43 Yorum

Haydi Anne-Babalar, okula!

Deniz anaokuluna başladığında 2 yaşını birkaç ay geçmişti. Bir dönem boyunca haftada üç yarım gün okula gitti.

Sonraki Eylül’de (3 yaşına yaklaşırken) haftada beş yarım gün gitmeye başladı. Onu takip eden dönem haftada beş tam güne çıktı.

4 yaşından beri tüm gün (sabah 9-akşam 4) okula gidiyor.

Okul dediysem… Okuma yazmayı öğrenmiyor tabii. Gerçi artık ilgisi, merakı var. Ama bolca oyun oynuyorlar. Sosyalleşiyorlar. Özbakım becerilerini geliştiriyorlar. Sıra beklemeyi, paylaşmayı, kısacası toplum içinde nasıl yaşamaları gerektiğini öğreniyorlar.

Deniz Kasım sonu doğumlu. Şu anda 5 buçuk yaşına yaklaşıyor. Onunla aynı sene doğumlu olan arkadaşları bu sene anasınıfındalar, bir sonraki sene ilkokula başlamak üzere hazırlanıyorlar. İlk etapta Deniz’in (eski) okulundaki öğretmenleri “Deniz çok akıllı bir çocuk. Okula başlayabilir. Yapar, yakalar” dediyse de biz “yakalamasını” istemediğimize karar verdik. Varsın bir sene geç gitsin, ama sınıfın en küçüğü olmasın, arkadaşlarına yetişmek zorunda hissetmesin istedik. Ne kadar doğru bir karar verdiğimizi bu sene gördük. Daha önce sınıfın en küçüğü olan Deniz bu sene en büyüğü oldu. Ve gerek (yeni okulundaki) öğretmeninin, gerekse deneyimli bir eğitimci olan okul müdürünün dediğine göre de “yerini buldu.”

Derin 2 yaşında. Önümüzdeki Eylül ayında, iki buçuk yaşını bitirdiğinde onu da yarım gün anaokuluna başlatacağım.

Kısacası, bence de 7 Çok Geç. Çocuklar okula gitmek için 7 yaşını beklememeli. Ve fakat İlkokul için 5 Çok Erken. Okuma yazma öğrenmek için, sırada oturmak için 5 Çok Erken.

4+4+4 konusu ortaya atıldığından, Meclis’e gittiğinden ve en sonunda Cumhurbaşkanı tarafından onaylandığından beri İlkokul için 5 Çok Erken diye bağırıp durduk. Kendi adıma (ve inanıyorum ki tek ses olarak bağıran birçok ebeveyn/ilgili kişi adına) bu, sırf yaygara kopartmak adına söylenen bir şey değildi. Henüz içi doldurulmayan bir yasanın içini doldururken biz velilere de danışılmasını, görüşlerimizin dikkate alınmasını istediğimiz içindi.

“Henüz hiçbir şey belli değil, neden bağırıp çağırıyorsunuz?” sorusunun yanıtı içinde: Henüz hiçbir şey belli olmadığı için. Sesimizi duyurmak için her şeyin olup bitmesini mi beklemeliydik? O noktadan sonra yetkililer “Aaaa, keşke söyleseydiniz… Neyse, ne yapalım, tüh…” dese ne yapacaktık?

4+4+4 tartışması ortaya çıktığından beri birçok insanla konuştum. Akademisyenlerle, eğitimcilerle, eğitim politikası uzmanlarıyla görüştüm. Eğitim Reformu Girişimi yetkilileriyle toplantı yaptım. Devlet okulundaki bir müdür muaviniyle, devlet okulu velileriyle konuştum. Son olarak dün İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü ile görüştüm. Şu noktada kendi adıma vardığım sonuç şu ki:

Bu yasa geçti. Öyle ya da böyle geçti. Ve uygulanacak. Öyle ya da böyle uygulanacak. Ama bu uygulama öyle mi olacak, yoksa böyle mi olacak? İşte o noktada biz velilere de iş düşüyor.

Geçen hafta Eğitim Reformu Girişimi koordinatörü Batuhan Aydagül ile görüştüğümüzde “Yasa geçene kadar eleştirdik, eksikliklerini göstermeye çalıştık. Ancak artık bu yasa hepimizin yasası. En iyi nasıl uygulanabilir, onu konuşmamız lazım” dedi.

Aydagül’e yüzde bin beş yüz katılıyorum. Bence de artık yapıcı olmalı ve paldır küldür de olsa getirilen bu yasa çocuklarımız için en faydalı (en zararsız!) şekilde nasıl uygulanır, ona odaklanmalıyız.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız’la yaptığım dünkü görüşmenin notları birçok kişiyi tatmin etmedi. Evet, hala birçok şey belli olmuş değil. Ben bile çocuğumu seneye ilkokula başlatmama kararımı uygularsam neyle karşılaşacağımı henüz bilmiyorum. Ama şu bir gerçek ki, Muammer Bey’e ulaşabilmiş olmak beni rahatlattı. Aynısını diğer illerdeki ebeveynlere de tavsiye ederim. Kendi ilinizdeki, ilçenizdeki Milli Eğitim Müdürleri’ne ulaşın. (Milli Eğitim Müdürlükleri’nin listesine buradan ulaşabilirsiniz.) Mümkünse görüşme talebinde bulunun. Kaygılarınızı dile getirin. Sesinizi duyurun. Bu yasayı geçiren Meclis’se, uygulayacak olan da Bakanlık. Ve etkilenecek olanlar hepimizin çocukları. Bu yüzden sessiz kalmamalı ama kavga etmemeli, birlikte hareket etmeliyiz.

Ben “her işte bir hayır var”ı hayat felsefesi yapmış biriyim. Eğitim sistemini değişmesi gerekiyordu. Evet, bu şekilde değil, bu hızla değil, ama bir şeyler yapılması gerekiyordu. Öyleyse biz ebeveynler bunu bir işaret olarak alalım. Kendi zamanımızdaki mağduriyetlerden, gömlek değiştirir gibi değiştirilen sistemlerden, kaldırılan sınavlardan, kredili derslerden, eşit ağırlıktan ders çıkaralım. Çocuğumuzun mağdur olmaması için daha aktif olalım. Daha katılımcı olalım. Okullarla el ele hareket edelim. Çocuğumuzu okula gönderip arkamıza yaslanıp seyretmeyelim.

Özel okullar bu değişiklikten en az etkilenecek. Bunu konuda uzman birçok kişiden duydum. Özel okula gönderen velilerin işi de nispeten daha kolay. Çok daha esnek olabiliyor orada programlar. Ve özel okul velisi biraz daha “verdiği paranın karşılığını isteyebiliyor.”

Asıl zorluk devlet okullarında. Ve işte orada velilere daha çok görev düşüyor.

Son birkaç haftada görüştüğüm devlet okulu yetkililerinin ve bürokratların benzer yorumları vardı: Devlet okuluna gönderen velilerin çoğu katılımcı olmuyor. Bir müdür muavini “Orta eğitimde bir veli toplantısı yapıyoruz, 5 veli ya geliyor, ya gelmiyor” dedi. “Veliler özel okullara binlerce lira veriyorlar, devlet okulu 100 lira isteyince ‘Onu da devlet versin’ diyorlar” lafını kaç eğitimciden duydum.

Ama aynı zamanda “özel okullara verilen paranın onda biri devlet okullarına verilse…” lafını da çok duydum. Ve ne mutlu ki bunu yapan velileri de gördüm. Gittiğim okullarda Okul Aile Birlikleri’nin anasınıfı için yaptırdıkları oyun odasını gezdim. Velilerin para toplayıp sınıfların ihtiyaçlarını karşıladığına da şahit oldum.

Dünkü görüşmemizde Muammer Yıldız Okul Aile Birliği yönetmeliğinin değiştiğini, müdürün yönetimden çıkarıldığını, velilerin daha katılımcı bir rol aldığını söylemişti. Ben bu eğitim sistemi değişikliğini kendime bahane edeceğim. Zaten Okul Aile Birliği’ne katılmak, çocuğumun eğitiminde aktif rol almak isteyen bir veliydim. 4+4+4 benim bahanem olacak.

Yaşadığımız yerde Deniz’i devlet okuluna göndermek istediğimi duyan birçok veli benimle iletişime geçti. Bu hafta içinde 5-6 anne bir araya gelip konuşacağız. Birlikte hareket etmeye çalışacağız. Alın size veli örgütlenmesi.

Dilerim bu değişiklik velilerin eğitim sistemine katılımlarını arttırmaya vesile olsun. Bizler ezberci, verileni kabul ettiren, sorgulamayı öğretmeyen bir sistemin parçasıydık. Şimdi kabuğumuzdan sıyrılıyor, soruyor, sorguluyor, çocuklarımız için daha iyisini istiyoruz. Sanırım birçok farklı kesimden ebeveyni bu platformda bir araya getiren şey de bu.

Yapacak çok iş var. Benim dileğim velilerin birbirlerini dinleyerek, birbirlerine örnek olarak hareket etmesi. Eğitimcilerin de velilere kulak vermesi, yardımcı olmak isteyenlerin tekliflerini sonuna kadar değerlendirmesi.

Hepimize kolay gelsin.

43 yorum

  1. Bravo ! ! ! Tebrikler… süpersin.. İyi ki varsın !!

  2. Harikasınız, iyi ki varsınız !!!

  3. Yaş da önemli belki ama eğitimin içeriği ne olacak o da belirsiz. Oyunla karışık bir eğitim olacağı söyleniyor ama sıraların arasında nasıl bir oyun olacak onu çok merak ediyorum. Kafesteki minik kuşlar gibi olacaklar.:( Uçabilirsin ama sadece kafeste. Oynayabilirsin ama sırandan ayrılmadan!
    http://miniklerveanneleri.wordpress.com/

  4. elif seni alnından öpmek istiyorum. çocuklara söyler misin lütfen benim yerime öpsünler

    hepimizin adına koşturdun, çok teşekkürler

  5. Bu yazı gerçekten çok önemli, bütün velilere bir çağrı. Artık iş bizlere düşüyor, şikayet etmek, karalar bağlamaktan vazgeçip harekete geçmemiz, bütün çocuklar için, sağlıklı nesillerin yetişmesi için ayağa kalkmamız gerekiyor. Velilerin katkılarıyla, ilgileriyle, sistemin içine dahil olmasıyla devlet okullarında da, eğitim sisteminde de önemli değişiklikler olabilir.
    Hepimize kolay gelsin

  6. ümmühan(KIZIM VE OĞLUM)

    harikasın sen

  7. Birlik olunması çook çook önemli en azındna kendi adıma çocuklarımın sınıflarında bu şekilde yapmaya çalışıyorum ama henüz içinde değilsiniz içine girdiğinizde yaşayacağınız şaşırtacak çook şeyler var:( Bence esas olan veli dernekleşmelerinin olması gerekliliği, henüz araştırmadım ama özellikle devlet okulunda okuyan veli derneklerinin olması okullardaki eğitim sisteminde yapılabilecekleri sistemli programlı usulüne uygun yapmakta daha hızlı hareket kabiliyeti sağlayacağını düşünüyorum bu zamana kadar edindiğim tecrübeler bunun gerekliliğini gösterdi, Çünki konu üzerine yetkili kişilere ne kadar giderseniz gidin orada güzel vaadetleri sözlerini alsanızda takip ve bunların olmas süreci maalesef öyle hemen olamamakta:(

  8. Merhaba, gazetelerde çıkan haberleri ve sizin yorumlarınızı takip ediyorum. Verdiğiniz bilgiler çok güzel teşekkür ederim. Bende çevremdeki arkadaşlarımla ve ana okulu öğretmenleriyle fikir alışverişi yapıyorum genel de yorumlar çocuklar için çok erken olduğu ve geç başlamasının daha iyi olacağı yönünde.
    Oğlum 2008 Mart doğumlu şu anda anaokuluna gidiyor. 4+4+4 Eğitim sistemi ile bu sene Eylül ayında 4,5 yaşında oluyor anasınıfına başlaması, 2013 Eylül ayı itibariyle 5,5 yaşında 1.sınıfa başlaması gerekiyor. Vermeyi tasarladığım devlet okulunu ziyaret etmeyi, anasınıfını görmeyi ve öğretmenlerle tanışmayı istiyorum oğlumun gelişim durumunu seneye değerlendirip anasınıfnı 2 kere tekrar ettirme durumumuz olabilir mi acaba? Bu geçen süre içerisinde 1.sınıf programınında daha netleşeceğini duruma göre karar verme şansım olabilir diye düşünüyorum.

  9. Eline sağlık ya!! Ağzından bal damlıyor vallahi! İçim umutla doldu. Biz istersek her şey daha iyi olabilir. Sayende yeniden fark ettim.

    Sevgilerle, hem de kocaman..

    (Bu arada dünkü çocuklara mektup yazına da bayıldım, çoookkk güldüm..)

  10. güzel olmuş Elif. Bakalım foruma Eskişehirden gelen olacak mı:)

  11. Boşuna dememişler birlikten dirlik doğar!
    Herkese başarılar diliyorum.

  12. merhaba.
    Okula başlama yaşı ile ilgili birşeyler söylemek istiyorum. Yaklaşık bir ay önce ki düşüncelerim ile tamamen çelişse de tekrar değişmeden yazılı hale getireyim dedim. Bir ay kadar önce lise arkadaşlarımla bir mail grubu üzerinden çocuklarımızı kac yaşında okula göndermeliyiz ? popüler sorusunun cevabını aradık. Benim çocuğum yok bu arada ama bu konu ile ilgili düşüncem hatırladığım”okul” dediğimiz şeyin bir çocuğun hayatına olabildiğince geç girmesi yönündeydi. Bir süredir farklı yaş grubunda çocukları gözlemlediğim için hafiften de uzman edası ile paylaştım arkadaşlarla bu düşüneleri.
    Şu anda İtalyanın kuzeyinde küçük bir kentteyim ve bu kent okul öncesi eğitiminde dünyaca tanınır hale gelmiş Reggio Emilia kenti burası ve yukarıda yazdığım düşüncelerimi sorgulatacak şeyler görüyorum. 0-2 yaş aralığında çocuklarla , bebeklerle yapıla çalışmaları görüyorum. Ne bu okullar bakımevi ne bu öğretmenler bakıcı değil. Bu çocuklar (bebekler) çok çok küçük yaşlardan itibaren eğitime başlayabiliyorar. Bu noktadan bakılınca eğitim yaşı aşağı çekilebilir pekala diyorum.Ama eğitim derken hangi eğitimden bahsediyoruz. Acaba okul derken kastettiğimiz nedir ? Tartışmaları bir zemine oturtmadan yapmak bir adım bile ileri götürmeyecek bizi belli. Bir zemine ihtiyaç var ve bu da dediğiniz gibi ancak içeriği hakkında bilgi edinilirse olacak.
    Okul dediğimiz şey bildiğimiz okulsa kendi anılarımdan hatırladığım herkes gibi olmanın özendirildiği , kişiliğin eritildiği potada olmaksa, ya da neyi neden öğrenmek zorunda olduğunu bilemediğin aslında öğrenemediğin döngü ise bence olabildiğince geç gitmeli çocuklar okula. Ama birşeyler değişiyorsa ki bence değişim dinamizmdir, kabuk atmaktır, tırtılın kelebek olmasıdır, yani bence değişim iyidir. O zaman bir bakalım nedir bu hiç bir şey demiyorsa da birşey değişsin diyor sanki. Sırf bunun için incelemeye değer. Sakinleşelim önce ve inceleyip ona göre itiraz ederlim. Yani blogcu annenin yazdıklarına katılıyorum bende ve bu çabayı destekliyorum.. sevgiler

  13. yine bir suru devrik cümle, imla hatası, yazım bozuklugu yapmısım, bir meydanda yere oturmus alel acele yazısıma verin demek isterdim ama ben bu konulari hic bir zaman ogrenemedim 🙂

  14. masallah ne diyeyim…sizin gibi kadin annne es kardes arkadas ulkemden hiccc eksik olmasin..o dogru bu yanlis diye kutuplasmadan yapilacak en iyiyi yapmak icin el atmak….sagolasin var olasin

  15. Zeynep Yılmaz

    Elif Hanım Merhaba,
    Ben de Kemerburgaza yakın Çiftalan tarafında oturuyorum. Siz okul olarak hangisinde karar kıldınız öğrenebilir miyim? Bir de karar verdiğiniz okulda bu yıl sistem değişikliğinden ötürü yığılma oluyor mu okul yetkilileriyle görüşme şansınız oldu mu?
    Sevgiler
    Zeynep Yılmaz

  16. Biz bu dayanışmayı ve desteklemeyi okulumuzda yapıyoruz. Çekmeköy Nükte Sözen İ.Ö. Gelir seviyesi olarak birbirine yakın çocuklar az sayıda değil. Bu yüzden de maddi destek bulmak nispeten kolay oluyor. Ama bütün veliler destek olmaktan mutlu. Bir insan karakter olarak cimri ise o zaten elini hiç bir şekilde cebine sokmaz. Ama bunlar istisnai durumlar. Çocuklarımız başarılı ve mutlu. Sınıfta eksiğimiz yok. Sorunlu öğrenci özel okulda yok zannedilmesi. Bizim hem özel okul hem devlet okulu deneyimimiz var. İkisinin de tadına baktık:) Öğretmenimiz ve müdürümüz çok değerli, çok fedakar ve çalışkan insanlar. Biz velilerde ilgili ve fedakarız. Dolayısıyla bu sonuca ulaşıyoruz. Tabii ki yüzme havuzumuz yok, bazı eksiklerimiz var. Ama çocuklarımızı zaten hafta sonu aktivitelere götürüyoruz. Hatta sınıf arkadaşların bir grup birlikte katılıyorlar sosyal eğitimlere (drama, ingilizce, bateri veya gitar gibi). 4+4+4 ne getirir ne götürür zaman içinde göreceğiz, ama biz veliler çocuklarımıza sahip çıkıp ilgili oldukça zarar görmeden atlatacaklardır. sevgilerimle,

  17. Henüz oğlum 13 aylık olmasına rağmen merakla olan biteni yazdıklarınızı yazılanları takip etmeye çalışıyorum. Çok haklısınız velilerin rolü büyük Bir an sizin milli eğitim bakanı olmanızı istemedim değil 🙂

  18. Harika bir fikir.İnsana umut veriyor.Teşekürler.

  19. Aslinda bütün cirpinislariniz kurani kerim ögretilecek olmasindan dolayi. Sorun degil canim sizde fransaya gönderin rahibeler ders versin cocuklariniza belki icinoz rahatlar. Ssdece bir avuc zavalli insanlarsiniz size aciyorum

    • sizin gibi müslüman bir bayana yakışıktırlmayacak çok ağır sözler inancı ne olursa olsun hiçbir insan zavallı değil ve siz acımak düşmek…asıl Rabbim hepimize acısın, yar ve yardımcımız olsun.

    • Yorumunuzla ilgili yorum yapmayacağım. Tek söyleyeceğim şey: ya haftalardır bu konuda yazdıklarımı okumamışsınız, ya da -kusura bakmayın ama- anlamamışsınız.

      • Ben bu yoruma inanmakta zorlanıyorum hayrete düştüm gerçekten sizi hiç anlamamış yada bence anlamak istememiş burda din dersi hiç sözkonusu bile olmadı bu ne öfke bu ne hırs öğretmek istemeyen öğretmez zaten din eğitimi okulda olmaz evde başlar okulda ne verilirse verilsin evde görmeyen çocuk bunu dogma olarak alamaz çırpınışımız bu olsa inanın evde sessizce çok daha kolay verirdik bunu. burdaki annelerin çabasının bu olmağını göremeyecek kadar perde inmiş gözünüze sizin bu yüzden ben size acıyorum.

    • Bu tip yorumlar ve elestiriler “aslinda sözde egitim yasasinin” gercek amacini ve icerigini de gozler onune seriyor. Bir de Avrupa’da da egitim 3 yasinda basliyor, Turk cocuklari tuvaletlerini bile yapamiyor diye insanlari elestirmek, “nerdeyse aşağalamak” ne kadar da kendine, toplumuna yabancilastiginin resmidir…Bizim derdimiz ne Avrupa’dan geri kalalim diye cabalamak, ne de cocuklar dini ogrenmesinler diye engel olmak. Ama Dilara ve Nazenin elestirileri o kadar guzel asil amacin ne oldugunu ortaya koyuverdi.

    • Sevgili Nazenin, ben rahibeler ile dolu bir okulda okudum, ama elhamdürüllah müslümanım, çocuğum 4 yaşında , Kuran-ı Kerim öğrenmesini ve dinini gerektiği gibi yaşamasını çok isterim. Ancak bunu 5 yaşında ilkokul 1’e başlayarak olmasını istemem. Konu sadece Kuran-ı Kerim öğrenmekse, bu eğitim zaten aile içinde başlar. Siz eğitiminizi evinizde veriniz, okullara bunu karıştırmayınız. Ayrıca bu forumu düzgün takip etseniz, kimsenin Kuran öğrenilmesine karşı olmadığını, aksine bunun nasıl olacağını sorguladığını anlardınız. Tanımadığınız bir kişiye böyle bir mail atmanızı da ayıp ve önyargılı buluyorum.

    • Nasıl böyle kötü düşünceli olabiliyorsunuz, bu yazıyı okuyup da bu yorumu yapabilmek öylesine anlamsız ki.

  20. kolay gelsin elif hanım… çok hayırlı bir işe el atıyorsunuz… allah yardımcınız olsun… malesef işiniz pek kolay olmayacak 🙂

  21. benim de adım elif,benim de 2 oğlum var ve benim de büyük oğlum kasım 2006lı:) ben de sizin gibi seneye ilkokula göndermeyi düşünmüyordum şimdi sınıfının en küçüğü olacağı için endişe içindeyim.1 ay öncesine kadar 2 oğlumu da devlete göndermeyi düşünüyordum ama görünen o ki devlet sınıfları çok kalabalık olacak.benim oğlum da zaten çok dışa dönük bir çocuk değil, ezilir okuldan soğur diye düşündüğümden özele göndermeye karar verdim.bir de bize iyi diye gösterilen devlet okullarını internetten araştırdığımda fiziksel koşullarından dolayı iyi diye düşünülüyor bence, öğretmenlerin hep yaşlı olduklarını farkettim.bu da beni biraz özele itti.küçük oğlum sene başı doğumlu onun zamanına kadar sistem daha oturur ama tabi abisini özele göderip küçüğü devlete göndermek de olmaz, bize maddi külfet olacak haliyle bu durum.oğlumun 2006 doğumlu olmasına bu sistemden dolayı çok üzgünüm.deneme grubu oldular bizimkiler.bir de şu sıkıntı da yaşanacak.bu sene hem 2006lar hem 2007ler 1. sınıf olacak.bu durumda bu çocuklar aynı sene üniversite sınavlarına girecekler.tüm çocuklar sadece 1 dönem çocuklarıyla aynı anda sınava girecekler ama bizimkiler için bu sayı çarpı 2 olacak.ben üni.hazırlık dershane öğretmeni olduğumdan algıda seçicilik bunu da düşündüm:)
    bir de en iyi devlet okulunu araştıralım falan dediğinizde de bu sene şu da olacak her okul sadece kendi mahallesindekileri almaya çalışacak.bu zaten böyleydi ama biraz bağış yapınca hallediliyordu ama bu sene dışardan öğrenci almaya yerleri kalmayacak anca kendi bölgelerinin çocuklarına yer kalcak diye düşünüyorum.
    araştırmalarınızı ilgiyle takipediyorum.tüm paylaşımlarınız için çok teşekkürler.

    • Merhabalar.. Yorumunuzla ilgili birşey söylemek istiyorum. Bence yaşlı öğretmen olması kötü birşey değil. Yıllarca yüzlerce çocuk okutmuş, tecrübeli bir öğretmen olmaları avantaj bile olabilir.
      Çocuklarınız, çocuklarımız için herşey hayırlı olur diyelim…

  22. Nilhan - Küçük mucizem

    Elif çocukların çok şanslı senin gibi anneleri olduğu için, eşin çok şanslı seninle evli olduğu için, ailen çok şanslı , dostların çok şanslı ve biz. Biz de çok şanslıyız seni tanıdığımız için. Belki aynı şehirde otursaydık şimdiye çoktan tanışırdık. Ama sen tanıdığın tanımadığın tüm anne ve yavruları için uğraşıyorsun ya , çok teşekkür ederim kendi adıma.

    • Bu güzel sözler için çok teşekkür ederim Nilhan. Tecrübelerimi paylaşma fırsatı bulduğum için çok mutluyum; öğrediklerim bir başkasının işine yarayacaksa ne mutlu bana.

  23. sultan-durunun ve doğmamış tunanın annesi

    BEYHANİSLAM;
    EVET SİZE KATILIYORUM AYNEN ELİF HANIMA KATILDIĞIM GİBİ.
    AMA AMA BURASI TÜRKİYE BURDA ÇOCUKLAR (MAALESEF) BEŞ YAŞINDA DAHA TEK BAŞINA TUVALETE BİLE GİDEMİYORLAR NASIL OLACAKTA YÜZLERCE ÇOCUKLA TEK TEK İLGİLENECEK ÖĞRETMENLER BU ÇOCUKLAR YARIN ÖBÜR GÜN PİSLİKTEN HASTALANMAYACAKLARMI BİZİM ÜLKEMİZİN İMKANLARI BUNLARI ENGELLEMEYE YETECEKMİ PAT DİYE BÖYLE BİR GEÇİŞ OLABİLİRMİ HAZIRLIK AŞAMASI OLMASI GEREKMEZMİ EN AZINDAN 3 YIL ALT YAPI ÇALIŞMASI YAPILMASI GEREKMİYORMU BAKICI ABLALAR YARDIMCI ÖĞRETMENLER OYUN ODALARI VS VS.

    BENİM ÇOCUĞUM HENÜZ 2.5 YAŞINDA AMA ENDİŞELERİM HAD SAFHADA BENCEDE 7 ÇOK GEÇ AMA İLK OKULA BAŞLAMAK İÇİN 5 ÇOK ÇOK ERKEN HELE BİZİM ALT YAPIDAN YOKSUN ÜLKEMİZDE.

    SEVGİLER

  24. sultan-durunun ve doğmamış tunanın annesi

    NAZENİN BU YAZILANLARIN NERESİNDE OKUDUNUZ ALLAH AŞKINA KURANI KERİM YORUMUNU
    KAFANIZDAN KURUP KURUP YORUM YAPIYORSUNUZ SİZİN ÇOCUĞUNUZ YOK SANIRIM BU KADAR DAR BİR PENCEREDEN BAKTIĞINIZA GÖRE OLAYA .

    BİZLERDE İNANÇLI İNSANLARIZ SADECE ÇOCUKLARIMIZI (ROL İCABI DİN SİMSARLARINA) YEM ETMEK İSTEMİYORUZ BENCE SİZDE ŞAPKANIZI YADA PEÇENİZİ ÖNÜNÜZE ALIP BİR DÜŞÜNÜN DERİM .

  25. Ne mutlu bana ki önümde senin gibi örnek bir anne var. Ne güzel düşünmüşsün sevgili Elif. Forum kısmına hemen girip bakacağım, oğlum 14,5 aylık olmasına rağmen 😉

  26. Elif, Elif, Elif fark yarattın resmen, aydınlattın bu konuyu öyle güzel işledin ki seni tebrik ediyorum.Kızım 2,5 yaşında ama sayende kafamda birşeyler şekillendi.Paylaşımların için teşekkürler 🙂

  27. selamlar.. Acaba Kocaeli/İzmit için de bir grup oluşturabilir misiniz? sırf benim etrafımda aynı durumda olan 5-6 kişi var.. biz de sayenizde biraraya gelebiliriz.. teşekkürler

  28. Merhaba,
    Benim bir sorum olacak tamamen merak ve öğrenmek istediğimden. Neden 2006 sene sonu doğumlu çocuklarınızı 2012 yılında ilkokula başlatmayı tercih etmiyorsunuz? 2012 yılında başlasalar sınıfındakilerden birkaç ay küçük 2007’de başlasa birkaç ay büyük olacak. Şunu hissetmiş biri olarak söylememe izin verin bana sorulsaydı ben zamanında sınıfın küçüğü olmayı tercih ederdim en büyüğü olmaktansa. Ben 24 yaşımda üniversiteyi bitirdiğimde 23 hatta 22 yaşında bitirmiş arkadaşlarla doluydu çevrem. Bence bu geç kalmışlık ilerisi için iyi değil. Pekçok iş ilanında yaş belirtiliyor ve bu da 1 ya da 2 yıl geç mezun olmuşları çok da avantajlı kılmıyor. Üzerine askerlik ve zorunlu hizmet vs de eklenince keşke erken başlatılsaydım dediğim çok oluyor.

  29. Merhaba,

    Benim de 17 aylık bir oglum var. Bizim için erken olsa da gelismeleri merakla ve kaygıyla izliyorum. Üzülerek söyleyeyim ki ben bu konuda çok karamsarım. Maalesef eğitim sisteminin geleceğine dair hiçbir umudum yok. Veliler ne kadar uğraşırsa uğraşsın bu kadar ciddiyetsiz bir sistemin velileri dikkate alacağını düşünmüyorum. Çünkü mesele bilgi eksikliği değil. Bütün bu karmaşıklığın kasıtlı olarak yaratıldığını ve sonuçlarının da kimsenin umurunda olmadığını düşünüyorum.

  30. Elif, iyi ki varsın, iyi ki.