15 Yorum

Gökçe’nin Gebelik Günlüğü, 21. hafta

Gökçe’nin Gebelik Günlüğü devam ediyor.

Gökçe’nin hafta hafta hamileliğini anlattığı tüm yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

***

21. hafta

Merhaba Sevgili Anneler ve Anne Adayları,

Hepinizin anneler gününü içtenlikle kutlarım. Ben bir anne adayıyım. Annelerin tarif edemediği o duyguları henüz tatmış değilim. Yine de henüz tanımadığım bebeğime sonsuz bir şefkat ve sevgi ile bağlandım. İçimdeki hareketleri hissettiğim zaman bu duygularım daha da artıyor. Göbeğim büyüdükçe bebeğime kavuşma zamanımın yaklaştığını hissediyorum.  Kim bilir bebeğimi kucağıma aldığımda nasıl hissedeceğim?  Kim bilir annelik nasıl bir duygudur? Annelerimizin “anne olunca anlarsın” dedikleri bu tarifsiz hissi tatmak için sabırsızlanıyorum.

Sevgili anneciğim, bana hayat verdiğin ve sevgi dolu bir anne olduğun için sana minnettarım. Yakında ben de anne olacağım. Sana anneanne olmayı tattıracağım. Bu seferki annelikten kolay olacak, torununu sevmenin mutluluğunu yaşayacaksın. Seni çok seviyorum canım annem, anneler günün kutlu olsun!

Bu haftanın en güzel olayı bir arkadaşımın anne olmasıydı. Ertan Efe o kadar güzel, o kadar küçük ki insan kıyamıyor. Melekler gibi uyuyor. İlk kez 3 günlük bir bebeği kucağıma aldım. Gözlerim doldu. Ertan Efe henüz emmeyi öğrenmeye çalışıyor. Görseniz nasıl mücadele veriyor. Memeyi alamayınca inceden ağlıyor. Annesi bebeğini emzirirken, altını değiştirirken ben de yanlarında prova yapmış oldum. Hatta bir ara Ertan Efe ağladığında geçen hafta bahsettiğim Harvey Karp’ın 5 S kuralını uyguladım. Ve çalıştı. Ertan Efe’yi yan yatırdık, sırtını hafif hafif pışpışlayıp sallarken kulağına shhhhh diye seslendim. Emziğini de verdik. Ertan Efe bir dakika içinde ağlamayı bıraktı ve sakinleşti. Hemen ardından arkadaşım emzirmeye devam etti. Doyunca da misler gibi uyudu. Ben de çok büyük bir iş başarmış gibi mutlu oldum, hemen havaya girdim. Göreceğiz bakalım benim kuzum nasıl olacak?

Dün gece bir rüya gördüm. Bebeğim henüz 8 aylıkmış ve doğum başlamış. Doktor 2 cm açılma var diyor. Nasıl ağlıyorum, nasıl ağlıyorum. “Bebeğim çok küçük, lütfen almayın, daha gelişmesini tamamlamadı, içimde kalsın” diyorum. Eşim kötü rüya gördüğümü anlayınca uyandırdı da fazla uzun sürmedi. Rüyalar insanın bilinçaltındaki düşüncelerinin yansıması sanki.  Ben 4,5 yaşındayken bir kardeşim oldu. 7 aylık prematüre olarak doğdu ve zatürree oldu. Ne yazık ki 4 ay sonra kaybettik. Ben çok hatırlamıyorum. Annem nasıl dayanmış, nasıl atlatmış kim bilir? Prematüre bebekler konusunda biraz hassasım galiba.

Bu hafta yoga dersindeki iki arkadaşımızın bebeği oldu. Hatta biri yoga dersinden hemen iki saat sonra eşiyle hastaneye gitmiş. O günkü derste yoga hocası arkadaşımıza bugün doğurabilirsin demişti. Bir şekilde anlamış olmalı.  Bazen acaba doğum sırasında yogada öğrendiğim nefes egzersizlerini, meditasyon tekniklerini ve rahatlatıcı hareketleri hatırlayacak mıyım diye kendime soruyorum. O zaman hatırlamayacak olsam bile şu anda yoga bana çok yardımcı oluyor. Gün içindeki yorgunluğumu atmak için öğrendiğim iki-üç hareketi yapıp rahatlıyorum. Özellikle geceleri bacak ağrısı ile uyanınca salona gidip hareketlerimi yapıp tekrar yatıyorum.

Hamileliğimin başından beri epizyotomi konusu beni çok endişelendiriyor. Bu konuda pek çok yazı ve görüş okuyorum. Doğum yapmış annelere soruyorum. Neredeyse epizyotominin uygulanmadığı bir doğum olmamış. Ancak burada iki fark var. Bazı doktorlar kontrolsüz muhtemel bir yırtığın önüne geçmek için önceden epizyotomi yapıyorlar. Bazıları ise doğum sırasında bir yırtık olacaksa onun doğal olması gerektiğini savunup epizyotomi yapmıyorlar. Türkiye’de genellikle doktorlar başından epizyotomi yapıyorlar. Burada ise doktorlar yırtık oluşacaksa eğer doğal olmalı görüşündeler. Epizyotomiyi ancak anne ve bebeğin sağlığı gerektirdiği takdirde uyguluyorlar. Evet korkuyorum, evet yırtık kelimesi bile kulaklarımı tırmalıyor. Doğal yırtık oluşması ihtimali bile beni tedirgin ederken, epizyotomi istemiyorum. Yogada öğrettikleri nefes alma tekniklerinin ıkınma sırasında yırtılma riskini aza indirdiğini öğrendiğimden beri evde nefes egzersizleri yapıyorum. Bir de yoga hocası perine bölgesindeki (yırtılan bölgeye deniliyormuş) kasları çalıştırmak için birkaç hareket gösterdi. Doğru uyguladığımdan pek emin değilim ama deniyorum. Epizyotomi hakkındaki tecrübelerinizi paylaşır mısınız? Epizyotomi uygulandı mı uygulanmadı mı? Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

Hepinize sevgi dolu mutlu bir hafta diliyorum.

Gökçe

15 yorum

  1. Merhaba Gökçe,
    Bana epizyo uygulandı, ama benim doğum hikayem zaten kötü. İstediğim hiç bir şey yapılmadı. Ama teyzem biri 29 diğeri 24 sene önce olmak üzere iki doğum yapmış ve ikisinde de ne epizyo uygulanmış ne de yırtığı olmuş. Doktoru çok tecrübeli ve biraz yaşını almış bir hekimmiş ve doğum başladığında demiş ki: “kesik olmaması için sana sık sık masaj yapacağım, sen de kendini sıkmazsan yırtığın da olmaz kesik de olmaz”. Ve sonrasında düzenli aralıklarla teyzemin vajina girişine yarım daire (U şeklinde) masaj yapmış. Doğum anında da hiç bir problem yaşamamışlar. Ben hamileyken o doktoru çok aradım ama bulamadım… Mersin’de bu kadar sabırlı doktor ben bulamadım, ama senin Amerika’da şansın daha yüksek olabilir 🙂 Umarım her şey gönlüne göre olur 🙂

  2. sevgili gökçe doğum esnasında doktorum hemşireye evet artık epizyoyu yapabilirz dediğinde benim anlamadımı sanıyordu. duyduğum anda korkmaya başladım ama zaten epidural olmuştum hissetmeyecektim (zaten epidural olmasa bile uyuşturup öyle yapıyorlar) endişemin ve korkumun nedeni sadece o anda hissedeklerimden ötürü değildi tabiki sonrasında ağrım olacak tuvaletimi yaparken acıycak vajinamın yapısı bozulacak falan diye korkuyordum fakat hiçbiri olmadı doktorum okadar küçük bir kesik atmışki nerdeyse izi bile yok emin ol doğumu kolaylaştıran birşey. hiç endişelenme. doğal yırtık ne kadar doğal olsada yırtık neticede ve hasar bırakabiliyo ne kadar dikilsede.

  3. Bana epizyotomi uygulandi, o an acikcasi bisey hissetmedim, herhangi bir uyusturucu da yapilmadi, dogum esnasinda zaten perine bolgesi gergin oldugu icin anlamiyorsun. Sonrasinda dikis zahmetli tabi ama dogum insana oyle bir enerji ve guc veriyor ki zahmetsizce atlatilabiliyor. Yine de bu sizi mutsuz edecekse olmamasini temenni ederim.

  4. Gökçe epiziyotomi kesinlikle olmalıdır diye bir şey yok. Doktorun ne düşünüyor bu konuyla ilgili? Özellikle de doğum başlamadan yapmaya kalkışırsa kesinlikle izin verme derim ben. Pek çok anne bu müdahaleye gerek olmadan rahatlıkla doğurabilir. Doğal doğumcuların çoğu normal yolla oluşan yurtığın (biliyorum kulağa hoş gelmiyor) epizyotomiye tercih edilmesi gerektiği söyler. Ben de katılıyorum buna.

    Ayrıca buna kafanı takma. İnan bana contraction sancıları bunun yaratacağı acıyı kat kat bastıracak. Bu sancılarla başetmeye odaklanırsan çok daha mutlu bir doğum olur. Aksi takdirde gereksiz bir stres yüklemiş olursun vücuduna.

    Göbek nefissssssss!

    Bebek alıştırması yapman ne güzel olmuş. Doğumdan önce lactation nurse’unle tanışmayı unutma!

    Fun fun fun!

    Eren

    • Eren, benim doktorum epizyotomi yapmıyor. Herşeyin doğal olmasından yana. Hatta masaj yapıyormuş, tecrübe edenlerden duydum. Doğal olsa da “yırtık” kelimesi tüylerimi ürpertiyor.
      Gelecek haftadan sonraki hafta hastaneyi ziyaret edeceğim. O sırada doğumla ilgili kişilerle tanışacakmışız. Hatta sonra derslere de katılacağım.
      Zaman ilerlemekte, göbek büyümekte 😀

  5. Gokce merhaba, ilk haftalarindan beri seni heyecanla takip ediyorum. Ben senden bir hafta gerideyim, su an 20. Haftamdayim. Yazilarinda bahsettigin guzel hisleri, korkulari hep seninle yasiyorum 🙂 insallah bebeklerimiz saglikla dunyaya gelecek hic endise etme 🙂 ben de bu ara epiziyotomi hakkinda cok okuyorum ancak turkiye’de bunu yapmayan doktor cok az 🙁 bir cok arkadasim dogum yapti hepsi epiziyotomi oldular. Ama sunu soyleyeyim gercekten bir tanesimden bile dogum sonrasi bir rahatsizlik hissettiklerini duymadim icin rahat olsun. Yani azicik doktora guvennekten baska bir care yok. Onlar en iyisini yapmaya calisiyor diye dusunuyorum. Kayinvalidem epiziyotomisiz 3 dogum yapmis ve hic yirtigi yok ancak sunu soyledi ki eskiden cok cok deneyimli ebeler vardi, bugun apartopar sezeryana alinan durumlarda bile normal dogumu basarabilen deneyimli ebeler.. Onlar dogum sirasinda masaj yaparak, o bolgeyi tutarak yirtilmalari onlermis. Simdi degisen saglik sektorunde artik boyle deneyimli ebeler bulunamiyormus hastanelerde. Doktorlar da belki daha hizli ve kontrollu oldugu dusuncesiyle bu kesiyi yapiveriyorlar. Saglikli bir hamilelik ve dogum diliyorum.

    Sevgiler

    Tugba

    • Sevgili Tugba,
      Ortak hisleri ve zamanları paylaşmamız ne kadar güzel.
      Türkiye’de epizyotomi yapan doktor gerçekten çok fazlaymış ben de öyle duydum. Doktorumla görüştüm, epizyotomi yapmıyor, doğumu doğal akışına bırakıyor. Ve aynen senin bahsettiğin ebelerin yaptığı gibi masaj yapıyormuş. Bu içimi çok rahatlattı diyebilirim. Keşke tüm doktorlar aynı özeni gösterse, değil mi?
      Ben de sana sağlıklı ve huzurlu bir hamilelik ve kolay bir doğum diliyorum 🙂

      • MERHABALAR KISLAR YA BEN 21.HAFTAYA GIRDIM AMA LILA’MIN HARELETLERINI HALA HISSETMEDIMM SIZ NE ZAMAN HISSETTINIZZ ILKK:((

  6. gökçe benim de 10,5 aylık bir bebeğim var, bu yıl ilk anneler günümdü ve aynı zamanda doğum günüme denk geldi:) tüm gün çok duyguluydum, benim bazı sebeplerin de etkisiyle doğum sonrası depresyonum çok uzun sürdü, doğumun yaza gelmesi, sonrasında girmem gereken iş sınavları, yaşadığım ailevi sorunlar beni çıkmaz sokağa soktu diyebilirim ve ardından da kış gelince yoğun tempoya alışkın ben bebekle evde baya zor günler geçirdim, baharın gelmesiyle ve bazı sorunları çözdükten ve evde zaman geçirmeye alıştıktan sonra baya rahatladım sanki daha yeni yeni tadıyorum anneliğin keyfini.. sanki aylar sonra yeniden nefes alıyorum..geçen zor günlere oh geride kaldılar diye bakıyorum ve oğlumla hergünün keyfini çıkarmaya çalışıyorum. bebek sahibi olmak kolay değil ama gerçekten müthiş bişey annelik… her geçen gün büyüyen bir aşk bence.. sana tavsiyem bu yaz mutlaka ama mutlaka tatile git, yüz, eşinle el ele dolaş, mutlaka bulunduğun ortamdan kısa süreli de olsa tatil amacıyla uzaklaş..yazdan sonra doğum yapacak tüm arkadaşlarıma bunu tavsiye ediyorum, ben işten çıktım 3 hafta kpss çalıştım sonra doğum yaptm ve 5.gününde (sezeryanlıydım) kpssye girdim 2 gün hem de saatlerce.. bu sürece bu kadar yoğun girmek bence doğru değildi..umarım mesajımı okursun baya geç yazdım:) bebişine ve kendine iyi bak..

  7. Merhaba Türkan,
    Zor geçen günlerin geride kalmasına çok çok sevindim. Annelerde doğum sonrası depresyon sıklıkla görülüyormuş. Tabi senin sınav stresin bunu tetiklemiştir. Anlayabiliyorum. Eminim bir anne doğumdan sonra sadece ve sadece bebeğine odaklanmak istiyordur. Şimdi bebeğinin ve anneliğin tadını çıkarıyor olmana mutlu oldum.
    Sen bu mesajini yazdığın sırada (aynen tavsiye ettiğin gibi) ben eşimle tatildeydim. Bebekten önce birbirimize zaman ayırıp dinlenmeye karar verdik. Hakikaten de çok iyi geldi.
    Bebişinle beraber sana mutluluk ve sağlık diliyorum.
    Sevgilerimle

  8. Ne kadar güzel anlatmışsın herşeyi sitene bayıldım .hamilelik dönemimde çok faydalanacağımı ve sorularımla başını çok ağrıtacağımı düşünüyorum 🙂 şimdiden kolay gelsin.. busırada ilk sorum bu aylarda seyehata gitsek birşey olur mu sence sen gitmişmiydin? hayır biraz daha biyerlere gitmezsem patlayacağımda..

  9. Yazım silinmiş galiba tam anlamadım yazıların çok güzel bi yeni hamile olarak zevkle izliyorum ve sana birsürü soru sormak istiyorum..Mesela bu haftalarda seyehate çıkmak zararlı olur mu?