65 Yorum

Sütten korkma, sütsüz kalma

Taylan Kümeli ismiyle ilk olarak şu kitabı sayesinde tanışmıştım. Kitabını almış, okumuş, gayet de beğenmiştim.

Malumunuz, süt konusu son zamanlarda oldukça tartışılan bir konu. Eskinden süt deyince aklımıza inek gelirdi, Sarı Kız falan gelirdi. Ya şimdi? Ben sayayım: Devam sütü, keçi sütü, soya sütü, laktoz intoleransı, süt alerjisi ve tabii ki son haftalarda okul sütü-akıl küpü.

Eh, hal böyle olunca, süt konusunun -ama iyi, ama kötü- oldukça revaçta olduğu bu günlerde, SEK Süt’ten gelen, üstelik de Taylan Kümeli’nin konuk olduğu bir daveti kaçırmak olmazdı.

Dün sabah Deniz’i okula bıraktıktan sonra çıktım yola.

İstanbul’un en güzel günlerinde, en güzel yerlerinden biri olan Kuruçeşme’deki Les Ottomans oteline vardım.

SEK’in birçok yöneticisi, Taylan Kümeli ve birçok blog yazarı/anne de oradaydı.

Önce biraz dedikodu: Taylan Kümeli taş gibi bir kadın. Kim der ki 6 aylık anneanne? Ben demedim, oradaki kimsenin de dediğini sanmıyorum. Çok hoş, çok zarif, çok fit bir kadın. Belli ki konusunda pek bilgili, sektörü yakından takip eden, etraftan gelen kaygıları da dinleyen ve soruları yanıtlamaktan çekinmeyen bir profesyonel.

Konuya gelecek olursak, toplantı boyunca genel olarak süt ve süt ürünlerinin önemine değindi Kümeli. Sütün insanlık tarihinde çok çok eski bir geçmişi olduğunu, eski çağlarda insanların sütü birbirlerine şifa bulsunlar, iyileşsinler diye hediye ettiklerini, uzun yoldan gelenlere süt ya da süt kesiğinden yapılan lor peynirini ikram ettiklerini anlattı.

Aşağıda gün sonunda dağıtılan aşağıdaki bültenten bazı alıntıları paylaşıyorum. Sonrasında da kendi notlarıma yer vereceğim.

“Tanıştığımız ilk besin süttür”

“Süt, insanoğlunun gözlerini dünyaya açtığında tanıştığı ilk besindir. İnsanoğlunun anne sütü dışında, uzun yıllardan beri süt içtiği, sütü işlediği ve tükettiği bilinmektedir; içeriği, lezzeti ve dönüştürülebilme özelliği ile eşsiz bir besindir.

Çocuklar için faydaları;

  • Süt, en bilinen kalsiyum kaynağıdır. Ancak aynı zamanda  Çinko gibi mineraller, A, D, E ve K vitaminlerince çok zengindir.  Bu vitamin ve mineraller gelişimin ayrılmaz parçalarıdır.
  • Hayvansal gıdalar arasında, vücudumuzun ihtiyacı olan besin bileşenlerinin tamamına yakın kısmını içinde bulunduran tek ürün olduğunu söyleyebiliriz.
  • Kazein içerir. Kazein, bebeklerin ve büyüme çağındaki çocukların gelişimi için kritik öneme sahip bir aminoasittir. Bu elzem amino asit, hücrelerin yenilenmesine ve çoğalmasına yardımcı olduğu için gelişim adına önemlidir.
  • Ergenlik öncesi çocuklarının metabolizmaları için gerekli olan yağda ve suda eriyen tüm vitamin türlerini barındırır.
  • Süt başlı başına, A vitamini, B 1 ve zeka kapasitesine etkili olan B 2 vitamini (riboflavin) için en önemli kaynaktır. Yarım litre süt içmekle söz konusu vitamin ihtiyaçlar büyük ölçüde (% 70’i) karşılanmaktadır.

Beslenmede sütün yeri, kaçınılması gerekenler

Süt, her öğünde, her türüyle beslenmemizde yerini alabilir. Bazen likit ve tanıdığımız klasik haliyle, bazen yoğurt, peynir ya da kefir olarak bazen de yemeklerimizde katkı maddesi olarak… Yaşımız, cinsiyetimiz, klinik yapımız bize günde tüketmemiz gereken süt miktarını söyler.

Ancak dikkat edilmesi gereken şey, demir içeren gıda ya da ilaç takviyeleriyle beraber süt tüketmeme gerekliliğidir. Zira demir ve kalsiyum birbirini nötralize eder.

Bu bağlamda, bebeklerin bir yaşına kadar annesütü ya da devam sütü dışında herhangi bir süt çeşidini “doğrudan” ve tek başına besin maddesi değeri ile tüketilmemesi gerektiğidir. Yoğurt, muhallebi gibi mayalandıktan sonra ya da katkı maddesi olarak sınırlı ölçüde tüketilebilir.

Toplantı sonunda sıra sorulara geldiğinde genel olarak sorular son dönemdeki tartışmalar etrafında toplandı. Örneğin, UHT süt hakkında son dönemde çıkan iddialara değinildi. Benim aldığım notlar şu şekilde:

  • Süt, çok önemli bir besin. Sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de çok önemli. Ve kesinlikle tüketilmeli. Çocuğunuz süt içmiyorsa yoğurt yesin. Onu yemiyorsa ayran içsin. Ayran içmiyorsa peynir yesin. Mutlaka, ama mutlaka süt (ve/veya yan ürünlerini) tüketsin.
  • Belirli gıdalarda tüketilmesi halinde sütün yağ yakıcı bir etkisi oluyor. Örneğin, akşamları ananasla birlikte tüketilmeliymiş, zayıflatırmış. (Bu noktada benim de “Deniz gece yatmadan önce armutla süt içmek istiyor. İshal yapar diye çekiniyorum” endişem giderilmiş oldu. İçsinmiş, hem bağırsakları temizlenirmiş, hiçbir sakıncası yokmuş, gayet de faydalıymış)
  • Sütün içinde bütün besin gruplarından var: Protein, karbonhidrat ve bolca kalsiyum. Demir ve D vitamini yok. Ki zaten D vitamini besinlerde çok az bulunuyor, ağırlıklı olarak güneş ışığı sayesinde alınıyor.
  • Doğru beslenme demek, her türlü gıdadan tüketmek, ürün mozaiğini yok etmemek demek. Özellikle de süt ve et gibi temel besin maddelerinin yeri çok önemli. Örneğin kırmızı etin diyetten tamamen çıkarılması ileride Alzheimer’ı tetikleyebiliyor.
  • Süt de, et gibi, dikkatli tüketilmesi gereken hassas bir gıda ürünü. İneğin memesinden çıktığı andan tüketiciye ulaşana kadarki zincirin kırılıma uğramaması, o süreç boyunca saklama koşulları çok önemli.
  • Çocukların sütle tanıştırılması esnasında light süt tercih edilebilir, ya da süt sulandırılıp verilebilir. Böylece anne sütüne nazaran 3 kat olan proteinin zorlayıcı etkisi azaltılabilir.
  • Günlük pastörize süt de, UHT süt de aynı süt. Sadece tabi tutuldukları işlem farklı. Pastörize süt 75 derecede ısıtılıp aniden soğutuluyor. UHT süt 135 dereceye çıkarılıp şoklanıyor. UHT sütlerin içine herhangi bir katkı maddesi, koruyucu eklenmiyor. Onun aylarca bozulmadan durabilmesinin sebebi içine konulan bir madde değil, tamamen uygulanan işlemin etkisi.

Biz bir seneyi aşkın bir süredir çiğ süt tüketiyoruz. Biliyorsunuz, diyetisyenler genellikle çiğ süt tüketimine pek sıcak bakmıyorlar. Taylan Kümeli de benim çiğ süt tüketimimi onaylamadı. Ve anladığım kadarıyla toplantı salonunda (ki herhalde 15-20 kişi vardık?) benden başka çiğ süt tüketen yoktu ki kimseden ses çıkmadı.

Ne zaman çiğ süt konusu açılsa kaynatmanın bazı zararlı bakterileri yok etmek için yeterli olmadığı, ancak bu sırada yararlı bakterileri ortadan kaldırdığı, ve pastörizasyon (hatta UHT) denilen teknolojik uygulamaların yerini tutmadığını söylüyor uzmanlar. Dünkü toplantıda da aynı şeyler konuşuldu.

Fikrim değişti mi? Açıkçası hayır. Biz çiğ süt tedarikçimize güveniyoruz. Şimdilik o şekilde devam edeceğiz. Ancak bunu “herkes çiğ süt tüketmelidir” şeklinde bir tavsiye olarak vermiyorum, lütfen kimse öyle almasın. Herkes en güvendiği sütü tüketsin.

Benim çiğ süt tüketmekteki sebebim süt firmalarının sütün içine katkı maddesi koymasından çok, o hayvanların yedikleri bulundukları koşullar ve yedikleri yemler. Toplantıda sorduğumda da SEK süt tedarikçilerinin de -diğer tüm süt firmaları gibi- kullandığı yemlerde GDO olduğu konuşuldu. Lütfen şimdi bu “FLAŞ… FLAŞ… FLAŞ! SEK SÜT’te GDO VARMIŞ!” gibi algılanmasın. SEK Süt’te var da diğerlerinde yok değil çünkü. GDO’lu gıdalar ülkemize girişte denetleniyormuş ve Türkiye, GDO’lu gıda tüketimini en fazla kısıtlayan ülkelerden biriymiş. Ve fakat hayvan yemlerinde de yüzde iki oranında GDO varmış (ki bu da izin verilen sınırlar dahilindeymiş)

Kısacası, nasıl süt tüketeceğiniz size bağlı, ama yeter ki tüketin. Ben şahsen güvendiğim bir süt tedarikçisi bulmasaydım marketten aldığım (SEK gibi, Sütaş gibi) büyük markaların sütlerini tüketmeye devam edecektim. Eğer günlük süt de bulamasaydım, yine aynı markaların UHT sütlerini tüketecektim. Nitekim, hiç süt iç(ir)memenin, içinde yüzde 2 oranında GDO bulunan yemi tüketen ineğin UHT sütünü iç(ir)mekten daha zararlı olduğunu düşünüyorum.

Toplantıda “İnek sütü inekler içindir” iddiasını da gündeme getirdim. Türkiye’de yenice yayılmaya başlayan, “Bir başka hayvanın sütünü tüketen tek canlının insan olduğu” söyleminden yola çıkarak süt tüketiminin aslında insanlar için olmadığı, her canlının kendi annesinin sütünü tüketmesi gerektiği ve eğer inekten doğmadıysak inek sütü içmememiz gerektiği gibi bir yaklaşım var son zamanlarda. Ben buna henüz çok fazla prim vermiyorum. Belki benim çocuklarım ya da onların çocukları “Bir zamanlar insanlar inek sütü içerlermiş, ıyyyy” diyecekler. Ancak benim alışkanlıklarım, öğrendiklerim, inandıklarım süt ve süt ürünlerinin beslenme açısından hala çok önemli olduğu yönünde ve yakın vadede beslenmemizden çıkarmayı düşünmüyorum.

Dünkü toplantının sonunda SEK yöneticilerinden yakın bir zamanda tesislerini gezme sözü aldık. Sütün tedarikinden, tüketiciye ulaşmak üzere yola çıktığı ana kadarki süreci izleyeceğiz. Heyecanla bekliyorum, tabii ki paylaşacağım.

Süt ve süt ürünleri tüketimi de, eskiden beri böyle-gelmiş-böyle-giden ancak şimdilerde sorgulanmaya başlanan aşı gibi, sünnet gibi tartışmaya açılan bir konu. Henüz “inek sütü inekler içindir” söylemine şahsen ikna olmuş olmasam da, süt etrafında dönen tartışmaları ilgiyle izliyorum.

Bu uzuuuun yazıdan sonra sizlerin de görüşlerini almak isterim.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

65 yorum

  1. sevmedim sevemeyeceğim şu inek sütünü bi faydası olduğunuda düşünmüyorum çocuğumada yoğurt ayran vermeyi tercih ediyorum.3,5 yaşında nerdeyse hiç hasta olmadı ilaç kullanmadı maşallah kışın en sert geçtiği günlerde bile dışarı çıkar gezer tozar en rüzgarlı günlerdede aklıma bile gelmez onun hasta olacağı ben doğal beslenmede inek sütünün süt olarak yerinin olduğunu düşünmüyorum

    • çocuğun hasta olmaması ile inek sütünün nasıl bir bağlantısını kurabildiniz anlamadım gerçekten:)
      Süt, en çok kalsiyum açısından, kemik gelişimi için vs gerekli bir üründür. He içmezsiniz, içirmezsiniz, kefir, yoğurt ayran, beyaz peynir tüketirsiniz o ayrı. Ama süt içmedi hasta da olmadı, süt ne gereksiz gibi bir yorum da bana bağlantısız geldi açıkçası.

      • bana göre çook bağlantısı var. Bir labratuvarım ve araştırmam tabiki yok sadece gözlemlerim var.bunları destekler bir sürü araştırmada(tabi bilimadamlarınca yapılan 🙂
        inek sütünün hazımının çok güç olduğunu miğdede balçık gibi bi kalıntı bıraktığını ve insanın yediği diğer şeylerin vitaminlerinin vücut tarafından emilimini azalttığını okumuştum.sonra kediler üstünde yapılan bi araştırma vardı bi gurup kedi annesini emiyor sonra normal besleniyor diğer gurupta pastörize inek sütüyle devam ediyor.ikinci gurupta ilkinde olmayan çoğu hastalık falan çıkıyor.bi süre sonrada kısırlaşıyorlardı.her neyse araştırısanız görürsünüz.ha ben o içmeyin içirmeyin diyen dr larada güvenmiyorum.bugün öyle derler yarın böyle onların araştırmalarından daha önemlisi benim gözlemlerim.

        • Çocuk drmuzun dediği şeyde SÜT içen çocuk hasta olur özellikle alerjik bünyeliler!! Alerjik bünyeli çok sık hasta olan çocuğunuzda SÜT ve şeker içeirkli gıdaları kestiğinizde 2 hafta içinde olumlu gelişim görülüyor.. Hasta iken SÜT verince boğazlarda özellikle boğaz nefeksiyornlarında siz hastalığı tetiklerisiniz şeker li gıdalarda aynı şekilde der..

      • Sutsuz bir hayat dusunemiyorum.Aklim yetti yeteli sut icerim , yogurtsuz sofraya otururken mizmizlanirim , peynir yoksa kahvalti kahvalti degildir.5 yil evvel soguk alginligi ile alakali gittim doktora baska da hatirlamam hastalandigimi.Hamileyken doktor tirnaklarima bakip,cok sut icmissin belli demisti ve sok olmustum.Oglumun doktor muayenelerinde de surekli hamilelikte ne kadar saglikli beslendigimden dem vuruyorlar.Haftada 12 litre sut tuketiyordum , hala da oyle.Allah nasil bir lezzet vermis inek sutune , ne sifalar koymus icine sukurler olsun degil mi ?

  2. Elifcim gunaydin, bu SEK sutculere gidince sorarmisin lutfen; 4 gun omru olan gunluk sise SEK sutler karton kutuya gecince omurleri nasil 10 gune uzadi acaba? Marketlerde artik siseleri getirmemeye basladi, depozito meselesinden onlarda karton tercih ediyor artik 🙁
    Bu arada bizim evin sut siparisini bildiriyorum: %0 yagli sut, laktozsuz sut, cocuk sutu, gunluk sut. Icenler 2 yetiskin bir cocuk:)

    • Tümay, yeni teknolojiyle günlük sütün ömrünün 10 güne kadar çıktığını söylediler. Son zamanlardaki yeni makinelerin ve üretim süreçlerinin pastörize (günlük) sütün ömrünü uzattığını söylediler. Daha ayrıntılı bir açıklama yapılmadı, bende sormadım açıkçası. Ancak bir sonraki bir araya gelişimizde tabii ki sorarım.

    • Tumay – senin sorun üzerine SEK bana böyle bir açıklama gönderdi:

      “… sütün havayla temas etmeden özel ambalajlara doldurulmasını ve ilk günkü tazelik
      ve doğallığında tüketiciye ulaştırılmasını sağlayan bu teknolojiyi Türkiye’ye getiren ilk firma
      olduk.

      Gerçekleştirdiğimiz bu yeni yatırımla, günlük sütün soğuk ortamda raf ömrünü Türkiye’de
      ilk kez 10 güne yükselttik. Yani, bir paket günlük sütün hiç açılmadan soğutucularda
      10 gün boyunca ilk günkü tazelik ve doğallığını koruyan teknolojiyi kurduk ve Bursa
      Mustafakemalpaşa’da bulunan SEK tesislerinde üretime başladık.”

      Geçen sene yapmışlar bu açıklamayı.

  3. İnek sütü inekler içindir diyenlerdenim. Kanseri tetiklediğini düşünüp, kızıma pek fazla süt içirmedim. Mümkün mertebe yoğurt ve peynir yedirmeye çalıştım. Yanlış mı yaptım acaba diye düşünüyorum ama hâlâ içimden gelmiyor süt içirmek. Her akşam önüne çiğ sütten mayaladığım yoğurdu koyup yedirmeye çalışıyorum. Eskiler sütü hep kaynatarak içmişler ve çoğunda kemik erimesi var. Acaba alakası var mıki?

    • Benim anladığım, alması gereken protein/kalsiyum vs. miktarını illa ki sütten almak zorunda değil. Yoğurt, ayran ve peynirle de takviye edebilirsin — ki bizim doktorumuz da aynısını söylüyordu.

      Bir de kefir var şimdi. Ben hiç denemedim ancak birçok kişinin kullandığını biliyorum.

      • :Ayran ve muzlu süt içmeye alışmış olan oğluma kefiri ayran diye yutturmaya çalışınca aradaki farkı anladı ve kafama fırlattı:)))))))

    • yüzyıllar boyunca insanlar inek sütü içerek beslenmişler, hatta köylerde sütü olmayan anneler bebeğini emziremediğinde inek sütünü sulandırarak kullanmış. Bunca zaman tüketilen bir ürünün vücuda böyle bir etknin olabileceğine, (hatta kanser derecesinde) inanmıyorum şahsen.

      • ben de inanmıyorum filan kansere neden olduğuna ve bebeklere hiç içirilmemesi gerektiği düşünsesini desteklemiyorum.

        • Seyyaf’ın Annesi, köy yerlerinde sütü olmayan babamın annesi o dönemde köy yerinde Çanakkale’de babama inek sütü içirmemişler!!Babam 60 lı yaşlarda o dönemde babama sadece bebekken sulandırılmış Keçi sütü içirilmiş..?Hani o yıllarda bile köy yerinde inek değil bebeklere o köyde keçi sütü veriliyormuş?? Şimdiki gibi araştırmalarda yoktu.Keçi sütünün anne sütüne yakınlığı vb faydaları ayrı başlık konusu gerçi…

  4. Elinize sağlık güzel bir toplama olmuş. Çiğ süte bir gıda mühendisi anne olarak karşıyım. Üreticiye güvenmek başka bişi önlem riski azaltmak başka bir şey. Air bagli araba aldık diye emniyet kemeri takmaktan vazgeçer miydiniz? :))

    Bir nokta (dayanamıycam:)) UHT ile pastörize süt de aynı şey değildir. İkisine de katkı vb koyulmaz ve mantık da aynı ama sıcaklıklar farklı olduğu için pastörize süt en fazla 1 hafta dayanırken öbürkü 4-5 ay dayanıyor. En iyisi pastörize süttür ama uzun yola çıkacaksanız ya da uzun süre saklayacaksanız UHT süt iyidir.

    SEK’in organik ve kefir yatırımı olmadığı için konular geçmedi. Yine de teşekkürler gittiniz yazdınız bilgilendirdiniz:))

  5. Benim çocuk drum 2003 yılında doğum yaptığımda ilk yasakladığı şey SÜT tü içilmeyecekler arasında o zaman bunu yüksek sesle ifade etmek küfür niyetine geçiyordu, ek gıdlara geçişte yoğurt mayalamada ilk önerdiği yoğurdu kefirle mayala (çocukiçin olanı) sonra bol yoğur..Çocuk drmun önerdiği şeylerde asla ek gıdaya geçerken meyva ile başlama önce uzun süre çorba!! Meyva yemekten yarım saat sonra..Halada kesinlikle aç karınla meyva yok yemekten bir süre sonra insülin direnci yüksek olmayacak der…
    Arkadaşım rusyada biz çocuklara kefir veriyoruz bebekken dediğinde Kefiri araştırmıştım ahmet aydın ‘ın yazılarına ualştım sıkı takipçisiyim medyada prim verilmedi ne zamanCanan karatay kenan Demirkol’da benzerlerini söylemeye başladı medya önüne çıkımaya fırsatlaır oldu süt sanayi yada firma taleplerine göre ilaç yazan drların engellemeleri bu aşamada artık yersin kaldı artık bir çok insanın kafasında var bu soru işareti en azından SÜT zararlımı diye ??Ben hiç süt içerek büyümedim çocuklarım süt içerek büyümedi 2003 doğumlu 152 cm kızım (yaşınların çoook üstünde) kızımda hiç içmedi ve boyu gayet uzun dediğimde artık insanlar bunu hakaret algılamıyor olabilirini düşünüyorlar.. Ama çocuklarım hergün evde mayalanmış yoğurt çook tükettiler vede kefir türkkettiler….Bu süt bir ara keçi idi (Bolona alerjik çocuklara dağıtıyordu) bir ara yoğun olarak SEK cam şişe günlük sütten idi şimdi üretimi arrttı hele şükür alabiliyorum çiğ sütten yapıyorum …Sonuçta biz UHT ve pastörize sütü SÜT olarak içmeyen aileyiz ve böylede devam ediyoruz..SÜT ü yoğurt kefir olarak tüketiyoruz…..

    • kefir yogurttan daha mi faydali? neden kefir? bebek icin soruyorum.

      • Kefirin probiyotik açısındna daha faydalı olduğuna inanıyor drmuz.Dolayısı ile bebekle riçin verilen ilk yoğurtlar biraz daha sulu kıvamlı oluyor probiyotikçe zenginleştirilmiş yoğurdun daha faydalı olacağını inanıyor sadece kefir içeceği döneme gelenee kadar …

        • yani diyorsunuz ki yogurt yaparken icine biraz kefir de koyayim mayasina oyle mi?

          • Ek gıdaya geçiş dönemindeki yoğurtlarımızı böyle mayaladık.. Ama kefir karışıtılarak mayalanan yoğurt sulu oluyor biraz.. Büyükdüklerinde ise normal mayalanmış yoğurt ve ayrı şekilde normal mayalanmış kefir tükettiler..
            Ek gıdaya geçiş döneminde sadece kefirli yoğurt mayaladık…

  6. uht sute katkı var diye karşı çıkmıyoruz ki. sutun, 135 dereceye çıkması teknik olarak imkansız. 100 derece sonrası buharlaşır. 135 dereceyi sağlamak için yukek basınç uygulanıyor. bu da sut proteininin şekil değiştirmesine yol açıyor ve sutteki yararlı bakterileri yokediyor. bu konuda bir yalanlama ya da açıklama yok anladıgım kadarıyla

  7. Bu arada çocuğa bilinci vermek çook önemli. Kutu süte karşı ama çocuğum özenir diye ellerind ekalan sutu sütlerini okulda pazarlayanlara ok içsin çünki çocuğum arkadaşlaır içerken morali bozulur diyenleri hiiiç anlamıyorum…

    Benim çocuklarım öğretmen SÜT şöyle iyi dedi ğinde saatlerçe açıklıyorum.. Okula da dağıtılan SÜT ü içen arkadaşlarını gördükçe rahatsız olmaktan ziyade oğlumda kızımda anne çok kötü şey yapıyorlar ben hiiç içmem çok zararlı diyorlar..Çocuklara bunun detaylarınıda anlatmak önemlii..

  8. Günaydın Elif , bu güzel ve bilgilendirici yazın için yine teşekkürler 🙂 Bende yaklaşık 3 yıldır çiğ süt tüketiyorum hatta sütü sadece yoğurt olarak tüketiyorum. Benim diyetisyenimde çok karşı çıktı çok risk aldığımı pastörize tüketmem gerektiğini söyledi ama ikna olmadım bende. Rica etsem çiğ süt tedarikçini bizimle paylaşır mısın ?

  9. Little Critter hakkında yazdığın:
    “Şeytan diyor çevir bir-iki tanesini, yayınevlerini kapı kapı dolaş”
    hâlâ bekliyoruz Elif 🙂

  10. unutmuştum, yeri gelmişken söyleyim dedim.
    uygun başlık altında olmadı ama gitmiş bulundu bir kere.

  11. Merhaba,
    8 yasinda ve 4,5 yasindaki iki kizimda sut ve yogurdu cok seviyorlar…peynirle aralari mesafeli ama sabah ve aksam sutleri hala devam… buyuk 14 ay, kucuk iki seneden biraz fazla anne sutu aldi. Fransa’da yasiyoruz buradaki doktorumuz sute devam konusunda israrci, yaklasik 500 ml. sut degerine esit sut ya da sut urunu tuketmemizi oneriyor. Gunluk sut bulamadigim zamanda uzun sure dayanikli sut tuketiyoruz…ben de kisisel olarak sut tuketiminin cocuk beslenmesi icin onemli olduguna inaniyorum. ONlar sutu sevdigi surece aksam ve sabah sutlerine devam…

    Yalniz kafamin karistigi ve surekli olarak soru isareti olan kismi su…sutun ve sut urunlerinin demir iceren gidalarla tuketilmesi tavsiye edilmiyor ama burada bebeklikten itibaren olusturulan cocuk menulerinde ozellikle oglen menusunde et urunu yendikten sonra tatli olarak yogurt ve peynir olabiliyor (fransa’da yogurt ve peynir yemek sonrasi tatli niyetine yenebiliyor) Okullardaki kantinlerde de oglen menusunde mutlaka yogurt ve peynir oluyor ki…mutlaka menude et urunu var. Bu konuyu sordugum zaman bizdeki gibi kesin bir yanit alamadim hic. Ama bu sekilde et ardindan sut urunu tuketilmesinin bir sakincasi olmadigini soylediler sordugum doktorlar…
    Bir ornek teskil etmesi acisindan bir web sitesi ekledim.
    http://www.magicmaman.com/,bebe-de-11-mois,3006,1913365.asp
    Burada yani fransada bebeklere tavsiye edilen oglen menuleri hep bu sekilde
    yaklasik 1 yas bebeginin oglen menusu
    200 g sebze, 20 gr et ya da balik ya da yarim yumurta, tatli olarak sut urunu ya da meyve
    Déjeuner : 200 g de légumes + 20 g de viande ou de poisson ou 1/2 oeuf dur + dessert (laitage ou fruit)

    Hayli uzun oldu ama bu konuda hep kafam karisik zaten ama ben cocuklarimi buradaki sisteme gore beslemeye devam ettim. Sut urunlerini de ozellikle yogurt ya da sutlu tatli, cok nadir peyniri oglen menusunde yedirdim…

    Bu durumda yukarida yazinizda yer alan sutun icinde demir olan urunlerle tuketilmemesi konusunda ikileme dustum…Cocuklarla ilgili her konuda oldugu gibi beslenme konusunda da arastirmaci ve takipci oldugunuzu bildigimden bir sonraki uzmanlarala karsilasmanizda bu endiselerimi ve yurtdisindaki bu beslenme menulerindeki bu farkliligin nedenini sorabilir misiniz? ZIra aklim cok karisiyor…
    Tesekkurler, selamlarimla…

    • Aynı karışıklığı ben de yaşıyorum. Biz hep kıymalı ıspanakla yoğurt yiyerek büyüdük, o kadar ki ben ıspanağı yoğurtsuz yiyemem.

      Ve fakat ben bu konuyu çok fazla aklıma takmıyorum açıkçası. Yediklerine bir bütün olarak bakmaya çalışıyorum. Örneğin, kahvaltıdan önce verdiğim pekmezle o demir açığını kapatmaya çalışıyorum… gibi.

      Elbette fırsat bulduğumda uzmana da tekrar sorarım.

      • Bence burada kastedilen direkt süt içilmesi ve demir alımı. Yoksa peynir ve yoğurt için olduğunu sanmıyorum. Yani şimdi iskender kebap, köfte + ayran , kaşarlı köfte , yoğurtlu ıspanak , mantı yanlış yemekler mi?

  12. “Got the Facts on Milk?” ve “Forks over Knives” belgesellerini izlemenizi muhakkak tavsiye ederim..Kazein ve kalsiyumla ilgili birçok şeyin cevabı onlarca prof, doktor ve uzmanın yaptıgı araştırmalarla ortaya konuluyor..

  13. Benim pozisyonum daha da netleşti okuduklarımdan sonra: yoğurt, kefir, peynire evet, süte hayır. Pastörize süt alıyorum, o sütle beşamel sos yapıyorum, kahveme ekliyorum azıcık ya da kekime. Ama içmiyorum. Çocuğuma içirmeyi de düşünmüyorum. Çiğ sütten o yoksa pastörize sütten yoğurt yapıyorum. Oğlum günde 2-3 kaseyi götürüyor maşallah. Bu da ona yetiyor. Tabii ki tattırırım. Ama süt endüstrisinin gönlü olsun diye günde şu kadar bardak içirmem.

    Ayrıca uht ve pastörize süt arasında o işlem yüzünden farklar var. Uht sütte canlı enzim miktarı daha düşük diye biliyorum. Ayrıca bazı firmalar pastörize edilecek sütlerini köylerden topluyor diye de biliyorum. Bence de asıl sorun ineklerin yaşam şartları, hareket edememeleri, sütleri artsın diye aldıkları hormonlar, hastalanmasınlar diye aldıkları antibiyotikler. Süt firmaları bana şunu açıklasınlar: neden işlenmiş süt tüketiminin en yüksek olduğu ülkelerden biri olan ABD’de kemik erimesi de en yüksek noktada?

    • “Bence de asıl sorun ineklerin yaşam şartları, hareket edememeleri, sütleri artsın diye aldıkları hormonlar, hastalanmasınlar diye aldıkları antibiyotikler. ”

      Benim çiğ sütü tercih etmemdeki sebep tam da bu işte.

      • Canım Blogcu annecim 🙂 Ufak bi bilgi : Türkiye’deki süt fabrikalarının kendi çiftliklerinden topladıkları süt kapasitelerini doldurmadığından mutlaka süt toplama merkezleri kurarlar ve köylerden kasabalardan süt toplarlar. Bu köyde kasabadaki inekler de çoğunlukla çobanlar tarafından “gezmeye” çıkarılır. Bizde öyle hareket etmeyen inek pek yoktur yani:))

        Antibiyotikli süt de işlenirken sorunlar çıkardığı için firmalar tarafından alınmaz. Bunun için alım sırasında antibiyotik kitleri vardır, süt kontrol edilir. İneği hasta olup da antibiyotik kullanmış çiftçinin beyan etmesi, sütünün yine de alınacağı belirtilir. Bu süt çiftçiyi mağdur etmemek için alınır ama kullanılmaz atılır.

        Çiğ süt aldığınız yer de zaman zaman antibiyotik vermek zorunda kalabilir ineklerine. Her bir süt ile “Bu sütte antibiyotik ve daha önemlisi hastalık yoktur, toplam canlı sayısı şu kadardır.” diye rapor gelecekse ben de çiğ süt kullanırım ama böyle bir sistem çok maliyetlidir.

        • Süper aydınlatıcı bir bilgi, çok teşekkür ederim!

        • Çobanlar tarafındna gezmeye çıkarılanlar çok küçükköylerde 3-5 hayvanı olanlar. Ama bu işi ticaret anlamında yapan köylülerin (hayvan sayı 10dan fazla olan)çoğunun inekleri çobanlar tarafından gazdirilmiyor artık maalesef:(Çoğı ahırdan hiç çıkmayıp güneş yüzü görmeyenler de var… Süt toplama merkezlerin köylerden toplayanlarda gene o köylerin içinden kişilerde oluyor ki firmaya göre antibiyotikli sütü dökende var dökmeyende var!! Yani tüm firmalar bunu böyle yapıyor güveniriz demek bence hala risk boyutu birkaç sene öncesine şahit olmuşluğum var …. Ve ve en üst yazınıza katılıyorum amerika ki kemik erimesin en yüksek olmasına… Süt içmek ile sütün emiliminin vücutta aynı oranda kalsiyumu depolayı depolamadığı ile ilgili birkaç detay yazı okumuştum ama şimdi bulamadım buraya kopyalamak için….

          • Esra Hanım’cım dediğiniz gibi çalışan insanlar, firmalar eminim vardır ama antibiyotikli sütü işlemek zordur; aklı başında, markasına değer veren firmaların antibiyotikli sütler almadıklarını bu firmalarda çalışan meslektaşlarımdan dolayı biliyorum.

            En az kimyasal ve ilaçla muamele görmüş süt organik süttür ama çok az firmanın bu konuda yatırımı var. O da UHT olarak. Birileri günlük organik süt çıkarmış sanırım ama ulaşılabilirlik açısından UHT organik süte devam.

            Sevgiler

            • Bana Tuğba hanım ben birkaç sene önce balıkesir çevrsinde köyde ismi sayılı ilk dör firmadan birkaçında böyle birşey olduğunu (antibiyotikli sütlerin bir kısmının alındığını) biliyorum.. Bazılarınında antibiyotikli sütleri döktürme konusunda hassasiyetinide.. Ama ilk dört firmanın hepsi aynı hassasiyette diyemiyorum kendi tecrübemden maalesef:(.. Pınar ın organik sütü ilk çıktığınd aldım kullandım ama UHT olduğu için bana mantıklı gelmediği için bıraktım.Organik günlük süt çıkaran firmayı çook merak ettim bu bence en azından çocuklu anneler tarafından çook tutar çok kişi alır… Bilgilendirme için tşk
              Sevgiler

  14. Elif, asagida ki bilgilerin gecerliligi, dogrulugu konusunda bizleri biraz daha bilgi/kaynak vermen mumkun mu?
    1-“Türkiye, GDO’lu gıda tüketimini en fazla kısıtlayan ülkelerden biriymiş”. (Hangi ulkelere göre, Cin, Hindistan, ABD?)
    2-Ve fakat hayvan yemlerinde de yüzde iki oranında GDO varmış (ki bu da izin verilen sınırlar dahilindeymiş) (Hangi kriterlere gore _bu sinirlari hangi kurum belirlemis, AB, ABD, Dunya Saglik Orgutu vs.)

    ——

    Sut icirmek konusuna gelince:
    1) Anne sutu bebekleri hakki eme eme alirlar. Herhangi bir saglik veya calisma zorunluluklari disinda ama baska sebeplerle misal estetik kaygilar, gorsel, uykusal, sosyal. kilo vs. kaygilariyla bebekleri emzirmeyen anneleri cok cok kiniyorum. Emzirmeyi sinirlayan anneleri de cok kiniyorum. (Anneler gununun kutlanmasini isteyen her anne ilk 6-8 ay zorunlu emzirmeli her anne.)

    2)Devam sutlerinde asiri seker, hatta ve hatta sacma sapan maddelere vs. (sacma sapan palmiye yaglari vs.) olabiliyor. Onun yerine saf sut bence daha iyi.

    a)Inek sutu: Simdi Fransiz bilim adami Louis Pasteur Pastorize yontermini bulmus ve tum Avrupa pastörize urunleri Turkiye’den kat ve kat fazla tuketiyor. Adamlarin boyu-posu da kemik yapisida saglam diye biliniyor. Turkiye’de ki kisi basina sut tuketimi de Avrupa’dan daha dusuk. O da bir gercek!

    Oteyandan pastorize edilmemis peynir vs. hamilelere ve bebeklere tavsiye edilmez. (Yasak demeyim Fransizlar hamileyken yiyorlar.)
    b) Inek sutu alerjen olabilir vs. Ama inek sutunde ki uretim /denetimsizlik yanlisliklarindan dolayi-her markanin ya da pastorize edilmenin kotu olmasindan degil– diger sut urunleri (Keci, soya, yulaf, cig vs….) pazarlama teknigi olarak ortaya cikmistir. (Bir noktada onemli: Sut ureticileri Uzak Asya marketinde yaygin olan Soya, yulaf, pirincten yapilmis urunleri -sut benzeri urun diye satisini zorunlu kilar. Yani ticari anlamda bile sutun tam muadili degildir)
    c)Sebebi icerigi tartisilir ama Light urunleri ben dogru bulmuyorum. Icinde ki yagi alip, icine ayni tadi koruyabilmek icin baska bir madde konuldugunu duymustum. (sehir efsanesi gibi algilanmasin lutfen, ama Taylan Kumeli bu konuda bir bilgi verdi mi?

    Taylan Kumeli tas gibi bir anneanne ise, dediklerinde bir dogruluk payi vardir diyorum. Soz meclisten disari amma velakin ele verir talkimi kendi yutar salkimi durumlari olmasinda.:-)))

  15. Elifcim gunaydin seni soyledigine pisman etmis olmayiz insallah ama samimiyetine guvenerek de bir klinik mikrobiyoloji uzmani doktor olarak derim ki cig sut ,cig sutten yapilmsis peynir,yogurt No No No opuyorum

  16. evet ama bu konı çok kfamı karıştırıyo, prf.dktorlar dayanıklıtüketim malları derken uht.ve pastorize sütler için. biz hangisini tüketetelim.çiğ sütte bulamıyoruz.bi firma sersin şöyle koşullarını gözümüzün önünede bizde güvenip alalım:(

  17. Ben de sütler arasında en çok SEK süt beğeniyorum ve alıyorum. Mevcutlar arasında nedense ona kendimi yakın buluyorum. Tabi bu firmanın başarılı pazarlama stratejisi sonucu da olabilir. Zaten GIDA sektörü başlı başına bir muamma. Sonuçta sütü taze taze inekten aldığımız gibi içemediğimiz için ve işlemlerin detayını bilemedğimiz için çok tratışmalı bir konu.

  18. “inek sütü inekler içindir” çok mantıklı gelmiyor bana. insandan başka başkasının sütünü içen yokmuş.e insandan başka çeşit çeşit canlıyı avlayıp ateşte pişirip yiyen de yok, e ateş de insan için değil o zaman?? insanoğlu binlerce yıldır süt içiyor. hadi içmesekde yoğurt-ayran-peynir bunlar da sütten yapılıyor. yani inek sütü her halukarda insanoğlu için! sadece artık herşeyde olduğu süt de bozuldu ama ona bakarsak bütüüün yiyeceklerde GDO bilmem ne var. geçen gün arkadaşım köyünden kendi ineklerinden süt getirdi onu içtik, bebek ve kendimiz için yoğurt yaptım, tatlı yaptım. ama en fazla birkaç ayda bir gelir bu güvenilir süt mecburen satın süt kullanıcaz. ben de fazla süt içmiyorum ama yoğurt yapıyoruz bulursak Lera Fresca bulamazsak Sek günlük süt ile.

  19. İnek sütü veriyorum ben oğluma, hem de aylardır. yoğudunu da kendim yapıyorum kaynattığım sütten, peynirini de.

  20. Ayuverda görüsüne göre ise, süt ve fruktoz yani meyve sekeri karistirilmazmis,
    yani söyle düsünün, bozulan süt hani kesilir de icmeyiz de atariz ya iste ayni etki yani sütün meyve ile kesilmesi gerceklesiyor,ikisini karistirarak alirsak direk midenin ortasinda sütü bozuyoruz yani, diye biliyorum ben karistirmam meyveyi hicbirseyle, yemekden 1 saat öncesinden yada sonrasindan alirim.

  21. 1.”inek sütü inekler içindir” doğduğumdan beri duyduğum en saçma şey bu olabilir. 2.meraklısına;Allahü Teala bir Kutsi Hadiste şöyle buyuruyor;”eger sizin gibi yer ve içer olsaydım bal yer,süt içerdim” (kutsi hadis;KURAN’da geçmeyen,lafzı Peygamber Efendimize,manası Allahü Teala’ya ait olan sözdür)

  22. Al sana bir muallak daha. Ben yazıyı ve yorumları okuyunca bunu dedim kendimce.. İnek sütünü inekler içer!! O zaman tavuk yumurtasını tavuklar, bıldırcın yumurtasını bıldırcınlar yesin..
    İnek sütü için söylenenlere inanmıyorum. 1 yaşından sonra kızıma inek sütü vermeye başladım.Anne sütünün yetersiz olduğu zamanlarda doktorumuza keçi sütünü sulandırıp verelimmi diye sordum (anne sütüne en eşdeğer ve yakın olduğu için) sulandırdığınız suyun markası önemli diyerek espiri yaptı!!
    pastörize, uht yok lıght.. Ben bildiğimden şaşmamaya karar verdim.

  23. Allah askına Elif uzun upuzuun kapkalin bir kitap olsun icinde senin okuduğun,ayrıca cocuklara okuduğun kitapların adları olsun olsun da olsun yani senin kaleminden çıkacak bu kitabı
    dört gözle bekliyorum sevgiler( bu arada benim adım bı ferry bı feryal ikisi de benim )

  24. Tugba (Bayburtluoglu) Hanim, peki organik ama uht sutu mu, yoksa organik olmayan ama pastorize sutu mü tercih etmeliyiz? Ben yurtdışında yasıyorum ve 14 aylık kızıma ilk kez gecen hafta organik pastorize sut verdim, ancak içerdiği vitaminler vb nedeniyle de devam sütunu bırakmaya cesaretim yok. 3 ay sonra Türkiye ye donuyoruz ve sut isi iyice karmaşık bir hal alacak 🙁

  25. inek sutu yerine keci sutunden yogurt yapsam ve bebegime bu sekilde versem olur mu?

  26. çağla ile çiğdem

    kefir i ailecek severek içiyoruz. kızıma da kefir içiriyorum. ancak süt de içiriyorum. sek günlük süt veriyorum hep. kızım nedense yoğurt sevemedi, oysaki kendim mayalıyorum 🙁 keşke yese. sadece meyveli istiyor yoğurdu ben de onlardan almak istemiyorum katkılı diye. ananesi dedesi arada bir meyveli prebiyotik bebe yoğurdu alıp geliyor, elmalısı ve sadesi var. ama sade yoğurt yok yani ağzına sürmüyor. peynir eh işte. ayran çok seviyor. yalnız şunu farkettim ki anne sütünü tamamen bıraktık bırakalı kızım çok sık hasta oluyor. süt vermesem mi acaba. anne sütünden sonra hep inek sütü verdim. kızım 2 yaşında 20 ay anne sütü aldı. o kadar sık hasta oldu ki bu kış, sütten mi diye düşündürdü beni yazılanlardan bazıları…

  27. Bu firmalar kendilerini de yırtsalar artık bizleri kandıramazlar. Çiğ süt kullanalım güvenilir sütçülerden. Ahmet Aydın’ı okuyalım konuyla ilgili ve bizlere yapılan oyundan haberdar olalım. Utanmadan GDOlu bir şeyi çocuklarımıza layık görüyorlar. gerekçesi de “herkes yapıyor” işte bu kadar basit!!!!!!

    http://www.egitimcianne.com/sokak-sutcusu/

    http://www.egitimcianne.com/sut-mu-yogurt-mu/

    http://www.egitimcianne.com/sut-kemik-sagligi/

    okumanızı tavsiye ederim.

  28. Elifcim ben oğluma yoğurdunu doğduğundan beri pınar organik sütle yapıyorum benim senden ricam pınar organik sütle ilgili bir yazı yazarmısın araştırıyorum çok net bir bilgi bulamıyorum senden yardım bekliyorum …

  29. cerenin sorduğu soruyu bende soruyorum organik ama uht sutu mu, yoksa organik olmayan ama pastorize sutu mü tercih etmeliyiz ?

  30. Yorumum neden beklemede???

  31. Bu firmalar kendilerini de yırtsalar artık bizleri kandıramazlar. Çiğ süt kullanalım güvenilir sütçülerden. Ahmet Aydın’ı okuyalım konuyla ilgili ve bizlere yapılan oyundan haberdar olalım. Utanmadan GDOlu bir şeyi çocuklarımıza layık görüyorlar. gerekçesi de “herkes yapıyor” işte bu kadar basit!!!!!!

    http://www.egitimcianne.com/sokak-sutcusu/

    http://www.egitimcianne.com/sut-mu-yogurt-mu/

    http://www.egitimcianne.com/sut-kemik-sagligi/

    okumanızı tavsiye ederim.

  32. Son zamanlarda sut firmalarinin satislari baya azalmis durumda. Malum sut uzerine o kadar cok
    Tartisma var ki… Eee dolayisiylada her firma kendine gore tutturdugu bir pr calismasi
    Yapiyor ve eski gunlerine yeniden donmek istiyor. Bu yolda AHmet AYdin gibi hocalara camur atmaktan ve halkin nezdinde un yapmis diyetisyenlerle anlasip onlari sutun yararlarini anlatacaklari toplantilara cagirmaktan….vb bir cok yol tutturmuslar. Ben bu konuda tek bir dogru oldugunu dusunmuyorum bence herkes kendi dogrusunu içine sineni yapmali :))