69 Yorum

Büyükannelere Açık Mektup

Açık Mektuplar serisine devam ediyoruz.

***

Sevgili Anneanneler-Babaanneler,

Kızınızın/gelininizin sütünün yeterliliğini sorgulamayınız. Hele de emzirmeyi yeni öğrenen bir anneye “Sütün yaramıyor” gibi yıkıcı nitelikte yorumlar zinhar yapmayınız.

Anne sütü ekşimez. Memedeki süt hiç ekşimez. Yoğurt değil ki bu…

Sizin zamanınızda hazır bebek bezlerinin, otomatik çamaşır makinelerinin, mutfak robotlarının olmadığını biliyoruz. Lütfen siz de bebeklere yönelik televizyon kanallarının, GDO’ların, cıngıl cıngıl reklamların olmadığını biliniz.

Evet, sizin zamanınızda bebekler altı aylıkken bezi bırakıyordu. Öte yandan yenidoğan bebekler iki (üç??) ezan geçmeden emzirilmiyor, şekerli su veriliyordu. Sütlü pirinç unu da oldukça popüler bir mamaydı. Anlayacağınız sizin zamanınızda yapılan her şey doğru değildi, devir değişti.

Kısacası, “Bizim zamanımızda …” diye başlayan cümleler kurmadan önce sizin zamanınızda yaşamadığımızı lütfen unutmayınız.

Kızınızın/gelininizin herhangi bir cinsiyetten çocuk doğurması konusunda ısrarcı olmayınız. Unutmayınız, babalar ne verirse anneler onu pişiriyor.

Torununuzu parka götürdüğünüzde lütfen dikkatli olunuz. Onun için değil, kendiniz için. Maazallah bir gün kaydıraktan kayarken bir yerinize bir şey olacak.

“Bir yeri şişer, canı çeker” diyerekten bebeğimize çikolata, kahve, kola ve bilumum alakasız yiyecek-içecekleri lütfen tattırmayınız. Bir yeri şişmez. Şişse de iner.

Torununuzun sağ elini kullanması konusunda ısrarcı olmayınız. Bırakınız, hangisini istiyorsa onu kullansın. Solak olmasında hiçbir sakınca yok.

Evet, biliyoruz çocuğu şımartmak büyükanneliğin doğasında var. Ancak bunu yaparken mümkün olduğu kadar biz anneleri zor durumda bırakmamaya çalışınız. Kötü alışkanlıkların yerleşmesinin kısa sürdüğünü, ancak unutturulmasının vakit aldığını unutmayınız.

Karşı olduğumuzu bildiğiniz şeyleri gözümüzün önünde yaparak bizi kötü polis olmak zorunda bırakmayınız. Biz yokken yapınız ve bize söylemeyiniz.

Anneler çocuklarını aç bırakmazlar. Bir çocuk sürekli yemek yemek, tombul olmak zorunda değildir. Obezite denilen şey günümüzün önemli sorunlarından biridir.

Benzer şekilde anneler çocuklarını hasta da etmezler. Çocuklar kendileri hasta olurlar. Rica ediyoruz en ufak bir burun akıntısında“Annesi hasta mı etmiş benim kuzumu?” demeyiniz.

Aslında çocuğumuzla aynı ortamdayken bizden “annesi” olarak hiçbir zaman bahsetmeyiniz. Bizim de ismimiz var.

Anneler çocuklarını ağlatmazlar. Lütfen, lütfen çocuklarımız ağladığında “Neden ağlıyor?” diye sormayınız. Gerçek şu ki çoğu zaman neden ağladığını biz de bilmiyoruz. Kendisi hiç bilmiyor.

Televizyonun faydalı bir şey olduğu yanılgısından kurtulmaya çalışınız. Torununuzun bir şeyler öğrendiği iddiasını bırakınız; Peppee’yi izlemeyi siz de seviyorsunuz, itiraf ediniz.

Hayır, lazımlıklı mama sandalyelerinden istemeyiz; teşekkür ederiz.

Haklıymışsınız, anne olunca anladık.

Biliyoruz, anneanne-babaanne olunca yine anlayacağız.

İşbu mektupla ilgili anlayışınız için teşekkür eder, ellerinizden öperiz.

Anneler

69 yorum

  1. mükemmel, çok beğendim yine harikaydı :))) eline sağlık 🙂

  2. %100 katildigim bir yazi, emegine, kalemine saglik :))

  3. bunu bildiri yapıp tüm evlerin kapısının altından atasım var,eminim altına imza atacak bir milyon anne vardır,eğer bu psikolojik şiddeti yaşamayan anne de varsa çok şanslıdır…

  4. Bir yeri şişmez. Şişse de iner.

    dersteyim, serbest zamanda okudum.
    zor tuttum kendimi, patlatıyordum kahkahayı. sen çok yaşa elif.

  5. Günaydın, ben artık babaanne olmayı bekleyen biriyim.Ama bütün yazdıklarınıza yürekten katılyorum.

  6. ve iyi ki varsınız çocuklarımızı size güvenle bırakma lüksüne sahip olduğumuz için minnettarız. anane bir de oğlanı tepeme çıkarmazsan çok sevinicem he bir de anneme çok yüklenme yani karışma lütfen, ellerinden öpüyorum 🙂

  7. “Bir yeri şişer, canı çeker” diyerekten bebeğimize çikolata, kahve, kola ve bilumum alakasız yiyecek-içecekleri lütfen tattırmayınız. Bir yeri şişmez. Şişse de iner.

    ahaha harika 😀

  8. Lazimlikli mama sandalyesi off cok feci birşey bu:)

  9. Bir de cocuk icin plan yapmayı bıraksalar yazın yazlığa götürürüz bütün yaz oynasın cocuk. Annesini babasını özler mı özlemez mı hiç düşünmezler… Tabii ki sadece bunları söyleyenler büyükanneler değil dedeler de var. Dedeleri de dahil edelim mektuba :)))

    • “Ah bi emmeyi bıraksa, ben onu alır yanımıza götürürüm, şöyle gezdiririm, böyle gezdiririm…” Zaten anneyle bebek arasında tek bağ meme, o da bitince anneyi napsın?

    • Kesinnikle katılıyorum bizdede aynı durum babaanne ve dede sürekli yazın gidip biz kızımla köyde kalıcaz sizde özlerseniz gelir hafta sonu görürsünüz çocuğunuz diyolar.

      • yok artık!!! siz gelin haftasonu görün. zaten bazen ben şöyle düşünüyorum. biz bu çocukları sadece doğurduk. asıl konu kime doğurduğumuz. kayınvalidem kendine sanıyor çünkü. artık öyle bir bağlamıştı ki konuyu düşünün ki,” torununun doğumuyla halasının kısmeti açılacak, hatta doğduğu o yaz hemen nişan yapacak, içinden öyle geçiyormuş, bu çocuk onlara pek uğurlu gelecekmiş!?!??”
        gerçekten bazen kalbimin kisve ve sinirle dolduğunu düşünüp korkuyorum 🙁
        benim çocuğumla halasının kısmeti ne alaka yahu, biri çıkıp söylesin.
        annemler de az değil öte yandan. biz torunumuzu alıp yazlığa götürürüz, çocuk burda sıcakta napacak? ne mi yapacak, annesi-babasının gelmesini bekleyecek akşama. ne yazık ki çalışmak zorundayım. ailelere muhtaç kalıyorum. inşallah bir gün kimseye muhtaç kalmam 🙁

    • Bir benimkiler değilmiş demek bunları diyen! 🙂 2 yıldır götürüyorlar yazlığa, ben kalıp tezime rahat vakit ayırayım diye.. Ancak hiç öyle olmuyor, ben yazlığa gitmek için fırsat kolluyorum, her fırsatta oğlumu görmeye gdiyorum. böylece tüm çalışma planım alt üst oluyor, tezimle uğraşamadan bir yaz daha geçirmiş oluyorum. Aslında çocuğu alıp götürmenin bana yardım olmadığını bir türlü anlatamıyorum. Bu yaz başka formüller bularak yazlığa göndermeyi düşünmüyorum ama oğluma bile empoze ediyorlar, onunla planlar yapıyorlar, bisiklete bineceklermiş, kumsala gideceklermiş vs. Biz de hafta sonları görmeye gidecekmişiz. 2 günlüğüne o kadar yolu gidip gelince bir hafta yorgunluğu atamıyorum ki zaten!
      2 aylıkken oğluma yoğurt yedirmeye çalştı annem. Bunun için de ayrı bir harp yaşadık! 6 aylık olana dek- oğlumu sallanamadan yatağına koyup uyumasını sağlamayı başarmıştım, ancak kayınvalidem gelince çocuk sürekli kucakta sallandı, ben bile bile bu halde bırakıp giderken içimde sinir harbi yaşıyordum. Bir gün kapıdan çıkarken “çocuk iyice kucağa alıştı!” dedim eşime, kayınvalidem içerden ışık hızıyla gelip beni azarlamaya başladı, biz sokaklarda eşimle kavga ettik! O zamanlarda yaşadıklarım oğlum 3,5-4 yaşına gelmiş olmasına rağmen hala içimi acıtıyor. Haklı olduğum halde gördüğüm muamele ikisine de saygımı yitirmeme neden oldu! Kurduğum düzeni sürdürmek yerine kendi yeni ve yanlış bir düzen kurmaya çalışması benim açımdan yıpratıcı idi! Yardımcı olmak istiyorlarsa işbirliği yapsınlar diyorum, yoksa ortaya başka sorunlar çıkıyor! Sonuçta biz de cahil insanlar değiliz.. Okuduklarımızın yanında doktorlarımızdan da aldığımız öneriler var! Bir süre çocuğumu doya doya boynundan öpemedim, çünkü ömrü kısalırmış.. Bu gibi şeyleri duyunca artık yanıtım hazır: “bana bilimsel açıklamasını yapar mısınız lütfen! ben de ona göre ikna olup bunu uygulayayım!” onlarda da yanıt tek! : “ama büyüklerimiz öyle diyor, bildikleri vardır, onlardan iyisini mi bileceğiz!” Kuşak çatışması böyle oluyor demek! 🙂

      • şaştım kaldım doğrusu… özellikle de içerden ışık hızıyla yetişip sana laf yetiştirmesine şaşırdım. işte burada devreye kocalar girmeli ve karılarına laf ettirmemeleri gerekiyor… zaten yeni anneyiz ve bu lohusalık olayı bazen 18 ay bile sürebiliyorken, büyükanneler bu şekilde bizi piskopata bağlamamları, aksine alttan almacı bir tavır sergilemeleri gerekiyor. benimki de öyle yapmadı.. ben de kızım 2 yaşına gelmiş olmasına rağmen bana söylenenleri, yeni anneyken içinde bulunduğum yeni durumdan dolayı ben zaten huy değiştirmişken onun yaptığı kaprisleri, gereksiz tafraları, gereksiz isteklerini ve erken yapılan yanlış davranışları yüzünden aramızda koca bir uçurum var… kızıma bakıyor olmasına rağmen, o uçurumu aşamıyoruz. çünkü o çukur çoktan kazıldı ve kapanmıyor. beni lohusayken idare edemedi. ve orada bitti…

        • Eşim tabiki annesine karşı laf ettirtmedi! O ikisinin üzerimdeki bunaltıcı baskılarından kurtulmak için o dönemde az kalsın çocuğumu boğup önlerine koyacaktım! Ne kadar korkunçtu! Anlatılmaz! Her şeyin “en doğrusunu bilmek” hususunda benimki de aşağı kalmaz ve bir konuda ısrarcı davrandığımda “kaç çocuk büyüttün ki sen bilesin!” diye çıkışır! Hiçbiri kötü niyetli değil, kendilerince bizim ve çocuğumuzun iyiliği için uğraşıyorlar ama bir yerde “ego” devreye giriyor sanırım, “en iyisini ben bilirim” duygusunu yaşayıp hissettirmek istiyorlar. Belki de böyle daha fazla saygı göreceklerini umuyorlar ama ters tepiyor işte! bu şekilde bizde kırdığımız için suçluluk duygusu yaratıyorlar ve kendileri de hayalkırıklığına uğruyor. biraz da “sen ne dersin” ya da “sen bilirinsin!” demeyi gurur meselesi yapmasalar kimse üzülmeyecek belki! Hepsine sıhhat dilerim.

    • Benim bebişim henüz yolda pek çoğunuz biliyorsunuzdur. Bebek haberini aldıklarında büyükanneler ve büyükbabalar hemen hayaller kurmaya başlıyorlar. Bizde de öyle oldu. Kayınpederim seneye bu zaman için “bebeğe doyamazsak alır geliriz yanımızda” demiş. Seneye bu zaman bebek 6 aylık falan oluyor. Eşim de “bir de inek alın bari beslersiniz” demiş 🙂 Unutuyorlar galiba bizlerin bebek olduğu günleri ve ne hissettiklerini.

  10. lazımlıklı mama sandalyesi diye bir şey varmı gerçektenn?!

  11. duygularımız ve düşüncelerimiz özetlenmiş…. cok teşekkürler….

  12. harika olmuş! her birine katılıyorum.
    annesi hasta etmişin kibarcası “bakamıyorsunuz siz bu çocuğa” var bir de 🙂

  13. Harika bir yazı olmuş yine, elinize saglik..
    Büyüklerdeki bebege birsey tattırma hevesini ayrıca bir dosya konusu olarak ele almanızı talep ediyorum sayın blogcu anne..:-)

  14. Çok güldüm, çok doğru tesbitler, kalemine sağlık!

  15. ben de katiliyorum da bizim takima bu mektubu gostersem muhakkak darilirlar…. o kadar da hassaslar yani…bana kendi derdimi unuttururlar, o derece…..

  16. Doğumdan sonraki birkaç gün sütün şarıl şarıl! gelmediği ,emzirme konusunda ne yapacağımı bilmediğim günlerde, sütün yok kızım diyen kayınvalideme gelsin bu yazı:))

  17. Bir de torunlarını bakkala götürüp “ne istiyorsan al” demeseler çok iyi olacak.

  18. On bin kere like! 🙂

  19. hepsinde çok ince noktalara değinmişsin elif,teşekkürler.Ama en çok “annesi” diye bahsetme mevzusunda hah dedirttin bana.tek uyuz olan ben değilmişim:)

    • annesine razıyım, düvesi, ineği, memesi..
      hem de daha 40ımız çıkmadan loğusayken sinirimden ağlıyordum.. artık takmamayı öğrendim

  20. çınarın_annesi

    yazınız mükemmel olmuş, gerçekten çok beğendim, kaleminize sağlık:)
    daha neler neler var, büyükanneler ayrı birer ekoller:)

  21. lazımlıklı mama sandalyesi ne kadar iğrenç bi buluş yahu.yani bir de çocuk bunun doğrusu olduğunu öğrenicek,sofra adabı vs sıfırlanıcak,yani ne diyim,nerden tutsan elinde kalan bir buluş

  22. ellerine sağlık sevgili elif , isimsiz olarak büyükannelere yollasak, bizden gönderildiği anlaşılır mı ?

  23. annenin çocuğunun yemesini içmesini istemediği şeyleri gelinin gözüne soka soka alan marifetmiş gibi torununa yedirip içiren güya onu çok mutlu ettiğine inanan hatta bu şekilde torununun kendisini (annesinden bile) daha çok sevdiğini düşünen babaanneler biliyorum 🙁

    • onlar her yerdeler Sukriye hanım. 20 aylık bebeğimin yemediği çikolata , gofret kalmadı. ben yedirmiyorum diyince, “sen nerden bilcen bunlar en kalitelisi ” diye övünen bir kaynanam var benim.

  24. birde benim oğluma anneannesi bakıyor, düşünün bu maddelerin hepsini yaşadığım gibi bir çoğunuda (haftasonu oğluma ben baktığım için) her pazartesi rastlıyorum. her pazartesi çocuğun gözlerinin altı mor geliyor anneme. ne o aç bırakmışım, hasta etmişim , ağlatmışım. ne gaddar bir anneyim değil mi :))

  25. :)) bizimki de hiç tatmadığı kahveyi canı çekmiştir diye telvesinden yedirmişti. hiç bilmiyor tadını nasıl çekecek canı:)) bak şiimdi sen yazınca aklıma geldi o gün çok kızmıştım şimdi çok gülüyorum hey allahım ya

  26. “Televizyonun faydalı bir şey olduğu yanılgısından kurtulmaya çalışınız. Torununuzun bir şeyler öğrendiği iddiasını bırakınız” EVEEET… Anneanneler ve dedelere de gitsin bu cümle… Çok faydası oluyormuş PEPE’nin! Doğru çok güzel küsmeyi öğrendi, holley :S

  27. Lazımlıklı mama sandalyesi mi? Çok güldüm 😀

  28. Bir de yemek yedirmek için televizyonu kullanan anneanneler-babanneler var , maalesef 🙁

  29. nurgül sayhan

    yazıyı hep bir gün anneanne ya da babaanne olursam bunların hiçbirini yapmayacağım, ve söylemiyeceğim diye okudum. :)) evlerin altından atma kampanyasına destek veriyorum… 🙂

  30. anane- babane olup anlamak için hiiç acelemiz yok, bırakınız, anneliğimizi gönlümüzce yaşayalım 🙂

  31. altına imzamı atacağım bir mektup olmuş:)))) hastaneden yeni çıkıp eve gelmiş ve bebeyle ne yapacağım şimdi acınası halindeyken onca yol tepip bilmemkaçıncı torununu görmeye gelmiş ve görür görmez söylediği ilk söz ‘yetiyormu sütün’ olan kayınvalideme gelsin : D

  32. Elif,birde şu emzirirken gördüğünde yeter artık kes şu çocuğu memeden diyen teyzelere metup yazar mısın ?

  33. Öncelikle herkese merhaba,

    19 Şubat 2012 de oğlum Demiri kucağımıza aldık.Suan 2 ay 10 günlük..Sezeryan istiyorum lütfen diye yalvarmalarıma rağmen normal doğumla dünyaya geldi..Annemin dayan millet nasıl doğuruyor diye çimdikleri vardı tabi.. Annemi bir tek orda dinlediğim için memnunum.. Geri kalanı gerçekten boş…Demir doğduktan sonra emmedi ilk günden itibaren memeyi reddetti, anneannem 5 ezan geçmeden emzirmeye calıştın ondan emmiyor dedi, cocuk sürekli uyumaya basladı ve tahmin edeceğiniz üzere sarılık oldu. Biliyorum her bebek sarılık olur ama bu annem ve anneannem yüzünden oldu..Uyusun demekki rahat dediler ben salakta onlar dinledim.Doktor daha cok ilerlememiş anne sütü alırsa kuveze koymayız dedi neyse hemen pompa biberon verdim sütü.. bu sefer biberon veriyorum diye basladılar bıdı bıdı artık hiç emmez diye ama emmiyor sırıngayla o mu sütü içiyo elbisesimi içiyo anlamıyordum..Dinlemedim sütüm boldu ve Demir iyileşti.
    Hiç vazgeçmedim hep denedim emzirmeyi ve iki haftadır sadece sol mememi emiyo yani hem biberon hem meme cok rahatım valla..
    Yeni annelere burdan sesleniyorum: Büyükleri dinlemeyin kitap okuyun araştırın gerçekten devir değişti bilgiye ulasmak cok kolay büyükanneler mutlaka biseyler biliyo ama hiçbiri doğru değil.
    Ben tracy’nin Easy yöntemini uyguluyorum ve hiç uykusuz almadım.
    Demir akşam 9 – sabah 4 arası uyuyor. annemi dinlesem gündüz uyurken ”uyuyo elleme uyusun” diyor.”ya anne ben bi düzen oluşturmaya çalışıyorum” hemen klasik ”bizim zamanımızda… ”diye başlıyor ..
    Demir kilosu yerinde boyu uzun bi bebek hiç mama almadı.Dün eşimin annesi sen mama veriyosun herhalde bayagı büyümüş..Allahım gelde delirme.bebek büyüyo yaranamıyosun büyümüyo yaranamıyosun..Biz annelerin işi gercekten zor beni bu iki aylık dönemde bebeğim hiç yormadı ve üzmedi etrafımda büyükler kadar..Temmuzda işe başlayacağım inanın suanda başka hiç bişey düşünmüyorum.Annem bakacak gibi duruyor suanda ama ben kafayı yemek üzereyim geçen kahvaltıda ”ağzına reçel süreyim mi bizi zamanımızda bıdıbıdı” kavga ettik tabi..Anneme istediğimi söylüyorum ama kayanana öyle olmuyor hiç bişey söyleyemiyorum eşimle aram bozuluyor..
    Demir cok uysal sakin ağladğını cok nadir duyuyoruz.. kendi kendine uyur uyanınca aglamaz zaten saatinde uyanır birinin gelmesi bekler..babasından daha akıllı:)))

  34. :)) çok vurucu yerlere isabet ettirmişsiniz yine elif…süpers,n..

  35. benim de kayınvalidem ‘sütün az hehalde, yaramıyo galiba’ gbi şeyler söylemişti de, emzirmeye çok istekli ve zaten lohusalık depresyonunda olan ben oturup ağlamıştım. kontrole gidip oğlumun 2 haftada 900 gr. aldığını öğrenince de gerine gerine söylemiştim tabi:)
    evet ama ya, bozmayın yeni annelerin moralini, azsa az, yetmiyosa yetmiyo, ellemeyin…

  36. Benim bebeğim henüz karnımda ileride kayınvalidem bakacak kızıma. İyi biridir esasen ama kizima bakarken kendi bildigini okuyacağı sinyallerini şimdiden veriyor.sen sallama ben sen yokken sallarım,ben cocuğumun ağzını hiç boş bırakmam sürekli yediririm beslerim, sen ağlatırsan ben izin vermem ağlamasına kıyamam vs. Ben annesi olarak kıyacam o kiyamayacak ah canım benim ya nelerde düşünüyo ama bugüne kadar hiç birşeyime karıştırmadım hatta bunu taktirde eder esimin ailesi çünkü kimseyi kırmadan yaptım bakalım bunun üstesinden gelebilecek miyim? Bu çıkılan çetin yolda bütün annelerin Allah yardımcıları olsun ( savaşa gidiyoruz;)

  37. ümmühan(KIZIM VE OĞLUM)

    harikasın güzel bi yazı.ama torunlarını öyle çok seviyorlar ki .babam 60 annem 58 yaşında .ben 33 yaşındayım.2 gün bakıyorum işe başlayınca dinleniyorum.bırakın bildikleri gibi baksınlar. bakın biz 5 kardeşiz ne obeziz ne hırsızız evinde barkında insanlarız .yoksa bu yaşta bu ultra enerjik çocuklara nasıl bakarlar.eşim ben emekli olunca şöyle gezcem böyle tozcam diyor.sakın annemlerin yanında söyleme dedim.doktora bile zorla gidiyolar.

  38. bir yeri şişmaz,şisse de iner 🙂 çok hoşsun elif ya ağız tadıyla bir pazartesi sendromu yaşatmadın yani

  39. Nilhan - Küçük mucizem

    bundan sonraki mektup babalara yazılsın mı 😀

  40. yok böyle birşey!! tam da aklımdan geçenleri yazmışsın…süper süper süper…bunu tüm anneanne ve babaannelere okutmak gerek…bir yolunu bulmalı, bu mektubu onlara bir şekilde okutmalı 🙂 ama nasıl ? fikri olan?

  41. Bir de “o kadar çocuk büyüttü yetiştirdi, en iyisini annem/annen bilir” yorumu vardır çağdaşlarımızın. Cehalet hayatın her alanında çok tehlikeli bir şey. Bir insan en son 30 yıl önce, o zamanın bilgisizliğiyle bebek yetiştirmiş olan bir annenin tecrübesine güveniyorsa o işte çok ciddi bir sorun var demektir. Bir bebeğin hayatta kalmasını sağlamış olmak ona bakabilmiş olmak anlamına gelmez. Bugün sapasağlam hayatta oluşumuz bizlere ne kadar mükemmel bakılmış olduğunu göstermiyor. Nerden biliyoruz en ufak bir rüzgarda yataklara düşmemizin nedeninin çocukluğumuzda yaşadıklarımız olmadığını?

    Bu demek değil ki eskiler herşeyi yanlış yapardı. Tabii ki hayır! İçgüdü ve gelenekler hiç de önemsiz değil. Mesela kundak… mesela emzirmenin önemi… Önemli olan bugünkü bilgimizle annelerimizin eskiden bildiklerini “akıllı ve bilinçli” bir şekilde birleştirebilmek.

    Eren

  42. harika kalemine sağlık Elif. Her bir cümlesine katılıyorum
    Print edip buzdolabına assam annem okur mu acaba 🙂

  43. Batu'nun annesi

    Bu yazıyı kayınvalideme okutsam ne olur acaba?:)))))

  44. Buğlem'in annesi

    Süpermiş ama kaç büyükanne okudu acaba bu mektubu 🙂 Araştıran soruşturan yine biz zamane anneleri :p

  45. uzun zamandir okudugum en guzel ve en eglenceli yazi 🙂

  46. Ben hala lazimlikli mama sandalyesindeyim ……

  47. _cereninannesi_

    Çok güzel bir özet olmuş

  48. Fazla soze gerek yok , harika bir yazi olmus Elif yine;,aklina, kalemine saglik… Bu yazinin altina imza atacak 1 milyon anne bulabilirim…:)

  49. …teyzenin torununa (benden 15 gün sonra doğurmuş,tosuncuk gibiymiş,hep bi kıyaslama.. ) gaz için şu ilacı veriyorlarmış sende versene kızım!!! ilaç mı neden anne?!? ee onlar veriyolar iyi geliyomuş!!! hoff pofff sabır..!! 🙂

  50. çok güzel olmuuşş 🙂

  51. ben bu tür yorumları ve forumları takip ettiğim kendi annem ve ablam olmak üzere herkese ağzının payını verdim-lohusa bunalımına hiç girmedim -ağlamadım -biraz da cesaretli olun konuşun arkadaşlar sonra üzülen siz olursunuz .bebeğim 5 aylık olmak üzere halen sadece anne sütü veriyorum kilosu da normal boyu da -anneme ve ablama kalsa zayıf diye mamaya başlatmıştık çoktan-kaynanam yok ama kaynanadan beter annem ve ablam var:) onlar sizin ruh halinizi düşünmüyorsa ki lohusasınız siz de onlarınkini düşünmeyin .en hassas dönemlerimiz

  52. tüm yazılanları okudum. şaşırdım benim yaşadıklarım tam tersi. annemde kayınvalidem de kızıma bakmamak için ellerinden geleni yaptılar.çok küçük olduğu için 1,5 sene onları bakmaları için ben zorladım. 2 aydır bakıcımız var. kızım henüz 2 yaşında. bakarken çorba bile yapmadılar. kahvaltısını hazırlayıp, öğlen yemeğini organize ederek işe gittim hep. buzdolabında başka rafa koyduğum herhangi birşeyi bile arama zahmetine katlanmadılar. yok diye yedirmediler mesela. annem biraz daha iyi ama kayınvalidem şurup bile içiremiyor. çok basit şeyler bizde olay olurdu. hiç akıl verenim olmadı. hep çok kalabalık ama hep çok yanlızdım. bir saat bile fazladan bakmaları hep sorun oldu. bu süreçte hiç tartışmadan sabırla defne’nin büyümesini bekledim. şimdi bakıcımız ile çok mutlu(ben ondan daha mutlu) içim daha rahat, işim daha az düyna varmış dedim. sizinki mi benimki mi karar veremedim.
    sevgiler.

  53. Nekadar güzel tercüman oluyorsunuz duygularımıza.özellikle emzrme konusunda canımı okadar çok yaktlarki anlatamam.düsünün sezeryanla dogum yapmışm we ertesi gün cocuk emdkten snra sağdıqm halde 120ml.cıkmstı,doktorumz bile sasrmsken kayınvalidem ısrarla süt yetmiyo bu çocuk aç diyerek mama werdirtmişti hastanede.9ay emdi bebegm fakat ozamana kadar hep sütn yetmedıqni ve bebegme yaramadqını savndu derin psıkolojk sorunlar bıraktı bende.

  54. yazınızı zevkle okududum.ellerinize,yüreğinize sağlık.ama sevgili gençler,az biraz da empati yapın diyorum.inanın babaanne ve anneanneler o yaşanılmaz ancak anlatılır ,kocaman büyük torun sevgisiyle yapıyorlardır tüm yanlışları.
    bende bir babaanneyim.2 torunum var,allah bağışlasın.12 ve 7 yaşlarında.asla gelinimin ve oğlumun kurduğu düzene müdahale etmedim.çünkü,bende çocuklarım küçükken sizin bu dediğiniz zorlukları yaşadım.çocuklara konulan kuralların dışına çıkmadım,çıkmam ve asla karışmam zaten.torunlar bizlerle değil sürekli anne-babalarıyla yaşıyorlar.kendi evlerinde kurallar çerçevesinde büyümeliler.
    kendini bilen büyükler zaten yazılanları yapmaz.cahilliklerine ve aşırı sevgilerine bağlayın yapılanları.yaptıkları yanlışı tatlılıkla anlatın derim.tabi ki en iyisini genede sizler bilirsiniz.birbirini kırmadan halledilmeyecek sorun yok diyorum.sevgiyle kalın:)

  55. Keske bana da bir karisan, yol gosteren olsaydi. Annem cok baska sebeplerden bakamadi, kayinvalide ise 40 icinde 2 haftada bir sonra en iyi 2 ayda gordu. Bir araya geldigimizde herkesi tanitirdi “hala,baba, babanne” diye bana sira gelince adimi soylerdi 3 ayliktan baslayarak. Annesi dese keske, bir kabullenme isareti olarak gorecegim. Lohusayken bir su vermedi fakat karsimda yiyip icmeyi de ihmal etmedi. Cocuk butun gece aglar kucagina alip bisi yapmazdi, oyle bakar uzulurdu!keske azicik karissaydi da ben de post-partum depresyonu yasamasaydim. Cocugu kucagina verirdim aglayinca sadece kalkip gezinirdi, ben kosup almazsam cocuk catlayacak. Salyasini silmez, tulumun onu islaninca da onemsemez “mendili sen getireceen silmem icib” derdi. Torununu sevmeyen babanne var mi? Var!

  56. Çarşamba Gebesi Pelin

    Kayınvalidem evlenmeden önce “çocuğunuza ben bakıcam” diyip duruyordu. Kendisini o dönemlerde pek de iyi tanımadığım için sevinsem mi üzülsem mi bilemiyordum. Bir yandan güvenilir birinin çocuğuma bakması işime gelirdi, bir yandan nasıl davranıp nasıl büyüteceğini kestiremiyordum. Evlendik ve 6 ay sonra bebek beklediğimizi açıkladığımızda ilk işi beni bir kenara çekip (kocam duymadan) “bana güvenerek yapmayın bu çocuğu, ben çocuk falan bakamam!” demek oldu ve sonrasında da bakamayacağını defalarca tekrarladı çeşitli zamanlarda. Yine sevinsem mi üzülsem mi bilemedim 🙂