13 Yorum

Az emek, çok yemek yok!

Aşağıdaki yazı daha önce “Mankenlere değil, kendi vücudumuza bakalım” diyen, diyetisyenim-kuzenim-Yasemin’im tarafından kaleme alındı.

Yasemin Serintürk’ün diğer yazılarına buradan, Facebook sayfasına buradan, web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

***

Etrafta ne kadar kirli bilgi dolaşsa da, sen ne yapacağını şaşırsan da, gerçek yine ve hala gerçek, doğru yine ve hala doğru.

Sağlıklı olmak, fit olmak, ideal kiloda kalmak için atmak gereken ilk adım; MUCİZE ARAMAKTAN vazgeçmendir.

Bir sabah uyandığında göbeğin dümdüz, kalçan minicik ve bacakların sımsıkı OLMAYACAK!

Zaten bu tanımlamalar sağlıklı olmanın tarifi de değil. Bilimsel tanımlarının dışında bence sağlıklı olmanın en basit tanımı sağlıklı hissetmektir. Kilo vermek veya spor yapmak için bize katılan insanlara en başta sorduğum sorudur bu; Kendini sağlıklı hissediyor musun?

Kendinize bu soruyu sorun… Kulağa basit gelir ama cevabını çok az insan basit şekilde verebilir. İnsanların çoğu kem küm eder, uzun açıklamalara girer, kendini iknaya gider, vs, vs.. Halbuki cevabı çok basittir. Evet ya da Hayır. Bu soruya EVET dışında ne cevap verirsen ver, ama – fakat gibi bağlaçlarla ne kadar uzatırsan uzat, cevabının özeti HAYIR’dır.

Sağlıklı olmak ile alakalı bilinenlerin çoğu ne yazık ki bazılarının kulağına sempatik, kolay ve mucizevi gelmiyor ama napalım! Az emek, çok yemek yok dostlar!

Kim var diyorsa da ben burdan söylüyorum işte; YALAN SÖYLÜYOR!

Gerçeklerle yüzleşmek isterseniz ya da gerçeklere kulak verecek kadar cesursanız; aşağıdakilere bir göz atın derim… Belki bir ışık olur…

Diyet yapmak değil, Doğru ve sağlıklı beslenmek.

AZ yemek değil, Kaliteli yemek.

Kalori saymak değil, Porsiyon ayarı bilmek ve yapabilmek.

İçki göbeği değil, İçkinin yanında yediğin cipslerin, çerezlerin, mezelerin göbeği!

Sürekli diyet ürün kullanmak değil, Kendi kan testlerinin sonuçlarına uyumlu, enerji-yağ-karbonhidrat-protein içeren gıdalar tercih etmek. (Bu arada buraya bir not iliştirmek isterim. Bir ürünün diyet olabilmesi için referans alınan diğer gıdaya göre %25 daha az enerji içermesi yeterlidir. Diyet diye fütursuzca yersen de kilo alırsın yani.)

Öğün atlayarak günlük kaloriyi minimuma indirmek değil, Düzenli aralıklarla (ortalama 3 saatte bir) beslenerek, az yemeyi, kolay doymayı, mide hacmini ve hormonları normal değerlerinde tutmayı sağlamak.

Çabuk pes etmek, bir haftada mucizeler beklemek değil, Sabırlı, kararlı ve gerçekçi olmak. 30 kg FAZLAN VAR ve KENDİNE BU KİLOYU VERMEK İÇİN BİR AY ZAMAN BİÇTİNSE, RÜYALARDA BULUŞALIM!

Ayıp olmasın diye ordu doyuran ikramları kabul etmek, doyduğun halde tabağındakini silip süpürmek değil, Yemek istemediğini kararlı bir şekilde belirtmek. ISRARCI OLUNDUĞUNDA SENİN DE KARARINDA ISRARCI OLDUĞUNU İFADE ETMEK.

Ayıp olmasın diye yemek değil, Yemekten çatlamamak için reddetmek ve AYIP OLMASIN DİYE YEDİM saçmalığının artık Türk kültüründen silinmesine bir nebze olsun yardımcı olmak.

Suçu genlere atmak değil, Aile fertlerinin bu genlere karşı durmak için hiçbir şey yapmadığının farkında olmak. BU GENLERİN YARATABİLECEĞİ RİSKLERİ KENDİ SAĞLIĞINA DAHA FAZLA ÖZEN GÖSTEREREK MİNİMUMA İNDİRMEK.

MUCİZE ÇÖZÜM DİYE KAFANA SOKULMAYA ÇALIŞILAN SAÇMALIKLARA İNANMAK – BEDENİNİ YAPBOZ TAHTASINA ÇEVİRMEK DEĞİL, Elinden geldiğince, sağlıklı – lüzumlu gıdalar yemek ve spor yapmak.

Yazarın notu: Besin takviyeleri adı altında leblebi- nohut gibi yutulan yağ yakıcılar pek moda bu ara. Birçoğunun sağlık üzerine çok olumsuz etkileri vardır. Önerilmez. İnanmayanlar, kendi vücutlarında deneyip tüm etkileri görebiliyorlar zaten.

Hamburger Menü yiyip Lipo 6x – Hydroxycut‘tan medet umanlar! Sizlere de burdan selam olsun!

Allah kurtarsın ne diyebilirim?

Sevgi, sağlık, barışla…

13 yorum

  1. tam da bunları uyguladığım +spor yaptığım bi dönemdeyim. 25 kilo fazlam var ve 1 sene hedef koydum. şekere elveda dedim. senin önerdiğin gibi splenda kullanıyorum.

    bir de iştah kesmek için doğal tüyolara ihtiyacım var. bilen varsa beri gelsin…

    • Benim aşırı çikolata düşkünlüğüme diyetisyenim “muz yiyin” demişti. Benzer tekstürle kandıracakmış bedeni. Bende işe yaramıştı. Tabii bir oturuşta 1 kg yemiyordum, tatlı krizine girince bir küçük yerli muz yiyordum. 13 kg verdim, daha 13 vereceğim…

      • süper tüyo. teşekkür ederim 🙂 meyveye yöneliyorum ben de zaten. az az takılıyorum. az önce kocam dido verdi ve canım istemedi, reddettim, başarı benim için bu ufak da olsa…

        • Ah ah zaten o caaanım DİDO’yu red ederken bile eminim 1 kg.’nuz gitmiştir.:)

    • dukan diyetini tavsiye ederim, bir arkadaşım iş yerimde gözlerimin önünde yiyerek bol bol kilo vermişti. kadında göbek fln erimişti resmen ve performans kaybı da yaşamamıştı.

  2. “Bir sabah uyandığında göbeğin dümdüz, kalçan minicik ve bacakların sımsıkı OLMAYACAK!” :)) Olsa güzle olmaz mı ya :(((( 1 yıl diyet yaptım. 7 kg verebildim :((( Tiroid sorunum var. Motivasyonum yerlerde sürünüyor.. Birgün uyandığımda böyle olsam güzel olmaz mı 🙂

  3. merhaba yazzınız çok güzel benim hic kilo problemim olmadı kilo vermek hep kolay oldu benim için ama selülit problemim var 32 yaşındayım ve muhasebeciyim sürekli oturuyorum bu yüzden sanırım spor yapmayada zamanım yok yazın akşamlar eşımle yürüyüş yapıyoruz süreekli ama çözüm olmuyor bunada bir çare varmı 🙂

  4. Gastrit olmamla birlikte, az az sık sık yeme kavramıyla tanıştım. Biraz aç kalınca mide asitlerine boğuluyordum. 3 saatte bir yemek zorundaydım. Az az sık sık yemek işin ilk adımı.

    Bir arkadaşımın diyabet olmasıyla da, şekerin düşmesine izin vermeme kavramıyla tanıştım. Fazla aç gezmek, şekerli meşrubatlar insülini hoplatıyor. Hop zıp insülin, sonunda insülin direncini ortaya çıkarıyor. Kilo verememenin yeni bilimsel sebebi bu.

    4 yıl içinde metabolizmamı hızlandırdım. Ben dikkat ettim, o hızlandı. Yoksa hızlanmasını amaç edinmedim. Yıllar sonra farkettim ki yiyorum, aynı saatlerde wc ziyareti, aynı saatte acıkıyor. Hiç diyet yapmadan. Kahvaltımı, kuvvetli öğle öğünümü yerim. İşyerimizde 3 kap yemek çıkar ve zengin bir menüdür. Bazen kırmızı bazen beyaz et, sebzesi salatası sütlü tatlısı.

    Saat 4 öğünüm ve akşam yemeğimi atlamam. Akşam yemeğim 3 kap değil elbet. Ama ekmeksiz ve safi salata filan da değil. Çorbalı ve ana yemekli. Asla Cola, gazlı içecek ağzıma sürmedim sanırım 10 yıl olmuştur. Çay 3-4 bardak, şekersiz ama. Kahve nadir, pek aramam. Çikolataya alerjim var en büyük artım bu belki!:) Eşim çok yaş pasta düşkünü. Ben de arada uyarım, ama daha meyveli pastaları alırım. Kendinizi mutsuz etmeniz gerekmiyor!

    Şeker hastaları çok uzun yaşar, derler, beslenmelerine dikkat ederlerse. İnsülin ne kadar az oynarsa o kadar normal yersiniz.

    Sadece et, sadece protein yükleyen diyetler, (Dukan’mış KAratay’mış) tek yönlü (10 öğün birşey çorbası) diyetlerden bucak bucak kaçıyorum. Arkadaşlarımı da bilinçlendirmeye çalışıyorum. Aç gezersen vücut diyor ki ‘bu saf yine bir şey yemiyor, depolayın!!!’ Vücut strese giriyor. Stres hormonu. Gelsin simit. Tüm gün aç gez bir gram bile göndermez vücut.

    Mutluyken de pıtır pıtır gider kilo. Biriyle tartışma yaşamışsam ben bile şiş hissederim. Normaldir bu, düzeltmeye çalışırım. Tatlıya bağlayın, huzur vücudun hafiflemesine en büyük doping!

    Hareket? İşyerimde hareketliyim. Çok şükür oradan oraya yürümeli bir işim var. Ofisimle Lab arası 2 otobüs durağı mesafesinde. Zırt pırt da gitmem gerekiyor! Hava güzelse ayakkabım uygunsa metrodan 1 durak önce iner o durağı yürürüm. Minik hileler. Sanırım giren kalori ile harcananı dengeleyebiliyorum. Bu kavramı Termodinamik dersinde gösteriyoruz çocuklara. 🙂

    Geçen saat 4te bir şey yeme fırsatım olmadı. Akşam eve gittiğimde midemin, kan şekerimin durumunun farkındaydım. Bir anda yemeğe saldırmamak için saat saat yedim (önce çorba, yavaş yavaş, sonra bir 15 dk oturmak, sonra çok yavaş ana yemek-salata.) ve açlığı derece derece azalttım. O halde 3 dakikada 3 tabak götürürsünüz ve sonra şişkinlik, pişmanlık.

    Lisedeyken gece oturur geç yatardım. Bazen kahvaltıyı atlardım. Bu hem gastrit hem kilo sebebi. Evlenince bu huyları bıraktım. Kemiklerim sayılmıyor şimdi beni manken sandınız. Normalim. Fazlalık yok, eksiklik de yok. Eksikliği olanları gözümüze sokuyorlar matah bir şey gibi. Hayır hayır hayır. Aç gezen yüzü çökmüş ama vücudu gram vermeyen mutsuz kadınlar yaratma kampanyasına hayır!

    Zor değil. Sadece yaşam biçimi haline getirmek gerekiyor. İnatla bunları alışkanlık edinmek. Kendine hatırlatmak. Vücudunla empati yapmak. Şu an acıkacak, şimdi gıda bekliyor, tamam doydun, 3 saat yeter sana, o cipsin sana faydası yok bebeğim vb.!:)

    • Serra çok güzel yazmışsın her kelimesine katılıyor izin verirsen blogumda yayınlamak istiyorum bu yazını..
      Hipotiroidi ve reaktif hipoglisemi var bende ve doğum sonrası süt azalmasın diye yemeye başladım yedikçe de yedim, artık durdurulamaz noktaya gelmişken ani bir kararla aynen Serranın dediği gibi kaç şekerimi çok oynatmadan sık beslenmeye başlayıp biraz yürüyüşe ağırlık verdim. 6 hafta oldu 6,5 kg verdim. Hedefin 5 kilo daha şimdiden 38 bedenin keyfini çıkarmaya başladım bile…

      • Sevgili Pınar hanım tabii ki, umarım pekçok insana faydalı olur yazdıklarım, ne kadar incesiniz.:) Blogunuzda yer almak bir keyif olur adresi neydi acaba?:)
        Doğru şeyler yapınca vücut da doğru tepkiyi veriyor. Üstelik ön koşullarınız oldukça zor, hipoglisemi ve hipotiroidi bu süreçlere ket vuran şeyler. Ama vücudunuz en güzel yanıtı vermiş. Vücuda yanlış girdiler verip doğru sonuç beklememek lazım, bu tek yönlü diyetler bunu yapıyor maalesef:( Çok güzel bir örneksiniz iyi ki yazdınız.

  5. Sevgili Elif: 2011 deki Diyet ile ilgili yazilarinida simdi okudum. Vucut olculerimiz ve yasimiz ve cocuklarin yasi cok benzer durumdalar. Suan ki kilonuz ve 2011 de basladiginiz diyete devam ediyor musun? Edemiyorsan ki (benim yorgunluk vs. bahanesile kacamaklarim oldugu icin) nasil bir telafi seklin var. Panik diyetler, yoyo modeli kilo alip vermek gibi aliskanliklarim yoktur az, öz ve yavas ama tatillerde anne-teyze-komsu-memleketimizin suyu-koftesi derken bazi kacamaklar oldu. Birde emzirmeyi bitirme ve tam zamanli calismaya baslayali bende1-2 kilo kadar bir artista oldu. Derin 2 yasinda suan ki kilo ve diyet planlariniz ne durumda genel olarak onlari merak ettim aslinda. Kendimize bir yol haritasi cizeriz belki.

    Sevgilerle

  6. Teşekkürler Elif
    Tam da obeziteden kurtuluş günlüğüme devam ederken ilaç gibi geldi bu yazı.
    Desteklerinizi beklerim.
    http://www.bebekveben.com/category/obeziteden-kurtulus-gunlugum/

  7. Sevgili Elif,

    Birkac hafta once kesfettigim blogunuzu zevkle okuyorum. Cok tesekkur ederim. Saglik konulu yazilarinizi okurken aklima takildi, Turkiye’de olan zayiflik hirsi ve kilo takintisi. Amerika’daki gibi toplum sagliksizlasip kilo almaya megilli oldu ve ayni sekilde asiri zayif unluler el ustunde tutuluyor. Kilosu saglik kriterlerine gore normal olan bayanlara “biraz kilo ver” denilen bir ulkedeyiz. “Kilo boy arasi fark 10 rakam olmali” gibi saglik kriterleriyle alakali olmayan bir kural var. Hatta bayanlar hirslanmis, 15-20 rakam fark atmaya calisiyor. Obeziteyle ilgili bir yaziniz var, orada yorumlardan biri gozume carpti, bir yorumcu “1,67 boyundayim hamileyken bile 60 kg’i gecmedim, iste ben oyle cok dikkat ederim” diye bir yorum yapmis, gulsem mi aglasam mi sasirdim. Bu yaziya yorum yapan Serra Hanim’in dedigi gibi kilosu eksik olanlar sanki cok iyi birseymis gibi insanin gozunun icine sokuyor, medya da destekliyor (mesela Meryem Uzerli gibi bir bayanin cektigi nedir). Halbuki asiri kilo gibi zayiflik da sayisiz dert aciyor insana, anemiden tutun kanser ve osteoporoza kadar. Insanlar saglikli kilonun ne oldugunu neye benzedigini (ve her vucudun farkli oldugunu) bilmiyorlar. Kadinlarimiz hem kendileriyle hem birbirleriyle ugrasiyorlar, yok suran soyle buran soyle, ay burami surami begenmiyorum. Turk kadini kendine cok guvensiz. Belki bircogu saglikli kiloda ama takintili sagliksiz bir ruh yapisina sahip. Siz ne dusunuyorsunuz bilmiyorum ama goruslerimi paylasmak istedim.

    Emekleriniz icin cok tesekkurler, sevgiler
    Deniz