27 Yorum

Ebelik Sistemi Geri Gelmeli

Amerika’da yaşadığımız yıllarda, henüz ortada çoluk çocuk yokken, yeni taşındığımız evde kapı komşumuz hamileydi. Hamileliği ilerleyip de sohbet ettikçe doktora değil de ebeye gittiğini, ebeyle doğum yapacağını söylemişti.

O zamanlar doğum kavramıyla, ebelikle olan ilişkim, beni bir “Jülide Ebe”nin doğurttuğunu bilmemden öteye gitmiyordu. Garip gelmişti bana. Kim bu devirde doktor dururken ebeyle doğum yapardı ki? Ebelik eskide kalmamış mıydı?

Bundan birkaç sene sonra kendim hamile kaldığımda kendime bir doktor buldum. Ebeyle çalışmak aklıma bile gelmemişti. İlk doktorumda çok kötü tecrübeler yaşadım, hamileliğimin ortasında doktorumu değiştirdim ve sağlıklı, harika bir doğumla bebeğimi kucağıma aldım.

Doğumun -anne ya da bebeğin sağlığını tehdit eden bir sorun olmadıkça- doktorun değil de ebenin işi olduğunu, sorunsuz doğumların hastanelerde değil de doğum evlerinde -ve hatta evlerde- ebelerin desteğiyle gerçekleşebileceğine inanmaya başlamam ise ilk doğumumdan sonra oldu.

İlk doğumum hastane ortamında, sorunsuz bir şekilde gerçekleşmişti. Doğal doğumu oldukça destekleyen bir doktorum vardı, ancak doğum süreci boyunda yanımda değildi. Olmasına da gerek yoktu zaten, eşim vardı, annem vardı yanımda. Onlar destek oluyorlardı bana. Doğum sonuna doğru, sürekli kontrole gelen hemşire açıklığın tamam olduğunu söyleyince doktor geldi, “it” dedi, “ıkın” dedi, bebeğin başı çıktıktan sonra “Şimdi ellerini ver, bebeğini tut ve kucağına al” dedi. Bebeğimi kendim çıkardım içimden. Hala o anı hatırladıkça nefesim kesiliyor.

Doktorum doğumun doğallığına inanan, bunun yapabileceğim gücün bende olduğunu söyleyen, beni doğal doğum (HypnoBirthing) derslerine yönlendiren, inanılmaz tatlı bir insandı. (Ne tesadüf ki şu an Gebelik Günlüğü’nü tutan Gökçe de aynı doktora gidiyor). Çok mutlu ayrıldık oradan, hala da haberleşiriz. Ancak şu bir gerçek ki, şimdiki aklım olsa doğumumu doktordan ziyade bir ebeyle, hastaneden ziyade doğum evinde (ve hatta kendi evimde) gerçekleştirmeyi tercih ederdim.

Doktorlar iyi ki varlar. Hayat kurtarıcılar. Ancak doğum söz konusu olduğu zaman, her şeyin yolunda gittiği bir hamilelik ve doğumsa eğer, o anda hayat kurtarmaları gerekmiyor.

Doğum, aslında tecrübeli ebelerin işi. Dünyada “ebelik” deyince önde gelen isimlerden, 1980’li yıllardan beri binlerce kadının doğumunu kendi kurduğu “Doğum Çiftliği”nde gerçekleştiren Ina May Gaskin, meslektaşlarıyla birlikte yaptırdığı üç bini aşkın doğumun sadece 1.7’inde sezaryene gerek duyulduğunu söylüyor. Türkiye’deki özel hastanelerde bu oranın %80’lere çıktığını düşününce oldukça düşündürücü…

Türkiye’de ebelik sistemi çok geri planda bırakıldı. Ebelerin doğum yaptırma hakları ellerinden alındı. Ebeler, başlarında doktor olmadan doğum yaptıramaz oldu. Halbuki olması gerek, ebenin, doktorun kontrolü altında değil, gerektiği zaman doktorun desteği alabileceği şekilde işini icra etmesi.

İşte bu gidişata dur demek ve ebelik sisteminin geri gelmesi gerektiğini söylemek için Türk Ebeler Derneği 5 Mayıs’ta bir yürüyüş düzenliyor. Kadıköy’de, Yoğurtçu Parkı’nda saat 13:00’te başlayacak olan yürüyüşe beyaz kıyafetlerle, çoluk-çocuk, doğal doğuma destek olmak isteyen herkesi bekliyorlar.

“Doğal doğuma fırsat verilmeli; Ebelik sistemi geri gelmeli; Kadınlar daha insani koşullarda doğum yapmalı” demek istiyorsanız orada görüşelim.

27 yorum

  1. tecrübeli anne...

    devlet hastanelerinde hala öyle dr. mecbur kalmadıkça görmüyorsunuz bile ama özel hastanelerde ebe doktorun yanında seyirci kalıyo…ben ilk doğumumu bulunduğum ildeki doğumevinde yaptım çokta tatlı bir ebeyle şuan 7,5 aylık hamileyim ve yine bir ebeyle doğumumu yapıcam kısmetse…:):):)

  2. İlk doğumumda böyle düşünmüyordum ama o tecrübeyi yaşadıktan sonra ikincisinde bir köydeydim ve o köyde herkesin doğumuna katılan teyzeye benim doğumuma da gelirmisin diye sormuştum .Ama cesaret edemeyip annemin yanına gidip bir hastanede yaptım doğumu.Dr.hiç sevemedim ama dünyalar tatlısı ebemi hiç unutmam.Ona dr.gelmesin biz seninle yaparız dedim:)öyle de oldu.Sağolsun konuşarak, gülüşerek beni anlayarak harika bir doğum gerçekleştirdik.Şimdi olursa üçüncüyü evde yapabileceğime inanıyorum.Ne güzel olurdu.
    Elif seni izliyorum, özellikle doğum konusundaki yazılarında aynı düşüncede olduğumuzu düşünüyorum.Ayrıca çocuk büyütürken yaşadıklarını kasmayan ve kitabi olmayan tarzda anlatmanda çok hoş.Genellikle böyle insanlarla karşılaşamıyorum da.

  3. Bence bizim kadinlarimiz da pek bir duskunler rahatlarina kimse guvenemiyorrr g… Cok kaba oldu ama 🙂 benim fikrim bu doktorlar icinde buyuk rahatlik randevu deflerini dolduruyorlar boylelikle planli programli normal dogum yapmamis bir anne anneligin yuceligini tatmamis gb geliyor bana ebeler geri donsuuuuunnnn istiyorummm 🙂

  4. merhaba bu çok güzel bir fikir ben izmirde yaşıyorum izmirde iyi bir ebe nereden bulabilirim bilen varsa bana yazabilirmi şımdiden teşekkür ederim burayada yazabilirsiniz yada bana mail de atabilirsiniz terdem8822@hotmail.com

  5. Maalesef ,hiç istemeden , sezeryan ile doğum yapanlardanım…Normal doğumu çok istememe rağmen mümkün olamadı.
    Normal doğum gerçekleştirip, ağrısız, sızısız, acı çekmeden bebeğimi karşılamak isterdim.Onun hayata ilk gözlerini açışına tanık olmak isterdim. Hayattaki ilk anlarında, onu tek başına bırakmadan, ilk merhabayı ben demek isterdim.Dünyaya geldiği gibi annesinin kollarında, güvende ve huzurla gözlerini açmasını isterdim.İlk duyduğu kokunun anne kokusu olmasını isterdim.Dünyaya geleceği günü kendisinin seçmesini isterdim.Daha ilk kararından onu yoksun bırakmak istemezdim.Doğduğu ilk anda anne sütü ve sıcaklığı ile tanışabilmesini isterdim.Doğumda yaşanan tüm zorlu süreçte, birbirimize daha da yaklaşıp, annelik duygusunu tümüyle yaşayabilmek isterdim.
    O da minicik bir insan, ve psikolojisi belki de o anda dışarı çıkmaya hazır değildi.Onun gözünden bir anda sıcacık, güvenli,alıştığı bir ortamdan, karmakarışık dünyaya zorla ve müdahale ile gözünü açmak nasıl bir duygu acaba?Bunu ona yaşatmak istemezdim.Kendisi hazır olacak ve artık yola çıkma vaktinin geldiğini bilerek ve isteyerek her şeye hazır bir şekilde dünyaya gelecekti.Maalesef ikimizin de bunları yaşama şansımız olmadı.Keşke olsaydı…

  6. Elif seni uzun zamandır takip ediyorum,ancak bu ebelik konusunda sana katılmıyorum.Evet sezeryan olmamalı,”doğal” doğum olmalı. “normal” doğurmakla “doğal ” doğurmak arasındaki fark hala anlaşılamadı bence ülkemizde.Arkadaşım görevli olduğu köyde ebe ile ilk çocuğunu normal doğurdu ama ne oldu çok fazla yırtık ve rahim içinde bile parçalanmalar…Tam 2 ay boyunca dikişleri üzerine oturamadı.Yine aynı şekilde Ülkemizde doğumda kanaması durmayan ve kaybedilen annelerin sayısı azımsanmamalı.Bir hastane altında olsa,ebe yardımcı olsa,ama mutlaka anında müdahale edecek doktor da bulunsa süper olur:)

    • Tülay hanım,
      Elif “ebelerin kalifiye olması” şartına bağlı olarak ebeler doğurtsun istiyor ama sizin dediğiniz gibi ne kadarı gerçekten İYİ ebe düşünmek, tartışmak lazım.
      “zaten doktor olacak başımda” düşüncesiyle eğitim almışsa, malesef sizin dediğiniz vakalar olur elbette.

  7. sevgili blogcu anne
    ben sezeryan olmuş bir anneyim.yazılarınızın sıkı takipcisiyim cok tatlısınız harikasınız akıllı ve basarılı bir annesiniz.ama bu normal dogumla ılgılı olan yazılarınız konusunda oldukca uzgunum.normal dogum yapmısların sezeryan olmuslardan ustunlugu varmıs gıbı dusunduruyor ınsana.sezeryan yaptım bundan gayet memnunum cocugumu ilk gunden doyasıya sevdım doya doya 3 yasına kadar emzrdım hersey mutlu ve huzuruluydu ve bence sezeryan dogumda normal dogum kadar kutsal bır ıs. saygılar.

    • Sevgili Derya: hiçbir zaman doğumla annelik arasında ilişki kurmadığım gibi normal doğum yapanların sezaryenle doğum yapan annelere göre daha üstün olduğunu söylemedim, söylemiyorum. Doğum yapmak ve annelik yapmak bambaşka şeyler, bunun altını hep çiziyorum.

    • Ben de sezeryanla doğum yaptım ve Elif’in normal doğum yazılarını okumaya bayılıyorum, bana kırıcı gelen en ufak bir ifade de olmadı.

  8. Destek, destek, tam destek! Orada olsam kosa kosa gelirdim!

  9. Ebe sistemi ile birlikte doula sistemide gelismeli birlikte.

  10. İngiltere ‘de dogum yaptım ve hamilelik sürecinden dogum bitimine kadar sürekli ebeler ile muhatap oldum.sikayet ettigimiz zamanlarda oldu ancak ebelik kesinlikle Türkiye de de yayginlastirilmali.tabi bunu yaparken tamam bugün ebeler doğumları izleyecek denilip oldu bittiye getirilmemeli.Ebelerin insan psikolojisi ve dogum konusunda yetkin olmaları sağlandıktan sonra böyle bir sistem uygulanmalı.Şahsen dogum anında asık süratli sorularıma doğru düzgün cevap vermeyen beni motive etmeyen birini istemem.hepsi icin bir genelleme yapamam ama bazen hastanelerde bu tarz hemşire ve çalışan davranışlarıyla muhatap oluyoruz.

  11. Bunu bir anne olarak destekliyorum ama doktor kimligimle de diyorum ki ebe+doktor ve mumkunse tam tesekkullu hastane cunku son derece normal seyretmis bir gebelikte bile dogum aninda ne olacagi beli olmaz hemen mudahale ermek gerekir ve saniyeler bile onem kazanir tibbin gelistigi gunumuzde bunlari reddetmek kanimca dogru olmaz sevgiler

  12. Gülnihal Bülbül

    Ebelerin gerçekten doğumları üstlenmesi için sağlık politikalarında yeni düzenlemeler yapılması lazım.Doktorun performans sistemiyle çalıştıran bir sistemde bu olmaz.

  13. Amerika’da yaptığım doğumuma hem doktorum hem de ebe girdi. Ebe doğum sancıları sürecinin başlamasından itibaren yanımdaydı. Çok tatlı ve pozitif bir enerjisi olan bir kadındı. Varlığı beni çok rahatlattı. Doktor ise doğum sürecinin en sonunda bebeğin dışarı çıkma aşamasında geldi. Her ikisinin de yardımıyla harika bir doğum yaşadım.

    Ebe ile birlikte pozitif bir deneyim yaşamama rağmen, ebe konusundaki görüşlerine kısmen katılıyorum.

    Evet, ebelik müessesi öldürülmemeli. Ebelere daha çok önem verilmeli ve doğum sürecinde daha ağırlıklı olarak yer almalılar.

    Bununla beraber “anne ya da bebeğin sağlığını tehdit eden bir sorun olmadıkça” ya da “evde doğum” kısmına katılmıyorum.

    Hamileliğin sorunsuz geçmiş olması doğumun da sorunsuz olacağı anlamına gelmez. Bazı hamileliklerde son anda gelişen komplikasyonlar anne ve bebeğin sağlığını tehlikeye atabilir.

    – Bazı normal giden ve normal doğuma niyetlenilen hamilelikler, son anda acil sezeryana dönebilir. Mesela doğum kanalında sıkışma ve nefessiz kalma gibi.
    – Bebeğin göbek kordonu sıkışabilir.
    – Bebek doğduktan sonra ileri müdahale gerekecek solunum problemleri olabilir.
    – Annede aşırı kanama olabilir.

    Her ne kadar insanın kendi evinin rahatlığında doğum yapması kulağa hoş gelse de, evde doğumda ya da ebe ile doğumda her türlü duruma uygun yeterli techizat ve ekipman olması imkansızdır.

    Bu ihtimallerin yüzdesi çok küçük olsa da, sizin de başınıza gelebilir. Bebeğimi 9 ay karnımda taşıdıktan sonra %1 bir ihtimali bile göze almam, alamam. Bu nedenle doğum hastanede, doktor ve ebe ile beraber yapılmalı diyorum.

    Sevgiler

  14. görüşlerine katılmıyorum ne yazık ki. En son yorum yazan Tanla ile birlikte, ihtimaller %1 bile olsa, risk alamam, o %1 risk benim başıma geldi zaten. Doktor olması şart.
    sevgiler
    gorki

  15. elinine saglik, çok güzel yazdin. Yanliz “Doğum, aslında tecrübeli ebelerin işi” katilamiyorum 😉 dogum kadinin yani annenin isi, ebenin degil. Ama anne yaninda bir tecrubeli ebe olsun 🙂 iyi günler

  16. ebelerin normal dogum konusunda doktorlardan daha bilgili oldugunu dusunuyorum. doktorlar cerrah olmuş artık .normal dogumları bile vaginal kesik atmadan yaptıramıyorlar, beklemiyorlar. ebelerin vakti de bol sabrı da tecrubesi de. bir daha hamile kalırsam kesinlikle doğal doğumu-en azından- deneyeceğim

  17. Biz kesildik biçildik barii gelecek anneler kurtulsun……………

  18. Bu konuda fikirlerine yuzde yuz katılıyorum. Bende 2 kez ebe ile evde doğum yaptım ve üçüncü çocugumu mecburen hastanede yapmak zorunda kaldım, ki en zor (psikolojik olarak) dogum o dogumumdu. Dünyalar tatlısı ve becerikli bir ebem vardı, ve onun bana verdiği huzuru anlatamam. Bencede sorun maalesef kadınlarımızın artık kendilerine değilde, hastanede onun için sıradan bır hasta olan doktorlara güveniyor olmaları. Sonucta charlotte`nın dediği gibi dogum annenin işi. Orada olsaydım kesinlikle katılırdım ama maalesef çok uzaktayım, başarılar diliyorum

  19. Ben Marmara Üniversitesi Ebelik bölümü öğrencisiyim.Bu yürüyüş için de emek harcayanlardanız bölümümüz olarak.Kesinlikle yürüyüşe herkesi bekliyoruz.Sezaryen oranlarını düşürmek için iyi ebelere ihtiyaç var ve emin olun bizler her konuda çok iyi yetişiyoruz.Alan derslerimiz dışında Kişiler arası ilişkiler,ruh sağlığı gibi dersler alıyoruz .Doktor varlığına güvenerek yetiştirilmiyoruz.Biz tek başımıza varız İçiniz rahat olsun =) Yürüyüşümüze de herkes davetlidir, buyrun hep birlikte yürüyelim =)

  20. Doğumlara çağrılan/giden doktor bir babam var (kadın doğumcu değil çocuk dr, bebeğin yenidoğan muayenesini yapıyor.). Pekçok tecrübesini dinledim. Normal doğum/sezaryen ikilemlerinin yanında, doktor/ebe ikilemleri de var annelerin -haklı olarak.. Her birini gerektiren koşullar oluşabiliyor. Gebelik sağlıklı da ilerlese son dakika gelişmeleri olabilir. Bunları anında tespit edebilmek gerekiyor. Ancak şu da bir gerçek ki ebenin verdiği pozitif destek, psikolojik hava dr tarafından verilemez. Tecrübeli bir ebe bir terslik olduğunu da hemen anlayabilir. Bu yüzden ebelerin tamamen geriye itilmesine taraf değilim. Bazen aşırı donanımlı teknolojik ortam da, basit düşünüp çözüme ulaşmaya mani olabilir; anne adayı gereksiz kesilip biçilebilir, bebeğe gereksiz forseps vb uygulanabilir. Böyle çok örnek var. Mühim olan doğru kararı hızlıca vermek. Bunu ister ebe, ister dr versin.

    Ama bu konuya dikkat çekmeniz önemli. Keyfî sezaryen olayı aldı yürüdü ülkemizde. Simetrik tarihlerde doğsun diye karar alıp sezaryene giden arkadaşlarım var. Sütü gelmiyor çocuk aç kalıyor mama veriliyor bu kez memeyi almıyor vb vb herkese bir eziyet. Gerekmediği hallerde yapılmamalı, sonuçta bir ameliyat bu.

  21. Ben özel hastanede doğum yaptım.gece 11 gibi gittiğimde 4 cm açıklık vardı.saat 2 de 8 cm olmuştu ve ben ebeye artık doktorumu çağırmıyacak mısınız dediğimde zamanı gelmedi dedi…çünkü gece 2ydi ve her hasta için 1 saat önceden çağıramazdı doktoru.neticede benim suyumun gelmesiyle birlikte doğum başladı ve doktor, ebe vaktinde haber vermediği için hala gelmemişti.doğum masasında çocuk geldi napayım dediğimde,sakın ıkınma yırtılırsın dedi.ve ben 15 dk boyunca kendimi tutmak zorunda kaldım.sırf mesul olmamak için beni doğumhanede yalnız bırakıp,diğer hastalarla ilgilendi.dr geldikten sonra 5 dk. içinde oğlumu kucağıma aldım fakat oğlumda doğum anında sıkışma ve zorlanmaya bağlı olarak caput suc-cedaneum yani kafa derisinde su toplanması oluştu.çok şükür ki beyine bir zararı olmayan sadece baş da şekil bozukluğuna yol açan bir travma.ya oksijensiz kalsaydı-ölseydi!. normal doğum yaptım fakat ne yazıkki pozitif bir doğum değil benimki.sırf iş bilmez ebenin yüzünden.Türkiyede böyle sorumsuz,töhmet altına girmekten korktuğu için doğumu bile başlatmaktan çekinen ebeler varken ben ebe sistemi istemiyorum ne yazıkki.