17 Yorum

“TAC’den bir dişi kaplan”

Hayatta en çok gurur duyduğum şeylerden biri Tarsus Amerikan Koleji mezunu olmaktır.

Bugün birçok konuda ayaklarımın yere basmasının, inandığım şeyi söylememin, aykırı olsa da bildiğim yoldan gitmemin bir sebebi anne-babamsa, diğer sebebi kuşkusuz ki TAC’dir.

İşte bu yüzden, TAC’nin bağlı bulunduğu Sağlık Eğitim Vakfı’nın (SEV) Buluşma adlı dergisinde yer almak -hele de “diş kaplan gibi kıvandırıcı bir sıfatla- benim için büyük bir gurur.

Başta Leyla Keskiner olmak üzere röportajı ayarlayan ve düzenleyen tüm ekibe çok teşekkür ederim. Unutulmaya yüz tutmuş kızlık soyadımı da böylelikle gündeme getirdikleri için ayrıca mutluyum 🙂

17 yorum

  1. Yoksa Mersinli misin blogcu anne??? Hemşeriymişiz o zamaaan :))

  2. aaa bizde hemşeriymişiz 🙂

  3. Tebrik ederim,gerçekten gururlanılası bişey! Bu arada fotoğraflar çok güzel .

  4. Tebrik ederim Elif. Senin adına çok sevindim. İnşallah her zaman böyle güzel duygular yaşarsın.

  5. Ne güzel , ne kadar gurur verici .. İki küçük aslan parçası ve bir dişi kaplan daha ne gururlar yaşayacaksınız kimbilir 🙂 Sevgiler..

  6. Evet gerçekten çok güzel bir yazı ve çok güzel bir durum tebrik ederim. Ben İzmirdeyim ama hertürlü faaliyete gönüllü yardımcı olabilirim Elif aklında olsun burdan bişey istersen hazırım.

  7. her zamanki gibi duygularını çok güzel ifade etmişsin dişi kaplan Elif, tebrik ederim… Bu arada kızlık soyismini kullanmamana zaten şaşırdığımı belirtmeden edemeyeceğim. Özellikle kullanmanı tavsiye ederim çok daha tam olmuşsun…

    • Kızlık soyadımı Amerika’dayken terk etmek zorunda kaldım. Zorunda kaldım, çünkü telaffuz etmeleri im-kan-sızdı ve uğraşamadım. Pişman mıyım? Sanırım 🙁

  8. Ben de kızlık soyadını sana çok yakıştırdım. Blogcu kimliğine tam oturmuş 🙂

  9. Elif, tebrik ederim. Puantiye çok yakışmış bu arada.

  10. Kardeş okul Üsküdar Amerikanlı olarak seni o kadar iyi anlıyorum ki sanki beni tarif etmişsin. “Bugün birçok konuda ayaklarımın yere basmasının, inandığım şeyi söylememin, aykırı olsa da bildiğim yoldan gitmemin bir sebebi anne-babamsa, diğer sebebi kuşkusuz ki TAC’dir.” TAC kısmını değiştirip aynen koyabilirim o kadar yani:))) Yeni sayı eve gelmeden yazını okuyabilmek de güzel:)

  11. sayfalarınıza http://www.sev.org.tr/dergi/nisan2012/html/index.html#/64/ linkinden de ulaşmak mümkün…

  12. Merhabalar, sizinle ve blogunuzla cok yeni tanistim. Cok tebrik ediyorum ve eh tabii burayi takip eden herkes gibi sizi kendime cok yakin gordum.
    Ben yurtdisinda yasayan, 11 senelik finan alaninda prpfosyenel ( basarili da diyebiliriz) is hayatini 3 sene once birakmis, 3 cocuk annesi (6 – 5 ve 4 aylik), herseye herkese yetismeye calisan, yeni isi anneligi ziyadesiyle ciddiye alan, boyle olunca da coklukla patlamaya hazir bomba kivaminda, ama yaptiklariyla ve cocuklariyla her daim gurur duyan bir anneyim.
    3 u de birbirinden muhtesem normal dogum tecrubesi, halen devam eden emzirme surecleriyle cogu fikrinizi ve hareketini cani gonulden destekliyorum.
    Size sahsen birseyler yazmak istedim ama nereden yazacagimi bilmedigim icin, bu yaziya yorum olarak post ediyorum.
    Takip ettiklerimden cok cok hizli yasayip, herseye yetismeye calisiyorsunuz ve akunuzu yakmaniza cok az kalmis. Ayni surecleri zaman zaman, yilin 11 ayi diyelim, yasiyorum. Akuden dumanlar cikmaya baslayinca rolantiye alip nefes aliyorum. Size tavsiyem, biraz “slow down” ediniz, ve nefes aliniz.

    Bu yaziyi yanlis yerde present ettiysem, ne olur kusura bakmayin. Bu basari hikayesini gulumseyerek, nedense kendime bile pay cikararak okurken, hemen yazmak istedim.
    Sevgiler

    Meltem

    • Öncelikle çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için.

      Ve çok haklısınız. Bu aralar biraz duman çıkmaya başladı. Hele de son zamanlardaki eğitim sistemi değişikliği sebebiyle yaşadığımız belirsizlikler bayağı yordu.

      Neyse ki bu sırada yaz tatili geldi. Her ne kadar çocukların ikisi de evde olunca peşlerinden koşturmak yorsa da (ki üç çocuk annesi olarak bunu size söylememe gerek yok!) kafamı dağıtacak bir şey bulmak zorunda kalmıyorum. Bu yaz biraz “slow down” şeklinde geçecek — umarım 🙂

  13. dedemde oradan mezunmuş ve orada öğretmenlikyapmış tabii ozaman ben yokmuşum..