33 Yorum

Yapmamak değil, öğretmemek ayıp

Her sabah Doğan tıraş olduktan sonra lavabonun etrafındaki suları temizliyorum.

Bir insan, tıraş olurken etrafı nasıl bu kadar ıslatabilir; hadi ıslattı, bunu nasıl kurulamadan hayatına devam edebilir, anlamıyorum.

Söyledim, olmadı; kızdım, düzelmedi. Bak, tahta şişecek, başımıza iş çıkacak dedim, dinlemedi. En sonunda şöyle bir çare buldum:

Tabii bu işin şakası.

Hanimiş karısının kuzusu? yazıma katılan, katılmayanlar olmuştu. Katılmayanlar genellikle “Senden böyle bir yaklaşım beklemezdim, nasıl olur da başkasının işini yapmayı savunabilirsin?” diyordu.

Ben başkasının işini yapmayı savunmuyorum. Sadece bazen yapmak, yaptırmaktan daha kolay oluyor.

Bunun iş dünyasında bir adı bile var: “Micro-management.” Birlikte çalıştığın (ya da altında çalışan) insanlara yapacakları işi öğretmek yerine oturup kendin yapmak. Ki hiç doğru, verimli bir şey değil. Uzun vadede işi yapan insanın cinnet getirmesine, yerine işi yapılan insanın da işi öğrenmemesine sebep oluyor.

Evet ama, 35 yaşındaki bir insana lavabonun etrafını kuru bırakmasını ben mi öğretmeliyim?

Hanimiş karısının kuzusu? üzerine bir arkadaşımla konuşurken o da benzer davranışlarda bulunduğunu, bazı şeyleri kocasından -defalarca-istemektense kendisi yapmayı daha kolay bulduğunu söyledi. (Kendisi ikiz annesi, çalışan bir kadın) Haklı mı olmak istiyorsun, mutlu mu; iş bazen onda bitiyor” dedi.

Bazen haklı olmak, mutlu olmaya yetmiyor. Bir şeyi söyle, söyle, söyle, olmasın; en sonunda “Eeee be!” deyip bırakmak daha KOLAY oluyor. DOĞRU değil. KOLAY.

Öte yandan, haklı olmadığı zaman mutlu olabilir mi insan?

Bence burada benim “başarım” (kendimi örnek olarak gösteriyorum) 35 yaşındaki kocama lavabonun etrafını kurulamayı öğretmekle değil, 5 yaşındaki oğlumun 35 yaşına geldiğinde kurulayıp kurulamamasıyla ölçülmeli.

Deniz benden bir şey yapmamı istediği zaman, eğer kendi yapabileceği bir şeyse yapmıyorum.

Çocukların odası büyük ölçüde onların işlerini görebileceği bir şekilde düzenli. Kılıkları, kıyafetleri erişebilecekleri yerde. Hepsi olmasa bile en çok kullandıkları oyuncaklar, en çok okudukları kitaplar yine boylarına yakın raflarda.

Bu sabah Deniz uyandığında üzerine bir şey geçirmesini istedim. Ve giyeceği üst, onun kolaylıkla alabileceği bir yerde değildi; aldım, ona verdim, giymesini söyledim. Kendim giydirmek daha kolay ve çabuktu, ama onun giymesini istedim.

“Ayağına çorap da giy” dedim. “Sen getirir misin anne?” dedi.  (Çok da güzel sordu üstelik.) “Hayır Deniz’ciğim, sen alabilirsin” dedim. (Gıcık anne)

Bu konuşmamızı duyan babası “Niye vermiyorsun ki? Kıllık yapıyorsun” dedi.

“Hayır” dedim, “kıllık yapmıyorum. İleride lavaboyu ıslattığında kendi kurulasın diye yapıyorum.”

Kısacası, 35 yaşındaki kocama bazı şeylerin doğrusunu öğretemediğimden bazen kendim yapıyorum. Ama 5 yaşındaki çocuğumun yapabileceği şeyleri yapmayıp, ona doğrusunu öğretiyorum.

Bence bazı davranışların doğrusunu yapmamak değil, öğretmemek ayıp.

33 yorum

  1. oyle guzel bir konuya deginmissin ki.. Ve de o isleri kendin yapa yapa bir sure sonra senin isin oluyor malesef!

  2. Çok doğru bir yaklaşımda bulunmuşsun… Bizde de aynı durum var. Hakikaten belli bir yaştan sonra öğrenme ve alışkanlılarını değiştirme zor… Ağaç yaşken eğilir diyip noktayı koyuyorum…

  3. hmm kaynananın kafasına iyi taş atmışsın:))

    • Yok, hiç öyle bir niyetim yoktu. Kayınvalidemin oğlunu çok iyi yetiştirdiğini her fırsatta söylerim. Ancak bazı şeyler değişen nesille birlikte göze batıyor. Mutlaka benim de yanlışlarım olacak.

      • valla ben şunu keşfettim, analarının evinde öğrenseler de yapmıyorlar. hele peşlerini toplayan biri çıktıysa direk fabrika ayarlarına dönüyorlar. baştan işi sıkı tutmak lazım. herşeye atlamamak lazım.

    • bende yazı bitince ilk bunu düşünmüştüm:(

  4. 40 yaşında ki bekar abim hala annemden çorabını ve suyunu ister burada kabahat kimin? Evlendiğinde ne olur peki?

  5. sabah koridorda atlet vardı. 1 adet koca atleti. almadım, almayacağım. çoraplarını da almayacağım. toplayınca da mutlu olmuyorum nasılolsa. toplasın kendi. gelen giden olursa da onu ayıplasınlar. hiç uğraşamam…

  6. Suna Kelesoglu

    çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren kendi kendi işlerini yapmaya alışırlarsa ilerde kendileri ve çevreleri için daha faydalı olurlar diye düşünüyorum. tamamen katılıyorum. ben iki kızımı da bu konuda kendi sorumluluklarını bilerek büyütmeye çalışıyorum. bazen acımasız gelse de hayat bu kendi sorumluluğunu almak zorundasın. kendi işini kendin yap, her daim senin arkanda olamayabilirim mesajı…

    Özellikle erkek çocuk anneleri bu konuda da ısrarcı ve daha yapıcı olursa, çocuklarının hayatlarına girecek kadınlara da daha küçükken önem vermeye başlamış olurlar… Bu konudaki çabalarınızı takdir ediyorum. Gelecekte oğullarınızın yanında yer alacak kadınlar ne kadar şanslı olduklarını anlayacaklar….Paylaşımlarınız için teşekkürler…

  7. haha çok güldüm elif bizi gördüm desem 🙂 30 yaşından sonra bazı alışkanlıklar değiştirilemiyor, 2 kere yapsa üçüncüde yine eski düzene dönüyor. ben kocama tazmanya canavarı derim, bir odaya girip 5 saniyede dağıtabilmek de bir başarı bence :)) Aynı senin kafadayım, değiştiremediğim gerçekle mutlu yaşamaya çalışıyorum(arada arıza çıkarsam da genelde kabullendim). tek dikkat ettiğim kızımızın yanında iyi bir örnek olmak, bunun için de sürekli uyarmak gerekiyor, yapacak bir şey yok

  8. kesinlikle suç oğlan analarında!! ben de oğlumu kendi işlerini yapabilecek şekilde büyütme çabasındayım..ve etrafımda gördüğüm hemen her erkek kaç yaşında olursa olsun anasının kuzusu,ve hayatını devam ettirebilmek için bir kadına muhtaç!! hiç bir kız evlat başkasının oğluna hizmetçi olsun diye doğurulup büyütülmüyor..eğri oturup doğru düşünmek lazım 😉

  9. Bu yaklaşımını ben de çok beğendim. Yaptığım hataları gördüm. Eylül, Ekin doğduktan sonra geriye dönüş yaşadı. Şimdi her şeyi benden istiyor. Hatta abartıyor ve musluğu bile kapatmıyor. 🙂

  10. Ben de traş sonrası lavabo etrafında su + kesilmiş sakalları görmekten bıktım usandım.. Ayrıca çorapları kirli kıyafetleri kirli sepeti hariç evin her köşesine bırakma huyundan da.. Ben de bazen uyarmaktan bıkıyorum ama hem onun gibi dışarda çalışıp bir de evde ekstra iş yapmaktan nefret ediyorum..

  11. Çoğunlukla bu durum ev hanımı erkek annelerinin suçu olduğuna inanıyorum. İnsan basit bir çorba yapmayı, yumurta kırmayı, ıhlamur kaynatmayı öğretmez mi? Bu erkeğin evleneceği insan evladına yazık olmaz mı? Nerdeyse 6 yıllık evliyim yatak odasında yerdeki çoraplardan bıktım. Hem işte çalış hem evde bazen kendimi külkedisi gibi hissediyorum. Şömine olsa başında uyuyakalacağım 🙂

  12. Kesinlikle katılıyorum , benim kocam da maalesef annesi tarafından kral gibi büyütülen ve hayatına öyle devam etmek isteyen erkeklerden biri , çorabını nerede çıkardıysa o çorap orada kalır,üstünü değiştirir,çıkardıkları yatağın üstüne atılır, kazayla kirli sepetinin yolunu bulsalar bile içine giremezler , sepetin üstüne itina ile yığılır o kirliler 🙂 Oğlum da böyle olmasın diye çok uğraşıyorum , aynen senin dediğin gibi kendi yapabileceği şeyleri ben yapmamaya özen gösteriyorum. Daha 2,5 yaşında , henüz kendi başına giyinemiyor ama en azından panduflarını kendi başına giyip çıkartabiliyor. Her gece yatarken ” annecim , hadi çoraplarını çıkart ” diyorum,çıkartıyor..Oyuncaklarını ulaşabileceği yerdeyse kendisi alıyor , geri yerlerine koyuyor,sütünü, meyve suyunu dolabın alt raflarına koyuyorum,kendisi alıp içiyor,bitiremezse dolaba geri koyuyor, ne yapalım, böyle böyle alışacaklar inşallah.. Biz zamane anneleri çığır açacağız , ben inanıyorum 🙂

  13. Belki de biz, bizim oraların lafıyla “yumuşak yüzlü”yüz Elif?Belki 35 yaşındaki kocalarımıza biz birşey öğretemiyoruz? 😉
    Bekarken kelimenin tam manasıyla “paşa” olan kuzenim -su içmeye kalkmaz, aman Allah korusun evde herhangi birşeyin yerini bile değiştirmeye yardım etmez!- evlendikten sonra süt dökmüş kedi gibi oldu! Misal geçende onlarda otururken, küçük kızı yerlere kurabiye dökünce, baktım koşa koşa içerden elektrikli süpürgeyi getirdi, “Ben şuraları bi alayım!” diye işe koyuldu. Eşinin “Farketmedim sanma, 2-3 gündür o süpürgeyi hiç eline almıyordun!” deyip, kahkaha atmasıyla “Hoş geldin gerçek dünyaya!” dedim içimden. Sen annene, kızkardeşine yapmadığını bırakma, valla müstehak!!! 😛 Kötü bir tabir ama “el kızı” bildiğin adama etti bizim oğlanı…Nedir sırrı çözemedim??? 🙂
    Bu durumda hiççç hayıflanmıyorum valla kocam pijamasını çıkardığı yerde bırakıyorsa, Kayınvalidem sağolsun “Paşa” kıvamına getirmiş ama ben de bişeyleri değiştirecek kudrette değilmişim hani!! 😛
    Böyle kabul ettim, böyle mutluyum. Değiştirmeye çalışıp da değiştiremeyince cinnet geçirmektense, koyverdim gitti yani…
    🙂

  14. Ben de söylerim söylerim, yapmaz, bıkarım, kendim yaparım yapılacakları. Erkek annesiyim, oğluma aşılıyorum şimdiden. : ))

  15. off off her evde aynı sorun? ben inat edip toplamazsam o çoraplar günlerce yatağın kenarında duraibliyor ya da atleti banyo askısında !! Sormak istiyorum byunları yapan koca modeli var mı ?
    Kız çocuk annesiyim kızımı şimdidin aşılayacağım kendi işi dışında hiç kimsenin işini yapmamasını seçimlerini yaparken de bunun önemli bir parametre olması gerektiğini !

  16. elif hanım güzel bi konuya değinmişsiniz.sizin yönteminiz hayatta toplam kalite açısında çok verimli bence.siz bunu başka yol bulamadım hiç olassa mutluyum diye yaapıyorum demişsiniz…biz de durum şöyle ,daha geçen gün eşim bana dedi ki;ya bütün kadınlar erkeklerin yere atılan çoraplarında,çıkarıp bıraktığı pijamalarından şikayet ederler buna benim annem de dahil ama senden hiç böyle bişey duymadım.?ben de bunu hiç anlamamışımdır .dedim evet sen dağıtıyorsun ben topluyrum ama benimde senden aynı rahatlıkta istediklerim var.mesela faturalar ayın kaçında ödenir nereye yatar?her gün kullandığımız arabaını bakımı geldimi sigortası ne oldu?ben şöförlük sevmem nereye giddicek sem iki dakikalık yol dahı olsa beni götürür getirisin:)market alışverişi beni sıkar çok canım istemedikçe ben yapmam,dışarıda bebeği kucağımda taşımak havamı bozuyo,puseti açıp kapamak tabiki güçlü erkek işi vs.aslında hepimiz bi düşüneli erkeklerin debizim arkamızı ne çok konuda topladıkları ve hiç söylenmediklerini farkediicez. ve hakksızzlığa uğramadığımızı farkedicez.istisnala her zaman vardır o ayrı.benım felsefem kurala gerek yok sevmek ve karşılıklı fedakarlık.

  17. Bence bu tür konularda bir ara gecis noktası olmaması da önemli bir kriter.
    Şöyle ki, eğer erkek anne evinde cıkıp evlenirse, tum ev sorumluluğunun tek kişi üstünde olması ne demek pek bilmeden, anne kucağından kadının kucagına gectiklerini sanıyorlar.
    Bence, kız erkek fark etmeksizin belli bir yaştan sonra, ve evlenmeden önce mutlaka ama mutlaka tek başına eve çıkıp tüm evin sorumluluğunu üstlenip, bu duyguyu öğrenmeli.
    Bu yazdıklarımdan sanmayın ki, bizim traş sonrası gölümüz olmuyor, oluyor ama en azından bazı konularda daha kolay uyum sağlıyor eşim ve “ev işi” yükünün ne demek olduğu hakkında daha fazla bilgi sahibi, empati yeteneği daha fazla gelişmiş. Belki lavabo etrafını silmiyor ama çamaşırlarını, gömleğini vs. kirliye atar, arada çoraplar birikir ama o kadarını da ses etmiyorum çünkü yeri gelince benim çoraplarımı da o atıyor kirliye.
    Çocuklar konusunda da çok doğru bir yaklaşımda bulunduğunu düşünüyorum.

  18. Okudum da cennette miyim diye düşündüm. Şimdi herkes kızacak bana. 🙂

    Eşim çorabını sepete atar gömlekler dolaba asılır. Lavaboda şimdiye dek hiç suymuş tüymüş görmedim. Sanırım o babasından gelme bir güzellik. Dağıttığı tek yer kendi masasıdır, çalışırken. Kağıtlar kitaplar. Karışmam söylemem. Söylemekle yapan bir insan değil. Annesi de anlatır, o bile dese yapmaz. Kendi karar alacak. Kendi idrak edip masa çok dolarsa toplar. Tek kusuru çay bardaklarını masasından ertesi gün getirir mutfağa. Ama buna çok takmıyorum.

    Şimdi herkes ev işi yapan evişinde yemekte yardım eden böyle filmlerdeki gibi bir eş sandı. Hayır o da değil. O konularda krallık fikirleri aynıdır. İşler ütüler yemekler benden. Onları yapmaz yaptıramazsınız. Yaptırma çabası da göstermiyorum açıkçası. Ev işi, mutfak beni zinde tutuyor, içim rahatlıyor, bir terapi gibi. Çocuk yok ondan yormuyor farkındayım, büyüklük tasladığım sanılmasın. Çocuk olsa elbet yorar yardım gerekir. Böyle iyiyiz her şey işten artan gücümüze yettiği kadar:)

  19. 5 yaşındaki kızıma kirlilerini kirli sepetine atmayı çok güzel öğrettiğimi düşünüyordum.
    Babası ise, kirli çoraplarını top yapıp odanın farklı köşelerine atmaktan ayrı zevk alan bir kişilik.
    Dediğin gibi ona kirli sepetinin yolunu öğretemediğim için mücadeleyi bırakmıştım.
    Taa ki, kızımın çoraplarını aynı şekilde havaya fırlatıp kahkaha attığını görene kadar…. 🙂 Evdeki mücadeleye devam 🙂

  20. Yorumlara şöyle bir göz attım da çoğunluğun buluştuğu nokta eşlerinin k. valideleri tarafından yetiştirilme tarzı..hepsi taçsız kral olarak büyütülmüşler ki bu gruba eşimi de dahil edeceğim..dünya ve zaman onun etrafında döndüğü için dolayısıyla banyosu ya da traşı geldiyse oranın ıslanması ya da nasıl temizleneceği sonra ki konular..sıklıkla banyo paspası rutübetten çürüyen home ofis çalışan bir ev hanımı olarak 35 yaşında bir erkek lavabodan çıkarken arkasına bile bakmıyorsa bunda benci düşüncelerinin de payı olduğunu düşünüyorum…Nasıl olsa o halleder güvenini de verdiyseniz nasıl olsa halledersiniz di mi? sevgiler..

  21. Hanimlar! Kirlilerin -corap vs. direkt “kirli sepetine atilmasini istiyorsaniz” bir yontem: Gece yatak odanizda “ust bas soyunmak, coraplari top yapip yatak altina atmak yerine, disler fircalanirken coraplarda banyodaki kirli camasi sepetine atilir.”
    ya da
    2.Camasir sepetine atilmamis camasirlar aile fertlerinin arkasindan toplanmaz makina calisir-bosalir, ama misal beyin coraplari yikanmaz. Cekmecede corap kalmaz, ya da bir esi vardir digeri yoktur vs… Sonuc ishe corapsiz yalin ayak gitmek:-). Belki bu durumdan ders cikartir sevgili kocaniz.
    Benim esimle cok sukur ev temizligi, kisisel temizlik, vs. acisisindan hicbir sorunum olmadi. Galiba uzun yillar (universite, is hayati, yurt disi yasantisi vs. derken) anneden bagimsiz kendi isini kendi yapan biri olmasi, benim de evlenir evlenmez ” dominant ev kadini olmamamdan -ya da olmayi istememden oturu” arkasini-kuyrugunu toplar. Utusunu kendisi yapar, yemek yapimi, alisveris ve cocuklarin bakimi, ev temizligi ortaklasa yapilir….ikimizde evimizde yasamaktan da yasanilir halde tutmaktan da buyuk zevk aliyoruz.
    Aslinda bunlari yazinca birsey farkettim. Biz evimize girince huzur, mutluluk bulmak istiyoruz. Yani sokaktan eve girince bir farklilik olsun. Otel odasi gibi hissetmeyelim, ordaki duzenden temizlikten biz sorumlu olalim diye bilincsiz bir sekilde -gayri ihtiyari gelistirdigimiz birsey olsa gerek. Evimizin ciceklerinin solmamasindan, WC nin umumi WC gibi olmamasindan, bulasiklarin makinaya yerlestirilip, bosaltimasindan, cocuk bezlerinin, copun atilmasindan bizler esit anlamda sorumluyuz.

    Sonucta herseyden once evini sevmek, orda huzurlu, sicak,, guvenli bir ortam yaratmanin onemi “ogretilebilir” ilk adim olarak bence. Ama ogretmek’te yanlis olabilir. Yani bir insanin kulagindan cekipte sen de bu evde yasiyorsun, yap kardesim demekle olmaz. Adamin-ya da kadinin icin de yoksa yok zorlamayla olmaz. Yani ailenin fertlerinin icinden gelmesi gerekir. Aslan yatagindan belli olur, arkadaslar. !

  22. Benim kocamda duruma göre dağınık, düzensiz 🙂 Misal çoraplarını nadiren kirli sepetine atar, su ve diğer içecek şişelerini geri dönüşüm poşetinin yanına (!) atar. Çöpleri ben söylemeden atmaz.. Ama faturaların ödenmesinden, arabanın bakımlarından, vergilerinin ödenmesinden eşim sorumludur (aslında doğumdan sonra bıraktım ama olsun, artık yapıyor 🙂 ). Bazen tatlım bunlar neden buradalar, yerlerinde değiller desem de genelde eşimin arkasını topluyorum. Çünkü söylemekten sıkıldım, üstelik başka bir yorumda da belirtildiği gibi 2 kez yapıyorsa 3. de kendi bildiğini okuyor 😀

  23. süper fikir blogcu anne! bende oğluma öğretirken kocama da ufak ufak sataşabilirim.çünkü direk söyleyince-rica edince ve dahi yapması için bile yalvarınca benim de 35 yaşına gelmiş kocamda 6 yıldır hiiiiç bir değişiklik olmuyor:(((

  24. Bu aralar ben de takıldım bu meselelere! Kirli çorapları koysun diye eşimin başucunda bir kova var, sırf ona tahsis ettiğimiz çiçekli miçekli hoş bir kova. Buna rağmen o çorapları yerde gördükçe cinlerim tepeme çıkıyor. Ben de onun paltosunun ya da montunun koluna sokuyorum. Sabahları giyerken farkedip kovaya atıyor =D
    Bunun gibi başka şeyler de var tabii. Sanki devamlı tekrarlamak gerekiyor bazı şeyleri anlamaları için, neden acaba?…

    • Paltonun, montun koluna sokmak önerisini görünce kıs kıs güldüm. Bizim buralar fazlasıyla sıcak. Palto filan giyilmiyor. Alternatif olarak nereye koyabilirim bir bilgi rica edebilir miyim? :)))

  25. Bence bu erkek evlada ogretilebilecek bisiy degil…moralinizi bozmak istemem ama ben mocama bazen kendine dusen gorevleri neden yapmadigini sordugumda, veya lutfen lavaboyu kurula yada masadaki tabagini lavaboya birak dedigimde bana gulerek soyle cevap veriyor: eee bunlari ben yapacaksam neden evlendim ki ben?:)))) yani demek istedigim anneleri olarak 30 sene yaptir, evlendiklerinde yine eslerine devroluyor bu gorev…

  26. herkes kendi evini gördü bu yazıda.çünkü erkeklerimiz hep aynı.Yurtdışında yetişen erkekler kendi işininin başkası tarafından yapılmasını tuhaf buluyormuş.Tamamen çocuk yetiştirmekle ilgili birşey.Benim kayınvalidem hatta kayınpederim çok titiz, düzenli insanlar..Fakat oğulları(yani eşim tam tersi) .Evdeki aşırı düzen onu çok sıkmış evlenince bırakıverdi bu yüzden..buna da dikkat etmeli onun için yazıyorum..
    Sen traştan sonra su siliyorsun ben artı olarak traş bıçağı, losyon, krem vs.topluyorum arkasından.beterin beteri var:)) kızıp birgün atacağımı bile söyledim ama fayda etmedi..toplamaya devam ediyorum………..

  27. BENİM EŞİM AİLESİNİN EN KÜÇÜĞÜ HER ŞEY AYAĞINA GELİMİŞ BEYİMİZİN EVLEDİĞİMİZİN HAFTASI BANYOYA GİRERKEN BENDEN ÇAMAŞIR İSTEMİŞTİ BENDE ONA YERLERİNİ BİLİYOSUN SEN ALIRMISIN BEN SENİN ANNEN DEĞİLİM KARINIM DEMİŞTİM HİÇ ÖYLE CANIM CİCİM AYLARI DEYİP PERVENE OLMADIM ETRAFINDA ÇÜNKÜ ÖYLE Bİ ZAMAN GELİYORKİ YAPTINIZ İYİLİKLER SORUMLULUĞUNUZ OLUYOR.ŞİMDİ NASILMI ÇAMAŞIRINI ALIR,TIRAŞ OLUNCA TEMİZLER ANİDEN ÜTÜSÜZ BİŞEYMİ GİYMEK İSTİYOR ÜLÜLER BANA BÜTÜN EV İŞLERİNDE YARDIM EDER.BU BİRAZDA KAREKTER MESELESİ O YONTULACAK BİR EŞTİ BİRDE DUYULAN SEVGİ BUNLARA NEDEN OLDU.