100 Yorum

İlkokul İçin 5 Buçuk Çok Erken İmza Kampanyası

5 Çok Erken dedik, Twitter’da yazdık, 147’yi aradık, MEB’e, Cumhurbaşkanı’na e-mailler gönderdik.

Hepsi bireysel hareketlerdi.

Ebeveynler olarak, çocuklarımızın etrafında bir araya gelip bir şey yapmanın zamanı gelmişti.

Begüm Doğantan‘ın önderliğinde, aynı kaygıları paylaşan başka anneler olarak biraraya geldik. Ve hazırladığımız bildirgeyi imzaya açtık: İlkokul için 5 Buçuk Çok Erken

Bugünden itibaren, okulların kapanacağı 8 Haziran’a kadar geçerli olacak imza kampanyasında hedefimiz 5000 imza toplamak. Bu sene ilkokula başlayacak olan yüzbinlerce çocuk düşünüldüğünde oldukça düşük ve katlamayı umduğumuz bir hedef.

Kampanyanın sonunda toplanan imzaları bildirgede de göreceğiniz mevkilere (Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Milli Eğitim Bakanlığı) elden ulaştırmayı hedefliyoruz.

Şimdi lütfen:

  1. imzakampanyam.com sitesindeki İlkokul için 5 Buçuk Çok Erken bildirgesini okuyun
  2. İmzalayın
  3. Sosyal ağlarda aktifseniz Facebook, Twitter ve benzeri mecralarda paylaşın (imza attıktan sonra bunun için bir seçenek var)
  4. Ulaştırabildiğiniz kadar çok kişiyle paylaşın.

Bakınız Abbas Güçlü geçenlerde ne dedi:

Bakanlar yeni bir reform hareketi başlattıklarında, gidişatla ilgili bilgileri, maalesef hep en yakınlarındakilerden alıyorlar. Onlar da her defasında, işlerin yolunda gittiğini ve mükemmel geri dönüşler olduğunu söylerler. Dün olduğu gibi, bugün de öyle oluyor. Bu yüzden de, öğretmen ve velilerin haykırışları, Ankara’ya ulaşmıyor…

Şimdi haykırışlarımızı Ankara’ya ulaştırma vaktidir.

Evet, yasa kabul edildi; evet, yönetmelik gelmek üzere; evet, e-kayıtlar başlıyor.

Yasanın uygulanmasıyla ilgili son bir kez, hep birlikte sesimizi duyurmanın tam zamanı.

Siz de sesinizi yükseltmek istiyorsanız lütfen imzalayın: İlkokul için 5 Buçuk Çok Erken

(İmzanızın geçerli olması için e-mail adresinize gönderilen linki onaylamanız lazım. Spam kutusuna düşebiliyor, dikkat edin.)

100 yorum

  1. okudum ve imzaladım umarım tüm anneler gereken duyarlılığı gösterip imzalar herşey çocuklarımız için lütfen siz de imzalayın ve paylaşın…

  2. ZATEN BEKLEDİĞİM YAZIYDI HEMEN PAYLAŞTIM. ELDEN BAKANLARA ULAŞTIRILIRKEN BİZLERDE ORADA OLABİLECEKMİYİZ BLOGCU ANNECİĞİM,HER DESTEĞE HAZIRIM.

  3. hemen imzaladım ve paylaştım…

  4. bende imzalayıp paylaştım… umarım işe yarar…

  5. Ben de okudum ve imzaladım.

  6. imzalıyorum ama ”Kampanya silinmiş veya henüz onaylanmamış olduğundan işlem gerçekleşemedi.” yazısı çıkıyor. ne yapmalıyım?

  7. özlem öztiryaki yılmaz

    Çocuğumun 1 yaş büyükler ile beraber ilkokul 1ci sınıfa gitmesini çok erken buluyorum.Çocuklarımıza büyük haksızlık yapılıyor.

  8. Kesin hedefin cok ustunde imza toplanacak… Bu kadar duyarli olan anne babalari gormek ne guzel… Ben imzaliyorum esime de imzalatacagim.

  9. Kizim 67 aylık okula başlamak icin henüz yeterli olgunluğa sahip değil

  10. imzaladım, blogta paylaştım : http://gununcorbasi.blogspot.com/2012/05/kacabilirsin-ama-saklanamazsn-5-bucuk.html

    sonra facebooktaki sayfada, twitter’da…mail gruplarında…

    umarım 5000 imzayı ve daha fazlasını toplayacağız.
    emeğinize sağlık, sevgiler

  11. hilal cebecinin bile kendine 1 milyon pampiş hedefleyip hedefine kısa sürede ulaştığı şu ülkede, her aileyi direk ya da dolaylı olarak ilgilendiren eğitim gibi büyük bir mesele için yalnızca 5000 hedef koyuyor olmak bile yeterince üzücü. inşallah milyonlarca imza dayanır kapıya, çok geç olmadan!

    • Buna güleyim mi, ağlayayım mı bilmiyorum

    • Secce, senin ikizlere birgün bakmaya adayım şu yorumunla.. Çok yaşa

      • hehe bir yorumla bir günü kurtardım desene:) bir sonraki yorumumda ciciş kızlara yer vereceğim:)

        • Sayın secce yazınızı çok beğendim sizden izin almadan (çok özür dilerim fakat kendi sözlerimmiş gibi yazmak çok ayıbıma gitti Türkiye gerçeğini fazlasıyla yansıtmıştı çok duyarlı ve gerçek bir yazıydı gerçekten)ve isminizi vermeden facebook duvarımda paylaştım bilginize sevgilerimle.

  12. hemen imzaladım bende

  13. Bende imzaladım ve kesinlikle destekliyorum.Her ne olursa olsun vicdanım şimdi biraz daha rahat birşeyleri konuşuyoruz tartışıyoruz ama harekete geçemiyoruz.Bunun için bir fırsat yarattın teşekkürler elif 🙂

  14. Nilhan - Küçük mucizem

    Ben hala onay mailini bekliyorum. hemen gelmesi gerekmez mi?

  15. İmzaladım ve paylaştım, ancak mailbox’ıma onay maili düşmedi, spam mailleri falan herşeyi kontrol ettim ama yok. imzam geçersiz mi sayılır bu durumda, ne yapmam lazım?

    • Nilhan - Küçük mucizem

      Benim onay mailim de hala gelmedi. Sizde mi hala bekliyorsunuz?
      🙁 ben iki mail adresi ile katılmama rağmen hala imzam onaylanmadı maalesef.

      • şimdi geldi benimki 🙂 sanırım geç geliyor onay mailleri, sizinki de gelir yakında.

  16. Bekliyordum bunu. Hemen imzaladım ve paylaştım. Umarım aynı fikirde olan herkes gerekli hassasiyeti gösterip imzalar ve paylaşır. Yoksa burda kendi kendimize konuşmuş oluruz 🙁

  17. ben de onay mailini bekliyorum hala…

  18. imzaladım ancak onay maili gelmedi..çevremdeki herkese bu linki atacağım.. Birde bu imza kampanyası gazatelerde haber olarak çıksa süper olacak, ozaman istenilen kitleye ulaşabileceğiz .
    Tekrar ellerinize sağlık

  19. imzaladım ve paylaştım.

  20. Tabii ki imzaliyorum ama su gercegi de cok iyi biliyorum ki ne kadar kendimizi paralarsak paralayalim duymayacaklar, dinlemeyecekler ve umursamayacaklar. Bedeli ne olursa olsun bu uygulamayi hayata gecirecekler !!!

  21. şimdiden 2 bin beşyüzlere dayandıysa umuyorumki milyonları bulacaktır. imzaladım ve paylaştım

  22. minnacık çocukları siyasal amaçlarına alet etmelerini (onlar gibi işkembe sahibi olmadığımdan) hazmedemiyorum. 8,5 yaşında bir çocuğu imam hatip ortaokuluna alabilmek için, 16-17 yaşında bir çocuğu ise çırak olarak çalıştırmak için yapılmış düzmece bir yığın oyun oynanmasını, benim oğlumu cephede şehit olacak bir obje olarak görümesini ise Allaha binbir bedduamla haval ediyorum.

  23. Şimdiden 3200 imza oldu..süper

  24. çocuklarımız için yeri geldiğinde canımızı koyarız ortaya.. onların geleceği için bir imzayı esirgemeyelim..

  25. Kızım daha 5 aylık ama ben bile endişeliyim… sizlerin duygularını hayal bile edemiyorum. Destek!

  26. Ya ne kadar ilginç buraya yorum bırakan annelerin büyük çoğunluğu çocuklarını henüz bebekken kreşe vermiş kimseler. Saatlerce kreşte anneyi özleyince iyi de, yarım günlüğüne 6-7 değil de 5,5 yaşında okula başlayıp verimli birşeyler öğrenmesi mi kötü bu çocukların anlamadım ki? Müfredat yenileniyor, dersler hafifletiliyor, oyunla karışık eğitim verilecek nesi kötü bunun, kreşte ne yapıyor bu çocuklar saatlerce?

    5-10 sene sonrasını büyük bir hevesle bekliyorum burda böyle karşı çıkanların, olumlu sonuçlar karşısında (sınavların kalkması-yetenekli gençlerin yeteneklerine yönelmesi-herşeyden önemlisi çocukların sınav uğruna gençliklerini heba etmediği-her bireyin istediği ve zevk aldığı alana yönelebilmesi vb.) nasıl hissettiklerini görmeyi çok istiyorum.

    • ben de gönülden haklı çıkmanızı istiyorum…ama bir öğretmen olarak söylüyorum o müfredatın hazırlanması şubatı bulur, bulmazsa şubata kadar 3 kere daha değişir doğruyu bulana kadar, sene sonuna kadar onlarca yönetmelik genelge ve bildirim gelir,yapboz tahtasına döner yıllık planlar…zaten mesele 5-6 yaş değil hazırlıksız bu işe bodoslama girilmesi…ayrıca dersler hafifletiliyor, oyunla karışık eğitim verilecek ya bu eğitim yılında anasınıfı okuyan çocuklar işte tam da bunu zaten yapmış, bizim 5.5luk çaylaklar yeni yapıyor olacaklar aynı sınıfta…

      • bu meselenin aslında öyle düşünüldüğü gibi bodoslama olduğunu tahmin etmiyorum, zira 2009 dan beri varolan bir pilot uygulama var, muhtemelen haberiniz vardır. Bizim yaşadığımız il de o illerden biri. Kızım 58 aylıkken anaokuluna başladı ve onun gibi binlerce çocuk. İşte tam da o çocuklar bu sene 444 sistemi için hazırlar.

        Öğretmen olduğunuz için bu konulara elbette daha fazla hakimsinizdir ama ben şahsen annelerin yeterince verimli olabileceğini düşünmüyorum. Artık çocuklar daha erken bilinçleniyor ve ev ortamı onlar için yeterli gelmiyor, tv-pc başında zom oluyor bir çoğu. Haftalık 25 saat oyun ve eğlenceyle birinci sınıf bence tam da bizim ülkemize göre. Çünkü annelerin eğitim seviyesi eşit değil imkanlar eşit değil. Çocukların seviyesinin erkenden eşitlenebilmesi sadece okul ve iyi öğretmenler sayedinde mümkün olur diye düşünüyorum bilmiyorum katılırmısınız?

        Bahsettiğiniz durumda da siz öğretmenler devreye girmelisiniz. Aradaki farkı ufaklıklara farkettirmeden kapatmak öğretmenlerimizin görevi. Ki bu zaten yeni bir durum değil, daha evvel de 6-7 yaş arasındaki çocuklar bir arada oluyordu ve bazıları 3 yaşından beri kreş ve anaokulu tecrübesine sahip olmasına rağmen kimisi anne kucağından direk 1. sınıfa başlıyordu. Ben de o hem yaşı küçük olup hem de anaokulu görmemiş 1. sınıflardandım ve inanın hiçbir dezavantajım olmadı sınıfın en küçüğüydüm ama okulumu çok seviyordum ve gayette başarılıydım. Biraz fazla gözünüzde büyütüyorsunuz gibime geliyor…

    • Siz henüz kresle ilkokulun farkini bilmiyorsaniz bir arastirin derim. Bu sistemle sinavlar kalkacak , herkes istedigi alana yönelecek, hersey cok güzel olacak vs. ütopik düsünceler ne yazik ki..

      • Evet eski sistemde ikisi de çoook farklıydı ama dikkatinizi çekerim, sürekli üstüne basa basa söyleniyor; 1. sınıf çocukları anaokulu-vari bir eğitim görecekler, eskisinden daha kısa süreli, oyunla karışık bir eğitim.

        Artık görüyorum 4 yaş üstü bütün çocuklar kurt gibi bilgisayar oynuyor. Sİzce de pc başında beyin hücrelerini öldürmelerindense, okulda eğitim görmeleri daha mantıklı değil mi?

        Ütopik diye adlandırdığınız düşüncelerime gelelim. Şimdi bu yeni sistem, ağacı yaşken eğecek ve meslek liselerinin de eğitim kaliteleri artacak ve ciddiye alınacaklar. Alanında uzman, vasıflı elemanlar yetişecek. Bu durumda öğrenciler bir işe yarayayım diye üniversitelere yığılmak zorunda kalmayacak. Yeteneklerine yönelip daha başarılı olabilecekler.

        Üniversite sınavlarının ortadan kalkabilmesi veya bu kadar hayat memat meselesi olmaması için üniversiteye talebin azalması gerek ve bu sadece meslek liselerinin hak ettiği noktaya gelmesiyle mümkün. Bu benim düşüncem bilmiyorum sizin daha mantıklı bir çözümünüz var mı? Yoksa öğrencilerin kendilerini yarış atı gibi hissetmeleri hoşunuza mı gidiyor?

        • Çoğu öngörülerinizde sizinle aynı fikirdeyim. 5,5 yaşın erken olduğunu (en azından kendi çocuğumun gelişimine bakarak ) düşünmesemde ve henüz önümde 444 sistemine başlamak için 1 senem olsada ; yine de çok korkuyorum. Türkiye de eğitimin daha modern bir şekilde yapılabilmesini ,evlatlarımızın ezberci bir sisteme kurban edilmemesini canı gönülden istiyor ve destekliyorum. Ama bu iyi dileklerimin hiçbiri bu ülkede yapılan her değişiklikten korkmama mani olamıyor malesef .Kendim lise sonunda (1998-1999) yılında mezun olan ve katsayı rezaleti sebebiyle hayatı değişen bir anne olarak ‘ Her ne değişiklik yapılıyorsa artı ve eksilerinin mutlaka yasa yapanlar tarafından çok iyi araştırılması ve planlanması ‘gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde geri dönüşü olmayan yola çoktan girilmiş olunuyor.

        • Sizin de söylediginiz anaokulvari !! birinci sinif müfredatiyla ugrasmak yerine, okul öncesi egitim zorunlu hale getirilebilirdi. Okula baslama yasinin bir dayatma ile velilere sunulmasina deginmiyorum bile. Ikinci dört yıllık eğitimde meslek eğitimine karar verecek çocuklar ortalama 10 yaşında olacağına göre ,dönüp bir arkaniza bakin ..10 yaşında itfayecimi olmak istiyordunuz pokemon mu? bu secim birçok öğrencinin kendi tercihi olmayacak, tercihler aileler tarafından belirlenecek. Ailenin maddi durumuna, siyasi tercihine, toplumsal konumuna bağlı olarak çocuklar okullara yönlendirilecekler.Bu yastayken basari , kime göre neyin basarisidir? Keske sizin hayal ettiginiz gibi alaninda uzman elemanlar yetisecek kadar basit bir olay olsaydi .Gelecekleri 10 yaşında belirlenecek bu cocuklarin tek sansi olan eğitimle sosyal ve sınıfsal konumunu değiştirme, güçlendirmenin önüde bir sekilde kapatılmış olacak.
          Son olarak, 4 arti 4 mü, dili ne, rengi ne, zorunlu okul yasi, üniversite sinavi, issizlik, ögrenciler yaris atimi gibi sorunlarin olmadigi , cok yüksek refah düzeyi olan bir ülkede yasiyorum. Benim tek endisem ülkemin gelecegi ve bes yasinda ailesinin rizasi olmadan okula alinan cocuklarim !!!

          • Seneye dediğiniz gibi anaokullarının zorunlu hale getirilmesi görüşülüyor hemde 4,5 yaşındaki çocuklarımız için ne kadar da güzel öyle değil mi. Özel kreşler için durumu olmayan aileler adına çok seviniyorum. Ayrıca lütfen bir kez daha araştırın rica ediyorum. ikinci 4 yıllarında seğil son yıllarında meslek liselerine yönelme imkanı bulacak çocuklar. ikinci 4de seçmeli dersler olacak ve bu sayede ilgi alanlarını tespit edebilecekler ve bunu tabii ki öğretmenlerinin ve ailelerin yardımıyla yapacaklar. Bunun aksi zaten mantıklı olmaz. İşte benim bahsettiğim konu bu, birçok kişi sizin gibi işin detayını bilmeden atıp tutuyor. çok yazık…

            Bakın benim kızım 5,5 yaşında ben Almanya’da yetişmiş bir anneyim, bu doğrultuda çocuğuma görevler vermeyi ve ona güvenebilmeyi iyi biliyorum. Türkiyede anneler bunu yapamıyorlar, çocuklar annelerine bağımlı olarak yetişiyor, oysa 5 yaş çocuğunun elinden neler neler gelebiliyor, ah bir çocuklarına müsade etseler kendileri de şaşıp kalacak, neyse fazla uzatmak istemiyorum.

    • Bu sene okula başlayacak çocuklar 3 senenin toplu hali olacak. Yani 5-6-7 yaş gruplarının hepsi 1. sınıf sayılacak. Bu durumda bu çocuklar ortaokul, lise ve üniversite sınavlarında normalin 3 katı fazla öğrenci ile yarışmak zorunda kalacaklar. 2,5 milyon çocuk içinden iyi okulları kazanmaya çalışacaklar ve önümüzdeki 5-10 sene içerisinde iyice hırpalanmış olacaklar. Sınavlar kalksa bile karne notu yüksek olanları iyi okullara alırlar. 2,5 milyon çocuktan her biri istediği okula gidemez, değil mi? Bir eleme yapılmak zorunda. 1 milyon kişi içinden elenmek başka, 2,5 milyon kişi içinden elenmek başka.

      Öngörü yapabilmek bir meziyettir. Oturup beklemek ve “Bakalım ne olacak?” demek de kolaya kaçmaktır bence. Bu nedenle ülkeler 5 yıllık, 10 yıllık planlar hazırlarlar. Hiçbir devler “Bekleyelim bakalım bu yeni ekonomi reformu ne gibi değişiklikler yapacak önümüzdeki 10 sene içinde?” demez. 10 sene içinde neler olabileceğini öngörerek yeni bir iktisadi kalkınma planı hazırlar.

      Resmi devlet ideolojisini de, eski eğitim sistemini de beğenmeyen biri olarak yeni eğitim reformunu (açıklandığı kadarını) ve alelacele uygulamaya sokulmasını daha da çok beğenmiyorum.

      • Şu bir gerçek ki daima 7 çok geç eğitim 3 yaşında başlamalı diye açıklanıyor! Peki bu böyleyken durumu olmayıp çocuklarını özel kreşlere gönderemeyenler ne yapmalı. Bu çocuklar hayata 1-0 geriden başlamak zorunda kalıyor. Yeni sistem yani çocukların 5,5 yaşında 1. sınıfa başlaması demek 4,5 yaşında anaokuluna başlayabilir demek. Yani durumlar biraz olsun eşitlenmiş oluyor.
        Bütün araştırmalar gösteriyor ki çocuklar artık daha erken gelişiyor, hem bedensel hem zihinsel. Bu durumda çocuklar en verimli yıllarını işinin ehli bir öğretmenin elinde değerlendirmeli. Yani eninde sonunda böyle bir değişiklik gerekliydi ve bir yerden başlanmalıydı diye düşünüyorum. Peki ne yapılmalıydı? ‘2015 senesinde daha az çocuk dünyaya gelir biz bu sene bu sistemi uygulayalım’ mı denmeliydi.

        Bilmem farkındamısınız Türkiye büyük bir hızla gelişiyor 5-10 sene içerisinde 2,5 milyon öğrencinin talebini karşılayacak ortamlar elbette olacaktır. Ayrıca meslek liseleri önem kazanacağı için o tarafa da bir kayma olacağı öngörülüyor.

        Oradan baktığınızda plansız programsız gibi görünüyor size sanırım ama eğitimimi benzer bir sistemde gördüğüm için amaçladıklar şeyi ve ulaşacakları hedefi gayet net algılayabiliyorum.

        Yanlış anlaşılmasın, evet şuanda AKP destekliyorum ama körü körüne değil. Çocuklarım için zararlı olacağını düşünerek onların yaptıklarını savunacak kadar da değil. AKP’nin savunduğum kadar tasdiklemedilemediğim yönleri de var Bulunduğumuz durumda Türkiye için mevcut partilerden en yarar sağlayabilecek parti hangisiyse onu desteklerim daha iyisi gelirse de ona gözümü yummam safımı değiştiririm. Ben bu sistemi biliyorum ve onaylıyorum, insanların anlamadan karşı çıkmalarını doğru bulmuyorum…

        • Hani her ile bir üniversite açacağız deyip de apar topar açması en kolay fen-edebiyat faklteleri açmışlardı ya? Hah, işte onları tek tek kapatıyor, öğretim elemanlarını da tasfiye ediyorlar.
          Öngörü şart demiştim, değil mi?

          Ayrıca 1 ve 8. sınıflar biraradaydı demişsiniz ya? Yine bir arada olacaklar. Çünkü bu eğitim reformu o kadar alelacele kabul edildi ki okulların fiziki şartları değişmedi. Eskiden 7 ila 15 yaş bir aradaydı, şimdi 5 ila 15 yaş birarada olacak.
          Yuvaya giden çocuklar için minik lavabolar, kolzetler vardır. İlkokullara yeni tuvalet hazırlayacak zaman bile bırakmadılar, bunun için bütçe filan da ayırmadılar. (MEB’le işi olan bilir, ihale açılır, 3 ayrı yerden teklif alınır vs vs. EN ufak tamirat aylarca uğraştırır).
          Artık 5 ila 15 yaş arası çocuklar aynı tuvaleti kullanacaklar.
          Bu arada MEB’na bağlı ve aylığı 200 TL olan devlet anaokullarında 3 yaşından itibaren eğitim veriliyordu zaten. Bizim bütün site devlet anaokulalrına gönderiyor çocuklarını. Niye özel kreşlere para vermek zorunda kalınıyormuş, onu da anlamadım.
          Sizce ben bu sistemi anlamadan mı karşı çıkıyorum?

          • meb’e bağlı kreş ve anaokullar heryerde malesef yok.Oğlum büyütmek için işime ara verdim ama bu sene evde dahi olsam tamgün olmasa bile bir yarım gün kreşe göndermek istiyorum ama benim bulunduğum bölgede sizin bahsettiğiniz fiyatlarda kreş yok . Özel kreşler (bu sene çalışmadığımı varsayarsak) çok pahalı geliyor. Aslında ben bu 444 eğitim reformunun bir ayağının elbette anaokulu zorunlu olması , hatta onun da bir sene öncesinin kreş-anaokul tarzı bir eğitim içeren okulla daha genelleşmesi gerektiği görüşündeyim ,

            • Aklın yolu bir. Ben de “zorunlu okul öncesi eğitim”den yanayım.
              Ama okul öncesi eğitim bugüne kadar zorunlu olmadığı için devlet kendisini her yere anaokulu açmak zorunda görmedi. Oysa okul öncesi eğitim zorunlu olsa çalışan anneler de rahat eder.

              Ama maalesef bize soran olmadı. Bu kanunu çıkaranlar arasında okul çağında çocuğu olan annelerin olmadığına kesin gözüyle bakıyorum. Böyleleri varsa bile herhalde emati yoksunu insanlar ki bizim içinde bulunduğumuz durumu göremiyorlar.

              • Ya anlamıyorum benim kızım 5,5 yaşında ve çevremde fazlasıyla bu yaş sınırında olan çocuklar var ve hepsi de 5 saatlerini bir sınıfta geçirebilecek kapasitedeler. Bu kadar korkuyorsa anneler kendilerinde aramalılar hatayı neyi yanlış yaptım da benim çocuğum 6 yaş sınırında hala bana muhtaç diye.

                Ayrıca seneye okul öncesi eğitimin zorunlu olmasına dair çalışmalar başladı bilginiz olsun üstelik ne güzel birşey ki çocuklarımız artık 4,5 yaşında okul öncesi eğitim alabilecekler…. Hani 7 çok geçti de eğitim 3 yaşında başlardı ya ne kadar yaklaştık 3 yaşında ücretsiz eğitime değil mi? Birçok avrupa ülkesi dahi okul öncesi eğitimi zorunlu kılamıyor, çünkü ücretsizleştiremiyor..

          • Evet anlamadan önyargıyla bakıyorsunuz, zira birkaç gün evvel kızımın gideceği okulun ilkokul olacağını öğrenmiştim bile. Okul ayrımları yapıldı açıklanmak üzere. Eskidendi o 1 haftalık işin aylar sürmesi. Herşeyi olumsuz yanından görmeye alışmış insanımız, karşısına çıkan herşeye itiraz ediyor…

            O bahsettiğiniz özel kreşlerden her yerde yok ne yazık ki burada kreş ücretleri 500 tl den başlıyor ki bazı aileleri 200 tl bile sarsabiliyor, durumunuz fazlasıyla yerinde sanırım 200 tlyi ufak bir miktar gibi gördüğünüze göre….

            • Sizin sözlerinizle cevap vereyim size:
              Düşündüğümü, yazdığımı eleştirebilirsiniz ama “anlamadan, önyargıyla bakıyorsunuz ” diye nitelendiremezsiniz.
              Bana “anlamadan konuşan, önyargılı kişi” diye adlandıramazsınız bu hakkı size ben vermem!!

              Çuvaldızı kendinize batırın, sonra iğneyi başkalarına batırırsınız.

              • Eğer yanlış hatırlamıyorsam, siz bana ‘anlamadan mı karşı çıkıyormuşum’ gibi bir soru sormuştunuz ki kanıtı da yukarı da 🙂 Yani bu durumda benim ki sadece bir cevaptı ama ben, ben cahilce mi düşünüyorum gibi soru yöneltmedim kimseye! Bu 1.
                ikincisi siz okullar ayrışmayacak diye bir iddia da bulundunuz ve bundan kesinlikle emindiniz, hiç tereddüt etmeden böyle bir suçlama yaptınız yetkililere bu yani önceden yargıladınız onları, bu önyargı değilde nedir?
                üçüncüsü konuyu değiştirmekte çok başarılısınız zira sizin teziniz tamamiyle çürüdüğü halde herhangi bir açıklama yapmadınız.

            • Şimdi böyle tek tek yazmak ayıp olacak ama demek kısa cümlelerle kendimi iyi anlatamıyorum:
              1. “Anlamadan mı konuşuyorum” diye soran birine “Eveti anlamadan konuşuyorsun çünkü önyargılısın” diyemezsiniz. Zira bir sistemi eleştiren kişiye “önyargılısın” denince “Sen sistemi dğeil, sistemi getirenleri beğenmiyorsun” demek anlamına gelir ve bu tartışma zeminini toptan ortadan kaldırır. Siz benim kim olduğumu, neci olduğumu nereden biliyorsunuz da neye karşı önyargı geliştirdiğimi böyle şak diye tespit edebiliyorsunuz? Bence siz önyargılısınız çünkü tartışmaktan ziyade suçlama eğilimi içindesiniz.

              2. Okullar ayrışmayacak iddiamı sürdürüyorum. Bu iddiamı çürüten bir haberle karşılaşmadım henüz. Eğer gözümden kaçan bir haber varsa, pekala beni önyargılı olmakla suçlamadan, bu haberi bana iletmekle yetinebilirdiniz. Ama belli ki sizin derdiniz benimle mantık çerçevesinde tartışmak, benim bilgi eksiklerimi gidermek filan değil, siz doğrudan beni aşağılamak istiyorsunuz.

              Bakın aşağıdaki haber Eylül 2011 yılına ait: http://www.sabah.com.tr/Yasam/2011/09/13/kucuk-ogrencilerin-oyun-alanlarini-ayirin-talimati

              Üzerinden 1 yıl geçti, hala okullar ayrılmadı. Önümüzdeki 3 ay içinde de ykarıdkai talimatın yerine getirelemeyeceğini düşünüyorum. Aksini gösteren bir haber vardı da ben atladıysam “Kusura bakmayın, görmemişim” der, özür dilerim. İnsanlar tartışırken “anlaşmak” için tartışırlar. Özür dilemek de anlaşma yollarından biridir. Ben hiç kimseyi ezmek, aşağılamak için filan fikirlerimi beyan etmiyorum burada.

              Ayrıca ben kendi blogumda görüşlerimi ayrıntılı olarak verdim zaten, buraya da ayrıca yazıp size haber vermek aklıma gelmemişti, kusura bakmayın:
              http://sormabulmadunyasi.blogspot.com/2012/05/444-egitimi-sisteminin-getirilisine.html

      • normalin 3 katı olmayacak arkadaşım 2005 ten bekleyenler 7 yaş dediklerin (ki genelde bizim toplum bekletmez bekleten sizin benim gibi bilinçli birkaç veli)2006lı normal başlayacaklar,eski sisteme göre bekleme hakkı olup mecbur başlayacak 2006 sene sonu çocukları ve 2007 ilk 3 ayında doğanlar. ama bunun dışında daha da küçükleri veren de çıkar . 1 milyon yerine 1 buçuk milyon çocuk sınavda yarışacak…. :(((

    • Bu cok cahilce bir tutum bence . Kreş ortamıyla , 20 tane koca koca sıranın olduğu ortam aynı olabilir mı Allah askına? Hani sanki kapalı spor salonlarımız ,oyun odalarımız , her yasa uygun lavabo ve tuvaletlerimiz varmış gibi bı düşünce var kafanızda herhalde. Ama yok maalesef! Sorun cocukların annelerinden ayrı kalması degil bu yaşa uygun ortamların bulunmaması. Hele müfredata hiç girmiyorum…

      • Düşündüğümü, yazdığımı eleştirebilirsiniz ama cahilce diye nitelendiremezsiniz. Bir konu hakkında yorum yapabilecek kadar kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum, cahilce olup olmadığına pc başından siz karar veremezsiniz!!!

        Bilmem haberiniz var mı, şimdiye kadar 1. sınıf – 8. sınıf arası çocuklar aynı okul ortamını paylaşıyordu. Çocuklar tenefüse çıkmaya çekiniyordu. Asıl bu durum garipti, ne mutlu ki şimdi bu da değişecek.

        3-4 yaşındaki bir kreş çocuğunu 5,5 yaşındaki bir çocukla denk tutamayız değil mi? Kızım tam da şimdi 5,5 yaşında yani gayet kolaylıkla kıyaslaya biliyorum. Anneler olarak ne yazık ki çocuklarımız başarabilecekken onları koruyup kollamak adına hapsedip başarısızlığa itiyoruz. Sizin tutumunuzda aynen öyle bence.

        Bilmiyorum çocuğunuz var mı kaç yaşında ama onun gözünü aynı bu şekilde (koca koca sıralar dediğiniz gibi) hayata karşı korkutmuş olmanız oldukca olası. Ya da aynen bana yaptığınız gibi sizinle ortak düşünmediğinde cahilce deyip kesitirip atıyormusunuz?

        • Sizin haberiniz varmı diye sorduğunuz ortamı sizden cokkkk daha iyi biliyorum. Çünkü her gunünü o ortamda geçiren bu isin formasyonunu almış bir öğretmenim ben. Ben sizin tutumunuza cahilce diyorum. Peki neden böyle diyorum? Çünkü yeterince bilmeden yazmışsınız. Neden bilmeden yazmışsınız diyorum? Çünkü bu sistem daha öğretmen olarak bize bile anlatılmış degil. Fakat biz basımıza neler geleceginin yaklaşık olarak tahmin edebiliyoruz. Çünkü yıllardır bu işi yapıyoruz. Benim henüz cocuğum yok ama aslında suana kadar yüzlerce cocuğum oldu diyebilirim. Ben ülkemin bütün cocuklarını kendi cocuğum olarak görüyorum ve aynı sekilde sizin cocuğunuzuda. Hepsi icin hayırlısı olsun ama keske bu kadar denenmemiş bı sistemde cocuklarımız kobay olmasaydı. Ben herhangi bir parti yanlısi degilim benim icin iyi iyidir kötüde kötü. 10 senedir egitim konusunda hiç bir şey yapamadık diyen bir hükumetin alelacele yaptıgı atılımdır bu sadece. Bugüne kadar kaç tane milli egitim bakanı değişti birsistem oluşturulamadı. Her gelen bakan önceki yapılan degisikligi tekrar değiştirdi.( tabi ogretmen olarak bunu sadece biz biliyoruz)Siz böyle bı çarkın içerisinde nasıl endişe duymazsınız?Nasıl ayrıntıları öğrenmek istemezsiniz? Bugüne kadar bize ne açıklandı ki siz bununla tatmin oldunuz? Neyse dediğim gibi cocuklarımız icin hayirlisi

          • Evet ben de diyorum ki benim bir konu hakkında düşündüklerimi siz cahilce diye adlandıramazsınız bu hakkı size ben vermem!!

            Sistemi gayet iyi biliyorum ben de 4+6+2 lik bir sistemde okudum ve her yönüyle yeni sistemimiz ona benziyor!!! Ve çok mutlu bir gençlik geçirdim.. Yaz tatiline geldiğim de yaşıtlarım dersanelerde sürünüyordu şaşırıp kalıyordum…

            Tıpkı doktorlarımız gibi halkın lehine yapılmış değişikliklere onlar da karşı çıktı, tabii herkes işine geleni savunuyor ülkeme ne faydalı olur demiyor bu ülkede….

    • sizin gibi düşünenler çocuklarını buyursun başlatsın ilkokula,ama ben de çocuğumu siz böyle düşünüyorsunuz diye başlatmak zorunda bırakılmayayım.benim çekincelerim var ama sizin yoksa bu durumda veli karar versin.öyle dayatmayla olmaz bu iş.2 yıl önce okulunun fiziki şartlarının yetersizliğinden dolayı 6 yaşında bir yavru yere düşen lavabonun boğazını kesmesi sonucu ÖLDÜ.o günden bugüne okullarda 11 yavrunun yaşamını yitirdiği söyleniyor.şimdi biraz farkındalığı olan insan sorar kendine çocuğu 3 yaşından beri kreşte anaokulunda olan anne şimdi ne oluyorda ilkokula başlatmak istemiyor diye değil mi?kuşlar yavrularına uçmayı öğretirken nazlanan yavruyu destekler olmadı yuvadan itelerler bile,ama bu zaman gelmeden o yavruya bir el uzatın bakalım ne yapar size o kuş…

    • Bizimde amacimiz cocuklarimizi oyunla karisik egitim alabilecegi ve en onemlisi yasitlariyla birlikte olabilecegi okul öncesine baslatabilmek. Kendinden 1-1.5 yas büyüklerle ilkokula gitmesini annesi olarak doğru bulmuyorum. Doğru bulanlar ise gönderebilirler. Neden bu zorlama anlayabilmiş değilim. Önceki senelerde sene sonu doğumlu çocukları velisinin isteğiyle 1 yıl öteleyebiliyorken bu sene bu uygulamanın kaldırılmış olması mantık dışı.

      • Okul öncesiyle, anaokulunu kastettiğinizi tahmin ediyorum ve bakanın şu açıklamasını ekliyorum:

        ‘İlkokullarda, ilköğretim 2-4. sınıflarında okutulan program yine okutulmaya devam edecek. Ancak birinci sınıf programlarında yeni yaş durumu dikkate alınarak bu yaş durumuna uygun düzenlemeler yapılacak. İlkokullar, öğrencilerin çevreye duyarlılıklarını artıracak, okuma yazma becerilerini geliştirecek, sosyalleşmelerini sağlayacak ve temel yaşam kurallarını öğrenecekleri bir eğitim olacak.’

        Ayrıca bu sistemin beni sevindiren bir diğer noktası da, artık çocukların 48 aylıkken anaokuluna başlayabilecek olmaları. Yani kısacası yeni nesilin hızlı gelişimine en sonunda okullarımız da ayak uyduracak.

        Evet aynen bahsettiğiniz gibi eski sistemde kimi veliler okula başlama yaşını 1 yıl öteleyebildikleri için ve kimisi de ötelemeyi tercih etmediği için mecburen sınıflarda yaş farkı çok fazla olan çocuklar bir arada oluyordu. Yani aslında bu durumda çokta birşey değişmemiş olacak. Ne yazık ki uygulamanın ilk senesinde sizin de belirttiğiniz gibi geçen sene çocuklarını okula göndermemiş ve ötelemiş olanların çocukları diğer çocuklardan çok büyük olacak. Keşke ötelenmesine izin verilmemiş olsaydı, hem çocuğun bir yılı heba olmazdı hem de böyle bir sorun ortaya çıkmazdı.

        • 1.sınıfta okutulacak olan program hafifletiliyor deniyor fakat önümüzdeki dönem 1. sınıflarda zaten sizin anlattığınız hafif programı görmüş çok sayıda 2006 lı çocuk olacak. 2007’nin ilk üç ayı doğanlar ise anasınıfı eğitimi görmeden gelmiş olacaklar. Bu durumda iki gruptan birisine haksızlık olmayacak mı ? Ben haksızlık olacağına inanıyorum. Ne söylenirse söylensin (şöyle güzel olacak böyle olacak gibi) 2006 Ocak-Şubat-Mart doğumlu bir çocuğun yanına kendi çocuğumu koyduğumda en az 5 parmak boy farkıyla birlikte kısa sürede kapanamayacak sosyal ve akademik beceri farkını apaçık görebiliyorum.

          Okul öncesi eğitim, ilkokulu erken yaşa çekmeden de pekala desteklenebilirdi. Neden bu yola gidildi belli değil. Benim fikrim yanlış bir yol. Doğru bulanlara seçim hakkı tanınabilir.

          Ayrıca ötelenmesine izin verilmeseydi görüşünüze katılmıyorum. Eğer çocuk ilkokula hazır değilse 1 yıl geç başlatmak o yılın heba olması anlamına gelmez. Geç gelişen çocuklar için eğitimcilerin önerileri de paralel. Tam tersi hazır olmayan bir çocuğu önce başlatmak sadece o yılı değil gelecek yıllarını da heba etmek anlamına gelir.

    • Sevgili bizim ev , ben yeni sistemi ilginç savunmanıza takılmıyorum onunla ilgili güzel yorumlar yapılmış, ben başka birşeye takıldım ”sınavların kalkması-yetenekli gençlerin yeteneklerine yönelmesi-herşeyden önemlisi çocukların sınav uğruna gençliklerini heba etmediği-her bireyin istediği ve zevk aldığı alana yönelebilmesi” gerçekten buna Türkiye gibi bir ülke için inanıyormusunuz. Hala vazfın ne olursa olsun aşiret ağaların ve başka ağaların sözünün geçtiği, paran varsa adama sayıldığın eğitim ve kültürün hiç önemsenmediği bir ülke için. Şu ana kadar sınav vardı tamam çok hoş değil ama en azından şansın var çalışırsın ve sınavla iyi bir üniversiteye girersin. Öbür türlü ver parayı, ara parti il başkanlarını vb ve yükselt notunu gir iyi bir üniversite e sonra ne olacak vasıfsız çalışmayı bilmeyen ama hep aile ve başka torpillerle becerilerinden daha fazlasını hak ettiğini düşünen insanlar. Bugune kadar hep çalıştım iyi bir anadolu lisesi fen lisesi üniversite iyi bir bölüm ihtisas şu ana kadar yaptığım herşeyi çalışarak bileğimin hakkıyla sınavlarla yaptım, hiç pişman değilim hayat bu hedefin olacak çalışacaksın. İlginç gençliğin niye heba olsun, gençken çalışmayacaksında ne zaman çalışacaksın. Ama şu anda akademik kariyerime devam etmek istiyorum ne oluyor, yazılı sınavdan en yüksek notu alsamda sözlüde torpilim yok diye, hoca çocuğu değilim, tarikat üyesi değilim, iktidar partisinden torpilim yok diye giremiyorum. Benden daha vasıfsız, dosyası zayıf yayın yapmayı bilmeyen doğru dürüst ingilizcesi bile olmayan insanlar pat üniversitelerde yrd doç. Ama sadece yazılı sınav ve dosyayla olsa şu an iyi bir üniversitede yrd doç. dim. Diyeceğim o ki bu şartlar altında sistemin bu şekilde yürütüldüğü bir toplumda umarım sınavlar kalkmaz. Tekrar yazıcam sınav, çalışmak kötü birşey değildir. Hayat bir sınavdır ve bu sınavda hepimize başarılar diliyorum:))

      • Selcan Hanım malesef çalışıp sınavlarda başarılı olsanızda bu ülkede hayallerinize kavuşamazsınız . Yaşayan örnek benim öss sınavı girişi sırasında 98 -99 öğretim yılında uğradığım haksız uygulama.Meslek Lisesini seçerken ve başlarken 95-96 yılı katsayı engeli yokken ,ben 4 seneyi sayısalda okumuş ve okul birincisi olarak mezun olma hakkı elde etmiş, öss denilen rezil sınavda çok yüksek bir puan almayı da başarabilmiş bir öğrenci olarak siyasilerin kendi aralarındaki savaş sonucu katsayı engeliyle karşılaştım.Tıppı kazanmayı (hayalim buydu ) hakedecek puan almış ama vasat bir mühendislikte (o da okul birinciliği kontenjanından girerek ) okumak zorunda kalmış bir sınav mağduruyum. Bu olayların üzerinden 13 yıl geçti ama ben hayatımdaki etkisini üzerimden silemedim kaldı ki akademik kariyer yapmayı hiç istemedim Siz çok şanslılardanmışsınız gene tabi o da dediğiniz gibi bir yere kadar sürmüş sizede orada engel çıkarmışlar.

        • Nurşen hanım, adaletsizlik dün vardı, bugün var ve gelecektede olacak. Ama sinavla bir şansınız var, sınavlar kaldırılırsa hiç şansınız olmaz. Özellikle de parasal ve iktidarsal gücü olmayanların. İktidar değişken birşeydir bugün bu olur yarın başka biri. Önemli olan kafa yapısı torpilsiz,yandaşsız akrabasal güçleri kullamadan ben olma, kendimizi geliştirme vazıflı insan olma hali. Bunlar malesef bizim gibi toplumlarda pek rabet görmez. Hani bu benim kariyer istemem sizin kariyer istememe meselesi değil genel kafa yapısını ve yaklaşımı vurgulamak istedim, bugünün değil senelerin sorunu bu. Onun için ne olursa olsun sınav iyidir:)Ayrıca bizim dönemimizde de üniversite sınavında fen liselerinden anadolu liselerinden oldukça iyi bir puan kesilirdi, düz liselere haksızlık olmasın diye ne alakaysa sanki ben fen lisesine hakkımla gelmemişim, adeletsizlikler hep vardi. Genelde de başarılılar cezalandırılır. Bide bizim dönem şu kredili sistem zımbırtisina denk gelmişti, pek şanslı değilim yani. Ayrıca sizin dediğinizde benim erkek kardeşim etkilendi. Ortaokul döneminde babam baktı oğlan yaramaz iki kızdan sonra okumayacak heralde diye düşünüp adalet meslek lisesine verdi ( En azından işi hazır olur diye). Kardeşimin ergenlik filan geçti kafada çalışıyor lise sonda asıldı iyi bir puanla hukuğa girme şansı varken bu katsayı meselesi yüzüne giremedi. Lise sonrası gerçekten işi hemen hazırdı başladı, çalışırken adelet meslek yüksek okulunu kazandı onu bitirdi dikey geçiş sinavi ile ayrıca çok zor bir sinav çok az kontenjanı oluyor hop hukuk fakültesine sonra avukat oldu. Dolaylıda olsa istediğine yine sınavlarla ulaştı. Yani bir şekilde filler tepişiyor, olan çimenlere oluyor. Neyse bu konu üzerinde saatlerce konuşmaya musait. Umarım o dediğiniz siyasilerin kapışması, ben yaptım oldu zihniyetiyle buseneki 5,5 lar ziyan olmaz. Sevgiyle…

      • Selcan hanım her şey dozunda güzel. Çocuklar sınavlara çalışmaktan hayatı şıklardan ibaret sanıyorlar, gerçek hayata atıldıklarında bocalayıp duruyorlar. Hepsi mutsuz çünkü aileleri onları üniversiteye hazırlanmaları için siper altına alıp hayattan soyutlamak zorunda kalıyor.
        Çok detaya girmek istemiyorum bu konu fazlasıyla uzadı, bu ortamda tartışarak ne siz benim ne de ben sizin fikrinizi değiştiremem. Tek anlatmaya çalıştığım şu, ben yeni sistemle çok benzerlikleri olan bir sistemde okudum, üniversiteye girmeye mecbur değildim. Ortaokulda seçmeli dersler sayesinde ilgi alanımı becerilerimi keşfettim. Yeni sistemin bir sonucu olacak olan meslek liselerinin değer kazanması sayesinde bizim çocuklarımızda tek şanslarını üniversite yolunda görmeyecekler. Bu beni fazlasıyla sevindiriyor. Artık otobüslerde kafasını kaldırmadan soru çözen tazecikleri görmek midemi bulandırıyor, kendi çocuğumu bu şekilde görmek istemiyorum ben.

        İnanın bana herkes hakettiğini azmiyle kazanır şayet sanal ortamda olmasak bu konuda verebileceğin bir sürü örnek var. Eşi kapalı sağ görüşlü diye uğraştırdılar ama şimdi yrd. doç olmuş abilerim mevcut. Bazen kendisinde aramalı insan hatayı, bahaneler bulmak insanoğlunun kolayına geliyor…

        Hayat sınavdır diyorsunuz peki çocuklarımız bu sınavdan haberdarlar mı yoksa şıklı sınavlara çalışmaktan yaşadıklarını unutmuş durumdalar mı lütfen şöyle bi etrafınızdaki üniversiteye hazırlanan gençlere dikkatle bakın.

        • Sevgili bizim ev, hayatın bir sınav olduğunu en iyi bilenler yada bilmesi gerekenler, şu an gücü elin de bulunduranlar ama hiç de öyle davranmıyorlar en şaşırdığım nokta bu, ama bu durum o sınavın varlığını yok saymaz ve çok şanslıyızki çok adil yapılıyor:) ( Torpiliydi, soru çalindiydı, ben demedim, ben yapmadı mı yok, herşey kayıt altın da) Ben sınavların kalkması kısmına vurgu yaparken genel bakış açısını vurgulamak istedim, dün de aynıydı bugünde aynı. Dün öyle yapıyor diye eleştirenler bugün kendileri öyle davranıyor, eşi kapalı diye gerçekten hak ettiği halde giremeyenler veya başka şekilde mağdur olanlar benim de tanıdıklarım var ve ozaman da o tavra karşıydım, üniversite de baş örtülü diye derslere alınmayan arkadaşlarımla yeri geldi bende direniş gösterdim. Ben işte tam da bundan bahsediyorum ozaman o doğru değil di şimdi de başka şeyler doğru değil. Yani yoksun olduğumuz demokrasi kültürü, önce benden mi diye değil gerçekte vazıflı mı, donanımlımı diye bakabilme kültürü. Demişsiniz ya herkes hakettiğini azmiyle kazanır, bazen insan kendin de bulmalı hatayı diye, mesleki donanımımı burda konuşmak veya size kanıtlak durumunda değilim sadece Türkiye gerçeğini vurgulamak için örnek verdim. Yani orta da bir hata bahane yok ayrıca benim göbek adım azimdir. Kendimi başarısız saymıyorum, bilisel kriterler çerçevesinde başarılıyım. Sözlü sınav işin içine girince torpil bulmak, yalakalık yapmak, mış gibi davranmak gerekiyor ve o kültür bana hiç verilmedi, işte o konu da çok azimsizim. Birde bu üniversite sınavına çalışma işi çok abartılıyor gibime geliyor, biz okul derslerine çalışırdık son sene dersaneye giderdik olur biterdi, asıl ben üniversitede de çalışmak neymiş gördüm. Onun için çalışmak hayatımızın her dönemin de var, üniversite sınavını kazandın bitmiyor.Dediğim gibi demokrasi kültürünü oturtamamış Türkiye gibi ülkeler de, adil yapılmış sorularının çalınmadığı yazılı sınavi sonuna kadar savunuyorum ( ay bide son 5 yılda soru çalınma işi çıkmıştı ). Neyse meslek lisesi konusuda farklı bir boyutu ama daha fazla uzamasın. Ayrıca birbirimizi ikna etmek zorunda değiliz, üslübunca tartışıp birlik de mutlu mesut yaşamamız yeterli:) Sevgiyle…..

  27. Sevgili elif ellerinize saglik cook umutlaniyorum

  28. Bir günde 5000 e yakın ımza toplandı .Bu ımzalar sıyası gorus karsıtı oldukları ıcın degıl anne oldugumuz ıcın, cocuklarımızın gelecegı ıcın gercekten endıselendıgımız ıcın ımzalandı. umarım amacımıza ulasırız.

  29. Bazilarimiz çok mu saf, yoksa biz mi yok yere panik yapıyoruz?! Bekleyelim görelim evet.. İlkokulda “Görürsün sen gününü!” derdik ya, onun gibi bir şey bu sanırım..

    Her şeyi kılıfına uyduruyorlar ve yapılanların iyi bir amac doğrultusunda olduguna birçok kişiyi inandirmayi basariyorlar. Kendi adıma surec yanlış başladığı icin yanlış devam edeceğine inanıyorum. Ve tabii ki imzamı atıyorum..

  30. 5000 i geçtik bile,daha da artacağız inşallah

  31. henüz büyük tuvaletini yapınca “ANNNEEE BİTTTİİİİİ” diye seslenen miniklerimizin oyunundan alınmaması gerektiğini düşünüyorum. 5,5 çok erken

  32. Çocuklarımızın geleceği söz konusu. Bu sadece bir sene okula erken başlama meselesi değil. Okula erken başladığı için uyum sorunları yaşayan çocuklarımızın tüm eğitim hayatı bu durumdan etkilenecek.İmza kampanyası yetersiz sesimizi duyurmak için başka birşeyler de yapmalıyız.

  33. Ben çocuğu 5-5,5 yaşında olmayanlarında imza atmasını istiyorum.
    Bloğumda da yazdım, face book tada paylaştımm..

  34. imzaladım ve aynı zamanda bloğumda da paylaştım. İşe yarayacağına inanıyorum.

  35. Merhaba Elif
    Facebook’ta paylastim ancak is imza atmaya gelince, bir turlu mail adresime link gelmiyor ???
    2 farkli mail adresi denememe ragmen sonuc degismedi . Bu durumda imzam gecerli olmayacak 🙁
    Ne yapabilirim ?
    Sevgiler

  36. Facebook da imza kampanyasını görmüş ve imzalamıştım, umarım ses getirir, gerçekten çok erkennnn…..

  37. Elif merhaba, aynı şekilde yazanlar olmuş ama geçerli oldugundan emin olmak istiyorum,
    imzaladım 12 saatten fazla geçti spam mailimi de kontrol ettim onay maili gelmiyor.

  38. İnşallah çok çok kişiye ulaşabiliriz, hemen imzalayıp herkese duyurabilmek hedef. Küçük oğlum için uykularım kaçıyor, 5,5 çoook erken

  39. bende aynen paylaşıyorum blogumda ve facebokt a canım imzaladım destekliyorum :)bu hareket içinde teşekkürler diyorum….

  40. Tesetture girme yasi 9 .
    9-4 = 5
    6 ay tavizin bedeli de derslik sayisi yetersizligi..
    Kral Ciplak diyelim de bitsin artik !!!

    • bende imzaladım, paylaştım ,şimdide yakınlarıma açabileceğim kadar teleon açıp rica edicem .inşallah işe yarar…

  41. enteresan. düne kadar 7 yaş çok geç kampanyaları başlatılırdı :)))

  42. sevgili anneler, bu siteyi dünden beri takip ediyorum. Son durum nedir imza kampanyasında?

  43. benim kızım eylül ayında 66 ay 20 günlük olacak ve birinci sınıfa başlayacak tabiki asla istemiyorum ben kızımın hazır olmadıgını biliyorum benim çocugumu benden iyi tanıyan olabilirmi hiç degilse 6 yaşında olsaydı çok zorlanacak eminim bundan önceki senelerde çok gördük 7 yada 8 yaşındaki bir çocuk okula başlarken ne kadar zorlanıyodu ama şimdi 5 yaşından bahsediyoruz du nasıl bişey anlıyamıyorum 5 yaşındaki bir çocugun her ne olursa olsun kararını anne ve babası verir benim cocugum bir sene sonra bitirsin okulu kime ne beş yaşında okula verip çile çektirmeye zorluyolar bizi kendimi çok çaresiz hissediyorum oysa biz çocuga seni ana okuluna başlatacagız dedik oda buna çok alıştı şimdi okula gitmek istemiyo o yaştaki bir çocuk aglasa annesinden başkası susturamaz ne olacak bilemiyorum.

  44. 66 ay 20 günlük kızımı okula başlatmak istemiyorum ne olur birlik olalım çocuklarımızı bu sıkıntı sokmayalımi.