41 Yorum

Düşündüğüm gibi olmadı

Bir anne-çocuk sitesi kısa bir söyleşi yaptı benimle. Sorulardan biri şöyleydi:

Nasıl bir anne olacağınızı düşünüyordunuz? Düşündüğünüz gibi oldu mu?

Dedim ki: Nasıl bir anne olacağımla ilgili bir fikrim yoktu aslında. Genel olarak annelik müessesesiyle ilgili bazı fikirlerim vardı, bıdı bıdı bıdı….

(Röportaj yayınlandığında paylaşacağım)

Ancak dün anladım ki nasıl bir anne olmak istediğimi aslında biliyormuşum.

Ben “cool” anne olmak istiyorum, “eğlenceli” anne olmak istiyorum, “sabırlı” anne olmak istiyorum; ama en çok da marifetli, güzel yemek yapan, sadece kendi çocuklarına değil çocuklarının arkadaşlarına da parmaklarını yedirecek cinste pastalar yapan bir anne olmak istiyorum.

Biraz kayınvalidem gibi.

Geçen kış taşındığımız sitedeki evimiz bahçe katında. Daha önceki evden daha az bir metrekareye yer seviyesinde olmak için razı olduk. Hem büyük evin derdinden kurtulduk, hem de çocukları daha kolay oyalama fırsatı yakaladık.

Gerek evin konumu, gerek sitenin düzeni, gerekse Deniz’in sosyalleşme isteği sebebiyle arkadaşları sürekli bize geliyorlar, ya da bizim evin önünden geçiyorlar, ya da gelip su içiyorlar, meyve istiyorlar. Ki bu benim bayıldığım bir şey. Bunun için bahçe katına taşındım ben.

Deniz arkadaşlarına su servisi yapıyor

Bu çocukları öyle bir mutlu etme (ve hatta “Elif Teyze’nin yemeklerine bağımlı hale getirmek!) isteği var ki içimde, geçenlerde anneme “Ben her gün poğaça-kurabiye yapıcam, bahçedeki masaya koyucam, çocuklar bilsinler ki burada hep yiyecek bir şeyler var, gelip yesinler” dedim.

Bunu gerçekleştirecek alt yapım (marifetim) henüz çok yok ama isteğim var, evet!

Ve işte dün bu konuda ilk adımı attım.

Deniz’le arkadaşı Alp bahçede bisiklete binerlerken, yemek saati de hafif yaklaşmışken bir baktım mutfağa girip çıkmaya başladılar. Birer muz götürdüler, su istediler derken anladım ki karınları acıktı.

Zaten o sırada yemeği hazırlıyordum. Dedim ki ben en iyisi Deniz ve üç arkadaşına bir “makarna partisi” yapayım. Hepsinin anneleriyle konuştum, izin aldım, çocuklara söyledim ve büyük bir mutluluk ve özgüven içinde makarnamı hazırlamaya başladım.

Daha da afiyetle yesinler diye biraz beşamel sos yapıp döktüm üzerine. Dünden kalan balığı küçük küçük yapıp her tabağa özenle serptim. Sofrayı hazırladım, makarna servisini yaptım, önlerine koydum.

Harikaydım. Dört çocuğa (artı Derin) aynı anda yemek yapıp yedirecek olan, çocuklar yemeğine bayılacağı için bu ritüeli her hafta tekrar edecek olan, harika yemekler yapan Elif Teyze’ydim ben!

iPhone’um elimde, fotoğraf çekip dört-bir-sosyal-mecrada “Bahçede makarna partisi!” diye paylaşıp caka satmaya hazırlanıyordum ki çocuklardan biri “Ben yoğurlu makarna seeeemem!” dedi.

“Yoğurt değil o Egecim, beşamel sos. Kaşar peyniri var içinde” dedim heyecanla.

Bu sefer diğeri “Bööööğk… Ben kaşar peyniri YE-MEM!” dedi.

Ama… ama… demeye kalmadan Alp “Ben bunu [zeytinyağlı taze fasulye] yemesem olur mu?” diye sordu.

“O taze fasulye çok güzel biliyo musun Alp, Deniz’in anneannesi yaptı” demeye kalmadan Derin masadan kaçtı.

Derin’i alıp getirene kadar Ege “Ben bunu yemem, ben oyun oynicam” diyerek salona kaçtı.

Tam o sırada Yiğit “Kakam geldi!” dedi.

Deniz “Bu makarna bana çok!” diyerek pazarlık yapmaya başladı.

Bir de baktım ki Alp fasulyeleri ayıklıyor, Deniz yemeyeceği makarnaları sayıyor, Derin aynı lokmayı ağzında 15 dakikadır tutuyor, Yiğit içeride kakasını yapıyor, Ege salonda oyuncaklarla oynuyor.

Benim büyük bir ustalıkla yapıp beş tabağa servis ettiğim makarnanın ikisine dokunulmamış, biri Derin’in ağzından çıkan lokmalarla dolup taşmış, geri kalan ikisi mıncıklanıyor.

Hani ben harika-yemek-yapan-çocukların-Anneeeee-lüüüütfen-bu-akşam-Elif-Teyzelerde-yiyelim-nooooluuuuur dedikleri süper anne olacaktım?

Fotoğraf bile çekemedim.

41 yorum

  1. Sonunun böyle olacağını hiç tahmin etmemiştim, çok üzüldüm…
    Ama iştahsız çocuklara denk gelmişsiniz bence, ne yaparsanız yapın kaçacaklarmış onlar masadan, vazgeçmeyin, denemeye devam edin…

  2. :))) Çok şeker :))) Çocuk işi teoride çok güzel de pratikte hep sorun çıkarıyor zaten :))))

  3. Bir dahakine domatesli spaghetti ya da kofte pilav kozu kullanilmali bence:)))

  4. Banu (Arel'in Annesi)

    Elif hanım yaptığınız yemekler çok çok güzel ama siz bu küçük afacanların yemek seçtiğini unutmuşsunuz. Üstelik beşemal sosu değil küçükler benim çevremde yemeyen büyükler bile var. Kaldı ki benim oğlumda o grupta olmuş olsa kesinlikle fasulye yemezdi. Eğer böyle bir misyon edinmek istiyorsanız köfte ve pilav ile başlayın işe, sonra ev yapımı küçük pizalar:), sonra kücük üstü süslü muffunlar:) ve nescuik mesala, önce sevdikleri ile gönlünü alın, sonra size bağımlı olunca istediğinizi yedirirsiniz:PPP Nacizane teklifim:) Birde bahçe basanıza bir kurabiye kavanozu koyun, hergün içini kurabiyeler ile doldurun, ama cam olsun ve içinde ne olduğunu görebilsinler, birde yanına meyve kavanozu koyun.. işte o zaman siz sitenin bir numaralı annesi olursunuz 🙂

  5. Bayıldım bayıldım bayıldım azminize bayıldım işinizi özenle yapışınıza bayıldım, büyük bir mutlulukla yapışınıza bayıldım hemen koşup makarnaları yemek istedim happur hapur hemde 🙂

  6. harikasın elifcim ama kaçırdığın tek nokta çocukların herşeyiyemediği olmuş…
    bir dahaki sefere makarnayı sadece yağlı yapıp ( belki biraz kuru fesleğen) yanında biraz yoğurt, biraz rendelenmiş peynir, belki biraz domates sos ile tercihe sunmayı denemelisin…eninde sonunda elif teyzenin yaptığı birşeyleri beğenecekler…kolaylıklar dilerim.

  7. ay sen çok yaşa elif.

    ben götürdükleri muzlara bağladım makarnayı yememelerini. yoksa tarifine göre yenmeyecek gibi değilmiş

  8. Çaba takdire şâyân 🙂

  9. Neye niyet neye kısmet durumu olmuş biraz ,her annenin zaman zaman başına geldiği gibi …..

  10. okurken çok eğlendim ve o an kare kare canlandı gözümün önünde, ama eminim o makarna çok lezzetliydi, bir kere Elif Teyze emeği vardı. :))))

  11. Esma Mısırlıoğlu

    Gülmekten yarıldim resmen 🙂

  12. Merhaba,
    Bence niyetiniz çok güzel olduğu için çocuklar zaten mutlu olmuştur. Yemek öncesi yenen muz ve zevklerin farklılığı nedeniyle yenmeyen yemeklere üzülmeyin.
    İki kızım var, yıllardır onların hem fransız , hem türk arkadaşlarını evde ağırlayıp duruyorum, gerek yatılı, gerek tüm gün. Keşfettiklerimi sizinle paylaşayım. Kesinlikle sade makarna, mümkünse çubuk makarna…biraz zeytinyağı ya da çaktırmadan tereyağı gezdirlmiş olanı, güzel bir domates sosu ya da ketçapla çok makbul. Küçük köfteler ya da ev yapımı bir hamburger de işe yarıyor. Yanına sebze yesinler diyorsam o zaman biraz şovmen kimliğine bürünüyorum. O günkü evde olanlara göre domates, salatalık, yeşil salata, mısır, havuç ya da kırmızı biberi (ki kızlarım bunları kendiliklerinden yerler) biraz gösteri ve vitamin faydalıdır haydi yiyelim başlığı ile sunuyorum. Ardından fransız çocuklarının bizim usul sebzeli yemek yemediklerini bildiğim için haşlanmış brokoli, bezelye ya da girit fasülyesi gibi opsiyonlara geçiyorum. Bunları da zeytinyağı ya da çocukların alışkanlıklarına bağlı olarak tereyağı ile tatlandırmak faydalı.
    Bizim eve gelen çocukların bir favorisi de ev yapımı krep, üzerine pudra şekeri dökülmüş ya da maalesef onlar çok seviyor çok vermek istemesem de çikolatalı krep…Ben eve kek, bisküvi almıyorum…Yapsam da kızlarım hamurişi yemiyor. o nedenle yapmıyorum da…Ara öğünlerde meyve tabakları hazırlıyorum. karışık bir meyve tabağı hem açlığı alıyor, hem de göz korkutmadan meyve yediriyor, süslü kürdanlarla servis yapılınca tabak silinip süpürülüyor…çocuklar büyükse fındık, fıstık. badem tarzı atıştırmalıklar ve kuru kayısı, kuru erik, hurmayı bakın bunlar doğal bonbon(burada şekere böyle diyoruz) süslemesiyle bir iki tadına bakılmasını sağlıyoruz….bunlardan yemeyen çocuklara istemeyerek de olsa hazır meyve püreleri ikramımız da mevcut…Bol sütlü sıcak çikolata yanında bir küçük kurabiye ile…ya da ekmeğe sürülmüş reçeller…yine pudra şekerli yoğurtlar ara öğünlerimiz için de mevcut…
    en çok tutanlardan biri de ev sineması… tvde en sevilen bir çizgi film ve etraf karanlık…ev yapımı popcornlarıma bayılıyorlar…
    çocuklar büyüdükçe ve arkadaşları arttıkça keyifli ama bir o kadar da yorucu başka bir maceraya giriyoruz…bazen tatil dönemleri haftanın her günü evde başka başka çocuklarla olmaya alışık olduğum için bu artık beni yormuyor…evde çok çocuk, çok gürültü, çok kavga ve çok iş olsa da öyle güzel ki…farklı çocukları tanımak ve çocuklarımın arkadaşları ile güzel zaman geçirmesini seyretmekten daha keyiflisi yok gibi…
    çok uzun oldu ama paylaşmak istedim…çok güzel konulardan bahsediyorsunuz…sayenizde bir çok şeyi hatırlıyor,paylaşıyor ve uyguluyoruz… teşekkürler…

  13. 🙂 Mutlu son olacak diye beklenti içine girerek okumuşum, valla hayal kırıklığı oldu bana da…
    Ceren de hep “mız mız” çocuklardan oldu, dal gibiliğinden anlaşılıyor ziyadesiyle…Bir sabah erkenden kalkıp, kalıpta omletler yapıp, salatalık domateslerle omletlere suratlar yaptım. Bana kalsa dahiyane bir fikirdi, Ceren bu manzarayı görünce ayıla bayıla lüpleyecekti o omleti…Nooldu? Manzarayı gören Ceren: “Bu ne böyle, yemem ben bunu, bi daha da adamlı omlet yapma bana!” buyurdu. Ben de kursağımda kalan hevesimle bi köşede boynu bükükleri oynadım. 🙂
    Vazgeçtim mi? Hayır! Hala yeni yeni fkirlerle çıkıyorum ortaya…Elbet bir gün inadı kırılacak… 😉

    • Aynı yöntemi ben de deneyip kahvaltılıklarla bana göre çok sevimli bir adam yaptım , hatta kıvırcık maruldan saçlarını bile yaptım ama 3 yaşındaki oğlum bana ” anneee , adam yeniiir mi hiiiçç , yemek yeniiir ” diye cevap verdi , sanki çok yemek yiyormuş gibi .. Tahmin edeceğiniz üzere benimki de dal gibi tabii 🙁

  14. benim de böyle bir bayram sabahı maceram var. büyük bir hayal kırıklığı ile sonlanmıştı… bence de vazgeçmeyin. ne güzel bir hayal. ben vazgeçmedim :))

  15. Fikrine, çabana bayıldım 🙂 Süpersin

  16. Elif bence bu fırsatı kaçırdıkları için o küçük adamlar üzülsün , sen çok güzel düşünmüş ve güzel birşey yapmışsın 🙂 Maalesef ben çok nasiplenmemişim ama benim annem de çok güzel yemek ve pasta yapar , biz küçükken evi yakın olan arkadaşlarım okuldan direkt bize gelip karınlarını doyurur , üstüne de kurabiye,pasta artık annem ne yaptıysa onları yedikten sonra evlerine giderlerdi..Keşke ben de çalışmasaydım ve annem gibi olabilseydim ..

  17. Suanda benim yemeği ,cocukları ,Elif’in çabasını görecek gözüm yok tek gördüğüm bahçe katında ev :)ben saglıgım nedeniyle 2 aydır kalkmadan yattığım için 3 sene önce bayıla bayıla aldığımız evimizden nefret eder oldum Fransız balkondan hele tiksiniyorum. Ben balkon istiyorum teras istiyorum amaaaaa en cok bahçe istiyorum:((( son 1 aydır sahibinden.com da ev bakıyorum sanki alıcakmisim gibi eşim de gülüyor halime sen cok sıkıldın ondan istiyorsun bu kadar cok diyo evet belki o tetikledi ama ben gökyüzünü görmek istiyorum:( Elifcim valla bu site icinde bahçe katı fikri aklıma yattı. Hele ki kızım dünyaya gelince eminim ki bunu cok daha fazla isticem. Evinizin önüne masa sandalye koyup oturabiliyo musunuz? Yani o kısımda size ait bı kısım var mı ? Biraz bilgi verirseniz cok sevinirim 😉

    • konuyla ilgisi yok ama isminize bayılıyorum yatananne:)))

      • Tesekkurler…Annelikle biraz ters bı durum di mi? Ama şu aralar tek işim yatmak yatmak yatmak yatmak:) kendime baska bi isim bulamadım:)) (ama düşünüldüğü kadar güzel degil bunu da belirteyim )

  18. Böyle tuhaf hayaller bir bende var sanıyordum yalnız değilmişim demek bende kızımın arkadaşları bize gelicek hep bizim evde kalmak isteyecekler çünkü bizim evin çok keyifli olduğunu düşünecekler beni ve eşimi kendi aileleri gibi görecekler yemeklerime zaten bayılacaklar onlara özel menüler hazırlıcam sizde bizim kızımızsınız dicem hem böylece kızımın arkadaşlarını yakinen tanımış olucam falan filan…
    Elif çok güldüm okurken sonunu da böyle bekliyordum çünkü sen şöyle güzel makarna yaptım böyle yedirdim bayıldılar türünde kendini övmeye yönelik çok sık yazmazsın makarna iyi seçim bence çocukları tavlamak için ama beşamel sos ve yemekten önce yenen muz olayı bozmuş gibime geliyo benim kızım bir elma yese iştahı kesilir.Sana kolay gelsin ama pes etme sakın başarıncada tiyoları bekliyorum….

  19. Ahaha çok güldüm Elif,
    Bence niyet doğru da, zamanlama yanlış…

    5 sene sonra kendinizi nerde görüyorsunuz diye sorarlar ya, 5 sene sonra ben seni hayal ettiğin yerde görüyorum. O zaman instagram filan kalırsa orada görüşürüz 🙂

  20. Bazen ne yapsan boş.Ağzınla kuş tutsan olmaz yani.Çocukların anı anını tutmuyorki.2 dk önce yemek diye bağıran çocuk 2 dk sonra istemem diye bağırabiliyor.Bir de işin görsel boyutu var.Bu yaş çocuklar birbirine değen karışık şeyleri de pek yemek istemiyor çoğu zaman.En güzel yöntem deneme yanılma yöntemi bence.Sen güzel bir yerden başlamışsın.Moralini bozma sakın.Bugün burun kıvırdıklarını bir bakmışsın yarın avuç avuç yemeye başlamışlar…

  21. allahım siz ne kadar iyi niyetli ne kadar tatlı bir insansınız size hayranım bende kızım için bütün mahallenin çocuklarını bir araya toplayıp yemek saati yapıyorum ama bende her zaman başarılı olamıyorum yılmak yok devam

  22. çabana sağlık elif:) pasta börk konusunda ben de aynı telden çalıyorum:(

  23. elif eğer makarna partisi yerine, pasta börek çörek partisi verseydin, hepsi otururdu bence. ah bu çocuklar.. neden tatlıyı bu kadar severken sebzeyi ayıklarlar 🙁

  24. Sen makarna tarifini anlatırken bir tek ben mi düşündüm çocukların o makarnayı yememe ihtimalaleirin yani? 🙂
    Bence de riske girmişsin. Peynir, dişe gelir şekilde görünen yemyeşil bir sebze ve üstelik de yağlı bir tür krema sosu…
    Uğraşmaya da gerek yok bence. Haşla makarnayı, koy önlerine. Çocuklar tek ve sade tatları daha çok seviyorlar.
    Bir de açık büfe… Her normal insan ve çocuk kendi iradesini ortaya koymayı sever ne de olsa… Açık büfe her zaman işe yarar.

  25. Aklıma da şimdi geldi: Yeşil iğrençtir yazısını da sen yazmamış mıydın? 🙂 http://blogcuanne.com/2011/10/07/yesil-igrenctir/
    Yeşil fasulye tuzağına düşmemeliydin Elif :)))

  26. Çok güldüm, çocukların yavaş yavaş işin tadını kaçırdıkları sahneyi yaşar gibi oldum okurken :))

  27. önemli olan niyet.. bence bu konuda istikrarlı olun 🙂

  28. Elifcim şöyle makarnayı haşlayıp bol salçalı yapıp tencereyle masaya koyup ellerine de 4 çatal verseydin bak bir tane bile kalmazdı:)))

  29. Elif dusuncene bayildim. Ama sade makarna yapsaydin bence daha iyi sonuc alirdin. Bir de caktirmadan arasina ufacik beyaz peynir katip tereyaginda cevirseydin de cok guzel olurdu.
    Yalniz zamanlamaya da dikkat, cok acikdiklari zamani yakalamaya gayret et(muz karinlarini doyurunca daha secici oluyorlar). O zaman ne yerlerse en guzel yemek o oluyor.

  30. son zamanlarda okuduğum en iyi yazıydı 🙂 kareler gözümün önünde canlandı teker teker, üzgünüm ama çok güldüm. bir dahakine sosu karıştırma bu sıpalara,.bir kaseye yoğurt, bir kaseye kıymalı sos, bir kaseye kaşar. yatır hepsini sol köşeye.

  31. :)) çok güzel bir yazı, beni daha nelerin beklediğini hafif tahmin eder oldum

  32. yazıyı okurken ne kadar eğlendiğimi anlatamam, yatmadan önce böyle bir hafiflemeye çok ihtiyacım vardı teşekkürler…

  33. sevilay öztulum

    Ay çok eğlendim okurken:=) Kendimi senin yerine koydum Elif, heyecanla yemek yapıp hazırlayıp çağırıyorsun ve sonuç hüsran; ah bu çocuklar her şeyi kursağımızda bırakıyorlar:=)

  34. Benim cocuklarda besamel soslu makarna ( lazanya haric ) yemediklerinden ” Eyvah ! cocuklar makarnayi yemiycekler ! ” diye dusundum . Bazen cocuklar yesinler diye yemek yapma isine fazladan vakt harcayipta o yemegi yemiyorlar ya sinir oluyorum ! Bazen de ya yorgunluktan ya da baska sebepten , makarnayi halayip yagliyorum , yanina da balik kroket yapiyorum ve tabagi silip supuruyorlar :p iste o zaman ” Ne diye ugrasip duruyorsun , her gun bir tabak makarna yap olsun bitsin ! ” diyorum 🙂 cocuk milletine iyilik yaramaz canim :pPp

  35. Canim Eifcim, sagol beni ornek gosterdigin icin.
    guzel yemek yapmak onemli degil, bir badak suyu bile istiyerek sevgi ile vermek onemi olan.. Sen zaten sevgi dolu iyi bir annesin.. merak etme.. Anne olmak ogrenimez ,Kendiliginden olunur..

  36. Ayy toktular belki ? 🙁

  37. çoook güzel bir yazı…zevkle okudum..