38 Yorum

Oğlum için hobi aranıyor

Konuk yazar İçimdeki Dört Mevsim‘in yazılarına devam ediyoruz.

İçimdeki Dört Mevsim’in tüm yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

***

Oğlum için eğlenceli, keyifli, mutluluk verici ve geliştirici bir hobi aranıyor…

Oğlumuz ne mutlu bize ki büyüyor. Kendini artık çok daha iyi ifade ediyor. Evet ve hayır’ı hem de çok yerinde kullanabiliyor. Ne istediğini ve istemediğini çok iyi biliyor. Oldukça “cool” bir adam oldu çıktı. Kendine göre bir karakteri, doğruları ve hatta prensipleri var. Sahip olduğu özgüven karşısında bazen şaşırıp kalabiliyorum. Onunla gurur duyuyorum. Eşimle beraber kendimizce oluşturduğumuz düzenin, dengenin en azından şimdilik iyi gidiyor olmasının verdiği rahatlık ve mutluluğu yaşıyoruz. Ama gevşemek olmaz. Anne ve babalık nasıl ki 7/24 bir mutluluk ve keyif ise aynı zamanda yine 7/24 bir sorumluluk. Durmak yok, düşünsel yolculuk her daim devam etmeli.

Öncelerin daha fiziksel ağırlıklı hayatımızın artık yerini daha bir düşünsel ağırlıklı hayata bırakıyor olması da onun zaten büyüdüğünün en somut göstergesi. Bu sıralarda onun için düşündüğümüz tek konu ise gerek duyularını ve gerekse duygularını uyaracak, karar verme ve uygulama yeteneklerini geliştirecek, zengin bir hayal gücüne sahip olmasını sağlayacak, hem bedensel ve hem de ruhsal gelişimini hem de onu mutlu ederek hızlandıracak araçların tespiti. Başka çok basit ve yalın bir ifadeyle söylemek gerekirse bu sıralar onun için ve onun adına hobi belirlemek için uğraşıyoruz.

Hobiler insan hayatına etkileri çok büyük. Bazen hayallerimize ulaşmamızda bizlere yol gösterici bir umut oluveriyorlar. O kadar ki yalnızca varlıkları bile hayallerimizi her daim canlı ve yapılabilir kılıyor. Bazen günlük koşuşturma, sorumluluk ve görevlerimiz ve bunlardan kaynaklı oluşan stres nedeniyle zaman zaman kaybedebildiğimiz mutluluk ve huzurumuzun görünmeyen küçük anahtarları olabiliyorlar. Bazen ise kendimizi kolayca ifade etmemizi sağlayan araçlar haline gelebiliyorlar. Ama her daim onlarla kendimizi daha mutlu, rahat ve dingin hissedebiliyoruz.

Küçükken her şey en azından bu konuda çok daha kolaydı. Zaten bir hobisi vardı: Oyun oynamak. Bazen legolarından bir kule yapıyor, bazen boyama kitabındaki objeleri taşırmadan boyamaya çalışıyor, bazen de kendine göre ve yalnızca kendisinin anlayabileceği sürrealist resimler yapıyordu. Oyun hamuru ile oynamadan önce büyük bir bez alıp oynayacağı yere sermesi ve puzzle adetlerinin 2’den başlayıp bugün 24’lü 32’li seviyelere gelmesi hep onun büyüdüğünü gösteriyordu. Sonra baktık ne çok sevdiği kitap okumak, ne de son model uzaktan kumandalı araba ve motorsikletler onu kesmemeye başlamış.  Artık bir adım ileri gitme zamanı gelmişti. Zaman sosyalleşme zamanıydı ve böylelikle anaokullu olduk. Hafta sonları da oyun gruplarına katıldık. Çok da yararlarını gördük. Sosyalleşmesi bir yana dil ve zihinsel gelişimi ile motor becerileri hep bu sayede hem de gözle görülür düzeyde gelişti.

Şimdilerde ise yeni bir adım atma öncesindeyiz. Tam olarak nasıl ve nereden başlayacağımızı bilemiyoruz ve bu nedenle de bol bol araştırma yapıp, eşe dosta fikirler soruyoruz. Bir tarafta fiziksel gelişimine olanak sağlayan koşmak, yüzmek gibi eğlenceli ve sağlıklı sportif aktiviteler varken diğer tarafta hem zekasını ve hem de yaratıcılığını geliştirecek, yeteneklerini varsa ortaya  çıkaracak müzik aleti çalma, dans, drama gibi sanatsal aktiviteler var. Ruhsal ve zihinsel gelişim en az sağlıklı bir beden kadar gerekli. Ya da tam tersi, fiziksel gelişim, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebilmek kadar gerekli insan hayatında.

Tüm bunlara ek olarak bu konuda nacizane oğlum için düşündüğüm bazı başka noktalar da yok değil hani. Kimisini eşimle paylaştığım zaman kendisi tarafından hatta biraz da küçümser bir ifadeyle akla çok erken düşmüş düşünceler olarak bulunsalar da ben yine de tarihe not düşmek adına yazmak ve sizlerle paylaşmak isterim doğrusu.

Zaman malumunuzdur ki bilgi çağı, teknoloji çağı. Bunun doğal sonucu olarak günlük hayatın dışında ucu bucağı ve sınırları olmayan bambaşka bir hayat da var hayatlarımızda. Eşim bıraksalar (neyseki benim yüzümden buna fırsat bulamıyor) tüm zamanını internette gezinerek geçirebilir. Oğlumun ne benim kadar az, ne de eşim kadar çok bu hayatın içerisinde olmasını istiyorum. Hobi ile bunu ileride sağlar mıyım? Bilemiyorum. En azından alan daraltmasına gidiyorum. Enerjisini daha sağlıklı bir yöne doğru kanalize etmeye çalışmış oluyorum aslında başka bir ifadeyle.

Diğer önemli bir nokta ise yine belki çok erken bulunabilir ama hobi ile ergenlik dönemini hem oğlum ve hem de ailemiz için en kolay şekilde geçirebileceğimizi düşünüyorum. Küçük yaşlardan edinilmiş bir hobi sayesinde kendisini çok daha rahat bir şekilde ifade edebileceğini düşünüyorum. Bu bağlamda hobilerin bilinen olumlu yanlarına ek rehabilite edici bir yönü olduğunu da düşünüyorum.

Ergenlik dönemi aslında insan hayatındaki bir atlama evresi. Evrimselleştiği bir dönem. Düşünmeye başladığı, analiz ettiği, çıkarımlarda ve değerlendirmelerde bulunduğu bir evre. Fiziksel ve düşünsel anlamda birey aynada kendine bakmaya başlar ve çevresindeki diğerlere göre zayıf ve güçlü yanlarını tespit eder. Bol bolda karşılaştırmalarda bulunur. Yeteneklerini araştırır. Neyi seviyordur, neden haz etmiyordur sorularının cevaplarını bulur. Kendine güven ve güvensizlik, hayal kırıklık ve gurur hep bu dönemde var olan yoğun duygulardır.  Kabul görmek ister, ön plana çıkmak ister. Aslında tüm bunlar bireyin kendisine karşı gerçekleştirdiği ispat mücadesidir. Kişiliğini yaratma prosesidir. Bize düşen ise bu mücadele de yavrularımıza ihtiyacı olan donanımları verip onu avantajlı duruma getirmektir. Kumsalda ateşin etrafında bir arkadaşı gitar çalışıyorsa, zaten o da en azından öncesinde denemiş olmalı. Bende mi öğrensem karışıklığına hiç girmemeli. Okul basketbol takımı başka bir zafer sonrası tüm okul tarafından alkışlanırken, basketbola başlamak için çok mu geç diye sormamalı. Zaten çoktan denemiş olmalıyız.

Peki insan hayatında en azından bana göre bu kadar önemli rol oynayan hobilerin edinilmesi için neler yapmalıyız? Bize düşen görevler neler olmalı?

İlla her bir çocuğun yeteneği olacak diye bir kural yok (ki bence aslında her bir bireyin en az bir konuda yeteneği vardır yalnızca henüz keşfedilmemiş ya da keşfedilememiştir) ama bir ilgi alanı mutlak surette vardır. Bizlere düşen onu gözlemlemek hatta onunla konu hakkında konuşmak ve hatta ve hatta onu tanıyan diğer kişilerden fikir almaktır. Tam bu noktada da yol çatallaşıyor birden. İlgi alanları belli ise o alana yöneltmek bir yol olarak karşımıza çıkmakta. Diğer bir yol ise geliştirmesi gereken konulara yöneltebilmek ve bu sayede gelişmesinin yolunu açabilmek.

Bir de yapmaktan kaçınmamız gereken bazı noktalar var ki belki de bunları konuşmak seçeceğimiz yolu belirlemek için de altın adımlar olacaktır.

Neler yapmamalıyız?

Benim piyano konusunda yeteneğim tabii yine bence vardı ama atlandım. Ben yapamadım bari oğlum yapsın düşüncesiyle hareket etmem oğluma yarardan çok zarar getirecektir.  Kulağını dinletip, yeteneği olup olmadığını tabii ki araştıracağım ama yeteneği yoksa ve piyano ilgi alanına girmiyorsa (genelde yetenekli olunan alan ilgi alanları da çok rahat olabilmekte) kesinlikle bu yoldan vazgeçeceğim. Hobi yapılırken keyif vermeli, adeta yaparken dinlenilebilmeli. Belli bir alanda yeteneği  olan çocuk tabii ki o alana yönlendirilmeli ama aksi durumda yalnızca ebeveynlerinin içlerinde kalmış beklenti ve isteklerini karşılayabilmek için kendilerini zorlamamalılar.

Bunun dışında yetenek ve ilgi alanı dışında olan ama ona yararlı olacağını düşündüğümüz konularda ise onlar rol model olammız gerekiyor. Ben mesela briç oynamaya başladım ve bırakma niyetinde de hiç değilim. Turnuvalara girip, dereceler alma hedefindeyim. Bricin oğlum için de çok yararlı olacağını düşünüyorum ama bu konuda isteğin beni görmesi sonucunda ondan gelmesi yolunu tercih edeceğim. Belki bu yönde ilgisini hiç çekemeyeceğim, varsın olsun, en azından oynarken ben keyif alıyorum!

Diğer yapılan bir hata ise – tabii yine bana göre– çocukların bu tür sosyal aktivitelere adeta boğulmaları. Amaç çocuklarımızın her boş zamanlarını doldurmak olmamalı Amaç hobi olmalı, eğlenme olmalı, keyif alma olmalı, bizler için program değil. Belki fiziksel olarak yorulabilir ama zihinsel olarak yorulmamalı tam tersi istemeli ve yaparken mutlu olmalı amaç zaten bu değil mi?

Peki biz ne yapacağız?

Biz öncelikle oğlumun müzik çalmaya yetenekli ve istekli olup olmadığını araştıracağız. Eğer bu konuda ilerleme olanağımız varsa ilerleyeceğiz. Piyano olur, gitar olur, keman olur hatta flüt bile olabilir. Müzik olayı ile haşır neşir olmasının ona çok faydalı olacağına inanıyorum. Önümüz yaz ve oğlum yüzme hala bilmemekte. Yoğun kursların varlığını öğrendik. Bu tür kurslarda bir ay gibi kısa bir sürede yüzme öğretilebiliyormuş. Gerek fiziksel gelişimi ve gerekse önümüzdeki yaz döneminde hem onun ve hem de bizim çok daha rahat etmemiz için güvenlik sebebiyle yüzme kursuna da göndereceğiz. Aslında benim kişisel tercihim daha bir takımsal sporlar ama  yüzme güvenlik sebebiyle araya bir şekilde girmeli. Bu arada bu yaşlarda jimlastik olayı da fiziksel alt yapı hazırlamak için çok gerekliymiş. Onu da araştırıyoruz. Drama ve dans kursları ise neden olmasın diye kapıda bekleyen diğer başka muhtemel hobiler.

Her şeyi yapsın istiyorum ve ona her şeyi sunabilmek ama daha da tehlikeli olanı belki herşeyi yapabileceğine inanıyorum. Hepsi tabii ki olmayacak hatta belki hiç biri olmayacak ama biz onu mutlu edecek bir yol bulmak için denemelerimize ve araştırmalarımıza devam edeceğiz. Hobileri sorumluluklarını kötü yönde etkilemediği sürece de ona karışmayacağız.

Dilerim tüm hayallerine kavuşur!

38 yorum

  1. Mümkün olduğunca bir çok çeşitteki atölye çalışmaları ile tanıştırmak çocukta çeşitliliği görmek eğitmenleri gözlemlemekk ilişkilerini tahlil etmek tek başınamı arkadaşları ilemi birşeyleri yapmaktan keyif aldığını izlemek.. Çizgiden mi ,yoksa elleri boyaya bulaşmaktanmı , koşmaktanmı yoksa tvde inanılmaz duran basketbolcudan mı , yoksa sadece sadece eğitmenin eğlenceli olmasından mı onu sevdiğini gözlemlemek için ailelere inanılmaz fırsat veriyor bence..

    Yoksa arkadaşından gördü yada okuldaki resim dersini sevdi yada evde çizimi çok sevdiğinden bir şekilde çocuk bir çalışmaya başlamaya karar verdi va başlıyor ve ne oluyor ise sonrasında 2.ye artık gitmek istememesi sonucu hayatından o şeyi tamamen çıkarabiliyor..

    • Mesajınıza aynen katılıyorum. Bir şekilde onlar için en iyi ve en uygun olanı bulmak için denemelerimizi arttırmalıyız. Sonrasında da kararı onlara bırakıp desteklemeliyiz. Umarım onların mutluluğu adına başarılı da oluruz . Yorumunuz ve katılımınız için çok teşekkürler.

      • Deneme için kastettiğim workshoplar , stölye çalışmaları, oyunlu öğrenme gibi tanıma dersleri , müzelerin sergi kapsamındaki çalışmalar gibi şeyler , Direk resimde iyi hadai resim kursuna yazdırdık 3.ders sonrası sevmedi hayatından çıkardıktan ziyade önce bir çok ortamda deneme dersi atölye şekilinde tanışmadı benim tecrübemde çocuk için çok daha iyi oluyor düşüncesindeyim…

        • Şimdi çok daha iyi anladım 🙂 Tekrar çok teşekkürler. Haklısınız, direk bir kursa yazdırıp denemektense workshoplar sayesinde ufak tatlar almasını sağlayıp beğenip beğenmediğini görmek ve sonrasında devam etmek yada etmemek çok daha sağlıklı ve ekonomik olacaktır.

  2. En çok “Zaten bir hobisi vardı: Oyun oynamak” cümlesini beğendim 🙂 Bu keyifli yazı için teşekkürler…

    • Yorumunuz için çok teşekkürler. Biricik küçüklerimizin sınırsız hayal dünyaları ve bu dünyaları içerisinde yarattıkları oyun alanları dilerim hep aynı derinlik ve enginlikte devam eder.

  3. ben ipek böceği yetiştirmesini tavsiye ediyorum. 1 ay kadar bir sürede önce yumurtadan çıkıyor sonra hergün büyüyerek kalınlaşıyor. çocuk hergün ona taze dut yaprakları koyarak sorumluluk duygusu kazanıyor. ay sonunda ise tırtıl bir gecede bir koza örüyor ve sonra içinden kelebek olup çıkıyor. bence doğal döngüyü kavramını büyüme, ergenlik, ölüm, değişim…gibi birçok kavramı öğreten bir sezonluk harika bir hobi. denemenizi öneririm.
    ayrıca özellikle erkek çocuklar için okçuluk da hem sportif aktivite hem de hem de eğlenceli bir oyun olarak önerilebilir.

    • Öncelikle tavsiyeleriniz ve paylaşımınız için çok teşekkürler. Çok ilginç eşim de küçükken ipek böceği yetiştirirmiş. Sürekli anlatır o günleri. Belirtmiş olduğunuz tüm kavramları öğrenebileceği bir deneyim olacağı da şüphesiz. Oğlum henüz 3,5 yaşında, biraz daha büyüsün bu olayı eşimin gündemine ekleyeceğim 🙂 Okçuluğu hiç düşünmemiştim ama sportif aktivitelerin içinde olmasını sağlayacağım. Kalıp kalmaması ise onun bileceği bir durum olacak. Tekrar teşekkürlerimi sunarım. Saygılarımla.

    • ipek böceği yetiştirmek banada oldukça ilginç geldi, denemek isterim bende…araştırmadan direk soruyorum görmüşken , nasıl temin edebileceğim konusunda bir fikriniz varmı?

  4. Çağla Yüksel

    Güzel bir konuya değinmişsiniz. Ben de bu aralar bu konuyu araştırıp duruyorum. Bizim zamanımızda olmayan ya da benim bilmediğim aktiviteler türedi. Örneğin: Drama Hangi okula ya da anaokuluna gitseniz bir drama aşağı drama yukarı. Çocuğa şunu katar bunu katar. Lütfen bu konuyla ilgili bilgi verir misiniz? İyisi nedir? Drama dersi nereden alınır? Müteşekkir olurum 🙂

    • Çok teşekkürler. Konunun uzmanı değilim ama kişisel görüşlerimi paylaşmak isterim. Dramayı ben bir şekilde çocuklarımız için büyük önem taşıyan oyun oynama ile eğitimin birleşmesi olarak görüyorum. Hem kendilerine göre keyifli bir oyun oynuyorlar ve hem de duygu ve düşüncelerini daha iyi ifade etmenin yollarını öğreniyorlar. Bunun dışında yine çok önemli olan başkalarıyla daha kolay ve rahat ilişki kurma becereilerini öğreniyorlar. Konuşmayı ve belki daha da önemlisi dinlemeyi öğreniyorlar. Çocuklarımızın bizleri ne kadar kolay taklit ettiklerini de düşünecek olursak ve sahip oldukları hayal dünyasının genişliğini, bu konuya olan yatkınlıklarını ve yeteneklerini de zaten hemen görmüş oluruz. Başka bir ifadeyle çok kolay uyum sağlayacakları ve sevecekleri, rahat edecekleri bir alan olarak görüyorum. Bu nedenle dramayı önemsiyor ve dahası kişisel gelişimi için önemli buluyorum.

      Mesajınız için çok teşekkürler.

  5. Çok çok güzel bir yazı olmuş iyi bir konuya değinmişsiniz. Elinize sağlık 🙂 Ben de bir spor eğitmeni olarak oyunun çocuk üzerinde etkileri tahmin ettiğinizden çok çok yararı olduğunu söylemek istiyorum. Örneğin Dubalar ın etrafında yapılan Slalom’un çocukların kordinasyonunu ve yön duygusunu ne kadar geliştirdiğini çok iyi biliyorum. Ben çocukken sanırım çok fazla kordinasyon çalışması yada oyunları oynamadığımdan dans ederken bile çok fazla zorlanıyorum. Herkes sağ’ a giderken ben sol’a gidiyorum:( o yüzden şimdi kızıma elimden geldiğince herşeyi öğretmeye, göstermeye çalışıyorum.inş büyüdüğü zaman hiç bir şeyin eksikliğini hissetmez ve özgüveni tam olan sağlıklı mutlu bir insan olur. Sevgiler..

    • Öncelikle yorumunuz ve katılımınız için çok teşekkürler. Bizlerin tek ve nihai amacını gayet güzel ve öz bir şekilde son cümlenizde belirtmişsiniz. Hepimiz onların özgüveni yüksek, sağlıklı, mutlu, huzurlu ve kendisiyle barışık bireyler olarak yetişmesi için çabalayıp duruyoruz. Umarım başarılı da olabiliriz.

      “Ruhsal ve zihinsel gelişim en az sağlıklı bir beden kadar gerekli. Ya da tam tersi, fiziksel gelişim, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebilmek kadar gerekli insan hayatında”. Mesajınız sonrasında bu cümlem gözüme daha da güzel gözüktü 🙂

  6. gerçekten ben de çok içten dilerim ki tüm hayallerine kavuşur minik oğlunuz…hatta bütün çocukların tüm hayallerine kavuşması dileğiyle….

    • 🙂 Çok teşekkür ederim. Dilerim tüm çocukların hayal dünyaları hep böyle geniş ve hep böyle sınırsız olur ve yine dilerim ki tüm hayallerine kavuşurlar. Onlar bunu hak ediyorlar.

  7. Merhaba,

    Yazinizi yine zevkle okudum. Dili kullanmadaki basariniz cok hosuma gidiyor, Yazili dildeki basariniz kaliteli icerikle de birlesince yazinizi okumak zevkli hale geliyor.

    Ben birkac hafta oncesinde NY Times’da bir makale okumustum. Kendi yazim da var yakin zamanlarda insanlarla paylastigim. Dilerseniz size adresini yazarim. Okudugum makaleden hemen ozetle bahsedeyim. Bu makaleye gore, yapilan arastirmalar sonucunda, cocuklarin beyin gelisiminin (ki en onemli kismi ilk uc yas icerisinde olusuyor), dolayisiyla ‘zeki cocuk yetistirmenin sirrinin’ gunumuz insanlarinin (muhtemelen hepimiz ya da cocgumuz dahiliz bu genellemeye) alabilecek/verebilecek guce sahip olabilmek ugruna gece gunduz didindigi, calistigi ‘zeka gelistirici’ etkisi oldugu iddia edilen yahut bilinen oyuncaklar ve diger uyaranlar olmadigi, en onemli faktorun ‘egzersiz’den gectigi yaziliydi. Ozellikle yuruyus ve yuzmenin etkileri vurgulanmisti yazida.

    Duzenli yapilan sporun, ancak ozellikle de yukarida bahsettigim o iki sporun beyni butun oteki uyaranlardan cok daha olumlu etkiledigi ve hizli gelistirdigi ifade ediliyordu. Ancak, bunun anlami kisinin beklentisine gore sorgulanabilir. Ornegin; cocugumuz hobi edinsin derken bahsettigimiz kisisel gelisim beyin gucunun gelisimi mi, yoksa baska etkenler de var mi? Eger baska etkenler varsa onlar neler ve ne kadar onemliler bizim icin? Ornegin; tipki yazinizda da bahsettiginiz ya da ima ettiginiz gibi hobilerden de umit ettigimiz gibi akil gucunu gelistiren o iki spor cocuklarin sosyal gelisimine ne derecede katkida bulunuyorlar?

    Yorumumu makale gibi yaziyorum sanirim, boylesine uzatmamaliyim, farkindayim ancak keske dili daha iyi kullanabilsem de daha kisa surede daha ozlu anlatabilsem 🙂

    Yorumumu seneler once ogrendigim birkac parca bilgi ile tamamlamak istiyorum:

    1) Yuzme, insan vucudundaki butun kaslarin kullanilmasini saglayan tek spor (en azindan ben oyle ogrenmistim. Yaniliyorsam affola).

    2) Yuzme dersleri 4 yasina kadar alinmasi gereksiz olabiir. Bu yasa kadar onemli olan suya alistirmak, sudan keyif alinmasini saglamak, su ile vakit gecirmesine olanak saglamak. Profesyonel dersler cocuklarin gercekten yuzmeyi ogrenebilecekleri yas siniri olarak ongorulen 4 yasindan itibaren oneriliyor. Ancak bazi kurslar sadece belli yas sinirina gore ebeveynlerin de ders sirasinda cocuklariyla suya girmesine izin veriyorlar. Dolayisiyla, cocugunuzun kisiligine gore eger O’nunla suya girmeniz gerektigini (yahut tersini) dusunuyorsaniz, ona gore kurslari arastirip hangi yasta kursa baslamasi gerektigine karar verebiirsiniz.

    Saygilarimla…

    • Öncelikle zaman ayırdığınız ve böylesi bilgi yüklü bir paylaşımda bulunduğunuz için teşekkürlerimi sunarım. Güzel yorumunuz için de ayrıca teşekkürlerimi sunarım.

      İlgili makaleyi okumak çok isterim. E-mail adresim icimdeki4mevsim@gmail.com‘dur. Paylaşırsanız çok sevinir ve ilgiyle okuma fırsatı bulurum.

      Oğlum yaşı gereği yürümektense koşmayı tercih ediyor. Her ortamda özgürce ve alabildiğince koşmayı tercih ediyor. Tabii ben de peşinde hemen yanında ona eşlik ediyorum 🙂 Keşke yürümeyi tercih etse. Belki zamanla yan yana hem yürüyüp hem de konuşuruz. Yüzme de ise yakın zamanda hızlandırılmış bir kurs ile başlayacağız. Yüzme öğrenmesi sonrasında ise eğer ilgisini çekmeye devam ederse mutlak surette devam edeceğiz. Hem fiziksel gelişimi ve hem de sizin de belirtmiş olduğunuz üzere zeka gelişimi için. Ki umarım ilgisini çeker ve devam da eder.

      Saygılarımla,

  8. Ben küçükken annem beni bir çok alana yönlendirmiş. Benim bazı hobiler edinebilmem için çok fedakarlık yapmış. Neredeyse denemediğim hiç bişey kalmamış ama ben hiçbirini isteyerek yapmamışım. Piyano derslerime ağlayarak falan gidiyormuşum hatta 🙂
    Sonra üniversite çağına geldiğimde Latin dansları yapmaya karar verdim, ardından o zamanki partnerimle yarışmalara katılmaya karar verdik. Bu çok önemli bir karardı benim için çünkü üniversiteye harcadığım zaman kadar dansa da harcayacaktım. Annemler de üniversiteyi kötü etkileyebileceği düşüncesiyle istemediler. Onlar ne kadar çok istemediyse ben o kadar çok asıldım dans işine. Bir sürü madalyamız, derecelerimiz oldu.
    Demek istediğim, bazen anne baba ne kadar çabalarsa çabalasın olmayabiliyor. Annem hep söyler seni götürmediğim bi latin dansları kalmıştı diye, ben de derim ona da götürseydin belki sevmezdim bu kadar. 🙂
    Rahat olun bence, yormayın oğlunuzu ordan oraya. Bırakın o yönelsin bir şeylere, istesin sizden. Siz zaten istediği, yeteneği olduğu şeyleri anlayacaksınız. O zaman hem oğlunuz daha başarılı olacak, hem siz bundan mutluluk duyacaksınız.

    • Öncelikle yorumunuz ve paylaşımınız için çok teşekkürler.

      İlk yorumu yapan Esra Hanım yapmış olduğu yorum ile (hatta hemen anlamadığımı görüp büyük bir nezaketle tekrar açıkladı 🙂 ) zaten sizin yapmış olduğunuz yorumun bir yerde çözümünü bizlere sundu. Derse başlamaktansa workshoplar, atölye çalışmaları ve oyunlu öğrenme gibi tanıma dersleri ile çocukların ilgisini izleme ve sonra karar verme. Böylesi bir durumda mesela baktık hoşuna gitmedi hiç devam etmiyor olabileceğiz …

      Daha önceden yazdığım bir yorumu tekrarlamak isterim: Hepimiz onların özgüveni yüksek, sağlıklı, mutlu, huzurlu ve kendisiyle barışık bireyler olarak yetişmesi için çabalayıp duruyoruz. Umarım başarılı da olabiliriz.

      Selam ve saygılarımla,

  9. çocukların farklı işler ile uğraşmaları hatta bazen sadece nasıl yapıldıklarını izlemeleri bile beyinlerinde farklı bölgelerin uyarılmasını sağlıyor ve hayata bakışları değişiyor. bizim küçük hanım baleye gitmek istedi, ancak bir yaş daha büyüsün dedikleri için gidemedi.
    ebru çocuklar için iyi bir alternatif olabiliyor. geçen sene benim hevesim nedeniyle başladığım ebru kursunda, kızımın boyaları fırçalarla saçmaktan çok keyif aldığını fark ettim. şimdilerde ilerleyen hamilelik nedeniyle atölyeye gidemediğimiz için ve bebek geldikten sonra yapmak üzere balkonu birlikte ebru yapabileceğimiz şekilde düzenlemeye çalışıyorum. kendisinin en büyük isteği ise bale ve gitar kurslarına başlamak, bunlar içinse eylülü beklememiz gerekiyor.

    • Mesajınız ve paylaşımınız için çok teşekkürler. Belirtmiş olduğunuz gibi tüm çabamız ve isteğimiz hayatlarına olumlu katklarda bulunabilmek. Dilerim başarılı da olabiliriz.

      Modern dans ve bir müzik aleti çalmak bizim de denmesini yapacağımız hobi girişimlerinden olacak. Bakalım sonuçta neye karar kılacak ya da herhangi bir şeye karar kılabilecek mi? Denemek, beklemek, görmek, izlemek, fikirlerini ve görüşlerini takip etmek … hayatın zaten kendisi bunlar. Önemli olan her bir adımın kıymetini bilip tadını çıkarabilmek yoksa zaten gerisi boş.

      Selam ve saygılarımla,

  10. Yorumları okuyamadım ama biz yeni nesil anne babalar içimizde mi kalmış nedir farkında olmadan da olsa çocuklarımızı hep bir faaliyetlerde koşturmasını istiyoruz. Biraz sakin olmakta fayda var 🙂 Ben kendi planımı açıklayayım. Oğlum henüz 10 aylık gerçi ama onu iyi gözlemleyip zayıf ve güçlü yanlarını tespit etmeye başladım bile. Bu gözlem ilerleyen dönemlerde de devam edecek. Öncelikle fiziksel aktivitelerle meşgul olması herkesin menfaatine olacaktır. Hazır yaz geliyor yüzme iyi bir başlangıç olabilir. en güzeli bir şeylere kendisinin heves etmesidir. Aileler yönlendirince vazife gibi oluyor. Siz enerjisini atması için spora yönlendirebilirsiniz ama hobi daha özel bir şeydir. Kişinin kendini tanımadan bir hobi edinmesi anlık heveslerden başka bir şey değildir bence. Ama bizler anne baba olarak çocuklarımıza doğal yaşam, temiz hava, çiçekleri ağaçları bitkileri, hayvanları kısacası doğayı soluma şansı vererek zaten bu şehir hayatından çekip alarak en büyük iyiliği yapmış oluruz. Ben oğlumun yaz aylarında faaliyet peşinde koşmasındansa köye gidip kuzuların peşinde koşup, ağaçlara tırmanmasını ve meyveyi dalından kopartarak yemesini sağlamayı isterim. Bisiklet sürsün. Boş boş dolaşsın. Kısacası şimdilik sadece çocuk olsun da sonra ne isterse onu olabilir 🙂 Her şeye heves edip el atıp. anne babasının sunduğu imkanlarla deneyimleyip bıkan,maymun iştahlı biri olmasını istemiyorum. Kendini tanısın, keşfetsin…

    • Yorumunuz ve değerli katkılarınız için çok teşekkürler. Çok ama çok haklı olduğunuz noktalar var, zaten ben de aksini düşünemem bile. Hele ki gözlem ve sonrasında hareket çok önemli. İşin aslı zaten hayat 1-0 ya da siyah – beyaz gibi değil hiç bir zaman. Fuzzy mantığı dediğimiz hep grinin tonlarından oluşuyor. Newton’un deterministliği gibi görünse de çok da keskin, kalın çizgilerden oluşmuyor. İllaki çayırlarda çimenlerde koşmalı, kuzuları kovalayıp, misler gibi havayı içine çekip, çelik çomak da oynamalı, tarlalarda top da ama diğer taraftan vücudunun oluşmaya başladığı dönemlerde atletik bir yapı için jimnastiği de kaçırmamalı, diğer yaşa bağlı fiziksel ve yeteneksel branşları da. Tabii ki maymun iştahlı olmasın ama onlara seçenekleri de sunabilmeliyiz.

      “Hobi yapılırken keyif vermeli, adeta yaparken dinlenilebilmeli” demiştim ben bu yoldan ayrılmayacağım mesela. Benim içimde kalmış beklenti ve isteklerimi karşılaması için onu asla zorlamayacağım. İyi bir rol model olmaya çalışacağım.

      “Diğer yapılan bir hata ise – tabii yine bana göre- çocukların bu tür sosyal aktivitelere adeta boğulmaları. Amaç çocuklarımızın her boş zamanlarını doldurmak olmamalı Amaç hobi olmalı, eğlenme olmalı, keyif alma olmalı, bizler için program değil. Belki fiziksel olarak yorulabilir ama zihinsel olarak yorulmamalı tam tersi istemeli ve yaparken mutlu olmalı amaç zaten bu değil mi?” diye yazmıştım, buna da harfiyen uymaya çalışacağım.Son olarak hobileri sorumluluklarını kötü yönde etkilemediği sürece de ona karışmayacağız. Ben seçenekler arasından istediğini seçmesini istiyorum. Seçenekler arasında istediği yok ise kendi seçeneğinin peşinden koşmasını desteklerim. Aslında yapmaya çalışacağım sizin son cümlenizde saklı: Kendisini tanısın, keşfetsin.

      Saygılarımla,

  11. bence en onemli sey ailenin ornek olmasi. en basitinden, kitap okuma aliskanligi edinmesini mi istiyrosunuz, kendinize bakin, siz duzenli kitap okuyor musunuz, sizi kendiniz icin kitap okurken goruyor mu. sizin zevk aldiginiz hobileriniz var mi yoksa bos zamaninizi sadece tv veya bilgisayar karsisinda mi geciriyorsunuz? haftasonu disarida aktif olmaktan fiziksel aktiviteden hoslaniyor musunuz? takim sporu ya da baska sporlar yapiyor musunuz? kendiniz icin muzik dinliyor ya da muzik aleti calmaya calisiyor musunuz? sizlerin hayatinda boyle seylerin. sanatin ve sporun varligini gormek ona en buyuk motivasyon olacaktir. eger sizin hayatinizda boyle seyler hic yoksa, ve ben yapmadim o yapsin diye bir zorlama hissediyorsaniz, ne kadar hissettirmemeye calissaniz da cocuga gecer ve zorlama olur.

    • Tamamen katılıyorum. Çocuk ebeveynlerini kesinlikle rol model olarak alıyor. Çok iyi gözlem yetenekleri olduğundan da hemen kendisiyle özdeşleştirip uygulamaya başlıyor. Kitap okumak, yürümek, hatta spor yapmak tamam da her bir hobi için örnek olma şansınız olmayabiliyor. Drama, dans, piyano ya da gitar çalmak gibi. Yani aslında hem örmek olmak ve hem de olmadıklarınız için onlara tatlar sunabilmek gerekiyor. Sonu yok biliyorum ama ne kadar yapsak onun vizyonu, hayatı, hayal dünyası ve gelişimi için o kadar iyi.

      Yorumunuz ve paylaşımınız için çok teşekkürler.

  12. Pervin hanım çok doğru söylüyorsunuz.Bütün ailelerde bu telaş var:paramız var bilinçli ebebeynleriz çocuğumuz herşeyden anlasın,onuda yapsın bunada gitsin istiyoruz.Çevremdeki arkadaşlarım ct günleri kursdan kursa koşuyor.Oğlum 5,5 yaşında ama onu hiç böyle bir tempoya sokmadım.İzliyorum neleri seviyor diye tabiiki.Ama oğlumun haftasonları dedesinde doğayla iç içe vakit geçirmesi daha önemli geliyor bana.Allahtan öyle bir şansım var:babam müstakil evde oturuyor.Oğlumla kedi ve köpekleri besliyorlar,çimleri biçiyorlar,bahçeden domates topluyorlar,en önemliside burda (Göktürk) gerçekten köy hayatı yaşayan insanların ahırlarına gidiyorlar.Gülmeyin haftasonları beraber ahıra gidiyorlar.Oğlum elleriyle buzağı besliyor,inekten süt sağıyor,ördeklere tavuklara ve koyunlara yem veriyor.Akşamları eve leş gibi geliyor ama olsun yaşadıklarını gözlerini aça aça anlatınca çok mutlu oluyorum.Biraz daha büyüyünce kendi istekleri doğrultusunda ne yapmak istiyorsa destek olacağım ama o kadar:)

    • Benim çocuğum için hayal ettiğim şey de işte bunlar 🙂 Çok şanslısınız ve daha da önemlisi çocuğunuz çok şanslı 🙂

    • çok güzel şeyler, en önemliside zevkaldığı şeyler….emin olunki hayatı boyunca bunlardan vazgeçemeyecek…her fırsatta doğaya, doğallığa kaçacak bir çocuk, bir adam olacak…belkide yaşam tarzı bu yönde olacak…
      bizde geçen hafta sonumuzu teyzemizin köyünde, ineklerle, ahırlarda, traktör tepelerinde geçirdik, oğlumun böylesine eğlendiğini görmek keyif vericiydi…

  13. Batu'nun annesi

    Slm yazılarınızı ilgiyle takip editorum.Büyük bir beğeni ile okuyorum.Bu arada benim oğlumda 3,5 yaşında olduğu için paylaşımlarınız bana ve oğluma çok şey katıyor.Hobi konusundaki düşüncelerinize tamamen katılyorum.Benim nacizane fikrim bol bol çocuğunuzu,oyunlarını gözlemleyin.Daha çok hangi oyunlardan,hangi aktivitelerden keyif alıyor bunu tespit edin.Hatta bunu daha sağlıklı tespit etmek istereniz,belli bir süre çetele tutabilirsiniz..Oyundan ya da aktivitelerden ne kadar keyif alıyor,bunları yapmaya ne kadar istekli,ne kadar zaman geçiriyor vb gibi.
    Biz bu konuda çok şanslı bir aileyiz ki oğlum çok erken dönemde ilgisini belli etti.Tek ilgi alanı var.O da MÜZİK.Tüm hayatımız tüm oyuncaklarımız müzik üzerine kurulmuş durumda.Biz de bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz. Bizim şöyle bir şansımız vardı;oğlum ilgisini kendi belli etti.Oyuncak seçiminden tutunda oyunlarına,yemek yeme,yatış kalkış,günlük tüm aktivitelerimizde müzik var.Çünkü oğlum öyle mutlu.

    • Çok çok teşekkürler. Mümkün olduğunca gözlemlemeye ve her gün onu biraz daha tanımaya çalışıyoruz . Çalışıyoruz diyorum ama zaten hayatımızı keyifli kılan da bu 🙂 Benzer şekilde bizim de ilgi alanımızda müzik ve dans var. Bazen tüm aile salonun ortasında dans edip, tepiniyoruz. Hele ki bazen büyük anne ve büyük babalarını da bu danslara katmayı başarabiliyor. Tam bir curcuna oluyor o zamanlar ve bir o kadar keyifli. Yorumunuz ve katkılarınızdan ötürü ayrıca teşekkürlerimi sunarım. Saygılarımla,

  14. tuğba yıldız

    Bayıldım..Ne kadar düşünceli bir babasınız.Ve dikkatli.. Çocukların eğilimleri neresi olursa olsun hobisi olmaları çok güzel..Osmanlıda her padişahın ilgilendiği bir sanat vardı..Boş duranı kimse sevmez… Şuan ki çocukların genelini internet ve onlıne oyun bagımlısı olduklarını görmekteyiz..Parlak bir nesil için elele 🙂

    • Yorumunuz ve mesajınız için çok teşekkürler. Hayallerimden de vazgeçmem hobilerimden de diye bir yazı yazmıştım bir süre önce. O yazımda özellikle belirtmiştim. Tüm büyük ve başarı tarihsel şahsiyetlerin hemen hemen hepsinin en az profesyonel düzeyde yaptıkları birer hobileri vardı. Hobiler sayesinde zihin dinlenebilmekte. Osmanlı Padişahlarının ilgilendikleri sanatların bence arkasında yatan sebep de buydu bence. Dinlenebilecekleri bir limanları oluyordu bu hobiler. Umarım ve dilerim tüm çocuklarımız sanal-gerçek dünya arasındaki dengeyi kendilerine en yararlı olacak şekilde kurabilirler.

  15. Çiçek ya da ağaç dikmek de süper fikir bence. Toprakla uğraşmak iyi geliyor onlara da bana da. Ben oğlumla şöyle bir hobi geliştirdim. Hobiden sayılırsa eğer. Yediğimiz meyve çekirdeklerini biriktiriyoruz. Sonra oğluşumla elimizde minik küreklerle bahçede keşif yapıp boş bulduğumuz topraklı yere bu çekirdekleri ekiyoruz. Ağaç olacak meyve verecek fikrine bayılıyor Can. Can’ın çok hoşuna gidiyor bunu yapmak. O mutlu ben mutlu bundan iyi hobi mi olur? 🙂

    • Toprak ve su! Tüm üzerimize biriken, yapışan, bizleri yoran kötü enerjilerden arınmamız sağlayan iki element. Faydaları sayılmaz bile, o kadar çok. Önemli olan keyif almak, dinlenmek ise pek tabii ki de sayılabilir (tabii bence). Ortada bir amaç var, amaç için uğraş var, mutluluk var, huzur var, keyif var, daha ne olsun 🙂 İşte her ailenin bir dengesi olmalı derken tam olarak da demeye çalıştığım buydu. Bir aile için piyano çalmak hobiyken başka bir aile için tenis bir diğeri için de meyve yetiştiriciliği olabilir. Olmalı da çünkü farklılıklarımızdır bizleri değerli ve özel kılan. Mesajınız ve değerli katkılarınız için çok teşekkürler. Saygılarımla.

  16. Bu yazınızla bir çok anneye mesajlar gitti. Güzel bir yazı gerçekten okunulası.

  17. Çok teşekkürler, inanın çok mutlu oldum. Saygılarımla.

  18. ben bu yazıyı geç farkettim Elif Hn.
    Bence basketbola yönlendirin, ilgisini çekerse tabi..
    bizim oğlan 3,5 yaşında 2 yaşından beri evde pota var, salonun bir kenarında,
    atmayı, misafirlere basket attırmayı çok seviyor.
    ben bunu düşünüyorum 1-2 sene sonra.
    ama bir spor dalına yönlendirmeden önce temel jimnastik alması öneriliyor spor akademisi tarafından.
    Denge, esneklik, yatkınlık, kasların spora adaptasyonu için, önce jimnastik ile başlamak en iyisiymiş. ben bu yaz için onu araştırıyorum.
    önerim bu şekilde,
    sevgiler,
    ERgül D.

  19. merhaba.. yazınızı yeni gördüm istekle ve merakla okudum.çok güzel ifade etmişsiniz.
    biz anneler çocuklarımız için en iyisini istiyoruz başarılı ve mutlu olmasını sağlamaya çalışıyoruz ama bu nasıl yapmamız gerektiğinde bocalayabiliyoruz.benim oğlum 3 yaşında çok aktif bir çocuk heyecanlı.çocuklarla kuzenleriyle oynamayı çok seviyor ama vurma alışkanlığı var yeni tanıştığı bir çocuğa bile vurabiliyor.güzelce anlatıyorum kızıyorum ama olmuyor.geçer diyorlar ama hobi edinmesini istiyorum nasıl bir yol izleyebilirim yardımcı olabirmisiniz.şimdiden teşekkürler.