Çalışan Anneler

GD Star Rating
loading...

Konuk yazar İçimdeki Dört Mevsim, bu hafta baba gözüyle çalışan anneliği anlatıyor.

İçimdeki Dört Mevsim’in diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

***

Çalışan anneler

Değişen roller adlı yazımda kadının, annelik ve eş rolünden, iş güç sahibi kadın olma yolundaki yolculuğunu elimden geldiğince anlatmaya çalışmıştım. Bu yazımda ise bir adım daha ileriye gitmek ve çalışan anneler, zorlukları ve avantajları hakkında genel düşüncelerimi yazmak istiyorum.

Ekonomik ve sosyal alanlardaki değişim sayesinde kadınların iş hayatında almaları gerekli olan yeri geç de olsa almaları sonrasında atalarımızın çok da haklı olmadıkları ortaya çıkmıştır. Aynı koltukta iki karpuz taşınmaz sözünü söyleyenlerin inadına aynı koltukta iki, üç, hatta dört karpuz birden taşıma başarısını göstermişlerdir.

Çalışan anne olmak kolay değildir. Müthiş bir denge gerektirir. Aklı, kalbi, vicdanı, mantığı ve duyguları mutlak bir denge ve barış içerisinde faaliyetlerini sürdürürler. Sabahlarını en sevdikleri, en çok değer verdikleri yavrularını bir kaç yıl önceye kadar hiç tanımadıkları kişiye bırakıp işe gider onlar. Gün boyu çalışır, didinir dururlar. Bir yandan da biricik yavruları vardır hem akıllarında ve hem de kalplerinde. Vicdan azabı çekme lüksleri bile yoktur zira işlerini en iyi şekilde yapmak için dikkatlerini işlerine azami derecede vermeleri gerekmektedir.

Akşam eşleri ilgi bekler, yemek bekler onlardan ve yemek sonrası kahve yapmalarını. Etraf temiz ve toplu olmalıdır zaten böyle öğretmiştir anneleri. Doğru olan da budur şaşırtıcı bir şekilde onlar için. Hata yapmaya da hakları yoktur ne evde ne de iş yerlerinde. Miras kalan genetik kodlar sayesinde kendileri dahil herkes onlardan görevlerini hatasız bir şekilde yapmalarını bekler. Bölünmüş hayatlar yaşarlar. Bir tarafta onlara muhtaç küçük çocukları ve sürekli ilgi bekleyen ve hiç büyümeyen eşleri ile ev hayatları, diğer tarafta en az eşi kadar çalışmak zorunda kaldığı iş dünyaları. Hem anneliği, hem eşliği ve hem de iş kadını rolünü öyle bir içselleştirmiştir ki nicedir unutmuştur bir hobi ile uğraşmayı, kitap okumayı, bir resim sergisine gidip yalnızca kendisine zaman ayırabilmeyi.

Aynı anda birçok şeyi düşünüp, birçok stratejiler kurup, birçok şey için dertlenip dururlar. Kariyer önemlidir. Geri plana atılmış olsalar da kişisel hedefler vardır gün gelip ulaşılmayı bekleyen. Günlük hayatın stresi, geçim zorlukları, ev yönetimi, sorumluluklar, görevler, mecburiyetler ve daha niceleri. Ama belki de en zor olanı çekilen vicdan azabıdır her gün bırakılıp gidilen çocukların ardından.

İşte şimdi buraya dikkat: Hiç boşuna vicdan azabı çekmeyin! Yapılan araştırmalar göstermiştir ki olay hiç düşündüğünüz gibi değilmiş. En azından o kadar kötü değilmiş. Bilinenin ya da tahmin edilenin tersine demek çok iddialı bir yaklaşım olur ama en azından annelerin çalışmasının çocukları sanıldığı kadar olumsuz etkilemediği yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde bugün çok rahat söylenebilmektedir. Bilim açıkça annelere çalışın diyor. Anne çalışmasının çocuklara ne sosyal ne de duygusal olarak bir zararı yokmuş. En azından bunu kanıtlayacak veriler bulunamamış.  Hatta bilakis çalışan anneye sahip çocukların gerek okulda ve gerekse sosyal alanlarda daha başarılı oldukları ortaya çıkmış.

Aslında işin düşündürücü hatta üzücü ve tedirgin edici ama şaşırtıcı olmayan tarafı ise sorunun çocuklardan değil de annelerden kaynaklı olduğu gerçeğiymiş. Anne özel hayatında ve iş dünyasında ne kadar rahat ise çocuğu ile arasındaki ilişki de o kadar olumlu olmaktaymış. Yok, ama stresli bir hayatı var ise, sürekli olarak çocuğun bakımını ve güvenliği düşünüyorsa, patron sürekli kafasında dırdırlanıyorsa, az para kazanıp çok yoruluyorsa çocuğu ile arasındaki ilişki de olumsuz olabiliyormuş. Tam tersi de geçerli. Mutlu ve endişe duymayan annelerin ilişkileri tozpembe gibi görünmekte. Diğer bir nokta ise çalışan annelerin eğitim ve gelir düzeylerindeki artışın çocuklarıyla olan ilişkileri olumlu yönde etkiliyor olması. Son iki sonuç açıkçası beni çok da şaşırtmadı. Sürekli olarak 5 gr bile taşısak belirli bir süre sonra yoruluruz. İş hayatı ile anneler söz konusu 5 gr’ları arada bir kenara koyarak daha az yoruluyorlar.

Eşim sürekli “ben oğlumun gurur duyacağı bir anne olmak istiyorum” der durur. Göremediği ise zaten şimdiden öyle olduğudur. Ben eşimle her zaman gurur duyarım ve biliyorum ki oğlum da annesi ile her zaman gurur duyacak. Yapılan çalışmalar çocukların (özellikle de kız çocuklarının), annelerinin çalışması durumunda onları daha yetenekli bulduklarını ve onlarla daha fazla gurur duyduklarını da göstermiştir. Diğer taraftan ben hep evimin erkeği olmak istemiş ama bunun yanına bile yaklaşamamışımdır. Düşünsenize çalışmadığımı, kahvaltı sonrası çocuğu okula gönderip evde kahve içtiğimi, parklarda dolaşıp, deniz kenarındaki bir kahvede yazılarımı yazdığımı. Bu hayalimi bir süre daha ertelemem gerekmekte zira annesi çalışıp babası evde kalan erkek çocukların davranışsal sorunlar yaşadığı da çalışmanın bir başka sonucu.

Çalışan anneler için çalışmaya yeniden başladıkları ilk aylar çok önemli. Çocuklar haklı olarak “Güle güle git anneceğim. Tabii ki ben burada kalırım. Senin aklın burada kalmasın” demeyeceklerdir. Uyum sağlamaları ve bir denge oluşturmaları zaman alabilecektir. Bu süre esnasında davranışlarında değişiklikler de meydana gelebilecektir. Önemli olan sabırlı olabilme ve işe gitme nedenlerini güzelce ona anlatabilme. Çoğumuz para için çalışıyor olsak da çalışma nedenini yalnızca para olarak açıklamak onlardan çok şey beklemek olacaktır. Daha çok işin içeriği, güzelliği, size olan katkısı, faydası üzerine yoğunlaşmak daha faydalı olacaktır.

Yalnızca sabırlı olmak ve güzel açıklamalar da yeterli değil aslında. Madalyonun bir de öbür yüzü olan siz varsınız. Siz ve duygularınız. Öncelikle kabul etmeniz gereken bir şey var o da siz çalışarak ve her gün işe giderek çocuğunuzu terk etmiş olmuyorsunuz. Kendinizi bu konuda suçlamamanız lazım. Eğer böyle yaparsanız en başta siz sürekli üzülüyor olursunuz, işe konsantre olmazsınız, ruhsal olarak yaşadıklarınız çocuğunuzla olan ilişkiyi etkilemeye başlar ve böyle bir çok kötü etkileşim hayatınızın her bir aşamasında devam eder gider. Hatta zamanla kendinizi yetersiz, ilgisiz bir anne olarak görmeye başlayabilir, depresyona bile girebilirsiniz. Böyle yapmayın!

Önemli olan herkesin çok iyi bildiği geçirilen zamanın uzunluğu değil kalitesidir. Nicelik değil niteliktir önemli olan. Kurduğunuz iletişim ve etkileşimdir önemli olan. Çalışıp, çalışmamaktan ziyade onunla nasıl zaman geçirdiğindir önemli olan.  Tüm gün beraber olup televizyon seyredebilir ya da iş dönüşü beraber olduğun iki saat de oyun oynayabilirsin. Ama öyle bir iki saat geçiririsin ki tüm dikkatin ondadır. Ona değerli olduğunu ve onu çok sevdiğini fazlasıyla hissettirirsin.

Çalışan anneler kötü anneler değillerdir. Öncelikle buna inanın. Başta kendiniz ve çocuğunuz olmak üzere tüm ailenin mutluluğu ve huzur için kendinize zaman ayırın. Yalnızca size ait zamanlarınız olsun. Hobileriniz olsun. Vicdan azabı çekmeyin ya da vicdanınızı rahatlatmak için çocuklarınızın yanlış davranışlarını doğru bulmayın ya da görmezden gelmeyin.

Kadınların sezgileri kuvvetlidir. Annelerin sezgileri ise çok daha kuvvetlidir. Dengeyi sağlamak, mutlu ve huzurlu olmak, çocuk da kariyer de yapmak sizlerin elinde. Sizler bizim süper annelerimizsiniz!

Çalışan Anneler, 10.0 out of 10 based on 1 rating
69 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 Kasım doğumlu Deniz’in ve 2010 Mart doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, orada yaklaşık 10 sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

69 Cevap verilmiş: Çalışan Anneler

  1. Kız Annesi diyor ki:

    Teşekkürler, çok iyi geldi . Anlatamadığım duyguları nede güzel anlatmışsınız .

    GD Star Rating
    loading...
  2. burcu diyor ki:

    harika,bana da moral oldunuz elinize sağlık

    GD Star Rating
    loading...
  3. pınar diyor ki:

    ben de çalışan bir anneyim ancak çalışan anne olmanın evde duran anne olmaktan daha zor olmadığını hatta daha kolay olduğunu düşünüyorum, çünkü her ikisini de deneyimledim; çalışmaya alışmış insan için evde oturup 24 saat çocukla ilgilenmek çok çok daha zor bir şey…çalışan annenin çocuğunda aklının kalması meselesine gelince evet ilk başta bu sıkıntılar yaşanıyor ama neden babalar hiç bu kaygıları taşımıyorlar ve bir düşünün babasını günde iki saat gören çocuğun- örnek benim kızım- hiç de babayla arası kötü olmuyor bilakis daha kaliteli vakit geçirilmiş oluyor. Aynı şey anne için de geçerli olmalı, o yüzden bence de çalışan kadınlar kendilerini hiç kötü hissetmesinler…

    GD Star Rating
    loading...
    • Tamamen katılıyorum size. Evde kalındığında ve tüm hayat çocuk olduğunda – taşınmakta olan 5 gr örneğimde olduğu gibi – çok daha fazla yoruluyor anneler. Arada bir taşınan 5 gr’lar bırakılmalı, dikkat başka yönlere çevrilmeli ki dinlenebilesiniz ve yeniden tüm gücünüz ve şevkinizle kaldığınız yerden devam edebilesiniz. İş dönüşlerinde ben oğlumla mümkün olduğunca kaliteli zaman geçirmeye çalışıyorum ve aramızın hiç de kötü olmadığını söyleyebilirim :)

      GD Star Rating
      loading...
  4. Pınar AYVERDİ KILIÇASLAN diyor ki:

    :) iyi hissettim :) birazda olsa su serpildi :) öyle bir içime işlemişki okurken bile gözlerim doldu :) Ama dediğiniz gibi galiba bu kadar acıtasyonlu olmaması gerekli, güçlü olmak zorundayız.

    GD Star Rating
    loading...
    • Son paragrafımda da belirttim: Kadınların sezgileri kuvvetlidir. Annelerin sezgileri ise çok daha kuvvetlidir. Dengeyi sağlamak, mutlu ve huzurlu olmak, çocuk da kariyer de yapmak sizlerin elinde. Sizler bizim süper annelerimizsiniz. Ben buna gönülden inanıyor, dahası biliyor ve her gün görüyor, şahit oluyorum. Sizler zaten çok güçlüsünüz.

      Mesajınız ve katılımınız için çok teşekkürler.

      GD Star Rating
      loading...
  5. Sezgi diyor ki:

    Yine cok guzel ifade etmissiniz, bayiliyorum yazilarinizi okumaya!!!

    GD Star Rating
    loading...
  6. ceren diyor ki:

    Sonunda gerçekten bizi anlayan ve anladığını hissettiren bir erkek çıktı , yaşasın :)

    GD Star Rating
    loading...
    • :) İnanın ben yalnız değilim. Bir önceki yazımda belirtmiştim, zaman ve ortam değişiyor. Roller ve sorumluluklar da değişiyor. Babanın günümüzdeki rolü artık değişmeye başladı … Çok yakında eminim bu iyiden iyiye fark edilmeye de başlayacak.

      GD Star Rating
      loading...
  7. Ceyda diyor ki:

    Çalışan anne olmanın ilk vicdan azabı 6 ay sadece anne sütü diye dağa taşa yazılmışken 3.ayda işe başlamak olsa gerek…

    GD Star Rating
    loading...
    • Haksız da sayılmazsınız :( Hani derler ya ‘hayat biz onu planlarken başımıza gelenlerdir’ diye, bazen istenmeyen, planlanmayan şansız durumlar da yaşanabiliyor. Umarım bu şansızlığa rağmen dengenizi yeniden bulmuşsunuzdur… Katılımınız ve paylaşımınız için çok teşekkür ederim.

      GD Star Rating
      loading...
      • Ceyda diyor ki:

        Ben şanslıydım ilk 7 ay kendim baktım ama etrafımdan gördüğüm bir anne için zor bir durum bu…Güzel yazınız için teşekkürler….

        GD Star Rating
        loading...
    • çağla diyor ki:

      kesinlikle… ben de şanslıydım ki 7 ay biterken başladım işe. 6 ay sadece anne sütü verdim. ama işe başladığımda gene de depresyona girdim. neden işe gelmek zorundayım. neden çalışmak zorundayım. evde neden çocuğuma kendim bkmıyorum da anneler bakıyor, ıvır zıvır. Hala öyle düşünüyor musun diye sorarsanız. Benimki mevsimsel depresyon sanırsam. Yaza doğru giriyorum çıkamıyorum. Zira anneler çocuklarıyla yaz güneşine merhaba deyip, denize girerlerken diye hayal kuruyorum ben neden şubeye gitmek durumundayım diye kafayı yiyorum… Biri bana yardım etsin :)

      GD Star Rating
      loading...
      • Ceyda diyor ki:

        Bence bu yaşadıklarınızı yaşamayan, böyle dönemsel bile olsa bunalıma girmeyen çalışan anne profili yok. Bazen düşünüyorum belki kendime ait bir kreşim filan olsa ne keyifli olurdu diye:) Hem iş hem oğlum bir arada:) Bazı sabahlar oğlum “anne bugün işe gitme” diyor, gel de vicdanın sızlamasın, gel de bunalıma girmee…

        GD Star Rating
        loading...
      • Ben de bazen hiç çalışmayayım, oğlumla zaman geçireyim diyorum (öğrendim ki bu hatalı olurmuş) ama aslında çalışmak en çok bize fayda sağlamakta. Farklı farklı işler ile uğraşmak, dikkatimizi ayrı ayrı odaklamak, beynimiz için en büyük dinlenme fırsatları. Ama yine de sürekli ailemle ve kendimle zaman geçirmek varken çalışmak durumunda kalmak en azından ilk başta çok da çekici gelmiyor :)

        GD Star Rating
        loading...
        • nurşen.e diyor ki:

          Eşim de bazen böyle düşünüyor biliyor musunuz ?’ Karıcım sen çalış da ben de oğlumla biraz vakit geçireyim’ diyor.Fakat kocamın planına göre bu süreçte ev işleri yine bana aitmiş :) Aslında sürekli olmadığı müddetçe onun da çalışma hayatına mola verme ihtimalini düşünebiliriz . Ama sanırım erkekler çalışma konusunda daha fazla sosyal baskı altındalar ..

          GD Star Rating
          loading...
          • Ben evde kalayım gerekirse tüm ev işlerini de üstlenebilirim :) Bırakın sosyal baskıyı, bilim bile bizim çalışmamız gerektiğini söylüyor. Ben bir süre daha bu güzel planı askıya alacağım ama hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim. Sizin de belirttiğiniz gibi molalar hiç de fena olmazdı ama sonrasında tekrar işe alışabilir miydim hiç bilemiyorum.

            GD Star Rating
            loading...
  8. baisy diyor ki:

    Günlük hayatın stresi, geçim zorlukları, ev yönetimi, sorumluluklar, görevler, mecburiyetler ve daha niceleri..
    evet çok daha niceleri, benim sorunum herşeyi aklımda büyütmek sürekli daha yapılası çok şey var hangi birinin ucundan tutacam diye kendime dert etmek, ama doğru yaptığım bişey varsa o da işte iş ile ilgilenip, evde oğlum uyuyana kadar onunla ilgilenmek, artık kalan zamanda da ev işi, eş, kişisel uğraşlar.. master biraz geri kalıyor bu planlamada ama kaygılı gergin bir anne değilim çok şükür, herşeye yetişebildiğim kadar yetişiyorum geri kalan Allah kerim diyip kendimi kasmıyorum.
    bir de öğle aralarında dışarı çıkmak, sergi müze gezmek, bir gün kendim de sergi açacağımın planlarını kurmak, işte en çok beni rahatlatan şeyler, bi saat da olsa kendine zaman ayırmak, deşarj olmak..

    GD Star Rating
    loading...
    • Bence siz kesin kişisel serginizi açarsınız … Yazdığınız kısa yorumdan zaten bir koltukta aynı diğer annelerin çoğu gibi 4-5 karpuz birden taşıdığınız anlaşılabiliyor. Öyle ya da böyle, zaman içerisinde bir denge oluşuyor ve oluşan denge ailede mutluluk ve huzur var ise o aile için en iyi çözüm de olmuş oluyor. Benim denge konusunda ki turnusol kağıdım evdeki huzur ve mutluluk olmuştur. Evinizde huzur ve mutluluk var ise bırakın yüksek lisans biraz daha beklesin, nasılsa bir şekilde tamamlanacaktır.

      Yorumunuz ve katkınız için çok teşekkürler.

      GD Star Rating
      loading...
  9. 3kişilikdünyam diyor ki:

    Oğlumu 90. gününde anneme bırakıp işe gittiğim gün (ki öğlen süt izni için eve gelecektim) kendimi berbat hissetmiştim. Ve sonradan anlıyorumki o birkaç ay depresyona girmişim, kendimle savaşmışım. Şimdi “keşke bi destek alsaymışım” diye düşünüyorum. O günleri atlatmak çok zor oldu. Yazdıklarınız çok doğru. Kendi kemdime “Çalışmak istiyor muyum ?” diye sordum. Cevabım “evet” di. İşte o günden beri kafamda bu sorunu hallettim, rahatım. Oğlumsa zaten bunu hiç takmadı :) Takan tek kişi bendim.

    GD Star Rating
    loading...
    • Bana yazıların çok uzun yorumunda bulunanları şimdi anlamaya başladım. Siz benim tüm yazımı bir paragrafta özetlediniz. Çok teşekkür ederim.

      GD Star Rating
      loading...
  10. Özge diyor ki:

    Yazılarınızı ve pozitif bakış açınızı çok beğeniyorum, yine çok güzel yazmışsınız. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derler ya, tersi de aynen geçerli. Evlilik, iş vs. konu ne olursa olsun hayatta mutluluğu, dengeyi yakalamak da bir ekip işi, dayanışma işi. Bunu kurabilene ne mutlu.

    Ne kadar araştırma yapılsa, anneler bu araştırmaları 1532 kez okusa da, vicdana zabı bir şekilde, her fırsatta bulduğu taşın altından kendini gösteriveriyor, bu da ayrı konu. Anne olmanın özü çocuğun için hep en iyisini istemek ya, ondan kaynaklanıyor herhalde.

    Bu “para için çalışıyoruz” kısmına da aynen katılıyorum. Böyle diyor ya anneler, gerçekten çok dar durumlarda çocuk büyüten anneleri tenzih ediyorum ama genel olarak tek sebep bu değil ki? Daha çok kendimiz için çalışıyoruz bence – ki bunda utanılacak ya da yanlış bir şey yok. Çocuk hep öncelikli tabii ama mesleğimiz birikimlerimiz, kişisel gelişimimiz vs.anne olunca bunlar da bir anda sıfırlanmıyor ya?

    Elif, keşke çocuklara pedagojik olarak bu durumu nasıl anlatmalı, bir de bu konuya el atsan ne kadar makbule geçer? Tahmin ediyorum ki bu blogun takipçileri arasında, çalışan annelerin sayısı azımsanmayacak kadardır?

    GD Star Rating
    loading...
    • Öncelikle güzel yorumunuz ve katılımınız için çok teşekkürler. Sorumluluğun paylaşıldığı, birbirlerini rakip değil ama bir elmanın iki yarısı gibi gören bir ekip olmak, olabilmek, en azından bu konuda minimum çaba ve saygıyı gösterebilmek hem bizlerin, hem evimizin ve hem de çocuklarımızın huzur ve mutluluğu için çok önemli. Paylaşılan bir vizyon ve aynı yönde gösterilen çabalar öyle pozitif sonuçlar doğurabilir ki şaşarsınız. Bu bakımdan söylediklerinize ben de katılıyorum, ekip olmak, olabilmek çok önemli.

      Annelerin her türlü açıklama ve araştırmaya rağmen çektikleri vicdan azabı belki de geçmiş genetik miraslarından kaynaklanmakta. Kişisel fikrim bir kaç nesil sonra bu sorunun tamamen yok olacağı yönünde.

      Son olarak bence de yalnızca para için çalışmıyoruz. Dediklerinize aynen katılıyorum. Bence önce kendimiz için çalışıyoruz. Tamam tabii ki çalışma konusunda herkes çok şanslı olamayabiliyor ama her şeye rağmen çalışmanın beynimizi dinlendirdiğine inananlardanım. Diğer taraftan yalnızca para için çalışıyor olsak bile çocuklarımıza yapacağımız ilk açıklama bu olmamalı.

      Eminim blogcuanne bu çağrıya sessiz kalmayacaktır … Katılımınız için çok teşekkürler.

      GD Star Rating
      loading...
  11. Birgül diyor ki:

    Bir erkeğin, bir babanın kaleminden böylesine güzel bir yazı çıkması içimi titretti doğrusu… Bugüne güzel başlama sebebim oldunuz, teşekkürler…

    GD Star Rating
    loading...
  12. NİHAN diyor ki:

    Şu an yazıcıya gidiyorum, bu yazıyı bastırıp masama iğneliyorum. Her zaman yanı başımda hep okumak istiyorum. Geçen gün bir romatizma hekimine düştü yolum şikayetim üzerine, standard muayeneden sonra bana bir gününü anlatır mısın dedi. Yaklaşık yarım saat sürdü konuşmamız. Çocuklarından bahsetti. İki hekim olarak çocuklarını nasıl yetiştirdiğinden filan. Vicdan azabı yapmanın gereksiz olduğunu ve çalışan bir annenin çalışan bir kızı olarak ,benim kızımın bana verdiği değeri hiçbirşeyin değiştiremeyeceği vurguladı. Romatizma filan değil, sadece zihinsel yorgunluğum konuydu aslında. Banka, ev hayatı, küçük bir çocuk, akşam ve haftasonu yüksek lisans çok zorladı beni. Bu yazı beni çok etkiledi hergün bir mucizeyi gerçekleştiriyoruz ve birileri bunun farkında:)

    GD Star Rating
    loading...
    • Bu nasıl güzel bir yorum anlatamam. Çok mutlu oldum. Çok teşekkür ederim.

      Sizler bizim süper annelerimizsiniz! Mucizeyi yaratanlarsınız. Dengeyi de mutluk ve huzuru da sağlayanlarsınız. Buna inanın ve varsa eğer içinizdeki suçluluk duygusu ile vedalaşın.

      GD Star Rating
      loading...
  13. Nurcan Göl diyor ki:

    İşte şimdi buraya dikkat: Hiç boşuna vicdan azabı çekmeyin! Yapılan araştırmalar göstermiştir ki olay hiç düşündüğünüz gibi değilmiş. En azından o kadar kötü değilmiş. Bilinenin ya da tahmin edilenin tersine demek çok iddialı bir yaklaşım olur ama en azından annelerin çalışmasının çocukları sanıldığı kadar olumsuz etkilemediği yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde bugün çok rahat söylenebilmektedir. Bilim açıkça annelere çalışın diyor. Anne çalışmasının çocuklara ne sosyal ne de duygusal olarak bir zararı yokmuş. En azından bunu kanıtlayacak veriler bulunamamış. Hatta bilakis çalışan anneye sahip çocukların gerek okulda ve gerekse sosyal alanlarda daha başarılı oldukları ortaya çıkmış.

    Bu bölüm benim için çok değerli …her sabah kendimle mücadele ettiğim bir şeydi…İçin nasıl rahatladı anlatamam… birde o kadar iyi anlatmışsınız ki… anlaşılmak çok değerli bir şey…

    Teşekkürler,
    Nurcan 33
    Mavi Devin 14 ay

    GD Star Rating
    loading...
    • İnanın mesajınıza çok sevindim. Çok teşekkür ederim.
      Her sabah gönül rahatlığı içerisinde gidin, hem kendiniz ve hem de aileniz için en iyisini yapıyorsunuz …

      GD Star Rating
      loading...
  14. yasemin diyor ki:

    modern yaşam içinde 4 duvar arasında annesiyle büyüyen çocuk sosyalleşemiyor, anneye bağımlı hale geliyor eskiden annelerimizin saatli mesaisi yokmuş belki ama bizi bırakıp çamaşırhanelere bez yıkamaya, tarlada çalışmaya giderlermiş. Şu anki tek sıkıntımız işe giderken çocuğumuzu bırakabileceğimiz güvenilr kişiyi bulmak olsa gerek.

    GD Star Rating
    loading...
    • Aynen yorumunuzda belirtmiş olduğunuz gibi. Dikkat edilmesi gereken tek nokta belki de bu. Oğlumuzun aramıza katılımı sonrasında, istediğimiz ve güvenebileceğimiz bir bakıcı bulamadığımızdan sebep, gül gibi evimizi bırakıp tekrar şehir merkezine taşınmak zorunda kalmıştık. Bazen iki kişi için kurulan bir dünya üç kişi için uygun olmayabiliyor. Biz de dünyamıza üç kişiliğe uygun duruma getirdik :) Şanslıydık. Umarım bu konuda herkes bizim kadar şanslı olabilir.

      Paylaşımınız için çok teşekkürler.

      GD Star Rating
      loading...
  15. perianne diyor ki:

    Çok güzel bir yazı, teşekkürler Elif…

    GD Star Rating
    loading...
  16. nurşen.e diyor ki:

    Yazılarınızı beğenerek takip ediyorum. yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum. Çoğuna dedim çünkü 6 yıldır yoğun tempolu bir işte çalışan (mühendisim) bu seneler içinde evlenip bir de oğlunu büyüten bir anne olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ‘ ÇOCUK DA YAPARIM KARİYERDE ‘ lafı benim için inandırıcılığını tamamen yitirmeye başladı. Akşam vakti koştura koştura eve gelmiş ev hanımlığı mesaisini de yine acele acele yapmış bir anne ,bu 15 saatlik çalışmanın sonunda artık YORGUN BİR ANNE VE EŞ oluyor. Bu yorgunluk ve sürekli bu koşturmaca bir müddet sonra kişiyi tahmin edilenden daha fazla yoruyor. Bir yıla yakındır sadece oğlunu büyüten ve ev işleriyle uğraşan biri olarak bunu kendi hayatımda yaşayarak şahit oldum . Hem oğlumla hem eşimle ilişkim daha iyi Çünkü ‘ben daha sabırlıyım’ meğer ki huzursuzluğum yorgunluk , stres, işleri yetiştirmeye çalışmaktan kaynaklanıyormuş. Bu şekilde düşünmeme ve hissetmeme rağmen 5-6 ay sonra iş hayatına geri dönmeyi de düşünüyorum. Bu düşüncemde 3 yaşını bitirmiş olan oğlumun artık kreşe gidebilecek seviyeye gelmiş olması her ne kadar vicdanımı rahatlatsa da gündüz ‘annecim yanımda olduğun için çok mutluyum ‘ diye gelip sarılmalarını beni ikircikli bir ruh haline yeniden sokuyor. ..süper anne olmak yerine mutlu anne olmayı tercih ederim. yazımı olumsuz bir yorum olarak algılamayınız aksine bence çalışan annelerin duygularına bu kadar vakıf olabilmeniz -hele de bir erkek olarak -bence tebrik edilmesi gereken bir durum .

    GD Star Rating
    loading...
    • Yorumunuz ve katkılarınız için çok teşekkürler. Hayat da bazen sizin aldığınız benzeri molalar olabilmekte. Bu söz konusu molaların süresine yine sizler karar vermelisiniz. Hepsi bir arada gitmediğinde sizin de yaptığınız gibi mola alıp, soluklanıp, dengeyi bulup devam etmek belki çok daha sağlıklı. Her zaman üzerinde özellikle durduğum tek şey mutluluk ve huzurun esas olması gerektiği. Yani aslında illa da denge olsun değil, mutluluk ve huzurun olduğu bir denge olsun. Her ailenin kendine özel bir denge, bir çözüm, bir hayat tarzı, bir tercih. Yani aslında süper anne derken içinde mutluluk ve huzur da vardı :) Bence yeni çalışma döneminizde kariyer de peşinizden gelecektir yeter ki içiniz rahat olsun.

      GD Star Rating
      loading...
  17. Çağla Yüksel diyor ki:

    Çok keyifli, insanın vicdan azabını kesinlikle azaltan bir yazı. Çok teşekkürler size ve Elif’e…

    GD Star Rating
    loading...
    • Çok teşekkür ederim. Kişisel fikrimdir, içiniz hem de çok rahat olsun. Sizler çalışarak (çalışmak isteyip de çalışarak) doğru olanı yapıyorsunuz. Bundan mutluluk duyun ve tadını çıkarın.

      GD Star Rating
      loading...
  18. Fatma Adıyaman diyor ki:

    İçimdeki dört mevsim,ilk yazınızı blogcu anneden okuyup hemen hemen hergün bogunuzu takip etmeye başladım yeni yazı var mı diye,bence daha sık yazmalısınız.Yazım diliniz , bilgi birikiminiz hayata bakışınız sizi okumamızı çok keyifli hale getiriyor.iyi ki keşfetmişiz sizi…
    Gelelim çalışan anne meselesine,sizin gibi ve yorum yazan birkaç arkadaş gibi düşünüyorum..Çalışan anne gün içerisinde başka şeylerle meşgul olduğu için eve geldiğinde çocuğuyla daha verimli vakit geçirebilir.tabiki sıradan ev işleri,eş ve çocuk onu daha fazla yoracaktır ama benim yorgunluk anlayışım artık değişti.sürekli aynı şeyleri yapmak ve monoton bir hayat beni daha da çok yoruyor.
    Doğumdan önce bende çalışan bir kadındım,oğlum doğunca çalışmayı bıraktım ama ev hayatı hiç bana göre olmadı.2 yıldır oğlumdan ayrı geçirdiğim vakit hemen hemen hiç yok.Bu beni çok bunalttı ve sinirli bir insan yaptı.Şimdi oğlumla birlikte evdeyim ama belkide çalışan bir anne kadar verimli olamıyorumdur ona…
    o yüzden çalışan anneler vicdan azabınızı anlıyorum ama sakın üzülmeyin çocuklarınızla geçirdiğiniz vakitte bazen bizden(yani ev hanımlarından)çok daha ilgili olabiliyorsunuzdur onlara..
    Her iki durumda da annelik çok zor ve zor olduğu için bu kadar güzel…(babalık da fena sayılmaz zorluk derecesi bakımından:)))Allah yardımcımız olsun…

    GD Star Rating
    loading...
    • Mesajınıza inanın çok mutlu oldum. Çok teşekkürler. Çok daha sık yazmaya çalışacağıma emin olabilirsiniz :) Ben de zaten aynen belirtmiş olduğunuz sebeplerden çalışılmasının önce anneye iyi geleceğini düşünüyorum ama tabii her evin dengesi kendine göre.

      GD Star Rating
      loading...
  19. serra diyor ki:

    Elinize ve kaleminize sağlık…11 aylık bir kız çocuğu annesi olarak bana kendimi iyi hissettirdiniz. iş hayatına döndüğüm-dönmek zorunda olduğum- altı aydır hep düşünürüm, acaba kızım bir gün bana anne beni neden bakıcıya bırakıp işe bu kadar erken gittin sorusunu sorar mı diye. bilimsel örneklerle biz annelerin vicdan azabını bir nebze azalttınız. teşekkürler…

    GD Star Rating
    loading...
    • Ne mutlu bana. Çok teşekkürler. İçiniz çok rahat olsun, kızınız tam tersine sizinle hep gurur duyacaktır. Mesajınız ve yorumunuz için çok teşekkürler.

      GD Star Rating
      loading...
  20. çağla diyor ki:

    içime su serptiniz..

    GD Star Rating
    loading...
  21. nagihan diyor ki:

    çalışan annenin bir çocuğuydum 11 aylıkken annem beni bırakmış çalışmaya devam etmiş aslında çocuk için biraz zor oluyor tabi ki, yada kendi adıma konuşayım ben anneme hasretle büyüdüm.Sokağa çıktıgımızda arkadaslarım annenlerinden su isterken benim su isticek annem işteydi hep içimde bir yara olmuştur bu.Zamanla alıştım lise giderken annem işi bıraktı hastalıktan oldu buda.Sağlığıyla beraber vakit geçirmedik hastayken beraberdik :( yine çok şükür bizimle allahım başımızdan eksik etmesin.Veee 18 gün sonra iş başı yapıcam 5 aylık bir oğlum var ilk baslarda bırakma duygusu zor geliyordu şimdi yavaş yavaş kendimi adapte etmeye çalışıyorum inşallah ZAMANLA alışıcaz ikimizde…

    GD Star Rating
    loading...
    • Konunun uzmanı olmadığımdan ne yazacağımı bilemedim. Ben tabii kendi düşüncelerimi yazmaya çalışıyorum. Bazen bilimden destek alıyorum bazen araştırmalardan. Bunlara karşılık her zaman için her evin kendi dengesi olacağını özellikle vurguluyorum zira genellemeler her zaman tehlikelidir. Umarım sizin için de yavrunuz için de her şey en iyisi olur. Mesajınız ve paylaşımınız için çok teşekkür ederim.

      GD Star Rating
      loading...
  22. dilek diyor ki:

    bunları bir babanın kaleminden okumak çok güzel oldu.İlk kızım 3 aylıkken , ikinci kızım 6 aylıkken işe geri döndüm. Bence kadınlar çalışmalı ama çocukları doğduğunda 3 yaşa kadar çocuklarının yanında olabilmeli daha sonra çocuk kreşe başlarken anne de işe dönmeli. Maalesef ki ülkemizde çoğu zaman bu mümkün değil, geri döndüğümde işimi bulabilir miyim? bu sürede sadece eşimin çalışması yererli olacak mı ? gibi kaygılarla anneler genelde anne sütü alması gereken bebekleri evde (çoğu zaman mama ile besleyip) bırakıp işe geri dönüyorlar…

    GD Star Rating
    loading...
    • Ben belki de sürekli ideal ya da bana göre olması gereken durumları hep yazıyorum. Her ailenin farklı faklı durumları ve şartları mevcut. Zaten bu nedenle ısrarla her ailenin kendine özgü çözümü ve dengesi olduğunu ve bu çözüm ve dengenin ailede mutluluk ve huzur sağladıktan sonra o aile için ideal çözüm olduğunu vurguluyorum. Eşim çok şükür ki çok uzun bir süre emzirmeye devam edebildi. Bizim bu şansımız vardı, işinden de sorun çıkmıyordu. Zaten oldukça yakın oturuyorduk. Ama bu kadar şanslı olmayanlarda var ve oldukça da fazla. Keşke dediğiniz gibi bir düzen yasal olarak sağlanabilse, çok da güzel olurdu …

      GD Star Rating
      loading...
  23. melek hicran diyor ki:

    Ne kadar güzel empati yapmışsınız kendinizi annelerin yerine koyarak,bir anne gibi düşünüp tüm çalışan hatta çalışmayı düşünüpte karar veremeyen annelerin duygularına tercüman olup yüreklerine su serpmişsiniz.okuduğum tüm yazılarınız gibi bu da çok güzel bir yazıydı.ben çalışmayan bir anneyim 2 oğlum var,onları büyütmek ve eğitmekle meşgulüm çalışan anneler kadar olmasada biz evhanımlarınında çocuklar , eş, evimizin sorumluluğu derken yorulduğumuzu ve bazen uykusuz kalıp kendimize dahi özel bir vakit ayıramadığımızı bende ev hanımları adına söylemek istedim. ama hem çalışıp hemde anne olan hanımlar ksinlikle oscarlık hanımlardır bunu çok iyi biliyorum daha önce çalışan biri olarak. tekrar yüreğinize kaleminize sağlık.

    GD Star Rating
    loading...
    • Katkınız ve yorumunuz için çok teşekkür ederim. Ben kişisel olarak ev hanımı annelerin çok daha fazla yorulduğuna inanıyorum (belki çoğu kere fiziksel olarak değil ama ruhen). İşin ikinci bir zor yanı ise zaten çalışmadıklarından bu annelerden beklentinin de çok daha fazla olması. İşi bırakmak ve ev hanımı olmak bence bir annenin oğlu için kabul ettiği bir zorluktur. Bence hemen bir üst yorumda da belirtildiği üzere bir dengenin, bir orta yolun bulunması en güzel çözüm olacaktır ama sanırım böylesi bir yasal düzenleme için daha çok bekleriz.

      GD Star Rating
      loading...
  24. DUYGU diyor ki:

    merhaba,
    yazılarınızı ve bazı bloğu bir süredir takip ediyor,beğeniyorum.
    19 aylık bir kız annesiyim.Kızım 4 aylıkken işbaşı yaptım,bebeğime annem bakacak olmasına rağmen,ilk günler takdir edersiniz ki çok zordu..Zamanla alışılıyor ve zamanla çalışmak daha iyi geliyor.Biz annem kızıma baktığı için daha şanslı sayıyoruz kendimizi her zaman.Ama öte yandan,annemin çok yorulduğunu görmek,hissetmek te beni çok yıpratıyor.En nihayetinde onun da gezeceği,dinleneceği,hayatını yaşayacağı bir dönemde bu yaş grubundaki bir çocuğa bakmak,onu belli değerlerle yetiştirmek çok zor…Bir çok uzmanın önerdiği gibi 0-3 yaş arası anne dışında tek bir kişi büyütmeli bakış açısını benimsememe rağmen,haftanın belirli günlerinde (ayda toplam 10 gün olmak üzere farklı günlerde)bakıcı değilde bir abla desteği alalım,en azından annemi de biraz rahatlatalım diye düşünmeye başladım,hatta karar vermek üzere eşimle paylaştım ama bütçe planlarımız tutmadığından bu düşüncemizi rafa kaldırmak zorunda kaldık.
    tüm bunları topladığınızda benim şu anki durumum;annesine de yavrusuna da kıyamayan,iki arada bir derede kalmış,kendine zaman ayıramayan(mesela 3 cumartesi var planlarımı gerçekleştirmek istediğim,çocukluk arkadaşlarımla yaklaşık 10 sene sonra biraraya gelebilmek,kurabiye kursuna gidebilmek,evin 2 odasına yeniden düzen verebilmek için)ama kızımı bırakabileceğim tek kişi annem olduğundan,ben de onun haftasonlarına kıyamayıp bari haftasonu nefes alsın,kendine zaman ayırsın diye düşündüğümden böyle bir kısır döngü içindeyim.Yine de halime şükrediyorum çok şükür çalışıyorum,sevdiğim bir işim var, aklım yavrumda kalmıyor diye.Ama bazen de diyorum ki keşke şartlar daha farklı olsaydı,çalışmıyor olsaydım ya da bir bakıcı bakıyor olsaydı yavruma,bazı haftasonları annemden sıkılmadan,çekinmeden destek isteyebilirdim.Ya da annem kadar güvenebileceğim yakınlarım daha yakınımda ya da şartları daha uygun olsaydı…Bilmiyorum,sanırım düşüncelerimin üstünü örtmüşüm bu yazıyı okuyunca fazlasıyla aralandılar…Bazen bunları düşünmek,kimseyi kırmadan yaşamaya çalışmak ,günlük tempodan daha çok yoruyor insanı inanın.Neyse sonuçta şartlara göre yaşamak zorunda olduğumuzdan ertelemeye devam…Bu güzel yavruya her şey değer…sevgiler

    GD Star Rating
    loading...
    • Öncelikle mesajınız ve paylaşımınız için çok teşekkürler. Her ailenin öyle ya da böyle bir dengeye gelişi oluyor ve bazen her şey çok da istediğimiz gibi olmuyor. Yapılması gerekli fedakarlıklar olabiliyor. Önemli olan sizin kendi doğrunuzu bilmeniz ve ona göre hareket etmeniz. Gerekirse gecikmeli takip edin ama sonunda mutlaka edin. Nasıl ki siz yavrunuz için her şeye değeri hem de büyük bir rahatlıkla söyleyebiliyorsanız eminim anneniz de aynı şeyi düşünmeden sizin için söylüyordur. Yavrunuzun anaokuluna gitmesi ile eminim herkes çok daha istediği bir dengeye oturacaktır ve umarım öyle de olur!

      GD Star Rating
      loading...
  25. sinem şamlı diyor ki:

    Benim annem de hep çalıştı.25 sene dile kolay.Ben hep anneme yeterince doyamamış olmamın verdiği burukluğu yaşadım.Ben liseye giderken annem emekli olunca rahatladım.Annem artık bana kalmıştı.Okuldan eve gelince sıcak yemek kokusu burnumda…..Bizi anneannem bir anneden farksız bir şekilde özveriyle büyütse de malesef annemin yerini tutamadı.Anneannem annemden çok daha lezzetli yemekler yapmış olsa da ben annemin yağsız yemeklerini tercih ettim hep.İlkokula giderken öğlen arkadaşlarımın anneleri onlara yemek getirir okulun bahçesinde piknik yaparladı.Allahım bu nasıl bir özentiydi.Öyle imrenerek bakardım ki anlatamam.Annem üzülmesin diye ona söylemez hep içime atardım.O günlerden bu yana pek çok şeyi içime atmak alışkanlık haline gelmiş olsa gerek ki duygularımı çoğu zaman açmam kimselere.Bakın internet ortamı diye dökülüyorum böyle:))))Yorgun vaziyette eve uzun mesailer sonucu gelen anneme(bu arada annem bankada çalışıyordu)anne resim ödevim var dediğimde garibim”yaparız kızım üzülme,şöyle az bi kestireyim” der gecenin 12 sinde benim zorumla kalkar resim yapardı.Benim annem de her şeye ve herkese yetebilen bir kadın dı ki hala öyledir Allah uzun ömür versin, ama yetmiyor işte insana.Annemin benimle geçirdiği kaliteli zamanlar bana yetmedi malesef içimde bir eksiklik oldu hep.Bunun yanında artıları da oldu.Pek çok şeyi kendi başıma başarmanın verdiği hazları da yaşadım.Sorumluluk duygu oluştu taaa küçük yaşlarda çünkü onları model aldım kendime.Dediğim gibi artıları olduğu kadar eksileri de oldu.Fakat annem verdiği hayat mücadelesini bence başaıyla yürüttü diyebilirim çünkü çok şükür Allah’a vicdanlı bir insanım sorumluluklarım var bunların bilincindeyim,mutlu bir evliliğim var ve oğlumu en iyi şekilde yetiştirmeye çalışıyorum.Oğlum için meslek yaşantıma ara verdim.Oğlum şimdi 2 yaşında.O hazır olduğunda ben de iş hayatıma eri dönmek istiyorum.Bakalım benim oğlum neler yaşayacak.Acaba ben annem kadar başarılı olabilecek miyim ya da onun yaptığı hataları ben de yapacak mıyım bilmiyorum.Bunu zaman gösterecek.Bütün çalışan annelere Allah güç kuvvet ve sabır versin diyorum.Samimi duygularla kaleme döktüğünüz yazı beni mutlu etti.Size de ailenizle mutlu uzun bir ömür dilerim.

    GD Star Rating
    loading...
    • Öncelikle mesajınız, yorumunuz ve güzel dilekleriniz için çok teşekkürler. Mesajınız sonrası içim burkuldu. Her ailenin farklı faklı durumları ve şartları var ve kendi dinamiklerine göre hayat tercihlerini yapmak zorunda kalıyorlar. Ben her zaman her ailenin kendine özgü çözümü ve dengesi olması gerektiğini ve bu çözümün ve dengenin ailede mutluluk ve huzur sağladıktan sonra o aile için ideal çözüm olduğunu vurgulamışımdır.
      Bu amaca uygun denge sağlayan şanslılar tabii ki var ama günlük yoğun hayat şartları ve ekonomik zorunluluklar nedeniyle tercih edilmeyen hayatları yaşamak zorunda kalan aileler de var. Aslını isterseniz bu bir tekamül, toplum olarak değişiyoruz. Roller ve sorumluluklar değişiyor, şartlarımız gelişiyor. Dün sizin yaşadıklarınızı bugün oğlunuz ne mutlu ki yaşamıyor. Umarım ki bir kaç nesil sonrasında belki yasal bir takım düzenlemeler sayesinde hem tüm çocuklar annelerine doyabilecekler ve hem de anneler iş ve ev hayatı dengelerine kavuşabilecekler. Dilerim öyle de olur.

      GD Star Rating
      loading...
    • canlarım diyor ki:

      Yazınızı okurken çalışan anne olarak (biri 4 diğeri 1)yaşında çocuklarımında ileride sizin gibi kendi içlerinde yaşayacakları yalnızlığı iliklerime kadar hisstmek beni çok duygulandırdı.Evet allah biz çalışan anneler güç kuvvet sabır versin .Herşey bizler ve çocuklarımız için

      GD Star Rating
      loading...
  26. nurgulistan diyor ki:

    ise baslayali henuz uc hafta olmusken ve artik galiba yapamayacagim en iyisi vazgeceyim zaten evde oturmaya alistim calismak benim neyime derken ne iyi oldu boyle bi yaziyi okumak silkelenip kendime geldim icimden ha gayret basaracaksin fisiltilari duymaya basladim tesekkurler bu yaziyla bana bunlari hissettirdiginiz icin

    GD Star Rating
    loading...
    • Mesajınız beni inanın çok mutlu etti. Asıl ben yorumunuz için çok teşekkür ederim. Başlangıçlar heyecan verici olduğu kadar çoğu zaman zordur da. Devam edin, en başta kendiniz için, sonrasında çocuğunuz ve eşiniz için.

      GD Star Rating
      loading...
  27. NEKO diyor ki:

    Bu yazıyı tanıdığım tüm eşlere göndereceğim :) Her evli erkek çalışan eşine bunları hissettirmeli, daha güzel bir destek düşünemiyorum. Tesekkurler.

    GD Star Rating
    loading...
  28. elif diyor ki:

    Harika! (:

    GD Star Rating
    loading...
  29. Selencat diyor ki:

    Merhabalar. Calisan anne ve evde calisan (ama oglu uyanikken engellenen) baba olarak biz 2 yasindaki oglumuzu pedagoga goturdugumuzde bunun sorun olmadigini soyledi. Ancak siz davranissal bozukluklar uzerine bir calisma var yazmissiniz. Benimle paylasabilir misiniz?

    GD Star Rating
    loading...
    • Öncelikle yorumunuz için çok teşekkürler. Referansı paylaşmadan önce yazımda belirttiğim babanın çalışmayan bir baba olduğunu vurgulamak isterim. Çocuğun bakış açısında bunun etkisi olur mu bilmiyorum ancak çalışmama durumu da babada farklı psikolojik etkiler bırakıyor olabilir. Bahsettiğim çalışmadaki, babalar çalışmayan (işi olmayan ve eve gelir getirmeyen) kişiler. Ben çalışmaya ekteki siteden ulaşmıştım. http://www.bbc.co.uk/news/education-14247472 Daha detay bilgiye ihtiyacınız var ise (çalışma detayları, metodoloji ve sonuçlar) Katherine Rake’in bağlı bulunduğu Family and Parenting Institute ile bağlantıya geçebilirsiniz. http://www.familyandparenting.org/
      Türkiyede konu ile ilgili çalışma var mı bimiyorum ancak İstanbul Parenting Class’da yayınlanmış bir makale değişik baba modelleri ile ilgili bilgi veriyor. http://www.istanbulparentingclass.com/makaleler.php?id=48
      Kişisel notum, benim en büyük hayalimi şu an yaşıyorsunuz. Aileniz mutlu, huzurlu ve sağlıklı ise bence çocuk gelişimine sadece katkısı olur bu durumun, darısı benim başıma :)

      GD Star Rating
      loading...
  30. aylin diyor ki:

    BENDE ÇALIŞAN BİR ANNEYİM BAZEN İŞE GİRİYORUM BAZEN İŞSİZ KALIYORUM.BEN Bİ YERDE ŞANSLIYIM KIZIMA ANNEM BAKIYOR GÖZÜM ARKADA DEĞİL AMA ÖZLEM HEP YANIMDA.ŞANSLIYIM EŞİM ÇOOOOK YARDIMCIDIR.AMA SANKİ HEP BİR ŞEYLERİ EKSİK YAPIYORUM HEP EN KÖTÜ KENDİMİ ELEŞTİRİRİM HEP ÇOCUĞUM İÇİN EVİM İÇİN EŞİM İÇİN AİLEM İÇİN EN İYİYİ YAPMAYA ÇALIŞIRKEN KENDİMİ ISKALAMIŞIM

    GD Star Rating
    loading...
    • Paylaşımınız için çok teşekkürler. Benim size naçizane tavsiyem, eksik yapıp yapmadığınıza odaklanmak yerine mutlu çocuk yetiştiren mutlu ve kendine zaman ayıran ebeveyenler olmaya odaklanmanız olacak, çünkü eksik yapmamak imkansız. Keyifli vakitler dilerim size.

      GD Star Rating
      loading...

Bu yazı yoruma kapatılmıştır.

Bu kategoride Kadın Halleri, Konuk Yazar (64 / 306 makale)


Aşağıdaki yazı, konuk yazar Özden tarafından kaleme alındı. Özden’in diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz. *** Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu yazı "Annelik ...