasi malzeme.
      Ve son olarak, denemenin veya deney yapmanın da bir yöntemi vardır, bu tasarıda ona dair bir yöntem de göremiyoruz. Varsa da bilmiyoruz, bilenler bilgilendirse memnun olacağız.

    • Benim de merak ettigim sizin cocugunuz 2006 ya da 2007 limi? Soylediklerinize bakilirsa ikisi de deil!!!

    • ne demek bizim istedigimiz gibi olamiyor ? bu kadar pasif olunabilir mi ? bu kadar mi caresiziz , hic sesimizi cikarmayacagiz oyle mi ? bir bildikleri vardir deyip herseye goz mu yumacagiz ? hem de yapilanlar benim en kiymetli, en degerli, hayatimda en uzerine titredigim seyi COCUGUMU ilgilendirdigi zaman mi ? Yok oyle sey ! Sizin adiniza gercekten cok uzuldum

  11. 72 ayını doldurmamış bir çocuğu, ilkokula gönderip ve ona bir de okuma-yazmayı elyazısıyla öğreneceksin, üstüne rakamları da öğrenip, sınıftan çıkmadan bir ilkokul öğrencisine uygun şekilde sıranda oturacaksın demek ne kadar büyük bir haksızlıktır o çocuğa. Çocuklarımız henüz anaokuluna ısınmaya çalışırken, akılları sadece oyunda iken, bu yavruları alıp, böyle bir disipline sokmak kesinlikle bencilce, düşüncesizce yapılmış ve tamamen altyapısız, plansız bir harekettir. Lütfen konuya sağduyu ile yaklaşıp, kendinizi bu miniklerin yerine koyup düşünmeye çalışın, aksi taktirde, psikolojisi bozuk nesiller bizi bekliyor…

  12. Bebeğim henüz 1 yaşında, ilkokul ya da anaokulu çağına gelinceye kadar sistem kimbilir kaç kere değişir ve daha kaç çocuğu sistem kurbanı eder düşünmek bile yoruyor..

    • aynen..
      benim kızımda 1 yaşına yeni girdi ama yine de en az “çocuğu bu sene okula başlamak zorunda bırakılacak anne” kadar endişeliyim.

  13. gördüğüm kadarıyla pekçok kişi 4+4+4 uygulamasının şimdiki müfredat üzerinden yürütüleceğini düşünüyor. İşte en büyük hata! bilgilendirme yapılmadığı için büyük bir panik yaşanıyor. Ben 5 yaşındaki çocuğa bodoslama 4 işlem veya el yazısı öğretileceğini düşünmüyorum. 4+4+4 ü onaylamıyorum, yanlış anlaşılmasın. Sadece okumuyoruz, araştırmıyoruz, kulaktan kulağa yayılanlar üzerinden yorumlar yapılıyor. Lütfen okuyayım, bilgilenelim, atıp tutmayalım. Ortada müfredattan önce, yaş farkı olan çocuklar arasındaki anlama ve adaptasyon sorununun nasıl giderileceği gibi bir sıkıntı var..

    • bilgiyi veren bir kaynak varsa belirtebilir misiniz lütfen ?

        • benim burada en çok kızdığım şey, yazılı basında bişeyler yazılıp çiziliyor. Genel olarak çok az okuyan bir kitle olduğumuz için birilerinin okudukları kulaklarda yayılınca eksik gedik bi sürü şey oluşuyor dolayısıyla. Akıl sahibi birileri tv ye çıkıp bu konuyu enine boyuna anlatıp insanları bilgilendirmeden kararlar alıyorlar. Bu kabul edilebilecek bişey değildir.

          • endişelerimizi boşa çıkaracak bi ibare göremedim ben.
            “5 yaşındaki çocukların birçoğu henüz ilkokula gitmeye hazır ya da okuma-yazma becerilerini edinebilecek durumda olmayabilir. Anaokuluna gitmeden ilköğretime başlayacak olan çocuklar, yeterli bilişsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişimi sağlayamadan ilköğretimde sunulan becerileri edinememe riski var. Bu sayı artışı öğretmenler ve kademeler arası geçiş/sınav sistemleri üzerinde kalıcı bir baskı yaratabilir. Artan öğrenci sayısı nedeniyle ortaya çıkan sistemdeki bu şişkinlik üniversite kapılarına dek sürer ve tüm çocuklarımıza istediğimiz kalitede eğitim vermemiz riske girebilir.” gibi endişeleri destekleyen tespitler gördüm.

            • sayın özden o ibareyi ben de göremiyorum. gereken açıklamanın yapılmamasından, aksine birilerinin de bilgi sahibiymiş gibi felaket tellallığı yapmasından muzdaribim. bunu anlatmaya çalıştım.

              • Şu andaki en büyük karmaşa bilgisizlik yüzünden yaşanıyor, doğru. Bu konu Cuma günü yasalaştı, hala doğru dürüst, kapsamlı bir açıklama yok.

                Ancak açıklama yapılana kadar susmak gerektiğini de düşünmüyorum. İçeriği tüm ayrıntılarıyla belli olmasa da, okul öncesi eğitimin zorunluluk kapsamına alınmaması ve 5 yaş çocuklarına ilkokula giriş fırsatı tanınması haklı bir itiraz sebebi.

  14. Deniz- e

    Burda tartışma platformu oluşturmaya çalışmıyorum. Üslubunuzun farkında mısınız? eğer bu kadar haberdarsanız eğitimden pedagojiden vs. önce şu mahalle ağzınızı, hakaretvari tarzınızı değiştirin.. sistem ne olursa olsun burada düşüncesini üslubunca paylaşan birilerine böyle konuşma hakkınız yok.. zaten halihazırda konuşulmakta olan eğitim sistemini de şu halde değerlendirmeniz çok sağlıklı görünmüyor sevgili Deniz -e..

    • evet aynen giidicek biri varsa deniz gitsin buranın seviyesini bi anda aşağı çekti kendisi.çok kalıtesiz yaklaşımları var hem size hem konuya karşı..eğitim sisteminden bahsederken biz cumhurbaşkanın eşine sataaşmak ,özel hayatına mahalle ağzıyla dalmak ne alaka yanii.burası sizin ona buna düşmalıklarını kusucanız yer değil..

  15. Maalesef benim kızım da 2006 Aralık doğumlu.Ben de 2007 lilerle vermeyi planlıyordum o nedenle bu sene anasınıfına verdim.Şimdi iyi ki vermişim diyorum belki de bu sistemde mümkün olmayacak böyle bir eğitim. Oysa eski sisteme göre bu sene anasınıfı için bile erkendi.Kızım şu anda 5 yaş 3 aylık.Ama henüz sayıları öğrenmiş olmasına rağmen sayıların bazılarını yazmakta zorlanıyor .Kalemi rahat tutamıyor çok sıkıyor kendini. Daha şimdiden bir yarış ve kazanma duygusu içine girdi. Bu yıl da ana sınıfına gönderip sonraki sene gönderecektim ilkokula ama tüm planlarım mahvoldu.

    Bir de okula göndermeyince CEZA ÖDEMEK diye bir durum yok diye biliyorum. Kızımın okulundaki müdür yardımcısı eğer çocuğunuzu seneye de ilkokula vermek istemezseniz “bu sene için çocuğumun fiziksel,duygusal ve motor gelişimini ilkokula başlamak için yeterli bulmadığımdan bu yıl da ana sınıfına gitmesini uygun görüyorum” şeklinde bir dilekçe verildiğinde otomatik olarak sistem tarafından yapılan kaydı silip anasınıfına aktarıyorlarmış.Bu yetki müdür ve müdür yardımcılarındaymış. Umarım bu yeni sistemde de böyle olur da göndermem. Çünkü ben 5 yaşında okula gitmiş bir insan olarak bunun ne kadar zorlayıcı ve duygusal olarak yıpratıcı olduğunu çok iyi biliyorum. Eğer 7 yaşında gitseydim çok daha başka yerlerde olurdum bunu da biliyorum.Ve ben çocuğuma bunu yaşatmak istemiyorum.Daha şimdiden ben okula gitmek istemiyorum, evde kalmak istiyorum, oyun oynamak istiyorum diyor ki anasınıfında oyun,boyama,sayılar,şarkılar şeklinde eğlenceli bir eğitim alıyor. Bir de 5 yaşında okuma yazma öğrense ne olurdu acaba…

  16. Keske sesimize kulak verseler… Ben de 5 yasinda okuma yazma ogrendim diye okula gidenlerdenim ve okulda ufak tefek oldugum icin hep cekingen davrananlardandim… Oglum 2007 Haziran dogumlu ve bu sene erken diye 2005 Kasim dogumlu kizini tekrar anaokuluna yollayan arkadasimin ( 19 ay aralari) kiziyla sinif arkadasi olacaklar! Bu nasil bir aymazliktir anlamiyorum. Eger bu sekilde bir reform yapilacaksa alt yapisini olusturup yillar icinde egitim sistemini adapte ederek yapmak varken bu neyin telasi yangindan mal kacirir gibi anlamiyorum… Bu sistem iyiyse gerekliyse cikip da bi yetkili artik anlatsin da icimize su seerpilsin lutfen!

  17. Tek sorun “bilgi sahibi olmadan herkesin fikir sahibi olması” dır. Keşke eğitim reformu eğitimciler başta olmak üzere tüm Türkiye’ye daha somut örneklerle açıklansaydı da bizlerde ileri geri fikir yürütmeseydik. Hatta fikir yürütmekle kalmayıp yangına körükle gitmeseydik. Çünkü felaket tellallığı her zaman prim yapar, millî özelliklerimizdendir.

  18. ben ilk 4 yilin daha cok okul oncesi gibi olacagini duymustum yani bildigimiz ilkokul formatindan daha esnek diye bilgi edindim

  19. Yani 5 yaş hala geçerli mi? :((

  20. hürriyet yazarı ismet berkan ‘da köşe yazısında 72 ay üst, 60 ayı alt sınırı böyle anlatmış..
    hangisi doğru acaba ?

    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20185703.asp

    ” Peki ne demek okula başlama yaşı olarak 72 ayı üst, 60 ayı alt sınır kabul etmek?
    Okullar her yıl eylül ayında açılıyor. Daha bakanlık tam olarak ilan etmedi ama gelin hesaplarımıza kolaylık olsun diye biz 31 Ağustos tarihini 72 ayın dolup dolmadığını belirlemede nirengi noktası olarak alalım.
    Bu yıl için konuşuyorsak ve eğer çocuğunuz 31 Ağustos 2006’dan önce doğduysa, onu ilkokul 1. sınıfa yazdırmak yasal yükümlülüğünüz.
    Peki ya 2006’nın Eylül, ekim, kasım, aralık, hatta 2007’nin ocak-şubat aylarında doğanlar ne olacak?
    Hemen söyleyeyim, 1 Eylül 2006 ile 31 Ağustos 2007 arasında doğan çocuklar için bir yasal zorunluluk yok. Yasaya göre onları da okula yazdırabilirsiniz ama bu ailenin tercihine kalmış bir şey. ”

  21. 2.5 yasi daki kizim icin simdiden cok endiseliyim biliyorum o okula baslayana kadar ne sistemler degisir ama simdi mevcut sistemde 12 eylul dogumlu kizim icin sanirim ust sinir ya 72 ayini beklicem yani kizim2010larla okula gidicek.bu sistemi kesinlikle cok yanlis buluyorum 5 yasi daki cocugun yeri oyuncaklarla dolu bir sinif ve anne sicakligidir.kocaman siralar kocaman bir tahta heleki ojul koridorlari asla degildir o cocuk orda kuculdukce kuculur.birde olayin farkli tarafi 9 yasi da cocugunun egitim hayatina son verebilirsin minicik bedeni seni sorgulayamaz sana karsi gelemez.bundan sonrasi kucuk gelinler ,cocuk isciler uyu Turkiyem.ustumuzde nasil bir olu topragi varsa artik

  22. Bende bir anneyim ve gerçekten oğlum için ve oğullarımız için çok üzülüyorum. Benim oğlum 2008 temmuz 8 doğumlu ve ben onu kreşe göndermeyi düşünürken anaokulu çıktı yada anlamıyorum ilk okulmu olucak.. bu böyle olmamalı bu çocuklar annelerinin yanlarından çıkıpta direkt olarak okula başlayamazlar yapamazlar… her bir çocuk uyum sağlayamayabilir. 5 yaşında bi çocuğu okulda düşünecek olursak bu çocuğun tuvaleti gelicek karnı acıkıcak yani sınıfta canı sıkılıcak kaçmaya çalışıcak ozaman bu çocuklara kim sahip çıkıcak çok erak ediyorum… herkezinde dediği gibi bence okul öncesi eğitimi zorunlu yapsınlar ilk önce… bu çocuklar alışmadan anlamadan ne yapabilirler bence bu başarısızlıktan başka birşey olmuycak.. ben oğluma kıyamıyorum ve diğerlerinede kıyamıyorum yazık evlatlarımıza bu kadar erken olmamalı

  23. Bayanlar!
    Bu konu iyice cetrefilli bir hale gelmisken bazi yanlis anlamalar da oluyor sanirim.
    Oncelikle amacim odul almis, ve begendigim -kendimce bazen yok ben oyle dusunemiyorum desem de cogunlukla goruslerini ve diger yorum yazen annenlerin goruslerini okumaktan zevk aldigim bazen bir blogun seviyesini asagiya indirmek vs. degil. Bazen dilbilgisi -yazim hatalari, dil sürcmesi yapiyor, ters bir tepki vermis olabilirim ama amacim kimseyi yorumlarindan dolayi rencide etmek degildi. Buyuzden herhangi bir yanlis anlamaya sebep olmak istemem.

    Bu baglamda bazi aciklamalar yapmak istiyorum (özet aciklamalar olcaktir, detaylisini ekleyip “bunu atlamissiniz diye baska yanlis anlasilmalara sebeb olmam insallah) .
    1-Egitim sistemi ile olan yasaya olan tepkim ise “baska gruplarda ve derneklerde zaten ele aliniyor.” Ben bu yasa tasarisi medyaya bu kadar yansimadan once, ve meclisin tipik isine gelen yasayi apar topar cikarmasinin yankilarindan once baska platformlarda zaten Subat ayindan beri tartisiyoruz. Bu gruplar “kizlarin egitimi uzerine calisan derneklerle, aktivitelerle ilgili oldugu icin egitim yasalarini cok yakindan takip etmekteydik.”. Avrupa’da Turkiye’yi daha cok demokratiklesiyoruz diye bir sozde bir siyasi kampanya surduruluyor. Eger ki bu dogru ise “egitim ve milyonlarca aileyi ve koskoca bir ulusun gelecegi sekillenecekse, Cumhuriyetin ilke ve devrimleri degistirilecekse bunun demokratiklesme surecinde seffaf bir sekilde, ilgili butun özel ve tuzel kisilerin katilimiyla ortaklasa yapilmalidir. Ve bu konuda yakinda AB’den Turkiye’ye maalesef bir uyari bekleyemiyoruz. Cunku Fransa’da misal suan “kizlarin turbanla” okula girmesini yasaklayan bir yasa getirdi. Boyle olunca artik “turban yasi gelen kizlarin” örgun egitime devam edip edememesi devletin kontrolunden cikip ailelerin insiyatifine birakilcak. Boylece korkulan durum “turbanli bir cok kizin Fransiz okullarina devam edemeyecek olmasi, onun yerine dini bir okul tercih etmek zorunda kalmasi. Yani din uzerinden egitim siyaseti cok farkli amaclarla heryerde oynaniyor. Bunun benzeri ABD’de de var, dindar bircok aile cocuklarina “homeschooling adi altinda ev egitimi verip genelde annenin veya babanin gozetiminde dini konular, incil vs. ogreniliyor”. Yani toplumlar neo-liberallesme adi altinda iliman dinciler olarak yetistiriliyor, inancli dindarlardan ya da Terörist gibi gösterilen Dincilerden bahsetmiyorum. (Bu konuda Kuzey Afrika’da ve Ortadogu’da yasanan liberallesme hareketlerini de inceleyen calismalar yapilmaktadir.). Bu tartismalar Turkiye’ye ornek olarak bicilen “Malezya, Endonezya, vs. ulkeler gibi bati ekonomisiyle barisik ama dinci muhafazakar bir toplum icin baslatilan ufak adimlardir. (yine hepimiz bu konuda farkli dusunuyor olabiliriz.)
    2-Sizlerin okula baslayacak cocuklariniz icin 5/6 yas kaygisina cok iyi anladigim gibi benim diger endiselerim ve tepkilerim “kiz cocuklarinin orgun egitimden kisa surede mahrup edilip, ergenlikle beraber basini kapatabilcegi mesleki okullara yonlendirilmesi ve hatta 4 yillik temek egitimden sonra evde tutulma-evlendirilme riskinden duydugum bir kaygidandir”.
    3-Buraya yazan anne-babalar gercekten de cocuklari icin endise duyan, kaygilanan aileler. Yedikleri-ictiklerinde gösterdikleri tepkiyi egitim yasasinda da gostermek en dogal surectir diye dusunuyorum. Oyuzden boyle bir durum karsisinda “kismet, hayirlisi neyse o olsun, vardir bir bildikleri seklindeki” yaklasimlar dogru gelmiyor. Butun politika aletleri ” bir risk ve belirsizlik” (risk and uncertainty) icerir. Amac politika ile dogabilecek riskleri ve belirsizlikleri önceden öngörme (forecast) calismalari yapmak, ve gerektiginde “pilot calismalar yapmaktir”. Eger amac uzun surecte basari ise, belli sayida 5 ya da 25 ilde 10, ya da 100 okulda/derslikte yani ulke genelini örnekleyebilcek sekilde bir pilot calima yapilmalidir. Ilk mezunlar verilince yaklasik 4-5 sene sonra bu yeni yasanin “olumlu olumsuz yonleri” en azindan pilot calismalarla denenmis olur. Boylece tum ulus deneme tahtasi olmaz, demek istemem oydu aslinda. Örnegin: benim 80 li yillarda gittigim ilkokulda 6 ve 7 yas gurubu vardi. O sene bölgemizdeki uygulanan bir pilot calismaydi, ve ilk 3 sene biz 10 onlar 9 yasina gelene kadar hem sosyal hem fiziki acindan iki sinif arasinda epey bir fark vardi. Bazi ogrenciler ailelerinin istegi uzerine Ilkokuldan sonra 10 yasinda evde 1 sene kalip, ozel ingilizce vs. kursuna devam ettiler. Ben o sene Anadolu Lisesinde Yatili okumaya basladim, ama o gruptan bir cogu Anadolu Lisesi sinavina girmediler bile. (Aileleri cok kucuk yatili okuyamaz diye dusundukleri icin.)
    3-Ben kimsenin ozel hayatini rencide etmek istemiyorum. Herkesin kendi secimi dogru. Ama benim kaygim ailesinin ona 13-15 yasinda iken bictigi, onun adina karar verdigi bir durumdan oturu. Bugun cocugumuza antibiotik versek mi vermesek mi, acaba bu asiyi yaptirsak mi yaptirmasak mi gibi kaygilar yasiyor. Onlar adina karar vermek zorunda olmaktan korkularimiz var (Bakiniz BAnnenin önceki yazilarina). Boyle bir durumda ulusun basinda “rol model” örnek olarak alcagimiz bir kimsenin de daha bir sosyal sorumlulukla bakin ben egitimime devam etmedim-edemedim. Esimle cok mutluyuz, ama bu demek degil ki her kiz cocugu ailesinin karar vermesiyle gelecegini cizsin. Ben boyle bir sorumluluk bekliyorum. Ama yasadiklari ve bugunku statusunu dusununce boyle bir aciklama yapmak, yuzune olmasa bile acaba icinden de olsa esine karari veto et bence diyebilme kaygisi tasiyor mudur bunu bilemiyorum, demek istedim. Ulusumuzu temsil eden birisinin medyada ayakkabilari ile degil, bilgisi, dili, kulturu, bir birey olarak yaptiklari ile once cikmasini isterim. Yine esinin geldigi konumdan dolayi “bir birey, kadin olarak Avrupa Insan Haklari Mahkemesinde T.C. aleyine actigi davayi esi bakan oldugu zaman geri cekmis ama ve benzeri davalar AIHM’de nasil olsa devam ediyor diye aciklamada bulundugunuda unutmayalim. Ornegin hangimiz cok sevdigimizi soyledigimiz bayragini tasidigimiz vatanimizdan farksiz soyadini, kanini tasidigimiz anamiz, babamiz icin AIHM’e vs. “ye dava acabiliriz ki. Maalesef egitim yasasi bir politika-siyasi aractir ve de siyasi dusunceler icin de alet edilmistir. Dur bakalim ne olcak demekle bir yere varilmiyor ve benim kaygim 5/6 yas kaygisindan da ote. Belki de oyuzden tepkim biraz beklenenden farkli oldu. Ama amacim kimseyi kirmak, rencide etmek, ya da takip etmeye calistigim bir blogta gerginlik yaratmaktir. Iyi gunler!

  24. Pardon pardon….Ama amacim kimseyi kirmak, rencide etmek, ya da takip etmeye calistigim bir blogta gerginlik yaratmak DEGILDIR. Pardon yine bir sür-i lisan yapmisim. Uzun uzun dusunup, ekranda basladigim ilk cumleyi tam göremeden yazmanin zorluklari olsa.

    Iyi gunler!

  25. Hepinize merhaba, Elif hn.’a sonuna kadar katılıyor bende birşeyler eklemek istiyorum. Farkındamısınız bu yasayı çıkaranların çoğu erkek ve Allah bilir hiçbiri çocuğunun gelişimini bilemeyecek kadar ilgisiz. Ben 2008 yılında çocuğumu prematüre olarak 2,5 ay erken doğurdum. Doğum izninden yararlandımmı? hani şu söylenen doğumdan önce 2 ay doğumdan sonra 2 ay. Tabiki hayır, sistemsel olarak böyle bir hakkım yoktu .bende 2 aydan sonra izinlerimi birleştirdim, 1 da ücretsiz izin aldım. Erken doğan çocuğumu 4 aylık bakıcıya bıraktım işe başladım.(yanlış hatırlamıyorsam 2010 aralık ayında prematüre doğum izni yürürlüğe girdi) Sözün özü; bunları bile düşünmeyen milletvekilleri tabi ki bu yasanında inceliklerini düşünmezler. Çocukların eli nasıl kalem tutar, tuvalete nasıl giderler. Bu işler ukalalığımı bağışlayın ama pedoglara danışılmadan, fikir alınmadan olmazzz. Nasılki sosyal sorumluluk projesi olarak başlatılan “7 çok geç” yürürlüğe sokuldu ve herkes tarafından benimsendi. O zaman hiç bir annenin bu şekilde feryat ettiğini hatırlamıyorum. Yanlışım varsa düzeltin rica ederim. Şimdi de ben 5 çok erken diyorum. Eğitimcilerin bu işe el atması gerekiyor. Hande Erkan Hn.’ın dediği gibi ” Çünkü ben 5 yaşında okula gitmiş bir insan olarak bunun ne kadar zorlayıcı ve duygusal olarak yıpratıcı olduğunu çok iyi biliyorum. Eğer 7 yaşında gitseydim çok daha başka yerlerde olurdum bunu da biliyorum.Ve ben çocuğuma bunu yaşatmak istemiyorum.” Benim çevremde de 5 yaşında okula gidip ilkokulu mükemmel okuyup, ortaokul ve lisede kalan tanıdıklarım var, yaşadıkları boşluğu, dağılmaları anlatamam size. Bu sistemin “iyiliği”!!! çocuklarımızın hayatından 1 yıl daha çalmamakmış. Milli Eğitim Bakanın sözü….Bizden daha fala düşünceliler bu konuda…..Saygılarımla,

  26. benimde kızım 2008 şubat doğumlu ve daha bu yıl kreşe başladı yani 4 yaşında her sabah yedek kıyafetlerinin olduğu kreş çantasını hazırlıyor arabada oto koltuğuna oturtup kemerini bağlıyorum kreşte yemeğini yiyip yiyemediğini kontrol eden bir öğretmeni tuvaletiyle ilgilenen bir teyzesi var.
    Ben alacağı almak zorunda kalacağı eğitimde değilim yeterli olurmu olmazmı müfredat değişirmi umrumda değil ben kızımın sağlığından ve güvenliğinden endişeliyim seneye anaokulu sonra ilkokul. Müfredatı değiştirirken öğretmenlere çocukların tuvalet eğitimiylede ilgilenin üstünü başını değiştirin mi dicekler onu merak ediyorum ki bu öğretemenede haksızlık eğitim mi vericek anaçlık mı yapıcak o kadar çocuğa yada el kadar çocuklar okul servisinde üstüste mi olacaklar kim tek tek kemer taktırıcak daha 5,5 yaşında olacak çok korkuyorum .Ayrıca şunu merak ediyorum cezası ne?para cezasımı ?benim kızımın gittiği kreş aynı zamanda anaokulu müdürüde ilgili eğitimli bir bayan ve o eğer ben yazı ile okul öncesi eğitimi 1 yıl daha almalıdır diye bir dilekçe yada yazı olabilir tam net hatırlamıyorum gitmek zorunda kalmaz merak etmeyin diye telkin etmeye çalıştı beni ama ikna olmadım yinede yasa o kadar yeni ki kimse açılımlarını bilmiyo sanki bu konuda birşeyler bileniniz var mı???

  27. MEB tarihi fırsatı kaçıracak
    http://www.memurlar.net/haber/222013/

  28. Öncelikle çoğu devlet okulunun içinde bir anaokulu olduğunu belirteyim.
    Sonrasında ise ben 5 yaşındaki çocukların direkt ilkokul ortamına gönderileceğini sanmıyorum,devlet okullarının içerisindeki anaokullarından başlayacaklardır diye düşünüyorum,bu da anaokullarının devlete bağlanmasını gerektirir ve her devlet okulunun içinde bir anaokulu olmasını gerektirir ki…sistem iyice karışacak yahu.Ama olması gereken bu.
    Ne olursa olsun,ben sekiz yıllık eğitimden yanayım,5 yaştan sonrası için.

  29. irem eryüksel diyor ki:
    03 Nisan 2012, 12:58
    Sadede gelelim aslında o yaştaki çocuklara eğitim verebilecek donanım ve kapasiteye sahip mi ki eğitim sistemi,değil ki şimdiki durumda bile içler acısı.Bazen Türkiye’de yaşamasa mıydım demeye başladım artık

    İrem hanım tamamen size katılıyorum.. Zaten 10 senedir Türkiyede acayip derecede bir istikrarsızlık var.
    Haberlerde çıkanlarla gerçeklerin hiç alakası yok.Herşey düzgünde sıra eğitime geldi.Sağlıktan tutunda eğitime ekonomiye kadar tamamen dengesiz ve disiplinsiz bir durum oluşmaya başladı. Önemli olan eğitimin kaç yıl yada kaçar yıl olacağı değil.. VERİELECEK OLAN EĞİTİMİN İÇERİĞİ NE OLACAK.???.
    Yıllardır eğitim kötü idide neden araştırma yapılıp doğrusu bulunmaya çalışılmadı. Avrupa ülkelerinden eğitim tam not alamadıda yok sınıfta kaldıda diye bi haber çıktı bide baktı yok futbol maçı taktiği gibi 3-5-3 yok 4-4-4 yok 5-3-4 daha neler…. Biz başkalarının sözü yada raporuyla hareket edecektik neden bunları seçtik..içerik rezil çocukarın beyinleri çöplük gibi doluyor..Sonra sen bu çocuk 20-25 yaşına gelince sağlıklı bir toplum oluşturmasını bekle olacak iş değil.Daha küçük yaşta çocukların beyinleri yanıyor..Bunlardan sağlıklı toplum beklemek hata olur.Önceden 5 yıl zorunlu idi bence en sağlıklı olanı bu..
    Baktınız çocuk okumayacak mesleğe yönderirsiniz toplum kazanır.Sanayilerde çırağa kalfaya ustayada ihtiyaç var.
    Amma 18 yaşına kadar okuyan bir çocuk kapasite olarak zayıfsa o saatten sonra meslek ve çalışmayada yöneltemezsiniz. Sokaklarda aylak aylak gezer maçası çalışmayı yemez.Etrafta güvenemeyeceğimiz kişiler dolaymaya başlar. Hem herkes okuyup üniversiteyi bitiriyorda ne oluyor.!!!!
    Çıkın bakın sokaklar Üniversite ve lise mezunlarıyla dolu..Çalış iş bul deseniz o saatten sonra inşaatta çalışamaz amelelik yapamaz.Belediyede çöpçü ol deseniz beğenmez. Sonra ergenlik yaşı başlar sokaklarda sıkıntı yaratmaya başlar… Sonra her okuyan devlet dairesinde işe başlarsa bu devlet vergiyi kimden alıpta herkese maaş verecek..Dahası bu sene 5.nci sınıfı okutan öğretmenlerin durumu ne olacak. Bir alıştırma dersi/kursu verip alanı olmayan ortaöğretim derslerine mi girecekler.
    http://www.mciturkiye.com/-Ulkeler.Rehberi-Almanya.phpx
    Bu siteyi okuduktan sonra benimde gidip ALMANYA’da yaşayasım geldi.:))

  30. Arkadaşlar ben yazılanları tek tek okudum…Ve 2 aydan beri aile içinde konuştığumuz tek konu diyebilirim…Benim oğlumda 2007 doğumlu ve daha önce okul yüzü görmedi..2012-2013 döneminde anaokuluna verecektik…Tabi bu yasa gündeme gelmeseydi…Şimdi 2007 doğumlu çocuğumu okula göndermek istemiyorum…Lütfen bu konuda sesimizi duyuralım….Devlet anaokulları 2007 doğumluları anasınıfına alacak mı acaba?Günlerden beri hiçbir açıklama yok.Bu kadar ana babanın sıkıntı dolu günlerinin vebalini nasıl verecekler merak ediyorum…

  31. LÜTFEN İSTEKLERİMİZİ BU LİNK ÜZERİNDEN BAKANLIĞA YAPALIM. NE KADAR ÇOK MAİL OLURSA ŞANSIMIZ OKADAR ARTAR SESİMİZİ DUYURURUZ HADİ ARKADAŞLAR!

    http://bilgiedinme.meb.gov.tr/Internet/onbasvuru.aspx?kurum=meb